Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 16 Kasım 2008 (18:20) tarihinde açılmıştır.
44735 kez görüntülenmiş, 80 cevap yazılmış ve son mesaj 17 Ocak 2013 (19:51) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 22 Ekim 2009, 16:28

İbni Sina'nın uğraştığı bilim dalları nelerdir?

#21 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
ibni sinanın uğraştığı bilim dalları
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 22 Ekim 2009, 16:42

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

#22 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sinanın çalışmaları
Alıntı:
isyankar36 adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sina eserleri nelerdir
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sina eserleri
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sinanın uğraştığı bilim dalları



İbni Sina, ilahiyattan ahlak ve siyasete kadar felsefenin o dönemdeki bütün disiplinlerini ele almış; ayrıca başta tıp olmak üzere, pozitif bilimlerde de söz sahibi olmuştur.

Başlıca yapıtları:

  • El-Kanun fi't-Tıp, (ö.s), 1593, "Tıpta Kanun"(Tıp ile ilgili zamanının bilgilerini ihtiva eder. Orta çağda dört yüz yıl Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır.)
  • Kitabü'l-Necat, (ö.s), 1593, ("Kurtuluş Kitabı"Metafizik konularda yazılmış özet bir eserdir. )
  • Risale fi-İlmü'l-Ahlak, (ö.s), 1880, ("Ahlak Konusunda Kitapçık")
  • İşarat ve'l-Tembihat, (ö.s), 1892, ("Belirtiler ile ilgili eserdir.)
  • Kitabü'ş-Şifa, (ö.s), 1927, ("Mantık, Matematik, Fizik ve İlahiyat yani Metafizik konularında yazılmış on bir ciltlik hacimli bir eserdir. Bir çok kereler Latinceye çevrilmiş ve ders kitabı olarak okutulmuştur.").Mantık bölümü, Mantık , Musiki ve Hitabet kitaplarından meydana gelir.Matematik bölümünde Aritmetik ve Geometri ve Astronomi kitapları yer alır. Tabiat veya Fizik bölümünde ise, Fizik, Kimya, Mineroloji.
Daha fazla bilgi için alttaki linke tıklayınız.

http://www.msxlabs.org/forum/felsefe...-hakkinda.html
Rapor Et
Eski 22 Ekim 2009, 16:43

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

#23 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sinanın uğraştığı bilim dalları
İbn Sina'nın Hemedan'da yazmaya başladığı Kitabü'ş-Şifa bir olasılıkla tarih boyunca bu türde tek kişi tarafından kaleme alınmış en kapsamlı çalışmadır. Mantık, fizik, geometri, astronomi, matematik, müzik ve metafizik konularının işlendiği kitapta yalnızca ahlak ve siyaset sorunları ele alınmaz. Yapıtta, ona esin kaynağı olan Aristoteles'in yanı sıra öteki Eski Yunan akımları ile Yeni-Platonculuğun etkileri de görülür. İbn Sina'nın sisteminin temelini, vacibü'l-vücud (Tanrı'nın varlığının zorunluluğu) kavramı oluşturur; ona göre öz ve varoluş arasındaki ayrım yalnızca Tanrı'da ortadan kalkar. İbn Sina, evrenin yaratılışını, Tanrı'nın kendi kendini bilmesinden doğan birinci ustan (akl-ı evvel) inayet ve feyz yoluyla art arda türeyen 10 us ile ilk dokuz usun kendi kendini düşünmesinin ortaya çıkardığı gök katlarının (felek) oluşturduğu bir sudur (türüm) zinciriyle açıklar. Onuncu ya da etkin us (akl-ı faal) ise insanın yaşadığı dünyayı, oluş ve bozuluş (kevn ve fesad) dünyasını ortaya çıkarır.

Gene Hemedan'da yazımına başlanan el-Kanun fi't-Tıb ise hem Doğu hem de Batı tıp tarihinde benzeri olmayan çok ünlü bir kitaptır. Bu yapıt, büyük ölçüde Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış Yunan hekimlerinin bulguları ile Arapça kaynaklara ve İbn Sina'nın kendi deneyimlerine dayanan sistematik bir ansiklopedidir.

Hemedan'da bulunduğu süre boyunca gündüzleri sarayda hem hekim hem de yönetici olarak çalışan İbn Sina, neredeyse her gece öğrencileriyle birlikte yapıtlarını kaleme almakla uğraşıyor, felsefi ve bilimsel tartışmalar yürütüyordu. Fiziksel güçlülüğü de olağanüstü bir çalışma programını uygulayabilmesine olanak veriyordu. 1022'de Şemsü'd-Devle'nin ölmesi üzerine gizlice Isfahan hükümdarıyla yazışması bir süre hapse atılmasına yol açtı. Sonunda kaçmayı başararak çevresinde küçük bir grupla birlikte İsfahan'a gitti. Orada yaşamının son 14 yılını görece dingin bir ortamda geçirdi. Hükümdar Alaü'd-Devle'den ve saray çevresinden büyük saygı gördü.

Hemedan'da başladığı iki büyük yapıtını İsfahan'da tamamladı, 200'e yakın bilimsel incelemesinin çoğunu burada yazdı. Kita-bu'n-Necât adıyla Kitabü'ş-Şifa'nm yetkin bir özetini kaleme aldı. Bu kitabın bir bölümünü Alaü'd-Devle'ye eşlik etmek zorunda kaldığı seferler sırasında savaş alanında yazdı. Son büyük felsefe yapıtı Kitabu'l-İşarat ve't-Tenbihat ise İbn Sina'nın görüşlerinin en "kişisel" anlatımını içeriyordu. Bu yapıtında düşünür, imanın başlangıcından Tanrı'nın doğrudan ve kesintisiz müşahade-sine varıncaya değin mutasavvıfın manevi yolculuğunu dile getiriyordu. İsfahan'da bir Arapça bilgininin onu dilbilgisindeki yetersizliği dolayısıyla eleştirmesi üzerine üç yıl çalışarak yazdığı Lisanü'l-Arab müsvedde olarak kaldı. Alaü'd-Devle'ye eşlik ettiği bir sefer sırasında hastalandı, kendi kendini tedavi etmeye çalıştıysa da bağırsaklarındaki kolik sancılarından ve aşın bitkinlikten öldü.

Aristoteleşçi İslam bilginlerinin en büyük ustası olan İbn Sina, aynı zamanda yaşamının sonlarına doğru bir "Doğu felsefesi" (el-Hikmetü'1-Meşrikiye) geliştirmeye çalıştı. Bu amaca yönelik yapıtlarının çoğu bugüne ulaşmamışsa da öteki yapıtlarından bazılarındaki bilgiler izlediği yolu göstermek için yeterlidir. İslam felsefesinin daha sonra özellikle İran'da ve Doğu'nun öteki İslam topraklarında yöneleceği mistik teosofi yolundaki ilk adımı İbn Sina atmıştır.Etkisi

Endülüslü filozof İbn Rüşd'ü izleyenlerin oluşturduğu gibi bir "Latin İbn Sina okulu" dpğmadıysa da düşünürün Batı' da önemlj' etkisi oldu. Kitabü'ş-Şifa' nın bir bölümü 12. yüzyılda Latinceye çevrildi. El-Kanun fi't-Tıb'm da eksiksiz çevirisi aynı yüzyılda gerçekleşti. Bu ve başka çeviriler İbn Sina'nın görüşlerini Batı' nın her köşesine yaydı. Onun düşüncesi, Aziz Augustinus'un görüşleriyle iç içe geçerek başta Fransisken okulları olmak üzere ortaçağ skolastik düşüncesinin temellerinden birini oluşturdu. El-Kanun fi't-Tıb birkaç yüzyıl boyunca tıpta tek başvuru kaynağı sayıldı ve ibn Sina ancak Hippokrates ve Galenos'la karşılaştırılabilecek tartışmasız bir saygınlık kazandı. Doğuda tıp, felsefe ve ilahiyat alanlarında İbn Sina'nın çağlar boyunca süren ağırlığı İslam düşüncesinde bugün de canlılığını korumaktadır.Diğer eserleri

Aksamu'l-Ulumi'l-Akliyye, Risale fi'l-Hudud, İsbatu'n-Nubavve, Risale fi'l-Kader, el-Ahlak, Kitob fi's-Siyaset, Risale fi'l-Âşk, Hayy ibn Yakzan, Kitabu'l-İnsaf, el-Ahd, el-İsaretu ila Ilmi'l-Mantık, el-Hidaye, Makale fi'n-Nefs. Ek bilgi

Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin muhtelif alanlarında seçkinleşmiş olan, İbn Sînâ (980-1037) matematik alanında matematiksel terimlerin tanımları ve astronomi alanında ise duyarlı gözlemlerin yapılması konularıyla ilgilenmiştir. Astroloji ve simyaya itibar etmemiş, Dönüşüm Kuraminın doğru olup olmadığını yapmış olduğu deneylerle araştırmış ve doğru olmadığı sonucuna ulaşmıştır. İbn Sînâ'ya göre, her element sadece kendisine özgü niteliklere sahiptir ve dolayısıyla daha değersiz metallerden altın ve gümüş gibi daha değerli metallerin elde edilmesi mümkün değildir.

İbn Sînâ, mekanikle de ilgilenmiş ve bazı yönlerden Aristoteles'in hareket anlayışını eleştirmiştir; bilindiği gibi, Aristoteles, cismi hareket ettiren kuvvet ile cisim arasındaki temas ortadan kalktığında, cismin hareketini sürdürmesini sağlayan etmenin ortam, yani hava olduğunu söylüyor ve havaya biri cisme direnme ve diğeri cismi taşıma olmak üzere birbiriyle bağdaşmayacak iki görev yüklüyordu. İbn Sînâ bu çelişik durumu görmüş, yapmış olduğu gözlemler sırasında hava ile rüzgârın güçlerini karşılaştırmış ve Aristoteles'in haklı olabilmesi için havanın şiddetinin rüzgârın şiddetinden daha fazla olması gerektiği sonucuna varmıştır; oysa meselâ bir bir ağacın yakınından geçen bir ok, ağaca değmediği sürece, ağaçta ve yapraklarında en ufak bir kıpırdanma yaratmazken, rüzgar ağaçları sallamakta ve hatta kökünden kopartabilmektedir; öyleyse havanın şiddeti cisimleri taşımaya yeterli değildir.

İbn Sînâ'ya Aristoteles'in yanıldığını gösterdikten sonra, kuvvetle cisim arasında herhangi bir temas bulunmadığında hareketin kesintiye uğramamasının nedenini araştırmış ve bir nesneye kuvvet uygulandıktan sonra, kuvvetin etkisi ortadan kalksa bile nesnenin hareketini sürdürmesinin nedeninin, kasri meyil (güdümlenmiş eğim), yani nesneye kazandırılan hareket etme isteği olduğunu sonucuna varmıştır. Üstelik İbn Sînâ bu isteğin sürekli olduğuna inanmaktadır; yani ona göre, ister öze âit olsun ister olmasın, bir defa kazanıldı mı artık kaybolmaz. Bu yaklaşımıyla sonradan Newton'da son biçimine kavuşan eylemsizlik ilkesi'ne yaklaştığı anlaşılan İbn Sînâ, aynı zamanda nesnenin özelliğine göre kazandığı güdümlenmiş eğimin de değişik olacağını belirtmiştir. Meselâ elimize bir taş, bir demir ve bir mantar parçası alsak ve bunları aynı kuvvetle fırlatsak, her biri farklı uzaklıklara düşecek, ağır cismimler hafif cisimlere nispetle kuvvet kaynağından çok daha uzaklaşacaktır. İbn Sînâ bu denemeleri sonucunda ağır cisimlerin, hafif cisimlere nispetle daha büyük bir güdümlenmiş eğim kapasitesine sahip olduğuna karar vermiştir. Bundan dolayı, , ağırlık ve hızla doğru orantılıdır. Ağırlıkla doğru orantılıdır; çünkü cisim ne kadar ağırsa, güdümlenmiş eğim kapasitesi o kadar fazladır; hızla orantılıdır; çünkü cisim ne kadar hızlı fırlatılırsa o kadar uzağa gider. Şâyet İbn Sînâ'nın bu sözlerini formüle edip, ağırlık yerine de kütle kavramını konulursa,

Güdümlenmiş Eğim = Hız . Kütle = v . m ifadesine ulaşılır ki bu ifâde modern fiziğin momentum kavramından başka bir şey değildir. Momentumun değişmesi ise kuvveti vereceğinden, bu formül,
F = d (v.m)/dt
olur ki bu da Newton'un İkinci Kanunu'dur.

İbn Sînâ'nın bu çalışması oldukça önemlidir; çünkü 11. yüzyılda yaşayan bir kimse olmasına karşın, Yeniçağ Mekaniği'ne yaklaştığı görülmektedir. Onun bu düşünceleri, çeviriler yoluyla Batı'ya da geçmiş ve güdümlenmiş eğim terimi Batı'da impetus terimiyle karşılanmıştır.

İbn Sînâ, her şeyden önce bir hekimdir ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Tıpla ilgili birçok eser kaleme almıştır; bunlar arasında özellikle kalp-damar sistemi ile ilgili olanlar dikkat çekmektedir, ancak, İbn Sînâ dendiğinde, onun adıyla özdeşleşmiş ve Batı ülkelerinde 16. yüzyılın ve Doğu ülkelerinde ise 19. yüzyılın başlarına kadar okunmuş ve kullanılmış olan el-Kânûn fî't-Tıb (Tıp Kanunu) adlı eseri akla gelir. Beş kitaptan oluşan bu ansiklopedik eserin Birinci Kitab'ı, anatomi ve koruyucu hekimlik, İkinci Kitab'ı basit ilaçlar, Üçüncü Kitab'ı patoloji, Dördüncü Kitab'ı ilaçlarla ve cerrâhî yöntemlerle tedavi ve Beşinci Kitab'ı ise çeşitli ilaç terkipleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler vermektedir.

İbn Sînâ'nın söz konusu eseri incelendiğinde, konuları sistematik bir biçimde incelediği görülür. Tarihte ilk defa, tıp ve cerrâhîyi iki ayrı disiplin olarak değerlendiren İbn Sînâ, cerrâhî tedavinin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için anatominin önemini özellikle vurgulamıştır. Hayatî tehlikenin çok yüksek olmasından ötürü pek gözde olmayan cerrahi tedavi ile ilgili örnekler vermiş ve ameliyatlarda kullanılmak üzere bazı aletler önermiştir.

Gözle de ilgilenmiş olan İbn Sînâ, döneminin seçkin fizikçilerinden İbn Heysem gibi, Göz-ışın Kuramı'nı savunmuş ve üst göz kapağının dışa dönmesi, sürekli beyaz renge veya kara bakmaktan meydana gelen kar körlüğü gibi daha önce söz konusu edilmemiş hastalıklar hakkında da ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur.



Ibn-i Sina hakkında ansiklopedik bilgi
Rapor Et
Eski 22 Ekim 2009, 18:34

Ibni Sina hakkinda bilgi verirmisiniz?

#24 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ibni sina hakkında kısa ama bilgi verir misiniz?
Rapor Et
Eski 22 Ekim 2009, 19:05

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

#25 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sina hakkında kısa ama bilgi verir misiniz?
İbn-i Sina (tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhiا) (d. 980, Buhara yakınları - ö. 1037, Hemedan), Fars filozof ve hekim.
Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina'nın oğlu olan İbni Sina (Batı'da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili'den ve İsmail Zahit'den ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi'nin el-İbane's\ aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can'da Şirazlı Ebu Muhammet'ten destek gördü, (Tıp Kanunu'nu Cürcan'da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

Felsefe

İbni Sina felsefesi, düşüncesi, varlık anlayışı bakımından örnek bir Ortaçağ filozofudur. Felsefesinde, deney ve akla dayanan duyularla edinilen akıl verilerini akıl ilkelerine göre değerlendiren, açıklayan bir anlayış görülür. Aristoteles'in görüşlerini benimsemiş, felsefeyi iki bölüme ayırmıştır: (kuramsal) hikmet, doğa felsefesi, matematik ve metafiziğe dayanan felsefeyi içerir. Bu alandaki felsefe dallarının temel konusu bilgidir. (uygulamaya ilişkin) hikmet, üçe ayrılır: Siyaset ya da medeni hikmet; iktisat ya da ev hikmeti (el-hikmet ül-menzili-ye); ahlaksal hikmet (el-hikmet ül-hulkiye). Daha çok eyleme dayanan bu üç bölümün konuları ve inceleme alanları ayrıdır.

Din

İbni Sina, dini bağımsız bir bilgi alanı olarak ele almış, dinle felsefeyi bağdaştırmaya çabalamış, din felsefesini dört temel konuda toplamıştır: Yaratılış; ahiret; peygamberlik; Allah bilgisi. Tasavvuf. Yeni eflatuncu Plotinos'un etkisinde kalan İbni Sina, İslâm ile yeni eflatunculuğu bağdaştırmaya çalışmıştır. Ona göre tasavvufun temeli "aşk"tır. İnsan aşk aracılığıyla sınırlı varlığından kurtularak sonsuzluğa yükselir. İnsan gerçek kaynağı olan Allah'a feyz ve sudur basamaklarını tırmanarak ulaşabilir; öz kaynağına döner. Her şeyin kaynağı, insan varlığının özünde sürekli bir eylem biçiminde varolan "aşk"tır. Tasavvuf, "aşk"ın dışa vuruluşu, belirli bir düzene göre ortaya konuşudur.

Metafizik

İbni Sina bu alanda kendisinden önceki filozofların görüşleri ile kelam-cılarınkini uzlaştırmaya çalışmış, Aristoteles'in metafiziği ile kelamcıların ve yeni eflatuncuların düşüncelerini birleştirerek yeni bir bireşim ortaya koymuştur. İbni Sina'ya göre metafiziğin temel konusu, "vücudu mutlak" olan Allah ile yüce varlıklardır.|Vücut (var olan) üçe ayrılır: Olası varlık ya da ortaya çıkan ve sonra yok olan varlık; olası ve zorunlu varlık (tümeller ve yasalar evreni, kendiliğinden var olabilen ve bir dış neden sayesinde gerekli olan varlık); özü gereği gerekli olan varlık (Allah). Varlık'ı temel konu alan metafizik, gerekli bir bilim dalıdır.

Mantık

İbni Sina'ya göre mantık, araç (alet) bilimidir. Ruhbilimden doğar ve onun kurallarını alır. Temel konusu, düşüncenin kararlarını bulmak, bunlar arasında bağlantı kurmak ve doğru düşünmeyi insanlara göstermektir. İbni Sina, önce kavramları inceler ve onları ikiye ayırır; Açık belirleme (el-mantık biddelale); kapalı belirleme (el-menfhum biddelale).,' Mantığın en önemli bölümü tanımdır. Tanımda iki temel ilkenin ("cins", "fark") varlığına inanan, İbni Sina, kesin ve eksiksiz tanımın, yakın cins ile öz farkların birleştirilmesi sonucu yapılabileceğini öne sürmüştür.

Ruhbilim

İbni Sina, ruhbilimin, metafizik ile fizik arasında bağlantı kuran ve bu iki bilimden de yararlanan bir bilgi alanı olduğunu savunmuş, ruhbilimi üç ana bölüme ayırmıştır: Akıl ruhbilimi; deneysel ruhbilim; tasavvuf ya da gizemci ruhbilim.

Akıl

Bu konudaki görüşleri Aristoteles ve Farabi'den farklı olan İbni Sina'ya göre, akıl 5 çeşittir; bilmeleke (ya da olası) akıl (açık seçik ve zorunlu olanları bilebilir); he-yulâni akıl (bilmeyi ve anlamayı sağlar); kutsi akıl (aklın en yüksek aşamasıdır; her insanda bulunmaz); muste-fat akıl (kendisinde bulunanı, kendisine verilen "makûllerin "suref'lerini algılar); bilfiil akıl ("makûl'leri, kazanılmış verileri kavrar). İbni Sina, akıl konusunda, Efla-tun'un idealizmi ile Aristoteles'in deneyciliğini uzlaştırmaya, birleştirici bir akıl görüşü ortaya koymaya çalışmıştır.

Bilgi

Ana kaynağı sezgi olan bilgi, genel kesin ilkelere dayanmalıdır. Sezgi aracılığıyla algılanan veriler, sonuçlama yoluyla ("el-istintaç") bilgiye dönüşür. İbni Sina'nın bilgiye ilişkin görüşleri idealisttir; ama, bilginin doğuşunda deneyin oynadığı rolü de gözden uzak tutmamıştır.

Bilimlerin sınıflandırılması

İbni Sina'ya göre bilimler madde ve biçim ilişkisi bakımından üçe ayrılır: Doğa bilimleri ya da aşağı bilimler (el-ilm ül-esfel), maddesinden ayrılmamış biçimlerin bilimidir; metafizik (mabad üt-tabia), mantık ya da yüksek bilimler(el-ilm.ıüll-âli), maddesinden ayrılan biçimlerin bilimleridir; matematik ya da orta bilimler (el-ilm ül-evsat), ancak insanın zihninde maddesinden ayrılabilen, bazen maddesiyle birlikte, bazen ayrı olan biçimlerin bilimidir. Kendisinden sonraki Doğu ve Batı filozoflarının çoğunu etkileyen İbni Sina, müzikle de ilgilenmiştir. 250'yi aşkın yapıtının başlıcası olan Şifa ve Kanun, felsefenin temel yapıtı sayılarak, uzun yıllar boyunca pek çok üniversitede okutulmuştur.

Başlıca yapıtları
  • el-Kanun fi't-Tıb, (ö.s), 1593, "Tıpta Kanun"(Tıp ile ilgili zamanının bilgilerini ihtiva eder. Orta çağda dört yüz yıl Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır.)
  • Kitabü'l-Necat, (ö.s), 1593, ("Kurtuluş Kitabı"Metafizik konularda yazılmış özet bir eserdir. )
  • Risale fi-İlmü'l-Ahlak, (ö.s), 1880, ("Ahlak Konusunda Kitapçık")
  • İşarat ve'l-Tembihat, (ö.s), 1892, ("Belirtiler ve Uyarılar"(Felsefe ve onun kolu metafizik konularda yazılmış çok önemli bir eserdir.)
  • Kitabü'ş-Şifa, (ö.s), 1927, ("Mantık, Matematik, Fizik ve İlahiyat yani Metafizik konularında yazılmış on bir ciltlik hacimli bir eserdir. Bir çok kereler Latinceye çevrilmiş ve ders kitabı olarak okutulmuştur.").Mantık bölümü, Mantık , Musiki ve Hitabet kitaplarından meydana gelir.Matematik bölümünde Aritmetik ve Geometri ve Astronomi kitapları yer alır.Tabiat veya Fizik bölümünde ise, Fizik, Kimya, Mineroloji
mesajın devamı için İbni Sina (İbni Sina Kimdir? - İbni Sina Hakkında)
Rapor Et
Eski 29 Ekim 2009, 13:02

İbni Sina kimdir?

#26 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ibni sina kimdir
Rapor Et
Eski 11 Aralık 2009, 20:07

ibni sinanın hayatı ve hizmetleri

#27 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
yardımcı olursanız
Rapor Et
Eski 11 Aralık 2009, 20:23

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

#28 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ibni sina kimdir
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

yardımcı olursanız
İbn-i Sina (tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhiا) (d. 980, Buhara yakınları - ö. 1037, Hemedan), Fars filozof ve hekim.
Samanoğulları sarayı kâtiplerinden Abdullah Bin Sina'nın oğlu olan İbni Sina (Batı'da Avicenna adıyla tanınır), babasından, ünlü bilgin Natili'den ve İsmail Zahit'den ders aldı. Geometri (özellikle Eukleides geometrisi), mantık, fıkıh, sarf, nahif, tıp, doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Farabi'nin el-İbane's\ aracılığıyla Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrenip, hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997) saray kütüphanesinden yararlanma olanağına kavuştu. Babası ölünce, Cür-can'da Şirazlı Ebu Muhammet'ten destek gördü, (Tıp Kanunu'nu Cürcan'da yazdı). Çağında tanınan bütün Yunan filozoflarının Anadolu doğacılarının yapıtlarını incelemiştir.

Felsefe

İbni Sina felsefesi, düşüncesi, varlık anlayışı bakımından örnek bir Ortaçağ filozofudur. Felsefesinde, deney ve akla dayanan duyularla edinilen akıl verilerini akıl ilkelerine göre değerlendiren, açıklayan bir anlayış görülür. Aristoteles'in görüşlerini benimsemiş, felsefeyi iki bölüme ayırmıştır: (kuramsal) hikmet, doğa felsefesi, matematik ve metafiziğe dayanan felsefeyi içerir. Bu alandaki felsefe dallarının temel konusu bilgidir. (uygulamaya ilişkin) hikmet, üçe ayrılır: Siyaset ya da medeni hikmet; iktisat ya da ev hikmeti (el-hikmet ül-menzili-ye); ahlaksal hikmet (el-hikmet ül-hulkiye). Daha çok eyleme dayanan bu üç bölümün konuları ve inceleme alanları ayrıdır.

Din

İbni Sina, dini bağımsız bir bilgi alanı olarak ele almış, dinle felsefeyi bağdaştırmaya çabalamış, din felsefesini dört temel konuda toplamıştır: Yaratılış; ahiret; peygamberlik; Allah bilgisi. Tasavvuf. Yeni eflatuncu Plotinos'un etkisinde kalan İbni Sina, İslâm ile yeni eflatunculuğu bağdaştırmaya çalışmıştır. Ona göre tasavvufun temeli "aşk"tır. İnsan aşk aracılığıyla sınırlı varlığından kurtularak sonsuzluğa yükselir. İnsan gerçek kaynağı olan Allah'a feyz ve sudur basamaklarını tırmanarak ulaşabilir; öz kaynağına döner. Her şeyin kaynağı, insan varlığının özünde sürekli bir eylem biçiminde varolan "aşk"tır. Tasavvuf, "aşk"ın dışa vuruluşu, belirli bir düzene göre ortaya konuşudur.

Metafizik

İbni Sina bu alanda kendisinden önceki filozofların görüşleri ile kelam-cılarınkini uzlaştırmaya çalışmış, Aristoteles'in metafiziği ile kelamcıların ve yeni eflatuncuların düşüncelerini birleştirerek yeni bir bireşim ortaya koymuştur. İbni Sina'ya göre metafiziğin temel konusu, "vücudu mutlak" olan Allah ile yüce varlıklardır.|Vücut (var olan) üçe ayrılır: Olası varlık ya da ortaya çıkan ve sonra yok olan varlık; olası ve zorunlu varlık (tümeller ve yasalar evreni, kendiliğinden var olabilen ve bir dış neden sayesinde gerekli olan varlık); özü gereği gerekli olan varlık (Allah). Varlık'ı temel konu alan metafizik, gerekli bir bilim dalıdır.

Mantık

İbni Sina'ya göre mantık, araç (alet) bilimidir. Ruhbilimden doğar ve onun kurallarını alır. Temel konusu, düşüncenin kararlarını bulmak, bunlar arasında bağlantı kurmak ve doğru düşünmeyi insanlara göstermektir. İbni Sina, önce kavramları inceler ve onları ikiye ayırır; Açık belirleme (el-mantık biddelale); kapalı belirleme (el-menfhum biddelale).,' Mantığın en önemli bölümü tanımdır. Tanımda iki temel ilkenin ("cins", "fark") varlığına inanan, İbni Sina, kesin ve eksiksiz tanımın, yakın cins ile öz farkların birleştirilmesi sonucu yapılabileceğini öne sürmüştür.

Ruhbilim

İbni Sina, ruhbilimin, metafizik ile fizik arasında bağlantı kuran ve bu iki bilimden de yararlanan bir bilgi alanı olduğunu savunmuş, ruhbilimi üç ana bölüme ayırmıştır: Akıl ruhbilimi; deneysel ruhbilim; tasavvuf ya da gizemci ruhbilim.

Akıl

Bu konudaki görüşleri Aristoteles ve Farabi'den farklı olan İbni Sina'ya göre, akıl 5 çeşittir; bilmeleke (ya da olası) akıl (açık seçik ve zorunlu olanları bilebilir); he-yulâni akıl (bilmeyi ve anlamayı sağlar); kutsi akıl (aklın en yüksek aşamasıdır; her insanda bulunmaz); muste-fat akıl (kendisinde bulunanı, kendisine verilen "makûllerin "suref'lerini algılar); bilfiil akıl ("makûl'leri, kazanılmış verileri kavrar). İbni Sina, akıl konusunda, Efla-tun'un idealizmi ile Aristoteles'in deneyciliğini uzlaştırmaya, birleştirici bir akıl görüşü ortaya koymaya çalışmıştır.

Bilgi

Ana kaynağı sezgi olan bilgi, genel kesin ilkelere dayanmalıdır. Sezgi aracılığıyla algılanan veriler, sonuçlama yoluyla ("el-istintaç") bilgiye dönüşür. İbni Sina'nın bilgiye ilişkin görüşleri idealisttir; ama, bilginin doğuşunda deneyin oynadığı rolü de gözden uzak tutmamıştır.

Bilimlerin sınıflandırılması

İbni Sina'ya göre bilimler madde ve biçim ilişkisi bakımından üçe ayrılır: Doğa bilimleri ya da aşağı bilimler (el-ilm ül-esfel), maddesinden ayrılmamış biçimlerin bilimidir; metafizik (mabad üt-tabia), mantık ya da yüksek bilimler(el-ilm.ıüll-âli), maddesinden ayrılan biçimlerin bilimleridir; matematik ya da orta bilimler (el-ilm ül-evsat), ancak insanın zihninde maddesinden ayrılabilen, bazen maddesiyle birlikte, bazen ayrı olan biçimlerin bilimidir. Kendisinden sonraki Doğu ve Batı filozoflarının çoğunu etkileyen İbni Sina, müzikle de ilgilenmiştir. 250'yi aşkın yapıtının başlıcası olan Şifa ve Kanun, felsefenin temel yapıtı sayılarak, uzun yıllar boyunca pek çok üniversitede okutulmuştur.

Başlıca yapıtları
  • el-Kanun fi't-Tıb, (ö.s), 1593, "Tıpta Kanun"(Tıp ile ilgili zamanının bilgilerini ihtiva eder. Orta çağda dört yüz yıl Batı'da ders kitabı olarak okutulmuştur. Latinceye on çevirisi yapılmıştır.)
  • Kitabü'l-Necat, (ö.s), 1593, ("Kurtuluş Kitabı"Metafizik konularda yazılmış özet bir eserdir. )
  • Risale fi-İlmü'l-Ahlak, (ö.s), 1880, ("Ahlak Konusunda Kitapçık")
  • İşarat ve'l-Tembihat, (ö.s), 1892, ("Belirtiler ve Uyarılar"(Felsefe ve onun kolu metafizik konularda yazılmış çok önemli bir eserdir.)
  • Kitabü'ş-Şifa, (ö.s), 1927, ("Mantık, Matematik, Fizik ve İlahiyat yani Metafizik konularında yazılmış on bir ciltlik hacimli bir eserdir. Bir çok kereler Latinceye çevrilmiş ve ders kitabı olarak okutulmuştur.").Mantık bölümü, Mantık , Musiki ve Hitabet kitaplarından meydana gelir.Matematik bölümünde Aritmetik ve Geometri ve Astronomi kitapları yer alır.Tabiat veya Fizik bölümünde ise, Fizik, Kimya, Mineroloji
mesajın devamı için İbni Sina (İbni Sina Kimdir? - İbni Sina Hakkında)
Rapor Et
Eski 11 Aralık 2009, 20:26

İbni Sina'nın tıp alanındaki çalışmaları nelerdir?

#29 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
cvp beklıyorum lütfen
Rapor Et
Eski 4 Ocak 2010, 20:03

İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

#30 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
İbn_i Sina'nın insanlığa hizmetleri
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
İbni Sina kimdir, hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Konusuna Benzer Konular
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 14
Son Mesaj: 11 Aralık 2014 16:02
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 9
Son Mesaj: 11 Mayıs 2014 10:04
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 11 Şubat 2014 19:45
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 12 Temmuz 2012 16:39
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 23
Son Mesaj: 4 Mart 2012 20:24
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.412 saniyede (87.39% PHP - 12.61% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 23:28
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi