Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Meşrutiyet döneminin şimdiki siyasete etkileri nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 18 Kasım 2008 (11:40) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
3976 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 14 Mayıs 2012 (00:07) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 18 Kasım 2008, 11:40

Meşrutiyet döneminin şimdiki siyasete etkileri nelerdir?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
1.meşrutiyetle 2.meşrutiyetin şimdiki döneme siyasi açıdan etkileri nelerdir?
Rapor Et
Reklam
Eski 18 Kasım 2008, 11:51

Meşrutiyet döneminin şimdiki siyasete etkileri nelerdir?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
sorunuzun cevabı metnin içinde

türkiye'nin siyasi durumundan bahsetmek için öncelikle günümüz siyasetinin temellerine inmek, biraz tarih kurcalamak gerekir.

bu tarih tanzimat fermanı'na kadar indirilebilir. modern çağın modern siyasetinin ilk adımları, kısıtlı da olsa tanzimatla birlikte atılmıştır. ıslahat fermanı, 1. meşrutiyet ve 2. meşrutiyet de tanzimat fermanı ile başlayan bu modernleşmenin devamı niteliğindedir.

ancak tüm bunlara rağmen günümüz siyasetinin temellerini bunlar olarak belirtemeyiz. tüm bunlar, gerici bir osmanlı hükümeti'nin dış ve iç baskılardan biraz olsun kurtulmak için ortaya koydukları oluşumlardır. günümüz siyasetinin temelini mustafa kemal atatürk'ün samsun'a çıkmasıyla başlatmak en doğrusudur. samsun'a çıkıştan günümüze kadar süregelen siyasi bir süreç var önümüzde.

atatürk, en basit tanımıyla; laik, demokratik bir cumhuriyet rejimi kurmuştur. 1921 ve 1924 anayasalarıyla da bunu bir temele oturtmuştur. 20 ocak 1921 tarihli teşkilatıesasiye kanunu ile demokrasi düşüncesi hukuksallaştırılmış, ulusal egemenlik ilkesi benimsenmiştir. bu anayasa dönemin koşullarına göre hazırlanmıştır ve bu anlamda hükümler içermektedir. anayasa 24 maddeden oluşan kısa bir metin olup yeni türkiye devleti'nin ulus egemenliğine dayanması esası benimsenmiştir. ''egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. yönetim biçimi halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır.'' bu hükümle türkiye'de cumhuriyet fiilen değil, hukuken de kurulmuştur. bu maddeye eklenen ''türkiye devleti'nin hükümet biçimi cumhuriyettir.'' hükmü, yeni siyasal rejimin adının resmen konmasından ibarettir.

1924 anayasası'nın hazırlanışında; doğal hukuk öğretisinin, 18. yy. aydınlanma düşüncesinin ve 1789 fransız insan ve yurttaş hakları bildirgesinin getirdiği ilkelerin etkisi gözlenmektedir. temel hak ve özgürlüklerin anayasada, ''türklerin hukuku ammesi'' başlığı altında düzenlenmesi, 18. yy. anlayışının etkisini daha iyi yansıtmaktadır. 1924 anayasası temel hak ve özgürlükleri, doğal hakları belirleyen özgürlükçü bir anayasadır. ancak özgürlükçü bir anlayışa sahip bu anayasada, özgürlüğün geniş ve ayrıntılı bir düzenlenmesi söz konusu değildir. genellikle hak ve özgürlüklerin adı verilmekle yetinilmiş ve sınırların yasayla belirleneceği öngürmüştür.

demokrasinin ve siyasetin temel unsurlarından biri olan çok partili sisteme cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren geçilmiş gibi görünse de, tam anlamıyla demokrat parti'nin kurulmasıyla geçilmiştir. farklı fikir ve görüşlerin meclis içinde belirtilmesinde çok partili sistemin önemi büyüktür. halkın kendi görüşüne yakın olan siyasi partiyi mecliste görmek istemesi demokrasinin gereğidir.

demokrat parti devrinin kapanmasının ardından ortaya çıkan 1961 anayasası temel hak ve özgürlükleri ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir. anayasa'da klasik hak ve özgürlüklerle birlikte; devlete olumlu bir eylemde bulunma yükümlülüğü getiren sosyal ve ekonomik haklar da öngörülmüştür. bu anlayışla beraber, klasik haklarla birlikte birey sosyal ve ekonomik haklarla da donatılmıştır. anayasa mahkemesi kurulmuş, siyasal iktidarın yetkisini sınırsızca ve fütursuzca kullanması önlenmiştir. 1961 anayasası, özgürlükçü ve düşüncesel anlamda gelişmiş olan 68 kuşağının ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır.

1982 anayasası ise temel hak ve özgürlüklere ilişkin ilkeleri korusa da sınırlama konusunda daha ayrıntılı bir düzenleme getirmiştir.

şu günlerde hazırlanan ve ''sivil anayasa'' diye adlandırılan anayasanınsa akp ve zihniyeti esasına dayalı olacağı düşünülürse gerici, yobaz ve diğer anayasalarla mukayese edilemeyek bir anayasa olması muhtemeldir. bırakın sosyal ve ekonomik özgürlüklerin korunmasını, temel hak ve özgürlüklerin bile tehlikede olduğu söylenebilir.

son dönem türk siyasetinde türban konusu, ekonomik krizler ve laiklik ve üzerine yapılan politikalar gündem konusudur. ülke siyasetinin, ülkeyi sosyal ve ekonomik açıdan geliştirmek, ülkenin muasır medeniyetler seviyesine çıkmasını sağlamak için uğraşmak yerine yapay gündem oluşturarak günü kurtarma çabası içerisine girdiğini görüyoruz.

terör olayları, kapatma davaları, laik-antilaik tartışmaları, akp ve hoca efendi zihniyeti ülkenin, sağlam bir ekonomik plan üzerine oturtulmasını engellemektedir. özelleştirme ve kapitalist yapancı sermayeyi ülkeye sokmaya çalışmak gibi ülkeye fayda etmeyecek adımlar, günü kurtarmak için alınan dış borçlar akp ekonomik planlamasının temelini oluşturmaktadır ve bunun sonucunda dışa bağımlılık ortaya çıkmaktadır.

bunların yanında ab'nin türkiye'yi müzakere süreci içerisinde istediği gibi kullanması ve türkiye'nin iç işlerine müdahale etmesi de türk siyasetinin kötü gidişatı üzerinde bir etkendir. ab, müzakere sürecinde, bizden olur olmaz şeyler istemektedir. bunun yanında türki siyasal sürece karışarak; türk demokrasisi, laiklik ve türk ekonomisi üzerine yorumlar yapıp bu işten nasıl en karlı çıkacağını düşünmektedir.

tüm bu yapay gündemlerin ve müdahalelerin altında ezilen türk siyaseti doğru çözümler üretememektedir. türk siyasetinin bir an önce bağımsızlaşması, yasalara ve yargıya saygı göstermesi, muhalefeti ve azınlık fikirleri dikkate alması ve en önemlisi ileriye dönük geniş planlamalar içerisine girmesi gerekmektedir.

alıntı
Rapor Et
Eski 18 Nisan 2010, 22:55

1. Meşrutiyet,2. Meşrutiyet ve 2. Meşrutiyetten Sonra Ortaya Çıkan Siyasi Partiler.

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Bunlar Hakkında bilgi yıllık ödevimdir yardımcı olursanız sevinirim.
Rapor Et
Eski 14 Mayıs 2012, 00:07

Cvp: Meşrutiyet döneminin şimdiki siyasete etkileri nelerdir?

#4 (link)
gaye
Ziyaretçi
gaye - avatarı
2 meşrutiyet döneminde ortaya çıkan siyasi partiler. (ödevim yardımcı olursanız sevinirim..)
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.216 saniyede (70.08% PHP - 29.92% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 20:09
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi