Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda nesLi'MMM tarafından 25 Kasım 2008 (00:04) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
37133 kez görüntülenmiş, 76 cevap yazılmış ve son mesaj 22 Ekim 2014 (21:20) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.50  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 25 Kasım 2008, 00:04

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#1 (link)
nesLi'MMM
Ziyaretçi
nesLi'MMM - avatarı
Bİ ÜLKENİN KALKINMASINDA TAIRM MI ÖNEMLİ SANAYİMİ BEN SANAYİYİ SAVUNUYORUM YARDIMCI OLUN
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi

sanayii nin önemini bulamadım.. hala karşı tarafa geçme şansızn varsa geç derim



KALKINMA POLİTİKALARIMIZ VE TARIMIN ÖNEMİ
Türkiye olanaklar bulduğunda hızla kalkınmayı gerçekleştirebilecek insan kalitesine ve doğal kaynaklara sahiptir. Balkan ya da Ortadoğu ülkeleri dahil, gelişmekte olan ülkelerden farklı özelliklere sahiptir. Dünya nüfusunun yakın gelecekte sıkıntıya gireceği temel gıda ürünleri ihtiyacını karşılama potansiyeline sahip olan birkaç ülkeden biridir. Ancak, hem finansman sıkıntısı, hem siyasal istikrarsızlıklar ve hem de ileriyi teknolojiyi yakalayamaması gibi nedenlerden dolayı istenilen kalkınma düzeyine erişememiştir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ekonomisinde kamunun ağırlığı ve kamu yatırımları söz konusu idi. Her türlü olanaksızlığa rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti ellili yıllara kadar gelişmesini, sanayi, tarım ve altyapı yatırımlarını hiç dış borcu olmadan gerçekleştirmiştir. Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğundan kalan borcunu da batılı ülkelere tamamen ödemiştir. Ellili yıllardan, çok partili hayata geçildikten sonra özel sektörün gelişmesi yönünde adımlar atıldığını ve dış borcun yükseldiğini görmekteyiz. Altmışlı yıllarda ekonomide planlı kalkınma dönemi başladı. Buna paralel olarak özel sektörün gelişimi hızlandı. Bu dönemde ekonomik gelişim ithal ikamesine dayanıyordu. Yetmişli yıllarda dünya ekonomisinde petrol krizleri yaşanırken Türkiye’de bundan payını fazlası ile aldı. Yatırımlar dururken, işsizlik ve yoksulluk arttı, ihracat en düşük seviyesine indi, siyasal krizler birbirini izledi. Türkiye ekonomisinde en önemli kırılma noktaları; ikinci dünya savaşı yıllarında , dünya petrol krizinde ( 1973) ve doksanlı yıllarda yaşanmıştır. Seksenli yıllara kadar ekonomide istihdam, ihracat, hammadde ve milli gelire katkıları açısından en önemli sektör tarım olmuştur.
Türkiye’de seksen ihtilalinden sonra, serbest piyasa ekonomisine geçişi amaçlayan 24 Ocak (1980) kararları uygulanmaya başladı. İthal ikamesi politikaları terkedilirken, rekabet (piyasa) ekonomisine geçildi. İthalat büyük ölçüde serbest bırakılıp, cari işlemler açığını önleyecek ihracat artışı için, ihracata büyük teşvikler getirildi. Böylece, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ihracata dayalı kalkınma dönemi başladı. Ayrıca, özelleştirmelere (KİT’lerin ve İDT’lerinin) hız verilerek, kamunun ekonomideki payı düşmeye başladı. Siyasal ve ekonomik istikrara bağlı olarak yabacı sermaye de geldi. Sanayileşmede artış hızı yükseldi.
Eskiden kalkınma politikaları ağır sanayi hamleleri ile özdeşleşirdi. Özellikle seksenli yıllardan sonra hi-teknoloji denilen software, bilişim sektörleri günümüzde ülkelerin büyüme politikalarında ilk sıraya yükselmiştir. Türkiye’ninde hem devlet, hem de özel sektör yatırımlarında buna çok önem vermesi gerekmektedir. Özellikle rekabet ekonomisinde ilk buluş (new product) büyük avantajlar ve kazançlar sağlar. Sanayi olsun, tarım ve gıda sektörlerinde olsun, yeni ürünler üretmeliyiz. Ayrıca, Japonya, Güneykore, Hindistan gibi ülkeler ilk buluşu takip ederek, benzerini kendi ülkelerinde geliştirerek kalkınmalarını sağlayabilmişlerdir. İlk ürünü geliştirerek, yeni tasarımlarla, yeni ürünlerle büyük ekonomik kazançlar sağlamışlardır. Bu aşamada ar-ge çalışmaları ve yatırımları önem taşımaktadır.Bu ülkelerin cari işlemler dengesi bu dönemde ihracatlarının fazla olması nedeniyle fazlalık vermiştir. Bu fazlalığı da Pasifik bölgesinde yatırıma çevirmiş, ekonomide sürdürülebilirliği yakalamışlardır. Ülkemizde ise cari işlemler dengesi hep açık vermektedir.Bu sürekli olmamalıdır, yoksa ihracat ve yabancı sermaye ne kadar artarsa artsın, ekonomide sürdürülebilirlik sağlanamayacaktır.
Ülkemizde ekonomik kalkınmanın gerçekleşmemesinin temel nedeni ise, siyasi iktidarların keyfine göre değişmeyecek, sağlam temellere dayalı, projesi, planı hazırlanmış bir kalkınma politikasının yıllardır oluşturulmamasıdır. Örneğin, günümüzde artık çimento, pamuk, makine satarak kalkınmayı sağlayamayız. Dünya pazarlarında ileri teknoloji ürünleri ile ya da markalı ve orijinal ürünlerle yer alabiliriz. Buna dayalı kalkınma politikalarına ağırlık vermeliyiz.
Tarımsal kalkınma da ihmal edilmemelidir. Günümüzde yetmiş milyon nüfusumuzun tüm gıda ihtiyacını karşılamak için ithalat yapmak durumunda kalsak, milli gelirimizin en az üçte birini harcamamız gerekir. Gıdamızı kendimiz ürettiğimiz ve gelişmiş ülkelerdeki gıda fiyatlarına göre, çok düşük fiyatla sağladığımız için ekonomimizde, ekonomik yorum ve eleştirilerde, tarımın ve gıda sanayinin önemi ihmal edilmektedir. Avrupa’daki gıda fiyatları ülkemizde geçerli olsaydı, asgari ücretin bugünkü düzeyinin beş misli olması gerekirdi. Gerçi, asgari ücretin bugün ülkemizde en az iki misli olması gerçeği, başka bir ekonomik sorunumuzdur. Tarım sektöründe gen teknolojisinin ve ıslah çalışmalarının önemi çok büyüktür. Hollanda, ABD ve İsrail gibi ülkelerin teknolojilerini yakalamayı hedeflemeliyiz. Hollanda’nın sadece bitkisel tohum ihracatı, Türkiye’nin toplam tarımsal ihracatından fazladır. Ayrıca, gıda sanayinde ihracat özendirilmeli, yatırımlar artmalı, böylece tarımın ekonomiye katkısı arttırılmalıdır. Organik tarım geliştirilmelidir.
Ülkemizde ar-ge çalışmalarına ve teknoparklara daha çok eğinilmelidir. Uludağ Üniversitesi’nde kurulu teknopark bu açıdan öncü kuruluşlar arasındadır. Burada üniversite ve sanayi işbirliği ile önemli projeler gerçekleştirilmekte, ülke kalkınmasına büyük destek sağlanmaktadır. Özellikle özel sektör ülkemizdeki bilim ve teknoloji gelişiminde artık sorumluluk almalıdır. Devletin desteği sürmeli, ancak çağın gerisinde kalmamak için özel sektör hızla teknoloji alanında yatırımlar yapmalıdır.
Dünya’daki kültür (tarımı yapılan) bitkilerinin %90’ının anavatanı Mezopotamya, Kafkasya ve Anadolu bölgeleridir. Türkiye günümüzde Dünya’nın en zengin bitkisel gen kaynaklarına sahiptir. Bu nedenle ülkemizde hızla yabancı, Dünya devi tohum ve gıda şirketlerinin yatırımı artmaktadır. Bu ilgiyi ne devlet, nede özel sektörümüzde görmekteyiz. Çünkü devletimiz bugüne kadar uzun vadeli, projeleri açıklanmış özel sektörü yönlendirici ne kalkınma, ne de tarım politikası ortaya koymuştur.
Tamamen borç sermayesine dayanarak bir ülke kalkınmayı sağlayamaz. Ekonomi tarihinde böyle bir kalkınma modeli yoktur.En nihayetinde yabancı sermaye ülkenize sizin doğal kaynaklarınızı ve ucuz işgücünüzü kullanmak için gelir. Ancak, bu sermayeden de optimum faydalanmak için ülkedeki bilim ve teknoloji düzeyinin geliştirilmesi, ayrıca özel sektörün bu konuda daha fazla yatırım yapması, üniversitelerle işbirliğini artırması gerekmektedir. Kalkınma politikamızın temelinde başta tarımsal üretim olmak üzere, bütün sektörlerde tam kapasiteli üretimi sağlayacak bir ekonomik model bulunmalıdır.
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:09

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
benim şahsi fikrim tarımın daha önemli olduğu yönünde. eğer tarım olmazsa onu işlemek için kullanılan sanayii bir işe yaramaz. öte yandan elbette sanayii sadece tarım ürünlerini işlemek değildir.ama bir ülkede tarım yeterince gelişmediyse dışa bağımlılık artar ve buda kalkınmayı önler. ve ürettiğiniz sanayyi gereçlerini tarım ürünleri almakta kullanırsınız.
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:34

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#3 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
sanayii nin önemini bulamadım.. hala karşı tarafa geçme şansızn varsa geç derim



KALKINMA POLİTİKALARIMIZ VE TARIMIN ÖNEMİ
Türkiye olanaklar bulduğunda hızla kalkınmayı gerçekleştirebilecek insan kalitesine ve doğal kaynaklara sahiptir. Balkan ya da Ortadoğu ülkeleri dahil, gelişmekte olan ülkelerden farklı özelliklere sahiptir. Dünya nüfusunun yakın gelecekte sıkıntıya gireceği temel gıda ürünleri ihtiyacını karşılama potansiyeline sahip olan birkaç ülkeden biridir. Ancak, hem finansman sıkıntısı, hem siyasal istikrarsızlıklar ve hem de ileriyi teknolojiyi yakalayamaması gibi nedenlerden dolayı istenilen kalkınma düzeyine erişememiştir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ekonomisinde kamunun ağırlığı ve kamu yatırımları söz konusu idi. Her türlü olanaksızlığa rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti ellili yıllara kadar gelişmesini, sanayi, tarım ve altyapı yatırımlarını hiç dış borcu olmadan gerçekleştirmiştir. Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğundan kalan borcunu da batılı ülkelere tamamen ödemiştir. Ellili yıllardan, çok partili hayata geçildikten sonra özel sektörün gelişmesi yönünde adımlar atıldığını ve dış borcun yükseldiğini görmekteyiz. Altmışlı yıllarda ekonomide planlı kalkınma dönemi başladı. Buna paralel olarak özel sektörün gelişimi hızlandı. Bu dönemde ekonomik gelişim ithal ikamesine dayanıyordu. Yetmişli yıllarda dünya ekonomisinde petrol krizleri yaşanırken Türkiye’de bundan payını fazlası ile aldı. Yatırımlar dururken, işsizlik ve yoksulluk arttı, ihracat en düşük seviyesine indi, siyasal krizler birbirini izledi. Türkiye ekonomisinde en önemli kırılma noktaları; ikinci dünya savaşı yıllarında , dünya petrol krizinde ( 1973) ve doksanlı yıllarda yaşanmıştır. Seksenli yıllara kadar ekonomide istihdam, ihracat, hammadde ve milli gelire katkıları açısından en önemli sektör tarım olmuştur.
Türkiye’de seksen ihtilalinden sonra, serbest piyasa ekonomisine geçişi amaçlayan 24 Ocak (1980) kararları uygulanmaya başladı. İthal ikamesi politikaları terkedilirken, rekabet (piyasa) ekonomisine geçildi. İthalat büyük ölçüde serbest bırakılıp, cari işlemler açığını önleyecek ihracat artışı için, ihracata büyük teşvikler getirildi. Böylece, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ihracata dayalı kalkınma dönemi başladı. Ayrıca, özelleştirmelere (KİT’lerin ve İDT’lerinin) hız verilerek, kamunun ekonomideki payı düşmeye başladı. Siyasal ve ekonomik istikrara bağlı olarak yabacı sermaye de geldi. Sanayileşmede artış hızı yükseldi.
Eskiden kalkınma politikaları ağır sanayi hamleleri ile özdeşleşirdi. Özellikle seksenli yıllardan sonra hi-teknoloji denilen software, bilişim sektörleri günümüzde ülkelerin büyüme politikalarında ilk sıraya yükselmiştir. Türkiye’ninde hem devlet, hem de özel sektör yatırımlarında buna çok önem vermesi gerekmektedir. Özellikle rekabet ekonomisinde ilk buluş (new product) büyük avantajlar ve kazançlar sağlar. Sanayi olsun, tarım ve gıda sektörlerinde olsun, yeni ürünler üretmeliyiz. Ayrıca, Japonya, Güneykore, Hindistan gibi ülkeler ilk buluşu takip ederek, benzerini kendi ülkelerinde geliştirerek kalkınmalarını sağlayabilmişlerdir. İlk ürünü geliştirerek, yeni tasarımlarla, yeni ürünlerle büyük ekonomik kazançlar sağlamışlardır. Bu aşamada ar-ge çalışmaları ve yatırımları önem taşımaktadır.Bu ülkelerin cari işlemler dengesi bu dönemde ihracatlarının fazla olması nedeniyle fazlalık vermiştir. Bu fazlalığı da Pasifik bölgesinde yatırıma çevirmiş, ekonomide sürdürülebilirliği yakalamışlardır. Ülkemizde ise cari işlemler dengesi hep açık vermektedir.Bu sürekli olmamalıdır, yoksa ihracat ve yabancı sermaye ne kadar artarsa artsın, ekonomide sürdürülebilirlik sağlanamayacaktır.
Ülkemizde ekonomik kalkınmanın gerçekleşmemesinin temel nedeni ise, siyasi iktidarların keyfine göre değişmeyecek, sağlam temellere dayalı, projesi, planı hazırlanmış bir kalkınma politikasının yıllardır oluşturulmamasıdır. Örneğin, günümüzde artık çimento, pamuk, makine satarak kalkınmayı sağlayamayız. Dünya pazarlarında ileri teknoloji ürünleri ile ya da markalı ve orijinal ürünlerle yer alabiliriz. Buna dayalı kalkınma politikalarına ağırlık vermeliyiz.
Tarımsal kalkınma da ihmal edilmemelidir. Günümüzde yetmiş milyon nüfusumuzun tüm gıda ihtiyacını karşılamak için ithalat yapmak durumunda kalsak, milli gelirimizin en az üçte birini harcamamız gerekir. Gıdamızı kendimiz ürettiğimiz ve gelişmiş ülkelerdeki gıda fiyatlarına göre, çok düşük fiyatla sağladığımız için ekonomimizde, ekonomik yorum ve eleştirilerde, tarımın ve gıda sanayinin önemi ihmal edilmektedir. Avrupa’daki gıda fiyatları ülkemizde geçerli olsaydı, asgari ücretin bugünkü düzeyinin beş misli olması gerekirdi. Gerçi, asgari ücretin bugün ülkemizde en az iki misli olması gerçeği, başka bir ekonomik sorunumuzdur. Tarım sektöründe gen teknolojisinin ve ıslah çalışmalarının önemi çok büyüktür. Hollanda, ABD ve İsrail gibi ülkelerin teknolojilerini yakalamayı hedeflemeliyiz. Hollanda’nın sadece bitkisel tohum ihracatı, Türkiye’nin toplam tarımsal ihracatından fazladır. Ayrıca, gıda sanayinde ihracat özendirilmeli, yatırımlar artmalı, böylece tarımın ekonomiye katkısı arttırılmalıdır. Organik tarım geliştirilmelidir.
Ülkemizde ar-ge çalışmalarına ve teknoparklara daha çok eğinilmelidir. Uludağ Üniversitesi’nde kurulu teknopark bu açıdan öncü kuruluşlar arasındadır. Burada üniversite ve sanayi işbirliği ile önemli projeler gerçekleştirilmekte, ülke kalkınmasına büyük destek sağlanmaktadır. Özellikle özel sektör ülkemizdeki bilim ve teknoloji gelişiminde artık sorumluluk almalıdır. Devletin desteği sürmeli, ancak çağın gerisinde kalmamak için özel sektör hızla teknoloji alanında yatırımlar yapmalıdır.
Dünya’daki kültür (tarımı yapılan) bitkilerinin %90’ının anavatanı Mezopotamya, Kafkasya ve Anadolu bölgeleridir. Türkiye günümüzde Dünya’nın en zengin bitkisel gen kaynaklarına sahiptir. Bu nedenle ülkemizde hızla yabancı, Dünya devi tohum ve gıda şirketlerinin yatırımı artmaktadır. Bu ilgiyi ne devlet, nede özel sektörümüzde görmekteyiz. Çünkü devletimiz bugüne kadar uzun vadeli, projeleri açıklanmış özel sektörü yönlendirici ne kalkınma, ne de tarım politikası ortaya koymuştur.
Tamamen borç sermayesine dayanarak bir ülke kalkınmayı sağlayamaz. Ekonomi tarihinde böyle bir kalkınma modeli yoktur.En nihayetinde yabancı sermaye ülkenize sizin doğal kaynaklarınızı ve ucuz işgücünüzü kullanmak için gelir. Ancak, bu sermayeden de optimum faydalanmak için ülkedeki bilim ve teknoloji düzeyinin geliştirilmesi, ayrıca özel sektörün bu konuda daha fazla yatırım yapması, üniversitelerle işbirliğini artırması gerekmektedir. Kalkınma politikamızın temelinde başta tarımsal üretim olmak üzere, bütün sektörlerde tam kapasiteli üretimi sağlayacak bir ekonomik model bulunmalıdır.
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:45

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#4 (link)
nesLimmm
Ziyaretçi
nesLimmm - avatarı
bence sanayi önemli çünkü bi ülke sanayiyle geçiniosa başka tarım ülkesinden hammadde alır bu hammaddeyi işleyip o ülkeye 2,3 katı fiyatına geri verebilir ve günümüzde o kadar çok sanayi kuruluşu varki mesela yalnızca makina sanayinin 248 tane alt sektörü var bi ülkenin bunun gibi bi kaç sanayi kuruluşu olduğunu düşündüğümüzde ülkenin kazanacağı dövizi tarımdan kazanacağı dövizle karşılaştırmak dahi saçma olur
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:47

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#5 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
süper.. gördünmü? tek başınada harikalar yaratıyosun.. şöyle yapabilirsin mesela sana verdiğim dökümanların tam tersini geliştirebilirsin.. onları kullanarak kendi silahlarını yapabilirsin
mesela benim bu yazdıklarımı söyleyecekler yarın şimdiden kendine göre cephaneler hazırlayabilrsin yarına.. buda bence hazırlanmanda çok önemli olacak
gazan mübarek olsun
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:51

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#6 (link)
nesLimmm
Ziyaretçi
nesLimmm - avatarı
ama arkadaşım öle bi şansım yoq türkiyeyi ele alalım sanayisi gelişmemiş dış ülkelere hammadde satıoruz ve bunun ülkeye sağladığı döviz 17.873 milyon dolar bide ingiltereye ya bakalım adamlar sanayiyle geçinio ve onların ihracatla kazandıkları miktar 795 milyon dolar aradaki farka baqqq

saoLL
Son Düzenleyen nesLimmm; 25 Kasım 2008 @ 00:52. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 00:55

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#7 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
baqqıyomm
ama harikasın işte bu
aslanımk benim yersin sen onları yarın sadece benim yazdığım metnin tam tersinde tezler geliştir. kolay gelsin:9
Rapor Et
Eski 25 Kasım 2008, 01:01

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#8 (link)
sart
Ziyaretçi
sart - avatarı
yorum yok
Rapor Et
Eski 5 Ocak 2010, 16:01

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya tarım önemlidir ama neden
Rapor Et
Eski 4 Şubat 2010, 21:45

Bir ülkenin kalkınmasında tarım mı yoksa sanayii mi önemlidir?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
çünkü insanlar yiyeceklerinin yarısını tarımdan sağlıyor
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.176 saniyede (74.12% PHP - 25.88% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 21:21
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi