Akciğerler nasıl solunum yapar? Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Ziyaretçiler :: > Soru-Cevap
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 29-11-2008   #1 (mesaj-linki)
Ziyaretçi
Avatarı Yok (No Avatar)
Akciğerler nasıl solunum yapar?



akciğerler nasıl solunum yapar?
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 29-11-2008   #2 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Akciğerler nasıl solunum yapar?

AKCİĞER, insanlarda ve omurgalı hayvanların çoğunda bulunan temel solunum organıdır. "Gaz alışverişi", yani havadaki oksijenin alınıp vücutta oluşan karbon dioksitin dışarı atılması akciğerlerde gerçekleşir. İnsanın göğüs boşluğunda, biri sağa, öbürü sola yerleşmiş iki akciğer vardır. Soluk alındığında akciğerler havayla dolar ve yaşamak için gerekli olan oksijen akciğerlerin ince duvarlarından geçerek kan dolaşımına karışır. Vücut dokularındaki kimyasal tepkimelerin artık ürünü olan karbon dioksit ise gene kan aracılığıyla akciğerlerdeki hava keseciklerine gelir ve solukla dışarı atılır. {Ayrıca bak. Solunum.)
Memeliler, kuşlar, sürüngenler ve amfibyumlar akciğerle solunum yapan hayvanlardır; akciğerlerinin yapısı da genel olarak insamnkiyle aynıdır. Buna karşılık, gene omurgalılardan olan balıkların yalnızca birkaç türünde akciğer bulunur {bak. AKCİĞERLİ Balik).

Akciğerlerin İç Yapısı
Akciğerler, içleri havayla dolu olduğu için çok hafif ve süngersi yapıdadır. Her birinin ağırlığı ancak yarım kilogramı bulur. Çok esnek olan bu organlar soluk alındığında iyice genişler, soluk verince de normal boyutlarına döner.
Üst göğüs boşluğunda ikiye ayrılan soluk borusunun bu ana dallarından (ana bronşlar) her biri birer akciğere doğru uzanır. Bu hava kanalları akciğerlerin içinde yeniden birkaç kez dallanarak bronşçuk denen incecik kanallara ayrılır ve üzüm salkımı biçiminde kümelenmiş olan küçük hava keseciklerinde son bulur. Alveol olarak bilinen bu hava keseciklerinden her akciğerde yaklaşık 300 milyon tane vardır. Bu hava kesecikleri yassıltılsa, bir tenis kortunu kaplayacak kadar geniş bir yüzey oluşturur. Akciğerler oksijeni emip karbon dioksiti atma işlevini ancak bu geniş yüzey sayesinde yerine getirebilir.
Oksijeni azalmış olan kirli kan, kalpten çıkan akciğer atardamarıyla her iki akciğere taşınır. Tıpkı bronşlar gibi, bu atardamar da akciğerlere girdikten sonra birçok kez dallanarak çok ince kan damarlarına dönüşür. Ancak mikroskopla görülebilen bu incecik damarlara kılcal damarlar denir. Akciğerler-deki hava keseciklerinden her birinin çevresinde bir kılcal damar ağı vardır. Hava keseciğinin duvarı ile kılcal damarın duvarı arasındaki uzaklık bir milimetrenin binde biri kadardır. Oksijen bu uzaklığı aşarak hava keseciklerinden kılcal damarlara, yani havadan kana geçer.
Kılcal damarlardaki kan oksijen yüklendikçe, rengi koyu kırmızıdan açık kırmızıya dönüşür. Kılcal damarlar birleşerek daha büyük damarları, bu damarlar da birleşerek en sonunda akciğer toplardamarlarını oluşturur. Akciğerlerde temizlenen kan bu toplardamarlar aracılığıyla yeniden kalbe taşınarak bütün vücuda dağılır. (Ayrıca bak. KALP; Kan.)
Her iki akciğerin dış yüzü, plevra denen ince ve kaygan bir zarla kaplıdır. Aynı zamanda göğüs boşluğunun iç yüzeyini de kaplayan bu zar, kaygan olduğu için göğüs boşluğunda-ki organların rahatça hareket etmesini sağlar ve böylece solunumu kolaylaştınr.

Akciğer Hastalıkları
Akciğerlerdeki hava kanalları ile hava keseciklerinin içi, kolayca örselenebilen çok ince bir zarla kaplıdır. Çeşitli mikropların bu zara yerleşip üremesiyle zatürree, bronşit ve bron-şiyolit (bronşların ve bronşçukların iltihaplanması) gibi birçok hastalık gelişebilir. Amfi-zem denen akciğer hastalığında, küçük hava kesecikleri aşırı miktarda havayla dolarak şişer, gerilir ve en sonunda duvarları yırtılır. Aradaki bölmeleri yok olan birçok kesecik birleşerek daha büyük keselere dönüşür. Bu keseler oksijenin emilmesinde artık eskisi kadar etkili olmadığından, akciğer amfizemi-nin başlıca belirtisi soluk darlığıdır. Zatülcenp denen hastalıkta, plevra genellikle mikropların etkisiyle iltihaplanarak şişmiş ve örselenmiştir. Bu yüzden, hasta soluk alıp verirken göğsünde şiddetli bir ağrı duyar. Astımda ise bronşçukların duvarlarındaki kas lifleri kasıldığı için hasta çok hırıltılı soluk alıp verir. (Ayrıca bak. ALERJİ.)
Bazı akciğer hastalıkları da zararlı maddelerin solunmasından ileri gelir. Pnömokonyoz adı verilen bu "toz hastalıkları", maden ve kömür işçileri, çiftçiler, duvarcılar gibi daha çok tozlu ortamlarda çalışan kişilerde görülür. Günümüzde bu işçilerin çoğu, solunan havayı süzen maskeler takarak çalışırlar.
Asbest (amyant) tozlarının solunmasından kaynaklanan asbestoz, akciğer kanserine yol açabildiği için en tehlikeli toz hastalıklarından biridir. Sigara dumanlarının solunması da kansere yol açabilir. Akciğer kanseri, her yıl binlerce insanın ölümüne neden olan son derece önemli bir hastalıktır. Bununla birlikte, insanların sigara alışkanlığından vazgeçmesi ve tozlu ortamlarda çalışanların süzücü maskeler takması gibi koruyucu önlemlerle kolayca önlenebilir.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 30-11-2008   #3 (mesaj-linki)
Keten Prenses - avatarı
Cvp: Akciğerler nasıl solunum yapar?

İnsandan başka birçok omurgalı hayvanlarda da akciğerler solunum organı olarak görev yaparlar. Soluk alındığında burun ve ağızdan giren hava, nefes borusu ve bronşlardan geçerek akciğerlere girer. Toplardamarlarla gelen karbondioksiti fazla olan kan (kirli kan) burada temizlenir. Göğüs boşluğunda bulunan ve göğüs kafesi vasıtasıyla korunan akciğerler, gene koruyucu bir zar olan akciğer zarı (plevra) ile sarılmışlardır.Yeni doğan bir bebeğin akciğerleri, parlak pembe renktedir; daha sonra grileşmeye başlar ve yaş ilerledikçe koyulaşarak, sonunda hemen hemen bütünüyle siyah bir renk alır. Bu koyulaşmaya, solunumla alınan havadaki tozlar ve öteki maddeler yol açar. Şehirde yaşayan ve sigara içenlerin akciğerleri, kırlık yerlerde yaşayanların ve sigara içmeyenlerinkine göre daha siyahtır. Akciğerlerin yapıları esnek ve süngerimsidir. Biri sağ, diğeri sol olmak üzere iki tanedir. Sağ akciğer lob denilen üç parçadan meydana gelmiştir. Sol akciğerin bir parçası eksiktir, yani iki lobtan yapılmıştır. Eksik parçanın yerine kalb (yürek) yerleşmiştir. Bunun için sağ akciğer sol akciğerden büyüktür. Yetişkin insanlarda sağ akciğer yaklaşık 700, sol akciğer de yaklaşık 600 gram civarındadır. Akciğerlerin iç yüzlerindeki giriş yerlerinden (hiluslarından); bronşlar, atardamarlar, toplardamarlar ve akkan (lenf) damarları çıkar. Akciğerlere giren bronşlardan sağdaki üç, soldaki iki kola ayrıldıktan sonra loblara doğru yönelir. Bunlar da birçok dal ve dalcıklara ayrıldıktan sonra lobçuklara giderler. Akciğerler ortalama 1 cm3 hacmindeki birçok parçacıklardan meydana gelmiştir. Altıgen biçiminde olan bu parçalara lobçuk (lobulus) denir. Sağ akciğerde yaklaşık 800, sol akciğerde de 700 kadar lopçuk vardır. Herbiri bir cm çapındadır. Lopçuğa gelen bronş dalcığı birçok bronşcuklara ayrılır. Bronş dalcıkları, üzüm salkımını andıran hava peteklerinde sona erer. Her petek, üzüm taneleri biçiminde ’alveol’ adı verilen keseciklerden meydana gelmiştir. Alveoller, havayla temas edebilen 55-100 m2lik bir yüzey meydana getirirler. Nefes alıp vermede akciğerlerin görevlerine gelince: Nefes alındığı zaman, hava burundan ve ağızdan girer. Yutak, gırtlak, nefes borusu ve bronşlardan geçerek akciğer keseciklerine (alveollere) gider. Alveollerin görevi, vücutda metabolizmanın artık ürünü olarak açığa çıkan karbondioksiti atmakdır. Karbondioksit, dokulardan akciğere, alyuvarların üzerinde ve kanda erimiş olarak gelir. Alveollerde nefes alma sırasında, havaya karbondioksit geçer; temiz havadan da alyuvarlara oksijen geçer. Daha sonra nefes verme ile akciğerde karbondioksit miktarı artmış olan hava atılır ve yeni bir nefes ile temiz hava alınır. Oksijenlenmiş kan, bedenin öteki bölümlerine akar. Alyuvarlar, oksijeni dokularda bırakıp, karbondioksidi alarak toplardamar tarafına geçer. Bu geçiş, kılcal damarlar ağı "kapiller ağ" vasıtasıyla olur. Halk arasında yanlış bir tabir olmakla beraber oksijenlenmiş kana temiz kan; oksitli kana ise kirli kan demek alışkanlık haline gelmiştir. Akciğerlerin hacmi kişiden kişiye değişirse de, bütünüyle şişmiş bir akciğerin hacmi, yetişkin bir kişide ortalama 6500 cm3tür. Bu hacimdeki havanın hepsi nefes vermeyle bir seferde atılamaz. Yetişkin bir kişide en derin nefes verme hareketi sırasında çıkarılan ortalama hacim 3500 cm3 civarındadır. Buna ’soluk verme hacmi’ denir. Normal bir nefeste ise ortalama 500 cm3 hava alınıp verilebilir. Normal bir kimse dakikada 12-14 defa nefes alıp verebilir. Bu sürede de 6-7 litre hava teneffüs eder. Solunum hareketleri, istek dışı olan otomatikleşmiş hareketlerdir. Ancak istekle de solunum durdurulup başlatılabilir. Nefes alma hareketi bir balonun şişirilmesi gibi aktiftir, yani enerji harcanarak yapılır. Nefes verme ise, aynı balonun sönmesi gibi pasiftir. Nefes alıp verme hareketlerinde kaburgalararası kaslar ve diyafram kası rol oynar. Diyafram kası en önemli solunum kası olup, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran yassı ve kubbe biçimi bir kastır. Diyafram kasıldığı zaman aşağı doğru iner, aynı anda kasılan kaburgalararası kaslar da göğüs kafesini yükseltir. Böylece göğüs kafesi genişler ve hava akciğerleri doldurur. Akciğerlerin ve solunum yollarının çok çeşitli hastalıkları vardır (Bkz. Astım, Bronşit, Zatürre).
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
akciğerler, solunum, yapar
akciger gorevleri, akcigerlerin gorevi, akcigerlerin gorevleri, bronslar nasil temizlenir, insanlar nasil solunum yapar,
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Akciğerler nasıl solunum yapar? Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Canlılarda Solunum ve Solunum Sistemi Blue Blood Biyoloji 1 03-02-2009 05:39
Ruj kanser yapar mı? şekerim? Soru-Cevap 3 24-11-2008 18:20
Solunum Yolu Enfeksiyonları Iron_Maiden Tıp Bilimleri 0 20-09-2008 12:24
Fuat Saka - Şimdi Ne Yapar Demir YumruK Türkçe Şarkı Sözleri 0 01-03-2008 16:22
İnsan 60 Yıllık Ömründe Neler Yapar? EDEBALİ Bunları biliyor musunuz? 0 28-02-2008 16:48