| | #1 (mesaj-linki) | |
| Alabalık sektörünü bekleyen tehlikeler nelerdir?
Alabalık sektörünü bekleyen tehlikeler nelerdir?
| |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Alabalık sektörünü bekleyen tehlikeler nelerdir? Kirlilik, aşırı avlanma ve yoğun talep bu sektörü bekleyen sorunlardır. Gerek devletin öncülük ettiği tesisler ve gerekse özel sektörün teşebbüsleriyle kurulan işletmeler, bugün modern kuluçkahane ve büyütme teknolojilerinin uygulandığı "Aquakültür" birimleri niteliğindedir. Tatlı su ve kısmen deniz balıkları yetiştiriciliğindeki en önemli türlerden biri alabalıktır. Bu balığın yetiştiricilik grafiği zamanla birlikte, sürekli artış göstermektedir. Örneğin ülkemizde 1000’in üzerinde projeli işletmenin olduğunu belirtirsek, Ülkemiz coğrafyasındaki girişimlerin boyutlarına bir yorum getirebiliriz. Teknik elemanlarımıza ve girişimcilerimize yardımcı olmak üzere hazırladığım kitapçıkta kısaca; alabalığın biyolojisi, üretimi ve yetiştiriciliğine yönelik uygulamalara değinilecektir. Ülkemizde de 1967'den beri soğuksu balıkları yetiştiriciliğinde baskın tür olarak gökkuşağı yetiştirilmektedir. Nitekim 2002 yılında derlenen bilgilere göre, çoğu 30 ton/ yıl kapasitesi olan projeli işletme sayısı 1302 adet, 2001 yılı alabalık üretimi ise 38067 ton/yıl olarak bildirilmiştir. | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Alabalık sektörünü bekleyen tehlikeler nelerdir?
2. Yaygın Olarak Yetiştiriciliği Yapılan Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss) Kuzey Amerika’nın önemli bir alabalık türüdür. Buradan birçok kıta’ya yayılmıştır. Avrupa’ya 1880, ülkemize ise 1970’lı yıllarda getirilmiştir. Denize göçen alttürleri vardır. Gökkuşağının taksonomik sınıflandırılması ile ilgili olarak 30’dan fazla tür ismi tanımlanmıştır. Uzun yıllar Salmo gairdneri R. ismiyle bilinmiştir. Ancak 1988’de Amerika Balıkçılık Derneği Balık İsimlendirme Komitesi, bütün Pasifik alabalık ve salmonlar için Oncorhynchus’un cins ismi olarak kullanılmasını ve böylelikle, Atlantik alabalık ve salmonlardan ayırt edilmesini kararlaştırılmıştır. Böylece gökkuşağının tür ismi olarak bilinen Salmo gairdneri yerine Oncorhynchus mykiss tür ismi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu isim değişikliği uluslar arası düzeyde de kabul görmüştür. 3 Vücut, uzamış ve az basık olup, sırtta bir yağ yüzgeci mevcuttur. Sırt yüzgeci 10-12, anal yüzgeci ise 8-12 yumuşak ışına sahiptir. Pulları, sikloit ve küçüktür. Yanal çizgi tam, az öne doğru 100 ile 150 adet pulla kaplanmıştır. Kafanın üst kısmı ve arkası çelik mavisi, maviyeşil, sarı-yeşil ve hemen hemen kahverengidir. Vücut kenarları gümüşi, beyaz veya soluk sarı-yeşilden griye eğilimli olan bir renktir. Karın kısmı gümüşi beyaz veya sarıdır. Yine vücut kenarlarında bulanık pembe, mavimtrak veya geniş açık bir pembe bant ile çok sayıda küçük lekeler mevcuttur. Anaçlarda yumurtlama zamanı renk çok koyu ve yanal çizgi ise çok kırmızı renk alır (Şekil 1). Şekil 1: Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss) Gözlü yumurta naklinin kolaylığı nedeniyle dünyanın birçok bölgesine yayılan bu türün yetiştiricilikte tercih edilmesinin çok sayıda sebebi vardır: Yüksek adaptasyon ve yemden yararlanma kabiliyeti, yüksek su sıcaklığı (26 oC) ve daha düşük çözünmüş oksijen içeriğini tolere etmesi, yapay yöntemlerle yumurta alımının kolaylığı ile kuluçka sürelerinin kısalığı ve hastalıklara karşı dayanıklılıkları gibi özelliklerden dolayı, bir yetiştiricilik türü olarak tercih edilir. Ülkemizde de 1967’den beri soğuksu balıkları yetiştiriciliğinde baskın tür olarak gökkuşağı alabalığı yetiştirilmektedir. Nitekim, 1995 yılında derlenen bilgilere göre, çoğu 30 ton/yıl kapasitesi olan projeli işletme sayısı 284 adet, 1994 yılı alabalık üretimi ise 6977 ton olarak bildirilmiştir. Şekil 2’de çalışır konumdaki su ürünleri yetiştiricilik tesislerinin dağılımı verilmiştir. 2.1 Gökkuşağı Alabalığının Yaşam Evreleri Doğa koşullarında, diğer alabalıklarda olduğu gibi yumurtlama, uygun akarsuyun kumlu ve çakıllı tabanında oluşur. Yuva, dişi tarafından şekillendirilir. Yuvanın yapılmasında, çakıllı kısım dişi alabalığın, kuvvetli hareketleri sonucunda fincan tabağı şeklinde çöker. Dişi, anal yüzgeciyle uygunluk testini yapar (1). Daha sonra genital organını yuvanın tabanına yaklaştırarak, baş kısmını kuyruğuna göre daha yüksek bir konuma getirir. Bu sırada erkek alabalıkta, dişinin yanına yaklaşarak hareketlenir (2). Her ikisi de ağzını açıp, vücutlarını titreterek yumurta ve spermleri eş zamanlı olarak bırakırlar. Erkek alabalık uzaklaşır (3). Dişi alabalık kuyruk yüzgeci hareketleriyle yumurtaların üzerini örtüp, daha sonra bölgeden uzaklaşır (Şekil 3). 4 Şekil 3: Gökkuşağı Alabalığının Yumurtlama Davranışı Yukarıda belirtilen yumurtlama olayının cereyanı sırasında, yumurtaların ve spermin aynı zamanda bırakılması gerekli ve önemlidir. Sperm, suda yaklaşık bir dakika kadar varlığını sürdürebilir. Spermler kendiliğinden hareket eden organizmalar olup, tahminen bazı kimyasal uyarıcılarla yumurtaya yönelirler. Sperm, mikropil’den girdikten sonra, mikropil derhal kapanır. Böylece diğer spermlerin yumurtaya girmesi engellenir. Yumurta küresel şekilli, demersal 4-6 mm. çapında olup, portakal ile sarı renk arasındadır. Yumurtaların gelişim oranı, geniş anlamda suyun sıcaklığına bağlıdır. Fakat 8-12o C’ler optimal sınırlardır. Yavru çıkışının ilk olumlu işareti, iki siyah noktanın yumurtada belirmesidir. Bu iki nokta, gelişmiş embriyonun retinasıdır. Bu da yumurtanın "Gözlenme"si olarak bilinir. 6-13 oC su sıcaklığında, yumurtlamadan sonra 12 ile 13 gün içinde yumurtalar gözlenip, 24 ile 60 gün içinde de çıkış olur. Embriyo, çıkışa hazır olduğunda, dıştaki kabuk tabakaları enzim aktiviteleri tarafından çözülür. Embriyo, içteki zar içinde kalır. Sonuçta kuvvetli bir sıyrılma ile kalan zarı da kırarak serbest bir duruma geçer. Bu safhada yumurta sarısının bakiyesi hala küçük bir torba halinde balığın bağırsağına bağlıdır. Keseli durumdaki larva yaklaşık 15 mm. toplam boya sahiptir. Larvalar, dıştan besin sağlayıncaya kadar besin kesesinden beslenirler. Çıkıştan 20 ile 30 gün sonra, besin kesesi emilir, larva yem almaya hazır büyüklüğe erişir. Yavrular, taşların altında yuva şeklindeki yerlerinden, kımıldama hareketleriyle ışıktan saklanırlar. Fakat besin kesesindeki besleyiciler tüketilince, geçici olarak kısa periyotlarla ışık yavrunun ilgisini çeker ve yüzeye doğru yüzer. Bu safhada hava yutarak yüzme kesesini doldurur. Sonra tekrar ışıktan kaçınır. Şimdi yavru, 2.5 cm uzunluğundadır. Bu noktada baş kısımlarını akıntıya döndürüp, akıntıya karşı aktifçe yüzerler veya bu konumda kalırlar. | |
|
![]() |
| Etiketler |
| alabalık, bekleyen, nelerdir, sektörünü, tehlikeler |
Alabalık sektörünü bekleyen tehlikeler nelerdir? Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Sizi Bekleyen Biri Var mı? | HerHangiBiri | Anketler | 27 | 27-03-2009 11:57 |
| Balık ve Deniz Mahsülleri - Alabalık Buğulama | BrookLyn | Damak Tadı | 0 | 07-10-2008 23:46 |
| Alabalık Biyolojisi ve Yetiştirme Teknikleri | H€L€N | Ziraat | 0 | 17-11-2007 22:07 |
| Menzil - Baharı Bekleyen Kuşlar E.p. (Full Album) | GusinapsE | Underground Albümler | 1 | 20-04-2007 00:14 |
| İlgi Bekleyen Çocuk (Tam artist) | Blue Blood | Komik Flash'lar/Video'lar | 0 | 16-09-2006 14:25 |