Cevap Yaz En İyi Cevabı Gör Önceki Konu Sonraki Konu

Atomla ilgili çalışma yapan bilim adamlarının hayatları var mı? - Sayfa 2

Gösterim: 95298 | Cevap: 107
adıyok1
7 Ocak 2009 19:48   |   Mesaj #11   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
diosunuzki bilim adamının adını solıcez ama yok yarına odevim war ne yapcam ya off bu seyler bıseye yaramas

off
serserikız bu mesajı beğendi.
Son düzenleyen SEDEPH; 2 Mart 2009 17:02. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
7 Ocak 2009 19:59   |   Mesaj #12   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.266 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
3 sayfayıda incelediniz mi? ne yazıyor önceki mesajlarda? aydınlatın lütfen .. bir yanlış varsa düzeltelim..
MesirKentli bu mesajı beğendi.
nurefsan
26 Şubat 2009 17:23   |   Mesaj #13   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Atom hakkında araştırma yapmış olan bilim adamları kimlerdir?

atomla ilgili fikirleri olan 4 bilim adamı kim
Son düzenleyen SEDEPH; 26 Şubat 2009 17:56.
SEDEPH
26 Şubat 2009 18:02   |   Mesaj #14   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
KisukE UraharA adlı kullanıcıdan alıntı

John Dalton (6 Eylül 1766 – 27 Temmuz 1844) İngiliz kimyager ve fizikçi, Cumberland Cockermouth yakınlarındaki Eaglesfield'de doğdu. En çok atom teorisi'ni savunması, kendi adı verilen atom modeli ve onuruna bazen Daltonizm de denen renk körlüğü hakkında yaptığı araştırmalarla tanınır.



1790 civarında hukuk veya tıp okumayı planlıyordu fakat ailesi tarafından destek göremeyince 1793'e kadar Kendal'da kalmak zorunda kaldı. Daha sonra Manchester'a taşındı ve bilimsel bilgisinin çoğunu borçlu olduğu kör filozof John Gough sayesinde Manchester Akademisine matematik ve doğa felsefesi konularında öğretmen olarak atandı. Kolejin York'a taşındığı 1803 senesine kadar da bu pozisyonda kaldı. Daha sonra matematik ve kimya konularında özel ders vererek geçimini sağladı.

Atom Teorisi

Dalton'un atom teorisinin beş ana noktası vardı:

  • Elementler, atom denen küçük parçacıklardan oluşmuştur
  • Herhangi bir elementin tüm atomları birbirinin aynıdır
  • Bir elementin atomları, başka bir elementin atomlarından farklıdır
  • Bir elementin atomları, başka bir elementin atomlarıyla birleşerek bileşikler oluşturabilir. Herhangi bir bileşik, farklı elementlerinden hep aynı oranda içerir.
  • Atomlar kimyasal bir süreç ile üretilemez, daha küçük parçalara bölünemez ve yok edilemez. Kimyasal reaksiyonlar sadece atomların birbirleriyle nasıl gruplandıklarını değiştirir.
Ne yazık ki, bunların dışında bir madde daha vardı ve bu madde teorinin kabul görmesini yıllarca engelledi.

Atomlar birleştiğinde aksine bir sebep yoksa hep bire bir bileşikler oluştururlar Daltonun bu maddeyi destekleyecek kanıtı yoktu ve bu madde yüzünden suyun formülünün OH ve amonyumunkinin NH olduğunu düşünüyordu. Deneysel veriler bu durumla uyuşmadığından teorisi yıllarca kabul görmedi.

Dalton'un atom teorisine ait maddelerden ikisi dışında hepsi reaksiyon sayılmazlar. Ayrıca "Herhangi bir elementin tüm atomları birbirinin aynıdır" maddesi de elementlerin farklı izotoplarının olması tarafından çürütülmektedir. İzotopların proton sayısı aynıdır fakat nötron sayıları farklıdır.

Alıntı
kompetankedi adlı kullanıcıdan alıntı

Rutherford Atom Modeli:
(1911) güneş sistemine benzeyen atom modeli;

Thomson'm modeline pek inanmayan Rutherford ünlü alfa saçılması deneyi ile kimya tarihine nükleer atom kavramım sokarak yeni çığır açmıştır. İnce altın levhayı radyoaktif atomların yayınladıkları alfa ışınlarıyla bombardımana tabii tutan Lord Ernest Rutherford gözlemlerine ve deneylerinin sonuçlarına dayanarak, atomun Thomson tarafından hayâl edilmiş "fon statik topluluk olamayacağına hükmetti. Ve atomun yapısını, topta gezegenlerin Güneş'in etrafında gravitasyon kuvvetinin etkisiyle dolandıkları gibi gibi elektronlum da pozitif yüklü bir çekirdeğin etrafında elektriksel çekim kuvvetinin etkisi alanda dolanmakta olduğu dinamik bir model olarak açıkladı.

Alıntı
angel_fairy adlı kullanıcıdan alıntı

Henri Becquerel (15 Aralık 1852 - 25 Ağustos 1908)


Fransız fizikçi, radyoaktivitenin kaşiflerinden. 1903 Nobel fizik ödülü sahibi. SI ölçü sisteminde radyoaktivite birimi Bekerel (Becquerel, Bq) onun ismine itafen verilmiştir.

Fransa'nın Paris şehrinde doğdu. Babası Alexander Edmond Becquerel Paris Doğal Tarih Müzesinde uygulamalı fizik profesörüydü. Ailesinin bilim geleneğini devam ettirerek 1872 yılında École Polytechnique okuluna başladı ve 1888 yılında fizik üzerine doktorasını verdi. 1878 ile 1892 yılları arası Paris Doğal Tarih Müzesi'nde asistan, sonrasında da profesör olarak görev aldı. 1895 yılında École Polytechnique'te fizik profesörü olarak göreve başladı.

Babası gibi o da fosforens olayını ve kristallerin ışığı soğurmasını incelemekteydi. 1895 yılında Wilhelm Röntgen'in x ışınlarını bulmasının ardından, Becquerel, fosforens olayının x ışınları ile bağlantısı olup olmadığını merak edip, araştırmaya başladı. Çeşitli bileşikleri güneş ışığına maruz bırakıyor sonrasında da bu bileşikleri siyah kağıda sarılı fotoğraf filminin yakına koyuyordu. Eğer kristalde x ışınları üretilirse siyah kağıdı geçip filmin üzerine iz bırakacaktı. 1896'nın Şubat ayının sonlarına doğru, ilk denemelerinden birinde tesadüfen babasından miras kalan uranyum tuzlarından uranyum potasyum sülfat kullandığın da film üzerinde izler görmeyi başarmıştı.

Becquerel yağmurlu havadan dolayı birkaç gün uranyum tuzlarını güneş ışığına maruz bırakamadı. Siyah kağıda sarılı film ve üstüne konmuş uranyum bileşiği birkaç gün cekmecesinde güneşin doğmasını beklediler. 1 Mart günü, belli bir sebebi olmaksızın, çekmecedeki filmi banyo etti, ve uranyum kristalinin güneş ışığına maruz kalmadığı halde filme iz bıraktığını gördü. Becquerel bunun x ışınlarına benzer görünmez bir ışın olarak tanımladı.Becquerel bulduğu bu sonucu 2 Mart 1896'da kısa bir makale olarak Fransa Bilim Akademisi'ne okudu. Bu olay o tarihten itibaren 1898 yılına kadar Becquerel ışınları olarak adlandırıldı. 1898 de Marie Curie adını daha genel bir isim olan, radyoaktivite ile değiştirdi.
Becquerel radyokativiteyi bulmasının ardından, üç ayrı keşfe daha imza attı. 1899 ve 1900 yılları arası beta parçacıklarının elektrik alan ve manyetik alan içerisinde saptığını gözlemleyerek, beta parçacıklarının İngiliz fizikci J. J. Thompson'un yeni keşfettiği elektronlar ile aynı parçacık olduğunu gösterdi. Bunun yanı sıra yeni hazırlanmış uranyumun belli bir süre sonra kısmen yok olduğuna ve radyoaktiflik kazandığına dikkat çekti. Bu gözlem 1902 yılında Ernest Rutherford ve Frederick Soddy tarafından radyoaktif bozunma olarak adlandırılacaktı. Son olarak 1901 yılında cebinde taşıdığı radyumun vücudunda yanma yarattığını bildirerek sağlık fiziğine ve radyum kanser tedavisine katkıda bulunmuş oldu.

Birçok onur ödülü ve Fransada ve Dünyadaki çeşitli akademik topluluklara olan üyeliklerine layık görildü. 1903 yılında Pierre Curie ve Marie Curie ile birlikte radyokativitenin keşfinde oynadığı rolden dolayı Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.24 Ağustos 1908 yılında Fransa'nın Le Croisic şehrinde öldü. Ölümünün ardından onuruna, radyokativitenin SI ölçü sistemindeki birmine Bekerel (Becquerel veya Bq olarak da adlandırılır) ismi verildi. Ayrıca biri Ay'da diğeri Mars'ta olmak üzere iki kratere Becquerel krateri ismi verildi.

.
Keten Prenses bu mesajı beğendi.
SEDEPH
26 Şubat 2009 18:05   |   Mesaj #15   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Sir Joseph John Thomson (bilinen adıyla J. J. Thomson) (d. 18 Aralık 1856 – ö. 30 Ağustos 1940). İngiliz fizikçi. Elektronu, izotopları ve kütle spektrometresini keşfetmiştir.
Joseph John Thomson İskoç bir aileden, 1856'da Cheetham Hill, Manchester'da dünyaya geldi. Owens Koleji'nde mühendislik okumaya başladıktan bir süre sonra Trinity Koleji, Cambridge'e geçti. 1880'de matematik derecelerini aldı. 1884'te Cavendish'te fizik profesörlüğü ünvanını aldı. Öğrencilerinden biri daha sonra koltuğuna oturacak olan Ernest Rutherford'du. 1890'da Cambridge'de fizik alanında regius profesörü olan Sir George Edward Paget'nin kızı Rose Elisabeth Paget ile evlendi. Rose'dan, George Page Thomson adında bir oğlu ve Joan Page Thomson adında bir kızı oldu. Oğlu daha sonra elektronun dalga benzeri özelliklerini keşfederek Nobel Ödülü alarak ünlü bir fizikçi oldu.

Thomson'ın ikinci deneyi


1906'da elektronu bulduğu için Nobel Fizik Ödülü'nü aldı. 1908'de şövalye ünvanı aldı ve 1912'de Order of Merit'e davet edildi. 1914te Oxford Üniversitesi'nde "atom kuramı" üzerine bir ders verdi. 1940'ta vefat etti ve Westminster Abbey'de Isaac Newton'a yakın bir yere gömüldü.
Thomson Atom Modeli: Üzümlü kek modeli olarak da bilinir. Thomson ; Atomun Proton adı verilen artı yüklü maddeden oluştuğunu ve elektronların bu artı madde içinde (hareketsiz olarak) gömülü olduklarını ileri sürmüştür.
SEDEPH
26 Şubat 2009 18:07   |   Mesaj #16   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Niels Hendrik Bohr

1919 yılında kendinden önceki Rutherford Atom Modeli atom modellerinden yaralanarak yeni bir atom modeli fikrini öne sürdü.
Çekirdeğe en yakın enerji seviyesine dairesel hareket yapan elektron kararlıdır, ışık yaymaz. Elektron'a yeterli enerji verilirse elektron bulunduğu enerji seviyesinden daha yüksek enerji seviyesine sıçrar. Atom bu durumda kararsızdır. Kararlı hale gelmek için elektron tekrar eski enerji seviyesine dönerken almış olduğu enerji seviyesini eşit enerjide bir Foton (ışın taneciği) fırlatır. Atom bu şekilde ışıma yapar.
Bohr Atom Teorisi





Buraya kadar anlatılan atom modellerinde, atomun çekirdeğinde, (+) yüklü proton ve yüksüz nötronların bulunduğu, çekirdeğin etrafında dairesel yörüngelerde elektronların dolaştığı ifade edildi. Bu elektronların çekirdek etrafında nasıl bir yörüngede dolaştığı, hız ve momentumlarının ne olduğu ile ilgili bir netice ortaya konmadı. Bohr ise atom teorisinde elektronların hareketini bu noktadan inceledi.
1913 yılında Neils Bohr, hidrojen atomunun spektrum çizgilerini ve Planck'ın kuvantum kuramını kullanarak Bohr kuramını ileri sürdü. Bu bilgiler ışığında Bohr postulatları şöyle özetlenebilir.
1. Bir atomdaki elektronlar çekirdekten belli uzaklıktaki yörüngelerde hareket eder ve bu yörüngelerdeki açısal momentumu h/2pi'nin tam katlarıdır. Her kararlı hâlin sabit bir enerjisi vardır.
2. Her hangi bir kararlı enerji seviyesinde elektron dairesel bir yörüngede (orbitalde) hareket eder. Bu yörüngelere enerji düzeyleri veya kabukları denir.
3. Elektron kararlı hâllerden birinde bulunurken atom ışık (radyasyon) yayınlamaz. Ancak, yüksek enerji düzeyinden daha düşük enerji düzeyine geçtiğinde, seviyeler arasındaki enerji farkına eşit bir ışık kuantı yayınlar. BuradaE = Eson-Eilk) bağıntısı geçerlidir.
4. Elektron hareketinin mümkün olduğu kararlı seviyeler, K, L, M, N, O gibi harflerle veya en düşük enerji düzeyi 1 olmak üzere, her enerji düzeyi pozitif bir tam sayı ile belirlenir ve genel olarak "n" İle gösterilir, (n: 1,2,3 .....¥)
Bugünkü bilgilerimize göre; Bohr kuramının, elektronların dairesel yörüngelerde hareket ettikleri, ifadesi yanlıştır.


vikipedi
Keten Prenses bu mesajı beğendi.
Mikropçuk_11
7 Eylül 2009 22:33   |   Mesaj #17   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Atom ile ilgili çalışma yapan bilim adamları nelerdir?

açıklayabilir msiin Atom ile ilgili çalışma yapan bilim adamları nelerdir?
xxxECExxx98
7 Aralık 2009 13:33   |   Mesaj #18   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

dalton,thomson,marie curie,becquerel, einstien gibi bilim insanlarının hayatı nedir?

atom ile ilgili bilim insanlarının hayatı nelerdir???
Misafir
15 Aralık 2009 16:47   |   Mesaj #19   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
sadece bu kadar bilim adamımı atom ile ilgili araştırma yapmış?biraz daha katkıda bulunurmusunuz
Misafir
15 Aralık 2009 16:54   |   Mesaj #20   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
John Dalton,Thomson,marie Crie,Beqerel,Ernest Ruthefurd,Niels Bohr, Oktay Sinanoğlu ve Ali Erdemir de bu konu üzerine araştırmalar yapmış.
Cevap Yaz En İyi Cevabı Gör
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Atomla ilgili çalışma yapan bilim adamlarının hayatları var mı? Konusuna Benzer Konular

Cevap: 47
Son Mesaj: 5 Şubat 2014 14:42
Cevap: 98
Son Mesaj: 12 Ocak 2014 19:00
Cevap: 15
Son Mesaj: 28 Aralık 2013 14:33
Cevap: 2
Son Mesaj: 19 Aralık 2013 17:22
Cevap: 0
Son Mesaj: 21 Mart 2012 22:14
Sayfa 0.461 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu