Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 23 Aralık 2008 (16:40) tarihinde açılmıştır.
74771 kez görüntülenmiş, 72 cevap yazılmış ve son mesaj 20 Eylül 2013 (13:28) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 23 Aralık 2008, 16:40

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
Konservatuarlar HAKKINDA BİLGİ
En iyi cevap SEDEPH tarafından gönderildi

MÜZİK

Programın Amacı

Müzik eğitimi konservatuvarda verilmektedir. Konservatuvarların amacı klasik batı müziği, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği alanında çalışacak sanatçıları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır. Konservatuvarların müzikle ilgili başlıca programları şunlardır: Müzikoloji Yaylı Çalgılar Temel Bilimler Nefesli Çalgılar ve Vurma Sazlar Kompozisyon Şeflik Ses Eğitimi Çalgı Yapım Şan-Opera Piyano-Harp Konservatuvarlarda ayrıca tiyatro, bale ve halk oyunları programları da bulunmaktadır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler

Konservatuvarlarda eğitim süresi, hazırlık sınıfıyla beş yıldır. Hazırlık sınıfında başarılı olmayan öğrencinin okulla ilişkisi kesilir. Konservatuvarda armoni, form bilgisi, ses eğitimi, ritmi uygulaması, nota yazım bilgisi, solfej, partisyon bilgisi, enstrüman bilgisi, oda müziği, Türk sanat müziği, Klasik batı müziği ve Türk halk müziği, orkestra ve koro şefliği, müzik tarihi, diksiyon ve fonetik, şan ve eşlik, atölye ve teknoloji gibi dersler okutulur, şan opera programı, yaylı ve nefesli sazlar, piyano ve harp programlarında, beceri geliştirici uygulama ağırlıklı dersler verilir.

Gereken Nitelikler

Konservatuvara girebilmek için lise veya dengi okul mezunu olmak, ÖSS'de belirli bir puanın üzerinde puan almış olmak ve açılan yetenek sınavında başarılı olmak gerekir. Bu sınavda başarılı olmak için herşeyden önce üstün bir müzik yeteneğine sahip olmak gereklidir. Müzik alanında çalışacak kimselerin uzun ve yorucu çalışmalardan bıkmayacak kadar müziği sevmeleri, mesleklerinde başarılı olmalarının ön koşuludur.

Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler

Konservatuvarı bitiren kimselere "Konservatuvar Diploması" verilir ve diplomada eğitim gördüğü alan belirtilir. Konservatuvar mezunları, Müzik İcracısı, "Kompozitör" veya "Şef" unvanı ile şan opera programını bitirenler "Korist" veya "Opera" Sanatçısı unvanı ile çalışırlar

Çalışma Alanları

Konservatuvar mezunları, başta Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi olmak üzere çeşitli kültür kurumlarında, TRT'de görev alabilirler veya serbest çalışabilirler. Temel bilimler ve müzikoloji bölümünden mezun olanlar konservatuvarlarda öğretim elemanı olarak görev yapabilirler.

Kaynak
Sponsorlu Bağlantılar
Son Düzenleyen Keten Prenses; 4 Mart 2009 @ 19:41. Sebep: başlık içerik uyumu
Etiketler:
  • konservatuar bolumleri nelerdir
  • konservatuar hakkinda bilgi
  • konservatuara nasil hazirlanilir
  • konservatuarda hangi bolumler var
  • konservatuarlar hakkinda bilgi
Benzer Konular:
Rapor Et
Eski 23 Aralık 2008, 17:16

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
Bakteri
Ziyaretçi
Bakteri - avatarı
Yurdumuzda batı müziği öğretimi ilk kez 1827 yılında saray bandosunun kurulmasıyla başlamıştır. İstanbul Belediye başkanı Cemil Paşa'nın girişimleriyle 1914 yılında "Dar-ül Bedayi" adlı bir tiyatro ve müzik okulu kurulmuş, 1917 yılında ise müzik bölümü "Dar-ül Bedayi "nin bir bölümü olarak açılan "Dar-ül Elhan "a (Nağmeler Evi) devredilmiştir. 0 yıllarda, Dar-ül Elhan'da hem batı müziği hem de geleneksel Türk müziği eğitimi verilmekteydi. Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1924 yılında Ankara'da müzik öğretmeni yetiştirilmesi amacıyla 'Musiki Muallim Mektebi " açılmıştır.
Genç Türkiye Cumhuriyetiyle birlikte, Türk ulusu dünya uygarlığı yolunda önemli adımlar atmaktaydı. Atatürk'ün direktifleriyle müzik ve sahne sanatlarının gelişmesi için, Milli Eğitim Bakanlığı bir konservatuvar kurmak amacıyla 1934 yılında, Berlin'de öğrenci müfettişi olan Cevat Dursunoğlu'nu görevlendirdi. 1935 yılında ünlü besteci Prof. Paul Hindemith ile anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre Hindemith, Türkiye'de müzik kurumlarının yeniden yapılandırılması işlerinde danışman olarak incelemelerde bulunup, konservatuvarın kuruluş esaslarını hazırlayarak bir rapor verecekti. Hindemith 6 Nisan 1935 yılında yurdumuza gelerek, bir yıl ara ile iki incelemede bulundu. Bu incelemeler sonucunda konservatuvarın; serbest müzik okulu (konservatuvar), öğretmen yetiştiren okul (Musiki Muallim Mektebi) ve tiyatro okulundan oluşmasına karar verdi. Bu nedenle konservatuvarın tiyatro ve opera bölümünü kurmak üzere Almanya'dan Prof. Carl Ebert getirildi.
Konservatuvar önce Musiki Muallim Mektebi içerisinde açıldı. 6-12 Mayıs 1936 tarihleri arasında öncelikle Musiki Muallim Mektebi öğrencileri sınavdan geçirilerek, kimileri tiyatro, kimileri de müzik bölümüne alındı. 1 Kasım 1936 tarihinde de öğrenime başlandı. 1938 yılında, Müzik öğretmeni yetiştirilen bölüm Gazi Eğitim Enstitüsü'ne bağlanarak konservatuvardan ayrıldı ve 1940 yılında da konservatuvar yönetmeliği kabul edilerek yürürlüğe girdi. 1982 yılına kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak eğitim veren Ankara Devlet Konservatuvarı, aynı yıl Yüksek Öğrenim Kurumu kapsamına alınarak Hacettepe Üniversitesi'ne bağlanmıştır.
Rapor Et
Eski 4 Mart 2009, 19:32

Konservatuar hakkında bilgi verirmisiniz?

#3 (link)
kjdfsdsz
Ziyaretçi
kjdfsdsz - avatarı
ben 8. sınıf öğrencisiyim ilerde konservatuar okumak istiyorum hangi lise sizce daha uygundur?ve de şartlar varmıdır karne notları felna?öss de taban puan'ı kaçtır? bilgi verirseniz sevinirim tşk.
Rapor Et
Eski 4 Mart 2009, 19:47

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
sdfghjkl
Ziyaretçi
sdfghjkl - avatarı
tarihçesini istememiştim
Rapor Et
Eski 4 Mart 2009, 19:49

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Alıntı:
kjdfsdsz adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ben 8. sınıf öğrencisiyim ilerde konservatuar okumak istiyorum hangi lise sizce daha uygundur?ve de şartlar varmıdır karne notları felna?öss de taban puan'ı kaçtır? bilgi verirseniz sevinirim tşk.
KONSERVATUAR YOLCULUĞU
Konservatuara girmek her gencin hayalini süsler. Hele de okul yıllarında tiyatroya ucundan kösesinden bulaşmışsa bir genç, mutlaka girecektir konservatuara. Keyif aldığı, mutlu olduğu mesleği yapmak en büyük hayalidir. Engeller çıkar önüne hep. Ailesi karsıdır, dostları , arkadaşları istemezler bu meslek olarak bile görülmeyen tiyatroyu. Sürekli kötü, korkutucu sözler sarf ederler bu meslek üstüne. Ama genç kararlıdır.
Önceleri çeşitli büyük tiyatrolarda çalışmakla yetinir. Usta - çırak ilişkisiyle kendini tatmin etmeye çalışır. Birçok oyunda sahneye çıkar, Türkiye'nin dört bir yanına turnelere gider. Binlerce insan ayakta alkışlar ustasıyla beraber sahneledikleri oyunları. Bir yandan sahnede oynarken, bir yandan ustası hiç bırakmaz onu eğitmeyi. Sahnede öğrendiklerinin yani sıra, ustasının söylediklerini dinler, okur, inceler, düşünür. Yaşıtlarının baba parasıyla keyif çattıkları zamanda o, hep öğrenmek hevesiyle yanıp tutuşmaktadır. İçindeki tiyatro ateşi, her kitapla, her oyunla daha da alevlenir. Daha yirmili yaslarına gelmeden, mesleğin neredeyse bütün detaylarını öğrenir. Üstelik bununla da kalmaz, turnelerle tüm Türkiye'yi dolaşırken değişik hayatları, insanları ve en önemlisi hayati tanır.
Ufkuna bir Lego gibi ekler hayatin birçok parçasını. Bir gün bunlar da yetmez olur. Ustası alır karsısına ve der ki : "Benden öğrenebileceğin her şeyi aldın. Artik bu aldıklarını eğitimle tamamlama zamanı." Akli karışır gencin. Daha öğrenmesi gereken ne vardır ki, öğrenilmedik. "Çok şey var. Simdi Konservatuara gideceksin. Akademik eğitim alarak, öğrendiklerini akademik bilgilerle tamamlayacaksın." Genç karar verir. Bir süredir icra ettiği bu mesleğin eğitimini alıp, daha güçlü çıkacaktır meydanlara. Artik zamanı gelmiştir. Ama nereden başlayacağını bilemez. Önünde birçok soru ve sorun onu beklemektedir. Bir zaman ne yapacağını bilmez halde sağa sola bakınır. Derken ailesi bir Sart getirir gence.
"Sana tam bir yıl fırsat veriyoruz. Bu zaman içinde bir üniversiteye giremezsen, bizim istediğimiz yolda ilerleyeceksin." Hayatla ilgili bunca şeyi öğrenen genç, hemen bir plan yapar ve bunu uygulamaya koyar. Önce girmek istediği okulu seçecektir. Bunu yaparken kendisi için en önemli olan alacağı eğitimin kalitesidir. Bunun için sınavına girmek istediği okulun derslerini, hocalarını inceler. Sadece bir okulun dersleri içinde bulunan rejisörlük eğitimi dikkatini çeker ve buna da hevesi olan gencimiz okulunu bulduğunu anlar. Hemen okulun sınav tarihlerini ve sınav başvurusu için gerekenleri öğrenir. Okulun sınavlarına girebilmek için öncelikle üniversite sınavından taban puanı almak gerekmektedir.
Bunun dışında bürokratik işlemler vardır. Ama en önemlisi sınav jürisi, bir komedi, bir dram tirada ve şiir istemektedir. Bunları çalışıp yetenek sınavına girecektir. Genç o ana kadar aslında isin en kolay kısımlarını hallettiğini, bundan sonrasının ise en zor bölüm olduğunu anlar. Kendine uygun tiradları bulmak için neredeyse bütün eserleri okur, inceler, düşünür. Öncelikle okuduğu eserlerde dikkat ettiği şey kendini en sade şekilde ifade edecek tiradı bulmaktır. Çünkü sınav jürisinin dikkat ettiği bir eseri nasıl oynadığı değil, bir oyuncu adayı olarak, duygusunu ve düşüncelerini bu eser üzerinden nasıl ifade ettiğidir.
Zor ve karmaşık tiradların içinden çıkmak şimdilik hiç de kolay değildir onun için. Sonrasında fiziksel ve düşünce olarak kendine uygun bulduğu tirajlara bakar. Uzun bir eleme sonucunda elde ettiği birkaç tiradı ustasına götürür. Ustasının da yardımıyla eserlere karar verirler. Ama gencin kafası hala karışıktır. Bu tirajlara çalışırken nelere dikkat edecektir? nasıl bir çalışma yolu izlemesi gerekmektedir? Bu soruları düşünürken, aklına bu eğitim yolunu geçmiş olan ustası gelir. Ondan yardim alırsa, daha doğru bir çalışma yapacağına inanır.
Hemen ustasına gider ve ondan yardim ister. ustası ona sadece çalışma prensiplerini öğretebileceğini, bunun dışındaki yardımların onu bir kuklaya çevireceğini söyler. Çalışmalarında kimseyi taklit etmemesini, taklide yönelenlerden uzak durmasını öğütler. Ustasının söylediklerini can kulağıyla dinleyen genç, çalışmalarına hız verir. Önünde epey zaman olmasına rağmen, genç bilir ki zaman bu tür çalışmalar için çok önemlidir. Ustasının da yardımıyla, fazla abartılı olmayan,sade bir oyunculuğa çalışır. Bu arada sadece tiradlarına değil, ayni zamanda sınav jürisinin eser ve yazar ile ilgili soracağı sorulara hazırlıklı olmak adına bol bol kitap okur, kendini geliştirir. sınav zamanı yaklaşmıştır artik. Genç büyük bir heyecanla sınavın yapılacağı şehre gitmek için hazırlanır. Uzun maratonun sonundaki kısa koşu artik başlamak üzeredir. Ailesinin ve sevdiklerinin dualarıyla uğurlanır.
sınav için geldiği şehirde yalnız olduğunu düşünse de, kendi gibi sınava gelen birçok arkadaşıyla tanışır. Onlarla bol bol sohbet eder ve fark eder ki kendi gibi yüzlerce genç bu sınavlar için hazırlanmıştır. Üstelik gelenlerin büyük çoğunluğu birkaç okulun sınavına birden giren, birkaç yıldır deneyip bir türlü kazanamayanlardır. Her birinin gözlerinde tıpkı kendindeki gibi tiyatro ateşini görür ve anlar ki bu sınavı kazanamasa da sonraki sınavlarda bu sansını deneyecektir. Bu mesleğe gönül veren biri olarak vazgeçmek kelimesini lügatinden çıkarması gerekmektedir. Genç sınav günü karsısına çıkacağı jüriye saygısını göstermek için üstüne bir kumaş pantolon ve bir gömlek giyer. Üstündeki takılarını çıkartır.
Ne de olsa karsısındaki jüri bu sanata ömrünü vermiş, saygın sanatçılardır. Görmek istedikleri sade bir oyuncu adayıdır. Ustasının her zaman dediği gibi bir oyuncu sahnede dimdik durabilmeli, bir şeylerin arkasına saklanmamalıdır. sınav iki aşamalıdır. Birinci gün tüm adaylar, san, ritim, kulak sınavına tabii tutulur. Sonrasında jüri şiirini dinleyerek sınavı tamamlamaktadır. Genç sıranın kendisine geldiğini öğrenir. Kapıdan içeri girerken heyecandan bayılmak üzeredir. Sahneye, jürinin karsısına çıkana kadar binlerce düşünce geçer aklından. Ama sahneye geldiği anda tüm heyecanı kapıda kalmıştır. Önce piyano basında müzik sınavını tamamlar. Sonra şiirini okur. Jüri bütün bunlardan sonra sorular sormaya baslar.
Genç bütün sorulara kısa ve öz, saygıyla cevap verir. Ama onu en çok etkileyen sorulardan bir tanesidir: "Seni bir oyunda sahnede izledim. Oldukça yeteneklisin. Neden konservatuar?" İste bu en hazırlıksız yakalandığı sorulardan biridir. Buna ustasının söylediklerinden bir cevap verir. Jüri teşekkür eder, genç dışarı çıkarken büyük bir umutsuzluğa kapılır. Hemen okuldan uzaklaşmak ister. Ama sonucu beklemek zorundadır. Bindir düşünce içindeyken, sınav sona erer ve sonuç listesi cama asılır. Gencin o listeye bakmaya bile cesareti yoktur. Tam arkasını dönmüş gidecekken arkadaşlarından biri seslenir: "Kazanmışsın!" Genç duyduğuna inanmaz ve hemen listenin basına gider. Evet iste adi tam da o elli kişilik listenin içindedir. İçi içine sığmaz, artik mutluluk heyecanı kaplamıştır içini. Hemen ailesini ve ustasını arar. Sevincini onlarla paylaşır.
O gece uyku girmez gözüne. Bir sonraki gün yapılacak son sınavı düşünür, tiradlarını gözden geçirir. Sabah yaklaştıkça içindeki mutluluk yerini tekrar korkuya bırakır. "Ya kazanamazsam?" Genç, hiçbir şeyi düşünmeden tekrar sınavın yapılacağı yere gider. Artik daha az bir kalabalık vardır. Okulun bahçesinde herkes birbirine temkinli yaklaşmakta, ayrı köselerde tiradlarına çalışmaktadır. Gencin birkaç günde arkadaş olduğu kişiler bile hemen gelmezler yanına. sınavın başladığı andan itibaren yine heyecan kaplamıştır içini. Adi okunduğunda, yine dönüp gitme duygusunu içini kaplar, midesine kramplar girer. Ama buna bir son vermelidir. Ne olacaksa olsun diye düşünerek sınava girer.
Jüri bugün sanki daha ciddidir. Genci çok dikkatle incelemektedirler. Jüri başkanı tirajlara başlamasını söyler gence. Genç tiradlarını sırayla oynar. Jüri hiçbirini kesmez ve dikkatle seyreder. Ama genç bilir ki jüri onu durduracak olsa da bu olumlu ya da olumsuz bir durum değildir. Jürinin nasıl bir düşünce içinde olduğunu tahmin etmek mümkün değildir. Tiradların bitiminde jüri, yazar ve eserle ilgili sorular sorar. Gencin diksiyon değil ama dişlerinde problem olduğunu düşündüklerinden ona çeşitli temrinler verirler. Genç oldukça yorulmuştur. Kondisyonunun iyi olduğuna inansa da içeride bulunduğu süre 45 dakikaya vardığından ve sınavın kötü gittiğine inandığından kaygı duymaktadır.
Sonunda jüri teşekkür ederek dışarı gönderir. Genç dışarı çıktığı anda, bahçede çimenlerin üstüne yığılır kalır. Elini bile oynatacak hali yoktur. Yeterince efor sarf etmesi dışında, sınavın psikolojik yükü de onu yormuştur. Çevresindekiler ona sürekli sınavla ilgili sorular sorarlar. Neden bu kadar içeride tutulduğunu herkes merak etmektedir. En çok da kendisi.
Bundan sonra heyecan ve korkuyla, sınavın bitmesini ve sonucun açıklanmasını beklemekten başka çaresi yoktur. sınav bitip sonuçlar açıklanırken genç yine kazanamadığı hissiyle uzaklaşmak ister. Ama bu sefer korkusunu yenerek listenin asıldığı kapıya gider. Korkunun ecele faydası yoktur. Kazanamamış olsa bile bunu kendi göğüsleyebilmelidir. Evet iste 10 kişilik liste. Hemen kendi adına bakar ve listede adini gördüğü andan itibaren, basarmış olmanın verdiği tüm duyguları bir an içinde yasadıktan sonra, çevresinde kazanamayanları da düşünerek sessizliğe gömülür ve evine bu müjdeli haberi götürmek için yola çıkar.

kaynak





Alıntı:
Arkadaşım,konservatuar için öncelikle öss ye girmiş ve taban puanı aşmış olman gerekir-dil mezenu olman bişiy farketmez ama puanın nekadar yüksek olabilrse o kadar ii(çünkü sınawlar sonunda öss puanı birtakım hesplarla yetenek puanına ekleniyor!we böylece o okula giriş puanın belli oluo!).Konservatuar sınawlarına gelince...okuluna,bulunduğu yere göre değişiklik gösterbilior..Aralık bilgisi,piyanodan 2 ses,3 ses,4ses tekrarı-ezgi we ritm tekrarı,dikte(bazı okullar da solfej..),çalgı ile hazırlanmış 1 yada 2 eser,şan için hazırlanmış 1 yada 2 eser...dedim ya okuluna göre değişebiliyor?sen iiyice araştır!bak.buradan yine haberşiriz..sana bu anlamda yardımcı olurum herzaman.şimdinden başarılar,ii kal
Alıntı:
Sen konservatuara mı girmek istiyorsun ? Yoksa Müzik eğitim fakültesine mi?(gazi, marmara, 9 eylül vb.)

Konservatuar sınavında girdiğin branşa göre sınava tabi tutulursun. Eğer müzik eğitim fakültesine giriyorsan hemen hemen hepsinin sınav şekli aynıdır. Örnek istersen Marmara üni. müzik eğitm fak. fgiriş sınavlarının ayrıntısı ve sınavlarda hangi konuya kaç puan verildiği sitemizin haberler blm.de yazmakta.. Kulak çalışması için sana piyano eşliğinde kayıt gönderebilirim , çalışman için..
Hangi enstrumanı çalmayım tarzında sorun için ; enstruman çalabiliyor olman ve yeterliliğin önemli.. hangi enstrumanı ne düzeyde çaldığın 2.planda kalıor, blok flütle bile girenler çok fazla. Fakat sınav yerinde senin için bir amfi bulundurmayacakları için electro gitarla girmemelisin wink

kaynak
Rapor Et
Eski 4 Mart 2009, 19:54

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#6 (link)
Ziyvbg
Ziyaretçi
Ziyvbg - avatarı
oyuncu olaraktan birde taban puanı kaçtır?
Rapor Et
Eski 4 Mart 2009, 20:03

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#8 (link)
SEDEPH
Ziyaretçi
SEDEPH - avatarı
İlk olarak ÖSS sınavında başvurulacak ve üniversitenin taban puanını (üniversiteye göre değişir,160,185 vs) almak şarttır.
ÖSS sınavında başarılı olup puan alındıktan sonra, tercih yapılması gerekir, tercihler belirlenmeli ve bir taslak oluşturulmalı, sınava girilecek olan okulun yayınlamış olduğu koşullara uygun olmak gerekir, yaş sınırı, puan, kontenjan, başvuru sayısı, kabul edilecek öğrenci sayısı, dikkat edilmelidir. Bu koşullara doğrultusunda karar verdikten sonra en önemlisi ‘Tirat, şiir’ seçimlerinin yapılmasıdır.


OYUN SEÇİMİ

Genellikle iki parça istenir. Biri klasik, biri modern. Biri komedi, biri dram. Bir de şiir. Bu işin en sıkıcı yanıdır, oyunu belirlemek. Bazı oyun kitaplarında, internet sitelerindeki sınav parçalarına bakmak olacaktır. fakat bu iyi bir fikir değildir, sizler gibi yüzlerce kişide bu yöntemle oyun seçeceklerdir. Bu tür seçilen parçalar genellikle en yaygın olan oyunların parçaları olduğundan ve birçok kez sahnelendiğinden zor olduğu gibi mesleğinin en yukarısındaki oyuncular tarafından sunulmuştur.

Seçilen parçaların sunumu 5 dakikayı geçmemelidir, seçilen karakter size uymalıdır, heyetin dikkat ettiği konulardan birisi inandırıcı olup olmadığınızdır, kesinlikte taklitten kaçınmalısınız, komik olabilirsiniz ama bu oyunculuk değildir. Seçilen parçaların değişik karakterde olması, sizin heyete farklı karakter oynamayı başardığınızı göstermeniz artı puan olur.
Tirat seçimi yapılırken; Boyu, Kilosu, Yaşı, Karakteri (Agresif, yada uysal) yani ruh haline göre yüz ifadesine göre seçilmeli. Bütün karakterler göz önüne alarak kendi yapısına göre en uygun seçim yapılmalı. Tabi bunun yanında gireceği okulların bazıları “zorunlu parça” verirler. O parça oynanmak zorundadır.
Seçilen tirat ile ilgili kitap bulunmalı, oyunun tamamı okunmalı, oyun hakkında bilgi edinilmeli, yazar tanınılmalı, yazarın ne demek istediği ruh halı saptanmalı, karakterler analiz edilmeli. Tiradı anlamanın en iyi rolü budur.
Seçilen parçalarda mutlak dikkat edilmesi gereken, parçanın ne anlattığı, ne demek istiyor, onun yerinde olsanız nasıl davranırdınız, gibi sorulara cevap bulmanızdır.

Sizde aranan sahicilik ve doğallıktır.


ŞİİR

Şiir okurken aruz bilgisine, kelimelerin telaffuzuna, kelime manalarını, dinleyiciye düzgün bir Türkçe ile aktararak okumanız çok etkili olacaktır, zaten sınanan sizin oyunculuk yeteneğinizidir.


Ezber

‘’Ezber yaparken kendinizi fazla kasmayın, Bir tiyatro oyuncusu için işin en zor, en zevksiz ama son derece zorunlu ve sorumluluk taşıyan yanı, ezberdir. Ezber konusunda her oyuncunun kendine göre bir yöntemi vardır. Kimi kuru kuruya ezberler; kimi elinde metin, mizansenle ezberler; kimi yüksek sesle çalışarak, bazıları da sessizce okuyarak ezberler. En yaygını yazarak ezberlemektir. Rolü iki kere, üç kere, bazen dört kere dikkatlice yazmak gerekir. Böylece kelimelere, oyun yazarının cümle yapısına, en önemlisi, kelimelerin ve cümlelerin altındaki anlamlara alışırsınız. Zaten önemli olan, o anlamların ezberlenmesidir. Yani, dramatik doku içinde neyi, niçin, neden ve kime söylediğinizdir. Her cümlede mutlaka bir anahtar kelime vardır. Cümleleri ezberledikten sonra anahtar kelimeleri sıraya koymak işi oldukça kolaylaştıracaktır. İmgelem yoluyla da çok rahat ezber yapılabilir. Bu yöntem genellikle olay sırasını karıştıranlar için önerilir. Tek yapmanız gereken, detaylarıyla birlikte okuduğunuzu kafanızdan geçirmeniz. Olay sırasını düşünerek replikleri söylemek…’’
HANGİ TİRADLAR OYNANMALI/OYNANMALI
‘’Klasik oyunlardan uzak durulmalı, basmakalıp, Klişe Tiratlar (Örnek, Çehov, Shakspeare, Moliere, vs. gibi her yıl oynanan, hamlet, midasın kulakları, molierin hırsız var tiradı vs. o kadar çok oynandı ki jüri karşısında yinemi bu dedirtilmemeli) bunun yerine, mizansenin bol olduğu oyun seçimleri daha sağlıklı olacaktır. (Bu tartışılabilir) Elbette oyunculuk önemlidir. Tirada hayat kazandıran oyunculuktur. Ama aylarca çalışan sanatçı adayının, jüri karşısında sadece üç dakikası var. Ve bu üç dakikada kendini jüriye kabul ettirmek oldukça zordur.
Yeni, Güncel ve herkesten farklı olabileceğini düşündüğünüz en uç noktalarda oyunlar oynanabilir. Oyuncu adayı araştırmacı olmak zorundadır. Bilinen ve her sene oynanan tiratlardan uzak durmalıdır. Bu işin basit kısmıdır. Arayıp bulmalıdır. Ve kendince en ilginç gelen, Kimsenin bilmediği oyunlar oynanmalıdır. (En azından öyle düşünmelidir.)
Tirat seçimleri yapılırken kesinlikle şiveye gidilmemelidir. Yöresel şive kullanmak çok büyük hatadır. Konservatuarın tercih ettiği şive İstanbul aksanıdır. Oyun seçimlerinde de kesinlikle şive içerikli, Ağa rolü, Köylü rolü vs. gibi şiveye açık olan tirat seçimlerinden uzak durulmalıdır. Evrensel, Çağdaş oyun seçimleri her zaman artı olacaktır.
Eğer diksiyonla ilgili sıkıntılar varsa; ders alınmalıdır. Böyle bir şansı yoksa kitaplarla çalışılmalıdır. Ama elinden geldiğince jüri karşısında bu şiveyi belli etmemelidir.’’


SINAV GÜNÜ

Sınav günü geldi, hazırlıklar bitti, salondaki yerinizi aldınız, sizin gibi yüzlerce kişiyle beraber bekliyorsunuz. Adaylardan biri giriyor 5 dakika sonra çıkıp bir başkası giriyor ve sizdeki heyecan artıyor!..

Sonunda jürinin karşısındasınız!

İlk izlenim önemlidir. Sizin sahneye çıkışınız, sahnedeki duruşunun önemli ve jürinin dikkatini mutlaka çekecektir. Ünlü hoca Stella Adler’in tabiriyle oyunculuk bir ‘çap’ meselesidir.
‘’Jüri karşısında kesinlikle rahat olun, Kendinden emin olun. Sıkıntılı ve ''mıymıy '' psikolojisi dezavantaj sağlar. Girin ve oynayın. Kahkaha atın, İçinizden geldiği gibi olun. Normal hayattaymış gibi çıkın jüri karşısına, Sorulara tüm içtenlikle cevap verin. Utangaç birini oynamayın. Kesinlikle samimi olun’’

Unutmayın ki ‘GEÇEN HER YIL SİZİN İÇİN BAŞARISIZLIK DEĞİL. BİR DENEYİMDİR’
Kılık kıyafetinize dikkat edin, çok aykırı olmayın, saç, sakal düzgün olması iyidir. Bayanlar çok açık saçık giyinmekten kaçının abartılı makyaj yapmayın.

Kesinlikle ve kesinlikle heyete bilgiçlik taslamayın, ben 2 sene surda eğitim aldım, 4 senedir şu tiyatroda oyunculuk yapıyorum gibi kelamlarla hayatını sahnede geçirmiş insanlara tiyatro öğretmeye çalışmayın. Şarlatanlık yapmayın, kendiniz, komediye ustası zannedip espri yapmaya çalışmayın. Kısaca kendiniz olun normal hayattaki gibi davranın.
Seçtiğiniz oyunu oynamaya başlarken heyetten zaman istemeyin, düşününki sahnedesiniz ve oyun başladı seyirciye ben hazır değilim biraz bekleyin mi diyeceksiniz, oynamaya başladınız heyet siz oynarken birbiriyle konuşmaya başladı sakın ve sakın oyununuzu kesmeyin, sizin dikkatinizi ölçüyorlardır, oyunu kesip heyete bakarsanız ne oluyor diye işiniz bitmiştir, oyunu oynamaya başladınız, dağa oyun en can alıcı en güzel yerine gelmeden henüz 2, 2,5 dakika olmuşken heyet sizi durdurup teşekkür edip oyunuzu bitirdi diyelim, kesinlikle ve kesinlikle ağlayıp sızlayıp salonu terk etmeye, heyete bir şeyler söylemeye, onlarla tartışmaya kalkışmayın, heyet sizin 2. aşamaya kalmanız için yeterli olduğunuz kanaatine varmış olabilir, sizin bu tutumunuz onların kanaatini tersine çevirebilirsiniz.


Heyet beklerken dekor köstüm değişimiyle zaman kaybetmeyin aleyhinize olabilir.
Oyun sırasında repliğinizi unuttunuz diyelim. Kesinlikle oyunu kesmeyin doğaç veya ileriki bölümden devam edin, herkesin başına gelebilir, sizi anlayacaklardır ama dağılmanız felaketiniz olabilir.

Mülakat tipi soru sorarlarsa kısa ve net cevaplar verin, ukala bilmişlik taslamayın.

Not: Çalışmalarınıza yardımcı olabilecek kitaplardan bazıları…
Cezmi Koca'nın yazmış olduğu '' Konservatuar sınavlarına hazırlık'' adli kitap... Konservatuara hazırlanırken tiratların nasıl olması gerektiği, nelere dikkat edilmesi gerektiği ve dünya yazarlarından tirat örnekleriyle ilgili geniş bir bilgi veriyor.
Genel kültür için Yılmaz Arıkan'ın yazmış olduğu ''Tiyatro eğitimi'' adli kitapları alıp okumalarının, dünya yazarları, ustalar, monologlar, düşünce sanatları, başlattığı akımlar, öncü olduğu konular ve hayat biyografileri gibi tiyatro alanında çok önemli konulara değinmiş bu kitabi almanızda fayda var.
Esra Uluç imzalı ''Güzel konuşmak istiyorum''
Olmasa olmaz bir kitap stanislavski “bir karakter yaratmak”

Alıntıdır..
Rapor Et
Eski 30 Mart 2009, 12:45

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#9 (link)
SimaY_RespecT
Ziyaretçi
SimaY_RespecT - avatarı
Konservatuvara qiden bir kişi maaş olarak ne kadar alıyor ? iş bulma imkanları nasıl ? oralardan cıkılabilecek meslekler nelerdir ? acıkta kalma olasılıqı var mıdır ? oraya qirmenin sartları nelerdir ? qelecek için önemli bir kurum mudur ?
Son Düzenleyen SEDEPH; 30 Mart 2009 @ 15:24.
Rapor Et
Eski 30 Mart 2009, 15:36

Konservatuarlar hakkında bilgi verir misiniz?

#10 (link)
SEDEPH
Ziyaretçi
SEDEPH - avatarı
MÜZİK

Programın Amacı

Müzik eğitimi konservatuvarda verilmektedir. Konservatuvarların amacı klasik batı müziği, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği alanında çalışacak sanatçıları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır. Konservatuvarların müzikle ilgili başlıca programları şunlardır: Müzikoloji Yaylı Çalgılar Temel Bilimler Nefesli Çalgılar ve Vurma Sazlar Kompozisyon Şeflik Ses Eğitimi Çalgı Yapım Şan-Opera Piyano-Harp Konservatuvarlarda ayrıca tiyatro, bale ve halk oyunları programları da bulunmaktadır.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler

Konservatuvarlarda eğitim süresi, hazırlık sınıfıyla beş yıldır. Hazırlık sınıfında başarılı olmayan öğrencinin okulla ilişkisi kesilir. Konservatuvarda armoni, form bilgisi, ses eğitimi, ritmi uygulaması, nota yazım bilgisi, solfej, partisyon bilgisi, enstrüman bilgisi, oda müziği, Türk sanat müziği, Klasik batı müziği ve Türk halk müziği, orkestra ve koro şefliği, müzik tarihi, diksiyon ve fonetik, şan ve eşlik, atölye ve teknoloji gibi dersler okutulur, şan opera programı, yaylı ve nefesli sazlar, piyano ve harp programlarında, beceri geliştirici uygulama ağırlıklı dersler verilir.

Gereken Nitelikler

Konservatuvara girebilmek için lise veya dengi okul mezunu olmak, ÖSS'de belirli bir puanın üzerinde puan almış olmak ve açılan yetenek sınavında başarılı olmak gerekir. Bu sınavda başarılı olmak için herşeyden önce üstün bir müzik yeteneğine sahip olmak gereklidir. Müzik alanında çalışacak kimselerin uzun ve yorucu çalışmalardan bıkmayacak kadar müziği sevmeleri, mesleklerinde başarılı olmalarının ön koşuludur.

Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler

Konservatuvarı bitiren kimselere "Konservatuvar Diploması" verilir ve diplomada eğitim gördüğü alan belirtilir. Konservatuvar mezunları, Müzik İcracısı, "Kompozitör" veya "Şef" unvanı ile şan opera programını bitirenler "Korist" veya "Opera" Sanatçısı unvanı ile çalışırlar

Çalışma Alanları

Konservatuvar mezunları, başta Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi olmak üzere çeşitli kültür kurumlarında, TRT'de görev alabilirler veya serbest çalışabilirler. Temel bilimler ve müzikoloji bölümünden mezun olanlar konservatuvarlarda öğretim elemanı olarak görev yapabilirler.

Kaynak
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.381 saniyede (86.33% PHP - 13.67% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 04:21
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi