Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçi tarafından 24 Aralık 2008 (21:12) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
14286 kez görüntülenmiş, 9 cevap yazılmış ve son mesaj 2 Ocak 2012 (23:56) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.50  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 24 Aralık 2008, 21:12

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

#1 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğrumudur
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi

mainboardnoktaDOĞRU BİLGİ MÜMKÜNDÜR(DOGMATİZM) Dogma: Din yada otoritelerce ileri sürülen bilgilerin kanıt aranmaksızın doğru bilgi sayılması
A-RASYONALİZM(AKILCILIK)
Doğru bilgi mümkündür ve kaynağı akıldır.Doğru bilgi akla dayanır
1-SOKRATES:
-İnsan felsefesi yapar
-Tabulara karşı çıkar
-Bilgi doğuştan gelir
-Herkes için doğru tektir ve değişmez
-Yöntemleri ironi ve maiotiktir
-Amacı toplumların ötesinde ahlak yaratmaktır.

--İnsan felsefesi yapar
--tabulara karşı çıkar
2-PLATON:
Sokrates’in ölümü
Geometri bilmeyen giremez--akademia
Görünümler İdealar
Değişir değişmez
Yansıma asıl
Kesin değil
Sofistleri onaylar
-Varlığın özü idealar dünyasındadır
-doğru bilgi varlığın özünün bilgisidir
-Doğru bilgi idealar dünyasındadır.
-İdealar tümel kavramlardır

Binlerce çeşit ağaç var ama o güne kadar hiç görmediğimiz bir ağaç türününde ağaç olduğunu biliriz
-bilgi doğuştan
-öğrenme yok hatırlama var
-Platon’a göre insan özgür müdür?Niçin?

3-ARİSTOTELES
Varlığın özü tek tek varlıkların içindedir
-Doğru bilgi tek tek varlıkların içindedir
YÖNTEM=TÜMDENGELİM-KIYAS

Akıl:
Edilgin akıl
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

uyularla alır
Etkin akıl:Asıl kaynak –bunu işler

Edilgin akıl Etkin akıl
Duyularla alır
Edilgin akıl verilerini işler tümel önermeler oluşturur

Tümdengelim yapar tek tek doğrulara ulaşır

Doğru bilgi tek teklerin bilgisidir-------(Öz)
Akıl duyularla gelen verileri oluşturma ve tümel kavramlara ulaşma yeteneğine sahiptir.






4-FARABİ
-İslam felsefesinin kurucusudur
-Aristo mantığı ile İslam dinini birleştirmeye çalışmıştır.
-Aristo ve platon sistemlerini birleştirmeye çalışmıştır.

2 tür bilgi vardır
1-Duyusal bilgi
-Duyu organları ile alınır
-Tekil olanın bilgisidir
-Tekil olduğu için bilimsel değildir(tümel olmalı)
2-Akli bilgi-Tekil bilgileri biçimlendirir
-genel yargılara ulaşır
-Böylece tümdengelim yapmak için genel geçer bilgiye ulaşır
-tümdengelimle tek tek doğrulara ulaşır
-doğruyu bilen iyiyi bilir.(İyiyi kötüden ayırır)
-iyiyi yapan varlığın özüne ulaşır.(Tanrı)
-EN YÜCE ERDEM BİLGİDİR

1-Aristo ve Platon’un bilgi anlayışlarını karşılaştırınız.
2-Aristo ve Farabi’nin bilgi anlayışlarını karşılaştırınız
3-Sokrates ve Sofistlerin bilgi anlayışlarını karşılaştırınız.
4-Farabi’nin bilgi anlayışını temel alarak ‘en yüce erdem bilgidir’ sözünü açıklayınız.
5-DESCARTES:
Descartes şüpheciliği(ŞÜPHE DOĞRU BİLGİYE ULAŞMANIN ARACIDIR)
Doğuştan düş gücü ve duyular(tümdengelim ve sezgi)
Tanrı
Mat.
‘DÜŞÜNÜYORUM O HALDE VARIM’
Doğru bilgiye ulaşmanın 4 basamaklı bir yolu vardır.
Açık+Seçik=Apaçık
Dogmatik Rasyonalizm

1-Descartes şüpheciliğinin septisizmden farkı nedir?
2-Descartes şüpheciliğinin bilimsel yönteme etkisini açıklayınız.

6-HEGEL
Tez varlık
Antitez yokluk
Sentez oluş

Düşünce gelişir
Madde gelişir
İlk tez varlık

AKIL YOLU İLE-SALT DÜŞÜNME İLE –DOĞRUYA ULAŞILIR.











B)EMPRİZM(DENEYCİLİK)
-Doğru bilginin kaynağı deneydir
-Duyulara genel olarak güven duyulur
-Doğuştan gelen bilgi reddedilir
-Tümevarım yöntemine daha sıcak bakılır

J.LOCKE
-Tabu larasa (boş levha):Zihin doğuştan boş bir levhadır.

Tasarım
a-Yalın:
-Zihin pasiftir
-Bilgi için malzeme sağlar
-Duyumlar
b-Bileşik tasarım
-Zihin aktif
-Yalınları birleştirir
-Genel kavramlar oluşturur(Tümevarımla)

İç deney(Bileşik tasarımlar)-dış deney(Yalın tasarımlar)

EZBERLEMEK NE TÜR BİR TASARIMDIR?

D.HUME
İZLENİMLER
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

UYUMLAR-CANLI/GÜÇLÜ
FİKİRLER
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

OLUK KOPYALAR

Nedensellik=zihinsel alışkanlık

A B 2 ayrı izlenimdir
Kuşkuculuğa varır.
Nedensellik yerine olasılık
Descartes gibi şüphe doğru bilgiye ulaşmanın aracıdır.

Hava kapanırsa yağmur yağar-Hume’a göre açıklayınız.

SENSUALİZM(DUYUMCULUK)Bütün bilgilerin kaynağı duyumlardır.Kurucusu Condillactır.
mainboardnokta
Rapor Et
Reklam
Eski 24 Aralık 2008, 21:38

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
mainboardnoktaDOĞRU BİLGİ MÜMKÜNDÜR(DOGMATİZM) Dogma: Din yada otoritelerce ileri sürülen bilgilerin kanıt aranmaksızın doğru bilgi sayılması
A-RASYONALİZM(AKILCILIK)
Doğru bilgi mümkündür ve kaynağı akıldır.Doğru bilgi akla dayanır
1-SOKRATES:
-İnsan felsefesi yapar
-Tabulara karşı çıkar
-Bilgi doğuştan gelir
-Herkes için doğru tektir ve değişmez
-Yöntemleri ironi ve maiotiktir
-Amacı toplumların ötesinde ahlak yaratmaktır.

--İnsan felsefesi yapar
--tabulara karşı çıkar
2-PLATON:
Sokrates’in ölümü
Geometri bilmeyen giremez--akademia
Görünümler İdealar
Değişir değişmez
Yansıma asıl
Kesin değil
Sofistleri onaylar
-Varlığın özü idealar dünyasındadır
-doğru bilgi varlığın özünün bilgisidir
-Doğru bilgi idealar dünyasındadır.
-İdealar tümel kavramlardır

Binlerce çeşit ağaç var ama o güne kadar hiç görmediğimiz bir ağaç türününde ağaç olduğunu biliriz
-bilgi doğuştan
-öğrenme yok hatırlama var
-Platon’a göre insan özgür müdür?Niçin?

3-ARİSTOTELES
Varlığın özü tek tek varlıkların içindedir
-Doğru bilgi tek tek varlıkların içindedir
YÖNTEM=TÜMDENGELİM-KIYAS

Akıl:
Edilgin akıl
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

uyularla alır
Etkin akıl:Asıl kaynak –bunu işler

Edilgin akıl Etkin akıl
Duyularla alır
Edilgin akıl verilerini işler tümel önermeler oluşturur

Tümdengelim yapar tek tek doğrulara ulaşır

Doğru bilgi tek teklerin bilgisidir-------(Öz)
Akıl duyularla gelen verileri oluşturma ve tümel kavramlara ulaşma yeteneğine sahiptir.






4-FARABİ
-İslam felsefesinin kurucusudur
-Aristo mantığı ile İslam dinini birleştirmeye çalışmıştır.
-Aristo ve platon sistemlerini birleştirmeye çalışmıştır.

2 tür bilgi vardır
1-Duyusal bilgi
-Duyu organları ile alınır
-Tekil olanın bilgisidir
-Tekil olduğu için bilimsel değildir(tümel olmalı)
2-Akli bilgi-Tekil bilgileri biçimlendirir
-genel yargılara ulaşır
-Böylece tümdengelim yapmak için genel geçer bilgiye ulaşır
-tümdengelimle tek tek doğrulara ulaşır
-doğruyu bilen iyiyi bilir.(İyiyi kötüden ayırır)
-iyiyi yapan varlığın özüne ulaşır.(Tanrı)
-EN YÜCE ERDEM BİLGİDİR

1-Aristo ve Platon’un bilgi anlayışlarını karşılaştırınız.
2-Aristo ve Farabi’nin bilgi anlayışlarını karşılaştırınız
3-Sokrates ve Sofistlerin bilgi anlayışlarını karşılaştırınız.
4-Farabi’nin bilgi anlayışını temel alarak ‘en yüce erdem bilgidir’ sözünü açıklayınız.
5-DESCARTES:
Descartes şüpheciliği(ŞÜPHE DOĞRU BİLGİYE ULAŞMANIN ARACIDIR)
Doğuştan düş gücü ve duyular(tümdengelim ve sezgi)
Tanrı
Mat.
‘DÜŞÜNÜYORUM O HALDE VARIM’
Doğru bilgiye ulaşmanın 4 basamaklı bir yolu vardır.
Açık+Seçik=Apaçık
Dogmatik Rasyonalizm

1-Descartes şüpheciliğinin septisizmden farkı nedir?
2-Descartes şüpheciliğinin bilimsel yönteme etkisini açıklayınız.

6-HEGEL
Tez varlık
Antitez yokluk
Sentez oluş

Düşünce gelişir
Madde gelişir
İlk tez varlık

AKIL YOLU İLE-SALT DÜŞÜNME İLE –DOĞRUYA ULAŞILIR.











B)EMPRİZM(DENEYCİLİK)
-Doğru bilginin kaynağı deneydir
-Duyulara genel olarak güven duyulur
-Doğuştan gelen bilgi reddedilir
-Tümevarım yöntemine daha sıcak bakılır

J.LOCKE
-Tabu larasa (boş levha):Zihin doğuştan boş bir levhadır.

Tasarım
a-Yalın:
-Zihin pasiftir
-Bilgi için malzeme sağlar
-Duyumlar
b-Bileşik tasarım
-Zihin aktif
-Yalınları birleştirir
-Genel kavramlar oluşturur(Tümevarımla)

İç deney(Bileşik tasarımlar)-dış deney(Yalın tasarımlar)

EZBERLEMEK NE TÜR BİR TASARIMDIR?

D.HUME
İZLENİMLER
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

UYUMLAR-CANLI/GÜÇLÜ
FİKİRLER
Resimleri Gifleri dersleri videolari ve download linkleri görebilmeniz icin
forumda 1 adet mesajınız olmalı, sizin sadece 0 mesajiniz var!
Saniyeler içinde ücretsiz üye olup herseyden faydalanmak için TIKLA

OLUK KOPYALAR

Nedensellik=zihinsel alışkanlık

A B 2 ayrı izlenimdir
Kuşkuculuğa varır.
Nedensellik yerine olasılık
Descartes gibi şüphe doğru bilgiye ulaşmanın aracıdır.

Hava kapanırsa yağmur yağar-Hume’a göre açıklayınız.

SENSUALİZM(DUYUMCULUK)Bütün bilgilerin kaynağı duyumlardır.Kurucusu Condillactır.
mainboardnokta
Rapor Et
Eski 24 Aralık 2008, 21:39

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

#3 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
mainboardnoktaKRİTİSİZM:
KANT:
Hume dogmatik uykusundan uyandırdı
Nedensellik insan aklının doğuştan kavramıdır.Kesin ve zorunludur.
‘Bilgi deneyle başlar ama deneyden çıkmaz.’

Apasteriori(deneysel)Hammadde-emprizm
Apriori(Önsel)Zihin formları-biçimlendiren-rasyonalizm

Apriori;Formlar aynı-doğuştan bilgi 12 kategori var.Tümel kesin zorunlu bilgi içerir.
Apasteriori;Duyulara dayanır-görünüşleri verir.Mutlak değildir.Özneler dışında gerçekler vardır.

Saf Akıl;(Öz=numen Bilemez.)Fenomeni bilir
Deney akıl bilgi
Saf akıl deneyle bilgileri alır---akılla işler ---doğru bilgiye ulaşır---ulaşılan bilgi fenomenin bilgisidir.
Numenin bilgisini pratik akıl bilir.
Akıl eylemleri düzenleyen yetidir.



D)POZİTİVİZM(olguculuk)
Kurucusu A.Comte’tur.
Olgu olayların genel adıdır.
Doğru bilgiye olaylar incelenerek ulaşılır.
Olaylar d-g ile incelenir.

A.COMTE
-Bilimin amacı önceden görebilmedir.
-Önceden görme=Bilim=Eylemde bulunma
-Sadece fenomenler bilinebilir.
-Doğru bilginin yöntemi deney gözlemdir.
-Toplumların değişmesi için kafaların değişmesi gerekir.(sosyoloji)

3 EVRE
Teolojik evrelaylar tanrısal güçlerle açıklanır.
Metafizik evrelaylar gizli güçlerle açıklanır
Pozitif Evrelaylar bilimle açıklanır.

Pozitif felsefe matematikle oluşmaya başlar.
FELSEFENİN YÖNTEMİ D-G OLMADIĞI İÇİN DOĞRU BİLGİYİ VEREMEZ.BU YÜZDEN FELSEFE BİLİMİN SONUÇLARINI SİSTEMLEŞTİRMELİ,OLGULARA YÖNELMELİDİR.YÖNTEMİ DENEY OLMALIDIR.

Pozitivizme göre- ‘evrenin amacı tekrar tanrıya yönelmektir’ Aristo- sözünü değerlendiriniz.
Pozitivizm metafizik hakkında ne düşünür.










E)ANALİTİK FELSEFE:
(Mantıkçı Pozitivizm-Neo Pozitivizm)
Wittgenstein,Schlick,carnap,Reichenbach
-Bilime dayanan bilgi doğru bilgidir.
-Bilim tarih içinde gelişir.
-Bilim eserlerle ifade edilir
-Eserler dil ile ifade edilir.
-Eserleri incelemek için dili incelemek gerekir
-Doğru olup olmadığını anlamak için analiz gerekir
-Dil analizi:Önermelerin kuruluşu ve yapısını incelemektir.
Felsefede 2 sorun vardır.
a-Bulanık mantıksal çıkarımlar—Açık seçik olmalı
b-Sözcüklerin bir çok anlama gelmesi—Tek anlamlı sözcükler
Felsefenin görevi dil analizi yapmaktır.
Bu durumda felsefe=mantık olur
İfade aracı sembolik mantıktır.
Doğrulama-d/g
Anlamlılık

eney ve gözlemle sınanabilme
Niçin eserler incelenir?
Niçin dil incelenir?
Dilde karşılaşılan sorunlar nelerdir?
Felsefenin görevi nedir?
Niçin felsefe doğru bilgiyi veremez?
Niçin dil analizi gereklidir?
Bilimler felsefenin anasıdır önermesi m.p ye göre doğrumudur? Niçin?
Şu anda dışarıda kar yağıyor önermesi mp ye göre anlamlımıdır?Niçin?
Dilimizin sınırları dünyanın sınırlarıdır.sözünden ne anlıyorsunuz.
F)PRAGMATİZM:FAYDACILIK-YARARCILIK
W.JAMES
-İnsanın temel amacı kendi varlığını korumak ve geliştirmektir.
-Bu da ancak eylemle olur
-O halde düşünce eyleme bağlıdır
-O halde yarar sağlayan bilgi doğru bilgidir.
Bunlar:Bilim,toplumsal gelişmeyi sağlayan doğrular(mesela din)
Bu anlamda pragmatizm bir yaşam ve eylem felsefesidir

J.DEWEY
-Felsefe:değişen dünya ve düşünceye farklı açıdan yaklaşmadır.
-Düşünce bir alettir.(Aletçilik –Enstrumantalizm)
-Çevreye uyum—doğadan yararlanma—mutlu olmayı sağlayan alet
-Biyolojik,psikolojik açıdan düşünülür---eylem yapılır---Başarılı ise yarar sağlar---doğrudur

--Kişiye yararlı ve mutluluk veren düşünceler doğru bilgilerdir

ÖSS tercihlerinde pragmatik kaygılar sizi-ailenizi etkiliyor mu?
Pragmatizme göre niçin faydalı bilgi doğru bilgidir?










ENTÜİSYONİZM(SEZGİCİLİK)
Doğru bilginin kaynağı sezgidir.Bilgi insana bağlı değildir.Mutlak bilgi kendi başına vardır ve ona sezgi ile ulaşılabilir.
GAZALİ
-Şüphe ile başlar.
-Ona göre duyu verileri güvensizdir.
-Akıl yetersizdir.Çok fazla felsefi sistem olması bunun kanıtıdır.
-Doğru bilgiye inanç yolu ile ulaşılır.
-Kesin bilgi ancak sezgi ile elde edilir
-Felsefe dine hizmet etmelidir
-Aklın yerini inanç,Felsefenin yerinin din alır(Farabi’ye karşı çıkış)
-Sezgiciliğin öncüsüdür
H.BERGSON
İnsanda iki yeti vardır
a-Zeka
-Evrene hükmetmek için var tanımak için değil
-Madde alanında geçerli
-Bilim zekanın ürünüdür
b-İçgüdü
-Özünü verir

-Evren sürekli oluşum halindedir
-Olanı zeka ile özünü içgüdü ile anlarız
-Ama oluşu ne zeka ne de içgüdü bilemez
-Oluşu zeka +içgüdü=sezgi ile biliriz
-Sezgi metafiziğide bilmemizi sağlar
-Sezgi ile ulaşılan bilgi Kesin biçimde dile getirilemez çünkü dil yetersizdir
-Doktorun muayene etmeden hastalığı anlaması gibi


6- Fenomenoloji (Görüngü bilim): Fenomonolojinin kurucusu olan E. Husserl’e göre duyusal, deneysel olarak verilmiş olan her tek nesnenin bir özü bulunduğunu, bu özün ise yalnızca bilinçle, bir çeşit görüyle kavranabileceğini ileri sürer. Fenomonolojinin temel ilkesi bu özlere gitmek, bu özlerin bilgisini elde edebilmektir

BİLİM FELSEFESİ
Bilim felsefesi bilimin felsefenin yöntemiyle incelenmesidir.Bilimin mantıksal yapısını,niteliğini ve işleyişini inceler.
Bilimin yöntemi deney ve gözlemdir.Bu sebepten konularını inceleyebilmek için parçalamak zorundadır.Bundan dolayı bilim bilimi inceleyemez.
Bilimsel Felsefe
Amacı felsefeyi metafizikten arındırmaktır
Felsefeyi bilimin alt dalı yapmaya çalışır.
Bilimsel felsefe yapan akımlar POZİTİVİZM VE MANTIKÇI POZİTİVİZMDİR.

Bilim felsefesi nedir?
Bilim felsefesi bilimsel felsefe farkı nedir?
Bilimsel felsefe yapan akımlar hangileridir?

BİLİME YAKLAŞIMLAR:

1)ÜRÜN OLARAK BİLİM:
Mantıkçı pozitivizmin bilim anlayışıdır.
A)Savunucuları:Carnap,Schlik,Reichenbach,(Viyana Ekolü)
B)Bu görüşe göre;
1-Bilim bilim adamlarının ürünüdür-ürün ne demektir
2-Bilim bilim adamlarının eserleri ile ortaya konur
3-Bilimi öğrenmek için eserler(ürünler) tarihsel gelişim içinde incelenmelidir
4-İncelemenin tek yolu dilsel yapılarını incelemektir
5-Çünkü eserler dil ile ortaya konur
6-Her toplumun farklı dili vardır
7-Dilde karmaşıklık ve eşseslilik gibi problemler çıkabilir
8-Ortak bir dil olmalıdır
9-Ortak dil (ifade aracı)SEMBOLİK MANTIKTIR
10-Bilim adamının kişiliği,toplumu,inancı vb önemli değildir
11-Bilim birikimlerle ilerler
12-Doğrulama (Dolaylı-Doğrudan),Anlamlılık en önemli kavramlarıdır

Bilim adamının kişiliği toplumu vb niçin önemli değildir
Niçin bilim adamlarının eserleri incelenir
Niçin ortak dil olmalıdır
İfade aracı ne olmalıdır
Doğrulama nasıl yapılır
İstanbul 1453 yılında fethedildi anlamlımıdır
Sınıfa kar yağıyor önermesi anlamlımıdır
Bilim niçin birikimlerle ilerler


2)ETKİNLİK OLARAK BİLİM:
A)SAVUNUCULARI:T.Kuhn,Toulmin
B)Bu görüşe göre;
1-Bilim ;bilim adamlarının etkinliğidir etkinlik ne demektir-üründen farkı nedir
2-Bilim adamının kişilik,toplum.inançları önemlidir
3-Bilim devrimlerle ilerler
4-Güçlü kuram yaşar güçsüz olan yok olur
5-En önemli kavramı PARADİGMADIR


BİLİM ÖNCESİ DÖNEM:
OLAĞAN BİLİM DÖNEMİ:Bilim adamlarının paradigma ile dünyayı uyuşturmaya çalıştığı dönemdir.Geçerli bir paradigma vardır
Var olan paradigmanın sarsılması ile kargaşa,bunalım,kaos ortaya çıkar.Varolan paradigma geçerliliğini kaybetmeye başlar.Bu dönemde henüz yeni paradigma yoktur
.Yeni paradigmanın ortaya çıkması ile kargaşa dönemi sona erer.Yeni paradigma Devrimle eski paradigmayı ortadan kaldırır.Böylece tekrar olağan bilim dönemi başlar.
Bir paradigmadan diğerine geçişe paradigmal geçiş denir.
PARADİGMAL GEÇİŞ PARDİGMANIN SARSILMASI İLE BAŞLAR DEVRİMLE SONA ERER.

OLAĞAN BİLİM DÖNEMİ Geçerli bir paradigma var


DEVRİM
KARGAŞA-BUNALIM DÖNEMİ Geçerli paradigma sarsılıyor


YENİ PARADİGMA Yeni bir olağan bilim dönemi başlıyor

Bilim adamının kişiliği vb niçin önemlidir
Olağan bilim dönemi nedir
Bilim niçin devrimlerle ilerler
Bunalım nasıl ortaya çıkar
Bunalım nasıl sona erer
Paradigmanın sarsılması ile ne ortaya çıkar
Bilim nasıl ilerler

KLASİK GÖRÜŞ
1-Bilim yeryüzündeki nesneler hakkında araştırma yapma etkinliğidir
2-Bu nesneler insan bilincinden bağımsız olarak vardır
3-Bütün bilimler birbiri ile bağlantılıdır
4-Bilim birikimsel olarak ilerler
5-Bilimle bilinenler kesinleşir,bilinmeyenler bilinir olur
6-Bütün bilimler tek bilim dalına indirgenebilir
7-Amaç doğrulamadır
8-Yöntem tümevarımdır
9-Bilim adamının kişiliği önemsizdir
BİLİMİ NİTELEYEN ÖZELLİKLER
1-Bilim olgusaldır
2-Bilim mantıksaldır
3-Bilim genelleyicidir
4-Bilim nesneldir
5-Bilim eleştiricidir
BİLİMSEL YÖNTEMİN ÖZELLİKLERİ
1-BETİMLEME(TASVİR):Gözlem,deney olgunun oluşu saptanır
2-AÇIKLAMA

eney,hipotez,teori,yasa olgunun oluş nedeni ortaya konur

BİLİMSEL AÇIKLAMA-ÖNDEYİ
Bilimsel açıklama olgunun oluş nedenini açıklamaktır.Öndeyide ise bu açıklamalara dayanarak geleceği tahmin etme vardır.(Meteoroloji)Öndeyinin amacı önceden görmek,doğayı kontrol etmek,yaşamı güvenli kılmaktır.Bilimsel açıklamalar ne kadar kesin olursa o kadar geçerli öndeyiler kurulabilir.
KLASİK GÖRÜŞE YAPILAN ELEŞTİRİLER
1-Bilime çok değer vermesi
2-Bilim bir gün bütün soruları cevaplayacaktır anlayışı-daima yeni sorular olacaktır
3-Bütün bilimler tek bilime indirgenebilir anlayışı-her bilim dalının kendi konu alanı vardır
4-Bilim birikimsel olarak ilerler anlayışı-Kuhn

evrimlerle ilerler
5-Bilim adamının kişilik inanç vb önemli değildir anlayışı-bilim adamı inançlar kişilik vb etkilenir
6-Amaç doğrulama anlayışı-Popper: Yanlışlama

BİLİMSEL BİLGİ VE DİĞER BİLGİ TÜRLERİ
Bilgi türleri arasındaki en büyük fark yöntemleridir.Bütün farkları doğuranda budur.Bilim dalları kendi konu alanlarına ilişkin yasalar bulmaya çalışır.
Bunu deney yolu ile akıl yürütme ve mantık ilkelerine uygun olarak yapar,
Dolayısıyla eleştirici,tutarlı,evrensel ve nesneldir.Yönteminden dolayı konularını parçalar.Bu da bilim dallarını doğurur.


DİN FELSEFESİ
Din felsefesi dini konu edinen, dinin insanın var oluşunun kaynağı insanin doğasının ve kaderinin kaynağı ve değerler ile ilgili sorunları ele alarak sorgulayan felsefe disiplinidir.
Din felsefesi yapmak, dinin temel iddiaları hakkında rasyonel (akılcı), objektif (nesnel), kapsamlı ve tutarlı bir biçimde düşünmek ve konuşmaktır.
Dini ele alan tek disiplin din felsefesi değildir. Teoloji (tanrıbilim, ilahiyat) de aynen din felsefesi gibi dini ve tanrıyı konu alır. Ama bunu yaparken belirli bir dinin kutsal kitabına peygamberlerine ve din alimlerinin görüşlerine sadık kalır. Teolojinin en önemli amacı belirli bir dini temellendirmek, açıklamak ve o dinin inananlarının inançlarını güçlendirmeye çalışmaktır. Bun dan dolayı her dinin teolojisi olabilir, Hıristiyanlık Teolojisi, Musevilik Teolojisi, İslam Teolojisi...
Din felsefesinin temel kavramları tanrı, vahiy, iman, peygamber, ibadet, yücelik, kutsal, ahret, mucize v.b.
Din Felsefesinin Temel Sorunları:
a-) Tanrının Varlığı Sorunu: Tanrı var mıdır? Onun varlığını gösteren kanıtlar gösterilebilir mi?
b-) Evren Yaratılmış Bir Varlık mıdır? Yoksa Yaratılmamış (Ezeli ve Ebedi) Bir Varlık mıdır?
c-) Vahyin İmkanı Sorunu: Tanrı vahiyle insana bir takım bilgiler verebilir mi?
d-) Ruhun ölümsüzlüğü sorunu: Ölüm bir son mudur? Ölümden sonra bir hayat var mıdır? Sorularına cevap aranır.
TANRININ VARLIĞINA İLİŞKİN FARKLI YAKLAŞIMLAR
1- Tanrının Varlığını Kabul Edenler:
a- Teizm: Bütün varlıkların yaratıcısı olan bir tanrının var olduğuna inanmaktır. Bu yaklaşıma göre tanrı dünya ve insanlar ile sürekli ilişki içerisindedir. Teizm dar anlamda tek bir tanrıya inanmak anlamına gelen monoteizme eşitlenir.
Not: Monoteizm tek bir tanrıya inanmak, Politeizm ise birden fazla tanrıya inanma anlayışıdır.
Teist düşünürler tanrının var oluşunu akıl yoluyla açıklamak ve temellendirmek için bazı kanıtlar geliştirmişlerdir. Bu kanıtların başlıcaları:
1- Ontoloji Kanıt: Bu kanıtın temelinde tanrı “kendisinden daha mükemmeli tasarlanamayan” varlıktır, düşüncesi vardır. Bu kanıt tanrının var oluşunun en yüksek varlık olarak tanrı tanımından zorunlu olarak çıktığını kabul eder.
2- Kozmolojik Kanıt: Kozmolojik kanıt evrenin varlığından tanrının varlığına gitmeye çalışan kanıttır. Bu kanıtın temelinde nedensellik ilkesi yatar. Kendisinin nedeni olmayan varlık tanrıdır. Nedenler zincirini başlatan varlıktır.
3- Düzen ve Amaç Kanıtı:Bu kanıt doğal dünyaya baktığımızda her şeyin kendi işlevini yerine getirecek şekilde en ince ayrıntısına kadar düzenlenmiş ve ayarlanmış olduğunu göreceğimizi belirtir. Buda düzenleyen tanrının varlığının kanıtıdır.
b- Deizm: Deizm iki temel ilkeye dayanır. Tanrı vardır, ama bu evrene hiçbir müdahalesi olmayan bir varlıktır. İnsan akla ve bilme güvenmelidir. Evreni akıl ve bilimin ilkelerine göre açıklayabilir. Aristotales, J. Lock, Nefton, J.J. Russo, Voltaire temsilcileridir.
c- Panteizm: Tanrı everen ikiliğini ret eder, tanırının her şeyi içerdiğini dolayısıyla doğanın ve insanın bağımsız varlıklar olmadığını öne süren bir yaklaşımdır. Tanrı ve evren bir bütündür. Spinoza, G. Bruno temsilcileridir.
2- Tanrının Varlığını Ret Edenler:
Ateizm: Tanrının varlığını ret edenlerin görüşleri ateizm kavramı ile açıklanır. Ateistler tanrının varlığını ret ederken şu kanıtları kullanırlar.
1- Kötülük Kanıtı: Tanrı olsaydı kötülük olmazdı. Evrende bir kötülük mevcutsa tanrının varlığından söz edilemez.
2- Madde Kanıtı: Madde olduğuna göre maddi olmayan bir tanrını varlığından söz edilemez.
3- Toplum Kanıtı: Hayata düzen veren tanrı değil toplumun kendisidir şeklindeki düşünceyi kabul ederek tanrıyı ret eden anlayıştır.
3- Tanrının Varlığını Veya Yokluğunu Bilemeyeceğimizi Öne Sürenler:
Agnostisizm(Bilinemezcilik): Bizim tanrıya ilişkin bir bilgiye sahip olamayacağımızı, dolayısıyla var olduğunun da var olmadığının da kanıtlanamayacağını savunan öğretinin adıdır. (Sofistler)

EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ

Genel anlamı ile felsefe, inanç ve değer sistemlerinin oluşmasını sağlayarak, bireylerin hayatları süresince aldığı tüm kararları ve yaptıkları tercihleri belirler.İnsanlar felsefe aracılığıyla kendilerini çevreleyen dünyayı ve neyin kendileri için önemli olduğunu anlamaya çalışırlar.
Felsefe, eğitim üzerinde de önemli etkileri olan uğraş alanlarından biridir.Bu bölümde felsefenin niteliği ve eğitim ile felsefe arasındaki ilişkiler üzerinde durulmaktadır.

FELSEFE NEDİR?
Grekçe philosophia teriminden kaynaklanan felsefe, iki sözcüğün birleşmesinden oluşmuştur.Phillia sevgi; sophia bilgi, bilgelik anlamındadır.

M.Ö. VI. yüzyıla gelinceye kadar Yunanlılar da zamanın diğer toplumları gibi, doğa ve insanların aynı güçler tarafından yönetildiğine inanıyor, toplum ve doğal olayların açıklanmasını ise Tanrıların iradesine bağlayarak mitolojik bir şekilde yapıyorlardı.M.Ö. VI. ve V. yüzyıldan itibaren evreni hangi güçlerin yönettiği değil, olayların nasıl cereyan ettiği üzerinde düşünülmeye başlanınca mitolojiden felsefeye geçişin de temelleri atılmış oldu.Felsefenin doğuşuyla birlikte, doğa, Tanrıların iradesine bağlı olmaktan çıkmakta, doğa ve toplum olayları farklı dünyalar olarak değil, tek bir dünya olarak ele alınmaya başlanmaktadır.

Felsefeyi tanımlamak istediğimizde, her felsefi görüşün, bağlı olduğu değerler ve inanç sistemlerine göre felsefeyi tanımlayışının farklı olduğunu gördük.Kant’ın tanımı genel bir anlayış ve sınırlı bir tanımdır, ve derki : “felsefe kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak veya haklı çıkarmak iddiasında bir zihinsel etkinlik biçimidir.” Burada akla dayanan nedenlerden, insanın her türlü deneyimi, gözlemini, bunlara dayanan her türlü akıl yürütmesini ve sezgisini içine alan geniş bir nedenler grubunu anlamak gerekir.Haklı çıkarmak veya meşrulaştırmak iddiasında ise herhangi bir önermeyi, bu önermeyi ileri sürmeyi mümkün kılan kanıtı temel veya gerekçelerle ortaya koymayı anlamak gerekir.

Farklı düşünürlerin ortak tanımı felsefenin bilgi sağlayan bir faaliyet olmasıdır şeklindedir.

Bazı düşünürlere göre ise, felsefenin tanımı yapılamaz; çünkü o üst bir dildir.Nasıl tanımlanırsa tanımlansın,felsefe mitos, din ve şiirden doğdu.Zamanla içinde taşıdığı bu öğelerden arındı; bilimsel ve özgür düşünmenin temellerini atarak gelişti ve gerçeği bütünüyle açıklamaya çalıştı.

Sonuçta, genel olarak felsefeyi, gerçeği tümüyle ele alıp inceleyen ve bunun sonucunda ulaşılan bilgileri yorumlayan ve sistemleştiren bir uğraş alanı olarak tanımlayabiliriz.

İlk zamanlarda tüm bilimleri kapsayan felsefeden zamanla matematik, fizik, antropoloji, biyoloji, kimya, sosyoloji, psikoloji v.b. ayrıldı.Çağımızda bazı düşünürler, felsefenin konusunun yalnız dil ve mantık olduğunu ileri sürüp savunmaktadırlar.Böyle olmakla birlikte felsefe ve bilim birbirinden tümüyle kopuk değildir.tersine çok sıkı bir ilişki içindedirler.Her bilimsel gelişme buluş, icat, geçerli ve güvenilir bilgi felsefeyi etkiler ve değiştirir.Felsefenin ufuklarını açar.Yeni felsefelerin doğmasına neden olur.Artık her bilimin felsefesi olmaya başlamıştır.Bilim felsefesi denen alan büyük bir önem kazanmaya başlamıştır.

Bilim gerçeği parçalara ayırarak inceler.Örneğin fizik maddenin hareketini, enerjiyi, kimya maddenin yapısını, biyoloji canlılar dünyasını,sosyoloji toplum, kurum ve kişiler arasındaki ilişkileri, psikoloji insan davranışlarını, eğitim istendik davranışları ele alır.Oysa felsefe gerçeği bir bütün olarak ele alıp inceler.
Aynı zamanda hem felsefe hem de bilim bir süreçtir.Bu sürecin sonunda her ikisi de bilgi elde ederler.
Hem bilimde, hem de felsefede doğruya, elde edilen ve kullanılan bilgiye sürekli eleştirisel bir gözle bakılır.Sürekli her yanıttan şüphe ederler.Şüphe soru sormayı gerektirir.Böylece hem felsefe hem de bilimde sorular önemli bir hal alır.
Bütün bunların yanında, bilimsel önermelerin evrende bir karşılıkları vardır.Kanıtlanan türdendirler.Oysa felsefi önermeler genellikle analitik ve bazen de metafiziktir.yani kanıtlanacak türden değildir.
Son olarak felsefe ve bilim zihinsel süreçleri kullanırlar.Bunlar anoloji,tümden gelim,tümevarım, diyalektik, aksiyometik olarak örneklenebilir.

Anoloji: örnek alarak mantık yürütmedir

Tümdengelim:bilinen genel bir kuraldan özel durumlara ilişkin sonuçlar çıkartılır;bu yöntem en çok matematikte kullanılır.

Tümevarım:farklı nesnelerin gözleminden elde edilen verilere dayanarak genel bir kural oluşturulur.Uçan şeylerin kanatları olduğu gözlenir ve uçmak için kanat gereklidir denilir.

Diyalektik:biri olumlu biri olumsuz iki kavramın çatışmasından olumlu bir kavramın elde edilmesi sürecidir.Tez-antitez-sentez üçlemesiyle de ifade edilir.

Aksiyometik:klasik mantık ve matematikte, kanıtlamaya gerek duymaksızın doğru olduğu kabul edilen önermelerle oluşan zihinsel süreçlerdir.

FELSEFENİN ALANLARI
Felsefenin de diğer disiplinler gibi incelediği konuları, soruları sınıflandırdığı alanları vardır.Bunlardan ilki varlık (ontoloji) sorunudur.

Ontoloji (varlık sorunu)
Var olanla ,var olacak olanları inceleyen felsefenin disiplin alanlarından biridir.Sorularının en önemlisi Arkhe nedir? Sorusudur.Yani tüm var olanların başlangıcı, ilk tözü nedir? Sorusuna yanıt aramaktadır.Örneğin Thales “su”, Heraklitos “ateş”, Pythagaros “sayı”, Anaximenes “soluk” , Anaximandros “sınırı olmayan “, Demokritos “atom”, eflatun “idea”,Aristoteles “yetkin varlık”,Descartes “Tanrı”,Hobbes “madde”, Spinoza “Tanrı ya da doğa”,Leibniz “monat”, Hegel “geist”, Marx “madde,maddedeki değişme ve çelişki”,Dewey “değişme”, Satre “insan” olarak yanıtlar.
Ayrıca ontolojide sorulan diğer sorulara örnek olarak gerçek,insan,ruh,varlık nedir?var mıdır,yok mudur?Evren akıllıca bir düzen içinde midir?Olaylar düzen içinde mi meydana geliyor yoksa rastlantısal mı? Şeklinde verilebilir.
Bu sorulara verilen cevaplar önemlidir.Çünkü bu yanıtlar insan anlayışını da etkilemektedir.İnsana bakış açısı eğitimde çok önemlidir;çünkü ona göre hedefler belirleyip eğitim sistemini kurarsınız.
Eğer insanı Tanrısal bir varlık olarak ele alırsanız, eğitim insanı Tanrıya ulaştırma süreci; doğal ve toplumsal bir varlık olarak düşünürseniz, bu kez doğa ve topluma uyum sağlama süreci; sürekli değişen ve gelişen bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim değişmeyi ve gelişmeyi denetleme süreci; insanı diyalektik bir varlık olarak düşünürseniz, eğitim üretimde bulunma süreci şeklinde tanımlanabilir.Eğitimi nasıl tanımlarsanız sistemi de ona göre kurarsınız.Her tanım bir temele dayanır;bundan kaçınılmaz.




Epistemoloji(bilgi sorunu) :

Bilgi sorunuyla ilgilenen bir felsefi disiplin olup, bilginin ne olduğu, kaynağı, doğru, yanlış, bilinemez, mutlak ya da göreceli oluşu, türlerinin neler olduğu gibi sorulara cevaplar aramaktadır.
Bilgi ile doğrudan ilişkili bir diğer kavram da “bilme”dir.Epistemoloji bilme olayının nasıl gerçekleştiği ile de ilgilenir.Bilme, özne ile nesne arasında bir bağ kurma olarak tanımlanabilir.Bu etkinlik sonucu ortaya bilgi konur.Ve sorular genişletilebilinir: gerçek bilinebilir mi?Bilginin niteliği nedir?Mutlak (yüzde yüz kesin) bilgi var mıdır? V.b.
İşte bu sorulara verilen yanıtlar eğitim sistemini etkiler; hedefler içerik, eğitim ve sınama durumları ona göre düzenlenir.Sözgelişi eğer “bilgi doğuştandır ve yüzde yüz doğrudur “ denildiğinde; ya da “sonradan öğrenilir ama yine mutlaktır” savı ileri sürüldüğünde,”hayır bilgi görecelidir,sürekli değişir, yüzde yüz doğru bilgilerimiz yoktur.” Şeklinde bir görüş savunulduğunda öğrenciye kazandırılacak hedef davranışlar, içerik, eğitim ve sınama durumları bu yanıtlara göre planlanıp işe koşulur.Eğer bilgi doğuştan ve yüzde yüz doğrudur denildiğinde, eğitim sisteminde akıl ön plana çıkar.Öğretmen ders anlatmaz, bilgi aktarmaz.Yaptığı etkinliklerle öğrencinin kafasında doğuştan var olan bilgileri ortaya çıkarmaya,ona buldurmaya çalışır.Bilgi sonradan kazanılır savı temele alınırsa, bu kez öğretmen dersi anlatır, öğrenci dinler; çünkü onun kafası boştur.öğretmenin dediklerini ezberler ve aynen söyler.

Aksiyoloji ( değerler sorunu)

Bu alan etik ve estetik konularını içerir.İnsanın yapıp etmelerini inceler; bu tür davranışların dayandığı ilkeleri ve değerleri araştırır.bu disiplin ahlaklı, ahlaksız, iyi, kötü, saygılı, özgürlük, tutsaklık, erdem, erdemsizlik, mutsuzluk, güzellik, çirkinlik, vicdanlılık v.b. nedir?Var mıdır, yok mudur?Varsa neden var, nasıl kaynaklanır?Bular değerlendirilirken bir ölçüt kullanılabilinir mi? Sorularını yanıtlamaya çalışır.
Bu sorulara verilen yanıtlar da eğitim sistemini etkiler ve değiştirir.Eğer bu değerler var ve evrenseldir derseniz, bunları öğrencilere kazandırmaya çalışır ve hiç ödün vermezsiniz.Bu değerler var fakat evrensel değildir, zamanla değişir derseniz, hoşgörülü olur, eğitim ortamında esnek davranırsınız.

Mantık

Akıl nedir? Aklın kuralları var mıdır?Varsa nelerdir?Evrensel ve genel geçerli midir?Akıl yürütme yolları var mıdır? V.b. soruları inceleyen felsefenin disiplin alanlarından biridir.
Eğer aklın kuralları doğuştandır derseniz,öğretmen öğrencinin aklını kullanmasını sağlayacak hedef ve davranışları, sınıf ortamına getirir ve dersi ona göre işler.yoktur derseniz bu kez sorunu çözmesi istenir.eğitim ortamında öğretmen yalnız danışılan, yol gösteren kişi görevini yüklenebilir.
mainboardnokta
Son Düzenleyen Keten Prenses; 16 Ocak 2009 @ 02:10.
Rapor Et
Eski 28 Aralık 2009, 13:06

bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler mutlak doğru mudur?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler mutlak doğru mudur?
Rapor Et
Eski 9 Aralık 2010, 21:28

....

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler mutlak doğrumudur
Rapor Et
Eski 21 Aralık 2010, 16:51

bilim adamları

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
BİLİM ADAMLARININ ORTAYA KOYDUĞU BİLGİLER MUTLAK DOĞRU BİLGİLER MİDİR?
Rapor Et
Eski 23 Aralık 2010, 00:22

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bence değildir her insanın yanılma payı vardır
Rapor Et
Eski 15 Ocak 2011, 19:29

yardım edinn

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya bilim adamlarının ortaya koyduğu blgiler doğru mudur???
yardım eder msnzz Ltfenn
Rapor Et
Eski 19 Kasım 2011, 19:36

Bilim adamlarının ortaya koyduğu bilgiler doğru mudur?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bilim insanlarının ortaya koyduğu bilgiler mutlak doğru mudur? lütfen bana yardmcı olur msunuz?
Rapor Et
Eski 2 Ocak 2012, 23:56

bilim adamları ortaya koyduğu bilgiler mutlak doğru mudur?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
lütfen bulunn
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.382 saniyede (85.69% PHP - 14.31% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 11:14
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi