Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

Bu konu Soru-Cevap forumunda sametumut tarafından 30 Aralık 2008 (15:35) tarihinde açılmıştır.
26595 kez görüntülenmiş, 12 cevap yazılmış ve son mesaj 11 Mart 2014 (08:16) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 30 Aralık 2008, 15:35

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#1 (link)
sametumut
Ziyaretçi
sametumut - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
Türk tarihindeki müziğin kısa bir gelişimi yani başlıklar altında da olabilir
En iyi cevap Blue Blood tarafından gönderildi

Abbasi, Celayirli ve Timurlu saraylarinda ilk dinleyicilerini bulmuştur. Batili müzikçilerin Islåm Müziği dediği bu tür, İran, Arap ve Türk topraklarında dinlenirdi. Ve oradan da Tüm Ortadoğu’ya yayıldı. Bu nedenle Klasik Türk Müziğinin kökeni Orta Asya değil, Ortadoğu’dur. Eski Mezopotamya ve Eski Mısır kabartmalarında ud, ney, bağlama veya tanbur benzeri müzik aletleri resimlerine rastlanır. İslåm Müziği diye bilinen bu müziğe Türklerden önce Araplar ve Yunanlılar katkıda bulunmuştur.

Türkler, Abbasi döneminde İslåm dinini benimseyip, Bağdat’daki bilim ve sanat etkinliklerine katıldıklarında, bu müzik kıvamını bulmuş durumdaydı. Herat’ta kurulan bir müzik okuluyla, müzikte rönesans gerçekleştirilmişti. Ama kuramci ve besteci olarak en ünlü Islåm müzisyenleri Türkler’den çıkmıştır.

Azerbeycan’da doğan Abdülkadir Meragi, yaşadığı dönemin (1350-1535) en büyük bestecisi sayılmıştır. Kitaplarında Türk Müziği’ndeki sesler (perdeler), diziler, makamlar, usuller, çalgılar, şarkı söyleme teknikleri ve eski müzisyenler hakkında bilgiler vermiştir. Kitaplarında ebcet notasıyla yazılmış melodiler de vardır.

Osmanlı Devleti 13. yüzyılın sonunda kurulmasına rağmen, müzikte varlık göstermeye başlaması 16. hatta 17. yüzyıldadır. Gerçi II. Murat (1405-1451) besteci olduğu için, Doğu Türkleri’nin Herat’ta gerçekleştirdigi rönesansin aynini Bursa’da gerçekleştirmek istemiş, yeni makamlar, çalgilar bulan bestecileri teşvik etmiştir; ama Bizans müziginin de etkisine girildiginden Osmanli uslübü hemen gelişememiştir. Tâ ki Buhurizade Itri’ye kadar…

Itri, IV. Mehmet döneminde (1648-1687), hanende olarak saraydaki fasıl heyetine alındı. Uzun yıllar Enderun’da ders veren Itri, iyi de bir hattattı. Abdülkadir Meragi’yle birlikte Türk Müziği’nin en büyük 2 bestecisinden biridir. Günümüze sadece on üç beste, iki kâr, sekiz ağırsemai, bir saz semaisi ve on dini eseri ulaşabilmiştir. “Tuti-I mucize guyem ne desem laf değil” mısraıyla başlayan segâh yürük semaisi en ünlü eseridir.



Osmanlı tarihinin 1718-1730 arasındaki dönemi Yahya Kemal Beyatlı tarafından “Lale Devri” olarak adlandırılmıştır. Osmanlı sarayında müzik önemini hep korumuştu; ama herkesi bir zevk ve eğlence hummasının sardığı Lale Devri’nde, müzik birinci plâna çıkmıştır. Eski bestelerde görülen koyu hüzün yavaş yavaş yerini daha şen ve şuh bir uslüba dönüşür.

III. Selim ve II. Mahmut dönemi Türk Müziği’nin Altın Çağı diye anılır. Çünkü başta III. Selim ve Türk Musikisi’nin son büyük üstadı İsmail Dede Efendi olmak üzere, Sadullah Ağa, Şakir Ağa, Hafız Mehmet Efendi gibi büyük besteci ve nota mücidi kuramcılar bu dönemde yaşamış ya da yetişmişlerdir. 19. yüzyılda ünlü olmuş Zekai Dede Efendi, Hacı Arif Bey (romantik dönem onunla başlamıştır.), Şevki Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey gibi besteciler de Altın Çağ’dan yetişmeydiler.

Yirminci yüzyilin en büyük şarki bestecileri Lemi Atli ve Selahattin Pinar olarak gösterilir. Tambur, kemençe, lavta ve viyolonsel virtüözü olan, en parlak peşrev ve saz semailerini besteleyen Tamburi Cemil Bey “benzeri görülmemis” diye anılmaktadır. Klasik Türk müziğini, Balkan ezgilerini, Halk müziği motiflerini ve Klasik Batı müziğinin motiflerini ustaca bir araya getirmiştir. Udi Nevres Bey’I de etkilemişti; öyle ki Nevres Bey, udda yepyeni bir uslüp geliştirmişti. Refik Fersan, oglu Mesut Cemil, Ruşen Kam, Niyazi Sayin, Necdet Yaşar da onun çizgisini sürdürmüş ve ona “rehberi musiki” demiş bestecilerdir.

Türk Müzigi çalgilari kanun, tambur ve udda görülen küçük degişiklikler dişinda yüzyillar boyu degişmemişlerdir. Yayli çalgilar olarak: rebap, keman, viyolonsel ve konturbas; mizrapli çalgilar olarak: ud, kanun, tambur ve santur; üflemeli çalgilar olarak: ney, musikâr, girift, zurna ve klarnet; vurmali çalgilar olarak: def, daire ve çeng kullanilmiştir.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 30 Aralık 2008, 16:26

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Abbasi, Celayirli ve Timurlu saraylarinda ilk dinleyicilerini bulmuştur. Batili müzikçilerin Islåm Müziği dediği bu tür, İran, Arap ve Türk topraklarında dinlenirdi. Ve oradan da Tüm Ortadoğu’ya yayıldı. Bu nedenle Klasik Türk Müziğinin kökeni Orta Asya değil, Ortadoğu’dur. Eski Mezopotamya ve Eski Mısır kabartmalarında ud, ney, bağlama veya tanbur benzeri müzik aletleri resimlerine rastlanır. İslåm Müziği diye bilinen bu müziğe Türklerden önce Araplar ve Yunanlılar katkıda bulunmuştur.

Türkler, Abbasi döneminde İslåm dinini benimseyip, Bağdat’daki bilim ve sanat etkinliklerine katıldıklarında, bu müzik kıvamını bulmuş durumdaydı. Herat’ta kurulan bir müzik okuluyla, müzikte rönesans gerçekleştirilmişti. Ama kuramci ve besteci olarak en ünlü Islåm müzisyenleri Türkler’den çıkmıştır.

Azerbeycan’da doğan Abdülkadir Meragi, yaşadığı dönemin (1350-1535) en büyük bestecisi sayılmıştır. Kitaplarında Türk Müziği’ndeki sesler (perdeler), diziler, makamlar, usuller, çalgılar, şarkı söyleme teknikleri ve eski müzisyenler hakkında bilgiler vermiştir. Kitaplarında ebcet notasıyla yazılmış melodiler de vardır.

Osmanlı Devleti 13. yüzyılın sonunda kurulmasına rağmen, müzikte varlık göstermeye başlaması 16. hatta 17. yüzyıldadır. Gerçi II. Murat (1405-1451) besteci olduğu için, Doğu Türkleri’nin Herat’ta gerçekleştirdigi rönesansin aynini Bursa’da gerçekleştirmek istemiş, yeni makamlar, çalgilar bulan bestecileri teşvik etmiştir; ama Bizans müziginin de etkisine girildiginden Osmanli uslübü hemen gelişememiştir. Tâ ki Buhurizade Itri’ye kadar…

Itri, IV. Mehmet döneminde (1648-1687), hanende olarak saraydaki fasıl heyetine alındı. Uzun yıllar Enderun’da ders veren Itri, iyi de bir hattattı. Abdülkadir Meragi’yle birlikte Türk Müziği’nin en büyük 2 bestecisinden biridir. Günümüze sadece on üç beste, iki kâr, sekiz ağırsemai, bir saz semaisi ve on dini eseri ulaşabilmiştir. “Tuti-I mucize guyem ne desem laf değil” mısraıyla başlayan segâh yürük semaisi en ünlü eseridir.



Osmanlı tarihinin 1718-1730 arasındaki dönemi Yahya Kemal Beyatlı tarafından “Lale Devri” olarak adlandırılmıştır. Osmanlı sarayında müzik önemini hep korumuştu; ama herkesi bir zevk ve eğlence hummasının sardığı Lale Devri’nde, müzik birinci plâna çıkmıştır. Eski bestelerde görülen koyu hüzün yavaş yavaş yerini daha şen ve şuh bir uslüba dönüşür.

III. Selim ve II. Mahmut dönemi Türk Müziği’nin Altın Çağı diye anılır. Çünkü başta III. Selim ve Türk Musikisi’nin son büyük üstadı İsmail Dede Efendi olmak üzere, Sadullah Ağa, Şakir Ağa, Hafız Mehmet Efendi gibi büyük besteci ve nota mücidi kuramcılar bu dönemde yaşamış ya da yetişmişlerdir. 19. yüzyılda ünlü olmuş Zekai Dede Efendi, Hacı Arif Bey (romantik dönem onunla başlamıştır.), Şevki Bey ve Muallim İsmail Hakkı Bey gibi besteciler de Altın Çağ’dan yetişmeydiler.

Yirminci yüzyilin en büyük şarki bestecileri Lemi Atli ve Selahattin Pinar olarak gösterilir. Tambur, kemençe, lavta ve viyolonsel virtüözü olan, en parlak peşrev ve saz semailerini besteleyen Tamburi Cemil Bey “benzeri görülmemis” diye anılmaktadır. Klasik Türk müziğini, Balkan ezgilerini, Halk müziği motiflerini ve Klasik Batı müziğinin motiflerini ustaca bir araya getirmiştir. Udi Nevres Bey’I de etkilemişti; öyle ki Nevres Bey, udda yepyeni bir uslüp geliştirmişti. Refik Fersan, oglu Mesut Cemil, Ruşen Kam, Niyazi Sayin, Necdet Yaşar da onun çizgisini sürdürmüş ve ona “rehberi musiki” demiş bestecilerdir.

Türk Müzigi çalgilari kanun, tambur ve udda görülen küçük degişiklikler dişinda yüzyillar boyu degişmemişlerdir. Yayli çalgilar olarak: rebap, keman, viyolonsel ve konturbas; mizrapli çalgilar olarak: ud, kanun, tambur ve santur; üflemeli çalgilar olarak: ney, musikâr, girift, zurna ve klarnet; vurmali çalgilar olarak: def, daire ve çeng kullanilmiştir.
Rapor Et
Eski 25 Şubat 2010, 17:20

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
türk halk müziği nasıl oluşmuştur?
Rapor Et
Eski 12 Aralık 2010, 14:11

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
türk halk müziği nasıl oluşmuştur
Rapor Et
Eski 24 Mart 2011, 20:43

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Müziğin insanlarla var olduğu kabul edilir. İlkel insanlar, kemikten kamışa kadar uygun her aleti ses çıkartan birer araç yaptılar. Bu ses araçları daha çok büyü için kullanılıyordu.
İ.Ö. 100 yıllarında Çin ve Hindistan gibi ülkelerde müzik meslek haline gelmişti. Müzisyen olarak eğitilen insanlar tarafından icra ediliyordu. Bu suretle müzik büyü olmaktan çıkmış ve sanat düzenine ulaşmıştır. Eski Yunanlılar da müziği önceleri büyü olarak kültürlerine katmışlardı, sonra insan ruhunun ve bedeninin geliştirilmesi için (psikolojik tedavi yöntemi olarak) müziğe başvurdular. Romalılar da eski Yunan müziğini benimsemişlerdi. Fakat Asya ve Afrika’ya kadar yayılmış olan Roma İmparatorluğu buradaki toplumların müziklerinden de geniş ölçüde etkilenmiştir. (müziğin kısaca tarihsel gelişimii)
Rapor Et
Eski 28 Mart 2011, 14:13

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
türk halk müzüği nasıl gelişmiştir
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2011, 15:56

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
yha türk halk müziği nasıl ortaya çıkmıştır cewp yazın yarına ödewim war
Rapor Et
Eski 1 Aralık 2011, 18:44

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
rönesans döneminde müziğin gelişimi ??? nedir
Rapor Et
Eski 6 Ocak 2012, 14:34

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
türk sanat müziğinasıl ortaya çıkmıştır
Rapor Et
Eski 6 Ocak 2012, 18:07

Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
türk halk müziği diyorum ?
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.212 saniyede (76.75% PHP - 23.25% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 18:30
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi