Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Düşünce özgürlüğü nedir, ne demektir?

Gösterim: 110247 | Cevap: 39
  • dusunce ozgurlugu
  • dusunce ozgurlugu ne demektir
  • dusunce ozgurlugu nedir
Ziyaretçi
Cevaplanmış   |    3 Ocak 2009 09:55   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Düşünce özgürlüğü nedir, ne demektir?

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNE DEMEKTİR
ARAŞTIR?
En iyi cevap _KleopatrA_ tarafından gönderildi

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

teoride var olan ancak pratikte kendini pek göstermeyen

Alıntı

Düşünce Özgürlüğü Nedir?

En genel tanımıyla düşünce özgürlüğü kişinin hiç bir engele maruz kalmadan bilgi edinmesi, edindiği bilgiler sonucu bir kanaate varması, ve kendi düşünceleri sebebiyle kınanmaması, düşüncelerini yayabilmesi olarak nitelendirilebilir.
Görüldüğü gibi düşünce özgürlüğü, bilgi edinme, kaanat, ve ifade özgürlüklerini içinde de barındırmaktadır.
Her özgürlüğün bir sınırı olduğu gibi düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.
1982 anayasasının 24. maddesinde 'Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü..'
gibi bir çok sınırlama sebebi vardır.
Hukuk,düşünce özgürlüğünün sınırlarını belirlemiştir,kişinin olaylara yargıç gibi müdahele edip, anlamlar yüklemesi düşünce özgürlüğü olarak sayılamaz,
Tabi bu özgürlüğün nerede kullanıldığı da önemlidir,kabalık bir ortamda kullanımıyla, diğer ortamlarda kullanımı farklı sonuçlar doğuracaktır.
Yargılama devam ederken bile yargıya müdahele niteliği taşıyan açıklamaların yapılması kanunlara aykırı olduğuna göre ve yargıya müdahele sayıldığına göre düşünce özgürlüğü sınırları dışında kullanılıyor demektir.

Düşünce Özgürlüğü Nedir?

Düşünce özgürlüğünden söz edebilmek için, düşüncenin hiçbir korku ve kaygıya kapılmaksızın üretilebilmesi, toplatma, yasaklama, ceza tehdidi ve fiili engeller olmadan, hiçbir izne bağlı olmadan bireysel olarak ya da topluca ifade edilebilmesi, üretilen düşüncenin paylaşılması ve zenginleştirilmesine olanak sağlayacak özgür bir tartışma ortamı ve nihayet düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığının saptanabilmesi için yaşama geçirilmesi fırsatının tanınması gerekir.
İnsan haklarının ve demokratikleşmenin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması, insan haklarına saygının yaşama geçirilmesi, her şeyden önce güç kullanma tehditlerinden arınmış, demokratik bir tartışma ortamının ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün yaratılması ile olanaklıdır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü, diğer özgürlüklerin "olmazsa olmaz" koşuludur. Düşünce özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü, siyasal parti, sendika, vakıf ve dernek kurma hakkı, ülke yönetimine katılma, seçme ve seçilme hakkı vb. hak ve özgürlüklerle iç içe olan temel özgürlüktür.
Bu hakların ve özgürlüklerin kullanılabilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığına ve korunup geliştirilmesine bağlıdır. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum oluşturma hedefinin ilk adımı, düşünceyi açıklama özgürlüğünün gerçekleştirilmesidir.

Türkiye'de Düşünce Özgürlüğü

Türkiye'dedüşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel, sınırları 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle çizilen 1982 Anayasası ve ilişkili yasal çerçevedir. Ancak uygulamada bu kısıtlamaların da ötesine geçilerek genişletici yorumların yapıldığı, yasa hükümlerinin hiçe sayıldığı, keyfi engellemelere gidildiği ve hatta yargısız infazlar yoluyla kimi insanların yaşamlarına son verildiği görülmüştür.
Türk Ceza Yasası, Sıkıyönetim Yasası, Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Siyasi Partiler Yasası, Basın Yasası, Dernekler Yasası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, YÖK Yasası başta olmak üzere bir çok yasa düşünceyi açıklama özgürlüğünü yasaklayan veya sınırlayan yüzlerce madde içermektedir. Türk Ceza Yasası'nın "halkı askerlikten soğutma" suçunu düzenleyen 155'nci, Cumhurbaşkanı'na hakareti düzenleyen 158 nci, "Türklüğe, Cumhuriyete, TBMM'ye, hükümetin manevi kişiliğine, bakanlıklara, devletin askeri, polisiye kuvvetlerine, adliyenin manevi kişiliği"ne hakareti düzenleyen 159'ncu, "halkı sınıf, ırk, din ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenleyen 312/2'nci maddeleri ile Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesi düşünce açıklamalarını cezalandırmada en sık kullanılan maddelerdir.
Uygulamada suç tanımlaması o kadar keyfi ve o kadar değişken ki, bir dönem TMY 8. madde kapsamında görülen bir düşünce açıklaması, başka bir dönem TCK 312. maddeye, hatta terör örgütüne yardım yataklık sayılarak TCK 169. maddeye göre cezalandırılabilmektedir. Son dönemlerde yazılı veya sözlü olarak ifade edilen düşüncelerin Türk Ceza Kanunu'nun 168/2 maddesi kapsamında değerlendirildiğine de tanık olunmaktadır.

3 Ocak 2009 11:41   |   Mesaj #2   |   
Keten Prenses - avatarı
MsXLabs Üyesi
..

42599
8.266 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 28-03-2008
Düşünce Özgürlüğü Nedir?

Düşünce özgürlüğünden söz edebilmek için, düşüncenin hiçbir korku ve kaygıya kapılmaksızın üretilebilmesi, toplatma, yasaklama, ceza tehdidi ve fiili engeller olmadan, hiçbir izne bağlı olmadan bireysel olarak ya da topluca ifade edilebilmesi, üretilen düşüncenin paylaşılması ve zenginleştirilmesine olanak sağlayacak özgür bir tartışma ortamı ve nihayet düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığının saptanabilmesi için yaşama geçirilmesi fırsatının tanınması gerekir.
İnsan haklarının ve demokratikleşmenin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması, insan haklarına saygının yaşama geçirilmesi, her şeyden önce güç kullanma tehditlerinden arınmış, demokratik bir tartışma ortamının ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün yaratılması ile olanaklıdır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü, diğer özgürlüklerin "olmazsa olmaz" koşuludur. Düşünce özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü, siyasal parti, sendika, vakıf ve dernek kurma hakkı, ülke yönetimine katılma, seçme ve seçilme hakkı vb. hak ve özgürlüklerle iç içe olan temel özgürlüktür.
Bu hakların ve özgürlüklerin kullanılabilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığına ve korunup geliştirilmesine bağlıdır. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum oluşturma hedefinin ilk adımı, düşünceyi açıklama özgürlüğünün gerçekleştirilmesidir.





Türkiye'de Düşünce Özgürlüğü
Türkiye'dedüşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel, sınırları 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle çizilen 1982 Anayasası ve ilişkili yasal çerçevedir. Ancak uygulamada bu kısıtlamaların da ötesine geçilerek genişletici yorumların yapıldığı, yasa hükümlerinin hiçe sayıldığı, keyfi engellemelere gidildiği ve hatta yargısız infazlar yoluyla kimi insanların yaşamlarına son verildiği görülmüştür.
Türk Ceza Yasası, Sıkıyönetim Yasası, Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Siyasi Partiler Yasası, Basın Yasası, Dernekler Yasası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, YÖK Yasası başta olmak üzere bir çok yasa düşünceyi açıklama özgürlüğünü yasaklayan veya sınırlayan yüzlerce madde içermektedir. Türk Ceza Yasası'nın "halkı askerlikten soğutma" suçunu düzenleyen 155'nci, Cumhurbaşkanı'na hakareti düzenleyen 158 nci, "Türklüğe, Cumhuriyete, TBMM'ye, hükümetin manevi kişiliğine, bakanlıklara, devletin askeri, polisiye kuvvetlerine, adliyenin manevi kişiliği"ne hakareti düzenleyen 159'ncu, "halkı sınıf, ırk, din ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenleyen 312/2'nci maddeleri ile Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesi düşünce açıklamalarını cezalandırmada en sık kullanılan maddelerdir.
Uygulamada suç tanımlaması o kadar keyfi ve o kadar değişken ki, bir dönem TMY 8. madde kapsamında görülen bir düşünce açıklaması, başka bir dönem TCK 312. maddeye, hatta terör örgütüne yardım yataklık sayılarak TCK 169. maddeye göre cezalandırılabilmektedir. Son dönemlerde yazılı veya sözlü olarak ifade edilen düşüncelerin Türk Ceza Kanunu'nun 168/2 maddesi kapsamında değerlendirildiğine de tanık olunmaktadır.




MesirKentli, dejavulife ve KuDuRo bu mesajı beğendi.
Ziyaretçi
14 Ocak 2009 10:30   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Düşünce özgürlüğü ne demektir?

düşünce özgürlüğü ne demektir
Blue Blood
14 Ocak 2009 10:53   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Düşünce Özgürlüğü Nedir?

Düşünce özgürlüğünden söz edebilmek için, düşüncenin hiçbir korku ve kaygıya kapılmaksızın üretilebilmesi, toplatma, yasaklama, ceza tehdidi ve fiili engeller olmadan, hiçbir izne bağlı olmadan bireysel olarak ya da topluca ifade edilebilmesi, üretilen düşüncenin paylaşılması ve zenginleştirilmesine olanak sağlayacak özgür bir tartışma ortamı ve nihayet düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığının saptanabilmesi için yaşama geçirilmesi fırsatının tanınması gerekir.
İnsan haklarının ve demokratikleşmenin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması, insan haklarına saygının yaşama geçirilmesi, her şeyden önce güç kullanma tehditlerinden arınmış, demokratik bir tartışma ortamının ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün yaratılması ile olanaklıdır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü, diğer özgürlüklerin "olmazsa olmaz" koşuludur. Düşünce özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü, siyasal parti, sendika, vakıf ve dernek kurma hakkı, ülke yönetimine katılma, seçme ve seçilme hakkı vb. hak ve özgürlüklerle iç içe olan temel özgürlüktür.
Bu hakların ve özgürlüklerin kullanılabilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığına ve korunup geliştirilmesine bağlıdır. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum oluşturma hedefinin ilk adımı, düşünceyi açıklama özgürlüğünün gerçekleştirilmesidir.





Türkiye'de Düşünce Özgürlüğü
Türkiye'dedüşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel, sınırları 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle çizilen 1982 Anayasası ve ilişkili yasal çerçevedir. Ancak uygulamada bu kısıtlamaların da ötesine geçilerek genişletici yorumların yapıldığı, yasa hükümlerinin hiçe sayıldığı, keyfi engellemelere gidildiği ve hatta yargısız infazlar yoluyla kimi insanların yaşamlarına son verildiği görülmüştür.
Türk Ceza Yasası, Sıkıyönetim Yasası, Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Siyasi Partiler Yasası, Basın Yasası, Dernekler Yasası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, YÖK Yasası başta olmak üzere bir çok yasa düşünceyi açıklama özgürlüğünü yasaklayan veya sınırlayan yüzlerce madde içermektedir. Türk Ceza Yasası'nın "halkı askerlikten soğutma" suçunu düzenleyen 155'nci, Cumhurbaşkanı'na hakareti düzenleyen 158 nci, "Türklüğe, Cumhuriyete, TBMM'ye, hükümetin manevi kişiliğine, bakanlıklara, devletin askeri, polisiye kuvvetlerine, adliyenin manevi kişiliği"ne hakareti düzenleyen 159'ncu, "halkı sınıf, ırk, din ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenleyen 312/2'nci maddeleri ile Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesi düşünce açıklamalarını cezalandırmada en sık kullanılan maddelerdir.
Uygulamada suç tanımlaması o kadar keyfi ve o kadar değişken ki, bir dönem TMY 8. madde kapsamında görülen bir düşünce açıklaması, başka bir dönem TCK 312. maddeye, hatta terör örgütüne yardım yataklık sayılarak TCK 169. maddeye göre cezalandırılabilmektedir. Son dönemlerde yazılı veya sözlü olarak ifade edilen düşüncelerin Türk Ceza Kanunu'nun 168/2 maddesi kapsamında değerlendirildiğine de tanık olunmaktadır.
dejavulife ve bi quan bu mesajı beğendi.
Misafir
1 Kasım 2009 22:42   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
düşünce özqürlüqü nedir ?
ener
1 Kasım 2009 22:50   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

düşünce özqürlüqü nedir ?



En genel tanımıyla düşünce özgürlüğü kişinin hiç bir engele maruz kalmadan bilgi edinmesi, edindiği bilgiler sonucu bir kanaate varması, ve kendi düşünceleri sebebiyle kınanmaması, düşüncelerini yayabilmesi olarak nitelendirilebilir.
Görüldüğü gibi düşünce özgürlüğü, bilgi edinme, kaanat, ve ifade özgürlüklerini içinde de barındırmaktadır.
Her özgürlüğün bir sınırı olduğu gibi düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.
1982 anayasasının 24. maddesinde 'Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü..'
gibi bir çok sınırlama sebebi vardır.
Hukuk,düşünce özgürlüğünün sınırlarını belirlemiştir,kişinin olaylara yargıç gibi müdahele edip, anlamlar yüklemesi düşünce özgürlüğü olarak sayılamaz,
Tabi bu özgürlüğün nerede kullanıldığı da önemlidir,kabalık bir ortamda kullanımıyla, diğer ortamlarda kullanımı farklı sonuçlar doğuracaktır.
Yargılama devam ederken bile yargıya müdahele niteliği taşıyan açıklamaların yapılması kanunlara aykırı olduğuna göre ve yargıya müdahele sayıldığına göre düşünce özgürlüğü sınırları dışında kullanılıyor demektir.
_KleopatrA_ bu mesajı beğendi.
Misafir
13 Ocak 2010 21:04   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Düşünce özgürlüğü nedir?

teoride var olan ancak pratikte kendini pek göstermeyen
_KleopatrA_
13 Ocak 2010 21:07   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

teoride var olan ancak pratikte kendini pek göstermeyen

Alıntı

Düşünce Özgürlüğü Nedir?

En genel tanımıyla düşünce özgürlüğü kişinin hiç bir engele maruz kalmadan bilgi edinmesi, edindiği bilgiler sonucu bir kanaate varması, ve kendi düşünceleri sebebiyle kınanmaması, düşüncelerini yayabilmesi olarak nitelendirilebilir.
Görüldüğü gibi düşünce özgürlüğü, bilgi edinme, kaanat, ve ifade özgürlüklerini içinde de barındırmaktadır.
Her özgürlüğün bir sınırı olduğu gibi düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.
1982 anayasasının 24. maddesinde 'Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü..'
gibi bir çok sınırlama sebebi vardır.
Hukuk,düşünce özgürlüğünün sınırlarını belirlemiştir,kişinin olaylara yargıç gibi müdahele edip, anlamlar yüklemesi düşünce özgürlüğü olarak sayılamaz,
Tabi bu özgürlüğün nerede kullanıldığı da önemlidir,kabalık bir ortamda kullanımıyla, diğer ortamlarda kullanımı farklı sonuçlar doğuracaktır.
Yargılama devam ederken bile yargıya müdahele niteliği taşıyan açıklamaların yapılması kanunlara aykırı olduğuna göre ve yargıya müdahele sayıldığına göre düşünce özgürlüğü sınırları dışında kullanılıyor demektir.

Düşünce Özgürlüğü Nedir?

Düşünce özgürlüğünden söz edebilmek için, düşüncenin hiçbir korku ve kaygıya kapılmaksızın üretilebilmesi, toplatma, yasaklama, ceza tehdidi ve fiili engeller olmadan, hiçbir izne bağlı olmadan bireysel olarak ya da topluca ifade edilebilmesi, üretilen düşüncenin paylaşılması ve zenginleştirilmesine olanak sağlayacak özgür bir tartışma ortamı ve nihayet düşüncenin doğruluğu ve yanlışlığının saptanabilmesi için yaşama geçirilmesi fırsatının tanınması gerekir.
İnsan haklarının ve demokratikleşmenin önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılması, insan haklarına saygının yaşama geçirilmesi, her şeyden önce güç kullanma tehditlerinden arınmış, demokratik bir tartışma ortamının ve düşünceyi açıklama özgürlüğünün yaratılması ile olanaklıdır. Düşünceyi açıklama özgürlüğü, diğer özgürlüklerin "olmazsa olmaz" koşuludur. Düşünce özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü, siyasal parti, sendika, vakıf ve dernek kurma hakkı, ülke yönetimine katılma, seçme ve seçilme hakkı vb. hak ve özgürlüklerle iç içe olan temel özgürlüktür.
Bu hakların ve özgürlüklerin kullanılabilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün varlığına ve korunup geliştirilmesine bağlıdır. İnsan haklarına dayalı, demokratik ve özgürlükçü, çoğulcu bir toplum oluşturma hedefinin ilk adımı, düşünceyi açıklama özgürlüğünün gerçekleştirilmesidir.

Türkiye'de Düşünce Özgürlüğü

Türkiye'dedüşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engel, sınırları 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle çizilen 1982 Anayasası ve ilişkili yasal çerçevedir. Ancak uygulamada bu kısıtlamaların da ötesine geçilerek genişletici yorumların yapıldığı, yasa hükümlerinin hiçe sayıldığı, keyfi engellemelere gidildiği ve hatta yargısız infazlar yoluyla kimi insanların yaşamlarına son verildiği görülmüştür.
Türk Ceza Yasası, Sıkıyönetim Yasası, Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Siyasi Partiler Yasası, Basın Yasası, Dernekler Yasası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, YÖK Yasası başta olmak üzere bir çok yasa düşünceyi açıklama özgürlüğünü yasaklayan veya sınırlayan yüzlerce madde içermektedir. Türk Ceza Yasası'nın "halkı askerlikten soğutma" suçunu düzenleyen 155'nci, Cumhurbaşkanı'na hakareti düzenleyen 158 nci, "Türklüğe, Cumhuriyete, TBMM'ye, hükümetin manevi kişiliğine, bakanlıklara, devletin askeri, polisiye kuvvetlerine, adliyenin manevi kişiliği"ne hakareti düzenleyen 159'ncu, "halkı sınıf, ırk, din ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik suçunu düzenleyen 312/2'nci maddeleri ile Terörle Mücadele Yasasının 8. maddesi düşünce açıklamalarını cezalandırmada en sık kullanılan maddelerdir.
Uygulamada suç tanımlaması o kadar keyfi ve o kadar değişken ki, bir dönem TMY 8. madde kapsamında görülen bir düşünce açıklaması, başka bir dönem TCK 312. maddeye, hatta terör örgütüne yardım yataklık sayılarak TCK 169. maddeye göre cezalandırılabilmektedir. Son dönemlerde yazılı veya sözlü olarak ifade edilen düşüncelerin Türk Ceza Kanunu'nun 168/2 maddesi kapsamında değerlendirildiğine de tanık olunmaktadır.
ener bu mesajı beğendi.
Misafir
18 Ocak 2010 14:21   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
teoride var olan ancak pratikte kendini göstermiyen
tarafsız
Misafir
18 Ocak 2010 21:33   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
düşünce özgürlüğü ne kısa yazın be
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Düşünce özgürlüğü nedir, ne demektir? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • dusunce ozgurlugu
  • dusunce ozgurlugu ne demektir
  • dusunce ozgurlugu nedir
Basın özgürlüğü nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Cevaplanmış
Cevap: 1
Son Mesaj: 2 Haziran 2015 21:22
Düşünce ne demektir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 17 Eylül 2013 17:32
Yerleşim özgürlüğü nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 10
Son Mesaj: 28 Ekim 2012 11:13
Düşünce Özgürlüğü
Gönderen: virtuecat Forum: Siyasal Bilimler
Cevap: 1
Son Mesaj: 15 Şubat 2012 19:24
Cevap: 0
Son Mesaj: 4 Ekim 2011 17:12
Sayfa 0.410 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu