PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Balkanlardaki fetihler, Osmanlı Devleti'ni nasıl etkilemiştir?
«Önceki KonuSonraki Konu»
Ziyaretçi11:12, 11 Ocak 2009 
bALKANLARDAKİ FETİHLER, Osmanlı Devletini nasıl etkilemiştir?
En iyi cevap Keten Prenses tarafından gönderildi

Balkanlarda FetihlerSırp Sındığı zaferinden sonra Balkanlar'daki uç bölgelerini sağ, orta ve sol kanatlara bölen Sultan Murad, üç koldan fetih hareketlerini başlattı.
Sağ kanat yani doğu sınır bölgesi doğrudan doğruya Sultan Murad'ın kendi komutası altında idi. Sol kanat yani bati bölgesi komutanı Evrenos Bey, orta kol komutanı ise Kara Timurtaş Pasa idi.
1365 yılında Dalmaçya kıyılarının güneyindeki Dubrovnik (Raguza) Cumhuriyeti, Osmanlı himayesini kabul eden bir muahede imzaladı. Ticaretle uğrasan bu küçük Slav cumhuriyetinin ileriyi görebilmesi, onun asırlarca devam edecek olan hayatini garanti altına almasına sebep olmuştu. Osmanlılar, yıllık vergi karşılığında bu devletçiğin iç islerine karışmadıkları gibi onu ortadan kaldırıp ilga da etmediler. Dubrovnik'in himaye altına alınması ile Türkler, Adriyatik denizine dayanmış oluyorlardı. Hâlbuki bu esnada daha Akdeniz'e çıkmamışlardı.
Gümülcine'ye ikamet merkezi olarak seçen Gazi Evrenos Bey, Sırp Sındığımdan kısa bir müddet sonra Serez'i zapt etmişti. Fakat henüz Drama ile Kavala, Bizans'ın idaresinde idi.
Sultan Murad, Sırp Kralı Sefan Dusan'in ölümünden sonra Bulgar Prensi Ivan Aleksandr tarafından alınan Trakya'nın Karadeniz kıyılarını denetimi altına aldı. Böylece Bizans'ın Avrupa ile olan son karayolu bağı da kesildi. Bizans İmparatoru bu duruma bir çare bulabilmek için Roma'ya gitti. Dört kardinal huzurunda ve Saint Plevre Kilisesi'nde Ortodoks mezhebinin sapıklıklarından Tevbe ve istiğfar edip Latin Kilisesi'nin (Katolik) evladı oldu. Buna karşılık olarak da Papa, Bati dünyasından kendisi için büyük ölçüde yârdim temin edeceği vaadinde bulundu.
Fakat bu merasim, şahsî menfaatlerin dışında samimi bir alış veriş değildi. Bunun en belirgin delili ise İmparator'un Bizans'a döndüğü zaman, gittiğinden daha da eli bos kalması ve ümid ettiği yardımdan bir zerre dahi bulamaması idi. 1369'da Roma'da resmen Katolik olan İmparator, İstanbul'a döner dönmez tekrar Ortodoks mezhebine döndü. Böyle siyasî manevralar ile padişahîn itimadını da büsbütün kaya eden Bizans İmparatoru, daha da zebun ve çaresiz kalmış bulunuyordu.
Bu asırlarda Ortodoks ve Katolik mezhepleri arasında münaferet ve çekişme o dereceye varmıştı ki, bir Ortodoks, Türk idaresini Katolik idareye tercih ediyordu. Katolikler için de durum bundan pek farklı değildi.
1367'de Kara Ali Beyoğlu Timurtaş Pasa, Tunca üzerindeki Yanbolu'yu, Lala Şahin Pasa ise Samakov'u aldı. Samakov, Sofya'nın 50 km. kadar güneydoğusunda idi. Sultan Murad da 1368'de Hayrabolu'yu, 1369 yılında Kirkkilise (Kırklareli), Pınarhisar ve Vize'yi Bizanslılardan geri aldı. Buralar daha önce feth edilmiş olmalarına rağmen bir ara Bizans tarafından tekrar işgal edilmişlerdi. Bölgenin bu önemli şehirlerinin yeniden Osmanlıların idaresine geçmesi üzerine, Bizans'ın elinde Trakya'da fazla bir şey kalmadı.
Tuna nehrinden Rodos Balkanlarına kadar orta ve güney Bulgaristan ile Osmanlı fetihlerinden önce de kısmen Trakya'ya sahip olan Bulgar Kralı Yuvan Şişman, Osmanlılarla basa çıkamayacağını anlayınca onlarla barış antlaşması yaptı. Böylece Osmanlı himayesini benimsediği gibi vergi vermeyi de kabul etmek zorunda kaldı. Bu arada Kral Şişman, kizkardesi prenses Marya'yı da Sultan Murad'la evlendirmek suretiyle akrabalık tesis etmek ve bu sayede Osmanlıların gücünden de istifade etmek istiyordu. Gerçekten de Şişman, kendisine muhalefet edip Macarları Vidin'e sokmuş olan kardeşi Stratisimir'e karsı Murad'la Ulahlardan yârdim alarak Vidin üzerine gitmişse de muvaffak olamadı. Bu sıralarda Türklerin, Bulgaristan fütuhatı devam etmeye kararlı görünüyordu. Bu durumu gören ve daha önce devlet merkezi olan Tir tir nova'ya gelmiş olan Bulgar Kralı Şişman, Sırbistan Kralı ile anlaşarak birlikte Osmanlılar üzerine hücum etmeyi kararlaştırdılar. Lala Şahin Pasa, bu orduyu perişan etti. Bu Çamurlu meydan muharebesi ile Kuzey Bulgaristan kapıları da Türklerce açılmış oldu

kaynak
Benzer Konular:
Cevap
Keten Prenses17:01, 11 Ocak 2009 
Balkanlarda FetihlerSırp Sındığı zaferinden sonra Balkanlar'daki uç bölgelerini sağ, orta ve sol kanatlara bölen Sultan Murad, üç koldan fetih hareketlerini başlattı.
Sağ kanat yani doğu sınır bölgesi doğrudan doğruya Sultan Murad'ın kendi komutası altında idi. Sol kanat yani bati bölgesi komutanı Evrenos Bey, orta kol komutanı ise Kara Timurtaş Pasa idi.
1365 yılında Dalmaçya kıyılarının güneyindeki Dubrovnik (Raguza) Cumhuriyeti, Osmanlı himayesini kabul eden bir muahede imzaladı. Ticaretle uğrasan bu küçük Slav cumhuriyetinin ileriyi görebilmesi, onun asırlarca devam edecek olan hayatini garanti altına almasına sebep olmuştu. Osmanlılar, yıllık vergi karşılığında bu devletçiğin iç islerine karışmadıkları gibi onu ortadan kaldırıp ilga da etmediler. Dubrovnik'in himaye altına alınması ile Türkler, Adriyatik denizine dayanmış oluyorlardı. Hâlbuki bu esnada daha Akdeniz'e çıkmamışlardı.
Gümülcine'ye ikamet merkezi olarak seçen Gazi Evrenos Bey, Sırp Sındığımdan kısa bir müddet sonra Serez'i zapt etmişti. Fakat henüz Drama ile Kavala, Bizans'ın idaresinde idi.
Sultan Murad, Sırp Kralı Sefan Dusan'in ölümünden sonra Bulgar Prensi Ivan Aleksandr tarafından alınan Trakya'nın Karadeniz kıyılarını denetimi altına aldı. Böylece Bizans'ın Avrupa ile olan son karayolu bağı da kesildi. Bizans İmparatoru bu duruma bir çare bulabilmek için Roma'ya gitti. Dört kardinal huzurunda ve Saint Plevre Kilisesi'nde Ortodoks mezhebinin sapıklıklarından Tevbe ve istiğfar edip Latin Kilisesi'nin (Katolik) evladı oldu. Buna karşılık olarak da Papa, Bati dünyasından kendisi için büyük ölçüde yârdim temin edeceği vaadinde bulundu.
Fakat bu merasim, şahsî menfaatlerin dışında samimi bir alış veriş değildi. Bunun en belirgin delili ise İmparator'un Bizans'a döndüğü zaman, gittiğinden daha da eli bos kalması ve ümid ettiği yardımdan bir zerre dahi bulamaması idi. 1369'da Roma'da resmen Katolik olan İmparator, İstanbul'a döner dönmez tekrar Ortodoks mezhebine döndü. Böyle siyasî manevralar ile padişahîn itimadını da büsbütün kaya eden Bizans İmparatoru, daha da zebun ve çaresiz kalmış bulunuyordu.
Bu asırlarda Ortodoks ve Katolik mezhepleri arasında münaferet ve çekişme o dereceye varmıştı ki, bir Ortodoks, Türk idaresini Katolik idareye tercih ediyordu. Katolikler için de durum bundan pek farklı değildi.
1367'de Kara Ali Beyoğlu Timurtaş Pasa, Tunca üzerindeki Yanbolu'yu, Lala Şahin Pasa ise Samakov'u aldı. Samakov, Sofya'nın 50 km. kadar güneydoğusunda idi. Sultan Murad da 1368'de Hayrabolu'yu, 1369 yılında Kirkkilise (Kırklareli), Pınarhisar ve Vize'yi Bizanslılardan geri aldı. Buralar daha önce feth edilmiş olmalarına rağmen bir ara Bizans tarafından tekrar işgal edilmişlerdi. Bölgenin bu önemli şehirlerinin yeniden Osmanlıların idaresine geçmesi üzerine, Bizans'ın elinde Trakya'da fazla bir şey kalmadı.
Tuna nehrinden Rodos Balkanlarına kadar orta ve güney Bulgaristan ile Osmanlı fetihlerinden önce de kısmen Trakya'ya sahip olan Bulgar Kralı Yuvan Şişman, Osmanlılarla basa çıkamayacağını anlayınca onlarla barış antlaşması yaptı. Böylece Osmanlı himayesini benimsediği gibi vergi vermeyi de kabul etmek zorunda kaldı. Bu arada Kral Şişman, kizkardesi prenses Marya'yı da Sultan Murad'la evlendirmek suretiyle akrabalık tesis etmek ve bu sayede Osmanlıların gücünden de istifade etmek istiyordu. Gerçekten de Şişman, kendisine muhalefet edip Macarları Vidin'e sokmuş olan kardeşi Stratisimir'e karsı Murad'la Ulahlardan yârdim alarak Vidin üzerine gitmişse de muvaffak olamadı. Bu sıralarda Türklerin, Bulgaristan fütuhatı devam etmeye kararlı görünüyordu. Bu durumu gören ve daha önce devlet merkezi olan Tir tir nova'ya gelmiş olan Bulgar Kralı Şişman, Sırbistan Kralı ile anlaşarak birlikte Osmanlılar üzerine hücum etmeyi kararlaştırdılar. Lala Şahin Pasa, bu orduyu perişan etti. Bu Çamurlu meydan muharebesi ile Kuzey Bulgaristan kapıları da Türklerce açılmış oldu

kaynak
Cevap
Misafir22:51, 13 Aralık 2009 
TARİHÇİ MARİA TODOROVA NEDEN BALKANLILAR IN OSMANLI MİRASI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR?BALKANLARDAKİ FETİHLER OSMANLI DEVLETİNİ EKONOMİK VE SOSYAAL AÇIDAN NASIL ETKİLEMİŞ OLABİLİR?
Cevap
Misafir19:21, 22 Aralık 2009 
osmanlı devletinin balkanlara gecmesi ve yerlesmesi nezaman ve nasıl olmustur ? (ACİLL)
Cevap
nötrino20:33, 22 Aralık 2009 
Alıntı:
TARİHÇİ MARİA TODOROVA NEDEN BALKANLILAR IN OSMANLI MİRASI OLDUĞUNU SÖYLÜYOR?BALKANLARDAKİ FETİHLER OSMANLI DEVLETİNİ EKONOMİK VE SOSYAAL AÇIDAN NASIL ETKİLEMİŞ OLABİLİR?
Balkanlar'daki Türk varlığının başlangıcı, genel kanının aksine,Osmanlı döneminden çok öncelere dayanır. İlk olarak Hun Türkleri'yle başlayan bu mevcudiyet, Orta Asya'dan göç eden çeşitli Türk boylarıyla devam etmiştir. Bu topluluklar bölgenin kültürel gelişimine büyük katkıda bulunmuş ancak büyük çapta asimilasyona uğramışlardır. Örneğin Volga boylarında yaşayan ve Türkçe konuşan Bulgar Türkleri, Slavların içinde asimile olmuş ve bir Slav topluluğu olarak anılmışlardır.

Balkanlar'ın Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethi, bölgede yeni ve parlak bir dönemin başlangıcı olmuştur. Yaklaşık 500 yıl süren bu iktidar döneminde bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısı büyük bir gelişme göstermiştir. Günümüze kadar ulaşan kültür mirasının büyük bir kısmı bu dönemde inşa edilmiştir. Yine bu dönemde Türkler, Balkan topraklarında yaşayan çeşitli topluluklarla köklü bağlar kurarak bölgedeki Müslüman-Türk varlığını kalıcı hale getirmişlerdir.Osmanlı yönetimi, bu bölgelerde iskanla birlikte imar çalışmalarına da önem vermiş, Balkanlar baştan sona han, hamam,cami, köprü,medrese gibi Osmanlı eserleriyle donatılmıştır.


Alıntı:
osmanlı devletinin balkanlara gecmesi ve yerlesmesi nezaman ve nasıl olmustur ? (ACİLL)
Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasıyla Anadolu'da birçok beylik kuruldu.Bunlardan biri olan Osmanlı Beyliği, kısa bir süre içinde Eskişehir, Bilecik,İnegöl ve Bursa'yı fethederek Osmanlı Devleti'ni kurdu ve Anadolu'daki otorite boşluğunu doldurdu. Aynı dönemde, Moğol baskısından kaçan Türkmenlere de kapılarını açan Osmanlı Devleti, 14. yüzyıldan itibaren Batıya doğru fetihler yapmaya başladı.

Osmanlı Ordusu 1321 yılında Mudanya'yı alarak Rumeli topraklarına ayak bastı. 1345 yılında Karesi Beyliği'nin fethiyle Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Bu tarihten itibaren Türkmenler, başta Trakya olmak üzere Balkan topraklarına yerleştirilmeye başlandı.1352'de,tahtı ele geçirmek için Osmanlılardan yardım alan Bizans İmparatoru, bu yardımın karşılığı olarak Çimpe kalesi ve çevresini Orhan Gazi'ye bıraktı. Bu bölge, Süleyman Paşa'nın önderliğinde Balkanlar'a yayılmak için önemli bir üs olarak kullanıldı. Anadolu'dan getirtilen kuvvetler bu bölgeye yerleştirildi ve Osmanlı'nın Rumeli'deki varlığı kalıcı hale getirildi.

Cevap
Opucuk`Lee Hs`17:56, 19 Ekim 2010 
OsmanLı`Nın BaLkanlardaki etkisi [Acill lzm]
Cevap
Misafir19:49, 5 Aralık 2010 
osmanlı devletinin kuruluş döneminde balkanlardaki fetihler lazım hem de çok acil.
Cevap
Misafir17:35, 29 Kasım 2011 
Çabuk cevap yazar mısınız performans ödevim kısa olursa sevinirimm
Cevap
Misafir10:35, 26 Aralık 2011 
balkanlardaki fetihler osmanlıyı ekonomik ve sosyal açıdan nasıl etkilemiştir?
Cevap
Misafir10:59, 26 Aralık 2011 
balkanlardaki fetihler osmanlıyı ekonomik ve sosyal açıdan nasıl etkilemiştir
Cevap
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Coğrafi Keşifler Osmanlı Devleti'ni nasıl etkilemiştir?
Milliyetçilik akımı Osmanlı Devleti'ni nasıl etkilemiştir?
31 Mart Vakası Osmanlı Devleti'ni nasıl etkilemiştir?
Ankara Savaşı Osmanlı Devleti'ni nasıl etkilemiştir?
Osmanlı Devleti'nin gerilemesi Türk edebiyatını nasıl etkilemiştir?