Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda açewlya tarafından 1 Ocak 2009 (12:33) tarihinde açılmıştır.
143782 kez görüntülenmiş, 121 cevap yazılmış ve son mesaj 19 Ocak 2014 (17:23) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 1 Ocak 2009, 12:33

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
açewlya
Ziyaretçi
açewlya - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri nelerdir?
En iyi cevap uchiha itachi tarafından gönderildi

TARIM (TARLA ve BAHÇE KÜLTÜRLERİ)
Tarım, toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla çeşitli ürünler elde etme işine denir. Ülkemiz topraklarının % 36'sı tarım arazisi olarak kullanılır. Ülkemizde çalışan nüfusun yarısına yakını tarımla uğraşmaktadır. Bu yüzden tarım Türkiye ekonomisi için çok önemlidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ülkemizde daha çok ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Makine kullanımı, zararlı böcek ve bitkilerle mücadele, kaliteli tohum kullanımı ve sulama ülkemizde gelişmemişti.
Bu yüzden tarımsal üretim oldukça azdı. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar sayesinde tarımımızda önemli gelişmeler olmuştur. Ziraat fakültelerinin açılması, tarım makine ve aletlerinin üretilmesi, yapay gübre ve kaliteli tohum kullanımı ile sulamaya önem verilmesi bu gelişmeye neden olmuştur. Aynı zamanda Devlet Üretme Çiftlikleri, Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması bu gelişmenin diğer nedenleridir. Bunların yanında GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin toptan kalkınmasını amaçlayan çok önemli bir projedir. GAP sayesinde tarımsal üretimde büyük artışlar olmaya başlamıştır.

Ülkemizde tarımı etkileyen bazı faktörler vardır. Bunların önemlilerini şöyle sıralayabiliriz;
• Toprak bakımı: Tarım faaliyetleri toprak üzerinde yapıldığı için toprak bakımı çok önemlidir. Toprak çapa, bel, pulluk ve saban gibi aletlerle havalandırılır. Bu olay toprağın verimini artırır.
• Sulama: Bütün tarım ürünlerinin suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç yetiştirilen tarım ürününe göre değişir. Bu nedenle toprak uygun zamanlarda ve yeterince sulanmak zorundadır.
• Gübreleme: Toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir. Gübre, yapay ve doğal gübre olarak iki kısma ayrılır. Hayvan dışkılarından olan gübreye doğal gübre denir. Değişik minerallerin birleştirilmesi ile elde edilen gübreye ise yapay gübre denir. Gübreleme tarım ürünlerinin verimini önemli oranda artırır.
• Kaliteli tohum: Tarım ürünlerinden daha fazla verim almak için mutlaka kaliteli tohum kullanmak gerekir.

Tarla Tarımı ve Tarla Ürünlerimiz
Ülkemizdeki tarım alanlarının büyük kısmını tarlalar oluşturur. Tarlalar eğimli ve engebeli arazilerde olduğu gibi düz alanlarda da olabilmektedir. Tarlaların büyük kısmı her yıl ekilir. Bazıları ise bir yıl ekilip ertesi yıl boş bırakılır. Bu duruma nadas tarımı denir.
Buradaki amaç mineral bakımından fakir olan toprağın bir yıl dinlenerek mineralce zenginleşmesidir. Tarlalarda ekilen tarım ürünlerini şu şekilde gruplara ayırabiliriz.

1. Tahıllar

Tahıllar ülkemizde en fazla üretimi yapılan tarım ürünleridir. Ülkemizdeki ekim alanlarının büyük kısmı tahıllara ayrılmıştır. Tahıllar; buğday, arpa, mısır, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tarım ürünlerinden oluşur.
Buğday: Ülkemizde en fazla üretilen ve tüketilen tarım ürünüdür. Çok yaygın bir ekim alanı vardır. Doğu Karadeniz Bölümü’nün kıyı kesimi ve yüksek yerler haricinde ülkemizin her yerinde yetiştirilir. Fakat en fazla İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Ülkemizdeki buğdayın 1/3'ü bu bölgede üretilir. Buğday tarımı genellikle sulama ile yapılamaz. Bitkinin su ihtiyacı yağmurlardan karşılanır. Bu yüzden üretilen buğdayın miktarı yağışlara göre değişir. Aynı zamanda üretiminde yıllara göre büyük dalgalanmalar olur. Buğday en fazla ekmek yapımında kullanılır. Aynı zamanda unlu mamüller, bisküvi ve makarna yapımında da yaygın olarak kullanılır.


Yurdumuzdaki buğday üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Arpa: Ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Buğdaydan sonra en fazla yetiştirilen tahıldır. En çok İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Buğdaya göre sıcağa ve soğuğa karşı daha dayanıklı olup, daha kısa sürede yetiştirilir. Bu yüzden buğdayın yetiştirilemediği yüksek yerlerde de yetiştirilebilir. En fazla hayvan yemi ve bira sanayisinde ham madde olarak kullanılır.
Mısır: Yetişme koşulları diğer tahıllardan farklıdır. Mısır, yaz yağışlarının ve sulama imkânlarının olduğu yerlerde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir. Ülkemizdeki ekim alanı oldukça yaygındır. Karadeniz Bölgesi'nde halkın temel besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca mısırdan yemeklik yağ elde edilir. Bir kısmı da hayvan yemi olarak kullanılır.
Pirinç: Pirinç, çeltik bitkisinden elde edilen üründür. Çeltik hasat edildikten sonra kabukları ayıklanarak pirinç elde edilmiş olur. Çeltiğin tarımı su içinde yapılır. Tarımı için en uygun alanlar akarsu kenarlarındaki düzlükler ve sulanabilen ovalardır. En fazla Edirne, Samsun, Çorum, Kastamonu, Hatay ve Diyarbakır gibi illerde yetiştirilir. Önemli bir besin maddesi olan pirinç üretimi ülkemiz tüketimini karşılayamaz.
Ülkemizde yetiştirilen diğer tahıl ürünleri ise çavdar, yulaf ve darıdır. Bu ürünler çok geniş ekim alanlarına sahip değillerdir. Genellikle hayvan yemi olarak kullanılırlar.
Tarla tarımında tahıllardan başka sanayi bitkileri de yetiştirilir.

2. Sanayi Bitkileri
Doğrudan tüketilmeyip fabrikalarda ham madde olarak kullanılan ürünlerdir. Ülkemizde yetiştirilen başlıca sanayî bitkileri, pamuk, tütün, şeker pancarı, haşhaş, ayçiçeği ve zeytindir.
Pamuk: Yetişme döneminde bol su isteyen ve verimli alüvyal ovaları seven bir bitkidir. Hasat zamanında ise yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyar. Bu dönemin oldukça kurak geçmesi gerekmektedir. Yaz yağışları pamuk üretimine zarar verir. En fazla Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir.
Pamuk, dokuma sanayisinin ham maddesidir. Çekirdeğinden elde edilen yağ ise margarin üretiminde kullanılır. Ülkemizde pamuk üretimi oldukça fazladır. Ayrıca pamuk ve pamuklu dokuma ürünleri ülkemiz ihracatında önemli bir yer tutar.
Tütün: Yetişme döneminde bol su ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde ise yüksek sıcaklık ister. Ülkemizde en çok Ege Bölgesi’nde yetiştirilir. Daha sonra Güneydoğu, Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Tütün, sigara gibi sağlığa zararlı olan dumanlı içeceklerin ham maddesidir. Ülkemizde devlet denetiminde yetiştirilmektedir.


Yurdumuzda tütün üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Şeker pancarı: Kıyı bölgelerimiz dışında ülkemizin her yerinde rahatlıkla yetiştirilmektedir. Yağışların yeterli olmadığı yerlerde sulamalı olarak yetiştirilebilir. Büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Şekerin ham maddesidir. Ayrıca posası hayvan yemi olarak kullanılır. Bu yüzden şeker fabrikalarının çevresinde büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda şeker pancarı üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Ayçiçeği: Ülkemizin her yerinde yetişme imkânı vardır. Fakat büyük kısmı Marmara Bölgesi'nde yetiştirilir. Yaz yağışlarından olumsuz etkilenir. Yağışın yetersiz olduğu yerlerde sulama ile yetiştirilebilir. Bitkisel yağ üretiminde kullanılır.
Ülkemizdeki bitkisel yağ üretiminin yarıya yakını ayçiçeğinden elde edilir.


Yurdumuzda ayçiçeği üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Zeytin: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerdeki eğimli arazilerde rahatlıkla yetiştirilebilir. Bu yüzden en fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Marmara ve Akdeniz bölgeleri gelir. Akdeniz Bölgesi'nde az yetiştirilmesinin nedeni; daha fazla gelir getiren ürünlerin ekilmesidir.
Ülkemiz Dünya'nın önde gelen zeytin üreticisi ülkeleri arasındadır. Sert çekirdekli meyvelerdendir. Sofralık zeytin olarak tüketildiği gibi yağ üretiminde de kullanılır. Ayrıca sabun üretiminde de kullanılır.
Haşhaş: Uyuşturucu madde elde edildiği için devlet denetiminde yetiştirilir. Aynı zamanda ilâç yapımında ve yemeklik malzeme olarak kullanılır. En fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir.

3. Baklagiller
Fasulye, nohut, bakla, mercimek ve bezelye gibi bitkiler baklagilleri oluşturur. Proteince zengin olan baklagiller genellikle kuru olarak tüketilirler. Ülkemizin her bölgesinde yetiştirilmektedir. İç Anadolu Bölgesi baklagil üretiminde ilk sıradadır.

Bahçe Tarımı ve Bahçe Ürünlerimiz

Bahçe tarımı, genellikle yerleşim merkezlerinin yakınında bulunan bahçelerde yapılır. Sulamalı olarak küçük tarım aletleri ile tarımı yapılır. Ülkemizde tarımı yapılan başlıca bahçe bitkileri şunlardır;
Çay: Ülkemizdeki en uygun yetişme alanını Doğu Karadeniz Bölümü'nün kıyı kesiminde bulmuştur. Burada üretilen çay ülkemiz ihtiyacını karşılar. Çay üretimi için bol yağış ve eğimli yamaçlar gereklidir. Çay bitkisi 1-1.5 metre boyunda çok yıllık bir ağaççıktır. Bu ağaççıkların sürgünleri kesilir. Daha sonra fabrikalarda işlenerek çay elde edilmiş olur.
Sebzeler: Farklı iklim tiplerinin görüldüğü ülkemizde birçok sebze türü yetiştirilmektedir. Sebzeler genellikle taze olarak iç piyasada tüketilir. Bu yüzden iç ticaretimizde önemli bir yeri vardır.
Ekim alanları oldukça yaygındır. Sebze üretiminin en fazla olduğu yer Akdeniz Bölgesi'dir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara bölgeleri takip eder. Sebzelerin en az yetiştirildiği yer ise iklim koşulları elverişsiz olduğu için Doğu Anadolu Bölgesi'dir.
Sebzelerin büyük kısmı yaz mevsiminde yetiştirilir. Bunların en önemlileri patlıcan, domates, biber, bamya ve salatalıktır. Ispanak, lahana, pırasa gibi sebzeler ise kış mevsiminde yetiştirilir. Ülkemizde en fazla soğan, patates ve domates yetiştirilir.
Meyveler: Ülkemiz iklimi uygun olduğu için dünyadaki meyve türlerinin büyük kısmını yetiştirebiliriz. Ülkemiz tarımında önemli bir yeri olan meyveler beslenmemiz için de çok önemlidir. Meyvelerin bir bölümünün ihracatımızda da önemli bir yeri vardır.
Meyveleri yaz meyveleri ve kış meyveleri diye iki gruba ayırabiliriz. Yaz meyveleri üzüm, kayısı, şeftali ve kiraz gibi meyvelerdir. Kış meyveleri ise portakal, mandalina, greyfurt ve ayva gibi meyvelerdir. Bazı önemli meyvelerimiz şunlardır;
Üzüm:Ülkemizde çok yaygın bir ekim alanı vardır. Her bölgemizde yetiştirilebilir. Ama en çok Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Üretimimizin yarıya yakınını bu bölge sağlar.
Çok yıllık bir bitki olan üzümün bitkisine üzüm asması veya üzüm çubuğu denilmektedir. Üzüm çubuklarının ekili olduğu yere bağ denir. Üzüm tarımına ise bağcılık denir. Yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi içki yapımında da kullanılır.
Turunçgiller: Turunçgiller portakal, limon, mandalina, greyfurt ve turunç meyvelerinin genel adıdır. Kış sıcaklıklarının fazla olduğu ve don olaylarının görülmediği yerlerde yetiştirilirler. Büyük kısmı Akdeniz Bölgesi'nde yetiştirilir. Bir kısmı Ege Bölgesi'nde çok azı da Doğu Karadeniz kıyılarında yetiştirilir.
Fındık: Fındığın ana vatanı Karadeniz kıyılarıdır. En fazla yetiştirildiği iller; Giresun, Ordu, Trabzon ve Adapazarı'dır. Ülkemiz hem fındık üretiminde hem de kalitesinde dünyada birinci sıradadır. Bu yüzden ekonomimiz için çok önemli bir üründür. Büyük kısmı yurt dışına satılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.
İncir: Soğuğa dayanıksızdır. Bu yüzden kışların ılık geçtiği yerlerde yetiştirilir. En fazla Ege Bölgesi'nde daha sonda Akdeniz, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. İncir taze ve kuru olarak tüketilebilir. Kuru incir ihracatımız gelişmiştir.
Elma: Düşük sıcaklıklardan etkilenmeyen bir meyvedir. Bu yüzden ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Birçok yöremizde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde üretilir. Genellikle taze olarak tüketilir.
Diğer meyveler: Yukarıdakilerden başka kavun, karpuz, kiraz, şeftali, kayısı,vişne, armut, dut, erik, muz, ayva, ceviz, badem, antep fıstığı gibi birçok meyve ülkemizde yetiştirilir. Ülkemizde son yıllarda turfanda sebze ve meyve üretimi gelişmiştir. Bu sebze ve meyveler cam ve plâstik mekanlarda sağlanan uygun yetişme ortamında üretilirler. Buna seracılık denilmektedir. Bu tarım faaliyetinde kış mevsiminin soğuklarından korunarak üretim yapılır. Seracılık en fazla Akdeniz Bölgesi'nde daha sonra ise Ege Bölgesi'nde gelişmiştir.

HAYVANCILIK
Hayvancılık; evcil hayvanları besleme, onların ürünlerinden ve gücünden yararlanma işidir. Kırsal bölgelerde tarımdan sonra halkın en önemli geçim kaynağıdır.
Ülkemizde hayvancılık otlak (mera) ve ahır hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Hayvanların meralardaki otları yiyerek beslenmesi sonucunda yapılan hayvancılık türüne mera (otlak) hayvancılığı denir. Hayvanların ahırlarda genellikle yapay yemlerle beslenmesine de besi hayvancılığı denir.
Besi hayvancılığı ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Besi hayvancılığı en fazla Marmara Bölgesi'nde gelişmiştir. Ülkemizde farklı iklim özelliklerinin görülmesi hayvancılık türlerinin de çeşitli olmasını sağlamıştır. Bu hayvancılık türlerinin bazıları şunlardır;
Büyükbaş Hayvancılık: Bu hayvancılık grubuna inek, öküz, manda, at, eşek, katır ve deve girmektedir. Ülkemizde yaz yağışlarının fazla olduğu yerlerde gelişmiştir. Doğu Karadeniz Bölümü ile Erzurum-Kars Bölümü bu yerlerin başında gelir. Buralarda yaz mevsimi yağışlı geçtiği için gür otlaklar yetişir. Aynı zamanda buralarda tarım alanları azdır. Bu yüzden büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda beslenen büyükbaş hayvanların coğrafî bölgelere dağılımı

Küçükbaş Hayvancılık: Küçükbaş hayvancılık grubuna; koyun ve keçi girmektedir. Bu hayvanlardan koyun daha çok beslenir. Ülkemizdeki yer şekilleri ve bitki örtüsü küçükbaş hayvancılık için oldukça uygundur.
Ülkemizdeki geniş bozkır alanlarında karaman, kıvırcık ve dağlıç gibi koyun cinsleri yetiştirilir. Koyun en fazla Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Koyunlardan et ve süt elde edilmesi dışında yünlü dokuma sanayisinde de ham madde olarak yararlanılır.
Küçükbaş hayvanlar arasında koyundan sonra tiftik keçisi yetiştirilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde özellikle de Ankara çevresinde yetiştirilir. Bu keçilerden elde edilen tiftik dokumacılıkta kullanılan çok değerli bir ham maddedir. Diğer bir keçi türü olan kıl keçisi de en çok dağlık alanlarda yetiştirilir. Fakat ormanlara zarar verdikleri için son yıllarda sayıları oldukça azalmıştır.

Yurdumuzda beslenen koyunların coğrafî bölgelere dağılımı

Kümes Hayvancılığı: Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi hayvanlara kümes hayvanı denir. Kümes hayvanlarının etinden ve yumurtasından yararlanılır. Beslenmemizde önemli bir yeri vardır. Son yıllarda beyaz et tüketiminin artması ile kümes hayvancılığı gelişmiştir. Bunda modern tavuk çiftliklerinin kurulmasının da etkisi vardır. Kümes hayvancılığı nüfusu kalabalık olan büyük şehirlerin çevrelerinde çok gelişmiştir.
İpek Böcekçiliği: Dut yaprağını yiyen bir tırtılın kozasından elde edilen ipek, ipekli dokuma sanayisinin ham maddesidir. İpek böcekçiliği en fazla Güney Marmara Bölümü'nde gelişmiştir. Özellikle Bursa ili en çok gelişen yerdir.
Arıcılık; Ülkemizde yaygın olarak yapılır. Çünkü ülkemizde farklı bitki türleri bulunmaktadır. Bitki örtüsündeki çeşitlilik arıcılık için çok önemlidir. Arıcılık ülkemizin her bölgesinde yapılmaktadır. Ege ve Karadeniz bölgeleri ilk sırada gelmektedir.

SU ÜRÜNLERİ
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Aynı zamanda çok sayıda akarsu ve gölleriyle birlikte ülkemiz su ürünleri için uygun özelliklere sahiptir. Fakat üretimimiz yetersizdir. Balık en çok avlanan ve tüketilen su ürünüdür. Balıkların en çok avlandığı denizimiz Karadeniz'dir. Daha sonra boğazlar gelir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında da balıkçılık yapılır. Denizlerimizden en fazla; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, lüfer ve barbunya gibi balıklar avlanır.
Tutulan balıkların bir kısmı akarsulardan bir kısmı da baraj ve göllerden elde edilir. Buna tatlı su balıkçılığı denir. Aynı zamanda akarsu kenarlarında insanlar tarafından kurulan çiftliklerden de balık üretimi yapılır. En fazla sazan ve alabalık tutulmaktadır. Tatlı su balıkçılığına kültür balıkçılığı da denilmektedir.
Balıkçılığımızın sorunları arasında;
Denizlerimizdeki balık potansiyelinin az olması, kıyılarımızın kirli olması, balıkçılık filomuzun yetersiz olması, zararlı yöntemlerle avlanma, yasak avlanma gibi nedenler gösterilebilir.
Denizlerimizden midye, kerevit, ıstakoz, ahtapot, karides, kalamar gibi su ürünleri de elde edilir. Ayrıca inci, mercan, sedef ve sünger avcılığı da yapılmaktadır.

ORMAN ÜRÜNLERİ
Ormanlar, ülkemizin doğal güzellik ve ham madde kaynağıdır. Ülkemiz topraklarının 1/4'ü ormanlarla kaplıdır. Bu oran yıllar önce daha fazla iken, ormanlar tarih boyunca tahrip olarak şimdiki halini almıştır.
Ormanlar genellikle kıyı bölgelerimizde toplanmıştır. Ülkemiz ormanlarının büyük kısmı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerine aittir. İç bölgelere doğru gidildikçe yağışlar azaldığı için orman alanları da azalmaktadır.

Orman ürünlerinin başında kereste ve yakacak odun gelir. Kereste birçok sanayi kolunun ham maddesi durumundadır. Kâğıt, mukavva, parke, sunta ve kontraplâk üretimi keresteden yapılmaktadır. Ayrıca kapı, pencere, masa, sıra yapımında, telefon ve telgraf direkleri yapımında kereste kullanılmaktadır. Aynı zamanda ahşap ev yapımında da kullanılır. Diğer orman ürünleri ise sığla yağı, reçine, keçi boynuzu, ıhlamur ve çam kozalağıdır. Ülkemiz için çok önemli olan ormanları korumak önemli görevlerimizdendir. Ormanlarımızın tahrip edilmesini önlememiz gerekmektedir. Bunun için ormanların çok iyi korunarak yangınların azaltılması gerekmektedir.

MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI
Madenler
Yer altından çıkarılan ve ekonomik değeri olan maddelerdir. Yer altında ham olarak bulanan maddeler işlenerek yabancı maddelerden ayrılır. Daha sonra kullanıma sunulur. Her maden farklı şekillerde ve farklı sanayi kollarında kullanılır.
Ülkemizde maden çeşidi fazla olduğu hâlde miktarları yeterli değildir. Cumhuriyet döneminde yer altı kaynaklarımız araştırılmaya başlanmıştır. Bu araştırma için Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Ülkemizde çıkarılan başlıca madenler şunlardır;
Demir: Demir, bütün sanayi dallarının en önemli ham maddesidir. Demirin geniş bir kullanım alanı vardır. Demir, en çok Sivas-Malatya arasındaki Divriği, Hasan Çelebi ve Hekimhan’da çıkarılmaktadır. Buralardan çıkarılan demir, demir çelik sanayisinde kullanılır.
Bakır: Kolay işlenebilen yumuşak bir madendir. Başta elektrik ve elektronik eşya olmak üzere birçok alanda kullanılır. Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin) ve Rize'den çıkarılmaktadır.
Krom: Ülkemizde en çok bulunan madenlerdendir. Demir çelik sanayisinde ham madde olarak kullanılır. En fazla; Fethiye, Köyceğiz (Muğla) ve Elazığ'da çıkarılır.
Bor Mineralleri: Jet ve roket yakıtı ve cam elyafı ile porselen ve cam üretiminde kullanılır. Ülkemiz, bor minerallerinin dünyada en fazla olduğu yerdir. Kırka (Eskişehir), Emet (Kütahya) ve Balıkesir'de çıkarılmaktadır. Ülkemizde ayrıca boksit, cıva, kükürt, antimon, manganez, fosfat, çinko, mermer, tuz, altın ve gümüş gibi madenler de vardır.

Enerji Kaynakları
Ülkemizde sanayileşme ve kentleşme ile birlikte enerji ihtiyacı artmış ve birçok enerji kaynağı kullanılır duruma gelmiştir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
Linyit: Ülkemizde yaygın olarak bulunur. Çıkarılan linyitler genellikle termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılır. Bu yüzden termik santrallerimizin büyük kısmı linyit yataklarının yakınına kurulmuştur. Afşin-Elbistan (Kahraman Maraş), Yatağan (Muğla), Soma (Manisa), Tavşanlı, Simav, Emet, Tunçbilek (Kütahya), Çeltek (Amasya) ve Çayırhan (Ankara) en çok çıkarıldığı yerlerdir.
Taş kömürü: Demir çelik sanayisinde kullanılır. Zonguldak ve çevresinde çıkarılır. Üretimimiz ihtiyacımızı karşılayamaz.
Petrol: Bütün ülkeler için çok önemli bir enerji kaynağıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Batman, Siirt ve Diyarbakır çevrelerinde çıkarılmaktadır. Üretimimiz tüketimimizin ancak 1/7 sini karşılar. Geri kalanını satın alırız. Yer altından çıkarılan petrol, petrol arıtma tesislerinde (rafineri) işlenerek kullanılır hale getirilir. Ülkemizde Batman, Ataş (Mersin), Aliağa (İzmir), İpraş (İzmit) ve Orta Anadolu (Kırıkkale) olmak üzere beş ayrı rafineri bulunur.
Doğal gaz: Yer kabuğunda bulunan boşluklarda yer alan gaz kümeleridir. Yakıt olarak kullanılmaktadır. Hava kirliliğini azalttığı için tercih edilen bir yakıttır. Büyük şehirlerimizde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Genellikle yurt dışından ithal ederiz. Ülkemizde sadece Hamitabat ( Kırklareli)'ta bulunur.
Su gücü: Buna hidrolik enerji de denir. Su gücünden faydalanarak üretilen elektrik enerjisidir. Barajlardan elde edilir. Ülkemizde birçok barajdan (Atatürk, Keban, Karakaya, Hirfanlı gibi) elektrik üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde çok sayıda akarsu olduğu için su gücü oldukça fazladır.
Jeotermal enerji: Yer altından çıkarılan sıcak su ve su buharından elde edilen enerjidir. Ucuz ve çevreye zarar vermeyen bir enerji kaynağıdır. İlk işletmeye açılan kuyu, Sarayköy (Denizli)'dedir.
Atom enerjisi: Buna nükleer enerji de denir. Atom çekirdeğinden elde edilir. Ülkemizde henüz bu enerji kullanılmamaktadır.
Güneş enerjisi: Hiç tükenmeyen çevre dostu ve ucuz bir enerji kaynağıdır. Ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. En fazla Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılır.

SANAYİ
Ham maddelerin işlenerek mamül madde haline getirilmesine sanayi denir. Ham maddeler yer kabuğunun değişik katmanlarından, sulardan, bitkilerden ve hayvanlardan elde edilir. Sanayinin kurulması için gerekli olan şartlar; Ham madde, enerji, sermaye, iş gücü, ulaşım ve pazarlamadır. Ülkemizde en çok sermaye sıkıntısı çekilmektedir. Diğer koşullar ülkemizde sanayinin gelişmesi için uygundur. Ülkemizdeki sanayi tesisleri bazı yerlerde yoğunluk kazanmıştır. Buralar İstanbul-Adapazarı arası, İzmir çevresi ve Adana - Mersin arasıdır. Ayrıca Bursa, Ankara, Karabük, Karadeniz Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Gazi Antep ve Kayseri de sanayinin gelişmiş olduğu diğer kentler olarak ortaya çıkar. Ülkemizde çeşitli sanayi kolları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Besin Sanayii: Bu sanayiinin ham maddeleri, tarımsal ve hayvansal ürünlerdir. Ülkemizin her tarafında yaygın olan bir sanayi koludur. Konservecilik besin sanayimizin bir dalıdır. En fazla Marmara ve Ege bölgelerinde gelişmiştir. Birçok ilimizde meyve suyu fabrikaları, konserve fabrikaları ve et kombinaları kurulmuştur. Yağ üretimi, besin sanayii içinde önemli bir yer tutar. En fazla zeytin yağı ve ayçiçek yağı üretimi yapılır. Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağ üretimi yoğun olarak yapılır. Hayvancılığın yoğun olduğu yerlerde ise tereyağı ve peynir üretimi yapılır. Şeker fabrikaları ise iç bölgelerimizde yoğundur. Türkiye’de ilk şeker fabrikası Uşak’ta kurulmuştur.
Dokuma Sanayii: Ülkemizde en fazla gelişen sanayi kollarından biridir. Pamuklu dokuma, yünlü dokuma, ipekli dokuma ve halıcılık gibi bölümleri vardır. Pamuklu dokuma fabrikaları Adana, İzmir, Aydın, Nazilli, Kayseri, İstanbul ve Bursa'da yoğunlaşmıştır. Yünlü do¬kuma fabrikaları ise İstanbul, Bursa, İzmir, Hereke ve Uşak'ta yoğunlaşmıştır. İpekli dokumanın merkezi ise Bursa'dır. Halı ve kilim dokumacılığı ise İç Batı Anadolu Bölümü ve İç Anadolu Bölgesi’nde gelişmiştir.
Deri Sanayii: Bu sanayi dalında ayakkabı, çanta ve giyim eşyaları yapımı başta gelir. Deri giyim eşyalarımız yurt dışında kolay alıcı bulmaktadır. Hazır giyim sanayi de çok gelişmiş bir sanayi koludur.
Maden Sanayii: Madenlerin çıkarılması, ayıklanması ve işlenmesi faaliyetleridir. Maden ocaklarının çevresinde gelişmiştir. En yaygın olanı demir çelik fabrikalarıdır. İlk demir çelik fabrikası Karabük’te kurulmuştur. Daha sonra Karadeniz Ereğlisi, İskenderun ve Kırıkkale'deki fabrikalar kurulmuştur. Samsun' da bakır işleme, Seydişehir'de alüminyum, Elazığ’da ise ferro krom tesisleri yer alır.
Otomotiv Sanayii: Günlük hayatımızda önemli bir yeri olan otomobil, otobüs, kamyon gibi araçları içine alır. Çok gelişen bir sanayi koludur. En fazla Bursa, İstanbul, İzmit ve İzmir'de gelişmiştir. Yurt dışından ithalatımız oldukça fazladır.
Kimya Sanayii: En önemli dalı petrol arıtmadır. Daha sonra kağıt, ilâç, gübre, sabun tozu ve deterjan gelir. Petrol arıtma tesisleri İzmit, İzmir, İskenderun, Kırıkkale ve Batman'da bulunur. İlâç fabrikalarının büyük kısmı İstanbul'da yer alır. Kâğıt ise, İzmit, Dalaman (Muğla), Çaycuma (Zonguldak), Giresun, Taşucu (Mersin)'nda yer alır.
Diğer Sanayi Kolları: Birçok kentimizde çimento fabrikaları kurulmuştur. Cam fabrikaları ise İstanbul çevresinde bulunur. Ülke savunması için önemli olan uçak sanayii Ankara'da gelişmiştir. Gemi sanayii ise İstanbul ve Gölcük'te yer alır. Bunlardan başka mobilya, porselen, tuğla, kiremit gibi birçok sanayi dalı da ülkemizde bulunmaktadır.

ULAŞIM
Yolcu, yük ve haberlerin bir yerden başka bir yerlere aktarılmasıdır. Sanayi, ticaret, tarım ve turizmin gelişmesi, ulaşımın gelişmiş olmasına bağlıdır. Dört farklı ulaşım sistemi vardır.


Türkiye'nin başlıca kara ve deniz yolları

Kara yolu ulaşımı; Ülkemizde gelişmiş bir kara yolu ulaşımı vardır. Ülkemizdeki kara yolu ulaşımını dağların uzanış doğrultusu ve iklim özellikleri etkilemektedir. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırmıştır. Olumsuz iklim şartları ise özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde ulaşımı etkilemektedir. Sel, heyelân, çığ ve buzlanma gibi doğal afetler ulaşımı olumsuz etkiler. En işlek kara yolu; Edirne - İstanbul - Ankara - Adana ve İskenderun arasındadır. Büyük kentleri birbirine bağlayan kara yolları da oldukça yoğundur. Kara yolu ulaşımının en önemli sorunu trafik kazalarıdır.
Demir yolu ulaşımı; Trenlerle yapılan ulaşımdır. Demir yolları daha çok yük taşımacılığında kullanılır. Yolcu taşımacılığında ise kara yollarından sonra ikinci sırada gelir. Demir yollarımızın uzunluğu yeterli değildir. Ankara, Eskişehir, Adapazarı ve Sivas'ta lokomotif, vagon yapım ve bakım tesisleri vardır.
Deniz yolu ulaşımı; Liman ve iskeleler arasında yapılan yük ve yolcu taşımacılığını kapsar. Deniz ulaşımında binlerce ton ağırlığında yükler taşındığı için ucuz bir ulaşım sistemidir. Ayrıca kara ve demir yolu gibi bakım ve yapım çalışmalarına ihtiyaç yoktur. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen deniz yolu ulaşımı gelişmemiştir. En büyük limanlarımız İstanbul, İzmir ve Mersin'dedir. Ayrıca Trabzon, Samsun, Antalya ve İskenderun limanları da çok önemlidir.
Hava yolu ulaşımı; Uçaklarla yapılan yolcu ve yük taşımacılığıdır. Hızlı bir ulaşım sistemidir. Bu yüzden uzak mesafeli yolculuklar için çok önemlidir. Fakat ülkemizde yeterince gelişmemiştir. Ülkemizdeki en işlek hava alanları; İstanbul'daki Atatürk, Ankara'daki Esenboğa ve İzmir'deki Adnan Menderes'tir. Akdeniz ve Ege kıyılarında turistik merkezlerdeki (Bodrum, Dalaman, Çeşme) hava alanları ise yaz mevsiminde çok yoğundur. Olumsuz hava koşulları hava yolu ulaşımını çok fazla etkiler.

TİCARET
Para kazanmak için yapılan alım satım işlerine ticaret denir. Ticaret, iç ticaret ve dış ticaret olmak üzere iki kısma ayrılır.
İç ticaret: Ülke sınırları içinde yapılan ticarete denir. Ülkemizdeki iç ticaret oldukça canlıdır. Bu duruma bölgelerimizin tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi ve turizm açısından farklı özellikte olmaları en çok etki eder. Nüfus dağılışının farklı olması da iç ticareti canlandırır. Her bölgede yapılan farklı ekonomik faaliyetler iç ticaretin canlılığını artırır.
Dış ticaret: Ülkeler arasında yapılan ticarettir. Ülkelerin ürettikleri ürünlerin farklı olması dış ticarete etki etmektedir. Dış ülkelere sattığımız başlıca mallar; tekstil ve konfeksiyon ürünleri, elektrikli ev aletleri, lâstik, çeşitli tarım ürünleri, canlı hayvan, hayvansal ürünler, bitkisel yağlar ve çeşitli madenlerdir. Satın aldığımız mallar ise; petrol, çeşitli makineler, otomobil, kimyasal maddeler, ilaç ve elektronik aletlerdir. Ticaret yaptığımız ülkeler arasında Avrupa Birliği ülkeleri başta gelir. En fazla Almanya ile ticaret yapmaktayız. Orta Doğu ülkelerinden İran ve Suudi Arabistan’da dış ticaretimiz için önemlidir. Dış ticaretimizde ABD, Rusya Federasyonu ve Japonya’da önemli yer tutar. Ayrıca Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan ticaretimiz de hızla gelişmektedir.

Dış ticaretimizin gelişme grafiğinde, cumhuriyetten sonra
hızlı bir artış olduğu görülmektedir.

TURİZM
İnsanların görme, tanıma, dinlenme, eğitim, spor, tedavi ve kutsal yerleri ziyaret etmek amacıyla yaptıkları gezilere turizm denir. Bu gezilere katılanlara ise turist denir. Teknoloji ve sanayinin gelişmesi ile beraber çok yoğun çalışan insanlar, tatillerinde iyice dinlenmek istemektedirler. Bunun için de kendi ülkelerindeki ya da başka ülkelerdeki turistik mekanlara geziler düzenlerler. Turizmin insanlara ve ülkelere sağladığı faydaları şöyle sıralayabiliriz. Ülkelere döviz kazandırarak ekonomilerine katkıda bulunur, ülkelerin iç ve dış ticaretini hareketlendirir, bir çok insana iş imkânı sağlar, bazı sanayi kollarının gelişmesine yardımcı olur (İnşaat gibi).
Doğal güzelliklerimiz: Doğal güzelliklerimiz bakımından kıyılarımız önde gelir. Akdeniz ve Ege denizi kıyılarımızda bulunan plajlar çok önemli turistik mekanlardır. Yaz mevsiminin uzun ve güneşli olması buralara gelen turist sayısını artırmaktadır. Akarsularımızın bazılarında yapılan su sporları (rafting gibi) da turistlerin ilgisini çekmektedir. Aynı zamanda bazı akarsularımızdaki şelaleler önemli doğal güzelliklerimizdendir. Ürgüp ve Nevşehir çevresindeki peri bacaları, Denizli’deki Pamukkale travertenleri, Akdeniz Bölgesi’ndeki mağaralar, millî parklarımız ve kaplıcalar da fazla turist çeken doğal güzelliklerimiz arasındadır.
Tarihî zenginliklerimiz: Ülkemiz çok zengin bir tarihî mirasa sahiptir. Çünkü tarih boyunca Anadolu’da birçok devlet kurulmuş ve medeniyetler ortaya çıkmıştır. Bu yüzden ülkemiz tarihî eser bakımından Dünya’nın sayılı ülkelerinden birisi olmuştur. Ülkemizde eski medeniyetlerden kalma şehir kalıntıları, tapınaklar, tiyatrolar, saraylar, camiler, köprüler, kaleler, kervansaraylar ve hanlar vardır. Ayrıca ülkemizdeki bazı dağlık alanlarda kış turizmi ve yayla turizmi de yapılmaktadır.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 1 Ocak 2009, 12:37

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Ekonomik Faaliyetler


II. Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte yüksek ivmeli bir değişim sürecine giren dünya ekonomik ve siyasal sistemleri, değişimi tetikleyen kaynak güçlerle birlikte, tüm toplumlarda hem benzer hem de özgün/farklı etkiler ve ürünler yaratmaktadır. Birbirini izleyen özgün dönemlerle sürmekte olan bu değişim sürecinde, ekonomik ve toplumsal yapılardaki faaliyetlerin, dönemlere özgün anlam ve içerikler kazanarak “formal” ve “informal” ayrımıyla incelenebildiği görülmektedir. İlk kuramsal tanımlamalarda marjinal olarak nitelendirilen informal ekonomik faaliyetler, izleyen dönemlerde, ekonomik yapı içerisindeki işlevlerine uygun yeni anlam ve roller yüklenmiştir.
Yaşanan her dönemin kural ve koşullarına uygun karakteristik özellikler sergileyen toplumsal yapıların merkezleri olan kentler de her türlü ekonomik ve toplumsal değişimden payını almaktadır. Bu bağlamda, informal ekonomik faaliyetlerin doğduğu ve serpildiği Türkiye kentlerindeki informal faaliyetlerin ve ilişkilerin, hem Üçüncü Dünya geneline hem de Türkiye’ye özgü informal anlam ve işlevler kazandığı görülmektedir. Ankara ve Mersin’de yapılmış üç farklı saha araştırması bulgularından da anlaşıldığı üzere, informal ekonomik faaliyetler, yoksul olarak nitelendirilen toplum kesimlerinin yaşamında ağırlıklı ve ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Başka bir deyişle, günümüz kentlerindeki informal faaliyetler, kentli yoksulların yaşam mücadelesinin bir parçası durumundadır. Bunun yanısıra, informal ekonomik ve toplumsal ilişkilerin, sadece kentli yoksul kitleler için değil, tüm kentsel yapı bileşenleri açısından tamamlayıcı öğe konumuna yükseldiği de söylenebilmektedir.
Gelişmiş Batı ekonomilerinde 1960’lı yılların ikinci yarısından sonra tartışılmaya başlayan, ülkemizde 1990’lı yılların hiç değişmeyen temel konusu olan kayıt dışı ekonomi, nedenleri, etkileri ve sonuçları itibariyle çeşitli unsurları içeren önemli bir sorundur. Batı ekonomilerinde artık eskisi kadar çokça tartışılmayan “kayıt dışı ekonomi” konusu, Türkiye’de muhtemel önümüzdeki on yıllara da damgasını vuracağa benzemektedir.
Kayıtdışı ekonomi; resmi kayıtlarda görünmeyen ve geleneksel istatistiki yöntemlerle Milli Gelir hesaplarına dahil edilmeyen faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Bir başka ifade ile, kayıtdışı ekonomi belgelendirilemeyen yani gizlenen ekonomidir. Bu gizlemenin bir kısmı vergi, sosyal güvenlik, kamusal düzenlemeler vs. gibi ek maliyet unsuru oluşumlardan kaçma amacıyla gerçekleşirken, bir diğer kısmı faaliyetin özünde yasalara aykırılık olmasındandır.
Tanımdan da anlaşılacağı gibi kayıt dışı ekonomi özü itibariyle ikili bir tasnife tabi tutulur: Enformel Ekonomi ve Yer altı Ekonomisi. Enformel ekonomi; devletin kontrol ettiği, formel ekonominin dışında kalan üretim ve değişim ilişkilerinin tümünü kapsamaktadır. Sosyal güvenliğin ve vergilendirmenin olmadığı bu sektördeki faaliyetler genellikle geleneksel küçük ölçekli ekonomik faaliyetleri içermektedir. Enformel sektörü formel sektörden ayıran en önemli fark “korumasız” olmasıdır. Beyan dışı ekonomik faaliyetler denildiğinde; yasal ekonomik faaliyetler alanında yürütülen, fakat kısmen (bazı sektörlerde büyük kısmı) vergi idaresine beyan edilmeyen gelir unsurlarından oluşan ekonomik yapı anlaşılmaktadır. Kayıtdışı ekonominin ikinci önemli ayağı yer altı ekonomisi faaliyetleridir. Yeraltı ekonomisi, yasalara aykırı faaliyetlerden oluşan ekonomik sektördür. Yeraltı ekonomisi faaliyetleri içerisinde incelenen birinci sektör, üretim ve dağıtım yöntemlerinin yasalara aykırı olarak biçimlendiği illegal sektör, diğeri ise kriminal sektördür.
Kayıtdışı istihdam ise, kayıtdışı sektörde kendi hesabına ve/veya ücretli olarak çalışan, faaliyetleri istatistiklere yansımayan yada tam olarak hesaplanamayan istihdam şeklidir. Enformel sektör, resmi olarak kayıtlı olmayan üreticiler veya çalışanlardan, formel sektörde kayıtlı olmadan çalışanlara kadar geniş bir faaliyet alanını kapsar. Formel sektörde çalışanlar; ücret düzeyi, çalışma koşulları, sendikalar ve/veya devletin çalışma hayatındaki düzenlemeleri ile koruma altına alınmışlarken, enformel faaliyetler yasal ve kurumsal çerçevenin dışında yer almalarından dolayı sosyal koruma mekanizmalarından yararlanamayan, pazarlık gücü olmayan çalışanlardan oluşmaktadır.
Kayıt Dışı Ekonominin Etkileri
Kayıt dışı ekonominin ülke ekonomisine olan etkileri konusunda çok farklı ve aynı zamanda birbirine zıt görüşler öne sürülmüştür. Konu ile ilgili çalışan tüm uzmanlar yer altı ekonomisi ile ilgili etkiler konusunda aynı görüşte iseler de, enformel ekonomi konusunda farklı görüşler hakimdir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler için enformel ekonomi konusunda çok radikal söylemlere de rastlamak mümkündür. Örneğin, Dünya Bankasının son raporlarında sürekli olarak gündeme gelen “yoksulluk” sorunu doğrultusunda enformel ekonominin, yoksulluk sorununa geçici bir çözüm olacağı vurgulanmaktadır. Aynı şekilde Uluslar arası Çalışma Örgütü’nün (İLO) raporlarında da enformel ekonomi konusuna gönderme yapılarak, gelişmekte olan ülkelerde kalkınma politikalarında enformel sektör girişimciliğinin önemine işaret edilmektedir.
Bu tespitlerden bir kısmı ülkemiz açısından da geçerli olmakla beraber, kayıt dışı ekonominin Türk ekonomisine olumsuz etki yarattığı bilinmektedir.
Kayıt dışı ekonominin en önemli olumsuzluğu, devletin saygınlığına gölge düşürmesidir. Devletin, vatandaşlarının refahını yükseltmeye ve onları korumaya yönelik uygulamaya koyduğu kurallar ihlal edilmekte ve/veya yok sayılmaktadır. Bu durum, toplumsal huzurun sağlanması karşısında önemli bir tehlikedir.
Rapor Et
Eski 19 Ocak 2009, 20:07

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
ÜLKEMİZİN OKONOMİK FAALİYETLERİNİ GÖNDERİN YAA
Rapor Et
Eski 19 Ocak 2009, 20:25

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
uchiha itachi
Ziyaretçi
uchiha itachi - avatarı
TARIM (TARLA ve BAHÇE KÜLTÜRLERİ)
Tarım, toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla çeşitli ürünler elde etme işine denir. Ülkemiz topraklarının % 36'sı tarım arazisi olarak kullanılır. Ülkemizde çalışan nüfusun yarısına yakını tarımla uğraşmaktadır. Bu yüzden tarım Türkiye ekonomisi için çok önemlidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ülkemizde daha çok ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Makine kullanımı, zararlı böcek ve bitkilerle mücadele, kaliteli tohum kullanımı ve sulama ülkemizde gelişmemişti.
Bu yüzden tarımsal üretim oldukça azdı. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar sayesinde tarımımızda önemli gelişmeler olmuştur. Ziraat fakültelerinin açılması, tarım makine ve aletlerinin üretilmesi, yapay gübre ve kaliteli tohum kullanımı ile sulamaya önem verilmesi bu gelişmeye neden olmuştur. Aynı zamanda Devlet Üretme Çiftlikleri, Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması bu gelişmenin diğer nedenleridir. Bunların yanında GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin toptan kalkınmasını amaçlayan çok önemli bir projedir. GAP sayesinde tarımsal üretimde büyük artışlar olmaya başlamıştır.

Ülkemizde tarımı etkileyen bazı faktörler vardır. Bunların önemlilerini şöyle sıralayabiliriz;
• Toprak bakımı: Tarım faaliyetleri toprak üzerinde yapıldığı için toprak bakımı çok önemlidir. Toprak çapa, bel, pulluk ve saban gibi aletlerle havalandırılır. Bu olay toprağın verimini artırır.
• Sulama: Bütün tarım ürünlerinin suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç yetiştirilen tarım ürününe göre değişir. Bu nedenle toprak uygun zamanlarda ve yeterince sulanmak zorundadır.
• Gübreleme: Toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir. Gübre, yapay ve doğal gübre olarak iki kısma ayrılır. Hayvan dışkılarından olan gübreye doğal gübre denir. Değişik minerallerin birleştirilmesi ile elde edilen gübreye ise yapay gübre denir. Gübreleme tarım ürünlerinin verimini önemli oranda artırır.
• Kaliteli tohum: Tarım ürünlerinden daha fazla verim almak için mutlaka kaliteli tohum kullanmak gerekir.

Tarla Tarımı ve Tarla Ürünlerimiz
Ülkemizdeki tarım alanlarının büyük kısmını tarlalar oluşturur. Tarlalar eğimli ve engebeli arazilerde olduğu gibi düz alanlarda da olabilmektedir. Tarlaların büyük kısmı her yıl ekilir. Bazıları ise bir yıl ekilip ertesi yıl boş bırakılır. Bu duruma nadas tarımı denir.
Buradaki amaç mineral bakımından fakir olan toprağın bir yıl dinlenerek mineralce zenginleşmesidir. Tarlalarda ekilen tarım ürünlerini şu şekilde gruplara ayırabiliriz.

1. Tahıllar

Tahıllar ülkemizde en fazla üretimi yapılan tarım ürünleridir. Ülkemizdeki ekim alanlarının büyük kısmı tahıllara ayrılmıştır. Tahıllar; buğday, arpa, mısır, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tarım ürünlerinden oluşur.
Buğday: Ülkemizde en fazla üretilen ve tüketilen tarım ürünüdür. Çok yaygın bir ekim alanı vardır. Doğu Karadeniz Bölümü’nün kıyı kesimi ve yüksek yerler haricinde ülkemizin her yerinde yetiştirilir. Fakat en fazla İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Ülkemizdeki buğdayın 1/3'ü bu bölgede üretilir. Buğday tarımı genellikle sulama ile yapılamaz. Bitkinin su ihtiyacı yağmurlardan karşılanır. Bu yüzden üretilen buğdayın miktarı yağışlara göre değişir. Aynı zamanda üretiminde yıllara göre büyük dalgalanmalar olur. Buğday en fazla ekmek yapımında kullanılır. Aynı zamanda unlu mamüller, bisküvi ve makarna yapımında da yaygın olarak kullanılır.


Yurdumuzdaki buğday üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Arpa: Ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Buğdaydan sonra en fazla yetiştirilen tahıldır. En çok İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Buğdaya göre sıcağa ve soğuğa karşı daha dayanıklı olup, daha kısa sürede yetiştirilir. Bu yüzden buğdayın yetiştirilemediği yüksek yerlerde de yetiştirilebilir. En fazla hayvan yemi ve bira sanayisinde ham madde olarak kullanılır.
Mısır: Yetişme koşulları diğer tahıllardan farklıdır. Mısır, yaz yağışlarının ve sulama imkânlarının olduğu yerlerde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir. Ülkemizdeki ekim alanı oldukça yaygındır. Karadeniz Bölgesi'nde halkın temel besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca mısırdan yemeklik yağ elde edilir. Bir kısmı da hayvan yemi olarak kullanılır.
Pirinç: Pirinç, çeltik bitkisinden elde edilen üründür. Çeltik hasat edildikten sonra kabukları ayıklanarak pirinç elde edilmiş olur. Çeltiğin tarımı su içinde yapılır. Tarımı için en uygun alanlar akarsu kenarlarındaki düzlükler ve sulanabilen ovalardır. En fazla Edirne, Samsun, Çorum, Kastamonu, Hatay ve Diyarbakır gibi illerde yetiştirilir. Önemli bir besin maddesi olan pirinç üretimi ülkemiz tüketimini karşılayamaz.
Ülkemizde yetiştirilen diğer tahıl ürünleri ise çavdar, yulaf ve darıdır. Bu ürünler çok geniş ekim alanlarına sahip değillerdir. Genellikle hayvan yemi olarak kullanılırlar.
Tarla tarımında tahıllardan başka sanayi bitkileri de yetiştirilir.

2. Sanayi Bitkileri
Doğrudan tüketilmeyip fabrikalarda ham madde olarak kullanılan ürünlerdir. Ülkemizde yetiştirilen başlıca sanayî bitkileri, pamuk, tütün, şeker pancarı, haşhaş, ayçiçeği ve zeytindir.
Pamuk: Yetişme döneminde bol su isteyen ve verimli alüvyal ovaları seven bir bitkidir. Hasat zamanında ise yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyar. Bu dönemin oldukça kurak geçmesi gerekmektedir. Yaz yağışları pamuk üretimine zarar verir. En fazla Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir.
Pamuk, dokuma sanayisinin ham maddesidir. Çekirdeğinden elde edilen yağ ise margarin üretiminde kullanılır. Ülkemizde pamuk üretimi oldukça fazladır. Ayrıca pamuk ve pamuklu dokuma ürünleri ülkemiz ihracatında önemli bir yer tutar.
Tütün: Yetişme döneminde bol su ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde ise yüksek sıcaklık ister. Ülkemizde en çok Ege Bölgesi’nde yetiştirilir. Daha sonra Güneydoğu, Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Tütün, sigara gibi sağlığa zararlı olan dumanlı içeceklerin ham maddesidir. Ülkemizde devlet denetiminde yetiştirilmektedir.


Yurdumuzda tütün üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Şeker pancarı: Kıyı bölgelerimiz dışında ülkemizin her yerinde rahatlıkla yetiştirilmektedir. Yağışların yeterli olmadığı yerlerde sulamalı olarak yetiştirilebilir. Büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Şekerin ham maddesidir. Ayrıca posası hayvan yemi olarak kullanılır. Bu yüzden şeker fabrikalarının çevresinde büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda şeker pancarı üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Ayçiçeği: Ülkemizin her yerinde yetişme imkânı vardır. Fakat büyük kısmı Marmara Bölgesi'nde yetiştirilir. Yaz yağışlarından olumsuz etkilenir. Yağışın yetersiz olduğu yerlerde sulama ile yetiştirilebilir. Bitkisel yağ üretiminde kullanılır.
Ülkemizdeki bitkisel yağ üretiminin yarıya yakını ayçiçeğinden elde edilir.


Yurdumuzda ayçiçeği üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Zeytin: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerdeki eğimli arazilerde rahatlıkla yetiştirilebilir. Bu yüzden en fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Marmara ve Akdeniz bölgeleri gelir. Akdeniz Bölgesi'nde az yetiştirilmesinin nedeni; daha fazla gelir getiren ürünlerin ekilmesidir.
Ülkemiz Dünya'nın önde gelen zeytin üreticisi ülkeleri arasındadır. Sert çekirdekli meyvelerdendir. Sofralık zeytin olarak tüketildiği gibi yağ üretiminde de kullanılır. Ayrıca sabun üretiminde de kullanılır.
Haşhaş: Uyuşturucu madde elde edildiği için devlet denetiminde yetiştirilir. Aynı zamanda ilâç yapımında ve yemeklik malzeme olarak kullanılır. En fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir.

3. Baklagiller
Fasulye, nohut, bakla, mercimek ve bezelye gibi bitkiler baklagilleri oluşturur. Proteince zengin olan baklagiller genellikle kuru olarak tüketilirler. Ülkemizin her bölgesinde yetiştirilmektedir. İç Anadolu Bölgesi baklagil üretiminde ilk sıradadır.

Bahçe Tarımı ve Bahçe Ürünlerimiz

Bahçe tarımı, genellikle yerleşim merkezlerinin yakınında bulunan bahçelerde yapılır. Sulamalı olarak küçük tarım aletleri ile tarımı yapılır. Ülkemizde tarımı yapılan başlıca bahçe bitkileri şunlardır;
Çay: Ülkemizdeki en uygun yetişme alanını Doğu Karadeniz Bölümü'nün kıyı kesiminde bulmuştur. Burada üretilen çay ülkemiz ihtiyacını karşılar. Çay üretimi için bol yağış ve eğimli yamaçlar gereklidir. Çay bitkisi 1-1.5 metre boyunda çok yıllık bir ağaççıktır. Bu ağaççıkların sürgünleri kesilir. Daha sonra fabrikalarda işlenerek çay elde edilmiş olur.
Sebzeler: Farklı iklim tiplerinin görüldüğü ülkemizde birçok sebze türü yetiştirilmektedir. Sebzeler genellikle taze olarak iç piyasada tüketilir. Bu yüzden iç ticaretimizde önemli bir yeri vardır.
Ekim alanları oldukça yaygındır. Sebze üretiminin en fazla olduğu yer Akdeniz Bölgesi'dir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara bölgeleri takip eder. Sebzelerin en az yetiştirildiği yer ise iklim koşulları elverişsiz olduğu için Doğu Anadolu Bölgesi'dir.
Sebzelerin büyük kısmı yaz mevsiminde yetiştirilir. Bunların en önemlileri patlıcan, domates, biber, bamya ve salatalıktır. Ispanak, lahana, pırasa gibi sebzeler ise kış mevsiminde yetiştirilir. Ülkemizde en fazla soğan, patates ve domates yetiştirilir.
Meyveler: Ülkemiz iklimi uygun olduğu için dünyadaki meyve türlerinin büyük kısmını yetiştirebiliriz. Ülkemiz tarımında önemli bir yeri olan meyveler beslenmemiz için de çok önemlidir. Meyvelerin bir bölümünün ihracatımızda da önemli bir yeri vardır.
Meyveleri yaz meyveleri ve kış meyveleri diye iki gruba ayırabiliriz. Yaz meyveleri üzüm, kayısı, şeftali ve kiraz gibi meyvelerdir. Kış meyveleri ise portakal, mandalina, greyfurt ve ayva gibi meyvelerdir. Bazı önemli meyvelerimiz şunlardır;
Üzüm:Ülkemizde çok yaygın bir ekim alanı vardır. Her bölgemizde yetiştirilebilir. Ama en çok Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Üretimimizin yarıya yakınını bu bölge sağlar.
Çok yıllık bir bitki olan üzümün bitkisine üzüm asması veya üzüm çubuğu denilmektedir. Üzüm çubuklarının ekili olduğu yere bağ denir. Üzüm tarımına ise bağcılık denir. Yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi içki yapımında da kullanılır.
Turunçgiller: Turunçgiller portakal, limon, mandalina, greyfurt ve turunç meyvelerinin genel adıdır. Kış sıcaklıklarının fazla olduğu ve don olaylarının görülmediği yerlerde yetiştirilirler. Büyük kısmı Akdeniz Bölgesi'nde yetiştirilir. Bir kısmı Ege Bölgesi'nde çok azı da Doğu Karadeniz kıyılarında yetiştirilir.
Fındık: Fındığın ana vatanı Karadeniz kıyılarıdır. En fazla yetiştirildiği iller; Giresun, Ordu, Trabzon ve Adapazarı'dır. Ülkemiz hem fındık üretiminde hem de kalitesinde dünyada birinci sıradadır. Bu yüzden ekonomimiz için çok önemli bir üründür. Büyük kısmı yurt dışına satılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.
İncir: Soğuğa dayanıksızdır. Bu yüzden kışların ılık geçtiği yerlerde yetiştirilir. En fazla Ege Bölgesi'nde daha sonda Akdeniz, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. İncir taze ve kuru olarak tüketilebilir. Kuru incir ihracatımız gelişmiştir.
Elma: Düşük sıcaklıklardan etkilenmeyen bir meyvedir. Bu yüzden ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Birçok yöremizde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde üretilir. Genellikle taze olarak tüketilir.
Diğer meyveler: Yukarıdakilerden başka kavun, karpuz, kiraz, şeftali, kayısı,vişne, armut, dut, erik, muz, ayva, ceviz, badem, antep fıstığı gibi birçok meyve ülkemizde yetiştirilir. Ülkemizde son yıllarda turfanda sebze ve meyve üretimi gelişmiştir. Bu sebze ve meyveler cam ve plâstik mekanlarda sağlanan uygun yetişme ortamında üretilirler. Buna seracılık denilmektedir. Bu tarım faaliyetinde kış mevsiminin soğuklarından korunarak üretim yapılır. Seracılık en fazla Akdeniz Bölgesi'nde daha sonra ise Ege Bölgesi'nde gelişmiştir.

HAYVANCILIK
Hayvancılık; evcil hayvanları besleme, onların ürünlerinden ve gücünden yararlanma işidir. Kırsal bölgelerde tarımdan sonra halkın en önemli geçim kaynağıdır.
Ülkemizde hayvancılık otlak (mera) ve ahır hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Hayvanların meralardaki otları yiyerek beslenmesi sonucunda yapılan hayvancılık türüne mera (otlak) hayvancılığı denir. Hayvanların ahırlarda genellikle yapay yemlerle beslenmesine de besi hayvancılığı denir.
Besi hayvancılığı ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Besi hayvancılığı en fazla Marmara Bölgesi'nde gelişmiştir. Ülkemizde farklı iklim özelliklerinin görülmesi hayvancılık türlerinin de çeşitli olmasını sağlamıştır. Bu hayvancılık türlerinin bazıları şunlardır;
Büyükbaş Hayvancılık: Bu hayvancılık grubuna inek, öküz, manda, at, eşek, katır ve deve girmektedir. Ülkemizde yaz yağışlarının fazla olduğu yerlerde gelişmiştir. Doğu Karadeniz Bölümü ile Erzurum-Kars Bölümü bu yerlerin başında gelir. Buralarda yaz mevsimi yağışlı geçtiği için gür otlaklar yetişir. Aynı zamanda buralarda tarım alanları azdır. Bu yüzden büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda beslenen büyükbaş hayvanların coğrafî bölgelere dağılımı

Küçükbaş Hayvancılık: Küçükbaş hayvancılık grubuna; koyun ve keçi girmektedir. Bu hayvanlardan koyun daha çok beslenir. Ülkemizdeki yer şekilleri ve bitki örtüsü küçükbaş hayvancılık için oldukça uygundur.
Ülkemizdeki geniş bozkır alanlarında karaman, kıvırcık ve dağlıç gibi koyun cinsleri yetiştirilir. Koyun en fazla Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Koyunlardan et ve süt elde edilmesi dışında yünlü dokuma sanayisinde de ham madde olarak yararlanılır.
Küçükbaş hayvanlar arasında koyundan sonra tiftik keçisi yetiştirilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde özellikle de Ankara çevresinde yetiştirilir. Bu keçilerden elde edilen tiftik dokumacılıkta kullanılan çok değerli bir ham maddedir. Diğer bir keçi türü olan kıl keçisi de en çok dağlık alanlarda yetiştirilir. Fakat ormanlara zarar verdikleri için son yıllarda sayıları oldukça azalmıştır.

Yurdumuzda beslenen koyunların coğrafî bölgelere dağılımı

Kümes Hayvancılığı: Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi hayvanlara kümes hayvanı denir. Kümes hayvanlarının etinden ve yumurtasından yararlanılır. Beslenmemizde önemli bir yeri vardır. Son yıllarda beyaz et tüketiminin artması ile kümes hayvancılığı gelişmiştir. Bunda modern tavuk çiftliklerinin kurulmasının da etkisi vardır. Kümes hayvancılığı nüfusu kalabalık olan büyük şehirlerin çevrelerinde çok gelişmiştir.
İpek Böcekçiliği: Dut yaprağını yiyen bir tırtılın kozasından elde edilen ipek, ipekli dokuma sanayisinin ham maddesidir. İpek böcekçiliği en fazla Güney Marmara Bölümü'nde gelişmiştir. Özellikle Bursa ili en çok gelişen yerdir.
Arıcılık; Ülkemizde yaygın olarak yapılır. Çünkü ülkemizde farklı bitki türleri bulunmaktadır. Bitki örtüsündeki çeşitlilik arıcılık için çok önemlidir. Arıcılık ülkemizin her bölgesinde yapılmaktadır. Ege ve Karadeniz bölgeleri ilk sırada gelmektedir.

SU ÜRÜNLERİ
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Aynı zamanda çok sayıda akarsu ve gölleriyle birlikte ülkemiz su ürünleri için uygun özelliklere sahiptir. Fakat üretimimiz yetersizdir. Balık en çok avlanan ve tüketilen su ürünüdür. Balıkların en çok avlandığı denizimiz Karadeniz'dir. Daha sonra boğazlar gelir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında da balıkçılık yapılır. Denizlerimizden en fazla; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, lüfer ve barbunya gibi balıklar avlanır.
Tutulan balıkların bir kısmı akarsulardan bir kısmı da baraj ve göllerden elde edilir. Buna tatlı su balıkçılığı denir. Aynı zamanda akarsu kenarlarında insanlar tarafından kurulan çiftliklerden de balık üretimi yapılır. En fazla sazan ve alabalık tutulmaktadır. Tatlı su balıkçılığına kültür balıkçılığı da denilmektedir.
Balıkçılığımızın sorunları arasında;
Denizlerimizdeki balık potansiyelinin az olması, kıyılarımızın kirli olması, balıkçılık filomuzun yetersiz olması, zararlı yöntemlerle avlanma, yasak avlanma gibi nedenler gösterilebilir.
Denizlerimizden midye, kerevit, ıstakoz, ahtapot, karides, kalamar gibi su ürünleri de elde edilir. Ayrıca inci, mercan, sedef ve sünger avcılığı da yapılmaktadır.

ORMAN ÜRÜNLERİ
Ormanlar, ülkemizin doğal güzellik ve ham madde kaynağıdır. Ülkemiz topraklarının 1/4'ü ormanlarla kaplıdır. Bu oran yıllar önce daha fazla iken, ormanlar tarih boyunca tahrip olarak şimdiki halini almıştır.
Ormanlar genellikle kıyı bölgelerimizde toplanmıştır. Ülkemiz ormanlarının büyük kısmı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerine aittir. İç bölgelere doğru gidildikçe yağışlar azaldığı için orman alanları da azalmaktadır.

Orman ürünlerinin başında kereste ve yakacak odun gelir. Kereste birçok sanayi kolunun ham maddesi durumundadır. Kâğıt, mukavva, parke, sunta ve kontraplâk üretimi keresteden yapılmaktadır. Ayrıca kapı, pencere, masa, sıra yapımında, telefon ve telgraf direkleri yapımında kereste kullanılmaktadır. Aynı zamanda ahşap ev yapımında da kullanılır. Diğer orman ürünleri ise sığla yağı, reçine, keçi boynuzu, ıhlamur ve çam kozalağıdır. Ülkemiz için çok önemli olan ormanları korumak önemli görevlerimizdendir. Ormanlarımızın tahrip edilmesini önlememiz gerekmektedir. Bunun için ormanların çok iyi korunarak yangınların azaltılması gerekmektedir.

MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI
Madenler
Yer altından çıkarılan ve ekonomik değeri olan maddelerdir. Yer altında ham olarak bulanan maddeler işlenerek yabancı maddelerden ayrılır. Daha sonra kullanıma sunulur. Her maden farklı şekillerde ve farklı sanayi kollarında kullanılır.
Ülkemizde maden çeşidi fazla olduğu hâlde miktarları yeterli değildir. Cumhuriyet döneminde yer altı kaynaklarımız araştırılmaya başlanmıştır. Bu araştırma için Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Ülkemizde çıkarılan başlıca madenler şunlardır;
Demir: Demir, bütün sanayi dallarının en önemli ham maddesidir. Demirin geniş bir kullanım alanı vardır. Demir, en çok Sivas-Malatya arasındaki Divriği, Hasan Çelebi ve Hekimhan’da çıkarılmaktadır. Buralardan çıkarılan demir, demir çelik sanayisinde kullanılır.
Bakır: Kolay işlenebilen yumuşak bir madendir. Başta elektrik ve elektronik eşya olmak üzere birçok alanda kullanılır. Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin) ve Rize'den çıkarılmaktadır.
Krom: Ülkemizde en çok bulunan madenlerdendir. Demir çelik sanayisinde ham madde olarak kullanılır. En fazla; Fethiye, Köyceğiz (Muğla) ve Elazığ'da çıkarılır.
Bor Mineralleri: Jet ve roket yakıtı ve cam elyafı ile porselen ve cam üretiminde kullanılır. Ülkemiz, bor minerallerinin dünyada en fazla olduğu yerdir. Kırka (Eskişehir), Emet (Kütahya) ve Balıkesir'de çıkarılmaktadır. Ülkemizde ayrıca boksit, cıva, kükürt, antimon, manganez, fosfat, çinko, mermer, tuz, altın ve gümüş gibi madenler de vardır.

Enerji Kaynakları
Ülkemizde sanayileşme ve kentleşme ile birlikte enerji ihtiyacı artmış ve birçok enerji kaynağı kullanılır duruma gelmiştir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
Linyit: Ülkemizde yaygın olarak bulunur. Çıkarılan linyitler genellikle termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılır. Bu yüzden termik santrallerimizin büyük kısmı linyit yataklarının yakınına kurulmuştur. Afşin-Elbistan (Kahraman Maraş), Yatağan (Muğla), Soma (Manisa), Tavşanlı, Simav, Emet, Tunçbilek (Kütahya), Çeltek (Amasya) ve Çayırhan (Ankara) en çok çıkarıldığı yerlerdir.
Taş kömürü: Demir çelik sanayisinde kullanılır. Zonguldak ve çevresinde çıkarılır. Üretimimiz ihtiyacımızı karşılayamaz.
Petrol: Bütün ülkeler için çok önemli bir enerji kaynağıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Batman, Siirt ve Diyarbakır çevrelerinde çıkarılmaktadır. Üretimimiz tüketimimizin ancak 1/7 sini karşılar. Geri kalanını satın alırız. Yer altından çıkarılan petrol, petrol arıtma tesislerinde (rafineri) işlenerek kullanılır hale getirilir. Ülkemizde Batman, Ataş (Mersin), Aliağa (İzmir), İpraş (İzmit) ve Orta Anadolu (Kırıkkale) olmak üzere beş ayrı rafineri bulunur.
Doğal gaz: Yer kabuğunda bulunan boşluklarda yer alan gaz kümeleridir. Yakıt olarak kullanılmaktadır. Hava kirliliğini azalttığı için tercih edilen bir yakıttır. Büyük şehirlerimizde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Genellikle yurt dışından ithal ederiz. Ülkemizde sadece Hamitabat ( Kırklareli)'ta bulunur.
Su gücü: Buna hidrolik enerji de denir. Su gücünden faydalanarak üretilen elektrik enerjisidir. Barajlardan elde edilir. Ülkemizde birçok barajdan (Atatürk, Keban, Karakaya, Hirfanlı gibi) elektrik üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde çok sayıda akarsu olduğu için su gücü oldukça fazladır.
Jeotermal enerji: Yer altından çıkarılan sıcak su ve su buharından elde edilen enerjidir. Ucuz ve çevreye zarar vermeyen bir enerji kaynağıdır. İlk işletmeye açılan kuyu, Sarayköy (Denizli)'dedir.
Atom enerjisi: Buna nükleer enerji de denir. Atom çekirdeğinden elde edilir. Ülkemizde henüz bu enerji kullanılmamaktadır.
Güneş enerjisi: Hiç tükenmeyen çevre dostu ve ucuz bir enerji kaynağıdır. Ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. En fazla Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılır.

SANAYİ
Ham maddelerin işlenerek mamül madde haline getirilmesine sanayi denir. Ham maddeler yer kabuğunun değişik katmanlarından, sulardan, bitkilerden ve hayvanlardan elde edilir. Sanayinin kurulması için gerekli olan şartlar; Ham madde, enerji, sermaye, iş gücü, ulaşım ve pazarlamadır. Ülkemizde en çok sermaye sıkıntısı çekilmektedir. Diğer koşullar ülkemizde sanayinin gelişmesi için uygundur. Ülkemizdeki sanayi tesisleri bazı yerlerde yoğunluk kazanmıştır. Buralar İstanbul-Adapazarı arası, İzmir çevresi ve Adana - Mersin arasıdır. Ayrıca Bursa, Ankara, Karabük, Karadeniz Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Gazi Antep ve Kayseri de sanayinin gelişmiş olduğu diğer kentler olarak ortaya çıkar. Ülkemizde çeşitli sanayi kolları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Besin Sanayii: Bu sanayiinin ham maddeleri, tarımsal ve hayvansal ürünlerdir. Ülkemizin her tarafında yaygın olan bir sanayi koludur. Konservecilik besin sanayimizin bir dalıdır. En fazla Marmara ve Ege bölgelerinde gelişmiştir. Birçok ilimizde meyve suyu fabrikaları, konserve fabrikaları ve et kombinaları kurulmuştur. Yağ üretimi, besin sanayii içinde önemli bir yer tutar. En fazla zeytin yağı ve ayçiçek yağı üretimi yapılır. Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağ üretimi yoğun olarak yapılır. Hayvancılığın yoğun olduğu yerlerde ise tereyağı ve peynir üretimi yapılır. Şeker fabrikaları ise iç bölgelerimizde yoğundur. Türkiye’de ilk şeker fabrikası Uşak’ta kurulmuştur.
Dokuma Sanayii: Ülkemizde en fazla gelişen sanayi kollarından biridir. Pamuklu dokuma, yünlü dokuma, ipekli dokuma ve halıcılık gibi bölümleri vardır. Pamuklu dokuma fabrikaları Adana, İzmir, Aydın, Nazilli, Kayseri, İstanbul ve Bursa'da yoğunlaşmıştır. Yünlü do¬kuma fabrikaları ise İstanbul, Bursa, İzmir, Hereke ve Uşak'ta yoğunlaşmıştır. İpekli dokumanın merkezi ise Bursa'dır. Halı ve kilim dokumacılığı ise İç Batı Anadolu Bölümü ve İç Anadolu Bölgesi’nde gelişmiştir.
Deri Sanayii: Bu sanayi dalında ayakkabı, çanta ve giyim eşyaları yapımı başta gelir. Deri giyim eşyalarımız yurt dışında kolay alıcı bulmaktadır. Hazır giyim sanayi de çok gelişmiş bir sanayi koludur.
Maden Sanayii: Madenlerin çıkarılması, ayıklanması ve işlenmesi faaliyetleridir. Maden ocaklarının çevresinde gelişmiştir. En yaygın olanı demir çelik fabrikalarıdır. İlk demir çelik fabrikası Karabük’te kurulmuştur. Daha sonra Karadeniz Ereğlisi, İskenderun ve Kırıkkale'deki fabrikalar kurulmuştur. Samsun' da bakır işleme, Seydişehir'de alüminyum, Elazığ’da ise ferro krom tesisleri yer alır.
Otomotiv Sanayii: Günlük hayatımızda önemli bir yeri olan otomobil, otobüs, kamyon gibi araçları içine alır. Çok gelişen bir sanayi koludur. En fazla Bursa, İstanbul, İzmit ve İzmir'de gelişmiştir. Yurt dışından ithalatımız oldukça fazladır.
Kimya Sanayii: En önemli dalı petrol arıtmadır. Daha sonra kağıt, ilâç, gübre, sabun tozu ve deterjan gelir. Petrol arıtma tesisleri İzmit, İzmir, İskenderun, Kırıkkale ve Batman'da bulunur. İlâç fabrikalarının büyük kısmı İstanbul'da yer alır. Kâğıt ise, İzmit, Dalaman (Muğla), Çaycuma (Zonguldak), Giresun, Taşucu (Mersin)'nda yer alır.
Diğer Sanayi Kolları: Birçok kentimizde çimento fabrikaları kurulmuştur. Cam fabrikaları ise İstanbul çevresinde bulunur. Ülke savunması için önemli olan uçak sanayii Ankara'da gelişmiştir. Gemi sanayii ise İstanbul ve Gölcük'te yer alır. Bunlardan başka mobilya, porselen, tuğla, kiremit gibi birçok sanayi dalı da ülkemizde bulunmaktadır.

ULAŞIM
Yolcu, yük ve haberlerin bir yerden başka bir yerlere aktarılmasıdır. Sanayi, ticaret, tarım ve turizmin gelişmesi, ulaşımın gelişmiş olmasına bağlıdır. Dört farklı ulaşım sistemi vardır.


Türkiye'nin başlıca kara ve deniz yolları

Kara yolu ulaşımı; Ülkemizde gelişmiş bir kara yolu ulaşımı vardır. Ülkemizdeki kara yolu ulaşımını dağların uzanış doğrultusu ve iklim özellikleri etkilemektedir. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırmıştır. Olumsuz iklim şartları ise özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde ulaşımı etkilemektedir. Sel, heyelân, çığ ve buzlanma gibi doğal afetler ulaşımı olumsuz etkiler. En işlek kara yolu; Edirne - İstanbul - Ankara - Adana ve İskenderun arasındadır. Büyük kentleri birbirine bağlayan kara yolları da oldukça yoğundur. Kara yolu ulaşımının en önemli sorunu trafik kazalarıdır.
Demir yolu ulaşımı; Trenlerle yapılan ulaşımdır. Demir yolları daha çok yük taşımacılığında kullanılır. Yolcu taşımacılığında ise kara yollarından sonra ikinci sırada gelir. Demir yollarımızın uzunluğu yeterli değildir. Ankara, Eskişehir, Adapazarı ve Sivas'ta lokomotif, vagon yapım ve bakım tesisleri vardır.
Deniz yolu ulaşımı; Liman ve iskeleler arasında yapılan yük ve yolcu taşımacılığını kapsar. Deniz ulaşımında binlerce ton ağırlığında yükler taşındığı için ucuz bir ulaşım sistemidir. Ayrıca kara ve demir yolu gibi bakım ve yapım çalışmalarına ihtiyaç yoktur. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen deniz yolu ulaşımı gelişmemiştir. En büyük limanlarımız İstanbul, İzmir ve Mersin'dedir. Ayrıca Trabzon, Samsun, Antalya ve İskenderun limanları da çok önemlidir.
Hava yolu ulaşımı; Uçaklarla yapılan yolcu ve yük taşımacılığıdır. Hızlı bir ulaşım sistemidir. Bu yüzden uzak mesafeli yolculuklar için çok önemlidir. Fakat ülkemizde yeterince gelişmemiştir. Ülkemizdeki en işlek hava alanları; İstanbul'daki Atatürk, Ankara'daki Esenboğa ve İzmir'deki Adnan Menderes'tir. Akdeniz ve Ege kıyılarında turistik merkezlerdeki (Bodrum, Dalaman, Çeşme) hava alanları ise yaz mevsiminde çok yoğundur. Olumsuz hava koşulları hava yolu ulaşımını çok fazla etkiler.

TİCARET
Para kazanmak için yapılan alım satım işlerine ticaret denir. Ticaret, iç ticaret ve dış ticaret olmak üzere iki kısma ayrılır.
İç ticaret: Ülke sınırları içinde yapılan ticarete denir. Ülkemizdeki iç ticaret oldukça canlıdır. Bu duruma bölgelerimizin tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi ve turizm açısından farklı özellikte olmaları en çok etki eder. Nüfus dağılışının farklı olması da iç ticareti canlandırır. Her bölgede yapılan farklı ekonomik faaliyetler iç ticaretin canlılığını artırır.
Dış ticaret: Ülkeler arasında yapılan ticarettir. Ülkelerin ürettikleri ürünlerin farklı olması dış ticarete etki etmektedir. Dış ülkelere sattığımız başlıca mallar; tekstil ve konfeksiyon ürünleri, elektrikli ev aletleri, lâstik, çeşitli tarım ürünleri, canlı hayvan, hayvansal ürünler, bitkisel yağlar ve çeşitli madenlerdir. Satın aldığımız mallar ise; petrol, çeşitli makineler, otomobil, kimyasal maddeler, ilaç ve elektronik aletlerdir. Ticaret yaptığımız ülkeler arasında Avrupa Birliği ülkeleri başta gelir. En fazla Almanya ile ticaret yapmaktayız. Orta Doğu ülkelerinden İran ve Suudi Arabistan’da dış ticaretimiz için önemlidir. Dış ticaretimizde ABD, Rusya Federasyonu ve Japonya’da önemli yer tutar. Ayrıca Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan ticaretimiz de hızla gelişmektedir.

Dış ticaretimizin gelişme grafiğinde, cumhuriyetten sonra
hızlı bir artış olduğu görülmektedir.

TURİZM
İnsanların görme, tanıma, dinlenme, eğitim, spor, tedavi ve kutsal yerleri ziyaret etmek amacıyla yaptıkları gezilere turizm denir. Bu gezilere katılanlara ise turist denir. Teknoloji ve sanayinin gelişmesi ile beraber çok yoğun çalışan insanlar, tatillerinde iyice dinlenmek istemektedirler. Bunun için de kendi ülkelerindeki ya da başka ülkelerdeki turistik mekanlara geziler düzenlerler. Turizmin insanlara ve ülkelere sağladığı faydaları şöyle sıralayabiliriz. Ülkelere döviz kazandırarak ekonomilerine katkıda bulunur, ülkelerin iç ve dış ticaretini hareketlendirir, bir çok insana iş imkânı sağlar, bazı sanayi kollarının gelişmesine yardımcı olur (İnşaat gibi).
Doğal güzelliklerimiz: Doğal güzelliklerimiz bakımından kıyılarımız önde gelir. Akdeniz ve Ege denizi kıyılarımızda bulunan plajlar çok önemli turistik mekanlardır. Yaz mevsiminin uzun ve güneşli olması buralara gelen turist sayısını artırmaktadır. Akarsularımızın bazılarında yapılan su sporları (rafting gibi) da turistlerin ilgisini çekmektedir. Aynı zamanda bazı akarsularımızdaki şelaleler önemli doğal güzelliklerimizdendir. Ürgüp ve Nevşehir çevresindeki peri bacaları, Denizli’deki Pamukkale travertenleri, Akdeniz Bölgesi’ndeki mağaralar, millî parklarımız ve kaplıcalar da fazla turist çeken doğal güzelliklerimiz arasındadır.
Tarihî zenginliklerimiz: Ülkemiz çok zengin bir tarihî mirasa sahiptir. Çünkü tarih boyunca Anadolu’da birçok devlet kurulmuş ve medeniyetler ortaya çıkmıştır. Bu yüzden ülkemiz tarihî eser bakımından Dünya’nın sayılı ülkelerinden birisi olmuştur. Ülkemizde eski medeniyetlerden kalma şehir kalıntıları, tapınaklar, tiyatrolar, saraylar, camiler, köprüler, kaleler, kervansaraylar ve hanlar vardır. Ayrıca ülkemizdeki bazı dağlık alanlarda kış turizmi ve yayla turizmi de yapılmaktadır.
Rapor Et
Eski 27 Ocak 2009, 14:43

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri nelerdir?

#5 (link)
SAİME
Ziyaretçi
SAİME - avatarı
ÜLKEMİZİN EKONOMİ FALİYETLERİ NELERDİR?TESEKÜR EDERİM
Rapor Et
Eski 30 Ocak 2009, 18:50

türkiye nin kaynakları ekonomik faaliyetleri nasıl etkilemektedir???

#6 (link)
fatma brtül
Ziyaretçi
fatma brtül - avatarı
ülkemizdeki ekonomik faaliyetler nelerdir??
ülkemizdeki kaynaklar nelerdir?
ülkemizin kaynakları ekonomik faaliyetleri nasıl etkiler???: smiley9:
Rapor Et
Eski 30 Ocak 2009, 19:35

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#7 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Alıntı:
uchiha itachi adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

TARIM (TARLA ve BAHÇE KÜLTÜRLERİ)
Tarım, toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla çeşitli ürünler elde etme işine denir. Ülkemiz topraklarının % 36'sı tarım arazisi olarak kullanılır. Ülkemizde çalışan nüfusun yarısına yakını tarımla uğraşmaktadır. Bu yüzden tarım Türkiye ekonomisi için çok önemlidir.
Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım ülkemizde daha çok ilkel yöntemlerle yapılıyordu. Makine kullanımı, zararlı böcek ve bitkilerle mücadele, kaliteli tohum kullanımı ve sulama ülkemizde gelişmemişti.
Bu yüzden tarımsal üretim oldukça azdı. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar sayesinde tarımımızda önemli gelişmeler olmuştur. Ziraat fakültelerinin açılması, tarım makine ve aletlerinin üretilmesi, yapay gübre ve kaliteli tohum kullanımı ile sulamaya önem verilmesi bu gelişmeye neden olmuştur. Aynı zamanda Devlet Üretme Çiftlikleri, Ziraat Bankası, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kurulması bu gelişmenin diğer nedenleridir. Bunların yanında GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ta Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin toptan kalkınmasını amaçlayan çok önemli bir projedir. GAP sayesinde tarımsal üretimde büyük artışlar olmaya başlamıştır.

Ülkemizde tarımı etkileyen bazı faktörler vardır. Bunların önemlilerini şöyle sıralayabiliriz;
• Toprak bakımı: Tarım faaliyetleri toprak üzerinde yapıldığı için toprak bakımı çok önemlidir. Toprak çapa, bel, pulluk ve saban gibi aletlerle havalandırılır. Bu olay toprağın verimini artırır.
• Sulama: Bütün tarım ürünlerinin suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç yetiştirilen tarım ürününe göre değişir. Bu nedenle toprak uygun zamanlarda ve yeterince sulanmak zorundadır.
• Gübreleme: Toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir. Gübre, yapay ve doğal gübre olarak iki kısma ayrılır. Hayvan dışkılarından olan gübreye doğal gübre denir. Değişik minerallerin birleştirilmesi ile elde edilen gübreye ise yapay gübre denir. Gübreleme tarım ürünlerinin verimini önemli oranda artırır.
• Kaliteli tohum: Tarım ürünlerinden daha fazla verim almak için mutlaka kaliteli tohum kullanmak gerekir.

Tarla Tarımı ve Tarla Ürünlerimiz
Ülkemizdeki tarım alanlarının büyük kısmını tarlalar oluşturur. Tarlalar eğimli ve engebeli arazilerde olduğu gibi düz alanlarda da olabilmektedir. Tarlaların büyük kısmı her yıl ekilir. Bazıları ise bir yıl ekilip ertesi yıl boş bırakılır. Bu duruma nadas tarımı denir.
Buradaki amaç mineral bakımından fakir olan toprağın bir yıl dinlenerek mineralce zenginleşmesidir. Tarlalarda ekilen tarım ürünlerini şu şekilde gruplara ayırabiliriz.

1. Tahıllar

Tahıllar ülkemizde en fazla üretimi yapılan tarım ürünleridir. Ülkemizdeki ekim alanlarının büyük kısmı tahıllara ayrılmıştır. Tahıllar; buğday, arpa, mısır, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tarım ürünlerinden oluşur.
Buğday: Ülkemizde en fazla üretilen ve tüketilen tarım ürünüdür. Çok yaygın bir ekim alanı vardır. Doğu Karadeniz Bölümü’nün kıyı kesimi ve yüksek yerler haricinde ülkemizin her yerinde yetiştirilir. Fakat en fazla İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Ülkemizdeki buğdayın 1/3'ü bu bölgede üretilir. Buğday tarımı genellikle sulama ile yapılamaz. Bitkinin su ihtiyacı yağmurlardan karşılanır. Bu yüzden üretilen buğdayın miktarı yağışlara göre değişir. Aynı zamanda üretiminde yıllara göre büyük dalgalanmalar olur. Buğday en fazla ekmek yapımında kullanılır. Aynı zamanda unlu mamüller, bisküvi ve makarna yapımında da yaygın olarak kullanılır.


Yurdumuzdaki buğday üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Arpa: Ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Buğdaydan sonra en fazla yetiştirilen tahıldır. En çok İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Buğdaya göre sıcağa ve soğuğa karşı daha dayanıklı olup, daha kısa sürede yetiştirilir. Bu yüzden buğdayın yetiştirilemediği yüksek yerlerde de yetiştirilebilir. En fazla hayvan yemi ve bira sanayisinde ham madde olarak kullanılır.
Mısır: Yetişme koşulları diğer tahıllardan farklıdır. Mısır, yaz yağışlarının ve sulama imkânlarının olduğu yerlerde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştirilir. Ülkemizdeki ekim alanı oldukça yaygındır. Karadeniz Bölgesi'nde halkın temel besin maddesi olarak kullanılır. Ayrıca mısırdan yemeklik yağ elde edilir. Bir kısmı da hayvan yemi olarak kullanılır.
Pirinç: Pirinç, çeltik bitkisinden elde edilen üründür. Çeltik hasat edildikten sonra kabukları ayıklanarak pirinç elde edilmiş olur. Çeltiğin tarımı su içinde yapılır. Tarımı için en uygun alanlar akarsu kenarlarındaki düzlükler ve sulanabilen ovalardır. En fazla Edirne, Samsun, Çorum, Kastamonu, Hatay ve Diyarbakır gibi illerde yetiştirilir. Önemli bir besin maddesi olan pirinç üretimi ülkemiz tüketimini karşılayamaz.
Ülkemizde yetiştirilen diğer tahıl ürünleri ise çavdar, yulaf ve darıdır. Bu ürünler çok geniş ekim alanlarına sahip değillerdir. Genellikle hayvan yemi olarak kullanılırlar.
Tarla tarımında tahıllardan başka sanayi bitkileri de yetiştirilir.

2. Sanayi Bitkileri
Doğrudan tüketilmeyip fabrikalarda ham madde olarak kullanılan ürünlerdir. Ülkemizde yetiştirilen başlıca sanayî bitkileri, pamuk, tütün, şeker pancarı, haşhaş, ayçiçeği ve zeytindir.
Pamuk: Yetişme döneminde bol su isteyen ve verimli alüvyal ovaları seven bir bitkidir. Hasat zamanında ise yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyar. Bu dönemin oldukça kurak geçmesi gerekmektedir. Yaz yağışları pamuk üretimine zarar verir. En fazla Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir.
Pamuk, dokuma sanayisinin ham maddesidir. Çekirdeğinden elde edilen yağ ise margarin üretiminde kullanılır. Ülkemizde pamuk üretimi oldukça fazladır. Ayrıca pamuk ve pamuklu dokuma ürünleri ülkemiz ihracatında önemli bir yer tutar.
Tütün: Yetişme döneminde bol su ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde ise yüksek sıcaklık ister. Ülkemizde en çok Ege Bölgesi’nde yetiştirilir. Daha sonra Güneydoğu, Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Tütün, sigara gibi sağlığa zararlı olan dumanlı içeceklerin ham maddesidir. Ülkemizde devlet denetiminde yetiştirilmektedir.


Yurdumuzda tütün üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Şeker pancarı: Kıyı bölgelerimiz dışında ülkemizin her yerinde rahatlıkla yetiştirilmektedir. Yağışların yeterli olmadığı yerlerde sulamalı olarak yetiştirilebilir. Büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Karadeniz ve Marmara bölgeleri gelir. Şekerin ham maddesidir. Ayrıca posası hayvan yemi olarak kullanılır. Bu yüzden şeker fabrikalarının çevresinde büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda şeker pancarı üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Ayçiçeği: Ülkemizin her yerinde yetişme imkânı vardır. Fakat büyük kısmı Marmara Bölgesi'nde yetiştirilir. Yaz yağışlarından olumsuz etkilenir. Yağışın yetersiz olduğu yerlerde sulama ile yetiştirilebilir. Bitkisel yağ üretiminde kullanılır.
Ülkemizdeki bitkisel yağ üretiminin yarıya yakını ayçiçeğinden elde edilir.


Yurdumuzda ayçiçeği üretiminin coğrafî bölgelere dağılımı
Zeytin: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerdeki eğimli arazilerde rahatlıkla yetiştirilebilir. Bu yüzden en fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Daha sonra Marmara ve Akdeniz bölgeleri gelir. Akdeniz Bölgesi'nde az yetiştirilmesinin nedeni; daha fazla gelir getiren ürünlerin ekilmesidir.
Ülkemiz Dünya'nın önde gelen zeytin üreticisi ülkeleri arasındadır. Sert çekirdekli meyvelerdendir. Sofralık zeytin olarak tüketildiği gibi yağ üretiminde de kullanılır. Ayrıca sabun üretiminde de kullanılır.
Haşhaş: Uyuşturucu madde elde edildiği için devlet denetiminde yetiştirilir. Aynı zamanda ilâç yapımında ve yemeklik malzeme olarak kullanılır. En fazla Ege Bölgesi'nde yetiştirilir.

3. Baklagiller
Fasulye, nohut, bakla, mercimek ve bezelye gibi bitkiler baklagilleri oluşturur. Proteince zengin olan baklagiller genellikle kuru olarak tüketilirler. Ülkemizin her bölgesinde yetiştirilmektedir. İç Anadolu Bölgesi baklagil üretiminde ilk sıradadır.

Bahçe Tarımı ve Bahçe Ürünlerimiz

Bahçe tarımı, genellikle yerleşim merkezlerinin yakınında bulunan bahçelerde yapılır. Sulamalı olarak küçük tarım aletleri ile tarımı yapılır. Ülkemizde tarımı yapılan başlıca bahçe bitkileri şunlardır;
Çay: Ülkemizdeki en uygun yetişme alanını Doğu Karadeniz Bölümü'nün kıyı kesiminde bulmuştur. Burada üretilen çay ülkemiz ihtiyacını karşılar. Çay üretimi için bol yağış ve eğimli yamaçlar gereklidir. Çay bitkisi 1-1.5 metre boyunda çok yıllık bir ağaççıktır. Bu ağaççıkların sürgünleri kesilir. Daha sonra fabrikalarda işlenerek çay elde edilmiş olur.
Sebzeler: Farklı iklim tiplerinin görüldüğü ülkemizde birçok sebze türü yetiştirilmektedir. Sebzeler genellikle taze olarak iç piyasada tüketilir. Bu yüzden iç ticaretimizde önemli bir yeri vardır.
Ekim alanları oldukça yaygındır. Sebze üretiminin en fazla olduğu yer Akdeniz Bölgesi'dir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara bölgeleri takip eder. Sebzelerin en az yetiştirildiği yer ise iklim koşulları elverişsiz olduğu için Doğu Anadolu Bölgesi'dir.
Sebzelerin büyük kısmı yaz mevsiminde yetiştirilir. Bunların en önemlileri patlıcan, domates, biber, bamya ve salatalıktır. Ispanak, lahana, pırasa gibi sebzeler ise kış mevsiminde yetiştirilir. Ülkemizde en fazla soğan, patates ve domates yetiştirilir.
Meyveler: Ülkemiz iklimi uygun olduğu için dünyadaki meyve türlerinin büyük kısmını yetiştirebiliriz. Ülkemiz tarımında önemli bir yeri olan meyveler beslenmemiz için de çok önemlidir. Meyvelerin bir bölümünün ihracatımızda da önemli bir yeri vardır.
Meyveleri yaz meyveleri ve kış meyveleri diye iki gruba ayırabiliriz. Yaz meyveleri üzüm, kayısı, şeftali ve kiraz gibi meyvelerdir. Kış meyveleri ise portakal, mandalina, greyfurt ve ayva gibi meyvelerdir. Bazı önemli meyvelerimiz şunlardır;
Üzüm:Ülkemizde çok yaygın bir ekim alanı vardır. Her bölgemizde yetiştirilebilir. Ama en çok Ege Bölgesi'nde yetiştirilir. Üretimimizin yarıya yakınını bu bölge sağlar.
Çok yıllık bir bitki olan üzümün bitkisine üzüm asması veya üzüm çubuğu denilmektedir. Üzüm çubuklarının ekili olduğu yere bağ denir. Üzüm tarımına ise bağcılık denir. Yaş ve kuru olarak tüketildiği gibi içki yapımında da kullanılır.
Turunçgiller: Turunçgiller portakal, limon, mandalina, greyfurt ve turunç meyvelerinin genel adıdır. Kış sıcaklıklarının fazla olduğu ve don olaylarının görülmediği yerlerde yetiştirilirler. Büyük kısmı Akdeniz Bölgesi'nde yetiştirilir. Bir kısmı Ege Bölgesi'nde çok azı da Doğu Karadeniz kıyılarında yetiştirilir.
Fındık: Fındığın ana vatanı Karadeniz kıyılarıdır. En fazla yetiştirildiği iller; Giresun, Ordu, Trabzon ve Adapazarı'dır. Ülkemiz hem fındık üretiminde hem de kalitesinde dünyada birinci sıradadır. Bu yüzden ekonomimiz için çok önemli bir üründür. Büyük kısmı yurt dışına satılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.
İncir: Soğuğa dayanıksızdır. Bu yüzden kışların ılık geçtiği yerlerde yetiştirilir. En fazla Ege Bölgesi'nde daha sonda Akdeniz, Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. İncir taze ve kuru olarak tüketilebilir. Kuru incir ihracatımız gelişmiştir.
Elma: Düşük sıcaklıklardan etkilenmeyen bir meyvedir. Bu yüzden ülkemizde yaygın bir ekim alanı vardır. Birçok yöremizde rahatlıkla yetiştirilebilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde üretilir. Genellikle taze olarak tüketilir.
Diğer meyveler: Yukarıdakilerden başka kavun, karpuz, kiraz, şeftali, kayısı,vişne, armut, dut, erik, muz, ayva, ceviz, badem, antep fıstığı gibi birçok meyve ülkemizde yetiştirilir. Ülkemizde son yıllarda turfanda sebze ve meyve üretimi gelişmiştir. Bu sebze ve meyveler cam ve plâstik mekanlarda sağlanan uygun yetişme ortamında üretilirler. Buna seracılık denilmektedir. Bu tarım faaliyetinde kış mevsiminin soğuklarından korunarak üretim yapılır. Seracılık en fazla Akdeniz Bölgesi'nde daha sonra ise Ege Bölgesi'nde gelişmiştir.

HAYVANCILIK
Hayvancılık; evcil hayvanları besleme, onların ürünlerinden ve gücünden yararlanma işidir. Kırsal bölgelerde tarımdan sonra halkın en önemli geçim kaynağıdır.
Ülkemizde hayvancılık otlak (mera) ve ahır hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Hayvanların meralardaki otları yiyerek beslenmesi sonucunda yapılan hayvancılık türüne mera (otlak) hayvancılığı denir. Hayvanların ahırlarda genellikle yapay yemlerle beslenmesine de besi hayvancılığı denir.
Besi hayvancılığı ülkemizde giderek yaygınlaşmaktadır. Besi hayvancılığı en fazla Marmara Bölgesi'nde gelişmiştir. Ülkemizde farklı iklim özelliklerinin görülmesi hayvancılık türlerinin de çeşitli olmasını sağlamıştır. Bu hayvancılık türlerinin bazıları şunlardır;
Büyükbaş Hayvancılık: Bu hayvancılık grubuna inek, öküz, manda, at, eşek, katır ve deve girmektedir. Ülkemizde yaz yağışlarının fazla olduğu yerlerde gelişmiştir. Doğu Karadeniz Bölümü ile Erzurum-Kars Bölümü bu yerlerin başında gelir. Buralarda yaz mevsimi yağışlı geçtiği için gür otlaklar yetişir. Aynı zamanda buralarda tarım alanları azdır. Bu yüzden büyükbaş hayvancılık gelişmiştir.


Yurdumuzda beslenen büyükbaş hayvanların coğrafî bölgelere dağılımı

Küçükbaş Hayvancılık: Küçükbaş hayvancılık grubuna; koyun ve keçi girmektedir. Bu hayvanlardan koyun daha çok beslenir. Ülkemizdeki yer şekilleri ve bitki örtüsü küçükbaş hayvancılık için oldukça uygundur.
Ülkemizdeki geniş bozkır alanlarında karaman, kıvırcık ve dağlıç gibi koyun cinsleri yetiştirilir. Koyun en fazla Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilir. Koyunlardan et ve süt elde edilmesi dışında yünlü dokuma sanayisinde de ham madde olarak yararlanılır.
Küçükbaş hayvanlar arasında koyundan sonra tiftik keçisi yetiştirilir. En fazla İç Anadolu Bölgesi'nde özellikle de Ankara çevresinde yetiştirilir. Bu keçilerden elde edilen tiftik dokumacılıkta kullanılan çok değerli bir ham maddedir. Diğer bir keçi türü olan kıl keçisi de en çok dağlık alanlarda yetiştirilir. Fakat ormanlara zarar verdikleri için son yıllarda sayıları oldukça azalmıştır.

Yurdumuzda beslenen koyunların coğrafî bölgelere dağılımı

Kümes Hayvancılığı: Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi hayvanlara kümes hayvanı denir. Kümes hayvanlarının etinden ve yumurtasından yararlanılır. Beslenmemizde önemli bir yeri vardır. Son yıllarda beyaz et tüketiminin artması ile kümes hayvancılığı gelişmiştir. Bunda modern tavuk çiftliklerinin kurulmasının da etkisi vardır. Kümes hayvancılığı nüfusu kalabalık olan büyük şehirlerin çevrelerinde çok gelişmiştir.
İpek Böcekçiliği: Dut yaprağını yiyen bir tırtılın kozasından elde edilen ipek, ipekli dokuma sanayisinin ham maddesidir. İpek böcekçiliği en fazla Güney Marmara Bölümü'nde gelişmiştir. Özellikle Bursa ili en çok gelişen yerdir.
Arıcılık; Ülkemizde yaygın olarak yapılır. Çünkü ülkemizde farklı bitki türleri bulunmaktadır. Bitki örtüsündeki çeşitlilik arıcılık için çok önemlidir. Arıcılık ülkemizin her bölgesinde yapılmaktadır. Ege ve Karadeniz bölgeleri ilk sırada gelmektedir.

SU ÜRÜNLERİ
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Aynı zamanda çok sayıda akarsu ve gölleriyle birlikte ülkemiz su ürünleri için uygun özelliklere sahiptir. Fakat üretimimiz yetersizdir. Balık en çok avlanan ve tüketilen su ürünüdür. Balıkların en çok avlandığı denizimiz Karadeniz'dir. Daha sonra boğazlar gelir. Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında da balıkçılık yapılır. Denizlerimizden en fazla; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, lüfer ve barbunya gibi balıklar avlanır.
Tutulan balıkların bir kısmı akarsulardan bir kısmı da baraj ve göllerden elde edilir. Buna tatlı su balıkçılığı denir. Aynı zamanda akarsu kenarlarında insanlar tarafından kurulan çiftliklerden de balık üretimi yapılır. En fazla sazan ve alabalık tutulmaktadır. Tatlı su balıkçılığına kültür balıkçılığı da denilmektedir.
Balıkçılığımızın sorunları arasında;
Denizlerimizdeki balık potansiyelinin az olması, kıyılarımızın kirli olması, balıkçılık filomuzun yetersiz olması, zararlı yöntemlerle avlanma, yasak avlanma gibi nedenler gösterilebilir.
Denizlerimizden midye, kerevit, ıstakoz, ahtapot, karides, kalamar gibi su ürünleri de elde edilir. Ayrıca inci, mercan, sedef ve sünger avcılığı da yapılmaktadır.

ORMAN ÜRÜNLERİ
Ormanlar, ülkemizin doğal güzellik ve ham madde kaynağıdır. Ülkemiz topraklarının 1/4'ü ormanlarla kaplıdır. Bu oran yıllar önce daha fazla iken, ormanlar tarih boyunca tahrip olarak şimdiki halini almıştır.
Ormanlar genellikle kıyı bölgelerimizde toplanmıştır. Ülkemiz ormanlarının büyük kısmı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerine aittir. İç bölgelere doğru gidildikçe yağışlar azaldığı için orman alanları da azalmaktadır.

Orman ürünlerinin başında kereste ve yakacak odun gelir. Kereste birçok sanayi kolunun ham maddesi durumundadır. Kâğıt, mukavva, parke, sunta ve kontraplâk üretimi keresteden yapılmaktadır. Ayrıca kapı, pencere, masa, sıra yapımında, telefon ve telgraf direkleri yapımında kereste kullanılmaktadır. Aynı zamanda ahşap ev yapımında da kullanılır. Diğer orman ürünleri ise sığla yağı, reçine, keçi boynuzu, ıhlamur ve çam kozalağıdır. Ülkemiz için çok önemli olan ormanları korumak önemli görevlerimizdendir. Ormanlarımızın tahrip edilmesini önlememiz gerekmektedir. Bunun için ormanların çok iyi korunarak yangınların azaltılması gerekmektedir.

MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI
Madenler
Yer altından çıkarılan ve ekonomik değeri olan maddelerdir. Yer altında ham olarak bulanan maddeler işlenerek yabancı maddelerden ayrılır. Daha sonra kullanıma sunulur. Her maden farklı şekillerde ve farklı sanayi kollarında kullanılır.
Ülkemizde maden çeşidi fazla olduğu hâlde miktarları yeterli değildir. Cumhuriyet döneminde yer altı kaynaklarımız araştırılmaya başlanmıştır. Bu araştırma için Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur. Ülkemizde çıkarılan başlıca madenler şunlardır;
Demir: Demir, bütün sanayi dallarının en önemli ham maddesidir. Demirin geniş bir kullanım alanı vardır. Demir, en çok Sivas-Malatya arasındaki Divriği, Hasan Çelebi ve Hekimhan’da çıkarılmaktadır. Buralardan çıkarılan demir, demir çelik sanayisinde kullanılır.
Bakır: Kolay işlenebilen yumuşak bir madendir. Başta elektrik ve elektronik eşya olmak üzere birçok alanda kullanılır. Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin) ve Rize'den çıkarılmaktadır.
Krom: Ülkemizde en çok bulunan madenlerdendir. Demir çelik sanayisinde ham madde olarak kullanılır. En fazla; Fethiye, Köyceğiz (Muğla) ve Elazığ'da çıkarılır.
Bor Mineralleri: Jet ve roket yakıtı ve cam elyafı ile porselen ve cam üretiminde kullanılır. Ülkemiz, bor minerallerinin dünyada en fazla olduğu yerdir. Kırka (Eskişehir), Emet (Kütahya) ve Balıkesir'de çıkarılmaktadır. Ülkemizde ayrıca boksit, cıva, kükürt, antimon, manganez, fosfat, çinko, mermer, tuz, altın ve gümüş gibi madenler de vardır.

Enerji Kaynakları
Ülkemizde sanayileşme ve kentleşme ile birlikte enerji ihtiyacı artmış ve birçok enerji kaynağı kullanılır duruma gelmiştir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz;
Linyit: Ülkemizde yaygın olarak bulunur. Çıkarılan linyitler genellikle termik santrallerde elektrik üretimi için kullanılır. Bu yüzden termik santrallerimizin büyük kısmı linyit yataklarının yakınına kurulmuştur. Afşin-Elbistan (Kahraman Maraş), Yatağan (Muğla), Soma (Manisa), Tavşanlı, Simav, Emet, Tunçbilek (Kütahya), Çeltek (Amasya) ve Çayırhan (Ankara) en çok çıkarıldığı yerlerdir.
Taş kömürü: Demir çelik sanayisinde kullanılır. Zonguldak ve çevresinde çıkarılır. Üretimimiz ihtiyacımızı karşılayamaz.
Petrol: Bütün ülkeler için çok önemli bir enerji kaynağıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Batman, Siirt ve Diyarbakır çevrelerinde çıkarılmaktadır. Üretimimiz tüketimimizin ancak 1/7 sini karşılar. Geri kalanını satın alırız. Yer altından çıkarılan petrol, petrol arıtma tesislerinde (rafineri) işlenerek kullanılır hale getirilir. Ülkemizde Batman, Ataş (Mersin), Aliağa (İzmir), İpraş (İzmit) ve Orta Anadolu (Kırıkkale) olmak üzere beş ayrı rafineri bulunur.
Doğal gaz: Yer kabuğunda bulunan boşluklarda yer alan gaz kümeleridir. Yakıt olarak kullanılmaktadır. Hava kirliliğini azalttığı için tercih edilen bir yakıttır. Büyük şehirlerimizde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Genellikle yurt dışından ithal ederiz. Ülkemizde sadece Hamitabat ( Kırklareli)'ta bulunur.
Su gücü: Buna hidrolik enerji de denir. Su gücünden faydalanarak üretilen elektrik enerjisidir. Barajlardan elde edilir. Ülkemizde birçok barajdan (Atatürk, Keban, Karakaya, Hirfanlı gibi) elektrik üretimi yapılmaktadır. Ülkemizde çok sayıda akarsu olduğu için su gücü oldukça fazladır.
Jeotermal enerji: Yer altından çıkarılan sıcak su ve su buharından elde edilen enerjidir. Ucuz ve çevreye zarar vermeyen bir enerji kaynağıdır. İlk işletmeye açılan kuyu, Sarayköy (Denizli)'dedir.
Atom enerjisi: Buna nükleer enerji de denir. Atom çekirdeğinden elde edilir. Ülkemizde henüz bu enerji kullanılmamaktadır.
Güneş enerjisi: Hiç tükenmeyen çevre dostu ve ucuz bir enerji kaynağıdır. Ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. En fazla Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılır.

SANAYİ
Ham maddelerin işlenerek mamül madde haline getirilmesine sanayi denir. Ham maddeler yer kabuğunun değişik katmanlarından, sulardan, bitkilerden ve hayvanlardan elde edilir. Sanayinin kurulması için gerekli olan şartlar; Ham madde, enerji, sermaye, iş gücü, ulaşım ve pazarlamadır. Ülkemizde en çok sermaye sıkıntısı çekilmektedir. Diğer koşullar ülkemizde sanayinin gelişmesi için uygundur. Ülkemizdeki sanayi tesisleri bazı yerlerde yoğunluk kazanmıştır. Buralar İstanbul-Adapazarı arası, İzmir çevresi ve Adana - Mersin arasıdır. Ayrıca Bursa, Ankara, Karabük, Karadeniz Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Gazi Antep ve Kayseri de sanayinin gelişmiş olduğu diğer kentler olarak ortaya çıkar. Ülkemizde çeşitli sanayi kolları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Besin Sanayii: Bu sanayiinin ham maddeleri, tarımsal ve hayvansal ürünlerdir. Ülkemizin her tarafında yaygın olan bir sanayi koludur. Konservecilik besin sanayimizin bir dalıdır. En fazla Marmara ve Ege bölgelerinde gelişmiştir. Birçok ilimizde meyve suyu fabrikaları, konserve fabrikaları ve et kombinaları kurulmuştur. Yağ üretimi, besin sanayii içinde önemli bir yer tutar. En fazla zeytin yağı ve ayçiçek yağı üretimi yapılır. Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağ üretimi yoğun olarak yapılır. Hayvancılığın yoğun olduğu yerlerde ise tereyağı ve peynir üretimi yapılır. Şeker fabrikaları ise iç bölgelerimizde yoğundur. Türkiye’de ilk şeker fabrikası Uşak’ta kurulmuştur.
Dokuma Sanayii: Ülkemizde en fazla gelişen sanayi kollarından biridir. Pamuklu dokuma, yünlü dokuma, ipekli dokuma ve halıcılık gibi bölümleri vardır. Pamuklu dokuma fabrikaları Adana, İzmir, Aydın, Nazilli, Kayseri, İstanbul ve Bursa'da yoğunlaşmıştır. Yünlü do¬kuma fabrikaları ise İstanbul, Bursa, İzmir, Hereke ve Uşak'ta yoğunlaşmıştır. İpekli dokumanın merkezi ise Bursa'dır. Halı ve kilim dokumacılığı ise İç Batı Anadolu Bölümü ve İç Anadolu Bölgesi’nde gelişmiştir.
Deri Sanayii: Bu sanayi dalında ayakkabı, çanta ve giyim eşyaları yapımı başta gelir. Deri giyim eşyalarımız yurt dışında kolay alıcı bulmaktadır. Hazır giyim sanayi de çok gelişmiş bir sanayi koludur.
Maden Sanayii: Madenlerin çıkarılması, ayıklanması ve işlenmesi faaliyetleridir. Maden ocaklarının çevresinde gelişmiştir. En yaygın olanı demir çelik fabrikalarıdır. İlk demir çelik fabrikası Karabük’te kurulmuştur. Daha sonra Karadeniz Ereğlisi, İskenderun ve Kırıkkale'deki fabrikalar kurulmuştur. Samsun' da bakır işleme, Seydişehir'de alüminyum, Elazığ’da ise ferro krom tesisleri yer alır.
Otomotiv Sanayii: Günlük hayatımızda önemli bir yeri olan otomobil, otobüs, kamyon gibi araçları içine alır. Çok gelişen bir sanayi koludur. En fazla Bursa, İstanbul, İzmit ve İzmir'de gelişmiştir. Yurt dışından ithalatımız oldukça fazladır.
Kimya Sanayii: En önemli dalı petrol arıtmadır. Daha sonra kağıt, ilâç, gübre, sabun tozu ve deterjan gelir. Petrol arıtma tesisleri İzmit, İzmir, İskenderun, Kırıkkale ve Batman'da bulunur. İlâç fabrikalarının büyük kısmı İstanbul'da yer alır. Kâğıt ise, İzmit, Dalaman (Muğla), Çaycuma (Zonguldak), Giresun, Taşucu (Mersin)'nda yer alır.
Diğer Sanayi Kolları: Birçok kentimizde çimento fabrikaları kurulmuştur. Cam fabrikaları ise İstanbul çevresinde bulunur. Ülke savunması için önemli olan uçak sanayii Ankara'da gelişmiştir. Gemi sanayii ise İstanbul ve Gölcük'te yer alır. Bunlardan başka mobilya, porselen, tuğla, kiremit gibi birçok sanayi dalı da ülkemizde bulunmaktadır.

ULAŞIM
Yolcu, yük ve haberlerin bir yerden başka bir yerlere aktarılmasıdır. Sanayi, ticaret, tarım ve turizmin gelişmesi, ulaşımın gelişmiş olmasına bağlıdır. Dört farklı ulaşım sistemi vardır.


Türkiye'nin başlıca kara ve deniz yolları

Kara yolu ulaşımı; Ülkemizde gelişmiş bir kara yolu ulaşımı vardır. Ülkemizdeki kara yolu ulaşımını dağların uzanış doğrultusu ve iklim özellikleri etkilemektedir. Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı zorlaştırmıştır. Olumsuz iklim şartları ise özellikle Doğu Anadolu Bölgesi'nde ulaşımı etkilemektedir. Sel, heyelân, çığ ve buzlanma gibi doğal afetler ulaşımı olumsuz etkiler. En işlek kara yolu; Edirne - İstanbul - Ankara - Adana ve İskenderun arasındadır. Büyük kentleri birbirine bağlayan kara yolları da oldukça yoğundur. Kara yolu ulaşımının en önemli sorunu trafik kazalarıdır.
Demir yolu ulaşımı; Trenlerle yapılan ulaşımdır. Demir yolları daha çok yük taşımacılığında kullanılır. Yolcu taşımacılığında ise kara yollarından sonra ikinci sırada gelir. Demir yollarımızın uzunluğu yeterli değildir. Ankara, Eskişehir, Adapazarı ve Sivas'ta lokomotif, vagon yapım ve bakım tesisleri vardır.
Deniz yolu ulaşımı; Liman ve iskeleler arasında yapılan yük ve yolcu taşımacılığını kapsar. Deniz ulaşımında binlerce ton ağırlığında yükler taşındığı için ucuz bir ulaşım sistemidir. Ayrıca kara ve demir yolu gibi bakım ve yapım çalışmalarına ihtiyaç yoktur. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen deniz yolu ulaşımı gelişmemiştir. En büyük limanlarımız İstanbul, İzmir ve Mersin'dedir. Ayrıca Trabzon, Samsun, Antalya ve İskenderun limanları da çok önemlidir.
Hava yolu ulaşımı; Uçaklarla yapılan yolcu ve yük taşımacılığıdır. Hızlı bir ulaşım sistemidir. Bu yüzden uzak mesafeli yolculuklar için çok önemlidir. Fakat ülkemizde yeterince gelişmemiştir. Ülkemizdeki en işlek hava alanları; İstanbul'daki Atatürk, Ankara'daki Esenboğa ve İzmir'deki Adnan Menderes'tir. Akdeniz ve Ege kıyılarında turistik merkezlerdeki (Bodrum, Dalaman, Çeşme) hava alanları ise yaz mevsiminde çok yoğundur. Olumsuz hava koşulları hava yolu ulaşımını çok fazla etkiler.

TİCARET
Para kazanmak için yapılan alım satım işlerine ticaret denir. Ticaret, iç ticaret ve dış ticaret olmak üzere iki kısma ayrılır.
İç ticaret: Ülke sınırları içinde yapılan ticarete denir. Ülkemizdeki iç ticaret oldukça canlıdır. Bu duruma bölgelerimizin tarım, hayvancılık, madencilik, sanayi ve turizm açısından farklı özellikte olmaları en çok etki eder. Nüfus dağılışının farklı olması da iç ticareti canlandırır. Her bölgede yapılan farklı ekonomik faaliyetler iç ticaretin canlılığını artırır.
Dış ticaret: Ülkeler arasında yapılan ticarettir. Ülkelerin ürettikleri ürünlerin farklı olması dış ticarete etki etmektedir. Dış ülkelere sattığımız başlıca mallar; tekstil ve konfeksiyon ürünleri, elektrikli ev aletleri, lâstik, çeşitli tarım ürünleri, canlı hayvan, hayvansal ürünler, bitkisel yağlar ve çeşitli madenlerdir. Satın aldığımız mallar ise; petrol, çeşitli makineler, otomobil, kimyasal maddeler, ilaç ve elektronik aletlerdir. Ticaret yaptığımız ülkeler arasında Avrupa Birliği ülkeleri başta gelir. En fazla Almanya ile ticaret yapmaktayız. Orta Doğu ülkelerinden İran ve Suudi Arabistan’da dış ticaretimiz için önemlidir. Dış ticaretimizde ABD, Rusya Federasyonu ve Japonya’da önemli yer tutar. Ayrıca Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan ticaretimiz de hızla gelişmektedir.

Dış ticaretimizin gelişme grafiğinde, cumhuriyetten sonra
hızlı bir artış olduğu görülmektedir.

TURİZM
İnsanların görme, tanıma, dinlenme, eğitim, spor, tedavi ve kutsal yerleri ziyaret etmek amacıyla yaptıkları gezilere turizm denir. Bu gezilere katılanlara ise turist denir. Teknoloji ve sanayinin gelişmesi ile beraber çok yoğun çalışan insanlar, tatillerinde iyice dinlenmek istemektedirler. Bunun için de kendi ülkelerindeki ya da başka ülkelerdeki turistik mekanlara geziler düzenlerler. Turizmin insanlara ve ülkelere sağladığı faydaları şöyle sıralayabiliriz. Ülkelere döviz kazandırarak ekonomilerine katkıda bulunur, ülkelerin iç ve dış ticaretini hareketlendirir, bir çok insana iş imkânı sağlar, bazı sanayi kollarının gelişmesine yardımcı olur (İnşaat gibi).
Doğal güzelliklerimiz: Doğal güzelliklerimiz bakımından kıyılarımız önde gelir. Akdeniz ve Ege denizi kıyılarımızda bulunan plajlar çok önemli turistik mekanlardır. Yaz mevsiminin uzun ve güneşli olması buralara gelen turist sayısını artırmaktadır. Akarsularımızın bazılarında yapılan su sporları (rafting gibi) da turistlerin ilgisini çekmektedir. Aynı zamanda bazı akarsularımızdaki şelaleler önemli doğal güzelliklerimizdendir. Ürgüp ve Nevşehir çevresindeki peri bacaları, Denizli’deki Pamukkale travertenleri, Akdeniz Bölgesi’ndeki mağaralar, millî parklarımız ve kaplıcalar da fazla turist çeken doğal güzelliklerimiz arasındadır.
Tarihî zenginliklerimiz: Ülkemiz çok zengin bir tarihî mirasa sahiptir. Çünkü tarih boyunca Anadolu’da birçok devlet kurulmuş ve medeniyetler ortaya çıkmıştır. Bu yüzden ülkemiz tarihî eser bakımından Dünya’nın sayılı ülkelerinden birisi olmuştur. Ülkemizde eski medeniyetlerden kalma şehir kalıntıları, tapınaklar, tiyatrolar, saraylar, camiler, köprüler, kaleler, kervansaraylar ve hanlar vardır. Ayrıca ülkemizdeki bazı dağlık alanlarda kış turizmi ve yayla turizmi de yapılmaktadır.
..
Rapor Et
Eski 5 Şubat 2009, 16:08

ekonomik faaliyetler

#8 (link)
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ziyaretçi - avatarı
ekonomik faaliyetler nelerdir
Rapor Et
Eski 10 Şubat 2009, 21:38

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#9 (link)
ışıl_hepsi
Ziyaretçi
ışıl_hepsi - avatarı
thank you! very much!(:
Rapor Et
Eski 23 Şubat 2009, 20:58

Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

#10 (link)
öyküü
Ziyaretçi
öyküü - avatarı
insanlar hayatlarını davam ettirebilmek için çeşitli faaliyetlerde bulunurlar.bu faaliyetlerin başında tarım sanayi maden ürünleri üretimi gelir bu işlemlerin tamamına ekonomik faaliyetler denir cnmm =) =)
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.771 saniyede (93.16% PHP - 6.84% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 08:52
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi