Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Elektrik enerjisinin olumsuz etkileri nelerdir?

Gösterim: 11214 | Cevap: 6
  • elektrigin olumlu yonleri
  • elektrigin olumsuz etkileri
  • elektrigin olumsuz yonleri
1
  • 1 Gönderen fadedliver
Ziyaretçi
Cevaplanmış   |    1 Şubat 2009 15:44   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ELEKTRİKSEL ENERJİ NİN DOGA ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİ MALİYETİ YENİLENEBİLİRLİKLİGİ ÜLKEMİZ ŞARTLARINDA UYGUNLUGU VE SAGLIK ÜZERİNE ETKİSİ
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

Yaktığınız bir sarı ampülün bile küresel ısınmaya etkisi var. Bu nedenle beyaz fülorasan ışık kullanarak bunu en aza indirebiliriz.

Sera gazı dediğimiz gazlar, bilhassa sanayi bacalarında yanan gazların yerine elektrik enerjisi kullanarak küresel ısınma en aza indirilebilir.
Mesala dünyada en ucuz ve çevreye en az zararlı elektrik üretme yöntemi rüzgar enerjisidir. Bunun menşei Almanya'dır. Almanya, İspanya ve azda olsa Hollanda bundan çok faydalanır. Donkişotun yel değirmenlerine saldırmasını hep izler güleriz. Kendimize niye gülmeyiz bilemeyiz.
Peki dünyada en çok rüzgar alan bir ülke olan Türkiye'dir. Avrupa'da en fazla rüzgarı alan Türkiye'de rüzgar enerjisi niye kullanamıyor. Türkiye'de kullanılan rüzgar enerjisi yanlış yazmıyorum % 005 dir. % 1 değil % yarım değil.
Peki hocam atıp tutacağına sen ne yaptın derseniz. Bu rüzgar enerjisini Belediyemize teklif ettim. Haliyle deli diyerek yüzüme bakmadılar. Yine ben yılmadım. Çanakkale'den bir arkadaşımız sayesinde Almanya'da bir araştırma yapıp bu rüzgar enerjisi getirebilirmi ne olur diye bir çaba işine girdim.
Sonuçta firmadan alınan cevap gülerek bir takım dünya üzeri sorular sorularak arkanız yok sade bir vatandaşsınız. Bürokrasiyi aşamazsınız. Türkiye bunu kullanamaz cevabı oldu.
Zaten firmanın dediği gibi Türkiye bunu senelerdir kullanamıyor. O halde elektrik enerjisi üretemiyoruz daha az maliyetli. Bu nedenle küresel ısınmaya doğru Türkiye adım adım gidiyor. Ankara'da kalan su miktarı 9.2 metreküp bu şu demek 4-5 aylık suyu kaldı. Eğer ciddi bir yağmur gelmezse Ankara susuz yaş geçirecek. İstanbul hakeza öyle. Anadolu yakası devamlı sertlik derecesi çok olan insan vücudunda ilerleyen yaşlarda sorun çıkartacak olan su içiyor.
Sonuçta Türkiye Küresel ısınmadan geleceğin çölü olacak. Herkes serap görmeye başlayacak.
Avrupa vb ülkeler uçaklarını Türkiye üzerinden uçurup küresel ısınmadan az etkilenecek iye haberler yazılıp çizildi. Herkes bunlara gülüp geçti. Bakın Türkiye'de kaç göl kurudu. Kaç ırmak, dere kayboldu. Bunları bilmemiz lazım.
Değerli Tema Başkanı Hayrettin Karaca'nın bir lafı vardır. Vatan sadece ölmek için değil, yaşamak içinde lazımdır.
Çölde ne kadar yaşabilirseniz orasıda ayrı konu.
Elektrik enerjisinde kuruluş maliyetlerinin yanı sıra elektrik enerjisinin marjinal maliyeti önemlidir. Yani bir birim elektrik enerjisi üretimi için gerekli girdi miktarının maliyeti önemlidir. Dolayısıyla salt kuruluş aşamasındaki maliyetlere bakarak ucuzluk veya pahalılık değerlendirmesi yapılması doğru değildir.
Marjinal maliyetler açısından değerlendirildiğinde en ucuz elektrik enerjisi üretimi hidrolik santrallerdedir. İkinci en ucuz üretim ise ulusal kaynaklara dayalı linyit santrallerıdır. Daha sonra doğal gazlı santraller, ithal kömüre dayalı santraller, rüzgar santrallerı, petrole dayalı santraller, nükleer santraller ve fotovoltaik piller gelmektedir.
Hidro Elektrik Santrallerde=0.0005 US$
Linyite Dayalı Termik Santrallerde=0.0250 US$
Doğalgaza Dayalı Termik Santrallerde=0.0300 US$
İthal Kömüre Dayalı Termik Santrallerde=0.0350 US$
Rüzgar Santrallerinde=0.0450 US$
Petrole Dayalı Termik Santrallerde=0.0600 US$
Nükleer Santrallerde=0.0750 US$
Fotovoltaik Piller=0.2500 US$
Elektrik Enerjisi Verimli Kullanılmalıdır
Elektrik enerjisi kaynaklarının kısıtlılığı ve yeni seçeneklerin (rüzgar, güneş vb) henüz büyük ölçekte uygulanma şansının olmadığı bir dünyada (nükleer enerjiyi başka atık sorun olmak üzere bir dizi teknolojik sorunu çözemediği ve çevre ve insan sağlığı açısından taşıdığı riskler nedeniyle seçenek olarak görmezsek) tüm ülkeler enerjilerini son derece verimli kullanmak üzerine planlar yapmaktadır. Yani yoğun enerji tüketen sektörlerden az enerji tüketen sektörlere bir geçiş yapılmaktadır. Böylelikle diğer sektörlere daha ucuz ve daha fazla enerji verilmektedir. Yine gelişmiş ülkeler elektrik enerjisi ile çalışan tüm cihazlarında az enerji tüketen teknolojilere yönelmektedirler.
5.3. Elektrik Enerji Politikaları Sanayileşme Politikalarına ve Nüfus Planlamasına Bağlıdır
Sanayinin temel girdisi olması nedeniyle elektrik enerjisi üzerine söylenecek her şey ülkenin sanayileşmesi ve kalkınması üzerine bir şeyler söylemek anlamına geldiği için bu konuda atılacak adımlar bu enerjiyi tüketecek olan sanayide de paralel adımların atılması anlamına gelecektir. Ya da daha doğru bir deyişle önce sanayide doğru bir planlama yapılmalı ve buna uygun elektrik üretim, iletim ve dağıtım planı yapılmalıdır. Yine elektrik enerjisi tüketimi nüfus artışıyla ilgilidir. Dolayısıyla yıllar itibariyle nüfus artışı ve artış trendi, nüfus planlaması dikkate alınmalıdır.
5.4. Elektrik Enerjisi Büyük Ölçekli Yatırımları Gerektirir
Enerji sanayinin vazgeçilmez ve en önemli girdisi olduğundan enerjideki her çeşit dalgalanma ve kesinti sanayide maliyetlerin artmasına ve sanayi ürünlerinin dünya ölçeğinde rekabet şansının azalmasına neden olmaktadır. Yani enerjide üretim maliyetinin son derece düşük olması gerekmektedir. Enerjide maliyet düşürmenin en temel yolu da büyük ölçekli yatırımlara gidilmesidir. Yani ölçek ekonomisinden yararlanılır.
5.5. Elektrik Enerjisi Tüketimi Bir Ülkenin Gelişmişlik Göstergesidir
Enerjinin tüketimi diğer göstergeler yanında bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergelerinden birisidir. Bu göstergenin anlamlı olabilmesi için ülke genelinde bir bütünlük göstermesi gerekmektedir. Bu da ülke genelinde yaygın, düzenli bir iletim ve dağıtım ağının kurulmasını zorunlu kılar. Ülkenin her kesiminde okul, hastane, konut vb. zorunlu tüketim merkezleri olduğu düşünülürse, fiziki büyüklüğe bakılmaksızın elektrik enerjisinin ülkenin her kesimine aynı şekilde ulaştırılması zorunluluktur. Bu da elektrik enerjisinin temelde hizmet amaçlı bir mal olduğunun en önemli göstergesidir.
5.6. Elektrik Enerjisi Dağıtımı Yapısı Gereği Rekabete Uygun Değildir Enerji üretim, iletim ve dağıtım teknolojisinin dünyada ulaştığı boyut henüz aynı bölge içerisinde birden fazla iletim ve dağıtım şebekesi kurulmasına olanak vermemektedir. Birden fazla iletim ve dağıtım hattı tesisinin maliyeti getirisi yanında çok fazladır. Bu da elektrik enerjisi iletim ve dağıtımında rekabete açık bir yapı olmadığı anlamına gelir. İletim ve dağıtımın rekabete uygun olmaması, yani tekel olması üreticilerinde tek alıcısının bu tekel olacağı anlamına gelmektedir. Bu da üretimde bir rekabet ortamının olmadığı anlamına gelir.
5.7. Elektrik Enerjisi Yapısı Gereği Kamu Tekelini Zorunlu Kılar Elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı yapısı gereği doğal bir tekeldir. Bu özellik elektrik enerjisinin bir kamu hizmeti olması gerçeğiyle birleştiğinde kamu tekelinin zorunluluğu ortaya çıkar.
5.8. Elektrik Enerjisinde Ticari Karlılık Değil, Toplumsal Yarar ve Katma Değer Önemlidir Elektrik enerjisi diğer tüm kamu hizmetlerinde olduğu gibi ticari karlılığıyla değil toplumsal yararı ve katma değeri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
6. Ülkemizde Elektrik Enerji Göstergesi
Ülkemizde ilk elektrik enerjisi santralı 1902 yılında Tarsus'ta kurulan 2 kilowatt (kW) gücündeki su değirmeni ile çalışan dinamodur. 1923 yılında cumhuriyetin kurulduğu yıldaki kurulu gücümüz 33 Megawatt (MW) ve toplam elektrik enerjisi üretimi de 45.000.000 kwh'tır.
TEK kurulana kadar düzenli ve güvenilir istatistik yoktur. 1970 yılından sonraki veriler aşağıdadır.

fadedliver
1 Şubat 2009 16:03   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Yaktığınız bir sarı ampülün bile küresel ısınmaya etkisi var. Bu nedenle beyaz fülorasan ışık kullanarak bunu en aza indirebiliriz.

Sera gazı dediğimiz gazlar, bilhassa sanayi bacalarında yanan gazların yerine elektrik enerjisi kullanarak küresel ısınma en aza indirilebilir.
Mesala dünyada en ucuz ve çevreye en az zararlı elektrik üretme yöntemi rüzgar enerjisidir. Bunun menşei Almanya'dır. Almanya, İspanya ve azda olsa Hollanda bundan çok faydalanır. Donkişotun yel değirmenlerine saldırmasını hep izler güleriz. Kendimize niye gülmeyiz bilemeyiz.
Peki dünyada en çok rüzgar alan bir ülke olan Türkiye'dir. Avrupa'da en fazla rüzgarı alan Türkiye'de rüzgar enerjisi niye kullanamıyor. Türkiye'de kullanılan rüzgar enerjisi yanlış yazmıyorum % 005 dir. % 1 değil % yarım değil.
Peki hocam atıp tutacağına sen ne yaptın derseniz. Bu rüzgar enerjisini Belediyemize teklif ettim. Haliyle deli diyerek yüzüme bakmadılar. Yine ben yılmadım. Çanakkale'den bir arkadaşımız sayesinde Almanya'da bir araştırma yapıp bu rüzgar enerjisi getirebilirmi ne olur diye bir çaba işine girdim.
Sonuçta firmadan alınan cevap gülerek bir takım dünya üzeri sorular sorularak arkanız yok sade bir vatandaşsınız. Bürokrasiyi aşamazsınız. Türkiye bunu kullanamaz cevabı oldu.
Zaten firmanın dediği gibi Türkiye bunu senelerdir kullanamıyor. O halde elektrik enerjisi üretemiyoruz daha az maliyetli. Bu nedenle küresel ısınmaya doğru Türkiye adım adım gidiyor. Ankara'da kalan su miktarı 9.2 metreküp bu şu demek 4-5 aylık suyu kaldı. Eğer ciddi bir yağmur gelmezse Ankara susuz yaş geçirecek. İstanbul hakeza öyle. Anadolu yakası devamlı sertlik derecesi çok olan insan vücudunda ilerleyen yaşlarda sorun çıkartacak olan su içiyor.
Sonuçta Türkiye Küresel ısınmadan geleceğin çölü olacak. Herkes serap görmeye başlayacak.
Avrupa vb ülkeler uçaklarını Türkiye üzerinden uçurup küresel ısınmadan az etkilenecek iye haberler yazılıp çizildi. Herkes bunlara gülüp geçti. Bakın Türkiye'de kaç göl kurudu. Kaç ırmak, dere kayboldu. Bunları bilmemiz lazım.
Değerli Tema Başkanı Hayrettin Karaca'nın bir lafı vardır. Vatan sadece ölmek için değil, yaşamak içinde lazımdır.
Çölde ne kadar yaşabilirseniz orasıda ayrı konu.
Elektrik enerjisinde kuruluş maliyetlerinin yanı sıra elektrik enerjisinin marjinal maliyeti önemlidir. Yani bir birim elektrik enerjisi üretimi için gerekli girdi miktarının maliyeti önemlidir. Dolayısıyla salt kuruluş aşamasındaki maliyetlere bakarak ucuzluk veya pahalılık değerlendirmesi yapılması doğru değildir.
Marjinal maliyetler açısından değerlendirildiğinde en ucuz elektrik enerjisi üretimi hidrolik santrallerdedir. İkinci en ucuz üretim ise ulusal kaynaklara dayalı linyit santrallerıdır. Daha sonra doğal gazlı santraller, ithal kömüre dayalı santraller, rüzgar santrallerı, petrole dayalı santraller, nükleer santraller ve fotovoltaik piller gelmektedir.
Hidro Elektrik Santrallerde=0.0005 US$
Linyite Dayalı Termik Santrallerde=0.0250 US$
Doğalgaza Dayalı Termik Santrallerde=0.0300 US$
İthal Kömüre Dayalı Termik Santrallerde=0.0350 US$
Rüzgar Santrallerinde=0.0450 US$
Petrole Dayalı Termik Santrallerde=0.0600 US$
Nükleer Santrallerde=0.0750 US$
Fotovoltaik Piller=0.2500 US$
Elektrik Enerjisi Verimli Kullanılmalıdır
Elektrik enerjisi kaynaklarının kısıtlılığı ve yeni seçeneklerin (rüzgar, güneş vb) henüz büyük ölçekte uygulanma şansının olmadığı bir dünyada (nükleer enerjiyi başka atık sorun olmak üzere bir dizi teknolojik sorunu çözemediği ve çevre ve insan sağlığı açısından taşıdığı riskler nedeniyle seçenek olarak görmezsek) tüm ülkeler enerjilerini son derece verimli kullanmak üzerine planlar yapmaktadır. Yani yoğun enerji tüketen sektörlerden az enerji tüketen sektörlere bir geçiş yapılmaktadır. Böylelikle diğer sektörlere daha ucuz ve daha fazla enerji verilmektedir. Yine gelişmiş ülkeler elektrik enerjisi ile çalışan tüm cihazlarında az enerji tüketen teknolojilere yönelmektedirler.
5.3. Elektrik Enerji Politikaları Sanayileşme Politikalarına ve Nüfus Planlamasına Bağlıdır
Sanayinin temel girdisi olması nedeniyle elektrik enerjisi üzerine söylenecek her şey ülkenin sanayileşmesi ve kalkınması üzerine bir şeyler söylemek anlamına geldiği için bu konuda atılacak adımlar bu enerjiyi tüketecek olan sanayide de paralel adımların atılması anlamına gelecektir. Ya da daha doğru bir deyişle önce sanayide doğru bir planlama yapılmalı ve buna uygun elektrik üretim, iletim ve dağıtım planı yapılmalıdır. Yine elektrik enerjisi tüketimi nüfus artışıyla ilgilidir. Dolayısıyla yıllar itibariyle nüfus artışı ve artış trendi, nüfus planlaması dikkate alınmalıdır.
5.4. Elektrik Enerjisi Büyük Ölçekli Yatırımları Gerektirir
Enerji sanayinin vazgeçilmez ve en önemli girdisi olduğundan enerjideki her çeşit dalgalanma ve kesinti sanayide maliyetlerin artmasına ve sanayi ürünlerinin dünya ölçeğinde rekabet şansının azalmasına neden olmaktadır. Yani enerjide üretim maliyetinin son derece düşük olması gerekmektedir. Enerjide maliyet düşürmenin en temel yolu da büyük ölçekli yatırımlara gidilmesidir. Yani ölçek ekonomisinden yararlanılır.
5.5. Elektrik Enerjisi Tüketimi Bir Ülkenin Gelişmişlik Göstergesidir
Enerjinin tüketimi diğer göstergeler yanında bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergelerinden birisidir. Bu göstergenin anlamlı olabilmesi için ülke genelinde bir bütünlük göstermesi gerekmektedir. Bu da ülke genelinde yaygın, düzenli bir iletim ve dağıtım ağının kurulmasını zorunlu kılar. Ülkenin her kesiminde okul, hastane, konut vb. zorunlu tüketim merkezleri olduğu düşünülürse, fiziki büyüklüğe bakılmaksızın elektrik enerjisinin ülkenin her kesimine aynı şekilde ulaştırılması zorunluluktur. Bu da elektrik enerjisinin temelde hizmet amaçlı bir mal olduğunun en önemli göstergesidir.
5.6. Elektrik Enerjisi Dağıtımı Yapısı Gereği Rekabete Uygun Değildir Enerji üretim, iletim ve dağıtım teknolojisinin dünyada ulaştığı boyut henüz aynı bölge içerisinde birden fazla iletim ve dağıtım şebekesi kurulmasına olanak vermemektedir. Birden fazla iletim ve dağıtım hattı tesisinin maliyeti getirisi yanında çok fazladır. Bu da elektrik enerjisi iletim ve dağıtımında rekabete açık bir yapı olmadığı anlamına gelir. İletim ve dağıtımın rekabete uygun olmaması, yani tekel olması üreticilerinde tek alıcısının bu tekel olacağı anlamına gelmektedir. Bu da üretimde bir rekabet ortamının olmadığı anlamına gelir.
5.7. Elektrik Enerjisi Yapısı Gereği Kamu Tekelini Zorunlu Kılar Elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı yapısı gereği doğal bir tekeldir. Bu özellik elektrik enerjisinin bir kamu hizmeti olması gerçeğiyle birleştiğinde kamu tekelinin zorunluluğu ortaya çıkar.
5.8. Elektrik Enerjisinde Ticari Karlılık Değil, Toplumsal Yarar ve Katma Değer Önemlidir Elektrik enerjisi diğer tüm kamu hizmetlerinde olduğu gibi ticari karlılığıyla değil toplumsal yararı ve katma değeri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
6. Ülkemizde Elektrik Enerji Göstergesi
Ülkemizde ilk elektrik enerjisi santralı 1902 yılında Tarsus'ta kurulan 2 kilowatt (kW) gücündeki su değirmeni ile çalışan dinamodur. 1923 yılında cumhuriyetin kurulduğu yıldaki kurulu gücümüz 33 Megawatt (MW) ve toplam elektrik enerjisi üretimi de 45.000.000 kwh'tır.
TEK kurulana kadar düzenli ve güvenilir istatistik yoktur. 1970 yılından sonraki veriler aşağıdadır.
MesirKentli bu mesajı beğendi.
Misafir
8 Şubat 2011 19:23   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ikinizin de yazdığı şeyler aynı. nikelin zararları nedir?
Misafir
10 Mart 2011 16:24   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Yaktığınız bir sarı ampülün bile küresel ısınmaya etkisi var. Bu nedenle beyaz fülorasan ışık kullanarak bunu en aza indirebiliriz.

Sera gazı dediğimiz gazlar, bilhassa sanayi bacalarında yanan gazların yerine elektrik enerjisi kullanarak küresel ısınma en aza indirilebilir.
Mesala dünyada en ucuz ve çevreye en az zararlı elektrik üretme yöntemi rüzgar enerjisidir. Bunun menşei Almanya'dır. Almanya, İspanya ve azda olsa Hollanda bundan çok faydalanır. Donkişotun yel değirmenlerine saldırmasını hep izler güleriz. Kendimize niye gülmeyiz bilemeyiz.
Peki dünyada en çok rüzgar alan bir ülke olan Türkiye'dir. Avrupa'da en fazla rüzgarı alan Türkiye'de rüzgar enerjisi niye kullanamıyor. Türkiye'de kullanılan rüzgar enerjisi yanlış yazmıyorum % 005 dir. % 1 değil % yarım değil.
Peki hocam atıp tutacağına sen ne yaptın derseniz. Bu rüzgar enerjisini Belediyemize teklif ettim. Haliyle deli diyerek yüzüme bakmadılar. Yine ben yılmadım. Çanakkale'den bir arkadaşımız sayesinde Almanya'da bir araştırma yapıp bu rüzgar enerjisi getirebilirmi ne olur diye bir çaba işine girdim.
Sonuçta firmadan alınan cevap gülerek bir takım dünya üzeri sorular sorularak arkanız yok sade bir vatandaşsınız. Bürokrasiyi aşamazsınız. Türkiye bunu kullanamaz cevabı oldu.
Zaten firmanın dediği gibi Türkiye bunu senelerdir kullanamıyor. O halde elektrik enerjisi üretemiyoruz daha az maliyetli. Bu nedenle küresel ısınmaya doğru Türkiye adım adım gidiyor. Ankara'da kalan su miktarı 9.2 metreküp bu şu demek 4-5 aylık suyu kaldı. Eğer ciddi bir yağmur gelmezse Ankara susuz yaş geçirecek. İstanbul hakeza öyle. Anadolu yakası devamlı sertlik derecesi çok olan insan vücudunda ilerleyen yaşlarda sorun çıkartacak olan su içiyor.
Sonuçta Türkiye Küresel ısınmadan geleceğin çölü olacak. Herkes serap görmeye başlayacak.
Avrupa vb ülkeler uçaklarını Türkiye üzerinden uçurup küresel ısınmadan az etkilenecek iye haberler yazılıp çizildi. Herkes bunlara gülüp geçti. Bakın Türkiye'de kaç göl kurudu. Kaç ırmak, dere kayboldu. Bunları bilmemiz lazım.
Değerli Tema Başkanı Hayrettin Karaca'nın bir lafı vardır. Vatan sadece ölmek için değil, yaşamak içinde lazımdır.
Çölde ne kadar yaşabilirseniz orasıda ayrı konu.
Elektrik enerjisinde kuruluş maliyetlerinin yanı sıra elektrik enerjisinin marjinal maliyeti önemlidir. Yani bir birim elektrik enerjisi üretimi için gerekli girdi miktarının maliyeti önemlidir. Dolayısıyla salt kuruluş aşamasındaki maliyetlere bakarak ucuzluk veya pahalılık değerlendirmesi yapılması doğru değildir.
Marjinal maliyetler açısından değerlendirildiğinde en ucuz elektrik enerjisi üretimi hidrolik santrallerdedir. İkinci en ucuz üretim ise ulusal kaynaklara dayalı linyit santrallerıdır. Daha sonra doğal gazlı santraller, ithal kömüre dayalı santraller, rüzgar santrallerı, petrole dayalı santraller, nükleer santraller ve fotovoltaik piller gelmektedir.
Hidro Elektrik Santrallerde=0.0005 US$
Linyite Dayalı Termik Santrallerde=0.0250 US$
Doğalgaza Dayalı Termik Santrallerde=0.0300 US$
İthal Kömüre Dayalı Termik Santrallerde=0.0350 US$
Rüzgar Santrallerinde=0.0450 US$
Petrole Dayalı Termik Santrallerde=0.0600 US$
Nükleer Santrallerde=0.0750 US$
Fotovoltaik Piller=0.2500 US$
Elektrik Enerjisi Verimli Kullanılmalıdır
Elektrik enerjisi kaynaklarının kısıtlılığı ve yeni seçeneklerin (rüzgar, güneş vb) henüz büyük ölçekte uygulanma şansının olmadığı bir dünyada (nükleer enerjiyi başka atık sorun olmak üzere bir dizi teknolojik sorunu çözemediği ve çevre ve insan sağlığı açısından taşıdığı riskler nedeniyle seçenek olarak görmezsek) tüm ülkeler enerjilerini son derece verimli kullanmak üzerine planlar yapmaktadır. Yani yoğun enerji tüketen sektörlerden az enerji tüketen sektörlere bir geçiş yapılmaktadır. Böylelikle diğer sektörlere daha ucuz ve daha fazla enerji verilmektedir. Yine gelişmiş ülkeler elektrik enerjisi ile çalışan tüm cihazlarında az enerji tüketen teknolojilere yönelmektedirler.
5.3. Elektrik Enerji Politikaları Sanayileşme Politikalarına ve Nüfus Planlamasına Bağlıdır
Sanayinin temel girdisi olması nedeniyle elektrik enerjisi üzerine söylenecek her şey ülkenin sanayileşmesi ve kalkınması üzerine bir şeyler söylemek anlamına geldiği için bu konuda atılacak adımlar bu enerjiyi tüketecek olan sanayide de paralel adımların atılması anlamına gelecektir. Ya da daha doğru bir deyişle önce sanayide doğru bir planlama yapılmalı ve buna uygun elektrik üretim, iletim ve dağıtım planı yapılmalıdır. Yine elektrik enerjisi tüketimi nüfus artışıyla ilgilidir. Dolayısıyla yıllar itibariyle nüfus artışı ve artış trendi, nüfus planlaması dikkate alınmalıdır.
5.4. Elektrik Enerjisi Büyük Ölçekli Yatırımları Gerektirir
Enerji sanayinin vazgeçilmez ve en önemli girdisi olduğundan enerjideki her çeşit dalgalanma ve kesinti sanayide maliyetlerin artmasına ve sanayi ürünlerinin dünya ölçeğinde rekabet şansının azalmasına neden olmaktadır. Yani enerjide üretim maliyetinin son derece düşük olması gerekmektedir. Enerjide maliyet düşürmenin en temel yolu da büyük ölçekli yatırımlara gidilmesidir. Yani ölçek ekonomisinden yararlanılır.
5.5. Elektrik Enerjisi Tüketimi Bir Ülkenin Gelişmişlik Göstergesidir
Enerjinin tüketimi diğer göstergeler yanında bir ülkenin en önemli gelişmişlik göstergelerinden birisidir. Bu göstergenin anlamlı olabilmesi için ülke genelinde bir bütünlük göstermesi gerekmektedir. Bu da ülke genelinde yaygın, düzenli bir iletim ve dağıtım ağının kurulmasını zorunlu kılar. Ülkenin her kesiminde okul, hastane, konut vb. zorunlu tüketim merkezleri olduğu düşünülürse, fiziki büyüklüğe bakılmaksızın elektrik enerjisinin ülkenin her kesimine aynı şekilde ulaştırılması zorunluluktur. Bu da elektrik enerjisinin temelde hizmet amaçlı bir mal olduğunun en önemli göstergesidir.
5.6. Elektrik Enerjisi Dağıtımı Yapısı Gereği Rekabete Uygun Değildir Enerji üretim, iletim ve dağıtım teknolojisinin dünyada ulaştığı boyut henüz aynı bölge içerisinde birden fazla iletim ve dağıtım şebekesi kurulmasına olanak vermemektedir. Birden fazla iletim ve dağıtım hattı tesisinin maliyeti getirisi yanında çok fazladır. Bu da elektrik enerjisi iletim ve dağıtımında rekabete açık bir yapı olmadığı anlamına gelir. İletim ve dağıtımın rekabete uygun olmaması, yani tekel olması üreticilerinde tek alıcısının bu tekel olacağı anlamına gelmektedir. Bu da üretimde bir rekabet ortamının olmadığı anlamına gelir.
5.7. Elektrik Enerjisi Yapısı Gereği Kamu Tekelini Zorunlu Kılar Elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı yapısı gereği doğal bir tekeldir. Bu özellik elektrik enerjisinin bir kamu hizmeti olması gerçeğiyle birleştiğinde kamu tekelinin zorunluluğu ortaya çıkar.
5.8. Elektrik Enerjisinde Ticari Karlılık Değil, Toplumsal Yarar ve Katma Değer Önemlidir Elektrik enerjisi diğer tüm kamu hizmetlerinde olduğu gibi ticari karlılığıyla değil toplumsal yararı ve katma değeri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
6. Ülkemizde Elektrik Enerji Göstergesi
Ülkemizde ilk elektrik enerjisi santralı 1902 yılında Tarsus'ta kurulan 2 kilowatt (kW) gücündeki su değirmeni ile çalışan dinamodur. 1923 yılında cumhuriyetin kurulduğu yıldaki kurulu gücümüz 33 Megawatt (MW) ve toplam elektrik enerjisi üretimi de 45.000.000 kwh'tır.
TEK kurulana kadar düzenli ve güvenilir istatistik yoktur. 1970 yılından sonraki veriler aşağıdadır.
Misafir
10 Mayıs 2011 23:06   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ampulün olumlu ve olumsuz etkileri (kısaca)??
Misafir
5 Mart 2012 16:40   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
elektrik enerjisi kaynaklarının çevreye olan olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir ?
byhaknfatmagö6b
3 Mart 2013 19:37   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
CEVRE KİRİLİLİĞİNE YOL ACAR VE ELEKTRİK CARPAR YALITKAN OLMADIPINDA ELEKTRİK CARPAR ARKADAŞLAR
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Elektrik enerjisinin olumsuz etkileri nelerdir? Konusuna Benzer Konular

Güneş enerjisinin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
Gönderen: aşkın gözü kör Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 10 Nisan 2014 18:18
Genleşmenin olumsuz etkileri nelerdir?
Gönderen: furkan81 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 97
Son Mesaj: 13 Ocak 2014 16:43
Rüzgar enerjisinin etkileri nelerdir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 6
Son Mesaj: 13 Haziran 2012 09:30
Elektrik enerjisinin olumlu etkileri nelerdir?
Gönderen: misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 5 Mart 2012 19:35
Elektrik enerjisinin kullanım alanları nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 4
Son Mesaj: 3 Ocak 2012 16:20
Sayfa 0.317 saniyede 12 sorgu ile oluşturuldu