Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat'ın nesir (düz yazı) özellikleri nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda EGELİİ tarafından 4 Nisan 2009 (16:57) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
6820 kez görüntülenmiş, 2 cevap yazılmış ve son mesaj 4 Nisan 2009 (17:16) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 4 Nisan 2009, 16:57

Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat'ın nesir (düz yazı) özellikleri nelerdir?

#1 (link)
EGELİİ
Ziyaretçi
EGELİİ - avatarı
SERVET İ FÜNUN VE MİLLİ EDEBİYAT NESİR ÖZELLİKLERİ KARŞILAŞTIRNIZ LÜTFEN TAYRDIM EDİN DÖNEM ÖDEVİM
Rapor Et
Reklam
Eski 4 Nisan 2009, 17:15

Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat'ın nesir (düz yazı) özellikleri nelerdir?

#2 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
Milli Edebiyat
Milli Edebiyat yirminci yüzyıl Türk Edebiyatı'nın 1908'le 1923 yılları arasında gelişen;İkinci meşrutiyet'in milliyetçilik hareketleri ile başlayan edebiyatımız milliedebiyat adını alır Bu edebiyat akımı,Cumhuriyet dönemine kadar sürer.Mehmet Emin Yurdakul,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı,Faruk Nafiz Çamlıbel vb şairler şiir alanında;ÖmeSeyfettin,Halide Edip Adıvar,Yakup Kadrri Karaosmanoğlu,Reşat Nuri Güntekin,Nurullah Ataç,Falih Rıfkı Atay,Memduh Şevket Esendal vb yazarlar nesir alanında,milli edebiyatımızın en önemli kişileridir.Milli edebiyatımızın en büyük fikir adamı Ziya Gökalp ile Fuat Köprülü'dür
Milli Edebiyat Akımı,Birinci Dünya Savaşı yıllarında güçlenip yayılarak hemen her türde birçok eser yazılmasına yol açmış;aydınlar ve sanatçılarda izleyecekleri yol için şu ilkeleri kabul etmişlerdir

1-Dil Sade Olmalıdır
2-Ulusal kaynaklara ve yurt sorunlarına eğilmek gereklidir.
3-Şiirde yalnız"hece"ölçüsü kullanılmalıdır.

Bu konuda,Genç Kalemler dergisinin görevi büyük olmuştur.
Milliyetçilik,ulusçuluk toplumsal yaşamın en önemli olgularından sayılır Toplumsal yaşamda bireyin gelişmesi,toplumun gelişmesiyle,toplumun gelişmesi bireylerin gelişmesiyle sıkı sıkıya bağlaşıktır.1911'den sonra,milliyetçilik düşüncesi Türk aydınları arasında yayılmaya başlar.Çok geçmeden Genç Kalemler,Türk Yurdu,Yeni Mecmua ve diğer yayımlarla bu düşüncenin sonucu olan Türkçülük,dil ve edebiyatta birakım haline gelir.

Genç Kalemler
Selanikte 11 Nisan 1911 de Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan"başlıklı bir makalesiyle başlıyan bu eylem,İstanbul1da ve Türk Milli Edebiyatı'nda hızlı bir gelişmeye neden oldu.Yeni Lisan'cılarda amaç yazı dilinde Türkçe kuralları üstün kılmaktı.Bu çığırın ilk kesin adımını atan Ömer Seyfettin'dir.

Ziya Gökalp,toplumcu görüşlerine,dil anlayışına uygun bulduğu için ancak Genç Kalemler döneminde onlara katılır.Genç Kalemler dergisin yazı kurulu dergide dilcilik konusunda çıkan yazıların özetini"Yeni Lisa"ve"Bir İstimzaç" adıyla yayınlar.Bu küçük kitabı bir mektupla birlikte tanınmış yazarlara göndererek,yazarlardan şu soruları yanıtlamalarını ister:

1-Dil yenileştirmek isteyenlerin dilin doğal gidişini hızlandırmaya yetkileri var mıdır?
2-Bir dil başka dillerden sözcük olabilir;kural da olabilir mi?
3-Üç dilin kurallarında meydana gelme bir dil olabilir mi?Başka deyişle Türkçe'ye Osmanlıca denilebilir mi? Denilmezse dilimizi bu sayrılıktan kurtarmak bizim için bir ödev olmayacak mıdır?
4-Türçeyi özleştirmek için şimdiye kadar tasfiyecilerin yaptıkları gibi dilimizde kullanılan Arapça,Acemce sözcükleri atarak Çağatayca'dan,Türkmence'den sözcük almak doğal gelişmeye uyar mı?
5-Dilin arınmasında ve yenileşmesinde Arapça ve Acemce tamlamalar çoğullar ve eklerin kullanılmamasını temel olarak dilin doğal evrimi için en uygun yol değil midir?
6-Kalıplaşmış tamlamaları olduları gibi bırakmak menekşe kavga kalabalık gibi türkçeleşmiş Arapça ve Acemce sözcükleri söylendikleri gibi yazmak ve onları benimsemek doğru değil midir?
Bu soruları Hamdullah Suphi Raif Necdet İzzet Ulvi,sehabettin Süleyman gibi yazarlar yanıtlamışlardır

Genç Kalemler Dergisi Genç Kalemler Dergisi Selanik'te 1911 yılında Ömer Seyfettin,Ali Canip Yöntem,Akil Koyuncu,Rasim Haşmet,Ziya Gökalp'le Fecr-i Ati'vileerden bazılarının katılmasıyla yayın alanına girer.Milli Edebiyat deyimini ilk ortaya atan Genç Kalemcilerdir.Ömer Seyfettin,Ziya Gökalp,Ali Canip Yöntem dilimizin sadeleşmesi için bu dergide şu düşünceleri ileri sürdüler:

1-Bir dil,bir dilden sözcük olabilir ama,kural olamaz konuşma diliyle yazı dili ikiliğinin önüne geçmek gerekir.
2-Arap herfleri Türkçe'yi yazmaya elverişli değildir.Ddelerimiz Arapça uygarlığı karşısında kendilerini küçük görerek aşağılık duygusuna kapılmışlar.Arabın dilini ve kurallarını almakta bir sakınca bulmamışlardır.
3-Arapça,Farsça tamlama ve çoğul kuralları hiç kullanılmamalı.Şayet,amma,lakin konuşma diline geçmiş Arapça,Farsça kelimeler kullanılabilir.
4-Konuşma dili,bütün türkler tarafından anlaşılan İstanbul Türkçesi olmalıdır.
5-Güneş varken şems,ay varken kamer denmemeli arapça Farsça kelimeler halkın söylediği gibi yazılmalı;Kalabalık,harca,menekşe,kavga gibi...
6-Yazı diline yalnız milli dil bilgisi hakim olmalı

Dergahcılar
Dergahçılar 15 Nisan 1921-1923 tarihleri arasında İstanbul'da yayınlanan,42 sayı çıkabilen yazıyla onbeş günlük,derginin çevresinde toplananlardır.Sorumlu yönetici Musatafa Nihat Özön'dür.Dergah'ı çoğu Yahya Kemal'in öğrencisi olan üniversite gençleri çıkarmışlardır.

Dergahçılar Yahya Kemal Beyatlı'nın manevi yönetimi altındadırlar.Ahmet Hamdi Tanpınar'ın söylediği gibi:"Dergah aralarında büyük birlikleri olan yazarların dergisi değildi".En fazla beraber yaşayan üç büyük rüknü arasında bile Milli Mücadele'nin ve balkan Savaşı'nın da ardı arkası kesilmeyen felaketler getirdiği siyasi görüş yakınlıklarından zevk üstünlüğünden bir evvelkine karşı tabii aksülamelden,nihayet dil meselesindeki anlaşmadan başka bir bağ yok gibiydi.Yahya Kemal,Haşim ve Yakup o zaman çok dosttu.Bununla beraber üçünün de düşünceleri birbirinden çok ayrı alemlerde gelişmiştir."

Milli Edebiyat Görüşü
Ali Canip Yöntem'le,Ömer Seyfettin'in 1911'de Selanik'te yayımlamaya başladıkları"Genç Kalemler" dergisiyle gelişen"Milli Edebiyat" akımı genellikle şu görüşler çevresinde toplanır.Türkçe bağımsızlığını kazanmak,yabancı sözcüklerle kurallar dilimizden atılırken,sadeliğe,yalınlığa gidilmelidir.Yerli,ulusal değerlerimiz işlenmeli,ne Doğu'nun ne de Batı'nın öyküncülüğüne düşülmelidir.

Ulusal ölçümüz hece kullanılmalı,toplumca sanata gidilmeli,"Sanat toplum için"olmalıdır.
Milli Edebiyat genellikle 1908-1940 yılları arasında edebiyatımızın yaşadığı görüşleri,duyuşları,sanatları kapsarken,memleket gerçeklerini dile getirme yolunu benimser.Türkçülük akımının öncüsü Ziya Gökalp,milli edebiyatın da yaratıcısı sayılır.

Üç Ana Kaynak
Milli Edebiyat 1908-1923 tarihleri arasında yoğunlaşmasına karşı,1940'lara ve daha sonraki yıllara kadar,toplumsal değişimlere uyarak gelişirken,ulusal kaynaklarımıza daha etkin bir yönelme gösterir.Yirminci Yüzyıl Türk Edebiyatı'nın başlarında gelişen Fecr-i Ati edebiyatı'ndan sonra,ulusal kaynaklar dönme düşüncesi doğdu.

Yüzyıllar boyunca çeşitli fikirlerle şekillerin,kültür emperyalizminin altında gerçek varlığının gösteremeyen Türk Edebiyatı yavaş yavaş tüm olanaklarıyla etkisini duyurmaya başlar.Cumhuriyet Edebiyatımızın doğumunu hazırlar.Tür Milli Edebiyatı;1911-1923 tarihleri arasında gelişen etkileriyle tepkileri bugüne kadar uzanan köklü bir akımdır.Bu akımın üç ana kasynağı,Milli Edebiyatımızın oluşmasını sağlar.

1-Osmanlıcılık
2-İslamcılık
3-Türkçülük


Osmancılık
Osmanlıcılık,Osman Gazi'nin 13.yüzyılda kurduğu,Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan Türk İmparatorluğu'na ve bunun uyruklarına verilen Osmanlı sözcüğünden gelir.Osmanlılık ilkesini kabul edenlerin yolu anlamında kullanılmıştır.Osmanlı İmparatorluğu ,otuzsekiz ulustan kurulu uyruklar topluluğudur.
Osmanlı İmparatorluğunun kullandığı Osmanlıca;Arap ve Fars kültürlerinin etkisi altında yapısına bu dillerden aşırı derecede sözcük,hatta dilbilgisi özellikleri giren,o dönemin şair ve yazrlarının çoğunca kullanılan Türkçe'ye Tanzimat'tan verilen isimdir.

İslamcılık
İslam,selamdan gelir;tanrı'ya teslimiyet;Hz.Muhammed'çe kurulmuş ve yayılmış din,Muhammed peygamberin ümmetinden olan kimse,Müslüman,Müslümanlık,İslam anlamında kullanılır.İslamcılık buradan gelir.Pan İslamizm de denilir.Osmanlı İmparatorluğu'nda Osamnlıcılık'tan sonra en güçlü akımdır.

Osmanlığı İmparatoru bütün müslümanların dinsel başkanıydı.Bu nedenle politika ve dinsel gücü kendinde birleştiriyordu.Düşünce adamları,sanatçılar,hep bu yünde düşünmek ve eser vermek zorundaydılar.Mehmet Akif,özlediği yeni düzeni belli bir ulus için değil,yine imparatorluğun bir başka türlü ifadesi olan"İslam Ümmeti"içinde düşünüyordu.Milliyetçi düşüncelerin babası sayılan Zİya Gökalp bile,ideolojisini hem ümmet kavr******hemde ırk gibi vatan sınırlarını aşan verilere bağlamakla yine imparatorluk düzeni içinde düşünmüş oluyordu.İslamcılara göre milliyetçik'le,Türkçülük akımlarını savunmakla,İmparatorluğun birliği sağlanamazdı.

Türkçülük
Türkçü Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarda Osmanlıcılık,İslamcılık akımları karşısında Türklük duygusunu savunanlara denirken;Türkçülük,Türkçülerin ilkelerine dayanan akım,"Pantürkizm"anlamlarında kullanılmıştır.20 yüzyıl edebiyatımızı hemen bütünüyle etkileyen Türkçülük akımı,ulusal edebiyatımızın doğup gelişmesini sağlar.Fransız devriminin yarattığı ulusçuluk düşüncesi,Osmanlı İmparatorluğu'ndaki,yabancı toplumları ayaklandırırken,türk aydınlarınıda uyandırır.

Genç Kalemler,Yeni Mecmua,Türk Yurdu dergilerindeki yayınlarla Türkçülük akımı türk dili ve edebiyatında geniş yankılar bırakır.Ziya Gökalp'e göre
Türkçülük Türk Milletini yükseltmek demektir.O halde,Türçülüğün mahiyetini anlamak için,millet adı verilen zümrenin mahiyetini tayn etmek lazımdır

kaynak

Rapor Et
Eski 4 Nisan 2009, 17:16

Servet-i Fünun ve Milli Edebiyat'ın nesir (düz yazı) özellikleri nelerdir?

#3 (link)
MsXLabs Üyesi
Keten Prenses - avatarı
SERVET-İ FUNUN EDEBİYATINDA NESİR


Servet-i Fünun sanatçıları, iyi bir öğrenim görmüş ve yabancı dil öğrenmişler; böyle Batı edebiyatını yakından tanımışlardır. Arapça ve Farsçadan aldıkları sözler yenidir ve yepyeni bir anlamda kullanılmıştır. Kullandıkları kelime ve tamlamalar, Batı edebiyatından almış oldukları sözleri karşılar niteliktedir. Aydın kesim için yazmak düşüncesi, dilde sadelikten uzaklaşmalarına neden olmuştur. Süslü ve sanatlı nesir örnekleri vermişlerdir. Sanat için sanat anlayışı, sanatlı bir nesir ortaya çıkarmıştır. İnançsızlıkları ve tarihi bir derinliğe sahip olmayışları yüzünden, karamsardırlar. Bu durumları eserlerini do yansımıştır. Derinleştikleri en önemli konu, estetik ve sanattır. Sanatın yolunu açmışlar, sanatta belirli bir olgunluğa erişmişlerdir. Gerçek tenkîd, Servet-i Fünun nesriyle edebiyatımıza girmiştir. Toplumsal konulardan uzak kalan sanatçılar, nesirde uzun Cümlelerin yanında, Batı edebiyatının etkisiyle bağlaçlardan arınmaya ve kısa cümleler oluşturmaya özen göstermişlerdir. Fransız edebiyatının etkisinde kalan yazarların cümlelerinde, Fransız cümle yapısının hakimiyeti görünmektedir. Söz diziminde yenilikleri dikkat çeker. Fiilimsilerle birleşik cümleler kurulmuş; bağlı ve sıra cümlecikleri sık sık kullanılmıştır. Sanatlı üslûpları, nesirle şiir yazmak yolunu açmış, mensur şiir yolunda l'.ı...ııılı örnekler vermişlerdir (Halit Ziya, Cenap Sahabettin, Mehmet Rauf...) Yenileşme sürecinde eski edebiyat ve kültürle olan ilişkilerini kesmiş olmaları, alafranga sayılmalarına sebeb olur.

kaynak

Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.191 saniyede (76.17% PHP - 23.83% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 04:06
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi