Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Peygamber Efendimiz, Mekkeli müşriklerin eziyetleri sonucu ilk nereye göç etmiştir?

Gösterim: 24071 | Cevap: 4
  • muslumanlar ilk nereye hicret etti
  • muslumanlarin ilk gocu
  • peygamber efendimiz nerede
müslim
Cevaplanmış   |    8 Nisan 2009 08:54   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Peygamber Efendimiz, Mekkeli müşriklerin eziyetleri sonucu ilk nereye göç etmiştir?

Peygamber Efendimiz mekkelilerin eziyetlerinin artması sonucu islamiyeti anlatmak için ilk olarak nereye gitmiştir
En iyi cevap MeLL tarafından gönderildi

İlk Müslümanlar
Peygamberimize önce sadık eşi Hz. Hatice, ondan sonra çocuklardan Hz. Ali, köle iken hürriyetine kavuşmuş olan Zeyd b.Harise ve büyüklerden Hz. Ebu Bekir iman ederek müslüman oldular.


Habeşistan'a yapılan ilk hicret
Müşriklerin Müslümanlara yaptıkları eziyet her geçen gün artıyordu. Müslümanlar ibadetlerini serbestçe yapamıyor, açıktan Kur'an okuyamıyorlardı. Bu sebeple Hz.Peygamber, müslümanların daha emin bir yer olan Habeşistan'a hicret (göç) etmelerine, izin verdi.

Onbir erkek ve dört kadından oluşan ilk kafile, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in, Peygamberliğinin beşinci yılında Mekke'den gizlice çıkarak Kızıldeniz yoluyla Habeşistan'a gitti. İçlerinde Hz. Osman ve eşi Peygamberimizin kızı Rukiye de vardı. Orada çok iyi karşılanan müslümanlar, güvenli ve huzurlu bir hayata kavuştular.

İlk giden kafilenin iyi karşılandığını duyan müslümanlardan 80 kişilik ikinci bir grup daha bir yıl sonra oraya hicret ettiler. Bunların başında Hz. Ali'nin kardeşi Cafer-i Tayyar bulunuyordu.


Habeşistan kralı Necaşi'nin Müslümanlara karşı tutumu

Mekkeli Müşrikler, Müslümanların Habeşistan'da huzura kavuşmasından rahatsız oldular. Onları geri çevirmek için Habeş Kralı Necaşi'ye bir çok hediyelerle birlikte iki elçi gönderdiler. Elçiler müslümanları kendilerine teslim edip geri göndermesini Necaşi'den istediler. Hristiyan olan Necaşi, müslümanları çağırarak İslâmiyet hakkında bilgi aldı. Her iki tarafı dinledikten sonra Müslümanları haklı buldu ve elçiler eli boş olarak geri dönüp Mekke'ye geldiler.

Bundan sonra Necaşi müslümanları eskisinden daha çok himaye etmeye başladı. Müslümanlarla Habeşistan'ın yerli halkı çok iyi geçindiler.


İslâm'a davetin açıktan yapılması

Peygamber Efendimiz, İslâm'a daveti üç yıl gizlice yaptıktan sonra şu anlamdaki ayetlerin nazil olmasıyla halkı açıktan İslâm dini'ne çağırma dönemi başladı:

"Sen, en yakın akrabalarını uyar, mü'minlerden sana uyanlara rahmet ve hidayet kanatlarını indir. Şayet sana âsi olup karşı dururlarsa, Onlara: -Ben sizin işlediklerinizden tamamen uzağım, de." (Şuarâ Suresi, 214-216)

"Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan apaçık bildir. Müşriklerden yüz çevir." (Hicr Suresi, 94)
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.), önce yakınlarını evinde toplayıp bir ziyafet verdi. Allah'tan aldığı emirleri tebliğ ederek onları İslâm dinine davet etti. Amcası Ebû Leheb Peygamberimize karşı çıkarak toplananları dağıttı.

Bundan bir müddet sonra Peygamberimiz davetini genişletmek amacıyla Safa tepesine çıktı. Buradan bütün Mekke halkına seslendi. Onun sesini duyanlar etrafında toplandılar.

Peygamberimiz (s.a.s.) orada toplananlara: - Size şu tepenin arkasında bir düşman ordusunun bulunduğunu haber versem bana inanır mısınız? diye sordu.

Hepsi birden: - Evet inanırız. Çünkü senin yalan söylediğini hiç duymadık, dediler. Bunun üzerine

Peygamberimiz onlara şöyle dedi: - "Öyleyse biliniz ki Allah beni Peygamber olarak seçti. Bana melek aracılığıyla kendi kelâmını gönderdi. İnsanları Hak din olan İslâm'a davet etmemi emretti. Allah birdir. O'ndan başka Tanrı yoktur. Ben de size ve bütün insanlara gönderilen O'nun Peygamberiyim."
Orada bulunan Ebû Leheb ayağa kalkarak Peygamberimize karşı kırıcı sözler söyledi. Bunun üzerine toplantıya katılanlar dağıldılar. Böylece bu toplantıdan da bir sonuç elde edilemedi.



Müşriklerin Müslümanlara yaptıkları zulümler

Müslüman olanları dinden çevirmek, İslâm nurunu söndürmek için müşrikler, müslümanlara eziyet ediyor, çeşitli zulüm ve işkencelerde bulunuyorlardı.

İslâm'ın en büyük düşmanlarından Ümeyye b. Halef Bilâl-i Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp göğsüne de taşları yığarak saatlerce güneşin altında tuttuktan sonra:

- Eğer müslümanlıktan vazgeçmezsen seni böyle öldüreceğim, diyor, bundan sonuç alamayınca Bilâl'ın boynuna ip takarak Mekke'nin bir tarafından öbür tarafına sürüklüyordu. Bu vahşice işkenceler altında ezilmesine rağmen Hz. Bilâl, "Allah birdir, Allah birdir" diye haykırıyordu. Nihayet Hz. Ebû Bekir, Bilâl'ı satın alarak hürriyetine kavuşturdu ve zalim Ümeyye'nin elinden kurtardı.

İlk müslümanlardan Ammar bin Yasir, kızgın kumlara yatırılarak bayılıncaya kadar dövülmüş, anası Sümeyye, Ebû Cehil tarafından mızrak darbesiyle kanlar içinde yere serilerek öldürülmüş, babası Yasir de müşriklerin işkenceleri ile can vermişti. Yasir ile eşi Sümeyye Hatun ilk İslâm şehitleri unvanını almışlardır.

Yine Habbab bin Eret, yanmakta olan kıpkırmızı kömürlerin üzerine yatırılarak, Ebû Fukayha ise ayağına bağlanan iple kızgın kumların üzerinde sürüklenerek inançlarından dolayı dayanılmaz eziyetler çekiyorlardı. Bunlardan başka daha bir çok müslüman, müşriklerin zulmüne uğramıştı. Buna rağmen gerçek iman sahipleri işkencelerden yılmadılar, İslâm'dan dönmediler,

Hz. Ebû Bekir'in İslâm'a büyük hizmetlerinden biri de; müslümanlığı kabul ettiği için zulme uğrayan bir çok köle ve cariyeyi satın alarak kurtarmış olmasıdır.

Son düzenleyen MeLL; 8 Nisan 2009 11:51.
MeLL
8 Nisan 2009 11:58   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
İlk Müslümanlar
Peygamberimize önce sadık eşi Hz. Hatice, ondan sonra çocuklardan Hz. Ali, köle iken hürriyetine kavuşmuş olan Zeyd b.Harise ve büyüklerden Hz. Ebu Bekir iman ederek müslüman oldular.


Habeşistan'a yapılan ilk hicret
Müşriklerin Müslümanlara yaptıkları eziyet her geçen gün artıyordu. Müslümanlar ibadetlerini serbestçe yapamıyor, açıktan Kur'an okuyamıyorlardı. Bu sebeple Hz.Peygamber, müslümanların daha emin bir yer olan Habeşistan'a hicret (göç) etmelerine, izin verdi.

Onbir erkek ve dört kadından oluşan ilk kafile, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in, Peygamberliğinin beşinci yılında Mekke'den gizlice çıkarak Kızıldeniz yoluyla Habeşistan'a gitti. İçlerinde Hz. Osman ve eşi Peygamberimizin kızı Rukiye de vardı. Orada çok iyi karşılanan müslümanlar, güvenli ve huzurlu bir hayata kavuştular.

İlk giden kafilenin iyi karşılandığını duyan müslümanlardan 80 kişilik ikinci bir grup daha bir yıl sonra oraya hicret ettiler. Bunların başında Hz. Ali'nin kardeşi Cafer-i Tayyar bulunuyordu.


Habeşistan kralı Necaşi'nin Müslümanlara karşı tutumu

Mekkeli Müşrikler, Müslümanların Habeşistan'da huzura kavuşmasından rahatsız oldular. Onları geri çevirmek için Habeş Kralı Necaşi'ye bir çok hediyelerle birlikte iki elçi gönderdiler. Elçiler müslümanları kendilerine teslim edip geri göndermesini Necaşi'den istediler. Hristiyan olan Necaşi, müslümanları çağırarak İslâmiyet hakkında bilgi aldı. Her iki tarafı dinledikten sonra Müslümanları haklı buldu ve elçiler eli boş olarak geri dönüp Mekke'ye geldiler.

Bundan sonra Necaşi müslümanları eskisinden daha çok himaye etmeye başladı. Müslümanlarla Habeşistan'ın yerli halkı çok iyi geçindiler.


İslâm'a davetin açıktan yapılması

Peygamber Efendimiz, İslâm'a daveti üç yıl gizlice yaptıktan sonra şu anlamdaki ayetlerin nazil olmasıyla halkı açıktan İslâm dini'ne çağırma dönemi başladı:

"Sen, en yakın akrabalarını uyar, mü'minlerden sana uyanlara rahmet ve hidayet kanatlarını indir. Şayet sana âsi olup karşı dururlarsa, Onlara: -Ben sizin işlediklerinizden tamamen uzağım, de." (Şuarâ Suresi, 214-216)

"Şimdi sen ne ile emrolunuyorsan apaçık bildir. Müşriklerden yüz çevir." (Hicr Suresi, 94)
Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.), önce yakınlarını evinde toplayıp bir ziyafet verdi. Allah'tan aldığı emirleri tebliğ ederek onları İslâm dinine davet etti. Amcası Ebû Leheb Peygamberimize karşı çıkarak toplananları dağıttı.

Bundan bir müddet sonra Peygamberimiz davetini genişletmek amacıyla Safa tepesine çıktı. Buradan bütün Mekke halkına seslendi. Onun sesini duyanlar etrafında toplandılar.

Peygamberimiz (s.a.s.) orada toplananlara: - Size şu tepenin arkasında bir düşman ordusunun bulunduğunu haber versem bana inanır mısınız? diye sordu.

Hepsi birden: - Evet inanırız. Çünkü senin yalan söylediğini hiç duymadık, dediler. Bunun üzerine

Peygamberimiz onlara şöyle dedi: - "Öyleyse biliniz ki Allah beni Peygamber olarak seçti. Bana melek aracılığıyla kendi kelâmını gönderdi. İnsanları Hak din olan İslâm'a davet etmemi emretti. Allah birdir. O'ndan başka Tanrı yoktur. Ben de size ve bütün insanlara gönderilen O'nun Peygamberiyim."
Orada bulunan Ebû Leheb ayağa kalkarak Peygamberimize karşı kırıcı sözler söyledi. Bunun üzerine toplantıya katılanlar dağıldılar. Böylece bu toplantıdan da bir sonuç elde edilemedi.



Müşriklerin Müslümanlara yaptıkları zulümler

Müslüman olanları dinden çevirmek, İslâm nurunu söndürmek için müşrikler, müslümanlara eziyet ediyor, çeşitli zulüm ve işkencelerde bulunuyorlardı.

İslâm'ın en büyük düşmanlarından Ümeyye b. Halef Bilâl-i Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp göğsüne de taşları yığarak saatlerce güneşin altında tuttuktan sonra:

- Eğer müslümanlıktan vazgeçmezsen seni böyle öldüreceğim, diyor, bundan sonuç alamayınca Bilâl'ın boynuna ip takarak Mekke'nin bir tarafından öbür tarafına sürüklüyordu. Bu vahşice işkenceler altında ezilmesine rağmen Hz. Bilâl, "Allah birdir, Allah birdir" diye haykırıyordu. Nihayet Hz. Ebû Bekir, Bilâl'ı satın alarak hürriyetine kavuşturdu ve zalim Ümeyye'nin elinden kurtardı.

İlk müslümanlardan Ammar bin Yasir, kızgın kumlara yatırılarak bayılıncaya kadar dövülmüş, anası Sümeyye, Ebû Cehil tarafından mızrak darbesiyle kanlar içinde yere serilerek öldürülmüş, babası Yasir de müşriklerin işkenceleri ile can vermişti. Yasir ile eşi Sümeyye Hatun ilk İslâm şehitleri unvanını almışlardır.

Yine Habbab bin Eret, yanmakta olan kıpkırmızı kömürlerin üzerine yatırılarak, Ebû Fukayha ise ayağına bağlanan iple kızgın kumların üzerinde sürüklenerek inançlarından dolayı dayanılmaz eziyetler çekiyorlardı. Bunlardan başka daha bir çok müslüman, müşriklerin zulmüne uğramıştı. Buna rağmen gerçek iman sahipleri işkencelerden yılmadılar, İslâm'dan dönmediler,

Hz. Ebû Bekir'in İslâm'a büyük hizmetlerinden biri de; müslümanlığı kabul ettiği için zulme uğrayan bir çok köle ve cariyeyi satın alarak kurtarmış olmasıdır.

Misafir
7 Nisan 2010 15:39   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

müslümanlar

müslümanlar ilk nereye göç etmişlerdir
Misafir
31 Mart 2013 15:42   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

ne istiyonuz

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

müslümanlar ilk nereye göç etmişlerdir

habeşistana
Misafir
30 Aralık 2013 22:22   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
müslim adlı kullanıcıdan alıntı

Peygamber Efendimiz mekkelilerin eziyetlerinin artması sonucu islamiyeti anlatmak için ilk olarak nereye gitmiştir

habeşis tan
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Peygamber Efendimiz, Mekkeli müşriklerin eziyetleri sonucu ilk nereye göç etmiştir? Konusuna Benzer Konular

Cevap: 1
Son Mesaj: 28 Haziran 2014 12:42
Peygamber efendimiz neden gönderilmiştir?
Gönderen: Misafir Forum: Cevaplanmış
Cevap: 1
Son Mesaj: 8 Haziran 2014 09:16
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Hakkında
Gönderen: Blue Blood Forum: Hz. Muhammed
Cevap: 159
Son Mesaj: 25 Eylül 2013 18:38
Cevap: 1
Son Mesaj: 30 Ağustos 2009 04:30
Peygamber Efendimiz'in cenazesini kim yıkamıştır?
Gönderen: ayşe nur Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 9 Nisan 2009 18:15
Sayfa 0.281 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu