Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Usturlap ve muallim-i sali nedir?

Gösterim: 9641 | Cevap: 7
  • muallim i sani ne demek
  • muallim i sani nedir
  • muallimi sani nedir
3
  • 1 Gönderen fadedliver
  • 2 Gönderen pusula
kfkfkfkfkfksd
Cevaplanmamış   |    16 Nisan 2009 17:53   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
usturlap ve muallim-i sani nedir
fadedliver
16 Nisan 2009 19:26   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Usturlap, bir yıldızın belli bir yükseklikte, genellikle 60 derecede, ufkun üstünden geçiş anını saptamaya yarayan aygıttır. İlk olarak M.Ö. 3. Yüzyılda Yunanlılar tarafından gökcisimlerinin göreli konumlarını ve yüksekliklerini gözlemlemek üzere kullanılmıştır. Orta çağda, güneşin batış tabloları (gök ekvatorunun kuzey ya da güneyindeki açısal uzaklık) eklenerek, denizcilerin bulundukları bölgeyi saptamalarına yarayan bir seyir yardımcısı haline gelmiştir.
Eski biçimiyle usturlap, bir halka ile asılı tutulabilen ahşap bir diskten oluşuyordu. Diskin kenarlarına dairenin açı dereceleri işaretlenmişti; boyunca bakıldığında güneşin ya da bir başka yıldızın görülebildiği oynar bir ibre diskin ortasına bağlı idi. Daha sonraları, bir tarafında yıldızlar haritası, öte tarafında ise zodyak dairesi bulunan ****l bir plakadan yapılmaya başlanmıştır. Böylelikle günün hangi saati olduğunu belirlemek mümkün olabilmiştir; güneşin yüksekliğini ölçtükten sonra konumu zodyak dairesine not edilmekte, bu noktadan saatler dairesine çizilen bir çizgi ile de zaman saptanmaktaydı.
Gökbilim gözlemlerinde çok sınırlı ölçüde kullanılan usturlaplardan, daha çok astrolog ve gökbilimciler yararlanır. Usturlap’ın ilk örnekleri, yer küresini ve gök küresini hacim halinde gösteren ve birini ötekine göre doğru olarak hareket ettirmek demek olan küresel usturlap ile yer ve gök kürelerinin düzlemsel bir izdüşümünü oluşturan düzlemsel usturlap’tır. Daha sonra, bir civa banyosu üzerindeki yansımaya dayanan ve bir yıldızı, belli bir yüksekliğe ulaştığı anda gözlemeyi sağlayan aygıtlar geliştirildi ve bunlara 20.yüzyıl başında prizmalı usturlap adı verildi. Bir gözlem yerinin enlemi ile yıldız saatini veren ve açık havada kullanılan bu aygıtın yerine, günümüzde gerçek bir gözlemevi aygıtı olan Danjon’un nesnel usturlap’ı kullanılır. A. Danjon’un getirdiği en önemli yenilik, gözlemlenen yıldızın 60˚ yükseklikteki daireden geçtiği anın saptanmasında gözlemcinin “kişisel denklem” denilen hatasını büyük ölçüde azaltan düzenektir.



Farabi (Muallim- i Sani );

Farabi Türk asıllı İslam felsefecisi (Maveraünnehir Farabi 870-Şam 950).
Asıl adı Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tahran bin Uzlug olan ve Batı kaynaklarında Alpharabius adıyla anılan Farabi (Türkistan ’ın Farab [Otrar] kentinde doğduğu için Farabi [Farablı] diye anılır). İlk öğrenimini Farab’da medrese öğrenimini Rey ve Bağdat ’ta gördükten sonra Harran’da felsefe araştırmaları yaptığı yıllarda tanıştığı Yuhanna bin Haylan’la birlikte Aristoteles ’in yapıtlarını okuyarak gezimciler okulunun ilkelerini öğrendi. Halep’te Hemedani hükümdarı Seyfüddevle’nin konuğu oldu. Arap ülkelerinde yaşamış Türk kimliğini ve Türk törelerini ölünceye kadar bırakmamış olan Farabi’yi anlatan kitaplar İslam aleminde Ebul Hasan el-Beyhaki İbn-el-Kıfti İbn Ebu Useybiye İbn el-Hallikan adlı yazarlar tarafından Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra gerçekleştirildi. Ama bu yapıtlar birer araştırma olmaktan çok Farabi’yle ilgili söylenceleri derliyorbir felsefeciyle değil bir ermişi açıklıyordu.
Aristotales’in ortaya attığı madde ve suret kavramını hiçbir değişiklik yapmadan benimseyen eşyanın oluşumunda yani yaradılışta madde ve sureti iki temel ilke olarak gören Farabi’nin fiziği de metafiziğe bağlıdır. Buna göre evrenin ve eşyanın özünü oluşturan dört öğe (toprak hava ateş su) ilk madde olan el-aklül-faalden çıkmıştır Söz konusu dört öğe birbirleriyle belli ölçülerde kaynaşır ayrışır ve içinde bulunduğumuz evreni (el-alem) oluştururlar.
Farabi ilimleri sınıflandırdı. Ona gelinceye kadar ilimler trivium (üçüzlü) ve quadrivium (dördüzlü) diye iki kısımda toplanıyordu. Nahiv mantık beyan üçüzlü ilimlere; matematik geometri musiki ve astronomi ise dördüzlü ilimler kısmına dahildi. Farabi ilimleri; ilimler diye üçe ayırdı. Onun bu metodu Avrupalı bilginler tarafından kabul edildi.
Hava titreşimlerinden ibaret olan ses olayının ilk mantıklı izahını Farabi yaptı. O titreşimlerin dalga uzunluğuna göre azalıp çoğaldığını deneyler yaparak tespit etti.Bu keşfiyle musiki aletlerinin yapımında gerekli olan kaideleri buldu. Aynı zamanda tıp alanında çalışmalar yapan Farabi bu konuda çeşitli ilaçlarla ilgili bir eser yazdı.
Farabi insanı tanımlarken “alem büyük insandır; insan küçük alemdir.” Diyerek bu iki kavramı birleştirmiştir. İnsan ahlakının temeli ona göre bilgidir; akıl iyiyi kötüden ancak bilgiyle ayırır. İnsan için en yüksek en yüksek erdem olan bilgi insan beyninin çalışması sonucu elde edilemez; çünkü tanrısaldır doğuştandır (Vehbi). Bilimin ise üç kaynağı vardır: Duyu; akıl; nazar. Bilimler ikiye ayrılırlar: Kurumsal (nazari) bilimler; uygulamalı (ameli) bilimler. Ahlak siyaset müzik matematik uygulamalı bilimlere girer. Toplumlarda öz bakımından ikiye ayrılırlar: Erdemli toplumlar ve erdemsiz toplumlar. Bu toplumları yöneltecek en kusursuz devletse bütün insanlığı kapsayan dünya devletidir.

Eserleri
Kitabu'l-Cem beyne reyey el-hakimeyn(İki Felsefeci Arasındaki Düşüncelerin Uzlaştırılması)
Ele Alınan Kaynakların Kaynakları
Füsusu'l-Hikem (Hikmetlerin Özleri)
Medinetü'l-Fadıla (Erdemli Toplumun İlkeleri Üstüne Kitap)
Risale fi Ma'anii'l-Akl(Aklın Anlamları)
İhsa el-Ulûm (Bilimlerin Sayımı)
Kitab musiki el-Kebir
sitemkar kıss bu mesajı beğendi.
Misafir
27 Mart 2010 15:44   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı

muallim i sani nedir

muallim i sani nedir muallim i sani nedir muallim i sani nedir muallim i sani nedir
_KleopatrA_
27 Mart 2010 16:05   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

muallim i sani nedir muallim i sani nedir muallim i sani nedir muallim i sani nedir

Farabi (Muallim- i Sani );

Farabi Türk asıllı İslam felsefecisi (Maveraünnehir Farabi 870-Şam 950).
Asıl adı Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed bin Tahran bin Uzlug olan ve Batı kaynaklarında Alpharabius adıyla anılan Farabi (Türkistan ’ın Farab [Otrar] kentinde doğduğu için Farabi [Farablı] diye anılır). İlk öğrenimini Farab’da medrese öğrenimini Rey ve Bağdat ’ta gördükten sonra Harran’da felsefe araştırmaları yaptığı yıllarda tanıştığı Yuhanna bin Haylan’la birlikte Aristoteles ’in yapıtlarını okuyarak gezimciler okulunun ilkelerini öğrendi. Halep’te Hemedani hükümdarı Seyfüddevle’nin konuğu oldu. Arap ülkelerinde yaşamış Türk kimliğini ve Türk törelerini ölünceye kadar bırakmamış olan Farabi’yi anlatan kitaplar İslam aleminde Ebul Hasan el-Beyhaki İbn-el-Kıfti İbn Ebu Useybiye İbn el-Hallikan adlı yazarlar tarafından Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra gerçekleştirildi. Ama bu yapıtlar birer araştırma olmaktan çok Farabi’yle ilgili söylenceleri derliyorbir felsefeciyle değil bir ermişi açıklıyordu.
Aristotales’in ortaya attığı madde ve suret kavramını hiçbir değişiklik yapmadan benimseyen eşyanın oluşumunda yani yaradılışta madde ve sureti iki temel ilke olarak gören Farabi’nin fiziği de metafiziğe bağlıdır. Buna göre evrenin ve eşyanın özünü oluşturan dört öğe (toprak hava ateş su) ilk madde olan el-aklül-faalden çıkmıştır Söz konusu dört öğe birbirleriyle belli ölçülerde kaynaşır ayrışır ve içinde bulunduğumuz evreni (el-alem) oluştururlar.
Farabi ilimleri sınıflandırdı. Ona gelinceye kadar ilimler trivium (üçüzlü) ve quadrivium (dördüzlü) diye iki kısımda toplanıyordu. Nahiv mantık beyan üçüzlü ilimlere; matematik geometri musiki ve astronomi ise dördüzlü ilimler kısmına dahildi. Farabi ilimleri; ilimler diye üçe ayırdı. Onun bu metodu Avrupalı bilginler tarafından kabul edildi.
Hava titreşimlerinden ibaret olan ses olayının ilk mantıklı izahını Farabi yaptı. O titreşimlerin dalga uzunluğuna göre azalıp çoğaldığını deneyler yaparak tespit etti.Bu keşfiyle musiki aletlerinin yapımında gerekli olan kaideleri buldu. Aynı zamanda tıp alanında çalışmalar yapan Farabi bu konuda çeşitli ilaçlarla ilgili bir eser yazdı.
Farabi insanı tanımlarken “alem büyük insandır; insan küçük alemdir.” Diyerek bu iki kavramı birleştirmiştir. İnsan ahlakının temeli ona göre bilgidir; akıl iyiyi kötüden ancak bilgiyle ayırır. İnsan için en yüksek en yüksek erdem olan bilgi insan beyninin çalışması sonucu elde edilemez; çünkü tanrısaldır doğuştandır (Vehbi). Bilimin ise üç kaynağı vardır: Duyu; akıl; nazar. Bilimler ikiye ayrılırlar: Kurumsal (nazari) bilimler; uygulamalı (ameli) bilimler. Ahlak siyaset müzik matematik uygulamalı bilimlere girer. Toplumlarda öz bakımından ikiye ayrılırlar: Erdemli toplumlar ve erdemsiz toplumlar. Bu toplumları yöneltecek en kusursuz devletse bütün insanlığı kapsayan dünya devletidir.

Eserleri
Kitabu'l-Cem beyne reyey el-hakimeyn(İki Felsefeci Arasındaki Düşüncelerin Uzlaştırılması)
Ele Alınan Kaynakların Kaynakları
Füsusu'l-Hikem (Hikmetlerin Özleri)
Medinetü'l-Fadıla (Erdemli Toplumun İlkeleri Üstüne Kitap)
Risale fi Ma'anii'l-Akl(Aklın Anlamları)
İhsa el-Ulûm (Bilimlerin Sayımı)
Kitab musiki el-Kebir
Misafir
14 Nisan 2010 18:42   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
muallim i sani nedir
Misafir
26 Şubat 2011 12:37   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
usturlab nedir?
Misafir
9 Mart 2012 09:22   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
muallim isani nedir
pusula
9 Mart 2012 09:39   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
kinci öğretmen anlamındaki bu unvan, farabi için kullanılır.
KinqofTheDewil ve KinqofTheKapTan bu mesajı beğendi.
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Usturlap ve muallim-i sali nedir? Konusuna Benzer Konular

Cevap: 7
Son Mesaj: 19 Aralık 2013 14:34
Muallim Naci
Gönderen: BARIŞ Forum: Edebiyat tr
Cevap: 3
Son Mesaj: 12 Haziran 2013 02:40
Cevap: 3
Son Mesaj: 12 Nisan 2011 20:37
Ziynet Sali
Gönderen: Pollyanna Forum: Müzik tr
Cevap: 3
Son Mesaj: 1 Temmuz 2010 19:27
Sali Berisha
Gönderen: KisukE UraharA Forum: Siyaset ww
Cevap: 0
Son Mesaj: 27 Nisan 2009 19:09
Sayfa 0.360 saniyede 11 sorgu ile oluşturuldu