Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda bluee2 tarafından 13 Mayıs 2009 (17:04) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
9399 kez görüntülenmiş, 15 cevap yazılmış ve son mesaj 2 Ocak 2014 (14:40) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 13 Mayıs 2009, 17:04

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#1 (link)
bluee2
Ziyaretçi
bluee2 - avatarı
yha çok sıkıcı biliyorm ama saltuklularla ilgili çok az şey vr yrdm edermisnz??
En iyi cevap KinG ArtHur tarafından gönderildi

Saltuklu Beyliği, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Büyük Selçuklu Devleti komutanlarından, aynı zamanda 'seyyid' olan Ebulkasım Saltuk Bey'in 1071 yılında kurduğu Anadolu Türk Beyliği'dir. Merkezi Erzurum'dur.
Saltuklular, Gürcülerle savaşarak topraklarını genişletmişlerdir. Danişmentlilerle birlik olup Haçlılara karşı başarılı savaşlar yapmışlardır. Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Süleyman Şah, Gürcüler üzerine çıktığı sefere Saltuk Beyi Alâattin Melik Şahı da davet etmiştir. Ancak, Alâattin Melik Şah bu sefere katılmayı kabul etmeyince, Rükneddin Süleyman Şah, 1202'de Erzurum'u alarak Saltuklular Beyliği'ne son vermişdir. Osmanlılarla birlikte bir çok taht kavgaları yaşanmıştır.
Etiketler:
  • saltuklu beyligi hakkinda bilgi
  • saltuklu beyligi kisa bilgi
  • saltuklular beyligi hakkinda bilgi
  • saltuklular hakkinda kisa bilgi
  • saltuklular kisa bilgi
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 13 Mayıs 2009, 17:07

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#2 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Alıntı:
bluee2 adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

yha çok sıkıcı biliyorm ama saltuklularla ilgili çok az şey vr yrdm edermisnz??
Bilgi için bakınız > Beylikler - Saltuklu Beyliği (Saltuklular)

Ayrıca;
Alıntı:
1. Saltuklular'in Kurulusu
Saltuklular, 1071-1202 tarihleri arasinda Erzurum, Pasinler, Tercan, Ispir, Oltu, Tortum, Micingerd, Bayburt ve civarinda hüküm sürmüs bir Türk beyligidir.
Malazgirt zaferinden sonra Anadolu'da kurulan ilk Türk beyligi olan Saltuklular'in baskenti Erzurum idi. Islâm kaynaklarinda Kalikala ve Erzenu'r-Rûm seklinde geçen Erzurum, Hz. Osman zamaninda 653 yilinda fethedilmistir. Fetihten sonra Erzurum'u bir üss ve karargâh olarak kullanan müslümanlar, buradan kuzey ve dogu istikâmetinde akinlar düzenlediler. Sehir Abbâsîler'in ilk yillarinda Bizans imparatorlugunun eline geçtiyse de daha sonra geri alinmistir. Bizans ordulari XI. yüzyilda Erzurum'u isgal ederek Azerbaycan'a kadar uzandilar. Ayni yillarda baslayan Selçuklu akinlari ve Türkmen muhacereti sebebiyle Türkler'le Bizanslilar arasinda uzun yillar devam edecek olan çatismalar basladi.
Çagri Bey'in 1015-1021 yillari arasinda Dogu Anadolu'ya düzenledigi kesif seferinden sonra Arslan Yabgu'ya bagli Oguzlar, Gazneli kuvvetlerinin takibi sebebiyle Anadolu'ya girmisler ve agir kayiplar vermelerine ragmen Azerbaycan'a, Bizans topraklarina ve Diyarbekir yöresine kadar yayilmislardir. 1038 yilinda gerçeklestirilen üçüncü bir akinla da Van Gölü havzasina kadar gelmislerdir. Yeni iltihaklarla sayilari bir hayli artan Türkmenler, 1044 yilinda büyük kitleler hâlinde Dogu Anadolu'ya girdiler. Süratle Vaspuragan civarina gelen bu Türmenler'in hedefi Erzurum'u ele geçirmekti. Bu gelismeler üzerine Bizans'in güçlü imparatoru II. Basileios Dogu'daki sinirlarini emniyet altina almak için seferber olmus ve imparatorlugun sinirlarini Azerbaycan ve Kafkasya'ya kadar genisletmistir.
Daha sonraki yillarda ayni siyaseti takip eden Imparator Konstantinos IX. Monomakhos, Oguzlar'a karsi harekete geçerek 1045 sonbaharinda Gürcü prensi Liparit komutasinda gönderdigi orduyla Seddâdîler'in elindeki Duvin sehrini ele geçirmek istemistir. Bunun üzerine Büyük Selçuklu hükümdari Tugrul Bey, Kutalmis komutasindaki bir orduyu Bizans kuvvetlerine karsi gönderdi ve Selçuklular'la Bizanslilar arasinda ilk ciddî çatisma vuku buldu. Kutalmis, Musul ve Diyarbekir yöresinde Türkmenler'i de yanina alarak 1045 yilinda Gürcü ve Rumlar'dan olusan müttefik Bizans ordusunu bozguna ugratti. Öte yandan Tugrul Bey'in yakin adamlarindan Emîr Hasan da yirmibin kisiyle Erzurum ve Pasinler ovalarini ele geçirdi. Fakat Bizanslilar bu Selçuklu beyini tâkip ederek Büyük Zap Suyu yakinlarinda pusuya düsürüp Hasan Bey ile çok sayida arkadasini sehit ettiler.
Hasan Bey'in ölümü, Tugrul Bey'i çok üzdü ve intikam almak için Ibrahim Yinal'i Bizans'a karsi Anadolu seferine memur etti. Ibrahim Yinal Türkistan'dan Nisapur'a gelen yogun bir Türkmen kitlesini 1047 tarihinde Anadolu'ya sevketti. Ertesi yil Türkmen kitleleri, Erzurum ve Pasin ovalarinda toplanmaya basladi. Insan dalgalari bir sel gibi ülkenin her tarafini istila etti. Batida Gümüshane ve Trabzon, kuzeyde Ispir, güneyde Mus ve Agri taraflarina kadar yayildi. Türkler daha sonra Siirt ile Meyyâfârikîn arasindaki Erzen üzerine yürüdüler. Çok çetin geçen savaslardan sonra halk Kalikala (Erzurum) sehrine sigindi. Kalikala bu tarihten itibaren yakinindaki Erzen sehrinin adini aldi ve Erzen'den tefrik etmek için Erzenu'r-Rum, daha sonra Arz-i Rum ve nihayet Erzurum olarak anilmaya baslandi.
Ibrahim Yinal, Bizans kuvvetlerini takip ederek 18 Eylül 1048 tarihinde Hasankale'de cereyan eden savasta onlari korkunç bir bozguna ugratti. Basta Liparit olmak üzere pek çok kisi esir alindi. Tugrul Bey, daha sonra bizzat Malazgirt ve Erzurum üzerine sefer düzenledi. 1055 yilinda Türkistan'dan gelen bir Türkmen kitlesi Erzurum ve Bayburt civarini ele geçirdi. 1059 yilinda Ibrahim Yinal'in isyaninin bastirilmasindan sonra Türkler, tekrar büyük kitleler hâlinde aralarinda muhtemelen Emîr Saltuk'un da bulundugu bir grup komutanin emrinde Anadolu'ya akinlara basladilar. Tugrul Bey'in ölümünden sonra Selçuklu tahtina geçen Sultan Alparslan zamaninda da Anadolu'ya yapilan akinlar devam etti. Durumun giderek aleyhine gelistigini gören Imparator Romanos Diogenes, 1070-1071 kisinda büyük bir orduyla Anadolu seferine çikmayi planladi. Maksadi Anadolu'yu Türkler'den kurtarmak, Islâm topraklarini isgal ve Selçuklu devletini ortadan kaldirmakti.
13 Mart 1071 tarihinde Ayasofya'da yapilan büyük bir törenden sonra yola çikan imparator, Erzurum'a varinca kuvvetlerinin bir bölümünü Gürcistan'a göndererek arkasini emniyet altina almayi düsündü. Imparatorun Erzurum'a vardigini Meyyafarikîn'de haber alan Sultan Alparslan süratle Erzen ve Bitlis yoluyla Ahlat'a hareket etti. Nihayet Bizans ve Selçuklu kuvvetleri arasinda 26 Agustos 1071'de Malazgirt'te meydana gelen savas bilindigi üzere Selçuklular'in kesin zaferiyle sonuçlanmis ve imparator esir düsmüstür. Fakat Romanos Diogenes'in tahttan uzaklastirilarak gözlerine mil çekilmesi ve yeni imparator Mihail Dukas'in Selçuklularla yapilan anlasmayi tanimadigini ilân etmesi üzerine Sultan Alpaslan, Saltuk, Artuk, Mengücük, Çavli, Danismend ve Çavuldur gibi emirlerini Anadolu'ya göndererek fetihlerde bulunmalarini istemis ve fethedecekleri sehir ve kasabalari kendilerine ikta edecegini bildirmistir.
a) Ebu'l-Kasim Saltuk
Malazgirt zaferinin kazanilmasinda önemli rol oynayan komutanlardan biri de Emîr Saltuk idi. Zahireddin Nisâburî ile Resîdüddin'in verdigi bilgilerden Saltuklu hânedaninin kurucusu olan Ebu'l-Kasim Saltuk'un Anadolu'nun fethinde çok önemli hizmetlerde bulundugunu ve zaferden sonra Sultan Alparslan'in Kars'tan Bayburt'a, Bingöller'den Barkal daglarina kadar uzanan sahada yer alan Kars, Pasinler, Oltu, Erzurum, Tortum, Ispir, Bayburt ve yörelerini veraset yoluyla çocuklarina da intikal etmek üzere ona ikta ettigini anliyoruz.
Selçuklu topraklarinin sinirlarinda yer alan Erzurum'un kendisine ikta edilmis olmasi, onun diger beylerden daha önemli mevkide bulundugunu göstermektedir. Gürcü kaynaklarinda da Izzeddin Saltuk'un atalarinin Oguzlar'a ve Selçuklu hükümdarlarina mensup oldugu kayitlidir. Saltuklu hanedaninin 516 (1123) yilindan itibaren Saltukogullari (Beni Saltuk) adiyla tanindigini görüyoruz. Abbasî halifesi Müstersid Billah'in, Hille Arap emîri Dübeys b. Sadaka'ya karsi yardim istemesi üzerine Zengî b. Aksungur ve Togan Arslan ile beraber Saltukogullari da Bagdat'a gitmisti.
b) Ali b. Ebu'l-Kasim
Ebu'l-Kasim Saltuk'un ölümü üzerine yerine oglu Ali geçti. Ibnü'l-Esîr, 496 (1102-1103) yili olaylarini anlatirken Ali b. Ebu'l-Kasim Saltuk'un sözkonusu tarihte beyligin basinda bulundugunu ifade eder. Büyük Selçuklu sultani Berkyaruk ile kardesi Gence meliki Muhammed Tapar arasinda 8 Cemaziyelâhir 496 (19 Subat 1103) tarihinde Hoy kapisinda cereyan eden ve Muhammed Tapar'in maglubiyetiyle biten savastan sonra Muhammed Tapar Ercis'e, oradan da Sökmen el-Kutbî'nin hâkimiyetindeki Ahlat'a çekilmisti. Yaninda Sökmen el-Kutbî, Muhammed b. Yagisiyan ve Kizil Arslan gibi emirler vardi. Erzenu'r-Rum hâkimi Ali de bu sirada Ahlat'a gelerek onlara katildi ve hep birlikte Sultan Alparslan tarafindan Menûçehr'e verilen Ani üzerine yürüdüler.
Iki kardes arasinda 497 (1104) yilinda yapilan anlasmaya göre Sepidrud (Kizilören) sinir olacak, Azerbaycan, Kafkasya, Diyarbekir, el-Cezîre, Musul ve Suriye ülkeleri Muhammed Tapar'a verilecekti. Bu anlasmaya göre sinir boylarindaki beyler, bu arada Saltuklu Ali de Sultan Muhammed Tapar'a tâbi olacakti. Sultan Muhammed Tapar, 1105 Subat'inda Meyyafarikîn'e giderken Dogu Anadolu'daki sehirlere hâkim olan Erzenu'r-Rum emîri Ali, Diyarbekir beyi Ibrahim b. Yinal, Siirt emîri Kizil Arslan, Artukoglu Sökmen, Erzen-Bitlis beyi Hüsameddin Togan Arslan ve Harput emîri Sahruh da ona refakat ediyordu.
Büyük Selçuklular, aralarindaki dâhilî çekismeler ve Haçli istilâsiyla mesgul iken Gürcü krali David Türkler'e karsi saldiriya hazirlaniyordu. 1115 tarihinde Rostof'u aldiktan sonra Çoruh nehri vadisinde ileri harekâta geçti. Ertesi yil Saltuklular'in hâkimiyetindeki topraklara girip Pasinler'e kadar geldi ve çok sayida Türk'ü öldürdü. 1118 yilinda da Azerbaycan taraflarina hücuma geçti. Bunun üzerine Artukoglu Ilgazi, Gürcüler'le cihada memur edildi ve 1121 yilinda Erzen beyi Togan Arslan ile Erzurum'a geldi.
Saltuklu Emîr Ali de burada onlara katildi ve birlikte Tiflis'e hareket ettiler. Fakat Gürcüler karsisinda maglup oldular, Kral David de Tiflis'i zaptetti. Bu arada Menûçehr'in oglu Ebu'l-Esvar, Ani'yi Gürcüler'e karsi müdafaa edemeyecegini anlayarak altmisbin dinar karsiliginda Saltuklular'a satti. Fakat sehirdeki hristiyan ahali daha erken davranip Kral David'i durumdan haberdar ederek sehri ona teslim ettiler. Ani'deki cami, kiliseye çevrildi ve daha önce Ahlat'tan götürülerek kubbeye konulmus olan hilâlin yerine haç dikildi. Böylece Sultan Alparslan'in 1064'de aldigi Ani, altmis yil sonra hristiyanlarin eline geçmis oldu (1123-1124).
c) Ziyaeddin Gazi
Ali'nin ölümünden (muhtemelen 1124) sonra Saltuklu tahtina kardesi Ziyaeddin Gazi geçti. Kitabelerden anlasiligina göre Erzurum'daki Kale Camii ve Tepsi Minare (Saat Kulesi)'yi yaptiran Saltuklu emîri Ziyaeddin Gazi'dir. Fakat hakkinda fazla bilgi yoktur. I Hakki Konyali tarafindan okunmus olan Tepsi Minare kitabesinde onun ünvan ve lâkaplari söyle siralanmaktadir: "Mevlâna Ziyaeddin Kutbu'l-Islâm, Nasîruddevle, Zahîru'l-mille, Semsü'l- (Mülûk) ve'l-Ümerâ Inanç Beygu (Yabgu) Alp Tugrul Bey Ebu'l-Muzaffer Gazi b. Ebi'l-Kasîm".
Ziyâeddin Gazi, 1126'da Gürcüler'e karsi düzenlenen sefere katildigi gibi 1131 yilinda da Ivani'yi büyük bir bozguna ugratti. Gürcüler onun zamaninda Ispir ve Pasinler'i geçerek Oltu'ya kadar gelmislerdi. Artuklu Temürtas, Ziyâeddin Gazi'nin kiziyla evlendi ve böylece iki hanedan arasinda akrabalik kuruldu.
Ziyâeddin Gazi, Azîmî'ye göre 526 (1131-1132) yilinda ölmüstür.
d) II. Izzeddin Saltuk
Gazi'den sonra beyligin basinda yegeni II. Izzeddin Saltuk'u görüyoruz (1132-1168). Onun devrinde Ahlatsahlar ve Erzen beyleriyle ittifak yapilmis ve evlilik yoluyla kurulan akrabaliklarla bu ittifaklar takviye edilmistir. Izzeddin Saltuk kizlarindan Sahbânû'yu Ahlat sahi II. Sökmen ile, diger kizini da Erzen beyi Togan Arslan'in oglu Kurti veya Yakup Arslan ile evlendirmistir.
Ani emîri Fahreddin de onun kizlarindan birine talip olmus, fakat reddedilmisti. Buna içerleyen Fahreddin, ondan intikam almaya karar verdi ve Saltuk'a elçi gönderip: "Ben zayifladim; Gürcüler'e karsi Ani'yi müdafaa edecek gücüm yoktur. Bu sehri sana teslim edip hizmetine girmek istiyorum" dedi.
Aslinda kizini vermedigi için ondan intikam almak istiyordu. Bu sebeple Kral Dimitri'ye gizlice haber gönderip onu da ülkesine davet etti. Bu komplo sebebiyle Ani'den baskina ugrayan Saltuklular maglup ve perisan oldular. Basta Izzeddin Saltuk olmak üzere çok sayida Türk askeri esir düstü. Ahlat sahi Sökmen ile Artuklu hükümdari Necmeddin Alpi krala elçiyle yüzbin dinar fidye gönderip Saltuk'u kurtardilar. Bu paranin toplanmasinda kizi Sahbânû da önemli rol oynadi. Ülkesine dönen Izzeddin Saltuk da diger Türk esirlerini kurtarmak için büyük meblaglar ödemek zorunda kaldi.
Bu basariya ragmen Ani'yi isgal edemeyen Gürcüler, 550 (1155) yilinda Fahreddin'i yakalayip sehri kardesi Fazlûn'a verdiler. Fakat papazlar, 556 (1161) yilinda Fazlûn'u bozguna ugrattilar. Gürcü krali Giorgi, Seddadîler'in topraklarini yagmaladiktan sonra Ani'yi ele geçirdi. Bu sehirde dogup büyümüs olan Kadi Burhaneddin Anevî bu olayi söyle anlatir:
"Ben 18 yasinda iken birden bire Gürcü askeri gelip Ani'yi kusatti ve aldi. Birçok müslüman, kadin-erkek, genç-ihtiyar kiliçtan geçirildi. O zaman ben ve ailem Gürcü Yuvan'a (Ivani) esir olduk. Ben onlarin dilini ve Incil'ini bildigim için kurtuldum ve hemen o memleketten uzaklasarak Anadolu'ya (Rûm'a) geldim".
Gürcüler 556 (1161) yilinda Ani'yi isgal edince Ahlat sahi II. Sökmen, Izzeddin Saltuk, Erzen ve Bitlis beyi Devletsah, Mardin ve Artuklu emîri Necmeddin Alpi ve diger bazi Türk emîrleri Temmuz ayinda sefere çikmaya karar verdiler. Müttefik Türk kuvvetleri, Agustos 1161 tarihinde Ani'yi kusattilar. Gürcü krali Giorgi, bunu haber alinca süratle Ani'ye hareket etti. Savas baslamak üzereyken Izzeddin Saltuk ordugâhtan ayrildi.
Rivayete göre Izzeddin Saltuk daha önce Gürcüler'e esir düstügü zaman bir daha Kral Dimitri ve çocuklarina saldirmayacagina yemin ettigi için ordudan ayrilmistir. Onun diger beylerle istisare etmeden gizlice ayrilmasi yüzünden müslümanlar maglup ve perisan olmustur. Pek çok müslüman öldürüldügü gibi dokuz bin kisi esir düsmüs ve Ahlatsah'i Sökmen de ancak dört yüz askeriyle geri dönebilmisti. Bu sirada henüz Malazgirt'te bulunan Necmeddin Alpi da maglubiyeti haber alinca Meyyafarikîn'e hareket etmistir. Daha sonra o devrin meshur ve nüfuzlu âlimlerinden Ebû Cafer Muhammed Cemaleddin'i Gürcü kralina gönderip Sökmen'in esir düsen komutan ve askerlerini kurtardi. Kimsesiz fakir esirleri kurtarmak için de bes bin dinar fidye ödedi. Kral, Cemaleddin'in hatiri için bazi esirleri fidyesiz serbest birakti.
Gürcüler 557 (1162) yilinda da Kars'i alip Duvin'i istilâ ettiler. Çok sayida müslümani öldürüp cami ve evleri yaktiktan sonra Tiflis'e döndüler. Bir süre sonra da Gence'yi kusatarak müslümanlari kiliçtan geçirdiler. Duvin (Dovin)'deki hilâli indirip bir mollanin sirtinda Tiflis'e gönderdiler. Otuzbin müslümani esir aldilar. Ibnü'l-Esîr bu olayi söyle anlatiyor:
"Gürcüler bu yil (557) Saban ayinda (Temmuz-Agustos 1162) sayilari otuzbini bulan büyük bir ordu toplayarak Islâm ülkelerine girdiler. Azerbaycan'a bagli Duvin üzerine yürüyerek sehri zapt ve yagma ettiler. Duvin ve köylerinde onbin kisiyi öldürdüler. Kadin-erkek pek çok kisiyi esir aldilar. Kadinlari soyup çirilçiplak ve yalin ayak vaziyette götürdüler. Bu arada cami ve mescitleri de yaktilar. Gürcüler kendi ülkelerine varinca Gürcü kadinlari bile müslüman kadinlara yapilanlari yadirgadilar ve: "Müslümanlari, sizin onlarin kadinlarina yaptiginiz seylerin aynisini bize yapmaya mecbur ettiniz" dediler ve müslüman kadinlari giydirdiler".
Bu olay, Islâm dünyasinda büyük yanki uyandirdi. Azerbaycan, el-Cibal ve Isfahan'a hâkim olan Atabeg Ildeniz, Ahlat sahi Sökmen, Izzeddin Saltuk (Ibnü'l-Esîr Saltuk'dan bahsetmez), Meraga emîri Ibn Aksungur ve Irak Selçuklu sultani Arslansah ile diger Dogu Anadolu beyleri Nahcivan'dan Gence'ye geldiler. Ellibini askin mücahit dogruca Gürcü topraklarina saldirdilar. 558 yili Safer ayinda (Ocak-Subat 1163) Gürcü ülkesini yagma edip kadin, erkek ve çocuklari esir aldilar. Müslümanlarla Gürcüler arasindaki savas bir aydan fazla sürdü. Sonunda müslümanlar galip geldi ve çok sayida Gürcü öldürülüp esir alindi. Kralin ordugâhi ve agirliklari yagmalandi.
Ibnü'l-Esîr'e göre bu olay söyle gelismistir: "Gürcüler'den biri müslüman olmus ve Ildeniz'e: "Bana asker ver, bildigim bir yolu takip ederek Gürcüler hiç farkinda olmadan arkadan üzerlerine saldirayim" demisti. Ildeniz teminat aldiktan sonra onunla beraber bir askerî birlik gönderdi. Gürcüler'in yanina varacagi günü de tespit edip sözlestiler. O gün müslümanlar Gürcüler'le savasa girdiler. Tam savastiklari sirada, müslüman olan o Gürcü de Ildeniz'in askerleriyle varip tekbir sesleriyle arkadan Gürcüler'e saldirdi. Bunun üzerine Gürcüler maglup oldular... Gürcüler sayica fazlaliklarina güvenerek zaferden emindiler. Fakat Allah onlarin umutlarini bosa çikardi. Müslümanlar onlari takip edip üç gün üç gece boyunca esir almaya ve öldürmeye devam ettiler. Nihayet galip ve muzaffer olarak döndüler".
Türk beylerinin muzaffer bir sekilde döndükleri o günü bizzat yasayan tarihçi Ibnü'l-Ezrak el-Farikî de bu hâdiseyi söyle tasvir eder: "Ben bu vak'a günü Bitlis'teydim. Zafer müjdesi gelince Ahlat'a varmistim. Bu büyük günün serefine üçyüz sigir kesilerek fakirlere dagitildi ve bir müddet sonra da Sökmen Ahlat'a döndü. Kendisine görülmemis bir karsilama töreni yapildi. Sehir donatildi".
Anadolu Selçuklu sultani II. Kiliç Arslan da Izzeddin Saltuk'un kizina talip olmus ve gelin nikâhlari kiyildiktan sonra esyalariyla birlikte Erzurum'dan Konya'ya gitmek üzere yola çikarilmisti. Selçuklular'in düsmani olan Danismendli beyi Yagibasan bunu haber alinca, gelin alayina saldirmis, gelini yegeni ve Kayseri meliki olan Zünnun'a götürmüstü. Gelin, II. Kiliç Arslan'la nikâhli oldugu için Islâm hukukuna göre baskasiyla evlenmesi caiz degildi. Bundan dolayi Islâmiyetten irtidad ettikten ve yeniden müslüman olduktan sonra Zünnun ile evlendirildi. Bu agir tecavüz karsisinda öfkelenen II. Kiliç Arslan, Yagibasan üzerine yürüdüyse de maglup oldu (560/1164-1165). Bu olayin 1160 veya 1162 yillarinda vuku bulduguna dair muhtelif rivayetler vardir.
Izzeddin Saltuk, Receb 563 (Nisan 1168) tarihinde ölmüstür. Izzeddin, âdil ve merhametli bir hükümdardi. Hristiyanlara da iyi muamele ederdi. Bu sebeple onlarin da sevgi ve saygisini kazanmisti. Onun devrinde Erzurum'dan baska Bayburt, Micingerd, Avnik, Ispir ve Oltu gibi sehir ve kasabalar Saltuklu hâkimiyeti altina girmisti. Hattâ Kars bile bir müddet Saltuklu hâkimiyetine girmis ve Vezir Firûz, Kars kalesini tamir ettirmisti, Izzeddin Saltuk'a ait tarihsiz bir sikkeden onun Irak Selçuklu Sultani Mesud b. Muhammed Tapar'i metbû tanidigi anlasilmaktadir.
e) Nâsireddin Muhammed
Izzeddin Saltuk'un 563 (1168) yilinda ölümünden sonra yerine geçen oglu Nâsireddin Muhammed hakkinda kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. 585 (1189) tarihli bir sikkede Atabeg Ildeniz'in oglu Kizil Arslan ile Irak Selçuklu sultani Tugrul'u metbû tanidigi görülmektedir.
Nâsireddin Muhammed devrinde de Gürcüler Saltuklu iline saldirmaya devam ettiler. Kraliçe Tamara'nin kocasi David; Kars, Sürmeli ve Ispir'den sonra Erzurum üzerine yürüdü. Nâsireddin iki ogluyla beraber Gürcüler'le savasa girdi fakat, maglup olarak sehre kapanmak zorunda kaldi. Ertesi gün bütün sehir halki birlesip Erzurum'u canla basla savunmak için seferber oldular. David türk halkinin cesaretini ve ülkelerini savunma hususundaki azim ve kararliligini görünce, çevreyi yagmaladiktan sonra geri çekildi (1183-1184).
Erzurum Ulu Camii'ni yaptirmis olan Nâsireddin Muhammed, muhtemelen 587 (1191) tarihinden bir müddet önce ölmüstür.
Nâsireddin Muhammed'in oglu Muzaffereddin, rivayete göre Gürcü kraliçesi Tamara'ya âsik olmus ve onunla evlenebilmek için asker, köle ve hizmetçilerinden meydana gelen önemli bir maiyetiyle mücevherat, degerli kumaslar ve daha bir çok hediye ile Erzurum'dan Gürcistan'a gitmis ve orada muhtesem bir törenle karsilanarak sarayda misafir edilmistir. Sarayda Kraliçe Tamara ile ask hayati yasayan Muzaffereddin bir süre sonra ülkesine ugurlanmistir. Rivayete göre sik sik koca degistirmekle meshur olan Tamara David ile evlendikten sonra bu Saltuklu sehzadesini de kizi veya cariyelerinden biriyle evlendirmisti.
f) Mama Hatun
Nâsireddin'den sonra Saltuklu tahtinda kizkardesi Mama Hatun'u görüyoruz. Kaynaklar 587 (1191) tarihinde Erzurum'a Mama Hatun'un hâkim oldugunu ifade ederler. Selahaddin Eyyubî'nin yegeni Takiyyüddin, Ahlatsah'i Begtimur'a ait olan Malazgirt kalesini kusatinca Selçuklu hükümdarlari gibi azametli ve ihtisamli olan Saltuklu melikesi Mama Hatun, Ahlat askeriyle akrabalari olan Saltuklular'in yardimina gitmisti. Muhasara uzun müddet devam etmis, fakat Takiyyüddin'in ölümü üzerine Eyyubîler hiçbir netice elde edemeden ayrilmislardir (587/1191).
Mama Hatun'un 597 (1200-1201) yilina kadar Erzurum'u yönettigi anlasilmaktadir. Çünkü söz konusu tarihte Eyyubî hükümdari Melik Adil'e haber gönderip meshur bir sahisla evlenmek istedigini bildirmisti. Melik Âdil de Nablus valisi Fâriseddin Meymûnü'l-Kasrî'ye haber gönderip Mama Hatun ile evlenmesini tavsiye etti. Fâriseddin Mama Hatun ile evlenmek için hazirlik yaptigi sirada onun Saltuklu tahtindan uzaklastirilip nezaret altina alindigini ögrendi ve dolayisiyla bu evlilik gerçeklesmedi. Güçlü ve ihtirasli bir kadin olan Mama Hatun, Tercan'da bir kervansaray ve türbe yaptirmistir.
g) Alaeddin Meliksah
Mama Hatun'un Saltuklu tahtindan uzaklastirilmasi üzerine yerine yegeni Alaeddin Meliksah geçti (597/1200-1201). Bu dönemde Anadolu'daki diger beylikler gibi Saltuklular da Anadolu Selçuklu devletinin tehdidine maruz kalmislardi. Anadolu'nun fethinde, Rumlar ve Gürcüler'le yapilan savaslarda, Azerbaycan ve Türkistan'dan gelen göç ve ticaret yollarinin açik tutulmasinda önemli rol oynayan Saltuklu hanedani, son zamanlarinda Gürcü saldirilarina karsi mukavemet edemez olmustu. Azerbaycan atabegi Kizil Arslan (1191) ve Ahlat sahi Begtimur'un (1193) ölümlerinden sonra Gürcüler Kafkaslar'dan inerek Türk topraklarini isgal ve yagma etmeye, masum halki öldürmeye baslamislardi. Nitekim yukarida ifade ettigimiz gibi Nâsireddin Muhammed devrinde Erzurum'a kadar gelerek surlar disindaki halki esir etmeleri üzerine sehirlerini canla basla savunan Erzurumlular karsisinda geri çekilmislerdi. Daha sonra Kars üzerine yürüyerek sehri istilâ etmeleri, Türkler için çok büyük bir felâket oldu.
Bu sebeplerden dolayi Anadolu Selçuklu sultani Rükneddin Süleymansah, 598 (1202) tarihinde Gürcistan seferine çikti ve Dogu Anadolu'daki tâbi hükümdar ve beylere haber gönderip kendisine katilmalarini istedi. Bu arada Saltuklu hükümdari Alaeddin Meliksah'i da huzuruna çagirdi. O da sultani Erzurum yakinlarinda törenle ve tevazu ile karsiladi. Ibn Bîbî onun sultani karsilamada kusurlu davrandigini, geç kaldigini ve bu yüzden tevkif edildigini söylerken, diger kaynaklar baris müzakereleri sirasinda tevkif ve hapsedildigini ifade ederler. 2 Sevval 598 (25 Mayis 1202) tarihinde Erzurum'a varan Sultan Rükneddin, son Saltuklu hükümdarini hapsetti. Topraklarini da kardesi ve Elbistan meliki Mugiseddin Tugrulsah'a teslim ederek Saltuklu hanedanina son verdi.

2. Saltuklular'in Yıkılışı
Erzurum'un Asagi Micingerd köyünde bulunan ve muhtemelen 630 tarihli bir kitabeden anlasildigina göre, Ebû Mansur adli Saltuklu beyi Selçuklular Saltuk ilini kendi topraklarina kattiktan sonra da Pasinler'i hâkimiyeti altinda tutmaya devam etmistir. Rivayete göre Meliksah'in ahfâdi Yavuz Sultan Selim devrine kadar Çemiskezek'de hüküm sürmüslerdir.
Saltuklu topraklari 1225 yilina kadar Mugîseddin Tugrulsah'in elinde kaldi. Onun ölümünden sonra yerine Rükneddin Cihansah geçti (1225-1230). Selçuklular 1243'de Kösedag savasinda agir bir maglubiyete ugramislarsa da Alaeddin Keykubad zamaninda Erzurum dahil Gürcistan'a kadar uzanan topraklar Türkiye Selçuklu Devleti'nin sinirlari içinde kabul edilmistir.
Saltuklu hanedani baslangiçta Büyük Selçuklu sultanlarina, sonra da sirasiyla Azerbaycan atabeglerine, Irak Selçuklulari'na ve nihayet Anadolu Selçuklulari'na tâbi olmuslardir.
Saltuklular zamaninda Erzurum da diger Anadolu sehirleri gibi iktisadî ve ticarî açidan oldukça müreffeh bir sehir idi. Bölge Akdeniz limanlarindan ve Suriye'den hareket edip Konya, Kayseri, Sivas ve Erzincan yoluyla Azerbaycan'a, Iran'a giden veya Türkistan'dan Erzurum'a gelip ayni yoldan Akdeniz veya Trabzon limanlarina giden büyük bir kervan yolunun güzergâhinda bulundugu için ticarî hayat çok canliydi. Ayrica sahip oldugu genis otlaklariyla zengin bir hayvancilik potansiyeline sahipti.
Saltuklular'dan zamanimiza intikal eden baslica mimarî eserler sunlardir: Kale Camii, Tepsi Minare, Ulu Cami. Bunlardan ilk ikisi Melik Gazi tarafindan; Ulu Cami de 575 (1179) yilinda Izzeddin Saltuk'un oglu Nâsireddin Muhammed tarafindan yaptirilmistir. Üç Kümbetler denilen türbelerden biri Izzeddin Saltuk'a ait olup türbenin yaninda bir de zaviye vardir. Ayrica Tercan'da Mama Hatun tarafindan yaptirilmis olan bir kervansaray ile bir de türbe mevcuttur. 630 (1232-1233) yilinda Ebû Mansur tarafindan yaptirilmis olan Micingerd kalesi de Saltuklular'a ait önemli eserlerden biridir.
Rapor Et
Eski 3 Aralık 2009, 16:16

acaba cevap ne?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
saltuklular hakkında kısa ve öz bilgi istiyorum
Rapor Et
Eski 4 Aralık 2009, 13:00

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#4 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

saltuklular hakkında kısa ve öz bilgi istiyorum
selçuklu fetihleri arasında Doğu Anadoluda kurulan Türk devletlerinden birisi Saltuklulardır. Anadolunun fethinde görev alan kumandanlardan Ebul Kasım, Erzurum dolaylarını ele geçirmiş ve Sultan Alparslan onu bu bölgenin beyliğine tayin etmişti. Ebul Kasım 1102de ölünce yerine oğlu Ali geçti ve Bey oldu. Aliden sonra Bey olan İzzeddin Saltuk bu hanedanın en güçlü beyi oldu ve beylik onun adı ile yani "Saltuk Beyliği" olarak anıldı (1072).

Bu beylik, önceleri Büyük Selçuklu Devletine tabi idi, fakat bu devletin zayıflamasından sonra, bağımsızlığını kazandı. Saltuklu Beyliği Kars, Bayburt, Oltu, Trabzon, İspir ve Tercan bölgelerini ele geçirerek gücünü arttırdı. Önce Gürcülerle, sonra Bizanslılarla yaptığı savaşlarda da başarılı sonuçlar elde etti.

Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslanla ittifak kurarak kız alıp vermek suretiyle akrabalık kuruldu. Saltuklu beyleri bir çok defa Gürcülere karşı savaştılar. Nitekim bunlardan İzzeddin Saltuk bu savaşların birisinde Gürcülere esir düşmüş (1153), öteki Türk beyleri tarafından 10.000 dinar verilmek suretiyle kurtarılmıştır.

İzzeddin Saltuk 1174te ölünce yerine oğlu Muhammed Kızıl Arslan geçti. Kızıl Arslan Bey, 1195te Erzurum önüne kadar gelen Gürcü kuvvetlerini mağlup etti. İzzeddin Saltuk devrinde (1132-1168), Saltuklu Beyliği ülkesi Tercandan başlayarak Tahir Gediğine kadar uzanmakta; Erzurum, Bayburd, Avnik, Micingird, İspir, Oltu gibi şehir ve kasabaları kaplamakta idi.

Nasıreddin Muhammed (1168-1191)in ise, Irak Selçuklu sultanı III. Tuğrula ve asıl iktidarı elinde tutan Atabeg Kızıl Arslana tabi olduğu anlaşılıyor. Yine onun zamanında Gürcüler Erzurum önüne geldilerse de, bir muhasaraya girişmeden aldıkları ganimetlerle yetinerek geri döndüler.

Bu devrin dikkati çeken bir olayı da bu hanedandan Muzaffereddin Melikşah adlı Saltuklu beyinin Gürcü kraliçesi Thamara ile evlenmesidir. XII. yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye Selçukluları ve Eyyubi Devletleri, Doğu ve Güney-doğu Anadoludaki beyliklerin varlıklarını tehdide başlamışlardı. O sırada Ulu Hakan olan Melikşah, Anadoluda birliği korumak için bütün beylikleri itaat altına almak istiyordu. Süleymanşah da onun politikasını takip etti ve 1202de Erzurum kalesini alarak Saltuklu Beyliğine son verdi (1202).

Saltuklular devrinde, Erzurum bölgesi imar edilmiş ve zenginleşmiş bir durumda idi. Ayrıca bölgenin iktisadi durumuna da bir canlılık getirmişlerdi. Saltuklulardan zamanımıza kadar bazı eserler de kalmıştır, bunlar Kale Mescidi, Tebsi Minare, Ulu Cami ile bazı türbelerdir. Ayrıca Tercanda bulunan Mama Hatun kervansarayı ve türbesi de zikre şayan Saltuklu eserlerindendir.2. Alternatif : SALTUKLULAR

Malazgirt Meydan Muhârebesinden sonra Erzurum ve civârında kurulan beylik. Malazgirt Zaferinden sonra Anadoluda ilk kurulan Türk beyliği budur. Başşehri Erzurum olan beyliğin kurucusu, Malazgirt Zaferinin kazanılmasında önemli rol oynayan Emir Saltuktur. Sultan Alparslan, Malazgirt Zaferinden sonra, Bizans İmparatoru Dördüncü Romanos Diogenesin ölümü ile anlaşma şartlarının yerine getirilmemesi üzerine, emrindeki kumandanlara Anadoluda fetihlere devâm edilmesini emretmişti. Buna dayanarak Emir Saltuk, Erzurum ve civârını fethederek, Saltuklular Beyliğini kurdu. Önceleri Büyük Selçuklu Devletine tâbi olan beyliğin, Emir Saltuk zamânındaki siyâsî târihi hakkında kaynaklarda fazla bir bilgi bulunmamaktadır.
Ebül-Kâsım Saltukun ölümünden sonra yerine oğlu Ali geçti. Büyük Selçuklu Sultânı Berkyaruk ile kardeşiMuhammed Tapar arasındaki saltanat mücâdelesi sonunda varılan anlaşma netîcesinde,Saltuklu toprakları, MelikMuhammedin hâkimiyet bölgesi içinde kaldı. 1121 Senesinde Artuklu Emîri İlgâzinin Gürcülere karşı çıktığı sefere Saltukoğlu Ali Bey de katıldı. Fakat bu seferde Gürcüler gâlip geldi.
Emîr Alinin ölümünden sonra Saltukluların başına, hakkında kaynaklarda fazla bir bilgi bulunmayan kardeşi Ziyâüddîn Gâzî geçti. Binâ kitâbelerinden anlaşıldığına göre, Erzurumdaki Kale Câmii ve Tepsi Minâreyi yaptıran bu beydir. Ziyâüddîn Gâzi, 1126 senesinde Gürcülere karşı tertiplenen sefere katıldı. 1131 senesinde İspir ve Pasinleri geçerek Oltuya kadar gelen Gürcüleri büyük bir bozguna uğrattı. Artuklu Timurtaş Bey, Ziyâüddîn Gâzinin kızıyla evlenince, iki hânedân arasında akrabâlık bağı kuruldu.
Emîr Gâzînin 1132 senesinde ölümünden sonra beyliğin başına yeğeni İkinci İzzeddîn Saltuk geçti. Kaynaklarda, İzzeddîn Saltuka âit bilgiler bir evlilik sebebiyledir. Ani Emîri Fahreddîn Seddâd, İzzeddîn Saltuk Beyin kızlarından birine tâlib oldu. Fakat bu isteği reddedildi. Buna içerleyen Ani Emîri, 1154 senesinde, Gürcülere karşı koruyamayacağını söyleyerek şehri satın alması için, İzzeddîn Saltuka haber gönderdi. Bu dikkatlice hazırlanmış bir intikam plânıydı. İzzeddîn, şehri teslim almak için Aniye geldiğinde, Fahreddîn Şeddâd bir günlük mesâfede bulunan Gürcü Kralı Dimitriyi şehre dâvet etti. Gürcü Kralı, âni bir baskınla Saltuku mağlup ederek, onu ve mâiyetinden birçok kimseyi esir aldı. Daha sonra dâmâdı Ahlatşâh İkinci Sökmen ve Artuklu beylerinin teşebbüsleriyle yüz bin dînâr karşılığında İzzeddîn Saltuk serbest bırakıldı. İzzeddîn Saltuk Bey, 1168 senesi Nisan ayında vefât etti. Hıristiyan tebeasına da iyi muâmele ederdi. Bu yüzden onların da sevgi ve saygısını kazanmıştı. Devrinde Saltuklu Beyliği toprakları, Tercandan başlayıp, Tâhir Gediğine kadar uzanırdı. Erzurum, Bayburt, Avnik, Micingerd, İspir, Oltu gibi şehir ve kasabaları içine alırdı.
İzzeddîn Saltukun ölümünden sonra yerine oğlu Nâsırüddîn Muhammed Bey geçti. 1189 senesinde basılan bir sikkeden onun, Irak Selçuklu Sultânı Üçüncü Tuğrul ve asıl iktidârı elinde tutan Atabeg Kızıl Arslana tâbi olduğu anlaşılıyor. Nâsırüddîn Muhammed zamânında Gürcüler, Erzurum önüne kadar geldiler. KraliçeTamaranın kocası Davidin kumandası altındaki Gürcü kuvvetleriyle Saltuklular arasında iki gün devâm eden şiddetli çarpışmalar oldu. Saltuklu kuvvetleri şehre kapandılar. Gürcü kuvvetleri, muhâsaraya girmeden aldıkları ganîmetlerle yetinerek, geri döndüler. Nâsırüddîn Muhammedin ölümünden sonra beyliğin başına kız kardeşi Mama Hâtun geçti.
Kaynaklar, 1191 senesinde Erzuruma Mama Hâtunun hâkim olduğunu yazmaktadır. Selâhaddîn Eyyûbînin yeğeni Meyyâfârikîn Hâkimi Takiyyeddîn Ömer, Ahlat ülkesini ele geçirdiği ve Malazgirt Kalesini muhâsara ettiği sırada Mama Hâtun askerleriyle ona yardım etti.
Ancak çok geçmeden kendisine karşı olan emirler tarafından tahttan indirilen Mama Hâtunun yerine Muhammedin oğlu Melikşâh geçti. Bunun zamânında, Anadoludaki diğer beylikler gibi Saltuklular da Türkiye Selçuklu Devletinin tehdidine mâruz kaldı. Türkiye Selçukluları Sultânı Rükneddîn İkinci Süleymân Şâh, 1202 senesinde Gürcistan Seferine çıktı ve bağlı hükümdâr ve beylere haber gönderip, kendisine katılmalarını istedi. Süleymân Şâh, 25 Mayıs 1202de Erzurum önlerine geldi. Kendisini karşılamaya gelen Saltuklu beyi Melikşâhı yakalatıp hapsettirdi. BöyleceSaltuklu Devleti
sona ermiş oldu. Süleymân Şâh bölgenin idâresini kardeşi Mugiseddîn Tuğrul Şâha verdi. Melikşâhın topraklarının elinden alınışına, Süleymân Şâhı karşılamada ağır davranması sebep gösterilmektedir.
Saltuklular zamânında Erzurum, diğer Anadolu şehirleri gibi iktisâdî ve ticârî açıdan oldukça önemli bir şehirdi. Akdeniz limanlarından ve Suriyeden yola çıkıp, Konya, Kayseri, Sivas ve Erzincan yoluyla Âzerbaycana, İrana giden ve Türkistandan Erzuruma gelip aynı yoldan Akdeniz ve Trabzon limanlarına ulaşan büyük bir ticâret yolunun üzerinde bulunuyordu. Bu bakımdan Erzurumda ekonomik hayat oldukça canlıydı. Bunun yanında geniş otlaklara sâhip olması yüzünden bölgede hayvancılık çok gelişmişti.
Saltuklu beyleri, kültür ve sanata çok önem vermişler ve sâhip oldukları yerlerde çeşitli mîmârî eserler yaptırmışlardır. Melik Gâzi; Kale Câmii ve Tepsi Minâreyi inşâ ettirmiştir. Erzurumda 1179da inşâ edilen Ulu Câmiyi Nâsıreddîn Muhammed yaptırmıştır. Üç kümbetler ismiyle bilinen türbelerden biri İzzeddîn Saltuka âittir. Bu türbenin yanında bir de zâviye vardır. Tercanda Mama Hâtun tarafından bir kervansaray ve türbe yaptırılmıştır. 1232 senesinde Ebû Mensûr tarafından inşâ ettirilen Micingerd Kalesi, Saltuklulara âit önemli eserlerdendir. Bunlar zamânımıza kadar ulaşmıştır.
Saltuklu Beyleri
Tahta Geçişleri
Saltuk Bey .............................................. 1072
Ali bin Ebül-Kâsım ................................ 1102
Ziyâüddîn Gâzi (takriben) ...................... 1124
İzzeddîn İkinci Saltuk .............................. 1132
Nâsırüddîn Muhammed .......................... 1168
Mama Hâtun .......................................... 1191
Melikşâh bin Muhammed ...................... 1200
Türkiye Selçukluları Hâkimiyeti .............. 1202
Daha Fazla Bilgi için bakınız > Beylikler - Saltuklu Beyliği (Saltuklular)
Rapor Et
Eski 4 Aralık 2009, 13:28

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#5 (link)
KinG ArtHur
Ziyaretçi
KinG ArtHur - avatarı
Saltuklu Beyliği, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Büyük Selçuklu Devleti komutanlarından, aynı zamanda 'seyyid' olan Ebulkasım Saltuk Bey'in 1071 yılında kurduğu Anadolu Türk Beyliği'dir. Merkezi Erzurum'dur.
Saltuklular, Gürcülerle savaşarak topraklarını genişletmişlerdir. Danişmentlilerle birlik olup Haçlılara karşı başarılı savaşlar yapmışlardır. Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Süleyman Şah, Gürcüler üzerine çıktığı sefere Saltuk Beyi Alâattin Melik Şahı da davet etmiştir. Ancak, Alâattin Melik Şah bu sefere katılmayı kabul etmeyince, Rükneddin Süleyman Şah, 1202'de Erzurum'u alarak Saltuklular Beyliği'ne son vermişdir. Osmanlılarla birlikte bir çok taht kavgaları yaşanmıştır.
Rapor Et
Eski 21 Kasım 2010, 13:05

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya kardeşim lütfen çoooook kısa bilgiler veremez misiniz ya?
Rapor Et
Eski 2 Mayıs 2011, 11:29

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
offffff saltuklularla ilgili acil bilgiii lazımm mimari eserleriyle ilgili yanlızz ben cansuuu
Rapor Et
Eski 2 Mayıs 2011, 11:29

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#8 (link)
cansu misafir
Ziyaretçi
cansu misafir - avatarı
of aci,l saştuklular eserlri lazım
Rapor Et
Eski 29 Kasım 2011, 10:26

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bu çoooooooooooooooooook uzun bunu kim okuyordur anlamıyorum biraz daha kısa olabilirmi ? lütfeeeeeeeeeeeen !!!!!!!
Rapor Et
Eski 27 Aralık 2011, 16:26

Saltuklular hakkında bilgi verebilir misiniz?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bence çok uzun alın size kısa olanı

anadoluda kurulan ilk türk beyliğidir
bu beylik erzurum merkez olmak üzeerre kuruldu saltukllular önemli eserler bırakmışlardır........................................
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.361 saniyede (85.61% PHP - 14.39% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 11:44
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi