PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Kan bağışının toplum ve veren kişi için faydaları ve önemi nelerdir?
1 23
«Önceki KonuSonraki Konu»
webwebweb12:11, 27 Mayıs 2009 
kan bağışının toplum için önemi,kan veren için önemi nedir??
En iyi cevap ğpoğilşi tarafından gönderildi

kan vermenin önemi
Benzer Konular:
Etiketler:
  • kan bagisinin hastalara faydasi
  • kan bagisinin onemi ve faydalari
  • kan vermenin onemi ve faydalari
Cevap
fadedliver12:20, 27 Mayıs 2009 
Siz ya da bir yakınınız.. Veya bir başkası... örneğin dünyaya gözlerini yeni açmış, henüz hiç birşeyden habersiz bir bebek... Daha okula bile başlamamış, minik bir yavrucak.. Nişanı yeni yapılmış ve düğün hazırlıkları içinde olan genç bir kız... Askerden yeni dönmüş, ailesine kavuşacak bir adam düşünün. Bir kaza oldu, ya da bir hastalığa yakalandı.
Hasta yatağında bir damla kana acil ihtiyacı olan ve kısa bir sure içerisinde bulunamaz ise tüm umutları, yarınları bitecek olan birini, hayata, dostlarına hoşçakalın diyebilecek bir fırsatı bile olmayan birini düşünebiliyor musunuz?
Sizi duyarlı olmaya davet ediyoruz! Toplumumuzda bir damla acil kana ihtiyacı olan, yarına umutla bakmak ve gülmek belki de tekrar eskisi gibi mutlu olmak isteyen bir çok insan var.
Acil kan ihtiyacı olan insanlara yardım etmek için lütfen bu mesajı önemseyin! Kan vermeye sıhhi bir engeliniz yoksa kan verin. Acil kan duyurularında bulunan kimselere yardımcı olun, Yarınlara umut olun. Can verin. Hayat verin! Bir yaşamın umudu olun!.

Kan Vermenin Faydaları

*Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
*Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
*Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
*Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
*Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
*Kan bağışçısı her kan verdiğinde:
AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz
Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.
*Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.

Sürekli ve düzenli kan bağışlayanlara:

10 bağışta Bronz Madalya
25 bağışta Gümüş Madalya
35 bağışta Altın Madalya
40 bağışta Plaket verilerek taltif edilir

Kimler kan verebilir?

Donör: Kan bağışı yapan kişi.
Yaş: 18 - 65 yaşları arasında olan her sağlıklı kişi kan verebilir.
Sıklık: Erkekler,en sık 2 ayda bir; kadınlar ise, en sık 3 ayda bir olmak üzere ve yılda toplam 4 üniteyi geçmemek koşuluyla kan verebilirler.
Vücut Ağırlığı: 50 kg'ın üzerinde olan herkes kan bağışı yapabilir.
Miktar: Bağışlanan kan standart olarak 450 mL'dir. İnsan vücudunda toplam 5000-6000 mL kan olduğu düşünülürse, bu miktar, toplam kan hacminin sadece % 7,5-9' u kadardır.Kan bağışını takiben, eksilen sıvı hacmi, damar dışındaki sıvının, damar içine geçmesiyle saatler içerisinde karşılanır. Hücrelerin yenilenmesi süreci ise, 2 ay kadardır. Düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine bir çok yararı mevcuttur.
Anemi: Kansızlık, elbetteki kan bağışı için engeldir. Günlük yaşamın olağan sayılabilecek ve çoğunlukla psikolojik kaynaklı olan halsizlik, bitkinlik gibi durumlar, anemi olarak algılanmamalıdır. Anemi tanısı, kan testleriyle yapılmaktadır. Kan bağışı için kriter hemoglobin değeridir..
Saklama: Kanın saklanma süresi, torba içindeki antikoagülan solüsyonun niteliğine bağlıdır. Bugün kullanılmakta olan torbalarda bu süre 35-42 gündür.Bu süre, kanın tüketimi için fazlasıyla yeterli bir depolama süresidir.
Sterilite: Kan torbaları, tek kullanımlık ve steril olarak imal edilmektedir. Bu sebeple, kan bağışı sırasında donöre herhangi bir hastalık bulaştırılması söz konusu değildir.
Yan Etki: Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkileri yoktur.
İlaç Kullanımı: Almış olduğunuz ilaçlar, kanınıza geçmektedir. Bu ilaçlardan bazıları kan bağışı yapmaya engel teşkil eder.Kan bağışından önce, eğer sağlığınız açısından mecbur değilseniz, ilaç almayınız. Almak durumundaysanız, kan verip veremeyeceğinizi kan merkezi doktorlarımıza danışabilirsiniz.

1. Aspirin kullanımı: Kan bağışına engel değildir. Sadece, trombosit amaçlı kal alımında veya tromboferezde dikkat edilmelidir.
2. Tegison (Sedef hastalığında kullanılan bir ilaç) kullananlar, ilacı kestikten 3 yıl sonra kan verebilir.
3. Accutan veya benzeri retinoik asit türevi ilaçları kullananlar, ilacı bıraktıktan 4 hafta sonra gönüllü donör olabilir.
4. Faktör konsantresi kullananlar, donör olamazlar.
Tansiyon: Sistolik kan basıncı 180 mmHg'yı, diastolik kan basıncı ise, 100 mmHg'yı aşmamalıdır

Ben bir çok kere kan bağışında bulundum arkadaşlar, özellikle benim kan grubumda olan insanların kanlarına çok ihtiyaç oluyormuş ( 0 rh -) belki inanmazsınız ama insana ruhende bir rahatlama geliyor kan bağışında bulunurken..kim bilir belkide birilerinin sönmek üzere olan hayatlarına ışık olabilme ihtimali olduğu içindir bu rahatlama..her hangi bir rahatsızlığı olmayan kan vermeye müsait olan insanlar bence mutlaka kan bağışında bulunmalı...,
kaynak
Cevap
fadedliver12:21, 27 Mayıs 2009 
Kimler kan verebilir?
Donör: Kan bağışı yapan kişi.
Yaş: 18 - 65 yaşları arasında olan her sağlıklı kişi kan verebilir.
Sıklık: Erkekleren sık 2 ayda bir; kadınlar ise en sık 3 ayda bir olmak üzere ve yılda toplam 4 üniteyi geçmemek koşuluyla kan verebilirler.
Vücut Ağırlığı: 50 kg'ın üzerinde olan herkes kan bağışı yapabilir.
Miktar: Bağışlanan kan standart olarak 450 mL'dir. İnsan vücudunda toplam 5000-6000 mL kan olduğu düşünülürse bu miktar toplam kan hacminin sadece % 75-9' u kadardır.Kan bağışını takiben eksilen sıvı hacmi damar dışındaki sıvının damar içine geçmesiyle saatler içerisinde karşılanır. Hücrelerin yenilenmesi süreci ise 2 ay kadardır. Düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi aksine bir çok yararı mevcuttur.
Anemi: Kansızlık elbetteki kan bağışı için engeldir. Günlük yaşamın olağan sayılabilecek ve çoğunlukla psikolojik kaynaklı olan halsizlik bitkinlik gibi durumlar anemi olarak algılanmamalıdır. Anemi tanısı kan testleriyle yapılmaktadır. Kan bağışı için kriter hemoglobin değeridir..
Saklama: Kanın saklanma süresi torba içindeki antikoagülan solüsyonun niteliğine bağlıdır. Bugün kullanılmakta olan torbalarda bu süre 35-42 gündür.Bu süre kanın tüketimi için fazlasıyla yeterli bir depolama süresidir.
Sterilite: Kan torbaları tek kullanımlık ve steril olarak imal edilmektedir. Bu sebeple kan bağışı sırasında donöre herhangi bir hastalık bulaştırılması söz konusu değildir.
Yan Etki: Kan bağışının kilo aldırma zayıflatma halsiz bırakma kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkileri yoktur.
İlaç Kullanımı: Almış olduğunuz ilaçlar kanınıza geçmektedir. Bu ilaçlardan bazıları kan bağışı yapmaya engel teşkil eder.Kan bağışından önce eğer sağlığınız açısından mecbur değilseniz ilaç almayınız. Almak durumundaysanız kan verip veremeyeceğinizi kan merkezi doktorlarımıza danışabilirsiniz.
1. Aspirin kullanımı: Kan bağışına engel değildir. Sadece trombosit amaçlı kal alımında veya tromboferezde dikkat edilmelidir.
2. Tegison (Sedef hastalığında kullanılan bir ilaç) kullananlar ilacı kestikten 3 yıl sonra kan verebilir.
3. Accutan veya benzeri retinoik asit türevi ilaçları kullananlar ilacı bıraktıktan 4 hafta sonra gönüllü donör olabilir.
4. Faktör konsantresi kullananlar donör olamazlar.
Tansiyon: Sistolik kan basıncı 180 mmHg'yı diastolik kan basıncı ise 100 mmHg'yı aşmamalıdır.

Hastalıklar: Yine bazı hastalıklar da ilaçlar gibi kan bağışına sürekli veya belli bir dönem için engel oluşturmaktadır. Bu hastalıklara ilişkin bazı bilgiler aşağıda belirtilmiştir.( Aşağıda olmayan hastalıklar için kan merkezlerinden bilgi alabilirsiniz.)




Kimler kan veremez?
1. Hepatit B (Hiçbir zaman kan veremezler)
2. Hepatit C (Hiçbir zaman kan veremezler)
3. AIDS (Hiçbir zaman kan veremezler)
4. Sıtma (Tedavinin sağlanmasından 3 yıl sonradan itibaren kan verebilirler)
5. Frengi geçiren hastalar iyileşmeden 1 yıl sonra kan verebilirler.
6. Creutzfeldt-Jacob hastalığı olanlar hiçbir zaman kan veremez.
7. Chagas Hastalığı ( Alınan kan sadece fraksinasyon amaçlı kullanılabilir)
8. Tüberküloz (Tedavinin sağlanmasından 5 yıl sonra kan verebilirler)
9. Diabet (İlaç kullanmayan veya ilaç kullandığı halde kan şekeri regüle edilmiş olanlar kan verebilir)
10. Anemi (Anemi teşhisi konmuş kişiler kan bağışçısı olamazlar)
11. Gebeler kan veremez. Doğum veya gebeliğin sonlan(dırıl)masından 6 hafta sonra kan verebilirler.
12. Koroner kalp hastalığı angina pektoris ciddi kardiyak aritmi serebrovasküler hastalıklar arteriyal tromboz veya rekküren venöz trombozu olan kişiler kan veremezler.
13. Allerji ( Astım hastaları kan veremez. Polen allerjisi olanlar ise sadece allerjileri oldukları dönemde kan veremezler.)
14. Otoimmün hastalığı olanlar kan veremezler.
15. Kanama diatezi (Kanama eğilimi) olanlar ömür boyu kan veremezler.
16. Bronşit (Kronik bronşit hastaları kan veremez)
17. Kronik nefrit ve pyelonefritli hastalar kan veremez. Akut glomerulonefrit geçirmiş olanlar ise iyileşmeden 5 yıl sonra bağış yapabilir.
18. Malign (Habis) hastalığı olanlar gönüllü donör olarak kabul edilmezler.
19. Brusella almış olanlar tam iyileşmeyi takiben iki sene sonra kan bağışı gönüllüsü olabilirler.
20. Epilepsi hastaları kan veremezler.
21. Osteomyelit geçirmiş hastalar tam düzelmeden 5 yıl sonra kan verebilirler.
22. Cerrahi: Büyük ameliyatlardan sonra 6 ay boyunca kan bağışı alınmaz.Mide rezeksiyonu geçirenler ise hiçbir zaman donör olamazlar.
23. Transfüzyon: Kan veya kan ürünü alan donörler 1 yıl boyunca kan veremezler.
24. Attenüe virus aşısı yapılmış olanlar 3 hafta kan veremez.( Su çiçeği sarı humma kızamık kızamıkçık oral polio kabakulak)
25. Ölü bakteri aşısı olanlar 5 gün donör olamazlar.( Kolera tifo antrax)
26. İnaktif virus aşısı ve toxoid alanlar ise 3 gün kan veremezler ( Polio-injeksiyon influenza rabies difteri tetanoz)
Kan Bağışı nasıl yapılır?
Kan merkezine gelen gönüllüler yani donörler ilk olarak donör formunu doldurur. Bu form kişinin donör olup olamayacağını anlamaya yönelik bazı sorulardan oluşmaktadır. Formun ikinci sayfasında ise kişiye ait kimlik adres ve bağış bilgileri bulunmaktadır. Donör olabilmek için gerekli koşullardan biri Hemoglobin düzeyinin istenilen değerlere sahip olmasıdır. Toplumumuzda oldukça sık rastlanan anemi hastalığı yani kansızlık elbetteki kan bağışı için en sık karşılaşılan engeldir. Erkeklerde 135 g/dL'nin kadınlarda ise125 g/dL'nin üzerindeki hemoglobin değerleri donör olunması için yeterlidir. Bu testler kan merkezlerinde Bakır Sülfat Solüsyonu kullanılarak yapılmaktadır.
Kişinin hemoglobin düzeyi kan bağışı için uygunsa arteriyal tansiyon ölçümüne geçilir. Sistolik tansiyon 180 mmHg'nın diyastolik tansiyon ise 100 mmHg'nın üzerinde olmadığı sürece kan bağışı yapılabilir. Kan alma yatağına uzanan gönüllü donörler kan alımı için uygun bir damar belirlenir ve antiseptik bir solüsyonla içten dışa doğru dairesel olarak cilt temizliği yapılır. Antiseptik solüsyonun etkinliğini sağlayabilmesi için kuruması beklenmelidir. Bu süre kullanılan sıvıya bağlıdır ancak genellikle 30-45 sn kadar beklemek yeterli olur. Ardından sterilite şartlarını bozmamak kaydıyla damara girilir.
İğnenin damara sokulmasıyla birlikte kan torbası dolmaya başlar. Torba içindeki antikoagülan sıvı ile kanın iyice karışması sağlanmalıdır. Bu işlem manuel olarak yapılabileceği gibi otomatik kan alma cihazları ile daha sağlıklı olarak gerçekleştirilebilir.
Kan alma işlemi yaklaşık olarak 6-10 dakika kadar sürer. Bu süre komponent imalatı açısından önemlidir. İğnenin damardan çıkarılmasınından sonra cilt bölgesi tekrar dezenfekte edilir ve steril bir gazlı bezle kapatılır. Donörün birkaç dakika kompres yapması sağlanır. Kan torbasının seti kapatıldıktan sonra iğneye doğru olan kısım kesilir. Setin bu kısmından alınan kan örneği test çalışmalarında kullanılır. İğne kısmı da kesilerek setten ayırılır.

Kan Vermenin Faydaları
  • Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip kan yapımı canlı tutulur. Verilen kanın yerine anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için bağışçı daha dinç ve canlı olur.Kandaki yüksek yağ oranı düşer. Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır. Kan bağışlayan kişide baş ağrısı stres yüksek tansiyon yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
  • Kan bağışçısı her kan verdiğinde:
    AIDS Hepatit B Hepatit C Sifiliz
    Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.
  • Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.
Cevap
popğjh12:22, 27 Mayıs 2009 
kan bağışının toplum için faydaları
Cevap
ğpoğilşi15:03, 27 Mayıs 2009 
kan vermenin önemi
Cevap
Misafir18:18, 6 Aralık 2009 
kan vermeninm toplum açısından önemi nerdir????????????????
Cevap
Misafir09:55, 26 Şubat 2010 
kan veren kişide bulunan özellikler?
yaş 18-65 yaş araları

50 kl nun üzerinizde olmanız gerekir en önemli etkenlerden dir
Cevap
Misafir17:24, 21 Mart 2010 
kan bağışının hastalara faydası nelerdir bir türlü bilgisayardan cevap soru bulamadım
Cevap
Misafir14:18, 2 Aralık 2010 
Kan bağışının insan vücudu ve toplumsal açıdan önemi nedir?
kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir.Vücuttaki kan hiçbir zaman değişmez.Sürekli aynı kanı kullanırız.Eğer kan verir isek vücut yeni kan üretir.Ve bu vücut için yararlıdır.Ayrıca kan verdiğimiz kişileri düşünün..Her yıl yüzlerce insan ölüyor.Bu insanlar kan bekliyor.Kan vermek hem bizim sağlığımız hem kan bekleğen kişilerin hayatları bakımından çok önemlidir

-KAN BAĞIŞININ ÖNEMİ-

”Kanamalı bir hastada ya da büyük bir ameliyatta 6-8 ünite kana ve 4-5 ünite taze donmuş plazmaya ihtiyaç vardır. Problemli gebelik dönemi geçiren ya da kanamalı hamile bir kadının yaşamını sürdürebilmesi için kan ve kan ürünlerine gereksinim duyar. Hayatları boyunca kan ve kan ürünlerini almak zorunda olan hemofili ve talesemi hastaları sizlerin kan bağışınızı bekliyor. Yenidoğan ve kanın değişmesi için çok taze kana ihtiyacı olan bebekler sizin kanınızı bekliyor. Ağır böbrek hastalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için kan ve kan ürünlerine ihtiyaçları var. Kan yapılamayan tek ilaçtır. Bir gün siz de kan ve ürünlerine gereksinim duyabilirsiniz. Bağışladığınız her kanla ücretsiz olarak kan grubu tespit edilerek, hepatit B, hepatit C, frengi ve AIDS testleri de yapılmaktadır.”

Kan Vermenin Faydaları

* Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
* Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
* Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
* Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
* Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
* Kan bağışçısı her kan verdiğinde: AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.
* Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır.

Kimler kan verebilir?

Donör: Kan bağışı yapan kişi.
Yaş: 18 – 65 yaşları arasında olan her sağlıklı kişi kan verebilir.
Sıklık: Erkekler,en sık 2 ayda bir; kadınlar ise, en sık 3 ayda bir olmak üzere ve yılda toplam 4 üniteyi geçmemek koşuluyla kan verebilirler.
Vücut Ağırlığı: 50 kg’ın üzerinde olan herkes kan bağışı yapabilir.
Miktar: Bağışlanan kan standart olarak 450 mL’dir. İnsan vücudunda toplam 5000-6000 mL kan olduğu düşünülürse, bu miktar, toplam kan hacminin sadece % 7,5-9′ u kadardır.Kan bağışını takiben, eksilen sıvı hacmi, damar dışındaki sıvının, damar içine geçmesiyle saatler içerisinde karşılanır. Hücrelerin yenilenmesi süreci ise, 2 ay kadardır. Düzenli aralıklarla yapılan kan bağışının sağlık açısından herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, aksine bir çok yararı mevcuttur.
Anemi: Kansızlık, elbetteki kan bağışı için engeldir. Günlük yaşamın olağan sayılabilecek ve çoğunlukla psikolojik kaynaklı olan halsizlik, bitkinlik gibi durumlar, anemi olarak algılanmamalıdır. Anemi tanısı, kan testleriyle yapılmaktadır. Kan bağışı için kriter hemoglobin değeridir..
Saklama: Kanın saklanma süresi, torba içindeki antikoagülan solüsyonun niteliğine bağlıdır. Bugün kullanılmakta olan torbalarda bu süre 35-42 gündür.Bu süre, kanın tüketimi için fazlasıyla yeterli bir depolama süresidir.
Sterilite: Kan torbaları, tek kullanımlık ve steril olarak imal edilmektedir. Bu sebeple, kan bağışı sırasında donöre herhangi bir hastalık bulaştırılması söz konusu değildir.
Yan Etki: Kan bağışının, kilo aldırma, zayıflatma, halsiz bırakma, kaşıntı ve bağımlılık gibi yan etkileri yoktur.
İlaç Kullanımı: Almış olduğunuz ilaçlar, kanınıza geçmektedir. Bu ilaçlardan bazıları kan bağışı yapmaya engel teşkil eder.Kan bağışından önce, eğer sağlığınız açısından mecbur değilseniz, ilaç almayınız. Almak durumundaysanız, kan verip veremeyeceğinizi kan merkezi doktorlarımıza danışabilirsiniz.

1. Aspirin kullanımı: Kan bağışına engel değildir. Sadece, trombosit amaçlı kal alımında veya tromboferezde dikkat edilmelidir.
2. Tegison (Sedef hastalığında kullanılan bir ilaç) kullananlar, ilacı kestikten 3 yıl sonra kan verebilir.
3. Accutan veya benzeri retinoik asit türevi ilaçları kullananlar, ilacı bıraktıktan 4 hafta sonra gönüllü donör olabilir.
4. Faktör konsantresi kullananlar, donör olamazlar.
Tansiyon: Sistolik kan basıncı 180 mmHg’yı, diastolik kan basıncı ise, 100 mmHg’yı aşmamalıdı
Cevap
Misafir17:03, 21 Aralık 2010 
Kan alan kişide ne gibi değişiklikler olur?
Cevap
1 23
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Toplum için bilimin önemi nedir?
Organ bağışının önemi nedir?
Çevre temizliğinin birey ve toplum için önemi nedir?
Çocuk doktorluğunun toplum için önemi nedir?
Aile ve toplum hayatının önemi ile ilgili ayetler nelerdir?