Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Hz. Muhammed'in merhametini anlatan hikaye örnekleri verir misiniz?

Gösterim: 77013 | Cevap: 22
  • hz muhammed hikayeleri
  • hz muhammedin hikayeleri
  • hz muhammedin merhametli olusu
yabancı_yakamoz
Cevaplanmış   |    31 Mayıs 2009 12:37   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Hz. Muhammed'in merhametini anlatan hikaye örnekleri verir misiniz?

cevaplarınızdan dolayı teşekkür ederim
yabancı_yakomoz
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

Hz. Muhammed herkese karşı sevgi ve merhametle doluydu. Arkadaşlarını çok sever kendisine düşmanlık edenlere

bile merhamet gösterirdi.

Hazreti Muhammed’in yüreği şefkat,merhamet ve insan sevgisi ile doluydu.İnsanlara sevgi ve şefkatle yaklaşır, düşmanlarına bile beddua etmezdi.

Yaşlılara,çocuklara, yoksullara her zaman sevgi ve şefkat gösterirdi.O’nun bu özelliği hakkında Kuran’da şöyle denmektedir:



“And olsun,size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki,sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir.O,size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe,128)



Ayet,Peygamberimizin,zorluk ya da ıstırap içinde gördüğü kişiler karşısındaki durumunu sade bir dille anlatır.Sizi inciten ve size sıkıntı veren her şey Peygamberi incitir Çünkü O,

. sizin ıstırabınızı kendi ıstırabı,sizin güçlüklerinizi kendi güçlüğü bilir.

Hazreti Muhammed,çocukları çok sever,onlara daima ilgi gösterir,onlara şefkat ve merhametle yaklaşırdı. Çocuklara değer verir,zaman zaman onlarla şakalaşırdı.

Bir gün,bir çocuğun bahçedeki hurmaları taşlayarak düşürdüğünü ve yediğini gördü.Çocuğu çağırdı ve sordu: “Niçin taş atıyorsun?”Çocuk; “Hurma yemek için;canım çok hurma yemek istedi.” diye cevap verdi.Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, “Yavrum!Sakın taş atarak hurmaları düşürme,sadece yere düşenleri al ve ye” dedi.

Medine’de kıtlık olduğunda aç bir adam,izin almadan kendisine ait olmayan bir bahçeye girmiş,birkaç hurma yedikten sonra,biraz da torbaya koymuştu.

Bahçe sahibi onu yakalamış ve ona çok kötü davranmıştı.Adam,Peygamber Efendimize gelerek bahçe sahibinden yakındı.Hazreti Muhammed,bahçe sahibine; “O,cahildi;sen ona öğretmeliydin. O,açtı; sen ona merhamet edip onu doyurmalıydın” dedi.



Bir gün sahabeden bazıları,müşriklerin işkencelerine dayanamayıp Peygamberimize gelir ve O’ndan müşrikler için beddua etmesini isterler.Bunun üzerine,Peygamber Efendimiz:



“Ben dünyaya beddua etmek üzere gönderilmedim,ben sadece rahmet olarak gönderildim” buyurur.

Hazreti Muhammed’in şefkat ve merhameti yalnızca insanlara yönelik değildi.O,tüm canlılara karşı merhametliydi.

O,hayvanlara fazla yük yüklenmemesini isterdi.Hayvanların dövülmesini,onları dövüştürerek eğlenilmesini hoş karşılamazdı


fadedliver
31 Mayıs 2009 13:43   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
6. Hz. Muhammed (s.a.v.) Merhametliydi.

Şefkat ve merhamet insanı yücelten ulvî duygulardandır. Merhametin gücü şiddet ve öfkenin gücünden her zaman üstün gelmiştir. Dünya sevgi ve merhamet üzerine kuruludur. Allah’ın 99 güzel isminden biri Rahman biri Rahimdir; her ikisi de O’nun ne kadar çok merhametli olduğunu anlatır. Merhametin kaynağı olan Yüce Rabbimiz, bize elçi olarak gönderdiği peygamberinin kalbini de merhametle doldurmuş ve ona:
“–Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107)
buyurmuştur.
Daha önce, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) başarılı olmasının sırlarından biri, onun güvenilir biri olmasıydı demiştik. Başarısının bir başka sırrını da Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim’inde şöyle açıklıyor:
“–...ve (Ey Peygamber!) senin izleyicilerine yumuşak davranman Allah’ın rahmetinin bir eseriydi. Çünkü, eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, doğrusu senden koparlardı. Artık onları hoş gör ve bağışlanmaları için dua et.” (Âl-i İmran, 159)
Gerçekten de Hz. Muhammed’in (s.a.v.) insanlara merhametle yaklaşımı, kırıcı ve sert davranmaması, onları kopması mümkün olmayan bağlarla kendine bağlamıştı.
Peygamberimiz o kadar merhametliydi ki Müslümanlara olmadık kötülükler yapan, eziyetler çektiren putperestleri bile, eline pek çok cezalandırma fırsatı geçmesine rağmen, affetmiş; onları yenip ortadan kaldırmaktansa kendine çekip kazanmayı hedeflemişti. Bedir Savaşında aldığı esirleri, Müslümanlara okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakmış, yıllar sonra Mekke’ye zaferle döndüğünde İslam’ın en azılı düşmanlarını affettiğini ilan etmiştir. Peygamberimizin gönlünden akan bu merhamet seline karşı, putperestlerin lideri olan Ebu Süfyan bile duyarsız kalamamış, sonunda o da şahadet kelimesini söyleyerek Müslüman olmuştur.
Kendisi hem yetim hem de öksüz olarak büyümüş olan ve bir çocuk için anne-baba hasretinin ne demek olduğunu çok iyi bilen Peygamberimiz özellikle öksüz ve yetimlerin üzerine titrerdi. O şöyle derdi:
“–Kim bir fakir aile veya kimsesiz çocuk bırakırsa onu bize (Allah ve Resulüne) bırakmıştır.”
“–Merhamet etmeyene (Allah tarafından) merhamet edilmez.”
Rahmet Peygamberi, sadece insanlara değil, diğer canlılara da merhametle davranılmasını isterdi. Yük hayvanlarına gücünün üstünde yük vurulmamasını emrederdi. Daha önce yaşamış toplumlardan bir kadının, bir kediyi hapsederek açlıktan ölmesine sebep olduğu için cehennemlik; bir adamın da susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe, kuyuya inerek ayakkabısıyla su çıkarıp ona içirdiği için cennetlik olduğunu anlatır, hayvanlara karşı merhametli olmalarını çevresindekilere emrederdi.
Anlatım: Dr. Ali Kuzudişli
AriThmetiCs ve şirin bu mesajı beğendi.
fadedliver
31 Mayıs 2009 13:44   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Hz. Muhammed herkese karşı sevgi ve merhametle doluydu. Arkadaşlarını çok sever kendisine düşmanlık edenlere

bile merhamet gösterirdi.

Hazreti Muhammed’in yüreği şefkat,merhamet ve insan sevgisi ile doluydu.İnsanlara sevgi ve şefkatle yaklaşır, düşmanlarına bile beddua etmezdi.

Yaşlılara,çocuklara, yoksullara her zaman sevgi ve şefkat gösterirdi.O’nun bu özelliği hakkında Kuran’da şöyle denmektedir:



“And olsun,size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki,sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir.O,size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe,128)



Ayet,Peygamberimizin,zorluk ya da ıstırap içinde gördüğü kişiler karşısındaki durumunu sade bir dille anlatır.Sizi inciten ve size sıkıntı veren her şey Peygamberi incitir Çünkü O,

. sizin ıstırabınızı kendi ıstırabı,sizin güçlüklerinizi kendi güçlüğü bilir.

Hazreti Muhammed,çocukları çok sever,onlara daima ilgi gösterir,onlara şefkat ve merhametle yaklaşırdı. Çocuklara değer verir,zaman zaman onlarla şakalaşırdı.

Bir gün,bir çocuğun bahçedeki hurmaları taşlayarak düşürdüğünü ve yediğini gördü.Çocuğu çağırdı ve sordu: “Niçin taş atıyorsun?”Çocuk; “Hurma yemek için;canım çok hurma yemek istedi.” diye cevap verdi.Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, “Yavrum!Sakın taş atarak hurmaları düşürme,sadece yere düşenleri al ve ye” dedi.

Medine’de kıtlık olduğunda aç bir adam,izin almadan kendisine ait olmayan bir bahçeye girmiş,birkaç hurma yedikten sonra,biraz da torbaya koymuştu.

Bahçe sahibi onu yakalamış ve ona çok kötü davranmıştı.Adam,Peygamber Efendimize gelerek bahçe sahibinden yakındı.Hazreti Muhammed,bahçe sahibine; “O,cahildi;sen ona öğretmeliydin. O,açtı; sen ona merhamet edip onu doyurmalıydın” dedi.



Bir gün sahabeden bazıları,müşriklerin işkencelerine dayanamayıp Peygamberimize gelir ve O’ndan müşrikler için beddua etmesini isterler.Bunun üzerine,Peygamber Efendimiz:



“Ben dünyaya beddua etmek üzere gönderilmedim,ben sadece rahmet olarak gönderildim” buyurur.

Hazreti Muhammed’in şefkat ve merhameti yalnızca insanlara yönelik değildi.O,tüm canlılara karşı merhametliydi.

O,hayvanlara fazla yük yüklenmemesini isterdi.Hayvanların dövülmesini,onları dövüştürerek eğlenilmesini hoş karşılamazdı


AriThmetiCs bu mesajı beğendi.
fadedliver
31 Mayıs 2009 13:44   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik "
( Kuranı Kerim: 21/107 )

Ebu Hureyre'nin rivayetine göre bazı insanlar Rasulullah'a@ gelerek müşriklere beddua etmesini rica ettiler. Bunun üzerine Rasulullah hırsla, " Ben dünyaya beddua etmek için gönderilmedim; ben yalnız rahmet olarak gönderildim' buyurmuştur. Ebu Hureyre'nin başka bir rivayetine göre Rasulullah@ şöyle demiştir: " İnanmadıkça Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de inanmış (mümin) olamazsınız. Yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim:Kendi aranızda herkese selam veriniz'

Yine Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Rasulullah@: " Müminlerin birbirine karşı göstereceği altı hususiyet vardır. Bunlardan sonuncusu, bir müslüman hapşırdığında 'Allah'ın rahmeti üzerine olsun (Yerhemükullah)' denmesi, müslümanın yüzüne karşı veya gıyabında samimi davranılmasıdır demiştir"

Allah Resulü Muhammed@ örnek şahsi hayatıyla sevgi ve merhameti öğretmiştir. Cabir b. Abdullah'ın rivayetine göre Rasulullah : " Allah, başkalarına merhamet etmeyene merhamet etmez ' buyurmuştur

Ebu Musa el-Eşari'nin rivayetine göre Rasulullah@ : " Müminler parçaları birbirini tamamlayan bina gibidir' buyurduktan sonra parmaklarını iç içe sokarak, " Cennet'te bulunanlar üç kısımdır. Biri: Merhamet sahibi, akraba ve müslümanlara müşfik olandır ' demiştir.

Abdullah b. Amr' ın rivayet ettiğine göre Rasulullah c şöyle demiştir: " Merhametli olanlar, Rahim olanın göstereceği rahmete mazhar olurlar. Siz dünyadakilere merhamet gösterirseniz, Rabbiniz olan Allah da size merhamet gösterecektir' İbni Abbas'ın rivayetine göre Rasulullah@: " Küçüklerimize merhamet büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir ' buyurmuştur ( Siret Ans. 1/51, Mişkat'den )

Münafıklar ve Medine yahudileri, Rasulullah@ ve onun getirdiği dini küçük düşürmek için azami gayret sarf etmiş ve hatta İslam düşmanlarıyla birlikte, yeni kurulmuş olan Medine Devleti'ni yıkıp liderini öldürmek için planlar yapmışlardır. Rasulullah onlara yine de merhamet göstermiş ve hiçbir zaman sertlikle muamele etmemiştir. Hz. Ömer'in rivayet ettiğine göre, Rasulullah şöyle demiştir: " Allah'ın kulları arasında ne peygamber, ne de şehid olan, fakat Kıyamet Günü'nde Peygamberler ve şehidlerce arzu edilen insanlar vardır" Rasulullah 'a kimler olduğu sorulduğunda, " Allah Rızası için birbirini seven ve akraba veya ortak mülk sahibi olmadığı halde birbirine hediye verenlerdir ' dedikten sonra şu ayeti okumuştur:" İyi bilin ki Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de " ( 10: 62 )

Ebu Zerr'in rivayetine göre: " Cennet'te üzerinde açık kapılı yıldız gibi parlayan zümrüt odaların bulunduğu yakut sütunlar vardır ' diyen Rasulullah 'a orada kimlerin oturacağı sorulması üzerine: " Allah için birbirini seven, Allah için bir arada oturan ve Allah için birbirini ziyaret edenler' cevabını vermiştir." ( Siret Ans. 1/51, Mişkat'den )

" İyilik ve kötülük bir değildir. Sen fenalığı en güzel şekilde sav. 0 zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sıcak bir dost oluvermiştir " (41: 34)

Allah Resulü'nün@ başka bir büyük hasletlerinden birisi de, şahsi sebeplerden ötürü hiç kimseden intikam almaması ve azılı düşmanlarını dahi affetmesidir. Hz. Aişe'nin söylediğine göre Rasulullah, kimseden kendi namına intikam almamıştır. Yine Hz. Aişe'nin anlattığına göre, Rasulullah@ , hiçbir zaman yakışıksız veya müstehcen sözü ağzına almaz, sokakta yüksek sesle konuşmaz, kötülüğe kötülükle karşılık vermez, buna karşılık bağışlar, affederdi. Kureyşliler onu tekdir ettiler, alay ettiler, hakir gördüler, sataştılar, saldırdılar, sövdüler. Medine'ye hicret ettiğin de Rasulullah 'ı öldürmeye çalıştılar. Ona karşı birçok savaş açtılar. Fakat o, 10.000 kişilik bir orduyla Mekke'ye muzaffer olarak girdiğinde hiç kimseden intikam almadı. Herkesi affetti. Birçok savaşta yer alan can düşmanı Ebu Süfyan ve evinde bulunanlar dahi bağışladı.

Resulullah'ın@ İslam'a davet gayesiyle şehirlerini ziyaret ettiğinde onu taşlatan Taif in önderleri de affedilmiştir. Medineli münafıkların lideri Abdullah b. Ubey de bağışlandı ki o, hayatı boyunca Rasulullah@ ve İslam'a karşı çalışmış, dinine engel olabilme amacıyla Rasulullah'ın@ itibarını düşürmek yolunda her fırsatta tevessül etmiştir Uhud Savaşında 300 taraftarını geri çekerek müslümanların adeta belkemiğini kırmıştır

İslam Peygamberi ve müslümanlara karşı hasmane hareket ve entrikalara girişmişti Rasulullah'ın hanımı Hz. Aişe hakkındı iftira atarak Rasulullah'ı@ yandaşlarıyla birlikte gözden düşürmek amacıyla "ifk' hadisesini ortaya atan da oydu. Allah, Kur'an'da cevap vermektedir: " 0 yalan haber uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayınız. Bilakis o sizin için hayırlı olmuştur. Onlardan her birine kazandığı günah ( karşılığı ceza ) vardır. İçlerinden elebaşılık yapana da büyük azap vardır." ( 24:11 )

Esved oğlu Habir de İslam'ın ve Resulullah'ın@ azılı düşmanlarındandır. Resulullah'ın@ kızı Zeyneb'e acı çektirmiştir.. Zeynep hamileydi ve Medine'ye hicret ediyordu. Mekkeli müşrikler ona engel oldular ve Esved oğlu Habir, Zeyneb'i kasten aşağıya attı. Zeyneb fena yaralanmıştı ve çocuğunu düşürdü. Habir bunun gibi pek çok suç işlemişti. Mekke'nin fethinden sonra İran'a kaçmak istediyse de, daha sonra Resulullah'a@ geldi. Resulullah'@ onu affetti.

Düşmandan intikam almak normal olarak görülen tabii bir uygulamadır. Fakat Peygamber@ hiçbir zaman intikam almamıştır. Bütün düşmanlarını affetmiş, onlara şeref ve değer vermiştir. Rasulullah@: " Rabbim bana, intikam alacak gücüme rağmen düşmanlarımı affetmemi; benimle ilişkisini kesenle görüşmemi ve beni mahrum bırakana vermemi emretmiştir' demiştir. Rasulullah risalete kadar dahi hiç intikam peşinde koşmamış, aksine dua etmiş ve affetmiştir. (9: 84); fakat peygamberliğinden itibaren düşmanlarına beddua bile etmemiştir.

Uhud savaşında dört dişi kırılmış, baş ve yüzünden yaralanmıştı. Ashabı keder ve hırs içindeyken ondan düşmanlarına beddua etmesini istemişlerdi. Onlara da, insanlara beddua etmek için değil, Allah'ın yoluna davet için gönderildiğini ifade etmiştir. Ve kendisini anlamayan halkının affı için Allah'a dua etmiştir. Zalimlerin, Kureyşlilerin saldırıları tahammül sınırını aştığı zaman ashabı Resulullah'dan @ onlar için beddua etmesini rica ettiklerinde Rasulullah şöyle dua etmiştir: " Ey Allah'ım! Halkımı affet, çünkü onlar cahiller '

Hamame, müslüman olunca Medine'den, Mekke'ye göndermekte olduğu tahılı kesti. Mekke'nin tahıl üretimi olmadığından tamamen onun gönderdiği tahıla bağlıydılar. Bu durum Mekkeliler için büyük bir tehlike ifadesiydi. Bizar ve şaşkınlık içinde Resulullah'a başvurdular. Rasulullah@, Hamame ye mektup yazarak Mekke'ye tahıl gönderilmesinin devamını sağladı. Oysa onlar, Mekke'de üç yıl müslümanlara boykot uygulayan, tek bir tahıl tanesi geçmesine izin vermeyenlerin bizzat kendileriydi. Ama o bütün bunları unuttu. Kendine ve diğer müslümanlara karşı işledikleri suçları ve yaptıkları zulmü affetti.

( siret Ans. 1/54 )
AriThmetiCs bu mesajı beğendi.
Misafir
22 Mart 2010 21:38   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Hz. Muhammet'insabırla ilgili kısa ve uzun hikayeler olsa super olurdu ödevim var ve ne yapcagımı bılmıyorum.
Misafir
2 Aralık 2010 16:23   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik "
( Kuranı Kerim: 21/107 )

Ebu Hureyre'nin rivayetine göre bazı insanlar Rasulullah'a@ gelerek müşriklere beddua etmesini rica ettiler. Bunun üzerine Rasulullah hırsla, " Ben dünyaya beddua etmek için gönderilmedim; ben yalnız rahmet olarak gönderildim' buyurmuştur. Ebu Hureyre'nin başka bir rivayetine göre Rasulullah@ şöyle demiştir: " İnanmadıkça Cennet'e giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de inanmış (mümin) olamazsınız. Yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim:Kendi aranızda herkese selam veriniz'

Yine Ebu Hureyre'nin rivayetine göre Rasulullah@: " Müminlerin birbirine karşı göstereceği altı hususiyet vardır. Bunlardan sonuncusu, bir müslüman hapşırdığında 'Allah'ın rahmeti üzerine olsun (Yerhemükullah)' denmesi, müslümanın yüzüne karşı veya gıyabında samimi davranılmasıdır demiştir"

Allah Resulü Muhammed@ örnek şahsi hayatıyla sevgi ve merhameti öğretmiştir. Cabir b. Abdullah'ın rivayetine göre Rasulullah : " Allah, başkalarına merhamet etmeyene merhamet etmez ' buyurmuştur

Ebu Musa el-Eşari'nin rivayetine göre Rasulullah@ : " Müminler parçaları birbirini tamamlayan bina gibidir' buyurduktan sonra parmaklarını iç içe sokarak, " Cennet'te bulunanlar üç kısımdır. Biri: Merhamet sahibi, akraba ve müslümanlara müşfik olandır ' demiştir.

Abdullah b. Amr' ın rivayet ettiğine göre Rasulullah c şöyle demiştir: " Merhametli olanlar, Rahim olanın göstereceği rahmete mazhar olurlar. Siz dünyadakilere merhamet gösterirseniz, Rabbiniz olan Allah da size merhamet gösterecektir' İbni Abbas'ın rivayetine göre Rasulullah@: " Küçüklerimize merhamet büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir ' buyurmuştur ( Siret Ans. 1/51, Mişkat'den )

Münafıklar ve Medine yahudileri, Rasulullah@ ve onun getirdiği dini küçük düşürmek için azami gayret sarf etmiş ve hatta İslam düşmanlarıyla birlikte, yeni kurulmuş olan Medine Devleti'ni yıkıp liderini öldürmek için planlar yapmışlardır. Rasulullah onlara yine de merhamet göstermiş ve hiçbir zaman sertlikle muamele etmemiştir. Hz. Ömer'in rivayet ettiğine göre, Rasulullah şöyle demiştir: " Allah'ın kulları arasında ne peygamber, ne de şehid olan, fakat Kıyamet Günü'nde Peygamberler ve şehidlerce arzu edilen insanlar vardır" Rasulullah 'a kimler olduğu sorulduğunda, " Allah Rızası için birbirini seven ve akraba veya ortak mülk sahibi olmadığı halde birbirine hediye verenlerdir ' dedikten sonra şu ayeti okumuştur:" İyi bilin ki Allah'ın dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de " ( 10: 62 )

Ebu Zerr'in rivayetine göre: " Cennet'te üzerinde açık kapılı yıldız gibi parlayan zümrüt odaların bulunduğu yakut sütunlar vardır ' diyen Rasulullah 'a orada kimlerin oturacağı sorulması üzerine: " Allah için birbirini seven, Allah için bir arada oturan ve Allah için birbirini ziyaret edenler' cevabını vermiştir." ( Siret Ans. 1/51, Mişkat'den )

" İyilik ve kötülük bir değildir. Sen fenalığı en güzel şekilde sav. 0 zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sıcak bir dost oluvermiştir " (41: 34)

Allah Resulü'nün@ başka bir büyük hasletlerinden birisi de, şahsi sebeplerden ötürü hiç kimseden intikam almaması ve azılı düşmanlarını dahi affetmesidir. Hz. Aişe'nin söylediğine göre Rasulullah, kimseden kendi namına intikam almamıştır. Yine Hz. Aişe'nin anlattığına göre, Rasulullah@ , hiçbir zaman yakışıksız veya müstehcen sözü ağzına almaz, sokakta yüksek sesle konuşmaz, kötülüğe kötülükle karşılık vermez, buna karşılık bağışlar, affederdi. Kureyşliler onu tekdir ettiler, alay ettiler, hakir gördüler, sataştılar, saldırdılar, sövdüler. Medine'ye hicret ettiğin de Rasulullah 'ı öldürmeye çalıştılar. Ona karşı birçok savaş açtılar. Fakat o, 10.000 kişilik bir orduyla Mekke'ye muzaffer olarak girdiğinde hiç kimseden intikam almadı. Herkesi affetti. Birçok savaşta yer alan can düşmanı Ebu Süfyan ve evinde bulunanlar dahi bağışladı.

Resulullah'ın@ İslam'a davet gayesiyle şehirlerini ziyaret ettiğinde onu taşlatan Taif in önderleri de affedilmiştir. Medineli münafıkların lideri Abdullah b. Ubey de bağışlandı ki o, hayatı boyunca Rasulullah@ ve İslam'a karşı çalışmış, dinine engel olabilme amacıyla Rasulullah'ın@ itibarını düşürmek yolunda her fırsatta tevessül etmiştir Uhud Savaşında 300 taraftarını geri çekerek müslümanların adeta belkemiğini kırmıştır

İslam Peygamberi ve müslümanlara karşı hasmane hareket ve entrikalara girişmişti Rasulullah'ın hanımı Hz. Aişe hakkındı iftira atarak Rasulullah'ı@ yandaşlarıyla birlikte gözden düşürmek amacıyla "ifk' hadisesini ortaya atan da oydu. Allah, Kur'an'da cevap vermektedir: " 0 yalan haber uyduranlar içinizden bir güruhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayınız. Bilakis o sizin için hayırlı olmuştur. Onlardan her birine kazandığı günah ( karşılığı ceza ) vardır. İçlerinden elebaşılık yapana da büyük azap vardır." ( 24:11 )

Esved oğlu Habir de İslam'ın ve Resulullah'ın@ azılı düşmanlarındandır. Resulullah'ın@ kızı Zeyneb'e acı çektirmiştir.. Zeynep hamileydi ve Medine'ye hicret ediyordu. Mekkeli müşrikler ona engel oldular ve Esved oğlu Habir, Zeyneb'i kasten aşağıya attı. Zeyneb fena yaralanmıştı ve çocuğunu düşürdü. Habir bunun gibi pek çok suç işlemişti. Mekke'nin fethinden sonra İran'a kaçmak istediyse de, daha sonra Resulullah'a@ geldi. Resulullah'@ onu affetti.

Düşmandan intikam almak normal olarak görülen tabii bir uygulamadır. Fakat Peygamber@ hiçbir zaman intikam almamıştır. Bütün düşmanlarını affetmiş, onlara şeref ve değer vermiştir. Rasulullah@: " Rabbim bana, intikam alacak gücüme rağmen düşmanlarımı affetmemi; benimle ilişkisini kesenle görüşmemi ve beni mahrum bırakana vermemi emretmiştir' demiştir. Rasulullah risalete kadar dahi hiç intikam peşinde koşmamış, aksine dua etmiş ve affetmiştir. (9: 84); fakat peygamberliğinden itibaren düşmanlarına beddua bile etmemiştir.

Uhud savaşında dört dişi kırılmış, baş ve yüzünden yaralanmıştı. Ashabı keder ve hırs içindeyken ondan düşmanlarına beddua etmesini istemişlerdi. Onlara da, insanlara beddua etmek için değil, Allah'ın yoluna davet için gönderildiğini ifade etmiştir. Ve kendisini anlamayan halkının affı için Allah'a dua etmiştir. Zalimlerin, Kureyşlilerin saldırıları tahammül sınırını aştığı zaman ashabı Resulullah'dan @ onlar için beddua etmesini rica ettiklerinde Rasulullah şöyle dua etmiştir: " Ey Allah'ım! Halkımı affet, çünkü onlar cahiller '

Hamame, müslüman olunca Medine'den, Mekke'ye göndermekte olduğu tahılı kesti. Mekke'nin tahıl üretimi olmadığından tamamen onun gönderdiği tahıla bağlıydılar. Bu durum Mekkeliler için büyük bir tehlike ifadesiydi. Bizar ve şaşkınlık içinde Resulullah'a başvurdular. Rasulullah@, Hamame ye mektup yazarak Mekke'ye tahıl gönderilmesinin devamını sağladı. Oysa onlar, Mekke'de üç yıl müslümanlara boykot uygulayan, tek bir tahıl tanesi geçmesine izin vermeyenlerin bizzat kendileriydi. Ama o bütün bunları unuttu. Kendine ve diğer müslümanlara karşı işledikleri suçları ve yaptıkları zulmü affetti.
gcLrin yaRgıcı
17 Şubat 2011 14:32   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

hzmuhammed

hazreti muhammedin hayatından merhametle ilgili bir hikaye
Misafir
15 Mart 2011 15:28   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

hz.muhammed

hz.muhammed!in islam ile ilgili hikayeleri
Misafir
20 Nisan 2011 19:06   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ya ben bulamıyorum hazreti muhammedin öykülerini iyi anlamlı öyküleri olması lazım ödevim varr.
Misafir
21 Nisan 2011 20:26   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Arkadaşlar bana Hz. Muhammed'in merhametiyle igili hadis ve öykü lazım.Düzenli olursa sevinirim
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Hz. Muhammed'in merhametini anlatan hikaye örnekleri verir misiniz? Konusuna Benzer Konular

İngilizce hikaye örnekleri verir misiniz?
Gönderen: avincan Forum: Soru-Cevap
Cevap: 62
Son Mesaj: 21 Nisan 2015 16:44
Cevap: 14
Son Mesaj: 15 Mart 2014 23:15
İbretlik hikaye örnekleri verir misiniz?
Gönderen: mym Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 9 Mart 2014 17:59
Cevap: 3
Son Mesaj: 30 Aralık 2013 11:44
Atatürk'ü anlatan şarkı örnekleri verir misiniz?
Gönderen: mervem Forum: Soru-Cevap
Cevap: 15
Son Mesaj: 18 Aralık 2012 15:58
Sayfa 0.468 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu