Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda yeşilovalı tarafından 11 Haziran 2009 (16:25) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
15397 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 2 Ekim 2012 (15:59) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 2      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 11 Haziran 2009, 16:25

Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

#1 (link)
yeşilovalı
Ziyaretçi
yeşilovalı - avatarı
beyin lezyonunda ışın tedavısi nasıl yapılıyor etkılerı ve yan etkılerı nelerdır? kesın çözüm mü?? Işın tedavisi olursa ne olurum olmazsa ne olurum?
Teşekkürler....
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Haziran 2009, 16:47

Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Travmatik serebral lezyonları oluş şekilleri yönünden iki ayrı grupta ele almak gereklidir:

1. Direkt travma mekanizmaları ile oluşan açık lezyonlar: Genellikle keskin, delici travmalarla meydana gelen bu lezyonlarda, etken saçlı deriyi, kranium kemiklerini, meninksleri aşarak beyini yaralar. Beyin dokusunun direkt mekanik bir yaralanması söz konusudur, infeksiyon için de giriş yolu açılmıştır.

2. İndirekt mekanizmalarla oluşan kapalı lezyonlar: Kunt travmalarda meydana gelen ve kafa travmalarının esas konusunu oluşturan bu kapalı beyin lezyonlarmda, saçlı deri yaraları, kranium kırıkları da bulunabilir, ancak dura genellikle salimdir.
Kafayı etkileyen bir darbenin içerideki yapılarda, özellikle beyin dokusunda lezyon meydana getirmesini açıklamak için şu üç mekanizma ileri sürülmüştür. Rotasyon (dönme), akselerasyon (ivme), deformasyon (şekil değiştirme).
Rotasyon mekanizması travmanın kafatasına yaptırdığı ani ve şiddetli dönme hareketine beynin aynı anda ve aynı genişlikte katılamaması olarak özetlenebilir. Yani kafatası ile beyin arasında çok kısa süreli ve çok dar sınırlar içinde de olsa bir hareket olur. Bu hareket sonucu:

a) Beyin ile durakranium arasındaki bağlayıcı yapılar, özellikle köprü venaları gerilir ve koparlar.

b) Beyinin sabit ve hareketli kısımları arasında, özellikle beyin sapı dolaylarında nöral doku içinde kayma, sıkışma, gerilme, makaslama hareketleri ve bunlara bağlı lezyonlar oluşur.

c) Beyin, kraniumun bazı kısımlarına ve duranın tentorium, falks gibi keskin kenarlı sert kıvrıntılarına çarpar.
Akselarasyon mekanizması sıvı dolu, rijid cidarlı bir kürenin darbe etkisine maruz kalınca sıvının içinde darbe tarafında yüksek, darbenin karşı tarafında da düşük basınç meydana gelmesi olarak açıklanabilir. Deneysel olarak da gösterilebilen bu basınç değişiklikleri dokularda ve hücrelerde lezyonlar meydana getirir. Aynı mekanizma bize bir kafa travmasında darbenin karşı tarafında, karşı darbe denilen lezyonların nasıl oluştuğunu açıklar: Bu bölgede meydana gelen negatif basınç, doku sıvılarındaki ve kandaki erimiş gazların kabarcık haline dönüşerek hücrelerde ve dokularda tahribat yapmasına neden olur. Ayrıca akselerasyon mekanizması ile de beyin kitlesinin hem darbe "coup", hem de karşı darbe" contre-coup", bölgesinde kraniuma çarpması lezyonları arttırır.

Nihayet travma anında kraiumda oluşan geçici ve kısa süreli şekil bozukluğu "deformasyon" ve buna bağlı basınç değişiklikleri (ovoid şekil küreye yaklaştıkça hacim artacağı için genellikle düşük basınç) ile direkt sıkışma, ezilmeler doku hasarı yaparlar.

Künt, kapalı kafa travmalarının anlatılan mekanizmalarla travma anında beyinde meydana getirdikleri lezyonları

Primer lezyonlar diye adlandırabiliriz. Bu lezyonlar ile ileride göreceğimiz, nedenleri gene travmaya bağlı olan ancak çeşitli zaman süreleri içinde gelişen proçeslerin meydana getirdikleri Sekonder lezyonların farklı kavramlar olarak ele alınması gereklidir ve gene ileride göreceğimiz gibi kafa travmalarının tanısında, tıbbi veya cerrahi tedavisinde çok önemli yerleri vardır.

Primer Lezyonlar

Beyinde hemen her zaman fokal, çok defa da multiloküler olarak yer alan primer lezyonların makroskopik anatomo-patolojik bulgularını kısaca şöyle özetleyebiliriz:
• Kortekste ve leptomeninkslerde kontüzyonlar
• Akcevher içinde kanama odakları
• Subdural ve subaraknoid kanamalar
Elbetteki bu lezyonlar travmanın kuvvetine ve yerin göre çeşitli derecelerde ve lokalizasyonlarda olacaktır. Bunların yaygınlığı, ağırlıkları ve yerleşimleri klinik tablonun geniş hudutlar içindeki değişikliklerini saptar.
Klinik: Ancak geçici bir sersemlik hali yapan basit kafa travmalarından sonra en hafif klinik şekil "commotio cerebri" denilen durumdur. Burada travmayı izleyen ve genellikle kısa süreli tam bir bilinç kaybı vardır. Bilinç döndüğünde nörolojik muayenede bir eksiklik bulgusu görülmez. Kuramsal olarak beyinde anatomo-patolojik bir lezyon olmamıştır. Hadise geçici ve kısa süreli bir nöron paralizisine veya sinaps disfonksiyonuna bağlanır.

Daha ağır klinik şekiller için "contusio cerebri", "laceratio cerebri" gibi deyimler kullanılmıştır. Bu şekillerde bilinç kaybının süresi daha uzundur. Bilinç kaybı süresi, primer beyin lezyonlarının ağırlığını kabaca saptamak için oldukça iyi bir kriterdir. Nörolojik muayenede lezyonun ağırlığına bağlı olarak çeşitli derecelerde nörolojik defisit bulguları; periferik motor ve refleks kusurlar, kranial sinirlerin fonksiyon bozuklukları bulunur. Anatomo/patolojik olarak yukarıda anlatılan lezyonlarda, değişik ağırlıkta kontüzyon ve kanama odaklarına rastlanır. Nisbeten hafif olan travmalarda bu lezyonlar "reversibl"dirler. Bunlara bağlı olan nörolojik kusurlar kısa veya uzun bir süre içinde düzelir. Daha ağır lezyonlar "irriversibl" olabilirler, nörolojik defisitlerin bazıları kalıcı sekel olarak devam eder (hemi veya monopareziler, bazı kranial sinir felçleri gibi). Nihayet en ağır şekillerde, özellikle primer lezyonların beyinsapı, pons bölgesinde yerleştiği vakalarda hastalar kısa veya uzunca bir süre içinde, araya giren başka nedenlerin de eklenmesiyle kaybedilirler. İyileşen nadir vakalarda sıklıkla ağır sekeller kalır.

Esasında travmaya bağlı direkt veya indirekt mekanizmalarla oluşan ve bir beyin dokusunu harabiyeti niteliğinde olan primer lezyonların tanısı, yaralının travmadan sonra erken dönemde ilk görüldüğünde yapılacak dikkatli bir muayene ve değerlendirme ile mümkündür. Ancak bu şekilde aşağıda incelediğimiz sekonder lezyonların gelişmesini fark etmek ve tanımak mümkün olur. Unutulmamalıdır ki, primer lezyonlarda aktif bir tedavi, yani bir tamir mümkün değildir. Buna karşılık sekonder lezyonların önemli bir kısmı, erken tanındıklarında, tıbbi veya cerrahi yoldan engellenebilir veya tedavi edilebilir.

Sekonder Lezyonlar, Sekonder Nedir

Bir bakıma primer lezyonların komplikasyonları olarak da kabul edilebilecek olan bu lezyonların nedenleri travmaya bağlı olmakla beraber, travmadan sonra değişik zaman süreleri içinde gelişirler, primer lezyonlara eklenebilecekleri gibi tek başlarına da ortaya çıkabilirler. Bunlar:
1. Beyin ödemi ve beyin şişmesi (Yaygın veya lokal olabilir).
2. Post travmatik kafa içi hematomları.
a) Ekstradural veya epidural
b) Subdural (akut, subakut, kronik olabilir)
c) İntraserebral
3. Post travmatik kafa içi infeksiyonları
a) Meningitis
b) Abseler (ekstradural, subdural, intraserebral olabilir),
c) Kranium osteitidir.
Bu sekonder lezyonlar arasında, kafa travmalarına spesifik olmamakle beraber, yarattıkları klinik tablo yönünden onlarla karışabilen "yağ embolilerini" de saymak gereklidir.


Radyoterapinin yan etkileri


Düşük dozlu radyoterapide hasta hiçbir yan etki fark etmeyebilir. Ancak yüksek dozlu tedavide genellik*le yan etki görülmesi beklenir. Bu yan etkilerin neler olduğu ve şidde*ti tedavi edilen bölgeye ve büyük*lüğüne, radyoterapi dozuna ve kişi*nin tedaviye duyarlılığına bağlıdır.
????: Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu /genel-saglik/188144-radyoterapinin-yan-etkileri.html

En sık görülen yan etkiler tedavi sırasında ya da tedaviden hemen sonra ortaya çıkar ve kısa sürer; bunlara akut yan etkiler denir. Akut yan etkiler tedaviden sonra genel*likle kaybolur. Az sayıdaki hastada tedaviden birkaç ay ve hatta kimi zaman birkaç yıl sonra “geç” yan et*kiler gözlenebilir. Bunlar uzun süre*li (kronik) ve hatta kalıcı bile olabilir. Uzun süren etkilerin özellikle rahat*sız edici olduğu durumlar azdır; yi*ne de iyileşmek hedeflendiğinde, küçük riskler genellikle göze alına*bilir.
????: Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu http://www.webhatti.com/showthread.php?t=188144

Kısa süreli etkiler
Kısa dönemde radyoterapiye en duyarlı olan normal dokular, hücre*lerin aşınma ve yıpranma nedeniyle kaybolanların yerini doldurmak için normal olarak oldukça hızla bölün*düğü dokulardır. Bunlar arasında deri ve ağız, boğaz, özofagus, bar*sak ve mesane gibi organları örten zarlar bulunur. Bu nedenle tedavi edilen bölgeye bağlı olarak enflamasyon, ağrı, ishal ve sık idrara çık*ma gibi yan etkilerle sık karşılaşılır. Kimi hastalarda güneş yanığı gibi deri yaraları olabilir, ancak tedavi yüzeysel bir tümör için uygulanma*dığı sürece, bu yanıklar ciddi değil*dir, çünkü modern radyoterapi ay*gıtları maksimum dozu yüzeyden uzakta, derin dokulara ulaştırabil*mektedir.
Sık karşılaşılan diğer akut yan et*kiler arasında yorgunluk, bulantı (özellikle karnın üst bölümüne rad*yasyon veriliyorsa) ve saç kaybı (özellikle ışınlar saçlı deriden geçi*yorsa) bulunmaktadır. Saç dökül*mesi genellikle kalıcı değildir, an*cak beyin tümörleri için oldukça yüksek dozda radyoterapi veriliyor*sa kimi zaman bazı bölgelerde yeni saç çıkmayabilir. Kan hücrelerimizin üretildiği kemik iliği de radyasyona karşı son derece duyarlıdır, ancak toplam kemik iliği miktarının önem*li bir kısmını içeren geniş bir vücut bölgesine radyasyon verilmesi gibi az karşılaşılan bir durum dışında, genellikle sorun olmaz.
Rapor Et
Eski 6 Ekim 2009, 15:56

Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
lezyon
Rapor Et
Eski 14 Haziran 2012, 14:28

Cvp: Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
slm hocam annem 10 11 2012 de beyin tümörü alın dı redyoterapi aldı 10 gün önce mr cektik masesef tekrar metaztas olmuş doktorları artık çare yok diyor ne yapa biliriz lütfen hocam cvp bekliyorum
Rapor Et
Eski 2 Ekim 2012, 15:59

Cvp: Beyin lezyonunda ışın tedavisi hakkında bilgi verebilir misiniz?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
S.A. ÖNCELİKLE HERKESE ANNEMİN BEYNI VE BEYINCIGININ BİRLERŞTİĞİ YERDE BIR KITLE TESPİT EDILDI TÜMOR OLMADIGI FAKAT LEZYON YADA KİTLE OLDUĞU SOYLENIYOR BEYİN CERRAHİSİNE SEVK EDİLMİŞ ANNEMDE AŞIRI SIRT OMUZ AYRISI VE BAŞ DÖNMELERİ OLUYOR BUNUN NEDENI HALEN BULAMADILAR KITLEMI TÜMOR MU KANSER MI BASINDAN BOYLE BISEY GECEN VARMI HANGI DOKTARA GITMEMEIZ GEREKIYO BIRI BANA YARDIM ETSİN HAYATTTA TEK VARLIĞIM.05462262828
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.198 saniyede (72.07% PHP - 27.93% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 16:07
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi