Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Divan-ı Hümayun nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 2 Eylül 2009 (23:20) tarihinde açılmıştır.
70549 kez görüntülenmiş, 29 cevap yazılmış ve son mesaj 18 Aralık 2013 (15:48) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 2 Eylül 2009, 23:20

Divan-ı Hümayun nedir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
divan ı hümayun kimdir
En iyi cevap Blue Blood tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

divan ı hümayun kimdir
Divan-ı Hümayun
Divan, İslam devletlerinde yönetimle ilgili önemli konuların görüşülüp karara bağlandığı kuruldur. Başlangıçta bir devlet dairesi niteli­ği taşıyan divanlar sonraları İran devlet gele­neğinin de etkisiyle kurul biçimine dönüşmüş­tür. Zamanla sayıları artan, görev ve yetkileri farklılaşan divanlar uzun süre İslam devletle­rinin en önemli yönetim organı olma nitelikle­rini korumuşlardır.
İslam tarihinde ilk divan ikinci halife Hz. Ömer döneminde (634–644) kuruldu. Devlet gelirlerinin ve giderlerinin kaydedilmesi işle­rini yürüten bu divan daha sonra bütün mali işleri yöneten bir daire durumuna geldi. Emeviler döneminde (661–750) divanların sayısı artmaya başladı. Devlet merkezi Şam'da bu­lunan ve ekonomik işleri yönetmekle görevli olan "Divanü'l-Harac" giderek ana divan du­rumuna geldi ve "el-Divan" adıyla anılmaya başlandı. Merkezde çeşitli devlet işlerini yü­rüten divanların yanında eyaletlerde de di­vanlar kuruldu. Abbasiler dönemi (750–1258) ise divanların yetki ve görevlerinin kesin ola­rak birbirinden ayrılarak belirlendiği, büyük bir imparatorluk durumuna gelen devletin artan gereksinmelerine göre birçok yeni divanın kurulduğu, eskimiş olanların da kaldırıldığı bir dönemdir. Abbasiler'deki başlıca divan­lar, ekonomik işlerle uğraşan "Divanü'l-Harac", zekât gelirini toplayan "Divanü's-Sadaka", askeri işlere bakan "Divanü'l-Ceyş", devlet görevlilerinin ücretlerini düzenleyen "Divanü'n-Nafaka", saray giderlerini yöneten "Divanü'l-Hazine", posta ve gizli haberalma işlerine bakan "Divanü'l-Beridi" ile mali de­netimle görevli "Divanü'z-Zimem"di. "Divanü's-Sır" ise devletin önemli iç ve dış sorunla­rıyla ilgili kararları alan üst kuruldu. Abbasiler'de halkın çeşitli konulardaki yakınmaları­nı dinleyen ve bunları halifeye ileten "Divanü'l-Mezalim" adlı bir kurul daha vardı. Hali­feler divan toplantılarına katılmazlar, isterler­se toplantının yapıldığı salona bakan yüksek bir yerde oturup görüşmeleri pencere arkasın­dan izlerlerdi.
Abbasiler döneminde ve sonrasında kuru­lan İslam devletleri büyük ölçüde Abbasi di­van geleneğini sürdürmüşlerdir. Büyük Sel­çuklularda devletin en yüksek yönetsel kuru­luna "Divanı Âlâ" denirdi. "Divan-ı Âlâ"nın altında resmi yazışmaları yürüten "Divan-ı İn­şa" ve "Divan-ı Tuğra" adlı iki divan bulunur­du. Mali kayıtları "Divan-ı İşraf-ı Memalik" tutar, mali denetimi de "Divan-ı Nazar-ı Me­malik" yapardı. Askerlik işlerini "Divan-ı Arz" ya da "Divan-ı Ceyş" denilen kurul yü­rütürdü. Anadolu Selçukluları da Büyük Sel­çuklulardan aldıkları bu kurulları bazı ad değişiklikleriyle aynı biçimde korumuşlardır. Anadolu Beylikleri ile Akkoyunlular ve Karakoyunlular'da da benzeri kurumların varlığı bilinmektedir.
Osmanlı Devleti'nde küçük bir beylik ola­rak kurulduğu yıllarda divana benzer bir ku­rul yoktu. 15. yüzyılın ortalarına doğru mer­kezi devlet örgütü oluşunca divan da ortaya çıkmıştır. Osmanlılar'da önceki İslam devletlerinden farklı olarak bütün yönetim görevle­rini tek bir divan üstlenmişti. "Divan-ı Hümayun" adı verilen bu kurulun asıl üyeleri sadra­zam, kubbealtı vezirleri, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, Nişancı, Anadolu ve Rumeli defterdarları ile Rumeli Beylerbeyi idi. Yeni­çeri Ağası ile Kaptan-ı Derya ancak vezir rüt-besindeyseler Divan-ı Hümayun üyesi olabi­lirlerdi. Divan-ı Hümayun'un ayrıca kendi ör­gütü ve Reisülküttab'ın başkanlığında çalışan birçok görevlisi vardı. Yönetimle, yargıyla, maliyeyle ve ekonomiyle ilgili konularda dev­letin en üst karar organı olan Divan-ı Hüma­yun aynı zamanda halkın yakınma ve dilekle­rini de dinlerdi. Verdiği kararlar padişahın onayıyla kesinleşir ve yürürlüğe girerdi.
Divan-ı Hümayun Topkapı Sarayı'nda Kubbealtı denilen yerde toplanırdı. Kanuni Sultan Süleyman dönemine (1520–66) kadar Divan-ı Hümayun toplantılarına padişahlar başkanlık etmiş, ondan sonra bu görevi sadra­zamlar yürütmüşlerdir. Padişahlar ise toplan­tıya katılmayıp görüşmeleri kafes arkasından izlemekle yetinmişlerdir.
Divan-ı Hümayun genellikle haftada dört gün (cumartesi, pazar, pazartesi, salı) topla­nır, kararlar da padişahın onayına pazar ve salı günleri sunulurdu. Osmanlı Devleti'nde Divan-ı Hümayun'dan başka sadrazamın baş­kanlık ettiği divanlar da vardı. Sadrazam ko­nağında toplanan bu divanlardan "İkindi Di­vanında Divan-ı Hümayun'da görüşülmesine gerek duyulmayan daha önemsiz işler karara bağlanırdı. Sadrazam "Çarşamba Divanı"nda başkent İstanbul'un çeşitli sorunlarıyla uğra­şır, "Cuma Divanf'nda ise yalnızca davalar dinlenir, önemli görülenler Divan-ı Hüma-yun'a götürülürdü. Eyaletlerde beylerbeyleri­nin başkanlığında toplanan ve "Eyalet Diva­nı" denilen kurullar Divan-ı Hümayun'un kü­çük birer örneği gibiydiler. Eyalet Divam'nda alınan kararlar Divan-ı Hümayun'a bildirilir­di. Ayrıca bu kurulun kararını beğenmeyen­ler Divan-ı Hümayun'a başvurabilirlerdi.
17. yüzyılın ortalarından sonra Divan-ı Hü­mayun'un önemi azalmaya başlamış, buna karşılık sadrazamın yetkileri ve yönetimdeki gücü artmıştır. 18. yüzyılda giderek törensel bir kurul durumunu alan Divan-ı Hümayun çok seyrek toplanmaya başlamıştır. II. Mahmud'un (1808–39) merkezi devlet örgütünü yeniden düzenleme çalışmaları sırasında önce sadrazam divanları kaldırılmış, Divan-ı Hü­mayun'un yetki ve görevleri de başka kurumlara devredilmiştir. Divan-ı Hümayun bundan sonra işlerliği olmamakla birlikte varlığını ge­leneksel bir kurum olarak devletin sona erme­sine kadar sürdürmüştür.



MsXLabs.org & Temel Britannica
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 2 Eylül 2009, 23:33

Divan-ı Hümayun nedir?

#2 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

divan ı hümayun kimdir
Divan-ı Hümayun
Divan, İslam devletlerinde yönetimle ilgili önemli konuların görüşülüp karara bağlandığı kuruldur. Başlangıçta bir devlet dairesi niteli­ği taşıyan divanlar sonraları İran devlet gele­neğinin de etkisiyle kurul biçimine dönüşmüş­tür. Zamanla sayıları artan, görev ve yetkileri farklılaşan divanlar uzun süre İslam devletle­rinin en önemli yönetim organı olma nitelikle­rini korumuşlardır.
İslam tarihinde ilk divan ikinci halife Hz. Ömer döneminde (634–644) kuruldu. Devlet gelirlerinin ve giderlerinin kaydedilmesi işle­rini yürüten bu divan daha sonra bütün mali işleri yöneten bir daire durumuna geldi. Emeviler döneminde (661–750) divanların sayısı artmaya başladı. Devlet merkezi Şam'da bu­lunan ve ekonomik işleri yönetmekle görevli olan "Divanü'l-Harac" giderek ana divan du­rumuna geldi ve "el-Divan" adıyla anılmaya başlandı. Merkezde çeşitli devlet işlerini yü­rüten divanların yanında eyaletlerde de di­vanlar kuruldu. Abbasiler dönemi (750–1258) ise divanların yetki ve görevlerinin kesin ola­rak birbirinden ayrılarak belirlendiği, büyük bir imparatorluk durumuna gelen devletin artan gereksinmelerine göre birçok yeni divanın kurulduğu, eskimiş olanların da kaldırıldığı bir dönemdir. Abbasiler'deki başlıca divan­lar, ekonomik işlerle uğraşan "Divanü'l-Harac", zekât gelirini toplayan "Divanü's-Sadaka", askeri işlere bakan "Divanü'l-Ceyş", devlet görevlilerinin ücretlerini düzenleyen "Divanü'n-Nafaka", saray giderlerini yöneten "Divanü'l-Hazine", posta ve gizli haberalma işlerine bakan "Divanü'l-Beridi" ile mali de­netimle görevli "Divanü'z-Zimem"di. "Divanü's-Sır" ise devletin önemli iç ve dış sorunla­rıyla ilgili kararları alan üst kuruldu. Abbasiler'de halkın çeşitli konulardaki yakınmaları­nı dinleyen ve bunları halifeye ileten "Divanü'l-Mezalim" adlı bir kurul daha vardı. Hali­feler divan toplantılarına katılmazlar, isterler­se toplantının yapıldığı salona bakan yüksek bir yerde oturup görüşmeleri pencere arkasın­dan izlerlerdi.
Abbasiler döneminde ve sonrasında kuru­lan İslam devletleri büyük ölçüde Abbasi di­van geleneğini sürdürmüşlerdir. Büyük Sel­çuklularda devletin en yüksek yönetsel kuru­luna "Divanı Âlâ" denirdi. "Divan-ı Âlâ"nın altında resmi yazışmaları yürüten "Divan-ı İn­şa" ve "Divan-ı Tuğra" adlı iki divan bulunur­du. Mali kayıtları "Divan-ı İşraf-ı Memalik" tutar, mali denetimi de "Divan-ı Nazar-ı Me­malik" yapardı. Askerlik işlerini "Divan-ı Arz" ya da "Divan-ı Ceyş" denilen kurul yü­rütürdü. Anadolu Selçukluları da Büyük Sel­çuklulardan aldıkları bu kurulları bazı ad değişiklikleriyle aynı biçimde korumuşlardır. Anadolu Beylikleri ile Akkoyunlular ve Karakoyunlular'da da benzeri kurumların varlığı bilinmektedir.
Osmanlı Devleti'nde küçük bir beylik ola­rak kurulduğu yıllarda divana benzer bir ku­rul yoktu. 15. yüzyılın ortalarına doğru mer­kezi devlet örgütü oluşunca divan da ortaya çıkmıştır. Osmanlılar'da önceki İslam devletlerinden farklı olarak bütün yönetim görevle­rini tek bir divan üstlenmişti. "Divan-ı Hümayun" adı verilen bu kurulun asıl üyeleri sadra­zam, kubbealtı vezirleri, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, Nişancı, Anadolu ve Rumeli defterdarları ile Rumeli Beylerbeyi idi. Yeni­çeri Ağası ile Kaptan-ı Derya ancak vezir rüt-besindeyseler Divan-ı Hümayun üyesi olabi­lirlerdi. Divan-ı Hümayun'un ayrıca kendi ör­gütü ve Reisülküttab'ın başkanlığında çalışan birçok görevlisi vardı. Yönetimle, yargıyla, maliyeyle ve ekonomiyle ilgili konularda dev­letin en üst karar organı olan Divan-ı Hüma­yun aynı zamanda halkın yakınma ve dilekle­rini de dinlerdi. Verdiği kararlar padişahın onayıyla kesinleşir ve yürürlüğe girerdi.
Divan-ı Hümayun Topkapı Sarayı'nda Kubbealtı denilen yerde toplanırdı. Kanuni Sultan Süleyman dönemine (1520–66) kadar Divan-ı Hümayun toplantılarına padişahlar başkanlık etmiş, ondan sonra bu görevi sadra­zamlar yürütmüşlerdir. Padişahlar ise toplan­tıya katılmayıp görüşmeleri kafes arkasından izlemekle yetinmişlerdir.
Divan-ı Hümayun genellikle haftada dört gün (cumartesi, pazar, pazartesi, salı) topla­nır, kararlar da padişahın onayına pazar ve salı günleri sunulurdu. Osmanlı Devleti'nde Divan-ı Hümayun'dan başka sadrazamın baş­kanlık ettiği divanlar da vardı. Sadrazam ko­nağında toplanan bu divanlardan "İkindi Di­vanında Divan-ı Hümayun'da görüşülmesine gerek duyulmayan daha önemsiz işler karara bağlanırdı. Sadrazam "Çarşamba Divanı"nda başkent İstanbul'un çeşitli sorunlarıyla uğra­şır, "Cuma Divanf'nda ise yalnızca davalar dinlenir, önemli görülenler Divan-ı Hüma-yun'a götürülürdü. Eyaletlerde beylerbeyleri­nin başkanlığında toplanan ve "Eyalet Diva­nı" denilen kurullar Divan-ı Hümayun'un kü­çük birer örneği gibiydiler. Eyalet Divam'nda alınan kararlar Divan-ı Hümayun'a bildirilir­di. Ayrıca bu kurulun kararını beğenmeyen­ler Divan-ı Hümayun'a başvurabilirlerdi.
17. yüzyılın ortalarından sonra Divan-ı Hü­mayun'un önemi azalmaya başlamış, buna karşılık sadrazamın yetkileri ve yönetimdeki gücü artmıştır. 18. yüzyılda giderek törensel bir kurul durumunu alan Divan-ı Hümayun çok seyrek toplanmaya başlamıştır. II. Mahmud'un (1808–39) merkezi devlet örgütünü yeniden düzenleme çalışmaları sırasında önce sadrazam divanları kaldırılmış, Divan-ı Hü­mayun'un yetki ve görevleri de başka kurumlara devredilmiştir. Divan-ı Hümayun bundan sonra işlerliği olmamakla birlikte varlığını ge­leneksel bir kurum olarak devletin sona erme­sine kadar sürdürmüştür.



MsXLabs.org & Temel Britannica
Rapor Et
Eski 3 Eylül 2009, 00:20

Divan-ı Hümayun nedir?

#3 (link)
Denixius
Ziyaretçi
Denixius - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

divan ı hümayun kimdir
Arkadaşım hadi şunu anlarım: Divan-ı Hümayûn nedir? dersin, bunu anlarım. Sonuçta, bilmemek değil öğrenmemek ayıptır.. Ama sen Kimdir? demişsiniz... Hiç mi tarih dersi görmediniz? Atatürk Türkiye' yi kimlere emanet etmiş...
Rapor Et
Eski 3 Eylül 2009, 00:28

Divan-ı Hümayun nedir?

#4 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Alıntı:
Denixius adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Arkadaşım hadi şunu anlarım: Divan-ı Hümayûn nedir? dersin, bunu anlarım. Sonuçta, bilmemek değil öğrenmemek ayıptır.. Ama sen Kimdir? demişsiniz... Hiç mi tarih dersi görmediniz? Atatürk Türkiye' yi kimlere emanet etmiş...

Bu kadar sert yorumlara, daha doğrusu yorumlara ihtiyaç yok. Soru sahibinin yaşının küçük olabileceği ve öğrenmesi gereken bir konu olduğu varsayımından yola çıkılabilir.
Rapor Et
Eski 3 Eylül 2009, 00:33

Divan-ı Hümayun nedir?

#5 (link)
Denixius
Ziyaretçi
Denixius - avatarı
Bilmiyorum... Hiç değilse bir ansiklopedi gibi birşeye bakabilirdi.. Buraya direkt sorması (hatta şahsiyet olarak sorması beni biraz sinirlendirdi.)
Rapor Et
Eski 31 Mayıs 2010, 14:34

Divan-ı Hümayun nedir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
divan i insa nedir
Rapor Et
Eski 7 Aralık 2011, 21:56

Divan-ı Hümayun nedir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
divan ı hümayun toplantısı örnekleri
Rapor Et
Eski 21 Aralık 2011, 20:29

Divan-ı Hümayun ne zaman kurulmuştur?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
osmanlı devletinde divan-ı hümayun ne zaman kuruldu?
Rapor Et
Eski 25 Aralık 2011, 13:17

divan-ı hümayun

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
divan-ı hümayun'ün üyelrin görevleri nedir?
Rapor Et
Eski 28 Aralık 2011, 15:09

Divan-ı Hümayun nedir?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya divan-ı hümayun un işçilerini çizip bitanesini seçip onu anlatacakmışişız yaaaaaaaaaaaaaaaa
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.251 saniyede (78.98% PHP - 21.02% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 04:47
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi