Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 28 Eylül 2009 (16:15) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
41566 kez görüntülenmiş, 20 cevap yazılmış ve son mesaj 8 Mayıs 2014 (19:00) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.71  |  Oy Veren: 7      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 28 Eylül 2009, 16:15

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
HAK, ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK VE DEMOKRASİ kavramlarının dünyada yayılmasına sebep olan olaylar nelerdir?
En iyi cevap Misafir tarafından gönderildi

hak özgürlük eşitlikve demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan sebepler
Rapor Et
Reklam
Eski 29 Eylül 2009, 17:54

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hak özgürlük eşitlikve demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan sebepler
Rapor Et
Eski 29 Eylül 2009, 20:17

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hak özgürlük eşitlik ve demokrasi kavramlarını dünyada yaygınlaimasınınn sebebei nedir ne biçim bilgisayar birisi cevap yazsın veya cevap göndersin ya yarına türkçeden dersim var ne kadar rahatsınız ya cevap yazın lütfen bu konuyla ilgili arkadaşlar bazden büyük olan arkadaşlar veya büyükler
Rapor Et
Eski 29 Eylül 2009, 21:06

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#4 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

HAK, ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK VE DEMOKRASİ kavramlarının dünyada yayılmasına sebep olan olaylar nelerdir?
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hak özgürlük eşitlikve demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan sebepler
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hak özgürlük eşitlik ve demokrasi kavramlarını dünyada yaygınlaimasınınn sebebei nedir ne biçim bilgisayar birisi cevap yazsın veya cevap göndersin ya yarına türkçeden dersim var ne kadar rahatsınız ya cevap yazın lütfen bu konuyla ilgili arkadaşlar bazden büyük olan arkadaşlar veya büyükler
.

Alıntı:
Haklar ve Özgürlükler Antolojisi

greenMAGNA CHARTA'DAN 20. YÜZYILA DEĞİN ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİ VE YAYINLANAN İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİ
greenYİRMİNCİ YÜZYILDA İNSAN HAKLARI KONUSUNDA YAYINLANAN BAŞLICA ULUSLARARASI BİLDİRGELER
greenİSLAM DÜNYASINDA VE OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE YAYINLANAN BAŞLICA İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİ
greenTÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE YAYINLANAN BAŞLICA İNSAN HAKLARI METİNLERİ
greenİNSAN HAKLARI KONUSUNDA FELSEFİ ESERLERDEN VE TARİHE DAMGASINI VURMUŞ ÖNEMLİ KONUŞMA METİNLERİNDEN SEÇMELER
  • ORGANİZASYONEL SINIFLAMA
  • KONU SINIFLAMASI


^ Yukarıda verilen liste, tarihten günümüze süregelen hak, özgürlük ve demokrasi hareketleri ana başlıklarıdır. Kılavuz olarak kabul edip çalışmalarınızı bu doğrultuda hazırlayabilirsiniz.
Rapor Et
Eski 30 Eylül 2009, 20:37

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#5 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

HAK VE ÖZGÜRLÜK NEDİR? CEVAP İSTİYORUM
HAK
Çok yönlü bir kavram olan “hak” kavramının üzerinde fikir birliğine varılmış kapsayıcı bir tanım bulunmamaktadır.

“Hak”kı genel olarak iradeyi temel alarak tanımlayanlar olmuştur. Buna göre hak, “Hukuk düzeni tarafından tanınan bir irade kudretidir.” Yani “bir şahıs başka birine kendi iradesini kabul ettirebildiği, onu bu iradeye göre harekete zorlayabildiği” takdirde hak sahibidir.

Hak, “çıkar”, temeline dayanarak, “Hukuken korunan ve sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi tanınan çıkar” şeklinde tanımlanabilirken bir başka açıdan bakıldığında; “hukuken korunmasını istemek yetkisine sahip bulunduğumuz çıkardır.” şeklinde hem iradeyi hem de çıkarı temel alarak tanımlanabilir.

Hak sahibi olmak, bir şey yapmaya yetkili olmak ya da bir şeyi talep edebilmek demektir. Hak, sahibine bir şeyi yapabilme yetkisi verirken, başkalarına da bu yetkinin kullanılmasına engel olmama, saygı gösterme yükümlülüğü getirir. Hak, insanların ya da insan topluluklarının çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması için dile getirdikleri istemlerin hukuk yoluyla düzenlenip güvenceye bağlanmasıdır.

İnsanı hak sahibi yapan bu yetkinin kaynağı genel olarak hukuk olabileceği gibi, bir sözleşme olabilir veya bir davranışın ya da talebin doğruluğu/haklılığı düşüncesi de olabilir.

http://www.msxlabs.org/forum/x-sozlu...-hakkinda.html
Özgürlük -ğü

isim

1 .
Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî:
"Özgürlüğünün ilk gününde meyhanedeki arkadaşları ona dostça öğütler verdiler."- İ. O. Anar.
2 . Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet:
"Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir."- A. Erhat.
Birleşik Sözler
  • basın özgürlüğü
  • düşünce özgürlüğü

Özgürlük - Özgürlük Nedir - Özgürlük Hakkında
Rapor Et
Eski 1 Ekim 2009, 18:39

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
abicim thinker arkadaşımız yayınlamış ya
Alıntı:
Haklar ve Özgürlükler Antolojisi

MAGNA CHARTA'DAN 20. YÜZYILA DEĞİN ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİ VE YAYINLANAN İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİ

Hammmurabi Kanunları, (İ.Ö. 2500)
Magna Charta Libertatum, (19 Haziran 1215)
Augsburg Din Barışı ve Hoşgörü Bildirgesi (25 Eylül 1555)
Hollanda Bağımsızlık Bildirgesi (26 Temmuz 1581)
Nantes Fermanı (13 Nisan 1598)
Mayflower Sözleşmesi, (11 Kasım 1620)
İngiliz Haklar Bildirgesi, (Petition of Rights), (17 Haziran 1628)
İngiltere’nin Özgür Halkının İlk Anlaşması, (Birinci Leveller Bildirgesi), (1647)
İngiltere’nin Özgür Halkının Anlaşması, (Leveller Sonuç Bildirgesi), (1 Mayıs 1649)
Habeas Corpus Bildirgesi (1679)
İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi (Bill of Rights), (1689)
Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi, (19 Ekim 1765)
Kolonilerin İlk Kongre Bildirgesi (14 Ekim 1774)
Virginia İnsan Hakları Bildirgesi (12 Haziran 1776)
ABD Bağımsızlık Bildirgesi, (14 Temmuz 1776)
Northwest Kuralları, (13 Temmuz 1787)
Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, (3 Eylül 1791)
Amerikan Haklar Bildirgesi, (15 Aralık 1791)
İspanyol Halkının Politik Anayasası, (19 Mart 1812)
Halkın Sözleşmesi (Çartizm Bildirgesi) (1848)
Alman Halkının Temel Hakları, Alman İmparatorluğu Anayasası (Bölüm VI), (1849)
Emek Şovalyelerinin Anayasası, (1878)
Erfurt Programı (Alman Sosyal Demokrat Partisi Programı),(20 Ekim 1891)
YİRMİNCİ YÜZYILDA İNSAN HAKLARI KONUSUNDA YAYINLANAN BAŞLICA ULUSLARARASI BİLDİRGELER

Cebri Çalıştırma Hakkında 29 Sayılı ILO Sözleşmesi, (28 Haziran 1930)
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Amaçları Hakkında Bildirge, (Başlangıç Bölümü), (1944)
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Amaçları Hakkında Bildirge (Ek Deklarasyon), (1944)
Birleşmiş Milletler Anlaşması (Başlangıç Bölümü), (26 Haziran 1945)
Amerikan İnsan Hakları ve Ödevleri Bildirisi, (2 Mayıs 1948)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 Sayılı Sözleşme, (9 Temmuz 1948)
Birleşmiş Milletler, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ( 9 Aralık 1948)
Birleşmiş Milletler, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, (10 Aralık 1948)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Teşkilatlanma ve Kollektif Müzakere Hakkı Prensiplerinin Uygulanmasına Müteallik 98 Sayılı Sözleşme, (1 Temmuz 1949)
İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme ( İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi), (4 Kasım 1950)
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol ( İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin I Bölümü İçerisinde Yer Almayan Bazı Hak Ve Özgülüklerin Uygulanmasına İlişkin 1 No’lu Protokol) (20 Mart 1952)
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol ( İnsan Hakları Divanına İstişari Mütalaa Vermek Yetkisi Tanıyan 2 No’lu Protokol) (6 Mayıs 1963)
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol ( Ek 1’nolu Protokolde Yeralan Haklardan Başka, Bazı Hakları Ve Özgürlükleri Güvence Altına Alan 4 No’lu Protokol) (16 Eylül 1963)
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol (Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokol) (1 Mart 1985)
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine Ek Protokol ( Çeşitli Konulara İlişkin 7 No’lu Protokol (1 Kasım 1988)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Eşit Değerde İş İçin Erkek ve Kadın İşçiler Arasında Ücret Eşitliği Hakkında 100 Sayılı Sözleşme, (29 Haziran 1951)
Birleşmiş Milletler, Sığınanların Statüsüne İlişkin Sözleşme (28 Temmuz 1951)
Birleşmiş Milletler, Kadınların Siyasal Haklarına İlişkin Sözleşme (20 Aralık 1952)
Birleşmiş Milletler,Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar (30 Ağustos 1955)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Cebri Çalıştırmanın İlgasına Dair 105 Sayılı Sözleşme (25 Haziran 1957)
Uluslararası Çalışma Örgütü, İş ve Meslek Yönünden Ayrım Hakkında 111 Sayılı Sözleşme, (25 Haziran 1958)
Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Bildirgesi, (20 Kasım 1959)
Birleşmiş Milletler, Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Uluslararası Sözleşme (14 Aralık 1960)
Avrupa Sosyal Şartı (=Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi) (18 Ekim 1961)
Birleşmiş Milletler, Her Çeşit Irk Ayrımcılığının Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme, (21 Aralık 1965)
Birleşmiş Milletler, Ekonomik, Toplumsal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi (16 Aralık 1966)
Birleşmiş Milletler, Kişisel ve Siyasal Haklar İlişkin Uluslararası Sözleşme, (16 Aralık 1966)
Birleşmiş Milletler, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesine Seçmeli Protokol (16 Aralık 1966)
Birleşmiş Milletler, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesine, Ölüm Cezasının Kaldırılmasını Amaçlayan İkinci Seçmeli Protokol (15 Aralık 1989)
Birleşmiş Milletler, Toplumsal Gelişme ve Kalkınma Bildirgesi (11 Aralık 1969)
Uluslararası Çalışma Örgütü, İşletmelerde İşçi Temsilcilerinin Korunması ve Onlara Sağlanacak Kolaylıklar Hakkında 135 Sayılı ILO Sözleşmesi (2 Haziran 1971)
Birleşmiş Milletler, İnsan Çevresi Konferansı (Stockholm Deklarasyonu) (1972)
Uluslararası Çalışma Örgütü, İstihdama Kabulde Asgari Yaşa İlişkin 138 Sayılı Sözleşme, (6 Haziran 1973
Birleşmiş Milletler, Olağanüstü ve Silahlı Çatışma Hallerinde Kadınların ve Çocukların Korunmasına Dair Bildiri (14 Aralık 1974)
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı, Sonuç Bildirgesi (Helsinki Belgesi) (1 Ağustos 1975)
Birleşmiş Milletler, Özürlü Kişilerin Haklarına Dair Bildiri (9 Aralık 1975)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Kamu Hizmetlerinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşme, (7 Haziran 1978)
Birleşmiş Milletler, Kitle İletişim Araçlarının Barışın ve Uluslararası Anlayışın Güçlendirilmesine, İnsan Haklarının Geliştirilmesine ve Irkçılık, Apartheid ve Savaş Kışkırtıcılığı ile Mücadele Edilmesine Katkıda Bulunması ile İlgili Temel Prensipler Bildirgesi (22 Kasım 1978)
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Çeşit Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi, (18 Aralık 1979)
Afrika İnsan ve Halklarının Hakları Şartı,(26 Haziran 1981)
Birleşmiş Milletler, Din ve İnanca Dayalı Her Türlü Hoşgörüsüzlük ve Ayrımcılığın Kaldırılması Bildirisi (25 Kasım 1981)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son Verilmesi Hakkında 158 Sayılı Sözleşme (2 Haziran 1982)
Birleşmiş Milletler, Ölüm Cezası İle Karşılaşanların Haklarının Korunmasını Güvence Altına AlacakTedbirler Bildirgesi (25 Mayıs 1984)
Birleşmiş Milletler, İşkence ve Diğer Zalimce, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Davranış veya Cezalandırmalara Karşı Sözleşme, (10 Aralık 1984)
Birleşmiş Milletler,Yargı Bağımsızlığına Dair Temel Prensipler(29 Kasım 1985)
Birleşmiş Milletler, Suçtan ve Yetki İstismarından Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair Temel Prensipler Bildirisi(29 Kasım 1985)
İşkencenin ve İnsanlık Dışı ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi (26 Haziran 1987)
Birleşmiş Milletler, Herhangi Bir Biçimde Tutuklanan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü (9 Aralık 1988)
Birleşmiş Milletler Hukuk Dışı ve Keyfi İnfazların Etkin Biçimde Önlenmesi ve Soruşturulmasına İlişkin Prensipler(24 Mayıs 1989)
Birleşmiş Milletler, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, (20 Kasım 1989)
Birleşmiş Milletler, Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (7 Eylül 1990)
Birleşmiş Milletler, Savcıların Rolüne Dair Yönerge, (7 Eylül 1990)
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı, Yeni Bir Avrupa İçin Paris Şartı (21 Kasım 1990)
Birleşmiş Milletler, Mahpuslara Karşı Davranışlara Dair Temel Prensipler (14 Aralık 1990)
Birleşmiş Milletler, Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Küçüklerin Korunması İçin Kurallar (14 Aralık 1990)
Birleşmiş Milletler, Çevre ve Kalkınma Rio Deklarasyonu, (1992)
Birleşmiş Milletler, Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıklara Mensup Olan Kişilerin Haklarına Dair Bildiri (20 Aralık 1993)
Birleşmiş Milletler, Kadınlara Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri, (20 Aralık 1993)
Birleşmiş Milletler, Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Planı, (5-13 Eylül 1994)
Avrupa Konseyi, Ulusal Azınlıkların Korunması İçin Çerçeve Sözleşme, (1 Şubat 1995)
Birleşmiş Milletler, Kopenhag Toplumsal Kalkınma Deklarasyonu, (6-12 Mart 1995)
Birleşmiş Milletler, Pekin Deklarasyonu, (15 Eylül 1995)
Birleşmiş Milletler, İnsan Yerleşimleri Konferansı Habitat II, İstanbul Deklarasyonu, (3-14 Haziran 1996)
Avrupa Konseyi, İnsan Hakları Ve Biyotıp Sözleşmesi (Kasım- 1996)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Çalışmaya İlişkin Temel Hak ve İlkeler Deklarasyonu,(19 Haziran 1998)
Uluslararası Çalışma Örgütü, Çok Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin 182 Sayılı Acil Eylem Sözleşmesi, (17 Haziran 1999)
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Güvenlik Şartı, (19 Kasım 1999)
İSLAM DÜNYASINDA VE OSMANLI İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE YAYINLANAN BAŞLICA İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİ

Veda Hutbesi, (632)
Medine Sözleşmesi, (622)
Sened-i İttifak, (7 Ekim 1808)
Gülhane Fermanı, (3 Kasım 1839)
Islahat Fermanı, (18 Şubat 1856)
Adalet Fermanı, (1875)
Osmanlı İmparatorluğu 1876 Anayasası (Kanun-i Esasi) (İnsan Haklarıyla İlgili Maddeler), (23 Aralık 1876)
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE YAYINLANAN BAŞLICA İNSAN HAKLARI METİNLERİ

T.C. 1924 Anayasası (İnsan Haklarıyla İlgili Maddeler),(20 Nisan 1924)
T.C. 1961 Anayasası (İnsan Haklarıyla İlgili Maddeler), (9 Temmuz 1961)
T.C. 1982 Anayasası (İnsan Haklarıyla İlgili Maddeler), (7 Kasım 1982)
İNSAN HAKLARI KONUSUNDA FELSEFİ ESERLERDEN VE TARİHE DAMGASINI VURMUŞ ÖNEMLİ KONUŞMA METİNLERİNDEN SEÇMELER

Thomas Aquinas, Kanunların Özü (1251)
Richard Overton, Tiranlara Karşı Özgürlük, (1600)
John Milton, Sansür Üzerine, (1644)
Benedictus de Spinoza, Vatandaşların Özgürlüğü (1670)
John Locke, Siyasal Toplumun Amaçları, (1690)
John Locke, İnanç Özgürlüğü ve Hoşgörü Üzerine, (1685)
John Trenchard ve Thomas Gordon, İfade Özgürlüğü Üzerine, (1720)
John Trenchard ve Thomas Gordon, Güç ve Özgürlük Üzerine, (1720)
David Hume, Basın Özgürlüğü Üzerine, (1742)
Baron de Montesquieu, Kuvvetler Ayrılığı, (1748)
Jean-Jacques Rousseau, Toplumsal Sözleşme, (1762)
Voltaire, Hoşgörüsüzlüğün Doğal Kanunlara Uygun Olup Olmadığı Üzerine, (1764)
William Blackstone, İnsanın Doğal Hakları ve Basın Özgürlüğü Üzerine, (1769)
Anne Robert Jacques Turgot, Hoşgörü Üzerine Krala Sunulan Önerge, (1775)
Adam Smith, Serbest Teşebbüsün Avantajları (1776)
Thomas Jefferson, Siyasi Farklılıkların Hoşgörülmesi, (1789)
Edmund Burke, Özgürlük Üzerine, (1790)
Thomas Paine, İnsan Hakları, (1791)
Mary Wollstonecraft, Kadınların Özgürlüğü (1792)
Immanuel Kant, Siyasal Haklarda Teori-Pratik İlişkisi Üzerine, (1792)
Wilhelm von Humboldt, İnsanın Özgürlüğü Üzerine, (1792)
Joseph Goerres, İfade Özgürlüğü, (1814)
James Mill, İyi Devlet, (1820)
Jeremy Bentham, Anayasal Devletin Temel İlkeleri, (1823)
James Madison, Özgürlük Üzerine, (1830)
John Rankin, Kölenin Özgürlük Hakkı (1833)
Friedrich Christoph Dahlmann, Sivil İtaatsizlik Üzerine, (1835)
Alexis de Tocqueville, Eşitlik İlkesi Üzerine, (1835)
Richard Cobden,Serbest Ticaret Özgürlüğü Üzerine, (1844)
ORGANİZASYONEL SINIFLAMA
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİLDİRGELERİ
ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ SÖZLEŞMELERİ
AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMELERİ

AGİT BİLDİRGELERİ
KONU SINIFLAMASI
AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESİ
KADIN HAKLARI

ÇOCUK HAKLARI
ZORLA ÇALIŞTIRMANIN ÖNLENMESİ
ADALET VE YARGILAMA
SENDİKAL HAKLAR
SOSYAL
REFAH VE KALKINMA
MÜLTECİ HAKLARI
SAVAŞ SUÇLARI VE SOYKIRIMIN ÖNLENMESİ

AZINLIK HAKLARI
ÖZÜRLÜ KİŞİLERİN HAKLARI

ÇEVRE HAKLARI

olayları soruyo zaten açıklamayı diil
Rapor Et
Eski 2 Ekim 2009, 14:03

yardım ediiiiinn!!!!

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hak,özgürlük,eşitlik ve demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasını sağlayan olaylar nelerdiirrr?????
Rapor Et
Eski 4 Ekim 2009, 13:43

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#8 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hak,özgürlük,eşitlik ve demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasını sağlayan olaylar nelerdiirrr?????
Aşağıda kısaca içerikleri de verilen bildirgeler, toplumların özgürlük, eşitlik ve demokrasi yolunda verdikleri mücadelelerinin sonuçlarıdır.
Ancak bunlar arasında özellikle 1789 Fransız Devrimi ile 1917 Bolşevik Devrimi en önemli gelişmelerdir.


Alıntı:
ÖZGÜRLÜK MÜCADELELERİ VE YAYINLANAN İNSAN HAKLARI BİLDİRGELERİ
  • bluesq Hammmurabi Kanunları, (İ.Ö. 2500)
Dünyanın ilk metropolisi olan Babil kralı Hammurabi (MÖ.1795-1750)’nin adıyla anılan bu kanunlar bir yönetici tarafından halka ilan edilen en eski kanun olarak bilinmektedir. Bütün ağır suçların ölümle cezalandırıldığı bu kanunlarda yer alan önemli bazı düzenlemeler arasında “kana kan göze göz” misilleme ilkesi, baktığı davalarda hata yapan hakimlerin görevden uzaklaştırılıp ağır para cezasına çarptırılmaları, yalan şahitlik yapanın ölümle cezalandırılması, suçlanan kişilerin suçsuzluklarını ispat etmeleri amacıyla Fırat’a atılmaları ve kişilerin toplumdaki statülerine göre farklı cezalara çarptırılmaları göze çarpmaktadır. Her ne kadar bu yaptırımlar günümüzde geçerli evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasa da, Hammurabi kanunlarında yer alan pek çok ilke insan haklarına önem vermesi açısından önem taşımaktadır.
  • bluesq Magna Charta Libertatum, (19 Haziran 1215)
Magna Charta Latince "Büyük Sözleşme") veya Magna Charta Libertatum (Latince "Büyük Özgürlükler Sözleşmesi") 1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesidir. Günümüzdeki anayasal düzene ulaşana kadar yaşanılan tarihi sürecin en önemli basamaklarından birisidir. Aslen, Papa III. Innocent, Kral John ve baronları arasında, kralın yetkileri hususunu karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır. Kralın bazı yetkilerinden feragat etmesini, kanunlara uygun davranmasını ve hukukun kralın arzu ve isteklerinden daha üstün olduğunu kabul etmesini zorunlu kılıyordu.
Vatandaşların özgürlüklerini belirlemekten çok, toplum güçleri arasında bir denge kuran Magna Carta, kralın sonsuz olan yetkilerini din adamları ve halk adına sınırlamıştır. Magna Carta’nın 39. maddesinde yer alan;
“Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır” tamammı devammı Magna Carta'nın denge oluşturmasına bir örnekte vergilere getirdiği yeniliktir. Magna Carta'da kralın yeni bir vergiyi uygulamaya alabilmesi ancak aristokratların onayıyla olucak şekilde düzenlenmiştir.
  • bluesq Augsburg Din Barışı ve Hoşgörü Bildirgesi (25 Eylül 1555)
  • bluesq Hollanda Bağımsızlık Bildirgesi (26 Temmuz 1581)
Halk prens için değil, tersine prens halk için yaratılmıştır; çünkü halk olmasa prens de olmazdı. Prens uyruklarını hak ve adalete uyarak yönetmeli, onları bir baba evlatlarını nasıl severse öyle sevmeli, bir çoban sürüsünü nasıl güderse, aynen öyle bağlılıkla gütmelidir. Prens bunun için vardır. Eğer böyle davranmaz, köle muamelesi yaparsa, prensliği sona ermiş demektir; bir tirandır artık o. Uyrukları da, eğer başka hiçbir çıkar yol kalmaz ve hissettikleri tehlike üzerine yaptıkları uyarılara karşın, tiranlıktan kendi canları, malları, karıları ve çocukları için herhangi bir güvence alamazlarsa, o zaman kendi vekillerinin, zümrelerin yasal kararı uyarınca tirandan ayrılma hakkını elde ederler. İspanya Kralı din bahanesiyle bir tiranlık kurmayı denemiştir; ülkenin direnişini dikkate almadan, ayrıcalıkları koruyacağına dair ettiği yemini bozarak, ülkenin ayrıcalıklarını zedelemiştir. Dolayısıyla biz de şimdi İspanya Kralı’nın Hollanda egemenliği üzerinde hiçbir hakkı kalmadığını ilan ediyoruz. Böylece bir zamanlar İspanya Kralı’na bağlılık ve boyun eğme yemini etmiş olan tüm memurlara, amirlere, efendilere, vasallere ve kentlilere görevlerinden el çektiriyoruz. Tüm görevlilere bundan böyle, İspanya Kralı’nın adını, unvanını ve mührünü kullanmamayı ve bize bağlı, İspanya Kralı’na ve onun yandaşlarına karşı olduklarını içerir bir yemini etmelerini buyuruyoruz
  • bluesq Nantes Fermanı (13 Nisan 1598)
Nantes Fermanı 13 Nisan 1598'de Fransa Kralı IV. Henry tarafından yayımlanmış ve ağırlıklı olarak Katolik olan ülkede Calvinci protestanlara önemli haklar vermiştir. Esas kaygı milli birliğin sağlanmasıydı.[2] Ferman milli birliği, dinî birlikten ayırmış, protestanları hizipçi sapkınlardan ibaret görmemiş; laiklik ve hoşgörünün yolunu açmıştı. Bireylere vicdan özgürlüğü sağlayan ferman protestanlara genel af ve vatandaşlık haklarının iadesi gibi ödünler vermişti. Ferman 16. yüzyılın ikinci yarısında Fransa halkını bölen din savaşlarına son vermiştir. Ferman yalnızca protestanlar ile katolikleri ele alıyordu, İspanya'dan reconquistamüslümanlara ve yahudilere1685'in Ekim ayında XIV. Louis tarafından feshedilmiş ve Fontainebleau Fermanı ile protestanlık yasadışı ilan edilmiştir. döneminde gelmiş olan ve geçici olarak Fransa'da bulunan değinmiyordu. Ferman
  • bluesq Mayflower Sözleşmesi, (11 Kasım 1620)
Aşağıda imzası bulunan bizler, dinimizin koruyucusu, İrlanda, Fransa ve Büyük Britanya’nın hürmete layık kralı James’in sadık bendeleri, Tanrı’nın inayetiyle;
Ülkemizin ve Kralımızın şerefi, hıristiyanlık inancının ilerlemesi ve Tanrı’nın zaferi için ant içerek Virginia’nın kuzey kısmındaki ilk koloniyi kurmak için seyahate çıkmayı; bu vaadlerimizi tek başımıza ya da karşılıklı olarak Tanrı’nın huzurunda yerine getirmeyi; dirlik ve düzenimiz için ve yukarıda bahsedilen amaçların yerine getirilmesi için sivil bir örgüt çatısı altında bir araya gelmeyi; adil ve eşit kanunları, emirleri ve anayasaları koloninin genel çıkarlarına uygun olacak bir şekilde çıkarmayı bütün alçakgönüllülük ve itaatimizle vaad ediyoruz.
  • bluesq İngiliz Haklar Bildirgesi, (Petition of Rights), (17 Haziran 1628)
  • bluesq İngiltere’nin Özgür Halkının İlk Anlaşması, (Birinci Leveller Bildirgesi), (1647)
  • bluesq İngiltere’nin Özgür Halkının Anlaşması, (Leveller Sonuç Bildirgesi), (1 Mayıs 1649)
  • bluesq Habeas Corpus Bildirgesi (1679)
  • bluesq İngiliz İnsan Hakları Bildirgesi (Bill of Rights), (1689)
1689 yılında İngiliz Parlamentosu'nun Haklar Kanunu (Bill of Rights) yayınlamasıyla, egemenlik parlamentonun denetimine geçmiştir. Bu bildiriye göre; 1. Parlamento seçimleri serbestçe yapılabilecektir.
2. Parlamento üyeleri tam bir ifade özgürlüğüne sahip olacaktır.
3. Parlamentonun kabul ettiği kanunlar kral dahil herkesi bağlayacaktır.
4. Parlamentonun izni alınmadan asker ve vergi toplanamayacaktır.
Bu kanun ile parlamenter demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi ilkeler Avrupa'da ve tüm dünyada ilk önce İngiltere'de uygulanmıştır. Temsili demokrasiler içerisinde Parlamenter rejimin temel özelliklerini şu şekilde özetlemek mümkündür.
  • bluesq Pul Kanunu Kongresi Bildirgesi, (19 Ekim 1765)
  • bluesq Kolonilerin İlk Kongre Bildirgesi (14 Ekim 1774)
  • bluesq Virginia İnsan Hakları Bildirgesi (12 Haziran 1776)
  • bluesq ABD Bağımsızlık Bildirgesi, (14 Temmuz 1776)
  • bluesq Northwest Kuralları, (13 Temmuz 1787)
  • bluesq Fransız Devrimi (1789)
Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı'dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı.
İlkel şekli Yunan şehir devletlerinde, gelişmiş şekli İngiltere ve ABD'de görülen demokrasi, Kıta Avrupası'nda da gelişmeye başladı ve Batı medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi.
Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
Milliyetçilik ilkesi, siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı.
Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeniçağ'ın sonu, Yakın Çağ'ın başlangıcı kabul edildi.
Dağınık halde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü.
Fransız İhtilâli'nin yaydığı fikirlere karşı İhtilâl Savaşları (1792-1815) başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara İngiltere ve Rusya'da katıldılar. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir.(1815)
  • bluesq Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, (3 Eylül 1791)
26 Ağustos 1789 İnsan ve Yurttaş Bildirisi şöyle başlar: Ulusal Meclis halinde toplanan Fransız halkı temsilcileri, toplumların uğradıkları felaketlerin ve yönetimlerin bozulmasının yegane nedeninin; insan haklarının bilinmemesi, unutulmuş olması ya da hor görülüp kâle alınmamasına bağlı olduğu görüşünden hareketle; insanın doğal, devredilemez ve kutsal haklarının resmi bir bildiri içinde açıklamaya karar vermişlerdir. Öyle ki, bu bildiri tüm toplum üyelerinin hiçbir zaman akıllarından çıkmasın, sürekli olarak onlara haklarını ve ödevlerini hatırlatsın. Öyle ki, yasama ve yürütme iktidarlarının faaliyetleri siyasal toplumların amacına uygun olup olmadığı her an denetlenebilsin ve bu iktidarlara daha çok saygı gösterilsin. Öyle ki, bundan böyle yurttaşların basit ve tartışma konusu olmayan ilkelere dayanan istekleri hep anayasanın korunmasına ve herkesin mutluluğuna yönelik olsun. Sonuç olarak Ulusal Meclis Yüce Varlığın huzurunda ve himayesinde aşağıdaki İnsan ve Yurttaş Haklarını kabul ve ilan eder.
  • bluesq Amerikan Haklar Bildirgesi, (15 Aralık 1791)

İnsanlığı ilgilendiren olayların akışı içinde, bir ulus, kendini bir başka ulusa bağlayan siyasal bağları koparmak ve doğa yasalarının ve Tanrı’nın ona dünya devletleri arasında bağışladığı bağımsız ve eşit yeri almak gereğini duyduğu zaman, insanlığın yargısına duyduğu o yerinde saygı, o ulusu bu ayrılmaya zorlayan nedenleri açıklamakla yükümlü kılar.
Aşağıda gerçekler bizim için gayet açıktır: Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır; Yaradan’ları tarafından bağışlanmış, belli bazı vazgeçilemez haklara sahiptirler; yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları da bunların arasındadır. Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar kendi aralarında yönetimler kurarlar; bu yönetimler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onamasından alırlar; herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada köstekleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşünmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin yetkilerini ve dayandığı temelleri, güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek ve kurmak, halkın hakkıdır; aslında sağgörü, uzun bir geçmişi olan yönetimlerin sudan ve geçici nedenlerle değiştirilmemesini buyurur; bu yüzden insanların durumlarını düzeltmek amacıyla alışılagelen yönetim biçimlerini değiştirmek yerine, kötülüklere katlanmayı yeğlediklerini deneyimler göstermiştir; ancak sürekli aynı amaca yönelik, uzun bir yolsuzluklar ve zorbalıklar silsilesi, ulusu, mutlak bir despotizme sürüklemek niyetini açığa vurursa, o zaman böyle bir yönetimi yıkmak ve gelecekteki güvenlikleri için yeni koruyucular seçmek, o ulusun hakkı ve görevidir.
İşte bu kolonilerin sabırla katlandıkları durum bu olmuştur ve şu an, onları bu güne değin varolan yönetim biçimini değiştirmeye zorlayan gerekliliği, her zamankinden fazla hissetmektedirler. Büyük Britanya Kralı’nın yönetim devresi, ardı arkası kesilmeyen haksızlıkların ve sürekli baskıların çağı olmuştur. Tüm bunların amacı, bu devletler üzerinde mutlak bir tiranlık kurmaktır. Bunu kanıtlayabilmek için, tüm gerçeklerin tarafsız dünyaya ilan edilmesi gerekmektedir:
İngiltere Kralı, kamu refahı için gayet yararlı ve gerekli olan yasaları onaylamayı reddetmiştir.
Valilerine, ivedilikle ve geciktirmeden ele alınması gereken yasaları çıkarmalarını menetmiştir. Kendisi de bu yasaların yürürlüğe girmemesi için elinden geleni yapmış, onayını sürekli ertelemiş; ve bu nedenle uzun bir süre sürüncemede kalan yasaları da bir daha ele almamıştır.
Yasama gücünde temsil edilme haklarından vazgeçmedikleri sürece, büyük halk kitlelerinin yararına olan pek çok yasayı çıkarmayı reddetmiştir. Oysa, bu hak paha biçilemez bir haktır ve nedense sadece tiranların hoşuna gitmemektedir.
Yasamayla görevli kurulları, kamu belgelerinin ve makam evraklarının bulunduğu yerlerden oldukça uzakta alışılmadık ve uygunsuz yerlerde toplantıya çağırmıştır. Onlara eziyet çektirerek, kendi uygulamalarına boyun eğmelerini sağlamak amacıyla yapmıştır bunu.
Milletvekili yarkurullarını, yılmaz bir kararlılıkla halkın haklarına el uzatılmasına karşı çıktıkları için, bir çok kez dağıtmıştır.
Bu yarkurulları dağıttıktan sonra da, uzun bir zaman yeni temsilcilerin seçilmesini engellemiştir. Bu yüzden halkın kendisi yasama gücüne sahip çıkmış, bu gücü bundan böyle kendi eliyle kullanmayı uygun bulmuştur. Ancak bu geçiş döneminde devlet, dışarıdan gelebilecek bir saldırının ya da içerdeki kargaşalıkların doğuracağı tehlikelere karşı savunmasız kalmıştır.
İngiltere Kralı, bu devletlerin kök salmalarını önlemek için elinden geleni yapmıştır; bu amaçla yabancıların vatandaşlığa kabul edilmesiyle ilgili yasanın icra edilmesine engel olmuş, yabancıların buraya göçünü kolaylaştıracak daha başka yasalar çıkarmayı reddetmiştir; yeni toprak edinme koşullarını da ağırlaştırmıştır.
Yargıçlık yetkisinin verilmesiyle ilgili yasaları onaylamayarak, kazai içtihadı etkisiz hale getirmiştir.
Yargıçların görev sürelerini, maaşlarının tutarını ve ödeme biçimini sadece kendi keyfine göre belirlemiştir.
Halkımıza eziyet olsun ve halkın cevherleri tükensin diye, sayısız yeni makam açmış, buralara büyük memur yığınları yollamıştır.
Barış zamanında, yasama meclisinin onayı olmaksızın, topraklarımız üzerinde sürekli bir ordu bulundurmuştur.
Askeriyeyi sivil güçten bağımsız ve üstün kılmaya kalkışmıştır.
Anayasamıza ters düşen, yasalarımızla bağdaşmayan bir kazai içtihat biçimini bize kabul ettirmek için başkalarıyla işbirliği yapmıştır ve bu tepeden inme kazai içtihadın uygulamalarını onamıştır. Tüm bu uygulamaların nedenleri şunlardır:
Bizim topraklarımızda güçlü, silahlı birlikleri üslendirmek;
bu devletler halkına karşı askerlerin işleyecekleri olası cinayetler karşısında, sözde yargılamalarla herhangi bir cezalandırmadan kaçınmak;
Dünyanın her yeriyle yaptığımız ticareti kösteklemek;
Bize rızamız olmadan vergi yüklemek;
Hukuki bir durumda, jürili bir mahkeme önünde, usul ve nizama uygun bir yargılamadan geçme hakkımızı elimizden almak;
Bizi işlemediğimiz cürümlerden dolayı yargılayıp, başka bir kıtaya sürebilmek;
Sınır komşumuz bir ülkede, özgür İngiliz hukuk sistemini kaldırmak, keyfi bir yönetim kurmak ve bu yönetimin yetkilerini genişletmek, dolayısıyla kendini haklı çıkaracak bir örneğe sahip olmak ve bu kolonilerde de aynı, mutlak egemenliğin kurulması için, bu yönetimi uygun bir araç olarak kullanmak;
Verilmiş haklarımızı yok saymak, en önemli yasalarımızı yürürlükten kaldırmak ve yönetim biçimimizi temelinden değiştirmek;
Yasama gücümüzü dağıtmak ve kendisinin, üzerimizde sınırsız bir yasama gücüne sahip tek yetkili kişi olduğunu ilan etmek;
İngiltere Kralı, kendi himayesi altında olmadığımızı bildirmek ve bize karşı savaş açmak suretiyle, bu topraklar üzerinde egemenlik isteminde bulunmuştur.
Denizlerimizi talan etmiş, kıyılarımıza asker yığmış, kentlerimizi yakıp yıkmış ve hemşehrilerimizi öldürmüştür.
Benzerine barbarlık zamanlarında bile rastlanmayan, hele uygar bir ulusun başkanına hiç mi hiç yakışmayan, gaddarlık ve sadakatsizlikle başlattığı, “Ölüm, Askerileşme ve Tiranlık” adlı eserini tamamlayabilmek için, yakınlarda yabancı paralı askerlerden kurulu büyük bir ordu kurmuştur.
Ya cellatların ellerine düşmemek için ya da onlarla dostça geçinebilmek için olsa gerek, açık denizde yakalanan yurttaşlarımızı kendi ülkelerine karşı savaşmaya zorlamıştır.
Aramızda ayaklanmalar çıkarmış ve sınır bölgelerinde oturan, savaş yöntemleri; bilindiği gibi yaş, cinsiyet ya da hal gözetmeksizin herkesi kesip biçmek olan, merhametsiz Kızılderili vahşileri bize karşı kışkırtmayı denemiştir.
Bu baskının her evresinde yapılan haksızlıkların düzeltilmesini en hakirane bir biçimde talep ettik. Durmadan yinelediğimiz ricalarımızın karşılığı, durmadan yinelenen haksızlıklar oldu. Ancak bir tirandan beklenebilecek davranışlarla karakterini belli eden bir Monark, özgür bir halkı yönetme işine uygun olamaz.
Britanyalı kardeşlerimize karşı da saygıda kusur etmiş değiliz. Zaman zaman onları, yasa koyucuların üzerimizde haksız bir yönetim kurma girişimleri konusunda uyardık. Buraya hangi koşullar altında göç edip, yerleştiğimizi anımsattık onlara. Doğal adalet ve alicenaplık duygularına seslenerek aramızdaki ırk bağları dolayısıyla, bu zorbalıkları kınamalarını rica ettik. Çünkü bu zorbalıkların, aramızdaki bağlantıları ve ilişkilerimizi bozması kaçınılmaz bir şeydi. Ama onlar da adaletin ve kan bağımızın feryatlarına kulaklarını tıkadılar. Bunun için artık, onlardan ayrılmamız gerektiği sonucuna boyun eğmek ve onları da, insanlığın geri kalan kısmı gibi, savaşta düşman, barışta dost kabul etmek zorundayız.
Bu yüzden, Genel Kongre halinde toplanan biz A.B.D. temsilcileri, görüşlerimizin doğruluğuna, dünyanın en yüce Yargıcı’nı tanık tutarak, bu kolonilerin halkından aldığımız yetkiyle, onların adına, Birleşik kolonilerin özgür ve bağımsız devletler olduklarını ve bunun hukuken böyle korunacağını; Büyük Britanya Krallığı’na karşı her türlü yükümlülükten kurtulmuş olduklarını; bu kolonilerle Büyük Britanya Devleti arasındaki her türlü siyasal ilişkilerin sona erdirildiğini ve bunun böyle kalacağını; özgür ve bağımsız devletler olarak, savaş açmak, barış ilan etmek, andlaşmalar yapmak, ticareti düzenlemek ve diğer tüm bağımsız devletlerin yapabileceği her şeyi yapmak hakkına sahip olduklarını resmen açıklar ve ilan ederiz. Ve bu bildirinin korunması için, Tanrı’nın inayetine tam bir güvenle, yaşamlarımız, servetlerimiz ve en kutsal varlığımız olan onurumuz üzerine and içeriz.
  • bluesq İspanyol Halkının Politik Anayasası, (19 Mart 1812)
  • bluesq Halkın Sözleşmesi (Çartizm Bildirgesi) (1848)
  • bluesq Alman Halkının Temel Hakları, Alman İmparatorluğu Anayasası (Bölüm VI), (1849)
  • bluesq Emek Şovalyelerinin Anayasası, (1878)
  • bluesq Erfurt Programı (Alman Sosyal Demokrat Partisi Programı),(20 Ekim 1891)



Yukarıda kısaca içerikleri verilen bildirgeler, toplumların özgürlük, eşitlik ve demokrasi yolunda verdikleri mücadelelerinin sonuçlarıdır.
Ancak bunlar arasında özellikle 1789 Fransız Devrimi ile 1917 Bolşevik Devrimi en önemli gelişmelerdir.
Rapor Et
Eski 12 Ekim 2009, 17:03

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hak eşitlik özgürlük demokrasikavramların dünyada yayılmasına sebeb olan olaylar.
Rapor Et
Eski 13 Ekim 2009, 00:13

Hak, özgürlük, demokrasi kavramlarının dünyada yayılmasına yol açan olaylar nelerdir?

#10 (link)
Admin
ThinkerBeLL - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

hak eşitlik özgürlük demokrasikavramların dünyada yayılmasına sebeb olan olaylar.

"Hak, Özgürlük, Eşitlik ve Demokrasiİ" Kavramlarının Dünyada Yayılmasına Sebep Olan Olaylar

İlk çağ, Orta çağ ve Yakın çağ zamanlarında kadın-erkek ayrımı olmaksızın kölelik yapısı vardı, bir kısım insanlar köle olarak doğup Asiller denilen bir kısım insanların köle sayılan insanların yaşamları üzerinde tam bir hakimiyetleri vardı. Yüzlerce yıl süren bu yönetim anlayışı sonucu insanlık tarihi zulümlere hatta ölümlere sahne olan kara dönemlerden sonra, önce 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen Magna Carta Bildirgesi ile az da olsa düzelme sağlandı.
Magna Carta İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılır. İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge Amerika'da yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi'dir.
Özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde gerçek yerini alacaktır.
İnsan Hakları Bildirisi kabul edildikten sonra insan haklarını geliştirme koruma ve uygulama konusunda yeni anlaşmalar yapılmış, bildiriler yayınlanmıştır.
Bunlardan belli başlı olanlar şunlardır:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 4 Kasım 1950
İnsan Hakları Bildirisinde bulunan hakları topluca güvence altına almak için Avrupa Konseyi üyelerinin üzerinde anlaştıkları metindir. Sözleşme insan haklarının korunmasını ve geliştirilmesini amaç edinir.
Birleşmiş Milletler Kadınların Siyasi Haklarına İlişkin Sözleşme 20 Aralık 1952
Birleşmiş Milletler Antlaşmasında sözü edilmiş bulunan erkekler ve kadınların hak eşitliği ilkesinin uygulanmasını dileyen her bireyin doğrudan doğruya ya da serbestçe seçilmiş temsilcileri aracılığı ile kendi ülkesinin kamu işlerinin yönetimine katılmak ve eşit koşullar altında kendi ülkesinin kamu hizmetlerine katılmak hakkını kabul ve Birleşmiş Milletler Antlaşması'na ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi hükümlerine uygun olarak siyasal haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma yönünde erkekler ile kadınlara eşitlik tanımayı isteyen Sözleşmeci Taraflar, bu amaçla bir Sözleşme yapmaya karar vermişlerdir
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi 20 Kasım 1959
İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinde bulunan onurunu ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için İnsan haklarının hukuk düzeniyle korunması gerektiğini, Uluslar arasında dostça ilişkileri geliştirmeyi özendirmenin temeli olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Antlaşmasında temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu, üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini, bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını gözönüne alarak, Genel Kurul, toplumun her bireyi ve her organının bu bildirgeyi sürekli olarak gözönünde bulundurarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslararası geliştirici önlemlerle gerek üye devlet halkları, gerekse bu devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlayamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.

• Avrupa Sosyal Haklar Sözleşmesi 18 Ekim 1961
• Afrika İnsan ve Halklarının Halkları Şartı 26 Haziran 1981
• Birleşmiş Milletler, Yargı Bağımsızlığına Dair Temel Prensipler 29 Kasım 1985
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.242 saniyede (74.54% PHP - 25.46% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 13:43
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi