Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda ahsen tarafından 29 Mayıs 2009 (15:55) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
436682 kez görüntülenmiş, 166 cevap yazılmış ve son mesaj 30 Eylül 2014 (20:08) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.14  |  Oy Veren: 7      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 1 Ocak 2010, 13:52

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#101 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
sari saltuk türbesi
Rapor Et
Reklam
Eski 3 Ocak 2010, 12:54

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#102 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
SULTAN MURAD TÜRBESİ -----------------
Osmanlı eserlerinin çokluğuyla dikkat çeken ülkelerin başında gelen Kosova’da son olarak Sultan Murad Türbesi’nin restorasyonu tamamlandı. 1389’da Kosova Meydan Savaşı’nda şehit edilen Sultan I. Murad’ın, Balkanlar’ın 1912 yılında Osmanlı’nın elinden çıkmasıyla bakımsız kalan türbesi, Türkiye Diyanet Vakfınca yeniden ayağa kaldırıldı. Padişahın iç organlarının medfun bulunduğu Priştine’deki türbe, eski ihtişamıyla ziyarete gelen Osmanlı torunlarını ağırlamaya başladı. Kosova’yı işgal eden Sırplar’ın kin ve nefretlerini en fazla gösterdiği yer olan tarihi türbenin çevre düzenlemesi de yapıldı. Restorasyon çalışmaları sırasında türbeyi 4 asırdır bekleyen ailenin son temsilcisi olan türbedara da lojman inşa edildi.


Sinan Paşa Camii -------------------------
Beylerbeyi ve ikinci vezir olan Sinan Paşa’nın 1615 yılında yaptırdığı Sinan Paşa Camii, Prizren’in sembol eserlerinden biri. İstanbul merkezli klasik dönem Osmanlı mimari sanatsal anlayışının Balkanlar’daki temsili olan tarihî cami; ince, yüksek minaresi ve kurşun kaplamalı kubbesiyle şehre tepeden bakıyor. 1968 yılında Osmanlı El Yazmaları Müzesi’ne dönüştürülünce, uzun yıllar ibadete kapalı kalan cami restorasyonun ardından müminleri ağırlamaya devam edecek.

________________________________________
DRİNA KÖPRÜSÜ



Drina Köprüsü, Sokullu Mehmet Paşa adına Mimar Sinan tarafından 1577 de yapılan 11 gözlü köprüdür.

Dünya da İvo Andric'in Nobel Edebiyat Ödülü alan Drina Köprüsü adlı romanı ile tanınır.



1890 yılında Drina Köprüsü



Günümüzde Drina Köprüsü

Drina Köprüsü'nün restorasyon çalışması şu an Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülmektedir.


KONJİC KÖPRÜSÜ



Konyiç şehrindeki köprünün 19. Osmanlı Padişahı Sultan IV. Mehmet (Avcı Mehmet) tarafından 1682 yılında inşa edilmiştir.


Köprü II. Dünya Savaşı'nda büyük hasar görmüş ve daha sonra üzerinin betonarme tabliye ve asfalt kaplama inşa edilmesiyle orijinal görünümünü kaybetmiştir.

Konjic Köprüsü, Saraybosna-Mostar yolunun 52. km’sindeki Neretva Nehri’nde bulunuyor. 100 metre uzunluğundaki köprü, 5.25 metre eninde 6 kemerden oluşuyor. 2. Dünya Savaşı sırasında, 3 Mart 1945 tarihinde Alman piyadelerinin geri çekilmesi sırasında yapılan bombardıman sonucunda köprü kemerleri yıkıldı. 2. Dünya Savaşı sonrasında hasar gören körüden geriye sadece köprünün ayakları kaldı. 1945 senesinde geçici olarak ahşap bir köprü yerleştirildi. 1962 senesinde ise yerini çelik krişler ve betonarme yapı aldı.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nün uygulama projesini yaptığı ve projenin kontrolünü yürüteceği Konjic Köprüsü'nün restorasyon projesi Türk Erbu müteahhitlik şirketi tarafından yapılacak. TMMOB'nin ulusal mimarlık sergisinde koruma ve yaşatma ödülünü alan proje Konjic'te 2 kasabayı birbirine bağlayacak.


Macaristan'da Osmanlı'dan kalan en büyük mimari eser olan Gazi Kasım Paşa Camii şu anda kilise olarak kullanılıyor Caminin kubbesi, Hunyadi Yanoş heykeliyle yüz yüze Peç'in en kalabalık meydanına bakıyor
Macaristan'ın her yerinde Osmanlı'nın izlerine rastlamak mümkün İşte, Kanuni döneminde kuşatılmasına rağmen, kışın bastırması sebebiyle alınamayan, 1596 yılında III Mehmed tarafından fethedilen Eğri Kalesi'nden bir görünüm III Mehmed, bu zaferden dolayı, Osmanlı tarihinde "Eğri Fatihi" olarak anılır


Umarım işinize yarar. )
Rapor Et
Eski 4 Ocak 2010, 21:32

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#103 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
BANA ACİL YUNANİSTANDAKİ OSMANLI TARİHİ ESERLERİN SAYISINI VE İSMİNİ VEREBİLİRMİSİNİZ LÜTFEN!!!
Rapor Et
Eski 5 Ocak 2010, 23:11

Bulgaristan'daki Osmanlı eserleri nelerdir?

#104 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bulgaristandaki osmanlı eserleri nelerdir?
Rapor Et
Eski 5 Ocak 2010, 23:17

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#105 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

bulgaristandaki osmanlı eserleri nelerdir?
Bulgaristan’daki mimari eserlerin sayısı 3399 adettir; bu sayı, 2356 adet cami-mescit, 142 medrese, 273 mektep, 174 tekke-zaviye, 42 imaret, 116 han, 113 hamam-ılıca-kaplıca, 27 türbe, 24 köprü, 16 kervansaray, 74 çeşme, saat kuleleri, hastaneler, bedestenler, kütüphaneler ve çeşitli sanat eserlerinden meydana gelmiştir
Rapor Et
Eski 6 Ocak 2010, 17:01

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#106 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
3 tane han lazım
Rapor Et
Eski 8 Ocak 2010, 11:35

baLkanLardaki osmanLı eserleri

#107 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
baLkanLardaki osmanLı eserleri koNumuz ama bana yunanistanLa karadağ Lazım ansikLopedik biLgi için cok acıL
Rapor Et
Eski 8 Ocak 2010, 11:43

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#108 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Sultan Murad Türbesi
Bosna-Hersek'teki Konyiç Köprüsü'

  • Camiler ve mescitler 4620-2536-1660 adet.
  • Madereseler 142- 4 adet.
  • Mektepler 1500 imiş şimdi hiç yok karma Bulgar okulu3200 adet.
  • Tekkr ve zaviyeler 365 – 174 -72 adet.
  • İmaretler aşevleri 42 – şimdi425 adet.
  • Hamamlar113- 575 adet
  • Kaplıça Sıçak sular 30-600 adet.
  • Türbeler 27- 17 adet.
  • Vakıflar Osmanlı-1125 adetmiş kalan 401 adet
  • köy İslam cemiyetleri-2560- şimdi 1275 adet.
  • SAAT Kuleleri 20- 45 adet.
  • Kale ve Surlar 20- 15 adet.
  • Köprülerimiz-44- kalan 28 adet
  • Kule ve oçaklar10- 6 adet
  • Türk Çeşmeleri 175- 375 adet.
  • Su kuyuları/pınarlar/1660- 886 adet
  • Göl ve göletler 1950- 975 adet.
  • Datlı su kaynakları 186- 385 adet.
  • Bedestenler 12- adetten kalan 6 adet.
  • Darulkura 10 imiş şimdi hiç yok.
  • Degirmenler , yel, su, ateş olmak üzere1600-375 adet.
  • Türk Çarşıları 185 şimdi 320 adet
  • DükkaNLAR4500 ŞİMDİ1550 ADET.
  • Kuyumcular- 18- 25 adet
  • Bakırcılar dukanı 12- 2 adet kalmış
  • Kervan saraylar 16adet imiş şimdi hiç yok.
  • Kalaycılardükkanı 20 adetmiş şimdi 5 adet kalmış.
  • Müslüman müftülüğü- 25 adetten 17 adet kalmış.
  • Hastaneler 12- 560 adet olmuş.
  • Dersaneler 12- 275 adet
  • Hünkar bahçeleri 75 -185 adet
  • Tüek idari mimari yapıları1865 - 662 adet.
  • Türk evleri 1.550,785 ADETYEKÜNÜ BUNLARIN170856 tarihi eski yapı.
  • Türk konakları tarihi 410 adet
  • Türk köşkleri muhtelif 456 adet
  • Türk sarayları375 adet
  • Türk askeri istihamları 10 adet şimdi yok
  • Türk kütüphaneleri 175- şimdi karma 4200adet
  • Askeri kışlalar12 adet.
  • Askeri tabyalar 170 adet
  • Şehitliklerimiz -18 şehirde ve yeni jivkof şehitleri 45 adet.
  • Mezarlıklarımız-11785- 7725 kalan
  • Mesire parkları120-460 adet.
  • Demiryolu istasyonu-125 adet.
  • Telegrafhane 6- 1250adet
  • Tçari merkezi 280 adet
  • Hanbarlar 2850 adet Köy ve şehirlerde kulanilan tarım muhafaza yerleri.
  • Hangarlar 875 adet
  • Tersaneler 6 adet
  • Atölyeler 680 adet
  • Demircilik işlikleri-1250 adet
  • Mahkeme sarayları 30 adet
  • Askeri cephanelikler 12 adet
  • Muhtelif Ticari magzalar1780 DET
  • Bulgar kilisesi ve manastırı Türk yaoısı-1275 adet
  • Bulgar meyhaneleri 2350 adet
  • Türk kahvehaneleri3250 adet
  • Türk tatlıcıları ve baklavacıları 1150 adet
  • Türk lokantası ve çobacıları 1100 adet
  • Türk köftecileri 650 adet
  • Tük nalburcuları 1250 adet
  • . Tüek YUMATACILIĞI VE TAVUKCULUĞU780 ADET
Osmanlı devleti ve hükümdarlığında asırlar boyu bir cınar gibi Anadoludan balkanlara göçen kök ve dal budak salan ve buralarını imar ederek pek çok şehir ve köyler kuran ve uyğun gördükleri yerleride imar ederek kendi zevk ve yaşayışlarına göre şekil vermişlerdir.Tatar Pazarcığı kazasının vakıf eserlerine gelinçe çelebi sultan Mehmed tarafından kurulan şehir Veziri azam Makbul İbrahim paşa tarafından imar edilmiştir. BUNLAR 8 CAMİ, 12 MESCİD, 7 TEKKE, 7 HAN,1 İMARETTİR.makbul İbrahim paşanın yaptırdığı kervansarayın 2000 deve ahırı,3000at,tavlası,80 odası,200şömine ile ısıtılan,salonları ve vezierleri agırlayan özel salonları varmış.Avlusu taş döşeli olup5000 atlının sığınacagı geniş bir meydandır. Müslüman- kafir ayırt etmeden beraberce kalarak yer ve içerlermiş. Yatarlarmış.Spfya-Filibe yolu üzerindeki bu büyük konak yeriolduğu için devamlı doluymuş. Kervansaraya Ayşe Sultan ilave su getiemiş ve bazı noksanlarını tamamlamıştır.BURADA30 CANİ, 3 MEDERESE,1 Türbe,6 TEKKE VE ZAVİYE,4 imaret, 2 mektebi, 2 hanı, 1 kalesi,1 hamamı, 1 kervansarayı varmış.1362 tarihinden itibaren Türk hakimiyetine giren Bulgaristan Bagımsızlığını1908 yılında alarak tam 546 yıl Türk kültür ve medeniyetinin tesiri altında kalarak şehirler ve köyler imar ederek binlerce Vakıf ihya etmiştir. İşte Balkanoloji araştırmaları bu tarihi kültürel mirasınızın izinde olup araştırmalarını devam ettirmektedir

kaynak



fadedliver adlı kullanıcıdan alıntı viewpost DÜNYADAKİ TÜRK KÜLTÜR VARLIKLARININ BELİRLENMESİ PROJESİNDE SONA GELİNDİ
Üç kıtada yapılan envanter çalışmaları Türk Osmanlı medeniyetinin ihtişamını bir defa daha gözler önüne sererken sınırlarımız dışında kalan tarihî ve kültürel mirasın nasıl perişan bir halde olduğunu ortaya koydu
thum_1481c6c90b4d02
SULTAN MURAD TÜRBESİ GÜL BAHÇESİ GİBİ
Osmanlı eserlerinin çokluğuyla dikkat çeken ülkelerin başında gelen Kosova’da son olarak Sultan Murad Türbesi’nin restorasyonu tamamlandı. 1389’da Kosova Meydan Savaşı’nda şehit edilen Sultan I. Murad’ın, Balkanlar’ın 1912 yılında Osmanlı’nın elinden çıkmasıyla bakımsız kalan türbesi, Türkiye Diyanet Vakfınca yeniden ayağa kaldırıldı. Padişahın iç organlarının medfun bulunduğu Priştine’deki türbe, eski ihtişamıyla ziyarete gelen Osmanlı torunlarını ağırlamaya başladı. Kosova’yı işgal eden Sırplar’ın kin ve nefretlerini en fazla gösterdiği yer olan tarihi türbenin çevre düzenlemesi de yapıldı. Restorasyon çalışmaları sırasında türbeyi 4 asırdır bekleyen ailenin son temsilcisi olan türbedara da lojman inşa edildi.

1481c6cb350b5a
Sultan Murad Türbesinin selamlık bölümü tamiratın ardından hayranlık uyandıran bir görünüme kavuştu.


Sunuş
Asırlarca dünya siyasetine yön veren Osmanlı Devleti’nin, geçtiğimiz yüzyılın başında tarih sahnesinden çekilmesinin ardından, ülke sınırları içinde yaşayan toplumlar ve ecdad yâdigarı eserler sahipsiz kaldı. Bu fırsattan hareketle Osmanlı mirasçıları arasındaki maddi-manevi bağlar koparılmaya çalışıldı. Özellikle Balkanlarda kurulan yeni devletler, Osmanlı eserlerine karşı bilinçli bir kıyım başlattı. Köprüler bombalandı, camiler striptiz kulübü yapıldı, türbeler ve kabir taşları yerle bir edildi. Ancak tarih yapan bu kadim medeniyetin torunlarının, tarih, düşünce, kültür ve bilim dinamikleri hesaba katılmadı. Son yıllara kadar yıkıma mahkûm edilen bu ülkelerdeki Osmanlı eserleri bir bir ayağa kaldırılmaya başlandı. Bu dizi yazımızda; Kırım’dan Kosova’ya, Makedonya’dan Mısır’a, Ürdün’den Suriye’ye, Cezayir’den Tunus’a kadar üç kıtada halis düşünce ve örnek gayretlerle yürütülen çalışmaları anlatacağız. Osmanlı medeniyetinin bu topraklardaki nişanelerini yenileme hikayeleri sizi de etkileyecek.

1481c6cd229a5b
TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu

Türk Tarih Kurumu’nun (TTK), 5 yıl önce başlattığı yurt dışındaki Türk kültür varlıklarının envanterini çıkarma projesinde sona yaklaşıldı. Balkanlarda Dişişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) ve Diyanet İşleri Genel Müdürlüğü’nün girişimleriyle tarihi eserler yeniden restore edilerek eski ihtişamlarına kavuşturuluyor.
Çalışmalar konusunda sorularımızı cevaplayan TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, yurt dışındaki eserlerimizin bir kaç ülke haricinde hepsinin kayıt altına alındığını açıkladı. Osmanlı Devleti’nin hakimiyetindeki üç kıtada, Orta Doğu, Orta Asya, Afrika ve Avrupa ülkelerine gönderdikleri uzmanlarca, şu ana kadar tesbit edilen eserlerin kaydedildiğini belirten Halaçoğlu, sadece Balkanlarda tesbit edilen eser sayısının 22 bine ulaştığını söyledi.

BULGARİSTAN ŞAŞIRTTI
Prof. Yusuf Halaçoğlu, Kırım, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Mısır, Tunus, Ürdün, Suriye, Macaristan, Romanya, Hırvatistan, Irak, Sudan, Cezayir, Tunus, Libya, İran gibi ülkelerde yürütülen çalışmalar tamamlandığında herkesi çok şaşırtacak nitelikte bir dökümanın ortaya çıkacağını belirtti. Çalışmaları yürüten ekipte, mimar, tarihçi ve sanat tarihçilerinin yer aldığını vurgulayan Halaçoğlu, “Örneğin Bulgaristan’da 78 mimari yapı var sanılıyordu, biz 500’ün üzerinde Türk kültür varlığı tespit ettik. Çalışmalarımızda her gittiğimiz ülkede, o ülkeden bir uzmanı da yanımıza aldık. Çok büyük bir medeniyeti ortaya çıkarıyoruz. Somali’den Çin’e uzanan bir medeniyet bu” diye konuştu.
Hâlâ cami, medrese, türbe, çeşme, köprü, bedesten, han ve kervansaray gibi binlerce vakıf eserinin Türkiye’nin ilgisini beklediğini anlatan Prof. Dr. Halaçoğlu, bunların restorasyonu için de gerekli görüşmelerin yapıldığını ifade etti. Halaçoğlu, “Bu eserlerle ilgili envanter çalışmalarımız hızla devam ediyor. Eserlerin durumu hakkında rapor hazırlıyoruz” dedi.

KOSOVA SAHİP ÇIKTI
Balkanlardaki Türk varlığının en çok hissedildiği ülkelerin başında gelen Kosova’da tarihi mirasımız artık emin ellerde. Avrupa’nın bu çiçeği burnunda ülkesinde tam 229 eser tespit edildi. Prizren ve Priştine’de onlarca cami, türbe, çeşme, köprü, medrese, hamam ve eski konak restorasyon sırasını bekliyor. Kosova Hükümeti, bakıma ve onarıma ihtiyacı olan eserleri korumak amacıyla özel bir komisyon kurdu. Uzmanlardan oluşan kurul, başta UNESCO verileri olmak üzere birçok belgenin yardımlarıyla onarımı yapılacak eserlerin listesi hazırlandı.

SİNAN PAŞA YADİGÂRI
TİKA ve Türkiye Diyanet Vakfı, Piriştine’de ve Prizren’de Sinan Paşa Camii, Fatih Camii ve bazı hamamlarda restorasyona başladı. Önemli Osmanlı eserlerinden biri sayılan Prizren’deki Sinan Paşa Camii’nin önümüzdeki ay ibadete açılması bekleniyor. Akçaylar Restorasyon İnşaat Şirketi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, caminin iç duvarları, kubbesi, revak ve şadırvanı onarılıyor ve çevre düzenlemesi yapılıyor.

1481c6cee13af7
İSTANBUL CAMİLERİ GİBİ
Beylerbeyi ve ikinci vezir olan Sinan Paşa’nın 1615 yılında yaptırdığı Sinan Paşa Camii, Prizren’in sembol eserlerinden biri. İstanbul merkezli klasik dönem Osmanlı mimari sanatsal anlayışının Balkanlar’daki temsili olan tarihî cami; ince, yüksek minaresi ve kurşun kaplamalı kubbesiyle şehre tepeden bakıyor. 1968 yılında Osmanlı El Yazmaları Müzesi’ne dönüştürülünce, uzun yıllar ibadete kapalı kalan cami restorasyonun ardından müminleri ağırlamaya devam edecek.
1481c6d06b4cf8
TURİZME AÇILACAK
Kosova Adalet Bakan Yardımcısı Altay Suroy, Osmanlı eserlerine sahip çıkılması yönündeki çalışmalarıyla biliniyor. Suroy, 524 yıllık Osmanlı dönemi tarihi ve kültür mirası hakkında kaleme aldığı kitaplarla ve konferanslarla yeni nesli bu konuda bilinçlenmesini sağlıyor. 16 kitaba imza atan Altay Suroy, “Bağımsızlığının ardından Kosova, kültürel zenginliğini turizme açacaktır. Türkiye’deki acenteler seyahat düzenleyerek, konuklarımıza eski tarihlerini yaşatabilir” dedi.

Kaynak: TÜRKİYE GAZETESİ Hayrettin Turan hayretttin.turan@tg.com.tr
Rapor Et
Eski 10 Ocak 2010, 20:04

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#109 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Cvp: Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir
Rapor Et
Eski 10 Ocak 2010, 20:49

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir?

#110 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Cvp: Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir
BALKANLARDA TÜRK MİMARİ ESERLERİ-1
Konu, bugünkü Türkiye sınırları dışında, bütün Balkan yarımadası ile şimdiki Romanya ve Macaristan'ı içine almaktadır Osmanlı İmparatorluğumun bu toprakları üzerinde, bugün Macaristan, Romanya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Arnavutluk ve Yunanistan olarak altı devlet bulunmaktadır Buralardaki Türk eserleri hakkında, yerinde kalan pek azı dışında, en önemli kaynak Evliya Çelebi Seyahatnamesidir Evliya Çelebi'nin görmediği, uğramadığı yerler de bunun dışında kalmaktadır
Kuzeyden başlanacak olursa, Dobruca gibi, büyük
şehirlerin kurulmasına elverişli olmayan alçak ve bataklık arazi üzerinde Sultan II Bayezid'den başlayarak, Osmanlılar, buradaki seyrek nüfusun ihtiyacını karşılayacak ölçüde mimari eserler yapmışlardır Fakat bu eserlerin çoğu, 1828'de Edirne'ye kadar inen Rus orduları tarafından tahrip edildiğinden, daha sonra Sultan II Mahmud, Abdülmecid, Abdülaziz tarafından yaptırılan camiler kalmıştır Daha önceki devirden kurtulan üç eser, Sokullu'nun hanımı Esma Han Sultan'ın Mangalia'daki cami ve medresesi, Babadağı'nda Gazi Ali Paşa Camii, Medrese ve Türbesi ile, küçük bir yapı olan Sarı Saltuk Türbesi, XVI ve XVII yüzyıl özelliklerini korumuştur
XIX yüzyılın son yarısı içinde Bükreş, Harşova, İbrail, İshaklı, Kalas, Köstence, Maçin, Mahmudiye, Mecidiye, Süne (Sulina) ve Tolca'da bulunan çatı örtülü basit camiler, tavan veağaç işlerindeki oymalar ve süslemeler bakımından değer taşır
Kubbeli tek cami, Tuna'nın en kuzey ağzında, Süne (Sulina)'dadır Kalas Camii'ni de 1900 yıllarında Sultan Ab-dülhamid yaptırmıştır Böylece köy camileri ile birlikte, Dobru-ca'da 80 kadar cami ve 2 medrese, mektep vardır
Bükreş'te küçük bir cami ile bir han, Yergöyü (Giurgiu), Kalafat, Orşova gibi kalelerde ve Dobruca - Buğdan sınırında İbrail'de şimdi kilise olan bir cami vardı
Kanunî Sultan Süleyman devrinde fethedilen Banat'ta, hemen savaşın arkasından bütün gerekli Osmanlı müesseseleri yapılmaya başlanmıştır
Sonraları doğu tarafından Avusturyalıların eline geçen birkaç şehri, Köprülü Mehmed Paşa geri almış (1668), daha savaş devam ederken Arad'da cami, mektep, imaret han, zaviye, köprü, hamam yaptırmıştır Varat'ta da Sultan IV Mehmed namına bir cami, bir medrese, bir okul ve Vezirköprüsü denilen köprüyü, Yanova (Boros-yenö)'da Sultan IV Mehmed Camii ile Köprülü Camii'ni yaptırmıştır Daha sonra oğlu Fazıl Ahmed Paşa bir cami, bir okul, ayrı ayrı iki vezir de iki cami, bir saat kulesi ve çeşitli mescitler yaptırmışlardır
XVIII yüzyıla kadar Osmanlılar elinde kalmış olan Tamşuvar, yirmi altı eserle imar edilmiş ise de, bugün eski belediye binasının kapısına, duvara yerleştirilen Sultan İbrahim Hamamı kitabesinden başka iz kalmamıştır
Macaristan'ın durumu biraz daha belirlidir Merkez Budin (Buda Pest) için Evliya Çelebi, yalnız varoşlarda 3500 ev, 24 mahalle göstermiştir Yukarıhisar'dakiler bunun dışında kalmaktadır
Budin'deki eserler, 25 cami, 47 mescit, 12 medrese, 16 mektep, 10 tekke ve türbe, 8 kaplıca, 2 hamam, 9 han, 75 sebilhane, 10 çeşme, 1 baruthane, 1 saat kulesi, 1 bedesten olarak 217'yi bulmaktadır Cami, mescit ve medreseler tamamen kaybolduğundan bunların şekli bilinmiyor Yalnız Toygun Paşa Camii'nin mihrap duvarlarının bir kısmı ile bir köşesinin yerine göre yapılan restitüsyonu, Saraçhanebaşı'ndaki Dül-gerzade ve Fındıklı Molla Çelebi camilerinin bir eşini vermektedir Yalnız kubbe biraz daha büyük olup, son cemaat yeri de yanlara doğru taşmaktadır Bu cami önce Fransisken Manastırı olmuş, sonra yıktırılarak şimdiki kilise yapılmıştır Bu arada camiden kalan duvar ve köşe, Macarlarca temizlenerek meydana çıkarılmıştır Sinan'ın Sokullu Mehmed Paşa Camii ve iki medresesi hakkında da bilgi yoktur, yalnız gravürlerden bunun kubbeli bir cami olduğu anlaşılmaktadır Sinan'ın imparatorluk sınırlarının en kuzeyinde ve Macaristan'da yaptığı tek cami bu olmuştur Kuzeyde, bundan sonraki eseri Drina Köprüsü, 350 km güneyde kalır Sinan'ın, Macaristan'da başka eserler yaptığı hakkında bilgiler gerçeğe dayanmaz

Budin'de yerinde kalan en önemli eserler, dört kaplıcadan ibaret olup, onların da soğukluk kısımları yıkılmış, yalnız birisinin tek duvarı, pencere ve hücreleri
bırakılmıştır Aşı-kî'nin yazmasından soğuklukların büyük kubbeli olduğu anla
şılmakta, kalan duvar da, bunu doğrulamaktadır Kaplıcaların havuz kısmında da pencereler açılıp, halvetler bozularak değişiklik yapılmıştır
Kaplıcalar, imparator tarafından subaylara hediye edilmiş, onlar da istedikleri
değişikliği yapmışlardır Horozkapısı Kaplıcası, Kırali ailesine verilmiş olup, aynı
isimdeki apart-manın kapısından girişi vardır Kalan soğukluk duvarı görül-mektedir


Bundan başka Budin'de kalan diğer bir eser, çok tanınmış Gül Baba Türbesi'dir Önceleri şapel haline getirilen türbe, son yıllarda tamir edilip etrafı açılarak güzel bir bahçe içerisine alınmıştır Böylece Budapeşte'deki 217 eserden, bir türbe ile dört kaplıcadan başka bir şey kalmamıştır
Fakat Pecs şehrinde kalan camiler, bize iyi bir fikir vermektedir Sigetvar'da da iki cami vardır
Macaristan'da kalan en büyük ve güzel cami Pecs'de-ca 1579 tarihli Gazi Kasım Paşa Camii'dir 1635 m çapındaki kubbesi ile Üsküp ve Saraybosna camilerinden biraz daha büyüktür Binada, kilise haline getirilirken yapılan barok değişiklikler ve ilâveler temizlenerek, muhteşem eser ortaya çıkmış ve şehir meydanına hayat vermiştir Yalnız minaresi ve son cemaat revakı yıkılarak, yerine kilisenin narteksi gelmiştir
Pecs'de kalan diğer bir eser, Yakovalı (Dakovica) Hasan Paşa Camii'dir Kilise haline getirilmiş olan yapıda, son tamirde değişiklikler ve ilâveler kaldırılarak üslûba uygun şekilde restore edilmiş, duvarlar temizlenerek kalem işleri ve yazılar meydana çıkarılmış, minarede çan takmak için bozulan petek yeniden yapılmıştır En iyi korunan ve içinde namaz kılınabilecek durumda bir camidir Yalnız bir sütunu açıkta bırakarak son cemaat revakını kapatan ve kubbeden yukarıya yükselen bitişik manastır binası (şimdiki dispanser) yapıyı gölgelemektedir Bir de cami içine konulan, torna işi, çirkinlik numunesi minber, kanser yarası gibi camiin ahenkli güzel mekânı içerisinde göze batmaktadır
Aynı şehirde sekizgen İdris Baba Türbesi, kiremit örtülü kubbesi ile sade bir yapıdır Yuvarlak pencereler sonradan, kilise haline getirilirken açılmış, kubbenin şekli de biraz değiştirilerek bozulmuştur Son tamirde yeniden sanduka konularak türbe haline getirilmiştir
Sigetvar'da Ali Paşa Camii kilise haline getirilirken, re-vak yerine bir koro ve org bölümü yapılmış, kubbe incil, Ahd-i atîk tasvirleri ile süslenmiş, pencereler örülerek loşluk içine sokulmuştur Böyle büyük değişikliklere uğrayan camii, son zamanlarda eski haline koyma teşebbüsleri vardır Sigetvar'da kale içinde çatı örtülü Sultan Süleyman Camii de, kilise iken sonra müzeye çevrilmiştir Yan taraftaki ilâve dışında, camide fazla bir değişiklik yoktur Kanunî Sultan Süleyman'ın ahşasının bulunduğu türbe yıkılmış, yerinde bir kilise yapılmıştır
Evliya Çelebi'nin bildirdiğine göre Romanya ve Macaristan'da toplam 873 eser vardı Bunlardan dört kaplıca, iki türbe, Pecs ve Sigetvar'da kiliseye çevrilmiş dört cami kalıntısı Sikloş'da ev haline sokulan pek harap kubbeli bir cami, Eğri (Eğer, Erlau)'de ve Hamza Bey Palankası (Eresi)'nda ve Bu-din'in 20 km güneyinde (Erd)'de çıplak birer minare olarak ancak 13 eser kalmıştır ki, nispeti yüzde bir buçuktan bile azdır
Diğer Balkan devletleri, Yugoslavya, Bulgaristan, kısmen Yunanistan ve Arnavutluktaki eserler için, Evliya Çelebi Seyahatname'sinden başka kaynaklar vardır XVIII yüzyıldan başlayan vakıf, tapu tahrir defterleri, salnamelerden başka, Yugoslavya için zengin, diğer yerler için perakende yayınlar vardır Ekrem Hakkı Ayverdi, zahmetli çalışmaları ile iki cilt halinde toplayıp baskıya hazırladığı Yugoslavya'daki eserlerin sayısını, 7-8 bin olarak tahmin etmektedir Bu Romanya ve Macaristan'daki eserlerin 9-10 misline varacaktır Bulgaristan, Yunanistan ve Arnavutluk'taki eserlerin toplamı 5-6 bin olarak alınırsa, imparatorluğun Avrupa kısmında 13-14 bin eser yapıldığı tahmin edilebilir Roma imparatorluğumdan çok daha zengin bir mimari tablo, imparatorluğun manevi birliğini sağlamakta önemli rol oynamıştır
Gazi Hünkâr Murad Hüdavendigâr'ın 1364'te fethettiği Filibe'de, fetihten hemen sonra yaptırdığı Hüdavendigâr Camii, en erken tarihli eserlerden biridir 850 m çapında, üç kubbeli geniş orta nef, 6 m genişliğinde üçer çapraz tonozlu dar yan netlerle aynı yıllardan Bursa Şehadet Camii plânının uzatılmasından meydana gelen çok kubbeli bir camidir Filibe'de Evliya Çelebi'nin adını verdiği 53 camiden yalnız bu cami ile Şehabeddin Paşa Camii kalmıştır
BALKANLARDA TÜRK MİMARİ ESERLERİ-2
Bundan sonra Çelebi Sultan Mehmed'in, Dimetoka'da, Bursa-Yeşil Cami'nin mimarı Hacı ivaz Paşa'ya yaptırdığı Çelebi Sultan Mehmed Camii'nde de, Bursa Şehadet Camii plânı geliştirilmek istenmiş, fakat sultanın ölümü ile kubbe örtüsünde vazgeçilerek, çatıya karar verilmiştir, imparatorluğun Rumeli tarafında kalan camileri arasında, büyüklük itibarı ile Sofya'da Fatih devri yapısı Mahmud Paşa Camii ile Filibe Hüdavendigâr Camii'nden sonra üçüncü sırada gelir Üç satırlık büyük orijinal kitabesinde, Çelebi Sultan Mehmed adına, 823 Rebi I (Mart 1420)'de yapıldığı belirtilmiştir
Kula Şahin adı ile tanınan Şebabettin Paşa'nın 848 (1444)'de Filibe'de yaptırdığı cami, Anadolu'nun kanatlı camiler dediğimiz grubuna girmektedir
Makedonya Cumhuriyeti'nin merkezi Üsküp, hemen hemen Bursa, Edirne gibi bir Türk şehri karakteri taşır Evliya Çelebi, burada 120 cami, mescit, 70 sıbyan mektebi, 7 misafirhane, 20 tekke ile ayrıca 6 medrese ve 4 han ve 3 hamamın adlarını vermektedir Bugün Üsküp'te tarihi ve kitabesi bilinen en eski yapı, Sultan II Murad Camii'dir iki defa yanarak tamir görmüş, eski şekli bozulmuştur Üçerden iki sıra paye üzerine çatı örtülü olmakla beraber, Üsküp'ün ve Balkanla-r'ın en büyük camileri arasında yer alır
Üsküp'te kitabesine göre 842 (1438) tarihli Alaca İshak Bey Camii de, kanatlı camiler grubuna girer 925 (1519) tarihli ikinci bir kitabeden ishak Bey'in torunu Hasan Bey tarafından genişletildiği anlaşılmaktadır Camie bağlı medrese, çifte hamam ve hanlardan eser kalmamış olup, yalnız sekizgen biçiminde yüksek türbe orijinal süslemeleri ile dikkat çeker
Üsküp'te ishak Bey'in oğlu Gazi İsa Bey tarafından 880 (1475-76)'de yaptırılan İsa Bey Camii de aynı gruptan olup, Bursa camilerini ve istanbul Murad Paşa Camii'ni andırır
Sofya'da Mahmud Paşa Camii ise, Edime Eski Ca-mii'ne benzer görünüşte, dokuz kubbeli bir yapı olup, sınırlarımız dışında kalan Rumeli'nin en büyük camiidir Evliya Çelebi'nin adını verdiği sekiz büyük camiden başka, diğer birçok cami, han, hamam, medrese ve tekkelerin bulunduğu zengin anıtlar şehri Sofya'da ayakta kalan iki camiden biri, şimdi müze olan bu cami, diğeri 974 (1566) tarihli Banyabaşı Camii adı ile tanınan Kadı Seyfullah Camii'dir
Önünde son cemaat revakı ile tek kubbeli camilerin bugünkü sınırlarımız dışındaki en güzel örneği, kuzeydeki Priş-tine Fatih Camii'dir Üç sıra pencereli yüksek duvarlar üzerine 14 m çapında pandantif kubbesi, üç gözlü revakı ve batıda yükselen minaresi ile titiz bir taş işçiliği gösteren, ahenkli, anıtsal bir eserdir Mermer oyma minberi de Rumeli'de kalan en zarif örnektir, denebilir
Atina'da Fatih'in adını taşıyan küçük Fethiye Camii, dört yarım kubbeli merkezi plân şeması ile şaşırtıcı bir görünüştür Bütün kubbeleri kiremit kaplı olup, duvarlar da moloz taşlarla itinasız bir işçilikle örülmüştür Saraybosna bugünkü adıyla Sarajevo, 840 (1436)'da Osmanlı ülkesine katıldı Bosna eyaletinin merkezi olan Saraybosna, Bursa, Edirne, Üsküp gibi yeni baştan kurulmuş bir Türk şehridir 1878'de Avusturya işgali olmuş, 1918'de Yugoslavya'ya verilmiştir Evliya'ya göre 400 mahalleden 390'ı Müslüman, 10'u Sırp ve Bulgar, 2'si Yahudilere aitti Geniş saraylar vardı 177 cami ve 100 mescitten, 77'sinde cuma namazı kılınırdı 180 sıbyan mektebi ile medreseler, darüşşifalar, tekkeler, çarşı ve hamamlar, üç kervansaray ve yirmi üç kale gibi han vardı
Bosna-Hersek'teki Saraybosna'da 937 (1530) tarihli Gazi Hüsrev Bey Camii, Silivri'de Pirî Mehmed Paşa'nın aynı tarihli camiinin az farklı bir benzeridir Yüksek duvarlar üzerine kare plânda, 15 m çapında kubbeli yapı, alçak tutulmuş mihrap yarım kubbesi ve yanlarda küçük birer kubbe ile, geniş bir avlu ortasında yer almıştır Medrese, türbe, bedesten, han, hamam ve bir hanikâh, Hüsrev Bey'in camiine bağlı olarak yaptırdığı diğer eserlerdir
Üsküp, Manastır, Saraybosna, Yeni Pazar, Yeni Kasaba, Novi, Travnik, Banyaluka, Kumanova gibi şehirlerin genel görünüşüne, bugün bile Türk mimari eserleri hâkimdir Diğer birçok kasabaların da Osmanlı idaresinde daha parlak devirler yaşadığı anlaşılmaktadır
Bulgaristan'da, XVIII yüzyıl sonlarına kadar, birçok şehirlerde önemli eserler yapıldığına örnek olarak Şumnu (şimdi Kolarovgrad)'da, 1745 tarihli Şerif Halil Paşa Camii ve Külliyesi gösterilebilir
Bugün Yunanistan'da kalabilen Türk eserleri, başta Atina ve Selanik gibi büyük şehirler olmak üzere, Makedonya'da Vardar Yenicesi, Karaferye, Kesriye, Florina, Ostro-va, Vodina ve Kavala'da bulunmaktadır Ayrıca Narda, Mi-zîstre, Benefşe, Pasova, Anabolu, Tırhala, Dimetoka, Halmyros'da ve Eğriboz ve Girit Adası'nda Türk camileri ve diğer mimari eserleri yapılmıştır Bugün bunların birçoğu yıktırılmıştır
Evliya Çelebi, Atina akropolünde, İçkale Camii'nden
başka eteklerde başka camiler ve mescitler bulunduğunu, ayrıca şehirde de, üç cami ve yedi mescit olduğunu kaydeder 1763 tarihli Mustafa Ağa ve Altıfıskiye Camii, bugün işlemeler ve El Sanatları Müzesi olarak kullanılmakta olup, üç kubbeli son cemaat yeri ile fevkanî, tek kubbeli şirin bir eserdir XVIII yüzyılın ikinci yarısında, Yunanistan'da Türk mimarisinin hâlâ çok canlı olduğunu gösterir Atina'da Agora'nın yakınındaki revaklı medresenin, bugün yalnız portali kalmıştır
Beş yüz yıl Türkler elinde kalan ve Atatürk'ün içinde doğduğu Selanik'te, Evliya Çelebi, yüz elli kadar cami ve mescit olduğunu kaydeder 1913'te "Selanik Topografyası" adlı Fransızca eserin şehir plânında 37 adet cami, adları ile işaret edilmiştir O zamanlar şehre karakteristik manzarasını veren minareler, hemen hemen tamamen yıktırılmıştır
inegöl'de külliyesi bulunan ishak Paşa tarafından yaptırıldığı tahmin olunan ve Evliya Çelebi'de adı geçen Alaca Camii, Selanik'te en önemli Osmanlı eseridir Önünde beş kubbeli son cemaat yeri, arka arkaya iki kubbe ve yanlarda alçak kubbeli mekânlarla, XIV - XV yüzyıllar Osmanlı camileri tipine uygundur
XVII yüzyıl başlarından kalma Hamza Bey Camii, tek kubbeli bir yapı olup, düz çatı ile yanlara doğru uzatılmıştır Sultan II Murad'ın yaptırdığı 1463 tarihli hamam, bugün de bakımlı ve iyi durumdadır Çoğu bugün de kullanılan Türk çeşmelerinin kitabeleri kaldırılmıştır Selanik surlarında iki gösterişli kule, Beyaz Kule ve Zincirli Kule, Türk devrinin canlı hatıraları olarak ayaktadır
Vardar Yenicesi'nde, Evliya Çelebi'nin bahsettiği 17 camiden birkaçı harap halde kalmıştır Karaferye'de eski Türk evleri ve bir iki harap cami hâlâ vardır Kesriye'de, tek kubbeli, harap haldeki iki cami ve birçok Türk evleri, bir de medrese kalmıştır Vodina'da, önünde üç kubbeli son cemaat yeri ile tek kubbeli bir cami, Kavala'da iki cami ile büyük ölçüdeki Mehmed Ali Paşa Külliyesi vardır Mora'da, Mizistre, Benefşe ve Pasova şehirlerinde Evliya Çelebi'nin anlattığı Türk eserlerinden pek azı harabe halinde kalmıştır Anabolu'da minareleri yıkılmış halde kalan iki camiden biri sinema olmuştur Tesel-ya'da, Tırhala'da, Evliya Çelebi'nin adlarını verdiği yedi camiden yalnız biri kalmıştır Bu cami, 1568'de Tırhala'da ölüp, oradaki türbesine gömülen Mustafa Paşa oğlu Osman Şah tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmış olup, yaptıranın adını almış olan Osman Şah Camii'dir Tuğla-taş sıralarından dekoratif duvarlar üzerine, üç sıra pencereli ve tek kubbeli camiin daha 1929'da alınan resminde bile, önündeki beş kubbeli son cemaat yeri yıkılmış olup türbesi de çok haraptır Eğriboz Adası'nda, Eğriboz şehrinde de, minaresi ve üç kubbeli son cemaat yeri yıkılmış, tek kubbeli bir cami kalmıştır
Arnavutluk'ta XV yüzyıldan, XX yüzyıl başlarına kadar yapılan eserlerden çoğu bugün yok olmuştur XV yüzyıldan selâtin camileri, 1417 Berat, 1466 Elbasan, 1478'den az sonra İşkodra ve Lesh şehirlerinde yapılan eserlerdir
XVI yüzyılda, tamamen klasik Osmanlı tarzındaki kub
beli camilerden, Korça'da 1496 tarihli İmrahor Camii, Be
ratta 1540-1550 tarihli Kurşunlu Cami, Elbasan'da 1580-
1590 tarihli cami vardır
XVII yüzyılda aynı mimarinin devamı olarak, Elba
san'da 1608 tarihli Hasan Balizade Camii ile, 1660-1670
arasında Bıçakçızade Camii, Pekin'de 1660 tarihli Abdur-
rahman Paşa Külliyesi gösterilebilir
1760-1830 arasında melez bir Osmanlı mimarisi ile yapılan eserlerde, İşkodra'da 1768tarihli Kurşunlu Cami, Görüce (Korça)'de 1780 tarihli Dolma Tekke, Beratta Halveti-ye Tekkesi (1782), Beratta Bayezid Camii (1780-1790) ve Bekâr Camii (1827), Tiran'da Edhem Bey Camii (1794-1820), Pekin'de Saat Camii (1834) olmuştur Daha sonra Sultan II Abdülhamid zamanında, bazı yeni eserler ve yeniden parlayan Bektaşilik dolayısı ile yeni tekkeler yapılmıştır
Son devir eserleri, Berat İbrahim Paşa Camii (1853), Görüce Fatih Camii (1838), Preza Saat Kulesi (1852), Elbasan Saat Kulesi (1899), ayrıca İşkodra'da hükümet konağı ve kışlalarla, camiler ve Durreste camiler yapılmıştır Ayrıca XV ve XVI yüzyıllardan kaleler, burçlar, hamamlar, mektepler gibi eserler, bu listenin dışında kalmaktadır





Üsküp

Türk Tarih Kurumu`nun (TTK) önderliğinde 8 yıl önce başlatılan yurtdışındaki `Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi`nin Balkanlar ayağı son aşamasına geldi Yüzde 80`i tamamlanan ve bire bir saha çalışmalarına dayanan projede ezber bozan detaylar öne çıkıyor Sanat tarihçilerinin yurtdışındaki Osmanlı eserleri üzerine en kapsamlı çalışma olarak değerlendirdiği ve 2010`da tamamlanması beklenen envanter daha önce 15 bin 787 olarak tespit edilen Balkanlar'daki mimari yapıların iki kat fazla olduğunu ortaya koydu11 Balkan ülkesindeki Osmanlı eserlerinin yaklaşık yüzde 90 ı yıkılmış durumda Ayakta kalan eserlerden 5 binine acil müdahale gerekiyorTürkiye`den giden ekipler sadece cami kale medrese veya bedesten gibi akla ilk gelen yapıları değil; tekke zaviye türbe han arasta imaret hamam köprü su kemeri çeşme kule mektep kütüphane ocak ve tabya gibi birçok eseri tespit ediyorplanlarını ve tek tek mimari özeliklerini çıkarıyor Saha çalışmalarına katılan sanat tarihçilerine göre hemen müdahale edilmezse ayakta kalanların çoğu ortadan kaybolacak






Ortodoks Makedonlar Tarafından Yakılıp Yıkılan Tarihi Pirlepe Camii


Osmanlı 20 yüzyılın başlarına kadar 500 yıldan fazla hâkim olduğu Balkan topraklarını da Anadolu gibi imar ve ihya etmiş Ele geçirdiği bu topraklardaki mevcut eserleri korumuş hatta onarmış ve bunların yanı sıra kendi kültürünü yansıtan eserler inşa etmiş Bunu imparatorluğunun gereği olarak görmüş Hem yerli halk hem de Anadolu'dan Balkanlar'a getirilen soydaşlarımız bu eserleri uzun yıllar kullanmış Şimdi Rusya ve Balkanlar'daki kapalı rejimlerin çöküşüyle Türkiye Balkanlar'a yeniden eğildi Ancak Osmanlı`nın ayrılmasından sonra bazı ülkelerde Türk ve Müslüman nüfus kalmadığı için eserler kolayca ortadan kaldırılmış Türk ve Müslüman nüfusunun olduğu bölgelerde ise eserlerin bir kısmı ayakta Mesela Macaristan`da nüfus kalmayınca 700 eserden sadece 28`i bugüne ulaşabilmiş Onlar da turistik maksatlarla kullanılıyor Kosova Bosna Hersek ile Makedonya`da Müslüman nüfus fazla olduğu için birçok eser varlığını koruyabilmiş Dolayısıyla eserlerin en büyük sorunu sahiplenilmeme bakımsızlık milliyetçi saldırılar doğal afetler kasıtlı müdahale ve yanlış restorasyonlar nedeniyle kaybedilmiş



Kosova Makedonya ve Bosna Hersek`teki eserlerin durumu iyi Bulgaristan ile Arnavutluk`ta da ayakta olanlar var Ama Hırvatistan`da yapı kalmamış Sadece kale ile kuleyi bırakmışlar Zaten daha çok dinî yapılar tahrip edilmiş ilk olarakülkedeki milliyetçilik akımları bu eserleri vuruyor Meselâ 2004`te Mitroviçe`de bir Arnavut çocuk derede boğulmuştu Arnavutlar kiliseleri ateşe vermişti Sırplar da bu eyleme karşılık Osmanlı`dan kalan Belgrad`daki Bayraklı ve Niş`teki Ağa Camii`ni yaktı Kavga edenler Arnavutlarla Sırplar ama yakılan Türk camisi Camiler daha sonra oradaki Müslümanlarca onarıldı; ama eskisi gibi olamadı2001`de Makedonya ile Arnavutluk arasında çıkan savaşta 15 yüzyıla ait Pirlepe Camii kundaklandı O zaman 3 kilise ile 11 Türk eseri zarar gördü UNESCO bu mabetleri onaracaktı Kiliseler onarıldı; ama Türk eserlerinin onarımı Pirlepe Belediyesi`ne takıldı Makedonya Hırvatistan ve Yunanistan`da kiliseye dönüştürülmüş camiler var Makedonya`daki Haydar Kadı Camii`ni basket sahası olarak kullandılar Zeminini komple yıkmışlardı Sadece duvar ve kubbesi kalmıştı Basket sahasından sonra da bira deposu yaptılar Baskı gelince boşaltılar; ama o bölgede Müslüman nüfus olmadığı için eser sahipsiz kaldı Genelde de Müslüman eserlere müdahalede bulunulmuş Kosova`daki bazı eserler kasıtlı olarak Arap mimarisine göre restore edilmiş1967`de Romanya ve Yugoslavya'nın Tuna Nehri'nde ortaklaşa inşa ettiği barajın suları altında kalan Osmanlı kalesi Adakale çoktan unutuldu




Atina Fethiye Camii-Monastraki Meydanında (Yunanistan'da ibadete açık camii yokarkeolojik eserlerin deposu olarak kullanılıyor Atina'daki iki camiiden biri)

Restorasyon çalışmalarında ODTÜ`den Tarihçi Ömer Turan ve Mimar MBarış Yağlı vardı Daha sonra Gazi`den Sanat Tarihçisi Neval Konukdeğerli arkadaşımız Mimar Mehmet Emin Yılmaz Filiz Canyurt Sevil Osmani-Öztürk Esra Yıldız Mimar Ammar İbrahimgil ve başka uzmanlar da yer aldı
Envanter çalışmasına Devlet Planlama Teşkilatı ile Gazi Üniversitesi de destek verdi Yunanistan ile Diyanet TTK TBMM DPT projenin ana kaynaklarından Osmanlı'yı yeniden canlandırmak gibi değerlendirildiğinden bürokrasi Rumeli'nden uzak durmaya özen göstermişOysa o bölgeye sahip çıkmak bizim tarihi ve vicdani sorumluluğumuzdur

Balkanlardaki Türk eserlerinden Bazıları:
ARNAVUTLUK - Tiran: Kaplan Paşa Türbesi Korça: Mirahor Camii ve Mirahor Türbesi İşkodra: Buşatlı Mehmet Paşa Camii Vlora: Muradiye Camii Berat: Bekârlar Camii Elbasan: Çarşı Hamamı

BOSNA HERSEK - Sarayevo: Ferhat Bey Camii Bursa Bedesteni Travnik: Süleyman Paşa Camii Banyaluka: Ferhat Bey Camii Mostar: Saruca İbrahim Paşa Camii Kladanj: Hacı Bali Bey Camii Odzak: Çarşı Camii Visoko: Tekke Tuzla: Cami

BULGARİSTAN - Filibe(Plovdiv): Perşembe Pazarı Camii Razgrad: İbrahim Paşa Camii Köstendil: Fatih Camii Provadija: Abdulaziz Camii Selvievo: Malkoç Bey Türbesi Karlovo: Karlı İli Mehmed Bey Camii

HIRVATİSTAN - Zadar: Valpovo Han Dırniş: Cami Osijek: Kaleiçi Mustafa Paşa Camii

KARADAĞ- Podgoriça: Hasan Ağa Camii ve Türbesi Bar: Starigrad Camii minaresi Çetinje: Türk Konsolosluğu binası

KOSOVA - Priştine: Yaşar Paşa Camii Prizren: Gazi Mehmed Paşa Hamamı Prizren KalesiPrizren Rüştiyesi Cakova: Büyük Tekke

MACARİSTAN - Eger: Valide Sultan Hamamı Peç: İdriz Baba Türbesi Yakovalı Hasan Paşa Camii Zigetvar: Kanuni Sultan Süleyman Camii Erd Camii

MAKEDONYA - Ustrumca: Banitsa Köyü Camii Hünkâr Camii İştip: Hüsamettin Bey Camii Pirlepe: Çarşı Camii Manastır: Haydar Kadı Camii İshakiye Camii Radoviş: Cami minaresi Pirlepe: Çarşı Camii Debre: Fatih Camii


ROMANYA - Köstence: Hünkar Camii Hırşova: Sultan Mahmut Camii İshakça: Mahmut Yazıcı Camii


SIRBİSTAN - Belgrad: Şeyh Mustafa Paşa Türbesi Niş: İslam Ağa Camii Novi Pazar: Altın Âlem Camii İsa Bey Hamamı


YUNANİSTAN - Selanik: II Murad Hamamı Hamza Bey(Hafse Hatun) Camii Serez: Mehmet Bey Camii İskeçe: Sünne Camii Gümülcine(Komotini): Eski Cami Yenitsa (Yenice Vardar): Evrenos Bey Türbesi Yanya: Mimar Sinan Camii Tırkala: Osman Şah Camii

Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da bıraktığı mimari eserler nelerdir? Konusuna Benzer Konular
Gönderen: DeathGate Forum: Soru-Cevap
Cevap: 10
Son Mesaj: 11 Mart 2014 13:04
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 26
Son Mesaj: 10 Ocak 2014 16:18
Gönderen: AZAlkmarıs Forum: Soru-Cevap
Cevap: 8
Son Mesaj: 19 Kasım 2012 15:00
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 28 Mart 2012 19:29
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 31 Ekim 2009 17:30
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.200 saniyede (71.83% PHP - 28.17% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 13:17
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi