Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Edebi metinler ve bilimsel metinler arasındaki farklar nelerdir?

Gösterim: 54063 | Cevap: 34
  • bilimsel metin edebi metin
  • bilimsel ve edebi metinler
  • edebi metin bilimsel metin
Misafir
Cevaplanmış   |    8 Ekim 2009 20:18   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Edebi metinler ve bilimsel metinler arasındaki farklar nelerdir?

yha hiç bi yerde edebi metinler ile bilimsel metinlerin farkı yok bn nerden bulcem ya deli olcam
En iyi cevap Blue Blood tarafından gönderildi

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

yha hiç bi yerde edebi metinler ile bilimsel metinlerin farkı yok bn nerden bulcem ya deli olcam

Bilimsel Metin nedir?

Bilimsel yazı, bilgiyi öğretme, doğruluk ve yenilik için yazılan yazı türüdür. Kendine özgü bir anlatım tarzıdır. Yazı, dile dayanır. Dil ortak anlaşma aracıdır. Belli kural ve tekniklere dayanarak yazılan bir yazı amacına ulaşabilir. Bilimsel yazı deneme veya edebiyat değildir ancak dile dayandığı için sıkıcı veya anlaşılamaz olmamalıdır. Görüşler sağlam kaynaklara dayandırılmalı ve gösterilmelidir. Bilimsel yazı birkaç sayfalık bir makale olabileceği gibi birkaç yüz sayfalık kitap da olabilir. Esas itibariyle teknik aynıdır. Yazının metinle uyumlu bir ismi olmalıdır. Çoğu zaman okuyucu kitabın ismine bakar. İsim metinle aynı değil veya iddialı ise aradığını bulamaz. Mesela Osmanlıda Tıp araştırması yapan yazarın kitabına Osmanlıda İlimler başlığını koyması uygunsuzdur. Uzun yazıları burada kitap diye belirteceğiz. Yazar, kitabını bir otoritenin sunuşu ile açabilir. Buna takdim, takriz, sunuş denir. Sonra önsöz yahut mukaddime bölümü gelir. Burada yazar eserinin yapısını, amacını tanıtır. Buna söze başlarken de denebilir. Önsözün ardından kısa veya uzun bir Giriş bölümü gelir. Girişte kitabın iskeleti anlatılır. Konular açıklanır, bilgi verilir. Buna methal de denir. Girişten sonra gövde bölümü gelir. Burada numaralandırma esası şöyledir:
I, A, 1, a, (1), (a), i, ii...
Ana bölümlendirme Kısımlar ve Bölümler şeklindedir. Gövde metni bittikten sonra Sonuç eklenir, konu özetlenir, neyin savunulduğu ve neyin ortaya çıktığı kısaca açıklanır. Kitap Sonuçtan sonra Ekler, Kronoloji, Bibliyografya, İndeks ile biter. Kitabın başında yazarın biyografisi, künyesi, teşekkür, kısaltmalar, resim ve şekil cetveli yer alır ki bunların çoğunu yayıncı yapar.

Teknik
En çok kullanılan üç yazı tekniği vardır: APA, MLA, Chicago.
Türkiye’de kullanılan karma usuldeki standart şudur:
Yazar adı, Eser adı, Çeviriyse çevirmeni, Yayınevi, Yer ve tarih.
Mesela Vikipedi hakkında Ahmet Sezer adlı yazarın kitabı şöyle gösterilir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, İstanbul 2006.
Burada araya giren ve en çok karıştırılan cilt, sayfa ve basımdır. Bunlar şöyle gösterilmelidir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki Yayınları, C.1, İstanbul 2006, s.1.
Eser çeviriyse eser adından sonra çevirmeni yazılır. Parantez kullanılmaz. Araştırma bir dergide çıkmışsa format şudur:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki dergisi, Sayı:1, s.1.
Yazının kaynakları metinde nasıl gösterilir?
Bunun yaygın iki metodu vardır:
Birincisi, açıklanan görüş daha önce söylenmişse yeni bir cümleyle anlatılsa dahi üzerine gönderme numarası konulmalıdır. Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır. Buna sayfa altı dipnotu metodu denir. Numaralar sayfa altında sıralanıp kaynaklar yazılır. Burada yazar ismi soyadından önce gelir, kitabın sonundaki soyadı sırasıyla karıştırılmamalıdır.
İkinci gönderme metodu yaslanan görüşün veya alıntının yanına parantez açarak yazarın adı ve yayının tarihi verilir: (Sezer: 2006) gibi.
Bunun yukarıdakinden farkı dipnotlarının bölüm sonlarında verilmesidir, ancak sayfa altı dipnotu yaygın olduğu üzere bu metod kullanılmayıp doğrudan metinde göndermeler numaralandırılsa da olur.


Doğruluk
Girişte belirtildiği gibi bir yazar daha önce başkalarının söylediklerini belirtmek zorundadır. Bu bilimsel namustur. Eğer başkasının görüşlerini alır ve gönderme yapmazsa bilimsel hırsız durumuna düşer. Buna intihal denir. Tesadüfen iki yazar aynı görüşü söylemiş olabilir mi? Eskiler buna tevarüd derdi. Olabilir ancak bilerek başkasının görüşlerini kendine mal etme zaten bilimsel ağda belli olur.

Dil
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir. Mükemmel bir düşünce berbat bir dil yüzünden anlaşılmaz, okunmaz. Tersi de mümkündür, çok parlak, cafcaflı bir dille yazılmış ve bilimsel diye sunulmuş boş eserler görmek mümkündür. Yazar ulusal dili okulda öğrenir, ama bilimsel dili öğrenmesi yıllarını alır. O yüzden bilimsel yazı yazmak kolay değildir. Yazarın anadiline hâkim olması ön şarttır. Dilbilgisi ve yazım yanlışları düzeltilebilir ama mantık hataları düzeltilemez. Bilimsel yazı, jargondan kaçınmalıdır. Jargon, Websters’daki tanıma göre; karışık, anlamsız, acayip, ilkel dil-teknik terminoloji-gizemli, dolaylı, uzun kelimelerle önemli hissi veren dil. Türkçe’de yazı dilinde -dili geçmiş zaman kullanılır, -mişli geçmiş zaman bürokratik bir dil olduğundan artık pek az araştırmada yer almaktadır. Görüşler ifade edilirken eskiden Bizli anlatım yaygındı, bugün kimse biz bu hususta şöyle düşünüyoruz gibi çoğul bir ifade kullanmaz.

Kaynakça
Kaynakça, yararlanılan kaynakların dökümüdür. Metinde gönderme yapılan bütün kaynaklar sıralanmalıdır. Hangi kaynağın nasıl kullanıldığı yazarın inisiyatifindedir ancak metinde bahsi geçmeyen kaynakların gösterilmesi lüzumsuzdur ve okunduğu zannını vermek itibariyle ahlaki değildir. Bibliyografya yazar soyadına göre, alfabetik yapılır.

Edebi metin : İnsanların iç dünyasında zevk uyandırmak ve onları etkilemek için ortaya konulan edebi yazılardır. işte şair ve yazarlar bu etkiyi gerçekleştirmek için kelimeler üzerine yoğun ve derin anlamlar yükler, kimisi şekil açısından bunu yakalamak ister kimi de anlam açısından …
Edebi metinler amaç sadece anlamları sunmak değil aynı zamanda kişiyi etkilemek amaçların en başında gelir. Şair ve yazarlar hayal dünyasını düşünceleriyle yoğunlaştırır ve bunu yazıya döker. Edebi metinleri anlamak için söz ve terkipler, edebi tarzlar hakkında ön bilgie sahip olunmalıdır yoksa işin içinden çıkılamaz. Çünkü okur ilk okuyuşunda anladığını ve keyif aldığını sanar ama işin aslı görünüşte ki gibi değil kelimelerin içine gizlenen derin düşünceler

Blue Blood
8 Ekim 2009 20:33   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

yha hiç bi yerde edebi metinler ile bilimsel metinlerin farkı yok bn nerden bulcem ya deli olcam

Bilimsel Metin nedir?

Bilimsel yazı, bilgiyi öğretme, doğruluk ve yenilik için yazılan yazı türüdür. Kendine özgü bir anlatım tarzıdır. Yazı, dile dayanır. Dil ortak anlaşma aracıdır. Belli kural ve tekniklere dayanarak yazılan bir yazı amacına ulaşabilir. Bilimsel yazı deneme veya edebiyat değildir ancak dile dayandığı için sıkıcı veya anlaşılamaz olmamalıdır. Görüşler sağlam kaynaklara dayandırılmalı ve gösterilmelidir. Bilimsel yazı birkaç sayfalık bir makale olabileceği gibi birkaç yüz sayfalık kitap da olabilir. Esas itibariyle teknik aynıdır. Yazının metinle uyumlu bir ismi olmalıdır. Çoğu zaman okuyucu kitabın ismine bakar. İsim metinle aynı değil veya iddialı ise aradığını bulamaz. Mesela Osmanlıda Tıp araştırması yapan yazarın kitabına Osmanlıda İlimler başlığını koyması uygunsuzdur. Uzun yazıları burada kitap diye belirteceğiz. Yazar, kitabını bir otoritenin sunuşu ile açabilir. Buna takdim, takriz, sunuş denir. Sonra önsöz yahut mukaddime bölümü gelir. Burada yazar eserinin yapısını, amacını tanıtır. Buna söze başlarken de denebilir. Önsözün ardından kısa veya uzun bir Giriş bölümü gelir. Girişte kitabın iskeleti anlatılır. Konular açıklanır, bilgi verilir. Buna methal de denir. Girişten sonra gövde bölümü gelir. Burada numaralandırma esası şöyledir:
I, A, 1, a, (1), (a), i, ii...
Ana bölümlendirme Kısımlar ve Bölümler şeklindedir. Gövde metni bittikten sonra Sonuç eklenir, konu özetlenir, neyin savunulduğu ve neyin ortaya çıktığı kısaca açıklanır. Kitap Sonuçtan sonra Ekler, Kronoloji, Bibliyografya, İndeks ile biter. Kitabın başında yazarın biyografisi, künyesi, teşekkür, kısaltmalar, resim ve şekil cetveli yer alır ki bunların çoğunu yayıncı yapar.

Teknik
En çok kullanılan üç yazı tekniği vardır: APA, MLA, Chicago.
Türkiye’de kullanılan karma usuldeki standart şudur:
Yazar adı, Eser adı, Çeviriyse çevirmeni, Yayınevi, Yer ve tarih.
Mesela Vikipedi hakkında Ahmet Sezer adlı yazarın kitabı şöyle gösterilir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, İstanbul 2006.
Burada araya giren ve en çok karıştırılan cilt, sayfa ve basımdır. Bunlar şöyle gösterilmelidir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki Yayınları, C.1, İstanbul 2006, s.1.
Eser çeviriyse eser adından sonra çevirmeni yazılır. Parantez kullanılmaz. Araştırma bir dergide çıkmışsa format şudur:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki dergisi, Sayı:1, s.1.
Yazının kaynakları metinde nasıl gösterilir?
Bunun yaygın iki metodu vardır:
Birincisi, açıklanan görüş daha önce söylenmişse yeni bir cümleyle anlatılsa dahi üzerine gönderme numarası konulmalıdır. Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır. Buna sayfa altı dipnotu metodu denir. Numaralar sayfa altında sıralanıp kaynaklar yazılır. Burada yazar ismi soyadından önce gelir, kitabın sonundaki soyadı sırasıyla karıştırılmamalıdır.
İkinci gönderme metodu yaslanan görüşün veya alıntının yanına parantez açarak yazarın adı ve yayının tarihi verilir: (Sezer: 2006) gibi.
Bunun yukarıdakinden farkı dipnotlarının bölüm sonlarında verilmesidir, ancak sayfa altı dipnotu yaygın olduğu üzere bu metod kullanılmayıp doğrudan metinde göndermeler numaralandırılsa da olur.


Doğruluk
Girişte belirtildiği gibi bir yazar daha önce başkalarının söylediklerini belirtmek zorundadır. Bu bilimsel namustur. Eğer başkasının görüşlerini alır ve gönderme yapmazsa bilimsel hırsız durumuna düşer. Buna intihal denir. Tesadüfen iki yazar aynı görüşü söylemiş olabilir mi? Eskiler buna tevarüd derdi. Olabilir ancak bilerek başkasının görüşlerini kendine mal etme zaten bilimsel ağda belli olur.

Dil
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir. Mükemmel bir düşünce berbat bir dil yüzünden anlaşılmaz, okunmaz. Tersi de mümkündür, çok parlak, cafcaflı bir dille yazılmış ve bilimsel diye sunulmuş boş eserler görmek mümkündür. Yazar ulusal dili okulda öğrenir, ama bilimsel dili öğrenmesi yıllarını alır. O yüzden bilimsel yazı yazmak kolay değildir. Yazarın anadiline hâkim olması ön şarttır. Dilbilgisi ve yazım yanlışları düzeltilebilir ama mantık hataları düzeltilemez. Bilimsel yazı, jargondan kaçınmalıdır. Jargon, Websters’daki tanıma göre; karışık, anlamsız, acayip, ilkel dil-teknik terminoloji-gizemli, dolaylı, uzun kelimelerle önemli hissi veren dil. Türkçe’de yazı dilinde -dili geçmiş zaman kullanılır, -mişli geçmiş zaman bürokratik bir dil olduğundan artık pek az araştırmada yer almaktadır. Görüşler ifade edilirken eskiden Bizli anlatım yaygındı, bugün kimse biz bu hususta şöyle düşünüyoruz gibi çoğul bir ifade kullanmaz.

Kaynakça
Kaynakça, yararlanılan kaynakların dökümüdür. Metinde gönderme yapılan bütün kaynaklar sıralanmalıdır. Hangi kaynağın nasıl kullanıldığı yazarın inisiyatifindedir ancak metinde bahsi geçmeyen kaynakların gösterilmesi lüzumsuzdur ve okunduğu zannını vermek itibariyle ahlaki değildir. Bibliyografya yazar soyadına göre, alfabetik yapılır.

Edebi metin : İnsanların iç dünyasında zevk uyandırmak ve onları etkilemek için ortaya konulan edebi yazılardır. işte şair ve yazarlar bu etkiyi gerçekleştirmek için kelimeler üzerine yoğun ve derin anlamlar yükler, kimisi şekil açısından bunu yakalamak ister kimi de anlam açısından …
Edebi metinler amaç sadece anlamları sunmak değil aynı zamanda kişiyi etkilemek amaçların en başında gelir. Şair ve yazarlar hayal dünyasını düşünceleriyle yoğunlaştırır ve bunu yazıya döker. Edebi metinleri anlamak için söz ve terkipler, edebi tarzlar hakkında ön bilgie sahip olunmalıdır yoksa işin içinden çıkılamaz. Çünkü okur ilk okuyuşunda anladığını ve keyif aldığını sanar ama işin aslı görünüşte ki gibi değil kelimelerin içine gizlenen derin düşünceler
Misafir
10 Ekim 2009 19:23   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
yaa ben bilimsel eser ne demektir onu arıyorum...
Misafir
28 Ekim 2009 13:09   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
edebi metinler insanların iç dünyasında zevkleri uyandırmak için ortaya konulan kelimeler üzerinde yoğun ve derinn anlamlar katan ve hayal dünyasında düşüncelere yoğunlaşarak kağıda dömesidir
Misafir
1 Kasım 2009 12:55   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
öğretici metinle edebi metin arasındaki farklar
Blue Blood
1 Kasım 2009 13:06   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

öğretici metinle edebi metin arasındaki farklar


öğretici metin ve sanatsal metin arasındaki fark :

1) öğretici metin

- bilgi vermek amacıyla yazılır.
- kesinlik vardır.
- uslüp kaygısı yoktur.
- açıklayıcı, tamamlayıcı gibi anlatım türleri kullanılır.
- söz sanatları kullanılmaz.
- dil göndergesel işlevindedir.

2) sanatsal metin

- estetik zevk ve duygu vermek amacıyla yazılır.
- kesinlik yoktur.
- öznel bir bilgidir.
- uslüp kaygısı vardır.
- betimleyici ve öyküleyici gibi anlatım türleri vardır.
- söz sanatları kullanılır.
- dil sanatsal işlevindedir.
Blue Blood
1 Kasım 2009 13:09   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

yaa ben bilimsel eser ne demektir onu arıyorum...


Bilimsel Metin nedir?

Bilimsel yazı, bilgiyi öğretme, doğruluk ve yenilik için yazılan yazı türüdür. Kendine özgü bir anlatım tarzıdır. Yazı, dile dayanır. Dil ortak anlaşma aracıdır. Belli kural ve tekniklere dayanarak yazılan bir yazı amacına ulaşabilir. Bilimsel yazı deneme veya edebiyat değildir ancak dile dayandığı için sıkıcı veya anlaşılamaz olmamalıdır. Görüşler sağlam kaynaklara dayandırılmalı ve gösterilmelidir. Bilimsel yazı birkaç sayfalık bir makale olabileceği gibi birkaç yüz sayfalık kitap da olabilir. Esas itibariyle teknik aynıdır. Yazının metinle uyumlu bir ismi olmalıdır. Çoğu zaman okuyucu kitabın ismine bakar. İsim metinle aynı değil veya iddialı ise aradığını bulamaz. Mesela Osmanlıda Tıp araştırması yapan yazarın kitabına Osmanlıda İlimler başlığını koyması uygunsuzdur. Uzun yazıları burada kitap diye belirteceğiz. Yazar, kitabını bir otoritenin sunuşu ile açabilir. Buna takdim, takriz, sunuş denir. Sonra önsöz yahut mukaddime bölümü gelir. Burada yazar eserinin yapısını, amacını tanıtır. Buna söze başlarken de denebilir. Önsözün ardından kısa veya uzun bir Giriş bölümü gelir. Girişte kitabın iskeleti anlatılır. Konular açıklanır, bilgi verilir. Buna methal de denir. Girişten sonra gövde bölümü gelir. Burada numaralandırma esası şöyledir:
I, A, 1, a, (1), (a), i, ii...
Ana bölümlendirme Kısımlar ve Bölümler şeklindedir. Gövde metni bittikten sonra Sonuç eklenir, konu özetlenir, neyin savunulduğu ve neyin ortaya çıktığı kısaca açıklanır. Kitap Sonuçtan sonra Ekler, Kronoloji, Bibliyografya, İndeks ile biter. Kitabın başında yazarın biyografisi, künyesi, teşekkür, kısaltmalar, resim ve şekil cetveli yer alır ki bunların çoğunu yayıncı yapar.

Teknik
En çok kullanılan üç yazı tekniği vardır: APA, MLA, Chicago.
Türkiye’de kullanılan karma usuldeki standart şudur:
Yazar adı, Eser adı, Çeviriyse çevirmeni, Yayınevi, Yer ve tarih.
Mesela Vikipedi hakkında Ahmet Sezer adlı yazarın kitabı şöyle gösterilir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, İstanbul 2006.
Burada araya giren ve en çok karıştırılan cilt, sayfa ve basımdır. Bunlar şöyle gösterilmelidir:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki Yayınları, C.1, İstanbul 2006, s.1.
Eser çeviriyse eser adından sonra çevirmeni yazılır. Parantez kullanılmaz. Araştırma bir dergide çıkmışsa format şudur:
Ahmet Sezer, Vikipedi, Viki dergisi, Sayı:1, s.1.
Yazının kaynakları metinde nasıl gösterilir?
Bunun yaygın iki metodu vardır:
Birincisi, açıklanan görüş daha önce söylenmişse yeni bir cümleyle anlatılsa dahi üzerine gönderme numarası konulmalıdır. Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır. Buna sayfa altı dipnotu metodu denir. Numaralar sayfa altında sıralanıp kaynaklar yazılır. Burada yazar ismi soyadından önce gelir, kitabın sonundaki soyadı sırasıyla karıştırılmamalıdır.
İkinci gönderme metodu yaslanan görüşün veya alıntının yanına parantez açarak yazarın adı ve yayının tarihi verilir: (Sezer: 2006) gibi.
Bunun yukarıdakinden farkı dipnotlarının bölüm sonlarında verilmesidir, ancak sayfa altı dipnotu yaygın olduğu üzere bu metod kullanılmayıp doğrudan metinde göndermeler numaralandırılsa da olur.

Doğruluk
Girişte belirtildiği gibi bir yazar daha önce başkalarının söylediklerini belirtmek zorundadır. Bu bilimsel namustur. Eğer başkasının görüşlerini alır ve gönderme yapmazsa bilimsel hırsız durumuna düşer. Buna intihal denir. Tesadüfen iki yazar aynı görüşü söylemiş olabilir mi? Eskiler buna tevarüd derdi. Olabilir ancak bilerek başkasının görüşlerini kendine mal etme zaten bilimsel ağda belli olur.

Dil
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir. Mükemmel bir düşünce berbat bir dil yüzünden anlaşılmaz, okunmaz. Tersi de mümkündür, çok parlak, cafcaflı bir dille yazılmış ve bilimsel diye sunulmuş boş eserler görmek mümkündür. Yazar ulusal dili okulda öğrenir, ama bilimsel dili öğrenmesi yıllarını alır. O yüzden bilimsel yazı yazmak kolay değildir. Yazarın anadiline hâkim olması ön şarttır. Dilbilgisi ve yazım yanlışları düzeltilebilir ama mantık hataları düzeltilemez. Bilimsel yazı, jargondan kaçınmalıdır. Jargon, Websters’daki tanıma göre; karışık, anlamsız, acayip, ilkel dil-teknik terminoloji-gizemli, dolaylı, uzun kelimelerle önemli hissi veren dil. Türkçe’de yazı dilinde -dili geçmiş zaman kullanılır, -mişli geçmiş zaman bürokratik bir dil olduğundan artık pek az araştırmada yer almaktadır. Görüşler ifade edilirken eskiden Bizli anlatım yaygındı, bugün kimse biz bu hususta şöyle düşünüyoruz gibi çoğul bir ifade kullanmaz.

Kaynakça

Kaynakça, yararlanılan kaynakların dökümüdür. Metinde gönderme yapılan bütün kaynaklar sıralanmalıdır. Hangi kaynağın nasıl kullanıldığı yazarın inisiyatifindedir ancak metinde bahsi geçmeyen kaynakların gösterilmesi lüzumsuzdur ve okunduğu zannını vermek itibariyle ahlaki değildir. Bibliyografya yazar soyadına göre, alfabetik yapılır.
RuffRyders bu mesajı beğendi.
Misafir
2 Kasım 2009 22:44   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
edebi metin bilimsel bir metin olabilir mi?
Misafir
1 Şubat 2010 12:04   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
arkadaşım şuraya biriniz edebi metin ve gerçek metin arasındaki farkları yazabilirmisiniz...
Misafir
28 Eylül 2010 16:31   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ya bilimsel metin ile edebi metin arasındaki farkları sölesenizz
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Edebi metinler ve bilimsel metinler arasındaki farklar nelerdir? Konusuna Benzer Konular

Edebi ve tarihi metinler arasındaki farklar nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 16
Son Mesaj: 12 Kasım 2014 18:49
Cevap: 1
Son Mesaj: 11 Nisan 2012 16:09
Edebi metinler nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 4
Son Mesaj: 11 Nisan 2012 00:16
Edebi ve gerçek metinler gerçeklikten nasıl etkilenir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 14 Ocak 2009 22:09
Allah ile ilgili öğütlü metinler nelerdir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 21 Aralık 2008 21:00
Sayfa 0.448 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu