Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 11 Ekim 2009 (14:51) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
17648 kez görüntülenmiş, 8 cevap yazılmış ve son mesaj 29 Aralık 2011 (16:05) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 1.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 11 Ekim 2009, 14:51

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
lehçe dil ve ağız terimleri arasındaki farklar nelerdir?
En iyi cevap Bereket tarafından gönderildi

Çok teşekkür ederim paylaşım için.Bu siteyi çok seviyorum ben Birde ağız ve lehçeye örnek yazabilir misiniz?
Benzer Konular: Etiketler:
  • lehce sive agiz arasindaki farklar
  • lehce ve agiz arasindaki fark
  • lehce ve agiz arasindaki farklar
  • sive ve agiz arasindaki fark
  • sive ve lehce arasindaki farklar
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Ekim 2009, 15:14

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#2 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

lehçe dil ve ağız terimleri arasındaki farklar nelerdir?
ŞİVE

Bir dilin kültür düzeylerine göre gösterdiği değişiklik. Genellikle lehçe, şive, ağız terimleri birbirine karıştırılmaktadır. Şiveler arasındaki değişiklikler temelde ses özellikleridir. Buna göre bilinen şiveler, belirli koşullarda ve dilin herhangi bir döneminde ana dilden ayrılarak, dilin geneldeki gelişimiyle birlikte bir de kendi içlerinde özel bir gelişim çizgisi izlemişlerdir. Bunların başlıca ayrımlarını oluşturan ses, ek ve sözcük özellikleri o dönemin dil malzemeleri ile açıklanabilir.
Şive

Vikipedi, özgür ansiklopedi


Şive konuşma tarzıdır. Şive aksan olarak da adlandırılabilir. Bir dilin bölgesel söyleniş tarzıdır. (Bir ana dilin içinden çıkmış, tarihte ondan ayrılmış kollarına da bir kısım dilbilimci şive demektedir. Kıpçak şivesi gibi.)
Hasan Eren ağız kavramını şöyle tanımlamaktadır: Bir dilin sınırları içinde bölgelere göre değişen söyleyiş özelliği (Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü, Ankara 1999).

Şivenin sebepleri fonetik ve morfolojik, folklorik farklılıklardır. Bir şivede en eski dil yapılarından, komşu dillerden öğeler bulunabilir. Coğrafik şartlara göre halkın gırtlak yapısı eski dilin seslerine aşina olabilir (Şanlıurfa ağzında ayın çatlatmak gibi).
Türkiye'de çok şiveli bir dil coğrafyası bulunmaktadır. Ortak dil Türkçe'nin ortak ağzı Türkiye Türkçesi olarak adlandırılır. Ancak, şive konusu sadece dilbilimine ait bir kavram değil halkbiliminin de yakından incelediği bir konudur.
Anadolu'daki Müslüman Türk, Hıristiyan, Musevi kültür mirası yüzyıllardır bir gelenek görenek inşa etti. Tarih içinde akınlar, göçler, sürgünlerle kuzeyden, güneyden, batıdan, doğudan çeşitli kültürler gelip geçti veya yerleşti. Araplar, Kürtler, Çerkesler, Gürcüler, Lazlar, Arnavutlar, Boşnaklar, Bulgarlar vb. kendi dil ve halk geleneklerini bu coğrafyada yaşattılar. Bütün bu unsurlar halk kültürünü oluşturdu.

Gitmek eyleminin gelecek zaman çekimli örneğinde;
Karadeniz; cideceğum, İç Anadolu; gidecem, Trakya; gitçem.
Bireylerin anadili ile ana dili farklı olabilir. Anadili Türkçe olan bireyin ana dili Arapça olabilir. Arapçayı aileden öğrendiğinde, gırtlağındaki ayın gibi çatlamalı harfler anadiline yansır. Urfa, Antep ağızlarında böyledir.
Lehçe ile şiveyi karıştırmamalıdır. Lehçe, bir anadilin koludur. Türkçenin belli başlı şiveleri Orta Anadolu, Ege, Trakya, Karadeniz, Rumeli, Doğu, Güneydoğu ağızlarındadır.
Şivelerde dilbilgisi kuralları yoktur. Bölge kültürünü, yöre özelliklerini taşır. Dilde, özellikle konuşma dilinde tekdüzeliği kaldıran, empati uyandıran bir yanı vardır. Sakıp Sabancı merhum, şivesini hiç değiştirmemiş, bir şive simgesidir


Bir dilin, hususiyet taşıyan en küçük koludur. Diyalekt, Latincede dialectus, [Grekçe]de dialektos olarak geçer.
Lehçe kendi kelime dağarcığı ve grameri olan sözel (sözlü veya işaretli olan ama mutlaka yazılı olmayabilen) bir iletisim sistemidir; ağız da denmektedir. Diyalektle uğraşan ilim kolu ise diyalektoloji olarak adlandırılır. Lehçeyi konuşan kişilerin sayısı ve bölgenin büyüklüğü değişir. Bu yüzden geniş bir bölgede pek çok lehçe olabileceği gibi o lehçelerin konuşulduğu daha küçük bölgelerde de başka lehçeler olabilir.
Lehçe kavramı aşağıdaki ilgili kavramlardan ayrı tutulur:
  • Sınıf dilleri (sosyolekt), bir dilin belli bir sosyal sınıf tarafından konuşulan çeşididir,
  • Standart diller, genel kullanım için standartlaştırılmış dillerdir (örneğin yazım standartları),
  • Jargon', belli bir meslek veya uzmanlık dalının özelleşmiş kelime hazinesi içeren dilidir,
  • Argo, bir grup üyelerinin yabancılar tarafından anlaşılmamak için geliştirdiği, kendi ana dilleri veya lehçelerindeki standartlara uymayan kullanımlardır,
  • Pidgin ve melez diller (creole) birbirinin dilini bilmeyen toplulukların anlaşabilmek için oluşturdukları karma dillerdir.
Bir dilin çeşitleri sadece gramer ve kelime hazineleri ile birbirinden ayrılmaz, ritim ve ahenk de dahil olmak üzere telaffuz ile de farklılık gösterebilir. Eğer farklılıklar telaffuz ve seslendirmeden ibaretse "lehçe" veya "çeşit" terimlerinden ziyade "şive" terimi kullanılır.
Sınırlı olmasından dolayı, tarihte yüzyıllarca dar bir bölgede konuşulan ağzın, mensup olduğu yazı dilinden ayrılıklar göstermesi olağandır. Çünkü yazı dili bir milletin kültürünün muhafazası için gelişmiş, başka dillerle münasebette bulunmuş, kendi kaideleri içinde yeni dil unsurları yaratmış, başka dillerden aldığı yabancı kelimeleri kanunlarına uydurmuş ve kendisine mensup ağızlarda hâkim olarak varlığını sürdürmüştür. Ağızların mensubu bulunduğu dille ayrıldığı noktaları takip etmek, yazılı mahallî metinler varsa mümkün olur. Ağızdaki gelişme, hep sözde kalması sebebiyle yazı diline nispetle daha hızlıdır. Bu yüzden bazen bir ağız ile mensubu bulunduğu kültür, yani yazı dili arasında büyük ayrılıklar ortaya çıkabilir. Günümüzde Rusya ve Türki cumhuriyetlerde her bölgede ayrı bir alfabe kullanılmaktadır. Böyle durumlarda aradaki ufak farklardan hareket edilerek zamanla aynı dilin başka iki şekli ortaya çıkar.
Ağzın zamana ve tekniğe tahammülü yoktur. Teknik, bir ağızın tespitinde ne kadar fayda sağlarsa, girdiği bölgenin ağzını da kaçınılmaz biçimde değiştirir. Bilhassa radyo, televizyon ve videonun girdiği yerlerde konuşma değişikliğe uğrar ve kültür, yani yazı dilinin bu vasıtalarla ağza tesiri bölge diyalektine hâkim olur. Böylece ağız, mensubu bulunduğu yazı diline katılmış olur. Bunun yanında bölgenin dışarıyla temas eden insanlarıyla, dar coğrafyada hayat süren insanları arasında da ağız yönünden farklar görülür. Dışarı gidenler bölge ağzına yabancı dil unsurları getirirler. Aynı durum, okuma yazma bilen ve bilmeyen insanlar için de söz konusudur. Okumuş yazmış insanların ağızlarında yazı dilinin tesiri çok fazladır. Okuma yazma bilmeyen kişiler ise ağızlarını muhafaza ederler.
Ağız, mensubu bulunduğu kültür dili ile aynı dile bağlı lehçe ve şiveler konusunda ipuçlarına sahiptir. Ayrıca bir dilin tarihteki gelişimi, diğer lehçe ve şivelerle mukayese imkânı da verir. Bunun yanında yazı dilinin beslenmesi ve geliştirilmesinde diyalektlerin, yani ağızların oynadığı rol büyüktür. Türkçenin diyalektleri henüz yeterince tespit edilmiş değildir, yaşayan ağızlar için bir arşivden de mahrumdur. Bazı Batı dillerinde bu ağızları takip etmek amacıyla dil atlasları hazırlanmıştır.

LEHÇE, Bir dilin izlenemeyen ondan ayrılmış koludur.Coğrafi ve kültürel etmenler bu ayrılmada rol oynar.Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir.
Yakutlar,Sibirya’nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar.Çuvaşlar ise Volga’nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.


ŞİVE ise Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul’da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir.
Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur.

Türk şiveleri:

1:Güney-Batı (Oğuz) Grubu
a)Türkiye Türkçesi
b) Azerbaycan Türkçesi
c) Türkmen Türkçesi
d) Gagauz Türkçesi

2:Kuzey-Batı (Kıpçak) Grubu
a ) Kazak Türkçesi
b) Tatar (Kazan) Türkçesi
c) Kırgız Türkçesi
d) Başkurt Türkçesi
e) Karaçay-Malkar Türkçesi
f) Karakalpak Türkçesi
g) Kumuk Türkçesi
h) Nogay Türkçesi
i) Altay Türkçesi
j) Tuva Türkçesi
k) Hakas Türkçesi

3: Güney-Doğu Grubu :
a) Uygur Türkçesi
b) Özbek Türkçesi

AĞIZ, Bir dilin yalnız söyleyiş farklılığı gösteren koludur. Bu fark yazı diline girmez.
Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi . Geliyorum yerine geliyom der, fakat geliyom diye yazmaz.
Yalnız, ilim terimi olarak yapılan bu ayrım, günlük kullanışta karışıktır. Konya şivesi, İstanbul lehçesi gibi… Konuşma dilinde nasıl olursa olsun her ülkenin tek bir resmi yazı dili ve alfabesi vardır.Bunun için yazı diline, kültür dili veya edebi dil de denir.
Aynı ağızın içinde söylenişi ve yazılışı farklı kelimeler de olabilir. Almayayım yerine almiim denmesi gibi…
Son cümle bu konuda bazı yersiz arayışlarda bulunanlara;
"Ortak yazı dili, aynı zamanda devlet ve millet dilidir."

Dil Nedir ?

Çok geniş anlamıyla dil, düşünce, duygu ve güdüleri, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracıdır. Bu tanım bütün canlıların kendi aralarındaki bildirişimlerle ilgili işaret sistemlerini olduğu kadar, insanlar tarafından doğanın ve eşyanın ortak kalıplar halinde manalandırılması olgularını da kapsamaktadır.

Ã�nsanlar ve hayvanlar bir takım sesler ve işaretlerle düşünce, duygu ve güdülerini anlatmaktadırlar. Bunlar birer (dil)dir. Yaprakları solmaya başlayan bir bitki de (susadım) veya (hastayım) demektedir. O halde bitkilerin bile doğaya dönük dilleri vardır. Demek ki tüm canlıların, kendilerini ve hallerini anlatabilme olanakları vardır. Buna dolaysız (doğrudan doğruya) bildirişim diyoruz.

Bir de insanların, uzun bir yaşantı sonunda, ortak sembollerle, ortak kalıplarla, evrende, doğada ve eşyada manalandırdıkları, özel anlamlar aşılaladıkları, dolaylı birer bildirişim aracı olarak kullandıkları işaretler ve sesler var ki bunlardan da sembolik, artistik bir dil oluşabiliyor; (yağmurun dili, denizin dili, göklerin dili, güllerin dili) gibi.

Bizim konumuz (insan dili)dir. Bunun için dilin, dar, bilimsel bir tanımını yapacağız. Ã�nsanların aralarında anlaşmaya, kendilerini ifade etmelerine araç olan dil, bir dilbilgisi sistemi içinde örgütlenmiş, düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan ses, işaret ya da hareketlerin bütünüdür.

Ã�nsan anlatım ve bildirişim için ya hareket eder (jest), ya da ses çıkarır (konuşma) ya da belirli işaretler çizer (yazı). Konuşma dili, yazı dili, hareket dili, (insan dili)nin üç ayrı görüntüsüdür.
kaynak
Rapor Et
Eski 22 Ekim 2009, 22:01

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#3 (link)
Bereket
Ziyaretçi
Bereket - avatarı
Çok teşekkür ederim paylaşım için.Bu siteyi çok seviyorum ben Birde ağız ve lehçeye örnek yazabilir misiniz?
Rapor Et
Eski 5 Kasım 2009, 23:50

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
KONUŞMA VE YAZI DİLİ ARSINDAKİ FARKLAR?
Konuşma dili birçok lehçe, şive ve ağızlara ayrılabildiği halde yazı dili daha çok toparlayıcı bir özellik taşır. Esas itibariyle yazı dili bir konuşma diline bağlı olarak gelişmekle birlikte, yüzde yüz o ko¬nuşma diline bağlı kalmaz. Bağlı olduğu konuşma dilinin dışındaki çeşitli şive ve ağızlardan gelme kelime ve şekilleri bünyesine alıp başka kaynaklardan da beslenerek ülkenin ortak dili haline gelir.
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklardan biri de kullanılış bakımındandır. Konuşma dili gelişi güzel bir dildir, yani konuşmada düşünmeye vakit olmadığı için, konuşan insan konuşma mekaniz¬masından dolayı az çok basitleşir. Konuşurken dilin ölçülerine, ku¬rallarına pek dikkat edilmez. Yazı dilinde ise ifade aracı olarak yal¬nızca yazı vardır. Yazı dilini kullanırken ifadenin anlaşılır olmasına büyük bir dikkat gösterilir. İlim adamları, yazarlar, sanatçılar bir kelimeyi yazarken bir sürü tereddütler geçirirler. Halbuki konuşma¬da böyle sıkıntılara girilmez. Konuşmada fikir önemli rol oynamaz.
Konuşma dili, nesillere ve fertlere bağlı olarak varlığını devam ettirdiği için fertlerle birlikte o da kaybolur. Yazı dili ise kâğıt üze¬rinde devam eden gelenekle nesiller boyunca sürüp gider. Böylece nesillerin hayat tecrübeleri nesilden nesile artarak zenginleşir. Bu bakımdan yazılı geleneğe sahip olan milletlerin medeniyet seviyeleri yüksektir. konuşma ve yazı dili arsındaki farkılıklar bunlar
Rapor Et
Eski 10 Ekim 2011, 18:17

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
KONUŞMA VE YAZI DİLİ ARSINDAKİ FARKLAR?
Konuşma dili birçok lehçe, şive ve ağızlara ayrılabildiği halde yazı dili daha çok toparlayıcı bir özellik taşır. Esas itibariyle yazı dili bir konuşma diline bağlı olarak gelişmekle birlikte, yüzde yüz o ko¬nuşma diline bağlı kalmaz. Bağlı olduğu konuşma dilinin dışındaki çeşitli şive ve ağızlardan gelme kelime ve şekilleri bünyesine alıp başka kaynaklardan da beslenerek ülkenin ortak dili haline gelir.
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklardan biri de kullanılış bakımındandır. Konuşma dili gelişi güzel bir dildir, yani konuşmada düşünmeye vakit olmadığı için, konuşan insan konuşma mekaniz¬masından dolayı az çok basitleşir. Konuşurken dilin ölçülerine, ku¬rallarına pek dikkat edilmez. Yazı dilinde ise ifade aracı olarak yal¬nızca yazı vardır. Yazı dilini kullanırken ifadenin anlaşılır olmasına büyük bir dikkat gösterilir. İlim adamları, yazarlar, sanatçılar bir kelimeyi yazarken bir sürü tereddütler geçirirler. Halbuki konuşma¬da böyle sıkıntılara girilmez. Konuşmada fikir önemli rol oynamaz.
Konuşma dili, nesillere ve fertlere bağlı olarak varlığını devam ettirdiği için fertlerle birlikte o da kaybolur. Yazı dili ise kâğıt üze¬rinde devam eden gelenekle nesiller boyunca sürüp gider. Böylece nesillerin hayat tecrübeleri nesilden nesile artarak zenginleşir. Bu bakımdan yazılı geleneğe sahip olan milletlerin medeniyet seviyeleri yüksektir. konuşma ve yazı dili arsındaki farkılıklar bunlar
Rapor Et
Eski 27 Ekim 2011, 14:38

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
KONUŞMA VE YAZI DİLİ ARSINDAKİ FARKLAR?
Konuşma dili birçok lehçe, şive ve ağızlara ayrılabildiği halde yazı dili daha çok toparlayıcı bir özellik taşır. Esas itibariyle yazı dili bir konuşma diline bağlı olarak gelişmekle birlikte, yüzde yüz o ko¬nuşma diline bağlı kalmaz. Bağlı olduğu konuşma dilinin dışındaki çeşitli şive ve ağızlardan gelme kelime ve şekilleri bünyesine alıp başka kaynaklardan da beslenerek ülkenin ortak dili haline gelir.
Rapor Et
Eski 16 Kasım 2011, 19:37

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
1.konuşma dili ile yazı dili özellik Örnek

2. ağız lehçe şive argo Örnek
Rapor Et
Eski 29 Aralık 2011, 15:48

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Konuşma dili : gelcem, nalet olsun, gidiyor
yazı dili: geleceğim, lanet olsun, gidiyor
Rapor Et
Eski 29 Aralık 2011, 16:05

Lehçe, dil ve ağız arasındaki farklar nedir?

#9 (link)
DERUNİ
Ziyaretçi
DERUNİ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

lehçe dil ve ağız terimleri arasındaki farklar nelerdir?

Bir sesli işaretler sistemi olan dil, aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların anlaşabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. Dilin kaynağı çok eskilere dayanır ve dilin kendinden doğma kuralları vardır. Dil, toplumun ortaklaşa meydana getirdiği ve kullandığı canlı bir varlık, sosyal bir kurumdur.
Ana dil nedir?

Bugün ses yapısı, şekil ve anlam bakımından birbirinden az ya da çok farklılaşmış bulunan dil veya lehçelerin, kök bakımından bilinmeyen bir tarihte birleştikleri ortak dil: Ana Türkçe, Ana Moğolca, Ana Altayca, Lâtince vb.
Kendisinden başka diller veya lehçeler türemiş olan dil. (TDK)
Ana dili nedir?

İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dil.
Çocuğun ailesinden ve içinde yaşadığı topluluktan edindiği dil. (TDK)
Lehçe nedir?

Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt. (TDK)
Coğrafi ve kültürel etmenler bu ayrılmada rol oynar. Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya'nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga'nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler.
Şive nedir?

Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul'da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir. Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur.
Aşağıdaki tabloda Türk dillerinde cümle yapısını görebilirsiniz:
DillerCümle yapısıTürkiye TürkçesiÇocuklar okulda dilimizi latin alfabesi ile yazıyor.GagavuzcaUşaklar şkolada / okulda dilimizi latin alfavitindä yazêr.AzericeUşaqlar mektebde dilimizi latin elifbası ile yazır.TürkmenceÇagalar mekdepde dilimizi latyn elipbiyi bile(n) yazyar.ÖzbekçeBolalar maktabda tilimizni latin alifbosi bilan / ila yozadi.UygurcaBalilar mektepte tilimizni latin elipbesi bilen yazidu.KazakçaBalalar mektepte tilimizdi latin alfavitimen jazadı.KırgızcaBaldar mektepte tilibizdi latın alfaviti menen jazat. TatarcaBalalar mäktäpdä telebezne latin älifbası bilän / ilä yaza.
Aşağıdaki tabloda ise Türk dillerindeki aynılıkları ve farklılıkları görebilirsiniz.
DillerCümle yapısıTürkiye TürkçesiYeni Yılınız Kutlu Olsun.GagavuzcaYeni yılınızı kutlerim.KaraimceSizni yanhı yıl bıla kutleymın.Azerice (Azerbaycan)Yeni iliniz mübarek olsun.Azerice (İran)Teze iliniz mübarek.Irak Türkçesi (Irak)Y'engi iliwiz mübarak olsun.TürkmenceTaze yylynyz gutly bolsun.ÖzbekçeYangi yilingiz kutli bo'lsin.UygurcaYengi yılıngızğa mübarek bolsun.KazakçaJanga jılıngız kuttı bolsınKaraçaycaCangngı cılığıznı alğışlayma.BalkarcaCangngı cılığıznı alğışlayma.NogaycaYana yılınız men.KarakalpakçaCanga cılıngız kuttı bolsın.KırgızcaCangı cılıngız kuttu bolsun.TatarcaSezne yanga yıl belen tebrik item.Kırım TatarcasıYanı ılınız kaırlı (mubarek) olsun.Moldova-Romanya TatarcasıCeni cılınız kutlu bolsun.BaşkırtçaHezze yangı yıl menen kotlayım.KumukçaYangı yılıgız kutlu bolsun.HakasçaNaa çılnang alğıstapçam (-alkış) şirerni.TuvacaCaa çıl-bile bayır çedirip or men.HakasçaNaa çılnang alğıstapçam şirerni.AltaycaSlerdi cangı cılla utkup turum.ŞorcaNaa çıl çakşı polzun.YakutçaEhigini şanga cılınan eğerdeliibin.ÇuvaşçaSene sul yaçepe salamlatap.
Türk şiveleri:
1:Güney-Batı (Oğuz) Grubu
a)Türkiye Türkçesi
b) Azerbaycan Türkçesi
c) Türkmen Türkçesi
d) Gagauz Türkçesi
2:Kuzey-Batı (Kıpçak) Grubu
a ) Kazak Türkçesi
b) Tatar (Kazan) Türkçesi
c) Kırgız Türkçesi
d) Başkurt Türkçesi
e) Karaçay-Malkar Türkçesi
f) Karakalpak Türkçesi
g) Kumuk Türkçesi
h) Nogay Türkçesi
i) Altay Türkçesi
j) Tuva Türkçesi
k) Hakas Türkçesi
3: Güney-Doğu Grubu :
a) Uygur Türkçesi
b) Özbek Türkçesi
Ağız nedir?

Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi .
Anadolu ağızlarınden örnekler:

Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler:
Alnacında: Tam karşısında.
Anşırtmak: İma etmek.
Burma: Musluk.
Çilpi: Küçük, ateş tutuşturmakta kullanılan odun parçası.
Bağa: Guatr
Çiritmek: Üşümek, titremek.
Değin: Sincap
Genk: İşlenmemiş sert toprak.
Imgıraz: Hastalıklı, çökmüş (kişi)
Keşir: Havuç
Göcen: Tavşan yavrusu.
Göde: Zayıf, çelimsiz.
Doğu ve Günedoğu Anadolu Ağızlarından Örnekler
Böğürcük: Böbrek.
Cembek: Kalabalık aile.
Yanır: Yara.
Pisik: Kedi.
Mişmiş: Kayısı, zerdali.
Küncü: Susam.
Ariş: Asma.
Tağa: Pencere.
Tike: Parça (kuşbaşı et).
Kara yatılık: Tifo.
Öden: Mide.
Ölülük: Mezarlık.
Orta Anadolu Ağızlarından Örnekler
Bük: Ağaçlık yer.
Cilis: İyice, hepten.
Çıdırgı: Ateş tutuşturmakta kullanılan kuru dal parçaları.
Efenekli: Aşırı titiz.
Çörtleğen: Binanın damından yağmur vb. suyunun akmasını sağlayan madeni oluk.
Enek: Meyve çekirdeği.
Gidişmek: Kaşınmak.
Ellik: Sahur.
Filke: Musluk.
Homukmak: Memnuniyetsizliğini yüz ifadeleriyle belli etmek.
Pürçüklü: Havuç.
Balak: Tavşan yavrusu.
Kuzey Anadolu Ağızlarından Örnekler
Güpül: Şişman.
Hasarı: Büyük su kamalı.
Kemçük: Eğri.
Orakayı: Temmuz.
Yal: Hayvan yiyeceği.
Teğin: Sincap.
Çağ: El yıkama yeri (lavabo), banyo yapma yeri (banyo).
Çerik: Tuzlanmış ve kurutulmuş et.
Eze: Teyze.
Çiğit: Meyve çekirdeği.
Kırtlamak: Isırmak.
Tokat ağzından örnekler:
badal=merdiven
heğri=aman sende
bakraç=küçük bakır tencere
çit=başörtüsü,yazma
düğü=bulgur
işkefe=kuru yufka
gadder=kadar
zere=zira
ağleşmek(eğleşmek)=durmak,duraklamak
vareş=varmak
dekmük=tekme
sorutmak= ayakta durmak= ayakta dikilmek
bıldır=geçen sene
heraf=serin
şordan ağrı=şu taraftan, şuradan
ecük=azıcık
seğirtmek=koşmak
çimmek=duş almak, yıkanmak
gücük ayı= kış ayı
arbul ayı= nisan ayı
ivez>üvez= sivrisinek
bayahtan= demin, az önce, şimdi
ellâğam=sanırım, anlaşılan, demek ki

DİYORLAR BİZDE (Tokat ağzı ile yazılmış bir şiir)
Düzgün mısmıldır, başörtüsü bürük,
Lahana kelem, dağ armudu çördük,
İştaha mada, azıcığa ecücük,
Alkışa da çepik diyorlar bizde.

Merdiven badaldır, ceket ise saru,
İğneye biz derler, dibeğe sahu,
Sitil kovadır , merdiven ise badal,
Sedire de mahat diyorlar bizde.

Behni yem yeridir, arazi yazu,
Hindi culuhtur, saç ekmeği cızlap,
Patetese gostil sahiye essah,
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde.

Takunya nalindir çok bilmiş çepil,
İçi boş küfüktür çabuk kızan çitil,
Şubata gücük yatağa da mitil,
Belkiye ellağam diyorlar bizde.

Biber issot eceleci hetelek,
Elbise urbadır sırıksa herek,
Fasülye çiğit raf ise terek,
Muşmulaya töngel diyorlar bizde.

Koşmak seğirtmektir boğaz ise ümük,
Kef uçurumdur kısaboylu güdük,
Aşgana mutfak pis boğaza sümsük,
Çınara kavlağan diyorlar bizde.

Ağleş dur demek çirkin ise kaşmer,
Ahucuk iştedir gözetmek işmar,
Yufkaya işkefe salçaya pelver,
Mandaya kömüş diyorlar bizde.
Azıcık bidıhım tatsıza sasuh,
Boduç su kabıdır ayran da gatıh,
İşkembeye mimbar çiviyede mıh,
Bileziğe kol bağı diyorlar bizde.

Şip çabuk demek kötü de irezil,
Forus horozdur kevgir ilistir,
Kaynağa göze peçeteye peşkir,
Geçen yıla bıldır diyorlar bizde. M. Necati GÜNEŞ/ Tarih Öğretmeni

Dilin Önemi

Dil, sadece iletişim kurmakla kalmaz, aynı zamanda bu iletişim sonucu doğan kültür unsurlarının da nesilden nesle aktarılmasını sağlar.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.296 saniyede (83.02% PHP - 16.98% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 16:57
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi