Cevap Yaz En İyi Cevabı Gör Önceki Konu Sonraki Konu

Batıl inançların bireysel ve toplumsal zararları nelerdir? - Sayfa 4

Gösterim: 90733 | Cevap: 130
  • batil inanclarin topluma zararlari
  • batil inanclarin zararlari
  • batil inanclarin zararlari nelerdir
Misafir
15 Ekim 2009 18:25   |   Mesaj #32   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
arkadaşlar şöle sölim batıl inançların etkileri insanların bunları okuyunca hepsine inanıyolar ve denilenleri yapıyrlar fakat bu çok saçma çünkü bunların gerçek oldunu söyleyemezler çünkü eğer bu güne kadar gerçek olmadığını kanıtlayan tek şey kur-anı kerimdir yazdıklarım saçma gelebilir ama gerçekler böyle bn kur-an okumayı biliyorum o yüzden söledim herkese iyi akşamlar
Misafir
15 Ekim 2009 20:20   |   Mesaj #33   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
batıl inaçla ilgili örnek çocuğun bezlerini yabanı ağaca asarsan çocukta yabanı olurmuş
15 Ekim 2009 20:36   |   Mesaj #34   |   
ThinkerBeLL - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
Istanbul TR

61417
11.454 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-02-2009
Mehmet Nuri YILMAZ'ın yazısı

Batıl inanışlardan kaçınmak

DİNİN aslında bulunmayan, birtakım yollarla sincice dine ilave edilen ve dini inançmış gibi telakki olunan söz ve fiillerin tümü hurafe ve batıl inanç kapsamı içine girmektedir.

Zihinlerde oluşan her yanlış ve inanış, insanları çarpık mantık ve ilişkiler ağı içine sokar. Bu ilişkiler sadece ferdin zihnini bulandırmakla kalmaz, topluma zarar veren bir yapıya dönüşür.
Batıl inanç ve hurafelerin ortak karakteri, aşırı tutuculuktur. Bu hastalığa müptela olmuş toplumlar, her türlü değişim ve gelişme karşısında tavır alırlar. En tutucu insanlar ve toplumlar, batıl inanışlara ve hurafelere en çok bağlı olanlardır.
Dinler tarihi incelendiği zaman görülecektir ki; her devirde bidat, hurafe ve batıl inanışlar, toplumların ortak problemi olmuş, daima gündemdeki yerini ve önemini korumuştur. Bu, dün olduğu gibi bugün de böyledir. İslam diniyle bağdaşmayan, akla ve mantığa uymayan, farkına varmadan insanları yüce dinin özünden uzaklaştıran bidat ve hurafeleri bazı farklılıklarla hemen her kesimde ve coğrafyada görmek mümkündür.

* * *
Dinimizin temel inanç, ibadet ve ahlak esaslarıyla bağdaştırılması asla mümkün olmayan, halkımızı yanlışlıklara sevk eden öyle hurafeler ve saçmalıklar var ki, birçok insan bunu din adına samimi bir şekilde savunmakta ve hatta bu davranışını hakiki dindarlık, bunlara karşı çıkmayı ise dinden uzaklaşma, itikatsızlık ve inançsızlık olarak kabul etmektedir. Halbuki dinin kabul etmediği anlayış, inanış ve uygulamalarla dindarlık olmaz. Tam tersine hurafe ve batıl inanışlar, farkına varmadan kişileri inandıkları, söyledikleri dinin gerçeklerinden ve özünden uzaklaştırır.
Gerçek dindarlık ancak dinimizin ana kaynaklarında bulunan inanç, ibadet ve ahlak esaslarını kabul etmek ve hayatımızı bu prensipler çerçevesinde düzenlemekle mümkündür. Sağlıklı ve gerçek bir dini hayat, hurafe ve batıl inanışlardan uzak olan bir hayattır. Kur’an, tevhit inancının dışındaki bütün inanç sistemlerinin batıl olduğunu belirtmekte, bu sebeple insanlara hakla batılı ayırt etmeleri uyarısında bulunmaktadır.
Batıl inanış ve hurafeler, Peygamberimizin vefatını müteakip geçen zaman içinde gerek eski Arap inanç ve geleneklerinin yeniden şu veya bu vesilelerle su yüzüne çıkması, gerekse fethedilen ülkelerin kültür ortamlarıyla temasa geçilmesi, İsrailiyat denilen ehli kitap kaynaklı rivayetlerin bünyeye sızmaları sonucu ortaya çıkmıştır.
Aslında İslam, ilk günden itibaren batıl inanış ve hurafeleri ortadan kaldırmak için gelmiştir. O günkü Arap toplumu içindeki tepkileri de o nedenle üzerine çekmiştir. Kur’an-ı Kerim’de bu hususta birçok ayetler mevcuttur. Ashab ve din alimleri batıl inançlarla asırlar boyu yılmadan mücadele etmiş ve İslam’ın saf ve berrak akidesini günümüze kadar taşımışlardır. Bu mücadele günümüzde de devam etmektedir. Ama insanları saplantılarından vazgeçirmek pek de kolay değildir. Batıl inançların kökü bir türlü kurutulamamıştır.
Toplumların ortak kültürel ve sosyal derdi olan bu sakat inanışların gelişmesine, kök salmasına zemin hazırlayan birçok sebep vardır. Cehalet, gelenek-görenek, menfi propaganda, çıkar hesapları, kişisel zaaflar, insanların saf ve temiz inançlarını istismar gibi sebepler, hurafe ve batıl inanışların ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olan faktörlerden bazılarıdır.

* * *
Batıl inanış ve hurafeleri yayanların zararları sadece kendi şahısları veya muhatapları ile de sınırlı değildir. Bunlar, din dışı uygulamalarını din kılıfı altında sergiledikleri için insanların saf inançlarını bozmakta ve böylece hem yüce dinimize, hem de halkımıza pek büyük zararlar vermektedirler. Öyle ise İslam’ın ulviyetini ve kutsiyetini gölgeleyen, onun dinamizmini ve hamleci ruhunu olumsuz yönde etkileyen bu asılsız inanç ve uygulamalara karşı mücadele etmek, yüce dinimizi bu saçma inançlardan arındırmaya çalışmak her olgun müminin vazifesi olmalıdır. Bunun için yılmadan, usanmadan mücadele etmek gerekir.
Bidat ve batıl inançlardan korunabilmenin en güvenilir yolu Kur’an ve sünnete sığınmaktır. İlk emri "Oku" ile başlayan yüce kitabımız Kur’an’ı bir kere bile okuyup anlamayan insanların bu batıl kıskacın pençesinden kurtulmaları pek kolay değildir.
Kur’an’ın ifadesiyle batıl inanış köpük gibidir; Hak karşısında yok olmaya mahkûmdur.
kayıtlı1mod ve KittyGirl bu mesajı beğendi.
Misafir
18 Ekim 2009 12:10   |   Mesaj #35   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
batıl inançların bireysel zaralarını madde halindee yazarmısınız
Misafir
18 Ekim 2009 20:08   |   Mesaj #36   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
batıl inançların bireysel ve toplumsal zararları
Daisy-BT
18 Ekim 2009 21:05   |   Mesaj #37   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

batıl inançların zararları nelerdir yardım ederseniz sevinirim acil

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

batıl inaçla ilgili örnek çocuğun bezlerini yabanı ağaca asarsan çocukta yabanı olurmuş

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

batıl inançların bireysel zaralarını madde halindee yazarmısınız

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

batıl inançların bireysel ve toplumsal zararları


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, birlikte yaşayan insanlar arasında kimizaman korkudan, kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman da rastlantılardan doğan bir takım inanışlar olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Güler, bu tür inanışların, ilk insanın var oluşundan günümüze kadar sürüp geldiğini ifade ederek, “Bu tür inanışların çoğunun bilimsellikle, akılla, çağdaşlıkla bir ilgisi yoktur. İnanışlar kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak yanları vardır. Bu tür inanışların insan üzerinde negatif etkisi de bulunmaktadır” dedi.

Aşağıdaki "batıl inaçları" incelerseniz hem ruh sağlığına, hem aile yapısına, hem de bazılarında insan sağlığına verdiği zararların yorumunu sizler yapabilirsiniz.

Ruh, Mezarlık, Türbe ve Ziyaret Yerleri ile ilgili bazı batıl inançlar:
  • Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.
  • Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.
  • Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
  • Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
  • Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
  • Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.
  • Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.
  • Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.
  • Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.
  • Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
  • Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.
  • Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
  • Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.
  • Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.
Hayvanlarla ilgili batıl inançlar:
  • Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.
  • Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
  • Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.
  • İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.
  • İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.
  • İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.
  • Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.
  • Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.
  • Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.
Ocak ve Ateşle ilgili bazı batıl inançlar:
  • Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
  • Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.
  • Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.
  • Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.
  • Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.
  • Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.
  • Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
  • Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.
  • Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.
  • Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.
Tarım ve bitkilerle ilgili batıl inançlar:
  • Kara ağaçtan düşen yaşamaz.
  • Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
  • İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.
  • Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.
  • Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.
  • Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.
  • Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.
  • Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.
İnsan Vücudu ile ilgili batıl inançlar:
  • Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.
  • Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.
  • Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.
  • El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
  • Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.
  • Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.
  • Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.
Karanlık ve Işıkla ilgili batıl inançlar:
  • Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
  • Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.
  • Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.
  • Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.
  • Gece ıslık çalmak günahtır.
  • Gece evden eve tuz verilmez.
  • Akşam kapının önü süpürülmez.
  • kmek aktaracağı evden eve verilmez.
  • Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.
Bereketle ilgili batıl inançlar:
  • Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.
  • Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
  • Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.
  • Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.
Evle ilgili batıl inançlar:
  • Evin temeline karataş koymak iyi değildir.
  • Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
  • Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.
  • Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.
  • Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.
  • Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.
  • Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.
  • Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.
  • Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.
Cinsiyetle ilgili batıl inançlar:
  • Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.
  • Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.
  • Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
  • Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
  • Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.
  • Yarım çay içen kadın dul kalır.
  • Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.
  • Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.
  • Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.
  • Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.
  • Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur.

Kaynak ntvmsnbc.com
Misafir
19 Ekim 2009 17:15   |   Mesaj #38   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
slm arkadaşlar batıl inançlar insanların kötü yola sapmaları kötülük yapmaları d,nden çıkmalarını sağlar.batıl inançlara ianann insanların hayat bakış çaısı ianamayan bir insanla çoq farklıdır biz bilinçli olalım böleşeylere iinanmayıp inananları uyaralım
Misafir
21 Ekim 2009 20:41   |   Mesaj #39   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
1.Evlere nazar değmesin diye nal çakmak, iğde dalı asmak.

2.İnsan vefat eder etmez ayakkabılarını kapının önüne koymak.

3.Nazar boncuğu takmak. Bu boncuğu takmanın hiçbir faydası yoktur. Nazar boncuğu takmak günahtır. Bunun nazarı gidereceğine inanmak ise Allah’a ortak koşmaktır.

4.Hıdırıllezde ev sahibi olmak için çamurdan ev yapmak.

5.Türbelere mum dikmek, bez bağlamak.

6.Gelin eve girerken testi kırmak.

7.Fal baktırmak.

8.Ölünün haftası, kırkıncı, elliikinci gecesi gibi şeylerinde islamda yeri yoktur. İnsan ölü için her zaman dua etmeli, Kur’an okuyup ölünün ruhuna bağışlamalıdır.

9.Ateşin üzerinden atlanırsa evi olurmuş.

10.Dilek tutulup havuzlara para atmak.

11.Kadınların ölülere ağıt yakmaları. Bu günahtır.

12.Kısmetin açılması için yeni kesilmiş söğüt dallarıyla yoldan geçenlerin kafalarına vurmak.

13.Ay ve güneş tutulduğu zaman teneke çalmak.

14.Avuç kaşınırsa kendisine para gelecekmiş.

15.Kurşun döktürmek.

16.Bıçağı birbirine verirken bıçağa tükürmek.

17.Ölünün arkasından kırkıncı veya elliikinci gecelerinde helva dağıtmak.

18.Çocuklara mavi boncuk takmak.

19.Baykuşun ötmesinden kötü manalar çıkarmak.

20.Misafir giderken arkasından su dökmek.

21.Kızın kısmeti açılsın diye falcıya gitmek, kilit bağlayıp suya atmak, türbeleri dolaşmak.

22.Türbelerde tavuk kesmek.

23.Akşamları evi süpürmemek.

24.Bazı günleri uğursuz saymak. Salı günleri sallanır gibi.

25.Hıdırıllez bayramı diye İslamda bir bayram yoktur.

26.İki bayram arasında nikah yapmamak.

27.Hayızlı kadının başkasının kundaktaki çocuğunun yanına sokulmaması.

28.Bir şeyi kaybolduğunda falcıya, üfürükcüye gitmek.

29.Çocuğun göbeği düştüğünde eve gömülmesi gerekirmiş ki büyüyünce eve bağlı olsun.

30.Falanca yerdeki delikten geçenin günahları af olur diyerek oraya gidip delikten geçmek.

31.Taşı başka bir şey üzerinde gezdirip eğer taş bu şeye yapışırsa dilediğim şey olacak diye inanmak.

32.Köpeğin havlamasından mana çıkarmak.

33.Merdiven altından geçmemek.

34.Yılbaşı kutlamak.

35.Kandil gecelerinde evde mum yakmak.

36.Çocuk bacakları arasından baktığı zaman eve misafir gelecek demek.

37.Yoldan tavşan geçti diye geri dönmek.

38.Kuşun ötmesinden, geçmesinden, inmesinden iyilik ve kötülük beklemek.

39.Ayın onüçüncü günü uğursuzmuş.

40.Horozun sesini yada bir kuşun sesini duyup kuş iyi ötmedi bir şey olacak diye söylemesininde İslamda yeri yoktur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) bu tür sözleri sevmezdi.

41.Evin içinde terlik ters olarak bulunursa o evden ölü çıkar.

42.Baykuş bacaya konarsa o evden ölü çıkar.

43.Evde bardak, tabak gibi birşeyin kırılmasıyla bunun bir şeye sebep olacağını sanmak.

44.Birinin başına bir iş geldiği zaman bu işin kendine gelmemesi için kulağını çekip masaya veya başka bir şeyin üzerine vurmak.

45.Dört yapraklı yonca uğur getirirmiş.

46.Ölüye tabutuna veya kabrine karşı saygı duruşunda bulunmak.

47.Kabre çelenk koymak.

48.Kurbanın kanını alnının ortasına sürmek.

49.Para gelmesi isteniyorsa elindeki paraları çıkın yapıp gül ağacına asmak.

50.Kedi ve köpeğin yolda yürüyen bir kişinin önünden geçmesi uğursuzlukmuş.

51.Onüç rakamı uğursuzmuş.

52.Salı günü işe başlamak veya yola çıkmak uğursuzlukmuş.

53.Gece aynaya bakmak veya tırnak kesmek uğursuzlukmuş.

54.Şans getirsin diye veya uğurlu olsun diye yüzük, kolye, bilezik takmak.

55.Yatağının üstüne kimseyi oturtturmamak.

56.Yatağından ters kalkarsan işlerin ters gidermiş.

57.Kuş sağ tarafından uçarsa bir işi yapmak.

58.Kuş sol tarafından uçarsa bir işi yapmamak.

59.Anneler gününü kutlamak.

60.Babalar gününü kutlamak.

61.Leyleği uçarken gören seyahat edermiş.

62.Bir bardak yere düşüp kırılmadıysa bunu uğursuzluk sayıp bardağı atıp kırmak.

63.Perşembe çamaşır yıkanırsa zengin olunur.

64.Salı günü yeni elbise giyilirse yanar.

65.Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir.

66.Cuma akşamı ve Cuma günü ev temizlemek günahtır.

67.Cumartesi çamaşır yıkamak uğursuzluk getirir.

68.Arafe günü dikiş dikmek günahtır ve dikiş diken kadının ölmüş çocuğu varsa onun derilerini diker.

69.Gece ev süpürmek fakirlik getirir.

70.Cuma akşamı ev süpürülürse meleklerin kanadı kırılır ve eve kıtlık gelir.

71.Cenaze çıkan odada 40 gün ışık yakılırsa, ölünün ruhu geldiği zaman karanlıkta kalmaz evini ve odasını daha çabuk bulurmuş.

72.Akşam ve yatsı ezanları okunurken köpek ulursa o civarda biri ölür.

73.Tavşan, tilki ve kara kedi yolu keserse uğursuzluk gelir.

74.Kurbağalar sesini yükseltirse yağmur yağar.

75.Pazar günü çalışmak uğursuzluktur.

76.Hayızlı (aybaşılı) kadın sebze bahçesinden geçerse sebzeleri kurutur.

77.Hayızlı kadın akşam ezanından sonra küpten turşu çıkarırsa turşu bozulur.

78.Gelin eve ilk geldiğinde kaynanasının iki bacağı arasından içeri girerse saygılı olur.

79.Bir kız akşam ezanı okunurken merdiven altından geçerse kısır kalır.

80.Cuma günü ezan okuyan müezzine kızın baş örtüsü veya mendili sallatılırsa nasibi çıkar.

81.Çocuğu ölen kadın Cuma günü iş yapmaz.

82.Gelin olanın duvağı evde kalmış kızın başında çözülürse bahtı açılır.

83.Evde kilitlenen kilit bayram sabahı veya Cuma günü namazdan önce imam tarafından camide açılırsa kızın bahtı açılır.

84.Misafirin ardından ev süpürmek iyi değildir.

85.Zifaf gecesi gelin ve damat sabunla yıkanırsa sabun acı olduğundan aralarına acı ve ayrılık girer.

86.Ev süpürürken süpürge birine dokunursa uyuz olur. Süpürgeye tükürülürse hastalık bulaşmaz.

87.Gece tırnak kesilirse ömür kısalır.

88.Başı ağrayan kadın camiye gider yazması ile camiyi süpürürse ve yazmayı tekrar başına örterse baş ağrısı geçer.

89.Cenaze yıkanırken teneşirin altına dökülen su bir şişeye konup habersiz sarhoşa içirilirse içkiyi bırakır.

90.Yeni doğan çocuğun ilk dışkısı yattığı odanın eşiğine veya beşiğinin altına konursa nazar değmez.

91.Evden çıkan erkek işine giderken önünü kadın keserse işi ters gider.

92.Kısa boylu kadın uğursuzluktur.

93.Çocuğu yaşamayan kadın yeniden doğum yaptığında 40 evden topladığı parçalarla gömlek dikip çocuğuna giydirirse çocuğu yaşar ve ömrü uzun olur.

94.Doğum yapan kadın 7 gün çocuğun yanından dışarı çıkmaz. Çıkarsa cinler gelir çocuğu götürür. Başka bir çocukla değiştirir.

95.Evli birinin yüzüğünü bekar bir kız takarsa kısmeti kesilir.

96.Bekar bir kız evli birinin gelinliğini giyerse kısmeti kesilir.

97.Hamileyken yumurta yiyen kadının çocuğu haylaz olur.

98.Çocuğun kırkı çıkmadan tırnağı kesilirse ya arsız ya da hırsız olurmuş.

99.Çocuk sünnet olurken annesi oklava sallarsa sünnet

acısız ve kolay olurmuş.

100.Bebek ayakları altından öpülürse talihsiz olurmuş.

101.Sünnetsiz ölen çocuğun parmaklarından birinin kırılması gerekirmiş.

102.Çocuğun göbeği cami duvarına veya avlusuna gömülürse dindar, ahıra gömülürse malcı olurmuş.Ayrıca suya atılırsa huyu temiz, evin içinde bir yere gömülürse gözü dışarda olmazmış.

103.Cezvede su içilirse zengin olunurmuş.

104.Çocuklara nazar değmesin diye kurt, ayı, kartal, leylek gibi hayvanların diş, tırnak ve kemiklerinden yapılan nazarlıklar takmak.

105.Gece vakti bir evden bir eve kazan, tava ve tencere verilirse ölümü getirir.

106.Ölü yıkandıktan sonra ters çevrilmezse bir başkası daha ölür.

107.Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılır. Eğer boşaltılmazsa Azrail suları ellediği için biri gene ölebilir.

108.Ayakkabı çıkarılırken ters çevrilirse o haneden cenaze çıkar.

109.Bir genç askere giderken evden çıkmadan önce bir dilim ekmeğin yarısını yer yarısını da bırakırsa artık ekmek onu çağıracağı için kazaya belaya uğramadan eve dönermiş.

110.Biri yolculuğa çıkarken arkasından aynaya su serpilirse kazaya uğramazmış.

111.Biri gurbete giderken arkasından su dökülürse hem kazaya uğramaz hem de gurbetten çabuk dönermiş.

112.Evliliğin ilk günü (gerdek gecesi) erkek veya kadın hangisi önce uyursa o daha evvel ölürmüş.

113.Nikah kıyılırken gelin veya damat hangisi diğerinin ayağına basarsa onun sözü geçermiş.

114.Otururken bacak sallanırsa alacaklı kapıya gelirmiş.

115.Soğan kabuğuna basılırsa fakirlik gelirmiş.



Bunların hiçbirinin İslamda yeri yoktur.
Misafir
22 Ekim 2009 17:02   |   Mesaj #40   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
batıl inançların toplumsal ve bireysel zararları nelerdir?
Cevap Yaz En İyi Cevabı Gör
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Batıl inançların bireysel ve toplumsal zararları nelerdir? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • batil inanclarin topluma zararlari
  • batil inanclarin zararlari
  • batil inanclarin zararlari nelerdir
Batıl inançların İngilizce yazılışları nedir?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 22
Son Mesaj: 12 Mayıs 2015 23:09
Cevap: 14
Son Mesaj: 11 Aralık 2014 17:43
Cevap: 26
Son Mesaj: 21 Aralık 2013 15:08
Cevap: 0
Son Mesaj: 5 Aralık 2012 17:03
Cevap: 1
Son Mesaj: 27 Ekim 2009 15:52
Sayfa 0.559 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu