Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

Bu konu Soru-Cevap forumunda sheeyma tarafından 14 Ekim 2009 (19:01) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
145556 kez görüntülenmiş, 51 cevap yazılmış ve son mesaj 6 Kasım 2013 (14:13) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.00  |  Oy Veren: 10      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 14 Ekim 2009, 19:01

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#1 (link)
sheeyma
Ziyaretçi
sheeyma - avatarı
destan, halk hikayesi, mesnevi, roman bu edebi türler hangi dönemde ortaya çıkmıştır???
En iyi cevap Daisy-BT tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Destan masal mesnevi halk hikayerleri tiyatro ve roman türlerinin ortaya çıktıkları zaman dilimleri

  • Destan: M.Ö. 3000 (Gılgamış - Mezopotamya)
  • Roman: 1. yüzyıl. (Satyricon - Petronius)
  • Masal: M. Ö. 1. Yüzyıl (Kelile ve Dimle, Binbirgece Masalları)
  • Mesnevi: 1259–1268 tarihleri arası
  • Halk Hikayeleri: 16. yy (Dede Korkut)
Rapor Et
Reklam
Eski 14 Ekim 2009, 19:43

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Alıntı:
sheeyma adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

destan, halk hikayesi, mesnevi, roman bu edebi türler hangi dönemde ortaya çıkmıştır???
Hikaye türünün en eski örnekleri olan ve destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. Başka bir tanım yapacak olursak; Türk edebiyatı verimleri içinde 16.asırdan itibaren görülmeye başlanan, genellikle aşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir ifade tarzı ile dinleyicilere karşı anlatılarak nesilden nesile intikal eden, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikayelerdir.
DESTAN:İSLAMİYET ÖNCESİ DÖNEM
MESNEVİ: İSLAMİ DÖNEM
ROMAN:BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI DÖNEMİ
HALK HİKAYESİ: Türk edebiyatı verimleri içinde 16.asırdan itibaren görülmeye başlanmış halk hikayesi

Destan (Farsça: داستان), milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş, göç, istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın hastalık, sel, deprem gibi) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış, aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş manzum söylenceleridir.
Destanlar, Araplar’da “esastır “, Batı’da “myth” olarak adlandırılır. Destanlar ikiye ayrılır; Yapay ve Doğal Destanlar. Yapay Destanlar: yazarı belli olan,daha yakın zamanda yazılan ve olağanüstü durumlara az yer veren bir destan türü iken, Doğal Destanlar: anonim( yazarı belli olmayan),ilkel dönemde yaşanmış olayları konu alan ve sözlü destan türüdür. Destanlar İslamiyet’in kabulünden önceki Türk Edebiyatı kategorisine aittirler. Ayrıca da çok uzun yazılardırlar. Destanlar 3 safhadan oluşur:
Halkın benliğinde iz bırakan olaylar ve bunda rol oynayan kahramanlar,
Olayın ağızdan ağıza aktarılması,
Yazıya daha sonradan geçirilmesidir.
Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihi önem arz eden önemli olaylarını (doğal afetler, savaşlar, göç, yangın vb.) konu edinirler. Çoğu kez manzum olurlar. Tarih, etnografya, folklor gibi bilimler destanlardaki bilgilerden yararlanır.
Destanlar da masallar gibi Sözlü ve Yazılı olmak üzere ikiye ayrılır. a)Doğal Destanlar (İslamiyet öncesi ve islami dönem destanları-Sözlü Destanlar-Anonim) b)Yapay Destanlar (Örn. Nazım Hikmet ^ Kuvayı Milliye) Türk edebiyatında destanlar İslamiyet öncesi ve İslami dönem olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlar doğal destanlardır.
Doğal Destanlar : Bu destanların çoğu destan döneminde yani İslamiyet öncesi dönemde ortaya çıkmıştır. Destan dönemi çok eski dönemlerde mitolojilerin ortaya çıktığı dönemdir. İnsanların evreni, yaradılışlarını, yaşanılan tüm doğa olaylarını sorguladıkları, adlandırmaya çalıştıkları dönemdir. (Örn. Yunan mitolojisindeki Zeus ve Afrodit gibi tanrı ve tanrıçaların ortaya çıkması bu dönemdedir.)
1-) Destanların temelinde çekirdek bir olay vardır. Bu olay gerçektir. Zaman içerisinde yaşanmış olan bu gerçek olay o millet tarafından; kimi zaman benzetmeler, kimi zaman abartmalar kullanılarak yaratılmıştır. 2-) Özellikle İslamiyet öncesi döneme kaynaklık ederler. 3-) Destanların dil ve anlatımı kimi zaman kahramanlara olağanüstü özellikler kazandırır, ifadeler açıktır. Uzun betimlemeler yer almaz. 4-) Sözlü ürünlerdir. Doğal destanların üç dönemi vardır : a) Ortaya çıkma b) Yayılış c) Derleme 5-) Destanlar manzum örneklerdir. Bu, akılda kalıcılığı ve sürekliliği sağlamak içindir. 6-) İslamiyet öncesi Türkler göçebe yaşam tarzı sürerlerdi. Atçılık ve avlanma onlar için önemlidir. Göktanrı inancı hakimdir. Tüm bu sosyal şartları aynı zamanda destanlarda görebiliriz. 7-) Destanlarda iki tip vardır : a) “Veli” tipi (yol gösteren, yaşlı pir kişi) b) “Alperen” tipi (savaşçı, cesur, korkusuz kişi) Özellikle bazı destanlarda, anlatılan bölüm hikaye, karşılıklı konuşmaların ve seslenmelerin olduğu bölüm nazımdır. Yani nazım ve nesir iç içedir. (Destanların aslı manzum örneklerdir)


Vikipedi

Türk edebiyatında roman 19. yüzyılda ortaya çıkan bir yazım türüdür

MESNEVİ: İSLAMİ DÖNEM

Masal ve destanlar sözlü edebiyat geleneğimize ait ürünlerdir. Yani henüz yazı kullanmadan önce ortaya çıkmışlardır. Günümüze ağızdan ağıza söylenerek, dilden dile aktarılarak gelmiştir.
Rapor Et
Eski 11 Kasım 2009, 21:17

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
halk hikayesinden anlamdım
Rapor Et
Eski 11 Kasım 2009, 21:28

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#4 (link)
TUZCUAY
Ziyaretçi
TUZCUAY - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

halk hikayesinden anlamdım
Alıntı:
fadedliver adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Hikaye türünün en eski örnekleri olan ve destandan modern hikayeye geçişi sağlayan anonim eserlerdir. Başka bir tanım yapacak olursak; Türk edebiyatı verimleri içinde 16.asırdan itibaren görülmeye başlanan, genellikle aşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir ifade tarzı ile dinleyicilere karşı anlatılarak nesilden nesile intikal eden, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren hikayelerdir.
DESTAN:İSLAMİYET ÖNCESİ DÖNEM
MESNEVİ: İSLAMİ DÖNEM
ROMAN:BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI DÖNEMİ
HALK HİKAYESİ: Türk edebiyatı verimleri içinde 16.asırdan itibaren görülmeye başlanmış halk hikayesi

Destan (Farsça: داستان), milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş, göç, istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın hastalık, sel, deprem gibi) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış, aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş manzum söylenceleridir.
Destanlar, Araplar’da “esastır “, Batı’da “myth” olarak adlandırılır. Destanlar ikiye ayrılır; Yapay ve Doğal Destanlar. Yapay Destanlar: yazarı belli olan,daha yakın zamanda yazılan ve olağanüstü durumlara az yer veren bir destan türü iken, Doğal Destanlar: anonim( yazarı belli olmayan),ilkel dönemde yaşanmış olayları konu alan ve sözlü destan türüdür. Destanlar İslamiyet’in kabulünden önceki Türk Edebiyatı kategorisine aittirler. Ayrıca da çok uzun yazılardırlar. Destanlar 3 safhadan oluşur:
Halkın benliğinde iz bırakan olaylar ve bunda rol oynayan kahramanlar,
Olayın ağızdan ağıza aktarılması,
Yazıya daha sonradan geçirilmesidir.
Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihi önem arz eden önemli olaylarını (doğal afetler, savaşlar, göç, yangın vb.) konu edinirler. Çoğu kez manzum olurlar. Tarih, etnografya, folklor gibi bilimler destanlardaki bilgilerden yararlanır.
Destanlar da masallar gibi Sözlü ve Yazılı olmak üzere ikiye ayrılır. a)Doğal Destanlar (İslamiyet öncesi ve islami dönem destanları-Sözlü Destanlar-Anonim) b)Yapay Destanlar (Örn. Nazım Hikmet ^ Kuvayı Milliye) Türk edebiyatında destanlar İslamiyet öncesi ve İslami dönem olmak üzere ikiye ayrılır. Bunlar doğal destanlardır.
Doğal Destanlar : Bu destanların çoğu destan döneminde yani İslamiyet öncesi dönemde ortaya çıkmıştır. Destan dönemi çok eski dönemlerde mitolojilerin ortaya çıktığı dönemdir. İnsanların evreni, yaradılışlarını, yaşanılan tüm doğa olaylarını sorguladıkları, adlandırmaya çalıştıkları dönemdir. (Örn. Yunan mitolojisindeki Zeus ve Afrodit gibi tanrı ve tanrıçaların ortaya çıkması bu dönemdedir.)
1-) Destanların temelinde çekirdek bir olay vardır. Bu olay gerçektir. Zaman içerisinde yaşanmış olan bu gerçek olay o millet tarafından; kimi zaman benzetmeler, kimi zaman abartmalar kullanılarak yaratılmıştır. 2-) Özellikle İslamiyet öncesi döneme kaynaklık ederler. 3-) Destanların dil ve anlatımı kimi zaman kahramanlara olağanüstü özellikler kazandırır, ifadeler açıktır. Uzun betimlemeler yer almaz. 4-) Sözlü ürünlerdir. Doğal destanların üç dönemi vardır : a) Ortaya çıkma b) Yayılış c) Derleme 5-) Destanlar manzum örneklerdir. Bu, akılda kalıcılığı ve sürekliliği sağlamak içindir. 6-) İslamiyet öncesi Türkler göçebe yaşam tarzı sürerlerdi. Atçılık ve avlanma onlar için önemlidir. Göktanrı inancı hakimdir. Tüm bu sosyal şartları aynı zamanda destanlarda görebiliriz. 7-) Destanlarda iki tip vardır : a) “Veli” tipi (yol gösteren, yaşlı pir kişi) b) “Alperen” tipi (savaşçı, cesur, korkusuz kişi) Özellikle bazı destanlarda, anlatılan bölüm hikaye, karşılıklı konuşmaların ve seslenmelerin olduğu bölüm nazımdır. Yani nazım ve nesir iç içedir. (Destanların aslı manzum örneklerdir)


Vikipedi

Türk edebiyatında roman 19. yüzyılda ortaya çıkan bir yazım türüdür

MESNEVİ: İSLAMİ DÖNEM

Masal ve destanlar sözlü edebiyat geleneğimize ait ürünlerdir. Yani henüz yazı kullanmadan önce ortaya çıkmışlardır. Günümüze ağızdan ağıza söylenerek, dilden dile aktarılarak gelmiştir.
...
Rapor Et
Eski 23 Mart 2010, 17:59

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
destanin ozellikleri vikipedi

bana acil olarak destanın özlliklerini gönderin
Rapor Et
Eski 24 Mart 2010, 12:54

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#6 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

bana acil olarak destanın özlliklerini gönderin
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
Destanlar, toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula şekillenmesi ile oluşur. Halk şairleri, bu önemli olaylanrı manzum olarak terennüm ederler. Bu şekilde meydana gelen destanlar, bazen yüzyıllarca sonra yazıya geçirilir. Aradan geçen zamanda, destanlar, yeni eklemeler yapılması, yeni semboller ve motifler ilavesi suretiyle zenginleşir, hatta bir ölçüde değişikliğe uğrayabilir. Böylece destan bütün bir milletin ortak eseri halini alır. Bu durum, destanların değerini azaltmaz.Destanda geçen olaylar, tarihî gerçeklere tam olarak uymasa bile, destan sahibi toplulukların millî mizaçları, anlayışları, tutum ve davranış özellikleri hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Bazı milletler ise, destanlarında tarihî gerçeklerden fazla uzaklaşmazlar, onlan abartmazlar veya kendi lehlerine değiştirmezler. Türk destanları genellikle bu niteliktedir. Millî mizacımıza uygun olarak net, açık ve yalın ifadelerle dile getirilmiştir. Bu özellikleri ile, tarihî bazı olayların aydınlatılmasına bile yardımcı olurlar.

TÜRK DESTANLARININ NİTELİKLERİ
Her millet, destan sahibi değildir. Destan sahibi olmak için bir milletin, tarihin en eski dönemlerinde yaşamış olması gerekir. Ayrıca, o millet zengin bir geçmişe de malik bulunmalıdır. Ancak böyle bir geçmiş, unutulması mümkün olmayan olağanüstü hadiseleri sinesinde barındırabilir. Türk milleti, bu nitelikleri taşıdığı için bahtiyar bir millet sayılır. Türk destanlar arasında, millî motifler bakımından özellikle dikkat çekenler:
1. Oğuz Destanı
2. Bozkurt Destanı
3. Ergenekon Destanı
4. Göç Destanı
Oğuz Destanı, Hunlar; Bozkurt ve Ergenekon destanları, Göktürkler; Göç Destanı Uygurlar dönemlerine aittir. Oğuz Kağan Destanı'ndaki Oğuz Han'ın, büyük Hun hükümdarı Mete olduğu genellikle kabul edilmektedir. Destan, Mete'nin diğer kavimler ve devletler üzerine yaptığı seferleri anlatmaktadır. Bozkurt Destanı'nda, düşman baskınına uğrayan Aşına boyundan bir tek çocuğun kurtuluşu ve bu boyun, kurtulan çocuk sayesinde varlığını devam ettirişi dile getirilmektedir. Ergenekon Destanı ise, düşman karşısında kırılan Göktürklerden sadece iki prensin sağ kalışı; bunların, kadınlarıyla birlikte tutsaklıktan kurtuluşu ve "Ergenekon" adını verdikleri, insan ayağı değmemiş bir yere sığınışları ifade edilmektedir. Göktürkler, burada dört yüz yıl yaşayıp çoğalmışlardır. Sonunda ayrılan o kadar artmıştır ki, Ergenekon'dan çıkış yollan aramak zorunda kalmışlardır. Demirden bir dağı eritip kendilerine yol açmışlar, kağanlı ve illi bir topluluk haline gelip düşmanlarını yenerek öclerini almışlardır. Göç Destanına gelince: Bu destanda, ülkedeki kutsal sayılan bir kayanın Çinlilere verilmesi üzerine uğranılan felaketler, bunun sonucunda büyük bir göç hareketinin başlaması ve yeni bir yurt edinilmesi hikaye edilmektedir. BOZKURT Bu dört destandaki ortak ve temel motif "Bozkurtur. Bozkurt, seferleri sırasında Oğuz Han'a yol gösterip kılavuzluk yapmış, Oğuz Han'ın orduları bu sayede zaferler kazanılmıştır. Bozkurt Destanı'nda, ayakları ve kollan kesildiği halde hayatta kalan genci dişi bir kurt besleyip yaşamasını sağlamış, yeni bir düşman baskınında bu genci deniz aşın bir yere, Altay Dağları'na kaçınp kurtarmıştır. Dişi kurt, gençle evlenip on oğlan doğurmuştur. Bu çocukların büyüyüp çoğalması ile Aşına boyu eriyip gitmekten kurtulmuştur. Hükümdar olan Aşına, kurdun hatırasını unutmadığını göstermek için, çadırının önüne kurt başlı bir bayrak diktirmiştir. Ergenekon Destanı'nda da, Bozkurt, demir dağı eritip çıkan Türklere yol göstermektedir. Çıkıştan sonra, Türklerin ilk hükümdarı da Börteçene (Bozkurt) adını almıştır.Göç Destanı'nda, ana yurtlarından ayrılmak zorunda kalan Uygurlara, göç sırasında bir Bozkurt yol göstermektedir Bu destanlarda, Bozkurt'un şu temel nitelikleri öne çıkmaktadır:
1. Neslin devamım sağlamak,
2. Türklere rehberlik etmek,
3. Türkleri felaketlerden kurtarmak.
Unutmamak gerekir ki, bir milletin yüz yıllarca tarih sahnesinde kalabilmesi, ancak bu sayede mümkün olabilir. Yani, bir millet, varlığını sağlam ve diri olarak muhafaza edebilmeli, millî bir rehbere sahip olabilmeli ve başına gelecek her felaketten kurtulmasını bilebilmelidir. Türk destanlarındaki ışık, kutlu dağ, Bozkurt gibi motifler, hiç şüphesiz birer semboldür. Bozkurt hayatiyetin, millî rehberin, kurtuluşun (hür ve bağımsız yaşamanın) sembolü olmuştur. Yine kolayca tahmin edilebilir ki, tarih öncesi ve sonrası pek çok millî kahraman, Bozkurt sembolü ile temsil edilmiştir. "Aşına'nın hem Bozkurt anlamına gelmesi hem de Hun ve Göktürk hükümdarlık ailesinin adı olması tesadüf değildir.Bozkurt'tan türemiş olmak inancı, Türklere uzun çağlar boyunca büyük bir gurur, itimat, emniyet ve geleceğe güvenle bakma duygusu vermiştir. Yine Türklerin dar zamanlarında millet hayatında büyük etkisi olacak hareketlere girişileceği Bozkurt onlara yol göstermekte, eşi bulunmaz şekilde rehberlik etmektedir. Türk'ün başı çok sıkıştığı zaman Bozkurt'un meydana çıkarak onu kurtarması, evladı üzerine şefkatle eğilen bir anababa duygusunu hatırlatacak ölçüde derin bir mana taşımaktadır. Sanki Bozkurt, manevî bir filemden Türk milletinin akıp giden hayatını devamlı olarak takip etmekte ve çaresiz kalındığı zaman ortaya çıkarak onlara yol göstermektedir. Bütün bunların gösterdiği gibi, milletin büyümesi, güçlenmesi ve yayılması için takibi gereken metodları destanlar maddî unsurlarla ifade etmektedir. "Bozkurt" bu unsurların biri ve en önemlisidir. Eğer, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türk topraklarının işgaline karşı girişilen Millî Mücadele, destan çağlannda cereyan etmiş olsaydı, Kurtuluş Destanı'nda mutlaka bir "Bozkurt” motifi bulunacaktı. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya çıkışından itibaren Millî Mücadele'nin öncüsü ve en baştaki teşkilatçısı olmuş, bu niteliği ile bir "rehber" vazifesi görmüştür. Daha sonra, Büyük Zafer'in kazanılması ve istilacı düşmanın denize dökülmesi ile "kurtarıcı" (müncî) durumuna yükselmiştir. Nihayet, inkılapları ile çağdaş, ileri, milliyetçi Türk nesilleri yetiştirme gayreti, onun, Türk milletinin bekasını sağlamaya yönelik amacını göstermektedir. Kendisine teklif edilen soyadları arasından "Atatürk'ü seçmesi ise, onun, gelecekteki Türk nesilleri tarafından "ata" olarak anılma arzusunun işaretidir. Böylece rehber, kurtarıcı ve ata niteliklerini kendisinde birleştirmiştir. Bu sebepledir ki, bazı yabancı mualifler tarafından derin bir sezgi ile "Bozkurt" olarak isimlendirilmiştir. Burada, Türkçülüğün aslî unsurlarını hatırlayalım. Bu unsurlar, birlik ve bütünlük, hür ve bağımsız yaşamak, Türk varlığının, gittikçe güçlenerek, sonsuza kadar devam ettirilmesi azim ve iradesi, başka bir deyişle millî ülküsüdür.Şu halde "Bozkurtta sembolleşen düşüncelerle Türkçülüğün hedefleri tam bir ayniyet içinde bulunmaktadır. Bunun içindir ki, Bozkurt, aynı zamanda Türkçülüğün de sembolü olmuştur.Sonuç olarak, Bozkurt, Türk destanlarındaki müstesna mevkii kadar, Türkçülük tarihinde de seçkin bir yere sahiptir.
Rapor Et
Eski 22 Eylül 2010, 22:18

Edebiyat

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Destan masal mesnevi halk hikayerleri tiyatro ve roman türlerinin ortaya çıktıkları zaman dilimleri
Rapor Et
Eski 22 Eylül 2010, 22:22

Destan, halk hikayesi, mesnevi, roman hangi dönemlerde ortaya çıkmıştır?

#8 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Destan masal mesnevi halk hikayerleri tiyatro ve roman türlerinin ortaya çıktıkları zaman dilimleri

  • Destan: M.Ö. 3000 (Gılgamış - Mezopotamya)
  • Roman: 1. yüzyıl. (Satyricon - Petronius)
  • Masal: M. Ö. 1. Yüzyıl (Kelile ve Dimle, Binbirgece Masalları)
  • Mesnevi: 1259–1268 tarihleri arası
  • Halk Hikayeleri: 16. yy (Dede Korkut)
Rapor Et
Eski 23 Eylül 2010, 18:57

tiyatro

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
tiyatroyu yazmamışsın kardeşim
Rapor Et
Eski 23 Eylül 2010, 22:10

destan

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
destan hangi dönemde ortaya çıktı yardımcı olabilirmisiniz lütfen
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.279 saniyede (84.76% PHP - 15.24% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 00:03
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi