Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Kişinin kendisiyle olan, kişiler arası, grup, örgütsel ve kitle iletişimleri nedir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 19 Ekim 2009 (16:50) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
10315 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 2 Ekim 2012 (14:00) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 1.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 19 Ekim 2009, 16:50

Kişinin kendisiyle olan, kişiler arası, grup, örgütsel ve kitle iletişimleri nedir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
arkadaşlar şunların açıklamasını kısa bir şekilde yaparsanız bana çok ardımcı olmuş olacaksınız
1-kişinin kendisiyle iletişimi
2-kişiler arası iletişim
3-grup iletişimi
4-örgütsel iletişim
5-kitle iletişimi
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

arkadaşlar şunların açıklamasını kısa bir şekilde yaparsanız bana çok ardımcı olmuş olacaksınız
1-kişinin kendisiyle iletişimi
2-kişiler arası iletişim
3-grup iletişimi
4-örgütsel iletişim
5-kitle iletişimi
iletisim kisinin kendisiyle baslar. Insanin cevresiyle saglikli iliskiler kurabilmesi icin her seyden once kendisiyle barisik olmasi ve kendisini iyi tanimasi gerekir. Dolayisiyla kendini tanima birey icin cok onemli bir olgu olarak karsimiza cikmaktadir. Zira, ancak kendisini iyi taniyan bir kisi gecmis, simdi ve gelecegiyle ilgili dusunsel ve duygusal surecleri dogru ve tutarli bir sekilde degerlendirebilir.

Kendini taniyan birey gercek duygu ve dusuncelerinin farkina varabilirken, kendini tanimayan bir kisi ise gercek duygu ve dusuncelerinin ne oldugunu asla anlayamayacaktir. Kendini tanimayan bir kisinin, kendisiyle barisik olmasi da mumkun olmayacagindan, bu tur insanlar her an her seye kizarak, tepki vermeye hazir olduklarindan adeta patlamaya hazir saatli bir bomba konumundadirlar. Bunlarin tepki verdikleri ve kavga ettikleri kisiler ise cogu kez yakin arkadaslari ve aile cevresindeki insanlardan olusmaktadir. Bunlar kendi ic dunyalarinda olup bitenleri bile tam olarak kavrayamadiklarindan, dis dunyayi etkilemek bir yana, kendi disinda gelisen olaylarin kendisini nasil etkiledigini de asla bilemezler.

Diger yandan kendini taniyan ve kendiyle barisik olan bir kisi, ic ve dis dunyasindaki tum olaylarin farkindadir. Cevresindeki insanlarin kendisini nasil etkiledigini ve kendisinin de cevresini nasil etkiledigini bilmesi nedeniyle de kendi hayatini yonetebilmektedir.

Kisinin kendi ic dunyasini gozlemlemesi, ihtiyaclarinin farkina varmasi, amacina uygun bir sekilde dogru zaman ve yerde dogru tepkiler verebilmesi kendini tanimanin sonuclari olarak karsimiza cikar. Dolayisiyla kendini iyi taniyan ve kendi beden dilini iyi bilen bir kisinin, kendini ifade etme becerisi de geliseceginden, diger insanlarla iletisim kurmasi da kolaylasacaktir.

Bir insanin baskalarini sevebilmesinin yolu, kendini sevmesinden ve kendiyle barisik olmasindan gecmektedir. Kendini sevmeyen ve kendiyle barisik olmayan bir insan, ne diger insanlari sevebilecek, ne de onlarla barisik olabilecektir. Kisinin kendini sevebilmesi icin, kendisini dogru deger ve ilkeler cercevesinde gelistirerek saglam bir karakter insa etmesi gerekmektedir. Karakter insa ederek esas temeli olusturamayan biri, diger insanlarla dogru ve saglikli bir iletisim kuramayacagindan, dayanisma icerisinde de olamayacaktir. Dolayisiyla bireyin diger insanlarla dayanisma icerisine girebilmesi icin onemli olan unsur, bilgisi, zekasi ve kullandigi iletisim teknigi degil, kendi karakteridir. Bir baska ifadeyle soz ve davranislarinin bireyin ozunu temsil etmesidir.

Kisinin faaliyetlerini belirleyen, degistiren ve surekliligini saglayan bir amaci bulunmaktadir .Bu amac ruhsal hayati sekillendirmektedir. Organizmanin dusunme ve cevreye uyma zorunlulugu bireyin dusunmesine ve hayal kurmasina neden olmaktadir. Ruhsal hayatla ilgili tum olaylar, gelecekteki herhangi bir duruma hazirlik amaci tasimaktadir

Bir insanin amacini bilmek, o insanin hareket ve davranislarinin ne anlama geldigini de tahmin edebilmenin kapisini aralamaktadir. Kisinin amacini bilmek amacina ulasmak icin yapmis oldugu hazirliklarin kisi icin ne denli onemli oldugunu anlamayi saglamaktadir. Bu sayede o insanin amacina ulasmak icin nasil bir yol izleyebilecegini de tahmin etmek mumkun hale gelecektir. Dolayisiyla bir insanin amacini bilmek, davranis seklini de onceden kestirmemize yardimci olmaktadir.

İki kişi arasında yüz yüze gerçekleşen iletişim. Kişiler arası iletişim genellikle kendiliğinden ve teklifsizdir. İletişimi gerçekleştirenler birbirlerinde sürekli geri bildirim alırlar. Roller görece esnektir. Çünkü taraflar nöbetleşe gönderici ve alıcı olarak iletişimde bulunurlar. Bu iletişimin gerçekleşmesi sırasında bireyler genellikle aynı fiziksel ortam içerisinde bulunurlar(Mutlu,1994). Gelişen teknolojiyle beraber kişiler telefon ve chat gibi iletişim alanındaki teknolojiden yararlanarak iletişim kurmaktadır. Kişiler arası iletişimi bir şema ile gösterecek olursak;
İletişim birey A'dan birey B'ye olduğu gibi aynı şekilde Birey B'den Birey A'ya doğru da olabilir.(Usluata, 1991, s.47) Burada bireyler arasında sürekli bir geribildirim gerçekleşmektedir. Geribildirimin olmadığı takdirde iletişim gerçekleşmez, iletim gerçekleşir. İletişim çift taraflı iletim ise tek taraflıdır.

Kişiler arası iletişimin diğer bir tanımına göre de başkalarını tartıp, varılan yargıya göre davranma sanatıdır.(Usluata, s.48)Başka bir tanıma göre de kişiler arası iletişim(Dökmen, s.23) kaynağını ve hedefini insanların oluşturduğu iletişimdir. Karşılıklı iletişimde bulunan kişiler, bilgi-sembol üreterek, bunları birbirlerine aktararak ve yorumlayarak iletişimi sürdürürler. Bazı araştırmalara göre ise her türlü iletişimi kişiler arası iletişim saymamak lazımdır.

Yapılan bir araştırmaya göre bir iletişimin kişiler arası iletişim sayılabilmesi için 3 şart aranır:
1. Yüz yüze olması
2. Katılımcılar arasında bir mesaj alışverişinin olması
3. Söz konusu iletişim sözlü veya sözsüz nitelikte olmasıdır.

Örneğin yazışmalar kişiler arası iletişim sayılmaz. Bu çok sayıda tanımın buluştuğu nokta kişiler arası iletişimin psikolojik nitelikli bir bilgi alışverişi olduğudur. Bu arada bir noktayı belirtmekte yarar var; sadece sosyal roller arasında kurulan ilişkiler kişiler arası iletişim değildir. Kişiler arası iletişimin olması için mutlaka o sosyal rolün dışına çıkılmalıdır. Örneğin hoca ile öğrenci arasındaki iletişim sadece derse yönelikse bu kişiler arası iletişim değildir. Ne zaman ki dersin dışına çıkılıp kişisel konulara girilince o zaman kişiler arası iletişim gerçekleşmiş oluyor. Yine bir tanıma göre de kişiler arası iletişim (Usluata, s.52)kişileri başkalarından ayıran özellikler, kişisel tutumlar, düşünceler, beğeniler belirlenecek biçimde bir bilgi alışverişi yapıldığında gerçekleşmektedir.
Kişiler arası iletişimin en karmaşık aracı olan konuşma; bilgi aktarma, başkalarının davranışlarını yönlendirmeyle, buyruklarla , kimi kez şakayla, kimi kez saldırgan kırıcı sözlerle karşıdakini etkilemek için kullanılır. Kişiler arası iletişim kendini iki şekilde gösterir. Sözlü ve sözsüz. Sözlü iletişimde konuşma en önemli yeri tutarken sözsüz iletişimde ise , yüz anlamları, göz hareketleri, bedenin duruşu, giyinmeyi , sesin özelliklerini içeren bu iletişim beden dili olarak bilinir.(Usluata, s.54) Kişinin bedensel duruşu kişinin içinde bulunduğu duygusal durumu açıklayabilir. Örneğin , kızgınlık, ilgisizlik , utanma, kararsızlık vb.(Usluata, s.55)
Grup iletişimi de kişiler arası iletişimi etkileyen önemli bir faktördür. Örneğin aile bir gruptur ve bu grubun içerisinde kişiler arası iletişim gerçekleşmektedir. Grup içerisinde de alt gruplar oluşabilir ve de bunlar daha çok daha derin ilişki içerisinde olabilirler(Arkonaç, 1993) Aynı grubun üyesi olan kişiler arasında mutlaka iyi ilişkilerin olması beklenemez. Örneğin sizinle aynı siyasal görüşte olanların oluşturduğu grubun içerisinde hoşlanmadığınız ve iletişim kurmak istemediğiniz kişiler olabileceği gibi sizin karşıt olduğunuz grup içerisinde yer alan fakat çok hoşlandığınız ve iletişim kurmak istediğiniz insanlar da olabilir. Karşıdaki insanla iletişim kurmaya nasıl başlanılacağı, iletişimin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vermeden önce diğer kişinin tutumlarının duygularının kişilik yapısının hakkında bilgi sahibi olunması başarılı bir iletişim için gereken unsurlardandır. Aksi takdirde şakacı bir insana çok ciddi davranırsanız başarısız sonuçlar elde etmiş olursunuz ve o kişiyle iletişimi sürdürmekte büyük güçlüklerle karşılaşabilirsiniz.
Bir insanın diğer bir insanla iletişime geçmesinin sayılamayacak kadar çok nedeni olduğu söylenebilir. İnsanlar genellikle bir ihtiyacını karşılamak için iletişimde bulunurlar. Bunun yanında şu nedenlerin de iletişim kurmada etkili olduğu söylenebilir:
1. Tanıma: insanlar daha önceden tanıdığı kişilerle daha kolay iletişimde bulunurlar.
2. Çekici bulma: İnsanın içerisinde çekici bulduğu kişiye karşı daha çok iletişim kurma isteği olduğu söylenilebilir.
3. Zorunluluk: bazen bazı işlerimizi görmek için bazı insanlarla iletişim kurmak zorunluluğu doğar. Örneğin kütüphaneden kitap ödünç almak isteyen bir insanın zorunlu olarak kütüphane çalışanları ile iletişim kurması gerekebilir.
4. Benzer özelliklere sahip olma: ilgi alanları birbirine yakın olan insanların daha kolay iletişim kurdukları söylenebilir. Örneğin aynı futbol takımının taraftarı olan insanlar daha kolay iletişime geçebilirler.

Örgütler insanların gereksinimleri karşısında ortaya çıkan yapılardır. Yeryüzündeki ilk örgütler,insanların birtakım gereksinimlerini karşılamak amacıyla verdiği uğraşlar sırasında,bu ihtiyacını başka birinin ya da birilerinin yardımı olmaksızın karşılayamacağını anlamasıyla ortaya çıkmıştır. ( 1 )

Böylece insanlar,sosyal hayatın başlangıçından itibaren bilgi,kabiliyet,güç ve zamanlarının kendi istek ve gereksinimlerini karşılamada yetersiz olduğunu anlamış ve her zaman işbirliği yapma ihtiyacı duymuştur. Bu nedenle de,ortak amaçlarını gerçekleştirmek için belirli yapı,kural ve süreçlerle bağımlı olarak bir araya gelmişlerdir. ( 2 )

İnsanların her türlü gereksinimlerini karşılamalarında bireysel çabalarına göre,örgütsel çabaların daha etkili olması nedeniyle,örgütlerin sayısı ve türleri de insan ihtiyaçlarına paralel olarak artmış ve önemli boyutlarına ulaşmıştır. Devletten aileye,kar amaçlı işletmelerden vakıflara,üretim sektöründen hizmet sektörüne değin küçük ya da büyük kar amaçlı ya da kar
amaçsız bir takım örgütler oluşmuştur. ( 3 )

Sürekli değişim ve gelişim gösteren toplumsal yapı içinde bilginin teknolojik yeniliklerle hızla akışı,insanların ait olduğu örgütlere daha bağımlı hale getirmektedir. Değişsen toplumsal yapı içinde örgütlerde süreç içerisinde değişim ve gelişim göstermişler insanların ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelik kazanmaktadırlar.
Bu nedenlerle örgüt toplumla bir denge sağlamalıdır. Bu yapı örgütte açık bir sistem ve karşılıklı etkileşim sağlamaktadır.
Örgütler de biyolojik ya da mekanik sistemler gibi bir çok parçadan oluşmuş birer toplumsal sistemlerdir ve bunlar diğer açık sistemler gibi çevreden girdi alıp onu işleyen ve çevreye çıktı veren birere açık sistemdir. Bu özelliği ile örgütler toplumla karşılıklı etkileşimi yerine getiren bir fonksiyona da sahiptirler. ( 4 )

Örgüt : özünde bir grup insanın belli amaçlar doğrultusunda tasarlanmış işbirliğine dayanan birlikteliği ile oluşan toplumsal bir sistemdir. İnsanları bir araya getirecek ve birbirleriyle etkileşim içinde bulunmalarını sağlayacak temel unsur “ortak amaç”lardır.İnsanlar belirli hedeflere ulaşmada “biçimsel yapı” içinde bir araya geldiklerinde örgütü yaratmış olurlar ( 5 )

Aileler,cemaatler,küçük gruplar,arkadaş grupları gibi,üyeleri arasında etkileşimin,üyelerin birbirine karşı besledikleri duygularını,her üyenin rolünü,faaliyet ve görevlerinin zamanla oluşup geliştiği örgütler sosyal örgütlerdir.
Sosyal yaşamın tüm etkileşimlerinde yer alan iletişim olgusu,çağın hızla değişen rekabet ortamlarında yer alan örgütler açısından da büyük önem taşımaktadır. Örgütler,”üretim” için bir araya gelmiş,değişik görüş ve bilgilere sahip,farklı ama ortak amaca ulaşmak için bir birlerine bağlayan örgütsel iletişimin sistemleri ise üretime yönelik,uzlaşmayı salamaya yönelik sistemlerdir. Daha geniş bir acıdan bakıldığında ,örgütler,yalnız üretime yönelik örgüt içi işbirliği ve ortak görüş sağlama çabasının dışında “dış dünya” ile ilişki kurma çevreden aldıkları bilgiyi örgüte içindeki bilgi işlem merkezlerine aktarıp bir strateji oluşturarak belirsiz,rekabetçi ve dinamik çevre şartlarına uyum gösterebilme çabasının da içerisindedirler. Gerek örgüt içerisindeki uyum,ortak görüş ve koordinasyon sağlamaya,gerekse de örgüt dışı adaptasyon ve bilgi giriş çıkışına yönelik bu eylemlerdeki başarı,örgütlerde etkin bir iletişim oluşturmakta saklıdır. ( 6 )

Bu nedenle örgütlerde iletişimin önemi her geçen gün artmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile hızla gelişen iletişim akışı,örgütlerin büyümesi ve karmaşık hale gelmeleri,alanlarına göre uzmanlaşması öğütlerde iletişimin öneminin artmasının etkenleridir.

İletişim,örgütlerde yöneticilerin doğru kararlar almalarına yardım eden temel bir öğedir. Özellikle yöneticilerin yetki boyutlarının diğer işgörenlerle göre oranla geniş olması ve alacağı kararların işletmenin geleceğini doğrudan etkileyecek olması,yöneticilere verilen bilgilerin doğru olmasını gerekli kılmaktadır. Aksi taktirde,yöneticilere verilecek yanlış ve eksik bilgiler işletmelerde çalışan tüm işgörenlerin çalışmalarını bozacağı gibi işletmeyi olumsuz yönde etkileyecektir. ( 7 )

Örgüt amaçlarının belirlenmesinde ve bu amaçlara ulaşılabilmesi için,örgütte bir iletişim sisteminin kurulmasına gereksinim vardır. İletişim sisteminin statik durumdan dinamik duruma gelişini ise,iletişim araçları sağlar. Örgüt içinde etkili iletişimin meydana gelmesinde kullanılan yöntem ve araçların önemi büyüktür.
Örgüt olgusunu yaratan ve örgütün bis sistem olarak işleyişinde,örgütteki tüm öğeleri birbirine bağlayarak bütünlüğünü sağlayan iletişim sürecidir. Bu süreç,örgüt içinde çeşitli nedenlerle bağlı olarak tam anlamıyla işletemediğinde bireyi ve dolayısıyla öğütteki olumsuz yönde etkileyebilecektir. Örgüt içinde etkin iletişimi engelleyen faktörler başlıca dört ana grupta toplanabilinir. Bunlar; işgörenden kaynaklanan,yöneticiden kaynaklanan,örgüt yapısından kaynaklanan ve fiziksel ortamdan kaynaklanan etmenlerdir. ( 8 )

Özetlersek,
Toplumsal yaşamda var olmamız ve üretebilmek,bunu davranışlara dönüştürebilmek,ancak iletişim süreciyle gerçekleşir. Bu iletişim sürecinin en karmaşık olanı ise ; “örgütsel iletişim”dir. Çünkü diğer iletişim süreçleri örgütsel iletişim süreci kapsamında gerçekleşir. Bir örgütün başarısı,çalışanlarının örgüt amaçlarının ve hedeflerinin bilincinde olmalarına bağlıdır. Örgütsel iletişim bireyler arasında koordinasyonu sağladığı gibi,aynı zamanda çalışanların bireysel amaçları ile örgütün amaçlarının paralellik göstermesi yönünde mesajlar içerir.

Kemal GÖKCAN

İnsanlar güncel olayları, kitle iletişim araçları sayesinde öğrenir ve takip ederler. Bu yüzden günümüzde kitle iletişim araçları, yasama, yürütme ve yargı organları yanında dördüncü bir güç olarak kabul edilmektedir.
İnsanlar aslında iletişimi, haberleşmeyi yüz yüze yaparlar. Ancak zaman geçip toplum her gün biraz daha karmaşık nitelik kazanınca mesajlar yöneltilecek gruplar büyük genişlik kazanır ve yüz yüze haberleşme, iletişim yetersiz hale gelir; kişinin artık bildiği, tanıdığı komşusuna değil, tanımadığı, ilk ilişkiler içinde bulunmadığı diğer insanlara mesajlar yöneltmesi gerekir. Bu olgudan doğan iletişime tali, ikinci türden iletişim, haberleşme denir. işte bu nitelikteki haberleşmenin bazı tekniklerle, belirli bir teknoloji uygulanarak çoğaltılıp güçlendirilerek, çok sayıda kişiyi etkileyecek biçime getirilmesine kitle haberleşmesi (mass communication) adı verilir ve kullanılan araçlara da kitle haberleşme araçları (mass-media) denilir.

Kitle İletişim Araçları ve daha fazlası için tıklayın
Rapor Et
Reklam
Eski 19 Ekim 2009, 20:18

Kişinin kendisiyle olan, kişiler arası, grup, örgütsel ve kitle iletişimleri nedir?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

arkadaşlar şunların açıklamasını kısa bir şekilde yaparsanız bana çok ardımcı olmuş olacaksınız
1-kişinin kendisiyle iletişimi
2-kişiler arası iletişim
3-grup iletişimi
4-örgütsel iletişim
5-kitle iletişimi
iletisim kisinin kendisiyle baslar. Insanin cevresiyle saglikli iliskiler kurabilmesi icin her seyden once kendisiyle barisik olmasi ve kendisini iyi tanimasi gerekir. Dolayisiyla kendini tanima birey icin cok onemli bir olgu olarak karsimiza cikmaktadir. Zira, ancak kendisini iyi taniyan bir kisi gecmis, simdi ve gelecegiyle ilgili dusunsel ve duygusal surecleri dogru ve tutarli bir sekilde degerlendirebilir.

Kendini taniyan birey gercek duygu ve dusuncelerinin farkina varabilirken, kendini tanimayan bir kisi ise gercek duygu ve dusuncelerinin ne oldugunu asla anlayamayacaktir. Kendini tanimayan bir kisinin, kendisiyle barisik olmasi da mumkun olmayacagindan, bu tur insanlar her an her seye kizarak, tepki vermeye hazir olduklarindan adeta patlamaya hazir saatli bir bomba konumundadirlar. Bunlarin tepki verdikleri ve kavga ettikleri kisiler ise cogu kez yakin arkadaslari ve aile cevresindeki insanlardan olusmaktadir. Bunlar kendi ic dunyalarinda olup bitenleri bile tam olarak kavrayamadiklarindan, dis dunyayi etkilemek bir yana, kendi disinda gelisen olaylarin kendisini nasil etkiledigini de asla bilemezler.

Diger yandan kendini taniyan ve kendiyle barisik olan bir kisi, ic ve dis dunyasindaki tum olaylarin farkindadir. Cevresindeki insanlarin kendisini nasil etkiledigini ve kendisinin de cevresini nasil etkiledigini bilmesi nedeniyle de kendi hayatini yonetebilmektedir.

Kisinin kendi ic dunyasini gozlemlemesi, ihtiyaclarinin farkina varmasi, amacina uygun bir sekilde dogru zaman ve yerde dogru tepkiler verebilmesi kendini tanimanin sonuclari olarak karsimiza cikar. Dolayisiyla kendini iyi taniyan ve kendi beden dilini iyi bilen bir kisinin, kendini ifade etme becerisi de geliseceginden, diger insanlarla iletisim kurmasi da kolaylasacaktir.

Bir insanin baskalarini sevebilmesinin yolu, kendini sevmesinden ve kendiyle barisik olmasindan gecmektedir. Kendini sevmeyen ve kendiyle barisik olmayan bir insan, ne diger insanlari sevebilecek, ne de onlarla barisik olabilecektir. Kisinin kendini sevebilmesi icin, kendisini dogru deger ve ilkeler cercevesinde gelistirerek saglam bir karakter insa etmesi gerekmektedir. Karakter insa ederek esas temeli olusturamayan biri, diger insanlarla dogru ve saglikli bir iletisim kuramayacagindan, dayanisma icerisinde de olamayacaktir. Dolayisiyla bireyin diger insanlarla dayanisma icerisine girebilmesi icin onemli olan unsur, bilgisi, zekasi ve kullandigi iletisim teknigi degil, kendi karakteridir. Bir baska ifadeyle soz ve davranislarinin bireyin ozunu temsil etmesidir.

Kisinin faaliyetlerini belirleyen, degistiren ve surekliligini saglayan bir amaci bulunmaktadir .Bu amac ruhsal hayati sekillendirmektedir. Organizmanin dusunme ve cevreye uyma zorunlulugu bireyin dusunmesine ve hayal kurmasina neden olmaktadir. Ruhsal hayatla ilgili tum olaylar, gelecekteki herhangi bir duruma hazirlik amaci tasimaktadir

Bir insanin amacini bilmek, o insanin hareket ve davranislarinin ne anlama geldigini de tahmin edebilmenin kapisini aralamaktadir. Kisinin amacini bilmek amacina ulasmak icin yapmis oldugu hazirliklarin kisi icin ne denli onemli oldugunu anlamayi saglamaktadir. Bu sayede o insanin amacina ulasmak icin nasil bir yol izleyebilecegini de tahmin etmek mumkun hale gelecektir. Dolayisiyla bir insanin amacini bilmek, davranis seklini de onceden kestirmemize yardimci olmaktadir.

İki kişi arasında yüz yüze gerçekleşen iletişim. Kişiler arası iletişim genellikle kendiliğinden ve teklifsizdir. İletişimi gerçekleştirenler birbirlerinde sürekli geri bildirim alırlar. Roller görece esnektir. Çünkü taraflar nöbetleşe gönderici ve alıcı olarak iletişimde bulunurlar. Bu iletişimin gerçekleşmesi sırasında bireyler genellikle aynı fiziksel ortam içerisinde bulunurlar(Mutlu,1994). Gelişen teknolojiyle beraber kişiler telefon ve chat gibi iletişim alanındaki teknolojiden yararlanarak iletişim kurmaktadır. Kişiler arası iletişimi bir şema ile gösterecek olursak;
İletişim birey A'dan birey B'ye olduğu gibi aynı şekilde Birey B'den Birey A'ya doğru da olabilir.(Usluata, 1991, s.47) Burada bireyler arasında sürekli bir geribildirim gerçekleşmektedir. Geribildirimin olmadığı takdirde iletişim gerçekleşmez, iletim gerçekleşir. İletişim çift taraflı iletim ise tek taraflıdır.

Kişiler arası iletişimin diğer bir tanımına göre de başkalarını tartıp, varılan yargıya göre davranma sanatıdır.(Usluata, s.48)Başka bir tanıma göre de kişiler arası iletişim(Dökmen, s.23) kaynağını ve hedefini insanların oluşturduğu iletişimdir. Karşılıklı iletişimde bulunan kişiler, bilgi-sembol üreterek, bunları birbirlerine aktararak ve yorumlayarak iletişimi sürdürürler. Bazı araştırmalara göre ise her türlü iletişimi kişiler arası iletişim saymamak lazımdır.

Yapılan bir araştırmaya göre bir iletişimin kişiler arası iletişim sayılabilmesi için 3 şart aranır:
1. Yüz yüze olması
2. Katılımcılar arasında bir mesaj alışverişinin olması
3. Söz konusu iletişim sözlü veya sözsüz nitelikte olmasıdır.

Örneğin yazışmalar kişiler arası iletişim sayılmaz. Bu çok sayıda tanımın buluştuğu nokta kişiler arası iletişimin psikolojik nitelikli bir bilgi alışverişi olduğudur. Bu arada bir noktayı belirtmekte yarar var; sadece sosyal roller arasında kurulan ilişkiler kişiler arası iletişim değildir. Kişiler arası iletişimin olması için mutlaka o sosyal rolün dışına çıkılmalıdır. Örneğin hoca ile öğrenci arasındaki iletişim sadece derse yönelikse bu kişiler arası iletişim değildir. Ne zaman ki dersin dışına çıkılıp kişisel konulara girilince o zaman kişiler arası iletişim gerçekleşmiş oluyor. Yine bir tanıma göre de kişiler arası iletişim (Usluata, s.52)kişileri başkalarından ayıran özellikler, kişisel tutumlar, düşünceler, beğeniler belirlenecek biçimde bir bilgi alışverişi yapıldığında gerçekleşmektedir.
Kişiler arası iletişimin en karmaşık aracı olan konuşma; bilgi aktarma, başkalarının davranışlarını yönlendirmeyle, buyruklarla , kimi kez şakayla, kimi kez saldırgan kırıcı sözlerle karşıdakini etkilemek için kullanılır. Kişiler arası iletişim kendini iki şekilde gösterir. Sözlü ve sözsüz. Sözlü iletişimde konuşma en önemli yeri tutarken sözsüz iletişimde ise , yüz anlamları, göz hareketleri, bedenin duruşu, giyinmeyi , sesin özelliklerini içeren bu iletişim beden dili olarak bilinir.(Usluata, s.54) Kişinin bedensel duruşu kişinin içinde bulunduğu duygusal durumu açıklayabilir. Örneğin , kızgınlık, ilgisizlik , utanma, kararsızlık vb.(Usluata, s.55)
Grup iletişimi de kişiler arası iletişimi etkileyen önemli bir faktördür. Örneğin aile bir gruptur ve bu grubun içerisinde kişiler arası iletişim gerçekleşmektedir. Grup içerisinde de alt gruplar oluşabilir ve de bunlar daha çok daha derin ilişki içerisinde olabilirler(Arkonaç, 1993) Aynı grubun üyesi olan kişiler arasında mutlaka iyi ilişkilerin olması beklenemez. Örneğin sizinle aynı siyasal görüşte olanların oluşturduğu grubun içerisinde hoşlanmadığınız ve iletişim kurmak istemediğiniz kişiler olabileceği gibi sizin karşıt olduğunuz grup içerisinde yer alan fakat çok hoşlandığınız ve iletişim kurmak istediğiniz insanlar da olabilir. Karşıdaki insanla iletişim kurmaya nasıl başlanılacağı, iletişimin sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vermeden önce diğer kişinin tutumlarının duygularının kişilik yapısının hakkında bilgi sahibi olunması başarılı bir iletişim için gereken unsurlardandır. Aksi takdirde şakacı bir insana çok ciddi davranırsanız başarısız sonuçlar elde etmiş olursunuz ve o kişiyle iletişimi sürdürmekte büyük güçlüklerle karşılaşabilirsiniz.
Bir insanın diğer bir insanla iletişime geçmesinin sayılamayacak kadar çok nedeni olduğu söylenebilir. İnsanlar genellikle bir ihtiyacını karşılamak için iletişimde bulunurlar. Bunun yanında şu nedenlerin de iletişim kurmada etkili olduğu söylenebilir:
1. Tanıma: insanlar daha önceden tanıdığı kişilerle daha kolay iletişimde bulunurlar.
2. Çekici bulma: İnsanın içerisinde çekici bulduğu kişiye karşı daha çok iletişim kurma isteği olduğu söylenilebilir.
3. Zorunluluk: bazen bazı işlerimizi görmek için bazı insanlarla iletişim kurmak zorunluluğu doğar. Örneğin kütüphaneden kitap ödünç almak isteyen bir insanın zorunlu olarak kütüphane çalışanları ile iletişim kurması gerekebilir.
4. Benzer özelliklere sahip olma: ilgi alanları birbirine yakın olan insanların daha kolay iletişim kurdukları söylenebilir. Örneğin aynı futbol takımının taraftarı olan insanlar daha kolay iletişime geçebilirler.

Örgütler insanların gereksinimleri karşısında ortaya çıkan yapılardır. Yeryüzündeki ilk örgütler,insanların birtakım gereksinimlerini karşılamak amacıyla verdiği uğraşlar sırasında,bu ihtiyacını başka birinin ya da birilerinin yardımı olmaksızın karşılayamacağını anlamasıyla ortaya çıkmıştır. ( 1 )

Böylece insanlar,sosyal hayatın başlangıçından itibaren bilgi,kabiliyet,güç ve zamanlarının kendi istek ve gereksinimlerini karşılamada yetersiz olduğunu anlamış ve her zaman işbirliği yapma ihtiyacı duymuştur. Bu nedenle de,ortak amaçlarını gerçekleştirmek için belirli yapı,kural ve süreçlerle bağımlı olarak bir araya gelmişlerdir. ( 2 )

İnsanların her türlü gereksinimlerini karşılamalarında bireysel çabalarına göre,örgütsel çabaların daha etkili olması nedeniyle,örgütlerin sayısı ve türleri de insan ihtiyaçlarına paralel olarak artmış ve önemli boyutlarına ulaşmıştır. Devletten aileye,kar amaçlı işletmelerden vakıflara,üretim sektöründen hizmet sektörüne değin küçük ya da büyük kar amaçlı ya da kar
amaçsız bir takım örgütler oluşmuştur. ( 3 )

Sürekli değişim ve gelişim gösteren toplumsal yapı içinde bilginin teknolojik yeniliklerle hızla akışı,insanların ait olduğu örgütlere daha bağımlı hale getirmektedir. Değişsen toplumsal yapı içinde örgütlerde süreç içerisinde değişim ve gelişim göstermişler insanların ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelik kazanmaktadırlar.
Bu nedenlerle örgüt toplumla bir denge sağlamalıdır. Bu yapı örgütte açık bir sistem ve karşılıklı etkileşim sağlamaktadır.
Örgütler de biyolojik ya da mekanik sistemler gibi bir çok parçadan oluşmuş birer toplumsal sistemlerdir ve bunlar diğer açık sistemler gibi çevreden girdi alıp onu işleyen ve çevreye çıktı veren birere açık sistemdir. Bu özelliği ile örgütler toplumla karşılıklı etkileşimi yerine getiren bir fonksiyona da sahiptirler. ( 4 )

Örgüt : özünde bir grup insanın belli amaçlar doğrultusunda tasarlanmış işbirliğine dayanan birlikteliği ile oluşan toplumsal bir sistemdir. İnsanları bir araya getirecek ve birbirleriyle etkileşim içinde bulunmalarını sağlayacak temel unsur “ortak amaç”lardır.İnsanlar belirli hedeflere ulaşmada “biçimsel yapı” içinde bir araya geldiklerinde örgütü yaratmış olurlar ( 5 )

Aileler,cemaatler,küçük gruplar,arkadaş grupları gibi,üyeleri arasında etkileşimin,üyelerin birbirine karşı besledikleri duygularını,her üyenin rolünü,faaliyet ve görevlerinin zamanla oluşup geliştiği örgütler sosyal örgütlerdir.
Sosyal yaşamın tüm etkileşimlerinde yer alan iletişim olgusu,çağın hızla değişen rekabet ortamlarında yer alan örgütler açısından da büyük önem taşımaktadır. Örgütler,”üretim” için bir araya gelmiş,değişik görüş ve bilgilere sahip,farklı ama ortak amaca ulaşmak için bir birlerine bağlayan örgütsel iletişimin sistemleri ise üretime yönelik,uzlaşmayı salamaya yönelik sistemlerdir. Daha geniş bir acıdan bakıldığında ,örgütler,yalnız üretime yönelik örgüt içi işbirliği ve ortak görüş sağlama çabasının dışında “dış dünya” ile ilişki kurma çevreden aldıkları bilgiyi örgüte içindeki bilgi işlem merkezlerine aktarıp bir strateji oluşturarak belirsiz,rekabetçi ve dinamik çevre şartlarına uyum gösterebilme çabasının da içerisindedirler. Gerek örgüt içerisindeki uyum,ortak görüş ve koordinasyon sağlamaya,gerekse de örgüt dışı adaptasyon ve bilgi giriş çıkışına yönelik bu eylemlerdeki başarı,örgütlerde etkin bir iletişim oluşturmakta saklıdır. ( 6 )

Bu nedenle örgütlerde iletişimin önemi her geçen gün artmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile hızla gelişen iletişim akışı,örgütlerin büyümesi ve karmaşık hale gelmeleri,alanlarına göre uzmanlaşması öğütlerde iletişimin öneminin artmasının etkenleridir.

İletişim,örgütlerde yöneticilerin doğru kararlar almalarına yardım eden temel bir öğedir. Özellikle yöneticilerin yetki boyutlarının diğer işgörenlerle göre oranla geniş olması ve alacağı kararların işletmenin geleceğini doğrudan etkileyecek olması,yöneticilere verilen bilgilerin doğru olmasını gerekli kılmaktadır. Aksi taktirde,yöneticilere verilecek yanlış ve eksik bilgiler işletmelerde çalışan tüm işgörenlerin çalışmalarını bozacağı gibi işletmeyi olumsuz yönde etkileyecektir. ( 7 )

Örgüt amaçlarının belirlenmesinde ve bu amaçlara ulaşılabilmesi için,örgütte bir iletişim sisteminin kurulmasına gereksinim vardır. İletişim sisteminin statik durumdan dinamik duruma gelişini ise,iletişim araçları sağlar. Örgüt içinde etkili iletişimin meydana gelmesinde kullanılan yöntem ve araçların önemi büyüktür.
Örgüt olgusunu yaratan ve örgütün bis sistem olarak işleyişinde,örgütteki tüm öğeleri birbirine bağlayarak bütünlüğünü sağlayan iletişim sürecidir. Bu süreç,örgüt içinde çeşitli nedenlerle bağlı olarak tam anlamıyla işletemediğinde bireyi ve dolayısıyla öğütteki olumsuz yönde etkileyebilecektir. Örgüt içinde etkin iletişimi engelleyen faktörler başlıca dört ana grupta toplanabilinir. Bunlar; işgörenden kaynaklanan,yöneticiden kaynaklanan,örgüt yapısından kaynaklanan ve fiziksel ortamdan kaynaklanan etmenlerdir. ( 8 )

Özetlersek,
Toplumsal yaşamda var olmamız ve üretebilmek,bunu davranışlara dönüştürebilmek,ancak iletişim süreciyle gerçekleşir. Bu iletişim sürecinin en karmaşık olanı ise ; “örgütsel iletişim”dir. Çünkü diğer iletişim süreçleri örgütsel iletişim süreci kapsamında gerçekleşir. Bir örgütün başarısı,çalışanlarının örgüt amaçlarının ve hedeflerinin bilincinde olmalarına bağlıdır. Örgütsel iletişim bireyler arasında koordinasyonu sağladığı gibi,aynı zamanda çalışanların bireysel amaçları ile örgütün amaçlarının paralellik göstermesi yönünde mesajlar içerir.

Kemal GÖKCAN

İnsanlar güncel olayları, kitle iletişim araçları sayesinde öğrenir ve takip ederler. Bu yüzden günümüzde kitle iletişim araçları, yasama, yürütme ve yargı organları yanında dördüncü bir güç olarak kabul edilmektedir.
İnsanlar aslında iletişimi, haberleşmeyi yüz yüze yaparlar. Ancak zaman geçip toplum her gün biraz daha karmaşık nitelik kazanınca mesajlar yöneltilecek gruplar büyük genişlik kazanır ve yüz yüze haberleşme, iletişim yetersiz hale gelir; kişinin artık bildiği, tanıdığı komşusuna değil, tanımadığı, ilk ilişkiler içinde bulunmadığı diğer insanlara mesajlar yöneltmesi gerekir. Bu olgudan doğan iletişime tali, ikinci türden iletişim, haberleşme denir. işte bu nitelikteki haberleşmenin bazı tekniklerle, belirli bir teknoloji uygulanarak çoğaltılıp güçlendirilerek, çok sayıda kişiyi etkileyecek biçime getirilmesine kitle haberleşmesi (mass communication) adı verilir ve kullanılan araçlara da kitle haberleşme araçları (mass-media) denilir.

Kitle İletişim Araçları ve daha fazlası için tıklayın
Rapor Et
Eski 8 Aralık 2009, 19:49

Kişinin kendisiyle olan, kişiler arası, grup, örgütsel ve kitle iletişimleri nedir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
arkadaşlar!!!kitle iletişimi ile kişiler arası iletişim arasındaki farkları anltabilir misiniz çok acil
Rapor Et
Eski 2 Ekim 2012, 14:00

Cvp: Kişinin kendisiyle olan, kişiler arası, grup, örgütsel ve kitle iletişimleri ned

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
nolur çokkk acill
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.305 saniyede (84.07% PHP - 15.93% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 22:50
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi