PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Dilin görevleri ve kısımları nelerdir?
1 2
«Önceki KonuSonraki Konu»
Misafir15:52, 3 Kasım 2009 
silin gorevleri ve bölümleri
En iyi cevap Blue Blood tarafından gönderildi

Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri
Dil


Dil (lingua tongue) Ağız içinde bulunan ve 5 duyudan "tad alma" yı gerçekleştiren kaslardan yapılmış organdır. Ayrıca yiyecekleri çiğneme ve yutma işlemine yardım eder insanlarda konuşmayı da sağlar.En çabuk kendini yenileyebilen organ olarak da tanınır.

Anatomisi

Corpus lingua: Dilin ucuyla kökü arasında kalan dil gövdesi.
Radix lingua: Dil kökü. Gırtlak kapağının önünde yer alan ve tonsilla linualis'i (folliculi linguales) taşıyan dil tabanı.
Dorsum lingua: Dil papillerini (papillae linguales) taşıyan dil sırtı.
Margo lingua: Dilin dişlere değen yan kenarları.
Apex lingua: Dil ucu.
Tunica mucosa lingualis: Dil mukozası

Dil papillaları



Dile pürüzlü bir görünüm verendilin üst yüzeyinde ve yanlarinda yer alan minik çıkıntılara verilen isimdir. İçlerinde tat tomurcukları bulundurular. Bu tomurcuklar içerisinde ise tat hücreleri vardır.
  1. - Papillae filiformes: İpliksi papiller. Daha uzunca ve kalın olanına papillae conicae denir.
  2. - Papillae fungiformes: Mantar şeklindeki papil türü.
  3. - Papillae vallatae: Kısa ve dahe geniş fungiform (mantar şekilli) papilla
  4. - Papillae lentiformes
  5. - Papillae foliatae: Dilin arka yan kenarında bulunan tat tomurcuklarını içeren paralel yerleşimli çok sayıda yapraksı mukoza kıvrımı.
  • Tat tomurcuklar içerenler:
    • 1- Dilin ön bölümlerinde bulunan mantarsı papillalar(Özellikle süt içtikten sonra daha da görünür hale gelirler)
    • 2-Digerlerine göre daha büyük ve daha az sayida olanlar çanaksı papillala: Dilin arkasinda ters bir V harfi biçiminde dizilmişlerdir.
    • 3-Yapraksı papillalar: Dilin arka yanlarindadir. Mantarsi çanaksi ve yapraksi papillalar
  • Tat tomurcugu içermeyenler:
    • 1-Sayica en çok olan ipliksi papillalar(Papillae filiformes): Neredeyse dilin tüm yüzeyini kaplarlar ve dokunma duyusuyla ilgili olarak görev yaparlar.
Tonsilla lingualis

Düzensiz olarak dil tabanı üzerine yayılmış olan lenf dokusu.
Folliculi linguales: Dil kümeleri. Dil mukozasının altındaki tonsillaların meydana getirdiği tepemsi çıkıntılar. Ortalarında birer oyuk/kanal bulunur.

Dil Kasları (Musculi linguale)

XII. Kafa çifti olan N.hypoglossus tarafından innerve edilen sekiz adet dil kası. İntrinsik kaslar dilin içinde yeralır. ekstrinsik kaslar ise dil kemiği (os hyoideum) dan başlayıp dilde sona ererler ve yine dilin hareketlerinden sorumludurlar.

Ekstrinsik (Dil dışında bulunan) Dil Kasları

1 M. genioglossus 2 M. hyoglossus 3 M.chondroglossus 4 M. styloglossus
İntrinsik (Dilin gövdesi içinde bulunan) Dil Kasları

1 M.longitidinalis superior 2 M.longitidinalis inferior 3 M. transversus linguale 4 M.transversus enfilyoslam
Fonksiyonları
  1. - Fonasyon. Konuşma seslerinin diğer fonasyon organlarıyla birlikte oluştutmaya yardımcı olur.
  2. - Tad alma: İnsan dilinin yer yeri farklı tadları hisseder. Dil ucu "tatlı" ucun hemen arkası "tuzlu" dilin yanları "ekşi" ve arkası "acı" tadlarını hisseden algılayıcılar barındırır.
  3. -Besinleri ağızda çevirerek çiğnemeye yardımcu olur.
  4. -Besinleri yutulmak üzere boğaza gönderir.
Benzer Konular:
Etiketler:
  • dilin bolumleri
  • dilin gorevleri
  • dilin yapisi
Cevap
Blue Blood16:00, 3 Kasım 2009 
Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri
Dil


Dil (lingua tongue) Ağız içinde bulunan ve 5 duyudan "tad alma" yı gerçekleştiren kaslardan yapılmış organdır. Ayrıca yiyecekleri çiğneme ve yutma işlemine yardım eder insanlarda konuşmayı da sağlar.En çabuk kendini yenileyebilen organ olarak da tanınır.

Anatomisi

Corpus lingua: Dilin ucuyla kökü arasında kalan dil gövdesi.
Radix lingua: Dil kökü. Gırtlak kapağının önünde yer alan ve tonsilla linualis'i (folliculi linguales) taşıyan dil tabanı.
Dorsum lingua: Dil papillerini (papillae linguales) taşıyan dil sırtı.
Margo lingua: Dilin dişlere değen yan kenarları.
Apex lingua: Dil ucu.
Tunica mucosa lingualis: Dil mukozası

Dil papillaları



Dile pürüzlü bir görünüm verendilin üst yüzeyinde ve yanlarinda yer alan minik çıkıntılara verilen isimdir. İçlerinde tat tomurcukları bulundurular. Bu tomurcuklar içerisinde ise tat hücreleri vardır.
  1. - Papillae filiformes: İpliksi papiller. Daha uzunca ve kalın olanına papillae conicae denir.
  2. - Papillae fungiformes: Mantar şeklindeki papil türü.
  3. - Papillae vallatae: Kısa ve dahe geniş fungiform (mantar şekilli) papilla
  4. - Papillae lentiformes
  5. - Papillae foliatae: Dilin arka yan kenarında bulunan tat tomurcuklarını içeren paralel yerleşimli çok sayıda yapraksı mukoza kıvrımı.
  • Tat tomurcuklar içerenler:
    • 1- Dilin ön bölümlerinde bulunan mantarsı papillalar(Özellikle süt içtikten sonra daha da görünür hale gelirler)
    • 2-Digerlerine göre daha büyük ve daha az sayida olanlar çanaksı papillala: Dilin arkasinda ters bir V harfi biçiminde dizilmişlerdir.
    • 3-Yapraksı papillalar: Dilin arka yanlarindadir. Mantarsi çanaksi ve yapraksi papillalar
  • Tat tomurcugu içermeyenler:
    • 1-Sayica en çok olan ipliksi papillalar(Papillae filiformes): Neredeyse dilin tüm yüzeyini kaplarlar ve dokunma duyusuyla ilgili olarak görev yaparlar.
Tonsilla lingualis

Düzensiz olarak dil tabanı üzerine yayılmış olan lenf dokusu.
Folliculi linguales: Dil kümeleri. Dil mukozasının altındaki tonsillaların meydana getirdiği tepemsi çıkıntılar. Ortalarında birer oyuk/kanal bulunur.

Dil Kasları (Musculi linguale)

XII. Kafa çifti olan N.hypoglossus tarafından innerve edilen sekiz adet dil kası. İntrinsik kaslar dilin içinde yeralır. ekstrinsik kaslar ise dil kemiği (os hyoideum) dan başlayıp dilde sona ererler ve yine dilin hareketlerinden sorumludurlar.

Ekstrinsik (Dil dışında bulunan) Dil Kasları

1 M. genioglossus 2 M. hyoglossus 3 M.chondroglossus 4 M. styloglossus
İntrinsik (Dilin gövdesi içinde bulunan) Dil Kasları

1 M.longitidinalis superior 2 M.longitidinalis inferior 3 M. transversus linguale 4 M.transversus enfilyoslam
Fonksiyonları
  1. - Fonasyon. Konuşma seslerinin diğer fonasyon organlarıyla birlikte oluştutmaya yardımcı olur.
  2. - Tad alma: İnsan dilinin yer yeri farklı tadları hisseder. Dil ucu "tatlı" ucun hemen arkası "tuzlu" dilin yanları "ekşi" ve arkası "acı" tadlarını hisseden algılayıcılar barındırır.
  3. -Besinleri ağızda çevirerek çiğnemeye yardımcu olur.
  4. -Besinleri yutulmak üzere boğaza gönderir.
Kaynak
Cevap
_KleopatrA_21:32, 28 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
silin gorevleri ve bölümleri
Dilin Yapısı ve Dilin Görevleri
Dilin Yapısı ve Dilin Görevleri
Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar hatta birçokları bir noktaya kadar insan dilini anlamayı da öğrenebilir. Ama insanın dışında hiçbir tür çıkardığı sesleri insan dilinde olduğu gibi açık ve iç tutarlılığı olan saymaca bir sistem durumuna getirememiştir.

Tanımı

Dilin birçok tanımı yapılmıştır. Dil bir yaklaşıma göre düşüncelerin sözcük haline getirilmiş sesler aracılığıyla anlatılmasıdır. Ama bu tanım düşünce öğesine fazla ağırlık vermektedir. Dil düşünce dışında kalan bilinçsiz varlık alanlarını duyguları düşleri de kapsar. Kesin bir tanımdan önce dilin bazı özelliklerinin belirtilmesi gerekir. 1. Fizyolojik ve zihinsel özürleri olmayan bütün insanlar çocukluklarında gırtlak ve ağızlarında bazı organların hareketlerinden doğan sesleri bir sesli iletişim sistemi haline getirmeyi ve öbür insanlarla iletişimlerinde bu sistemden hem işitici hem de konuşucu olarak yararlanmayı öğrenirler.

2. Farklı sesli iletişim sistemleri yeryüzündeki farklı dilleri oluşturur. Farklı bir dilin ortaya çıkması için gerekli farklılık derecesini çok kesinlikle saptamak olanaklı değildir. Ama bu örneğin iki Almanın farklı diller konuşması anlamına da gelmez. Eğer bir insan bir başka insanın dilini özel bir öğrenim görmeksizin anlayamıyorsa bu iki insan farklı diller konuşuyorlardır. Buna karşılık belirli bir dil içinde anlaşmayı güçleştiren ama kesin olarak engellemeyen farklılıklara lehçe farklılığı denir. 3. Çoğunlukla insanlar önce bir tek dil öğrenirler. Çocuğun ailesinin ya da doğup büyüdüğü ortamdaki insanların konuştuğu bu dile anadili adı verilir. Bir çocuğun iki dili birden öğrenerek büyüdüğü durumlar enderdir.

4. Bu özellikleriyle dil insana özgü bir yetenektir. Öteki türlerin de seslerle ya da başka araçlarla birbirleriyle iletişim kurabildikleri ilinmektedir ama insan dilinin en önemli özellikleri olan çift eklemliliğe tutumluluğa sınırsız üretkenliğe ve yaratıcılığa hiçbir hayvan türünün iletişiminde rastlanmaz. İnsanların konuşma konuları sınırsızdır. Dilin kapsayamayacağı hiçbir alan yoktur. Oysa hayvanların iletişim konuları üreme ve sağ kalma gibi en temel gereksinimlerle sınırlıdır. Papağan gibi insanların yanında uzun süre bulunan kuşların çıkardığı sözcüklere benzeyen seslerin de iletişim amacı taşımadığı bilinmektedir. Bu tür sesler canlılardaki öykünme dürtüsününürünüdür.

Dilin önemi ve gücü ilk çağlardan beri vurgulanmıştır. Adlandırma nesnelere ad yerme dilin yalnızca bir yönü olsa da ilk insanlar için büyüleyici bir değer taşımıştır. Birçok kültürde adlandırma yeteneği nesneler üzerinde denetim kurmanın onlara sahip olmanın en kesin yolu olarak görülmüştür. İlkel kültürlerde insanların adlarını yabancılara açıklamaktan kaçınmaları da buna bağlanabilir.

Geçmişte dilin tanrısal bir kökeni olduğuna inanılırdı. Eski Sami inançlarını yansıtan Eski Ahit'te Adem'in dünyadaki yaratıkları Tanrı'nın yardımıyla adlandırdığı anlatılır. Hindu dinine göre de dili tanrı İndra yaratmıştır. İskandinav mikolojisinde rünik alfabeyi yaratan tanrı Odin'dir. Gene Eski Ahit'in Tekvin bölümünde başlangıçta bütün dünyanın "dilinin bir sözünün bir" olduğu belirtilir. Ama insanlar gökyüzüne ulaşacak bir kule ( Babil Kulesi) yapmaya kalkışınca Tanrı onların dillerini böler ve böylece birbirlerini anlamalarını önleyen birçok dil ortaya çıkar. Arap inançlarında da yazıyı ve dili Adem'e veren Tanrı'dır.

18. yüzyılda özellikle Alman romantizm felsefesinde "kökenler" kavramının önem kazanmasıyla dilin doğuş ve gelişme koşullan konusu bir kez daha gündeme gelmiştir. Ancak dilin hangi koşullar altında ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği soruları bugün henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamamıştır; çünkü şu ya da bu biçimde dilin doğuşu Homo sapiens'in ortaya çıkışıyla eşzamanlıdır. Oysa bugün var olan ilk yazılı belgeler en çok 5 bin yıl öncesine gitmektedir.

İnsanlar dil üzerine düşünmeye başlayınca dilin düşünceyle ilişkisi de kaçınılmaz olarak gündeme gelir. Aristoteles'e göre "Konuşma zihnin yaşantılarının temsil edilmesidir". Aristoteles'in bu tanımı yakın zamanlara değin bütün bir Batı düşünce geleneği üzerinde etkili olmuştur. 17. yüzyılın usçu felsefesi de dil konusunda benzer bir görüş öne sürer. Konuşma düşüncenin bu amaç için yaratılmış göstergelerle ifade edilmesidir ve düşüncenin farklı yönlerini ifade etmek için de farklı sözcük türleri ortaya çıkmıştır.

Düşünce öğesine ağırlık tanıyan bu usçu yaklaşımın sakıncası şudur: Düşünce kavramının kapsamını ya fazla geniş tutmakta ve böylece içeriğini de bulanıklaştırmakta ya da fazla daraltarak dilin birçok işlevini dışanda bırakmaktadır. Oysa günlük yaşamda dilin dar anlamıyla düşünceleri açıklamaktan başka işlevleri de vardır.

Bu yaklaşım bir başka açıdan Condillac ve Herder gibi 18. yüzyıl düşünürlerince de eleştirilmiştir. Usçu felsefe dilin daha önce var olan düşünceleri anlatan bir araç olduğunu savunur. Oysa Herder'e göre dilden önce dilden bağımsız bir düşünce olamaz. Düşünce de dille birlikte ortaya çıkmıştır. Bu açıdan farklı dillerin farklı düşünce yapılarına denk düştüğünü söylemek yanlış olmaz. İnsanlar ve kültürler arasındaki farklılık bir bakıma diller arasındaki farklılıktır
Cevap
Misafir11:44, 17 Ocak 2010 
dilin bölümleri nelerdir?
Cevap
Misafir14:08, 5 Aralık 2010 
peki latince hangi bölümde hangi tat alınıyor ki??
Cevap
Misafir10:49, 27 Ekim 2011 
arkadaşlar biri bana dilin yapısı ve görevlerini yazabilirmi?

Teşekkürler.
Cevap
_Yağmur_10:55, 27 Ekim 2011 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
arkadaşlar biri bana dilin yapısı ve görevlerini yazabilirmi?

Teşekkürler.

Dilin Yapısı ve Dilin Görevleri


Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan sesli ya da yazılı simgeler sistemi. Dil simgelerine "gösterge" adı verilir. Bu göstergeler saymaca bir nitelik taşır; anlamlan doğal bir bağlantıdan kaynaklanmayıp toplumsal bir anlaşmadan bireyler arasında üstü kapalı bir uzlaşmadan doğar. Bu tanıma göre dil yalnızca insan toplumlarında bulunan bir yetenektir. Hayvan türleri de sesler ve beden hareketlerinin yardımıyla birbirleriyle iletişim kurar hatta birçokları bir noktaya kadar insan dilini anlamayı da öğrenebilir. Ama insanın dışında hiçbir tür çıkardığı sesleri insan dilinde olduğu gibi açık ve iç tutarlılığı olan saymaca bir sistem durumuna getirememiştir.

Tanımı

Dilin birçok tanımı yapılmıştır. Dil bir yaklaşıma göre düşüncelerin sözcük haline getirilmiş sesler aracılığıyla anlatılmasıdır. Ama bu tanım düşünce öğesine fazla ağırlık vermektedir. Dil düşünce dışında kalan bilinçsiz varlık alanlarını duyguları düşleri de kapsar. Kesin bir tanımdan önce dilin bazı özelliklerinin belirtilmesi gerekir. 1. Fizyolojik ve zihinsel özürleri olmayan bütün insanlar çocukluklarında gırtlak ve ağızlarında bazı organların hareketlerinden doğan sesleri bir sesli iletişim sistemi haline getirmeyi ve öbür insanlarla iletişimlerinde bu sistemden hem işitici hem de konuşucu olarak yararlanmayı öğrenirler.

2. Farklı sesli iletişim sistemleri yeryüzündeki farklı dilleri oluşturur. Farklı bir dilin ortaya çıkması için gerekli farklılık derecesini çok kesinlikle saptamak olanaklı değildir. Ama bu örneğin iki Almanın farklı diller konuşması anlamına da gelmez. Eğer bir insan bir başka insanın dilini özel bir öğrenim görmeksizin anlayamıyorsa bu iki insan farklı diller konuşuyorlardır. Buna karşılık belirli bir dil içinde anlaşmayı güçleştiren ama kesin olarak engellemeyen farklılıklara lehçe farklılığı denir. 3. Çoğunlukla insanlar önce bir tek dil öğrenirler. Çocuğun ailesinin ya da doğup büyüdüğü ortamdaki insanların konuştuğu bu dile anadili adı verilir. Bir çocuğun iki dili birden öğrenerek büyüdüğü durumlar enderdir.

4. Bu özellikleriyle dil insana özgü bir yetenektir. Öteki türlerin de seslerle ya da başka araçlarla birbirleriyle iletişim kurabildikleri ilinmektedir ama insan dilinin en önemli özellikleri olan çift eklemliliğe tutumluluğa sınırsız üretkenliğe ve yaratıcılığa hiçbir hayvan türünün iletişiminde rastlanmaz. İnsanların konuşma konuları sınırsızdır. Dilin kapsayamayacağı hiçbir alan yoktur. Oysa hayvanların iletişim konuları üreme ve sağ kalma gibi en temel gereksinimlerle sınırlıdır. Papağan gibi insanların yanında uzun süre bulunan kuşların çıkardığı sözcüklere benzeyen seslerin de iletişim amacı taşımadığı bilinmektedir. Bu tür sesler canlılardaki öykünme dürtüsününürünüdür.

Dilin önemi ve gücü ilk çağlardan beri vurgulanmıştır. Adlandırma nesnelere ad yerme dilin yalnızca bir yönü olsa da ilk insanlar için büyüleyici bir değer taşımıştır. Birçok kültürde adlandırma yeteneği nesneler üzerinde denetim kurmanın onlara sahip olmanın en kesin yolu olarak görülmüştür. İlkel kültürlerde insanların adlarını yabancılara açıklamaktan kaçınmaları da buna bağlanabilir.

Geçmişte dilin tanrısal bir kökeni olduğuna inanılırdı. Eski Sami inançlarını yansıtan Eski Ahit'te Adem'in dünyadaki yaratıkları Tanrı'nın yardımıyla adlandırdığı anlatılır. Hindu dinine göre de dili tanrı İndra yaratmıştır. İskandinav mikolojisinde rünik alfabeyi yaratan tanrı Odin'dir. Gene Eski Ahit'in Tekvin bölümünde başlangıçta bütün dünyanın "dilinin bir sözünün bir" olduğu belirtilir. Ama insanlar gökyüzüne ulaşacak bir kule ( Babil Kulesi) yapmaya kalkışınca Tanrı onların dillerini böler ve böylece birbirlerini anlamalarını önleyen birçok dil ortaya çıkar. Arap inançlarında da yazıyı ve dili Adem'e veren Tanrı'dır.

18. yüzyılda özellikle Alman romantizm felsefesinde "kökenler" kavramının önem kazanmasıyla dilin doğuş ve gelişme koşullan konusu bir kez daha gündeme gelmiştir. Ancak dilin hangi koşullar altında ortaya çıktığı ve ilk dillerin neye benzediği soruları bugün henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamamıştır; çünkü şu ya da bu biçimde dilin doğuşu Homo sapiens'in ortaya çıkışıyla eşzamanlıdır. Oysa bugün var olan ilk yazılı belgeler en çok 5 bin yıl öncesine gitmektedir.

İnsanlar dil üzerine düşünmeye başlayınca dilin düşünceyle ilişkisi de kaçınılmaz olarak gündeme gelir. Aristoteles'e göre "Konuşma zihnin yaşantılarının temsil edilmesidir". Aristoteles'in bu tanımı yakın zamanlara değin bütün bir Batı düşünce geleneği üzerinde etkili olmuştur. 17. yüzyılın usçu felsefesi de dil konusunda benzer bir görüş öne sürer. Konuşma düşüncenin bu amaç için yaratılmış göstergelerle ifade edilmesidir ve düşüncenin farklı yönlerini ifade etmek için de farklı sözcük türleri ortaya çıkmıştır.

Düşünce öğesine ağırlık tanıyan bu usçu yaklaşımın sakıncası şudur: Düşünce kavramının kapsamını ya fazla geniş tutmakta ve böylece içeriğini de bulanıklaştırmakta ya da fazla daraltarak dilin birçok işlevini dışanda bırakmaktadır. Oysa günlük yaşamda dilin dar anlamıyla düşünceleri açıklamaktan başka işlevleri de vardır.

Bu yaklaşım bir başka açıdan Condillac ve Herder gibi 18. yüzyıl düşünürlerince de eleştirilmiştir. Usçu felsefe dilin daha önce var olan düşünceleri anlatan bir araç olduğunu savunur. Oysa Herder'e göre dilden önce dilden bağımsız bir düşünce olamaz. Düşünce de dille birlikte ortaya çıkmıştır. Bu açıdan farklı dillerin farklı düşünce yapılarına denk düştüğünü söylemek yanlış olmaz. İnsanlar ve kültürler arasındaki farklılık bir bakıma diller arasındaki farklılıktır.

Dil, Dilin Yapısı ve Görevleri




Cevap
Misafir11:06, 13 Kasım 2011 
tat alma orgaımız dili kısaca özetlermisiniz?
Cevap
Misafir14:05, 31 Ekim 2012 
arkadaşlar biri bana tat alma tomurcuklarıın adlarını ve şekillerini yaza bilirmi?
Cevap
Misafir14:06, 31 Ekim 2012 
arkadaşlar biri bana tat alma tomurcuklarının adlarını ve şekillerini söyleyebilirmi
şimdiden teşekkürler
Cevap
1 2
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Çiçeğin kısımları ve görevleri nelerdir?
Atomun kısımları nelerdir?
Dil Nedir? Dilin Yapısı ve Görevleri
Bitkinin kısımları nelerdir?
Koyun böbreğinin kısımları nelerdir?