PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Yeraltı ve yerüstü kaynakları nedir?
1 2
«Önceki KonuSonraki Konu»
Misafir14:47, 12 Kasım 2009 
yer altı ve yer üstü kaynakları
En iyi cevap _KleopatrA_ tarafından gönderildi

Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
yer altı ve yer üstü kaynakları
2.1 Yerüstü Su Kaynakları
2.2 Yeraltı Su Kaynakları
Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Dünyadaki toplam suyun yaklaşık yılda ortalama 500.000 km3'ü denizlerde ve toprak yüzeyinde meydana gelen buharlaşmalar ile hidrolojik çevrim içerisinde yağmur ve kar olarak tekrar yeryüzüne düşmektedir.
Dünya yüzeyine yağışla düşen su miktarı yılda ortalama yaklaşık olarak 100.000 km3 olup bunun, 40.000 km3'ü akışa geçerek nehirler vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere ulaşmaktadır. Bu miktarın da 9.000 km3'ü ise teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır.
Kullanılabilir suyun dengeli dağıldığını söylemek çok zordur. Bu nedenledir ki günümüzde dünya nüfusunun 1/3'ü yeterli ve sağlıklı su kaynaklarına sahip olamadıkları için su sıkıntıları yaşamaktadırlar
Bugün pek çok insan tatlı su kaynaklarının, dünyada insanlığın yararına sunulmuş sonsuz bir doğal kaynak olduğunu düşünmektedir. Oysa, sonlu bir doğal kaynak olan tatlı su, yaşayan bir gezegen olan dünyamızın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli
Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Türkiye göller ve nehirlerinden oluşan tatlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir. Aksine, gerekli önlemler alınmadığı taktirde yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday bir ülke konumundadır.
Türkiye'de; kuraklıklar ve diğer nedenler yüzünden mevcut su kapasitesinde azalmalar görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri ise; topografyadaki düzensizlikler sebebiyle kaynakların kontrol edilemeyişi, yağışların ve kaynakların bölgelere göre dengesiz dağılımı, su kaynaklarının bütüncül havza bazında yaklaşımlarla uzun vadeli planlamalar yerine bölgesel, bağımsız ve kısa vadeli projelerle kullanıma açılması girişimleridir.
2.1 Yerüstü Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]
Tablo-2: Türkiye'nin Yerüstü Su kaynakları
Yıllık yüzey akış miktarı 186,00 km3 Yıllık yüzey akış/Yıllık yağış miktarı 37% Yıllık tükenebilir su miktarı 95,00 km3 Fiili yıllık tüketim 32,41 km3 Türkiye'nin yağış rejimi mevsimlere ve bölgelere göre çok büyük farklılık göstermekte olup, yıllık ortalama yağış 642,6 mm.dir. Bu da yılda ortalama 501 km3 suya karşılık gelmektedir.
Bu miktarın 274 km3'ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü; 41 km3'ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği; 186 km3'ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığı ile denizlere, kapalı havzalardaki göllere ******** suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ayrıca, komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 km3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önüne alındığında, toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 234 km3 olmaktadır.
Halihazırda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yerüstü ve yeraltı suyu miktarının 110 km3 olduğu belirlenmiştir. Bu miktarın 95 km3'nün yurt içinden doğan akarsulardan; 3 km3 ünün yurt dışından ülkemize ulaşan akarsulardan 12,3 km3ünün ise yeraltı suyundan sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Türkiye'nin kişi başına düşen su potansiyeli (2000 yılı nüfus sayımının kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 65 milyon kabulü ile 3600 m3 iken, kullanılabilir su varlığı bakımından kişi başına düşen su miktarı 1692 m3'dür. Ülkemizin, kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında, su kisiti bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir.
Günümüzde bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için yılda ortalama kişi başına 10.000 m3 su potansiyeline sahip olması gerektiği kabul edilmektedir. Oysa Türkiye 'kişi başına düşen su potansiyeli açısından da (3600 m3) bu değerin oldukça gerisindedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz sınırlı miktarda su varlığına sahiptir.
Devlet istatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 2025 yılında nüfusumuzun 80 milyon olacağı hesaplanmaktadır. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1 375 m3'e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda geçerli olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.
Türkiye 26 adet hidrolojik.havzaya ayrılmıştır. Tablo 3 'de de görüleceği gibi havzaların verimleri son derece farklı olup, Fırat-Dicle havzalarının toplam ülke potansiyelinin yaklaşık %28,5' ine sahip olduğu görülmektedir.
Şekil-1 : Akarsu Havzalarının Ortalama Yıllık Akış Miktarları
Türkiye'de hali hazırda kullanılabilir yerüstü su potansiyelinin %33.15'inden faydalanılabilmekte olup, % 66.85'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Tablo-3: Akarsu Havzalarının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimleri


(xx) Dicle nehri ana kol yıllık akışı 16.24 km3'dür
2.2 Yeraltı Su Kaynakları Tablo-4:Türkiye'nin Yeraltı Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim)
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim) 1 2,300 km3 DSİ' ce tahsis edilen yıllık miktar 9,650 km3 Fiili yıllık tüketim 6,000km3 Yeraltına sızan suların önemli bir bölümü Türkiye'nin kıyı kesimlerindeki dağlık bölgelerde yaygın yeraltı suyu rezervuarı oluşturmadan denizlere ********tadır. Bununla beraber yeraltı suyu potansiyelini belirleyebilmek için 342 ovada hidrojeolojik etütler yapılmış ve, 12,300 km3 potansiyele sahip "Emniyetli Yeraltı suyu İşletme Rezervi" tespit edilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı "Yeraltı suları Hakkında Kanun" hükümlerine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili işlemlerinde görevlendirilmiştir. Bu göreve istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bir yandan yeraltı suyu etüd çalışmalarını sürdürmekte, diğer yandan tespit ettiği yeraltı suyu işletme rezervlerini çeşitli amaçlı kullanımlara açmaktadır. Bu amaçla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki 12,3 km3 emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinin bugüne kadar 3,51 km3' ünü devlet eliyle yapılan sulamalarda, 4,42 km3'ünü içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarında ve 1,72 km3' ünü ise münferit özel sulamalarda olmak üzere toplam 9,65km3' ünü tahsis etmiştir. Ayrıca DSİ' ce izin verilmeden açılarak kullanıma sunulan çok sayıda kuyu da mevcuttur.
Yerüstü suyu imkanı olmayan bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarına ilgi her geçen gün artmakta ve kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çeşitli amaçlı özel kullanımların yanı sıra Devlet Su işleri ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda, 1999 yılı sonu itibarıyla 420.706 ha arazi yeraltı suyundan sulamaya açılmış durumdadır. Ayrıca başta İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır olmak üzere bir çok ilimizin ve irili ufaklı birçok yerleşim yerinin içme-kullanma suyu ihtiyacı yeraltı suyundan karşılanmaktadır.
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünce planlama kademesinde hidrojeolojik etüt çalışmaları tamamlanmış sahalar dışında; sulama, içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla münferit hidrojeolojik etüt çalışmaları da yapılmıştır.
Ülkemizde halihazırda kullanılabilir, iyi nitelikli yer altı su potansiyelinin %78,45'inden faydalanılabilmekte olup, %21,55'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
tarımnet
Benzer Konular:
Etiketler:
Cevap
_KleopatrA_15:10, 12 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
yer altı ve yer üstü kaynakları
2.1 Yerüstü Su Kaynakları
2.2 Yeraltı Su Kaynakları
Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Dünyadaki toplam suyun yaklaşık yılda ortalama 500.000 km3'ü denizlerde ve toprak yüzeyinde meydana gelen buharlaşmalar ile hidrolojik çevrim içerisinde yağmur ve kar olarak tekrar yeryüzüne düşmektedir.
Dünya yüzeyine yağışla düşen su miktarı yılda ortalama yaklaşık olarak 100.000 km3 olup bunun, 40.000 km3'ü akışa geçerek nehirler vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere ulaşmaktadır. Bu miktarın da 9.000 km3'ü ise teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır.
Kullanılabilir suyun dengeli dağıldığını söylemek çok zordur. Bu nedenledir ki günümüzde dünya nüfusunun 1/3'ü yeterli ve sağlıklı su kaynaklarına sahip olamadıkları için su sıkıntıları yaşamaktadırlar
Bugün pek çok insan tatlı su kaynaklarının, dünyada insanlığın yararına sunulmuş sonsuz bir doğal kaynak olduğunu düşünmektedir. Oysa, sonlu bir doğal kaynak olan tatlı su, yaşayan bir gezegen olan dünyamızın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli
Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Türkiye göller ve nehirlerinden oluşan tatlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir. Aksine, gerekli önlemler alınmadığı taktirde yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday bir ülke konumundadır.
Türkiye'de; kuraklıklar ve diğer nedenler yüzünden mevcut su kapasitesinde azalmalar görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri ise; topografyadaki düzensizlikler sebebiyle kaynakların kontrol edilemeyişi, yağışların ve kaynakların bölgelere göre dengesiz dağılımı, su kaynaklarının bütüncül havza bazında yaklaşımlarla uzun vadeli planlamalar yerine bölgesel, bağımsız ve kısa vadeli projelerle kullanıma açılması girişimleridir.
2.1 Yerüstü Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Sonraki Konu]
Tablo-2: Türkiye'nin Yerüstü Su kaynakları
Yıllık yüzey akış miktarı 186,00 km3 Yıllık yüzey akış/Yıllık yağış miktarı 37% Yıllık tükenebilir su miktarı 95,00 km3 Fiili yıllık tüketim 32,41 km3 Türkiye'nin yağış rejimi mevsimlere ve bölgelere göre çok büyük farklılık göstermekte olup, yıllık ortalama yağış 642,6 mm.dir. Bu da yılda ortalama 501 km3 suya karşılık gelmektedir.
Bu miktarın 274 km3'ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü; 41 km3'ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği; 186 km3'ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığı ile denizlere, kapalı havzalardaki göllere ******** suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ayrıca, komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 km3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önüne alındığında, toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 234 km3 olmaktadır.
Halihazırda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yerüstü ve yeraltı suyu miktarının 110 km3 olduğu belirlenmiştir. Bu miktarın 95 km3'nün yurt içinden doğan akarsulardan; 3 km3 ünün yurt dışından ülkemize ulaşan akarsulardan 12,3 km3ünün ise yeraltı suyundan sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Türkiye'nin kişi başına düşen su potansiyeli (2000 yılı nüfus sayımının kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 65 milyon kabulü ile 3600 m3 iken, kullanılabilir su varlığı bakımından kişi başına düşen su miktarı 1692 m3'dür. Ülkemizin, kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında, su kisiti bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir.
Günümüzde bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için yılda ortalama kişi başına 10.000 m3 su potansiyeline sahip olması gerektiği kabul edilmektedir. Oysa Türkiye 'kişi başına düşen su potansiyeli açısından da (3600 m3) bu değerin oldukça gerisindedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz sınırlı miktarda su varlığına sahiptir.
Devlet istatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 2025 yılında nüfusumuzun 80 milyon olacağı hesaplanmaktadır. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1 375 m3'e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda geçerli olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.
Türkiye 26 adet hidrolojik.havzaya ayrılmıştır. Tablo 3 'de de görüleceği gibi havzaların verimleri son derece farklı olup, Fırat-Dicle havzalarının toplam ülke potansiyelinin yaklaşık %28,5' ine sahip olduğu görülmektedir.
Şekil-1 : Akarsu Havzalarının Ortalama Yıllık Akış Miktarları
Türkiye'de hali hazırda kullanılabilir yerüstü su potansiyelinin %33.15'inden faydalanılabilmekte olup, % 66.85'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Tablo-3: Akarsu Havzalarının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimleri


(xx) Dicle nehri ana kol yıllık akışı 16.24 km3'dür
2.2 Yeraltı Su Kaynakları Tablo-4:Türkiye'nin Yeraltı Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim)
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim) 1 2,300 km3 DSİ' ce tahsis edilen yıllık miktar 9,650 km3 Fiili yıllık tüketim 6,000km3 Yeraltına sızan suların önemli bir bölümü Türkiye'nin kıyı kesimlerindeki dağlık bölgelerde yaygın yeraltı suyu rezervuarı oluşturmadan denizlere ********tadır. Bununla beraber yeraltı suyu potansiyelini belirleyebilmek için 342 ovada hidrojeolojik etütler yapılmış ve, 12,300 km3 potansiyele sahip "Emniyetli Yeraltı suyu İşletme Rezervi" tespit edilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı "Yeraltı suları Hakkında Kanun" hükümlerine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili işlemlerinde görevlendirilmiştir. Bu göreve istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bir yandan yeraltı suyu etüd çalışmalarını sürdürmekte, diğer yandan tespit ettiği yeraltı suyu işletme rezervlerini çeşitli amaçlı kullanımlara açmaktadır. Bu amaçla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki 12,3 km3 emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinin bugüne kadar 3,51 km3' ünü devlet eliyle yapılan sulamalarda, 4,42 km3'ünü içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarında ve 1,72 km3' ünü ise münferit özel sulamalarda olmak üzere toplam 9,65km3' ünü tahsis etmiştir. Ayrıca DSİ' ce izin verilmeden açılarak kullanıma sunulan çok sayıda kuyu da mevcuttur.
Yerüstü suyu imkanı olmayan bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarına ilgi her geçen gün artmakta ve kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çeşitli amaçlı özel kullanımların yanı sıra Devlet Su işleri ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda, 1999 yılı sonu itibarıyla 420.706 ha arazi yeraltı suyundan sulamaya açılmış durumdadır. Ayrıca başta İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır olmak üzere bir çok ilimizin ve irili ufaklı birçok yerleşim yerinin içme-kullanma suyu ihtiyacı yeraltı suyundan karşılanmaktadır.
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünce planlama kademesinde hidrojeolojik etüt çalışmaları tamamlanmış sahalar dışında; sulama, içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla münferit hidrojeolojik etüt çalışmaları da yapılmıştır.
Ülkemizde halihazırda kullanılabilir, iyi nitelikli yer altı su potansiyelinin %78,45'inden faydalanılabilmekte olup, %21,55'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
tarımnet
Cevap
fadedliver15:51, 12 Kasım 2009 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
yer altı ve yer üstü kaynakları
Türkiye Yeraltı Kaynakları

Ayrıca inceleyebilirsiniz.
Cevap
Misafir06:57, 19 Şubat 2010 
[QUOTE]yeralti ve yer ustu su kaynaklari nelderdir?????
Cevap
_KleopatrA_08:07, 19 Şubat 2010 
[QUOTE=Misafir;1700861]
Alıntı:
yeralti ve yer ustu su kaynaklari nelderdir?????

2.2 Yeraltı Su Kaynakları

Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Dünyadaki toplam suyun yaklaşık yılda ortalama 500.000 km3'ü denizlerde ve toprak yüzeyinde meydana gelen buharlaşmalar ile hidrolojik çevrim içerisinde yağmur ve kar olarak tekrar yeryüzüne düşmektedir.
Dünya yüzeyine yağışla düşen su miktarı yılda ortalama yaklaşık olarak 100.000 km3 olup bunun, 40.000 km3'ü akışa geçerek nehirler vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere ulaşmaktadır. Bu miktarın da 9.000 km3'ü ise teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır.
Kullanılabilir suyun dengeli dağıldığını söylemek çok zordur. Bu nedenledir ki günümüzde dünya nüfusunun 1/3'ü yeterli ve sağlıklı su kaynaklarına sahip olamadıkları için su sıkıntıları yaşamaktadırlar
Bugün pek çok insan tatlı su kaynaklarının, dünyada insanlığın yararına sunulmuş sonsuz bir doğal kaynak olduğunu düşünmektedir. Oysa, sonlu bir doğal kaynak olan tatlı su, yaşayan bir gezegen olan dünyamızın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli
Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Türkiye göller ve nehirlerinden oluşan tatlı su kaynaklarına sahip olmasına rağmen, sanıldığı gibi su zengini bir ülke değildir. Aksine, gerekli önlemler alınmadığı taktirde yakın gelecekte su sorunları yaşamaya aday bir ülke konumundadır.
Türkiye'de; kuraklıklar ve diğer nedenler yüzünden mevcut su kapasitesinde azalmalar görülmektedir. Bunun başlıca nedenleri ise; topografyadaki düzensizlikler sebebiyle kaynakların kontrol edilemeyişi, yağışların ve kaynakların bölgelere göre dengesiz dağılımı, su kaynaklarının bütüncül havza bazında yaklaşımlarla uzun vadeli planlamalar yerine bölgesel, bağımsız ve kısa vadeli projelerle kullanıma açılması girişimleridir.

2.1 Yerüstü Su Kaynakları


Tablo-2: Türkiye'nin Yerüstü Su kaynakları
Yıllık yüzey akış miktarı 186,00 km3 Yıllık yüzey akış/Yıllık yağış miktarı 37% Yıllık tükenebilir su miktarı 95,00 km3 Fiili yıllık tüketim 32,41 km3 Türkiye'nin yağış rejimi mevsimlere ve bölgelere göre çok büyük farklılık göstermekte olup, yıllık ortalama yağış 642,6 mm.dir. Bu da yılda ortalama 501 km3 suya karşılık gelmektedir.
Bu miktarın 274 km3'ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü; 41 km3'ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği; 186 km3'ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığı ile denizlere, kapalı havzalardaki göllere ******** suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ayrıca, komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 km3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önüne alındığında, toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 234 km3 olmaktadır.
Halihazırda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yerüstü ve yeraltı suyu miktarının 110 km3 olduğu belirlenmiştir. Bu miktarın 95 km3'nün yurt içinden doğan akarsulardan; 3 km3 ünün yurt dışından ülkemize ulaşan akarsulardan 12,3 km3ünün ise yeraltı suyundan sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Türkiye'nin kişi başına düşen su potansiyeli (2000 yılı nüfus sayımının kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 65 milyon kabulü ile 3600 m3 iken, kullanılabilir su varlığı bakımından kişi başına düşen su miktarı 1692 m3'dür. Ülkemizin, kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında, su kisiti bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir.
Günümüzde bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için yılda ortalama kişi başına 10.000 m3 su potansiyeline sahip olması gerektiği kabul edilmektedir. Oysa Türkiye 'kişi başına düşen su potansiyeli açısından da (3600 m3) bu değerin oldukça gerisindedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz sınırlı miktarda su varlığına sahiptir.
Devlet istatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 2025 yılında nüfusumuzun 80 milyon olacağı hesaplanmaktadır. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1 375 m3'e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda geçerli olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.
Türkiye 26 adet hidrolojik.havzaya ayrılmıştır. Tablo 3 'de de görüleceği gibi havzaların verimleri son derece farklı olup, Fırat-Dicle havzalarının toplam ülke potansiyelinin yaklaşık %28,5' ine sahip olduğu görülmektedir.
Şekil-1 : Akarsu Havzalarının Ortalama Yıllık Akış Miktarları
Türkiye'de hali hazırda kullanılabilir yerüstü su potansiyelinin %33.15'inden faydalanılabilmekte olup, % 66.85'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Tablo-3: Akarsu Havzalarının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimleri


(xx) Dicle nehri ana kol yıllık akışı 16.24 km3'dür
2.2 Yeraltı Su Kaynakları Tablo-4:Türkiye'nin Yeraltı Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim)
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim) 1 2,300 km3 DSİ' ce tahsis edilen yıllık miktar 9,650 km3 Fiili yıllık tüketim 6,000km3 Yeraltına sızan suların önemli bir bölümü Türkiye'nin kıyı kesimlerindeki dağlık bölgelerde yaygın yeraltı suyu rezervuarı oluşturmadan denizlere ********tadır. Bununla beraber yeraltı suyu potansiyelini belirleyebilmek için 342 ovada hidrojeolojik etütler yapılmış ve, 12,300 km3 potansiyele sahip "Emniyetli Yeraltı suyu İşletme Rezervi" tespit edilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı "Yeraltı suları Hakkında Kanun" hükümlerine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili işlemlerinde görevlendirilmiştir. Bu göreve istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bir yandan yeraltı suyu etüd çalışmalarını sürdürmekte, diğer yandan tespit ettiği yeraltı suyu işletme rezervlerini çeşitli amaçlı kullanımlara açmaktadır. Bu amaçla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki 12,3 km3 emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinin bugüne kadar 3,51 km3' ünü devlet eliyle yapılan sulamalarda, 4,42 km3'ünü içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarında ve 1,72 km3' ünü ise münferit özel sulamalarda olmak üzere toplam 9,65km3' ünü tahsis etmiştir. Ayrıca DSİ' ce izin verilmeden açılarak kullanıma sunulan çok sayıda kuyu da mevcuttur.
Yerüstü suyu imkanı olmayan bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarına ilgi her geçen gün artmakta ve kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çeşitli amaçlı özel kullanımların yanı sıra Devlet Su işleri ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda, 1999 yılı sonu itibarıyla 420.706 ha arazi yeraltı suyundan sulamaya açılmış durumdadır. Ayrıca başta İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır olmak üzere bir çok ilimizin ve irili ufaklı birçok yerleşim yerinin içme-kullanma suyu ihtiyacı yeraltı suyundan karşılanmaktadır.
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünce planlama kademesinde hidrojeolojik etüt çalışmaları tamamlanmış sahalar dışında; sulama, içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla münferit hidrojeolojik etüt çalışmaları da yapılmıştır.
Ülkemizde halihazırda kullanılabilir, iyi nitelikli yer altı su potansiyelinin %78,45'inden faydalanılabilmekte olup, %21,55'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
tarımnet
Cevap
Misafir10:29, 21 Mart 2010 
Alıntı:
turkiyenin yer ustu kaynaklari
yer üstü kaynakları
Cevap
Misafir18:05, 9 Nisan 2010 
turkiyenin yer ustu kaynaklari
Cevap
Valeria19:08, 9 Nisan 2010 
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı:
turkiyenin yer ustu kaynaklari

Aşağıdaki mesajı inceleyiniz >>

Alıntı:
2.1 Yerüstü Su Kaynakları


Tablo-2: Türkiye'nin Yerüstü Su kaynakları
Yıllık yüzey akış miktarı 186,00 km3 Yıllık yüzey akış/Yıllık yağış miktarı 37% Yıllık tükenebilir su miktarı 95,00 km3 Fiili yıllık tüketim 32,41 km3 Türkiye'nin yağış rejimi mevsimlere ve bölgelere göre çok büyük farklılık göstermekte olup, yıllık ortalama yağış 642,6 mm.dir. Bu da yılda ortalama 501 km3 suya karşılık gelmektedir.
Bu miktarın 274 km3'ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü; 41 km3'ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği; 186 km3'ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığı ile denizlere, kapalı havzalardaki göllere ******** suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ayrıca, komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 km3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önüne alındığında, toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 234 km3 olmaktadır.
Halihazırda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yerüstü ve yeraltı suyu miktarının 110 km3 olduğu belirlenmiştir. Bu miktarın 95 km3'nün yurt içinden doğan akarsulardan; 3 km3 ünün yurt dışından ülkemize ulaşan akarsulardan 12,3 km3ünün ise yeraltı suyundan sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Türkiye'nin kişi başına düşen su potansiyeli (2000 yılı nüfus sayımının kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 65 milyon kabulü ile 3600 m3 iken, kullanılabilir su varlığı bakımından kişi başına düşen su miktarı 1692 m3'dür. Ülkemizin, kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında, su kisiti bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir.
Günümüzde bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için yılda ortalama kişi başına 10.000 m3 su potansiyeline sahip olması gerektiği kabul edilmektedir. Oysa Türkiye 'kişi başına düşen su potansiyeli açısından da (3600 m3) bu değerin oldukça gerisindedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz sınırlı miktarda su varlığına sahiptir.
Devlet istatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 2025 yılında nüfusumuzun 80 milyon olacağı hesaplanmaktadır. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1 375 m3'e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda geçerli olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.
Türkiye 26 adet hidrolojik.havzaya ayrılmıştır. Tablo 3 'de de görüleceği gibi havzaların verimleri son derece farklı olup, Fırat-Dicle havzalarının toplam ülke potansiyelinin yaklaşık %28,5' ine sahip olduğu görülmektedir.
Şekil-1 : Akarsu Havzalarının Ortalama Yıllık Akış Miktarları
Türkiye'de hali hazırda kullanılabilir yerüstü su potansiyelinin %33.15'inden faydalanılabilmekte olup, % 66.85'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Tablo-3: Akarsu Havzalarının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimleri


(xx) Dicle nehri ana kol yıllık akışı 16.24 km3'dür
2.2 Yeraltı Su Kaynakları Tablo-4:Türkiye'nin Yeraltı Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim)
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim) 1 2,300 km3 DSİ' ce tahsis edilen yıllık miktar 9,650 km3 Fiili yıllık tüketim 6,000km3 Yeraltına sızan suların önemli bir bölümü Türkiye'nin kıyı kesimlerindeki dağlık bölgelerde yaygın yeraltı suyu rezervuarı oluşturmadan denizlere ********tadır. Bununla beraber yeraltı suyu potansiyelini belirleyebilmek için 342 ovada hidrojeolojik etütler yapılmış ve, 12,300 km3 potansiyele sahip "Emniyetli Yeraltı suyu İşletme Rezervi" tespit edilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı "Yeraltı suları Hakkında Kanun" hükümlerine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili işlemlerinde görevlendirilmiştir. Bu göreve istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bir yandan yeraltı suyu etüd çalışmalarını sürdürmekte, diğer yandan tespit ettiği yeraltı suyu işletme rezervlerini çeşitli amaçlı kullanımlara açmaktadır. Bu amaçla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki 12,3 km3 emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinin bugüne kadar 3,51 km3' ünü devlet eliyle yapılan sulamalarda, 4,42 km3'ünü içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarında ve 1,72 km3' ünü ise münferit özel sulamalarda olmak üzere toplam 9,65km3' ünü tahsis etmiştir. Ayrıca DSİ' ce izin verilmeden açılarak kullanıma sunulan çok sayıda kuyu da mevcuttur.
Yerüstü suyu imkanı olmayan bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarına ilgi her geçen gün artmakta ve kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çeşitli amaçlı özel kullanımların yanı sıra Devlet Su işleri ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda, 1999 yılı sonu itibarıyla 420.706 ha arazi yeraltı suyundan sulamaya açılmış durumdadır. Ayrıca başta İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır olmak üzere bir çok ilimizin ve irili ufaklı birçok yerleşim yerinin içme-kullanma suyu ihtiyacı yeraltı suyundan karşılanmaktadır.
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünce planlama kademesinde hidrojeolojik etüt çalışmaları tamamlanmış sahalar dışında; sulama, içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla münferit hidrojeolojik etüt çalışmaları da yapılmıştır.
Ülkemizde halihazırda kullanılabilir, iyi nitelikli yer altı su potansiyelinin %78,45'inden faydalanılabilmekte olup, %21,55'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
tarımnet
Cevap
Misafir18:30, 8 Ocak 2011 
ya lütfenn yeraltı ve yerüstü kaynakları nelerr ? (su deil ama ) türkiyedeki yeraltı ve yerüstü kaynakları nelerdir ? acillll ama ödevvvv .....
Cevap
Misafir21:31, 28 Şubat 2011 
Yıllık yüzey akış miktarı 186,00 km3 Yıllık yüzey akış/Yıllık yağış miktarı 37% Yıllık tükenebilir su miktarı 95,00 km3 Fiili yıllık tüketim 32,41 km3 Türkiye'nin yağış rejimi mevsimlere ve bölgelere göre çok büyük farklılık göstermekte olup, yıllık ortalama yağış 642,6 mm.dir. Bu da yılda ortalama 501 km3 suya karşılık gelmektedir.
Bu miktarın 274 km3'ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü; 41 km3'ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği; 186 km3'ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığı ile denizlere, kapalı havzalardaki göllere ******** suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ayrıca, komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 km3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önüne alındığında, toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 234 km3 olmaktadır.
Halihazırda teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yerüstü ve yeraltı suyu miktarının 110 km3 olduğu belirlenmiştir. Bu miktarın 95 km3'nün yurt içinden doğan akarsulardan; 3 km3 ünün yurt dışından ülkemize ulaşan akarsulardan 12,3 km3ünün ise yeraltı suyundan sağlanabileceği kabul edilmektedir.
Türkiye'nin kişi başına düşen su potansiyeli (2000 yılı nüfus sayımının kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye nüfusunun 65 milyon kabulü ile 3600 m3 iken, kullanılabilir su varlığı bakımından kişi başına düşen su miktarı 1692 m3'dür. Ülkemizin, kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında, su kisiti bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir.
Günümüzde bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için yılda ortalama kişi başına 10.000 m3 su potansiyeline sahip olması gerektiği kabul edilmektedir. Oysa Türkiye 'kişi başına düşen su potansiyeli açısından da (3600 m3) bu değerin oldukça gerisindedir. Bu rakamlar da göstermektedir ki ülkemiz sınırlı miktarda su varlığına sahiptir.
Devlet istatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre 2025 yılında nüfusumuzun 80 milyon olacağı hesaplanmaktadır. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1 375 m3'e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda geçerli olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye'nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.
Türkiye 26 adet hidrolojik.havzaya ayrılmıştır. Tablo 3 'de de görüleceği gibi havzaların verimleri son derece farklı olup, Fırat-Dicle havzalarının toplam ülke potansiyelinin yaklaşık %28,5' ine sahip olduğu görülmektedir.
Şekil-1 : Akarsu Havzalarının Ortalama Yıllık Akış Miktarları
Türkiye'de hali hazırda kullanılabilir yerüstü su potansiyelinin %33.15'inden faydalanılabilmekte olup, % 66.85'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Tablo-3: Akarsu Havzalarının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimleri


(xx) Dicle nehri ana kol yıllık akışı 16.24 km3'dür
2.2 Yeraltı Su Kaynakları Tablo-4:Türkiye'nin Yeraltı Su Kaynakları
[Konu Başlığı] [Önceki Konu]
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim)
Yıllık çekilebilir yeraltı suyu rezervi (yillikjjüvenilir verim) 1 2,300 km3 DSİ' ce tahsis edilen yıllık miktar 9,650 km3 Fiili yıllık tüketim 6,000km3 Yeraltına sızan suların önemli bir bölümü Türkiye'nin kıyı kesimlerindeki dağlık bölgelerde yaygın yeraltı suyu rezervuarı oluşturmadan denizlere ********tadır. Bununla beraber yeraltı suyu potansiyelini belirleyebilmek için 342 ovada hidrojeolojik etütler yapılmış ve, 12,300 km3 potansiyele sahip "Emniyetli Yeraltı suyu İşletme Rezervi" tespit edilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe girmiş olan 167 sayılı "Yeraltı suları Hakkında Kanun" hükümlerine göre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki yeraltı sularının araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili işlemlerinde görevlendirilmiştir. Bu göreve istinaden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bir yandan yeraltı suyu etüd çalışmalarını sürdürmekte, diğer yandan tespit ettiği yeraltı suyu işletme rezervlerini çeşitli amaçlı kullanımlara açmaktadır. Bu amaçla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yurdumuzdaki 12,3 km3 emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinin bugüne kadar 3,51 km3' ünü devlet eliyle yapılan sulamalarda, 4,42 km3'ünü içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarında ve 1,72 km3' ünü ise münferit özel sulamalarda olmak üzere toplam 9,65km3' ünü tahsis etmiştir. Ayrıca DSİ' ce izin verilmeden açılarak kullanıma sunulan çok sayıda kuyu da mevcuttur.
Yerüstü suyu imkanı olmayan bölgelerde yeraltı suyu kaynaklarına ilgi her geçen gün artmakta ve kullanımı yaygınlaşmaktadır. Çeşitli amaçlı özel kullanımların yanı sıra Devlet Su işleri ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda, 1999 yılı sonu itibarıyla 420.706 ha arazi yeraltı suyundan sulamaya açılmış durumdadır. Ayrıca başta İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır olmak üzere bir çok ilimizin ve irili ufaklı birçok yerleşim yerinin içme-kullanma suyu ihtiyacı yeraltı suyundan karşılanmaktadır.
Devlet Su işleri Genel Müdürlüğünce planlama kademesinde hidrojeolojik etüt çalışmaları tamamlanmış sahalar dışında; sulama, içme-kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla münferit hidrojeolojik etüt çalışmaları da yapılmıştır.
Ülkemizde halihazırda kullanılabilir, iyi nitelikli yer altı su potansiyelinin %78,45'inden faydalanılabilmekte olup, %21,55'i henüz kullanıma sunulamamıştır.
Cevap
1 2
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Marmara Bölgesi'nin yerüstü kaynakları nelerdir?
Ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynakları nelerdir?
Türkiye'nin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin bölgesel dağılımı nasıldır?
Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yerleşmeye etkisi nedir?
Türkiye Yeraltı Kaynakları