Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Osmanlıcılık neden ve nasıl başlamış, etkisini ne zaman yitirmiştir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 15 Aralık 2009 (14:58) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
11453 kez görüntülenmiş, 4 cevap yazılmış ve son mesaj 2 Haziran 2014 (13:19) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 15 Aralık 2009, 14:58

Osmanlıcılık neden ve nasıl başlamış, etkisini ne zaman yitirmiştir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
osmancılık neden başlamış etkisi ne zaman yitirmiş
En iyi cevap fadedliver tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

osmancılık neden başlamış etkisi ne zaman yitirmiş
Osmanlıcılık, Osman Gazinin Xiii. yüzyılda kurduğu, Birinci Dünya savaşından sonra dağılan Türk imparatorluğuna ve bunun uyruklarına verilen Osmanlı sözcüğünden gelir. Osmanlı imparatorluğu, otuz sekiz ulustan kurulu bir devlettir. Bu uluslar hep birlikte Osmanlı bayrağının altında toplanmıştır. Osmanlıcılık, imparatorluk içindeki bütün bu unsurları Osmanlılık ruhu içinde birleştirmeyi amaçlar. Bu düşünceyi benimseyenlere göre; Avrupada gelişen ve güçlenen kapitalizmin hızla sömürgeciliğe yönelişi karşısında imparatorluğun varlığını sürdürebilmesi için bazı ıslahat, reform ve yenilik hareketlerine girişmek şarttı. Yaşlanan imparatorluğun gelişen çağa ve dünya koşullarına uyum sağlayabilmesi için yeni bir sistem gerekmekteydi.
Bunun için;
*Mutlak yönetimden, meşruti yönetime geçilmelidir.
Meşruti yönetime geçilirse ve yönetimde azınlıklara da temsil hakkı tanınırsa milliyetçilik akımının etkisinin azalacağı düşünülüyordu.
* Kanun-i Esasi ilan edilmelidir.
Kanun-i Esasi ile Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkesin din, ırk, mezhep ayrımı olmaksızın eşit haklara sahip olacağı söyleniyordu.
*Avrupada olduğu gibi, meşverete dayanan demokratik, özgür bir düzen oluşturulmalıdır.
Bu görüşler neticesinde;
* Kanun-i Esasi kabul edilmiştir.
* Osmanlı Mebusan Meclisi açılmıştır.
1908 inkıliibından sonra Osmanlı Devletini yönetenler idealist birer devlet adamı olmakla birlikte, gerek inkıliibın sarhoşluğu, gerek tecrübesizlikleri yüzünden devletin yönetimi konusunda hayli şaşırdılar. Bunlar, ilk zamanlarda Osmanlı imparatorluğu sınırı içinde yaşayan çeşitli milletleri Osmanlıcılık ülküsü etrafında birleştirme emelini tercih ettiler. Ne var ki dönemin aydınları ve devlet yetkililerince imparatorluğun kurtuluşu olarak görülen Osmanlıcılık tezinin bir işe yaramadığı Balkan savaşlarında ortaya çıkmıştır. Fransız ihtilali sonrasında dünyaya Çığ gibi yayılan milliyetçilik, imparatorluğun bünyesindeki ulusları etkilemiş ve onların ayaklanmalarına sebep olmuştur. Balkan Savaşı ve sonrasında gelişen olaylar imparatorluğun artık Osmanlıcılık ülküsüyle idare edilemeyeceğini ortaya koymuştur.
Sonuçta 1860tan sonra benimsenen ve II. Abdülhamit tarafından da desteklenen Osmanlıcılık ideolojisi, Balkan Savaşından sonra imparatorluk sınırları içinde patlak veren bağımsızlık mücadeleleri sonucu, geçerliğini kaybetmiştir.

2. Alternatif : Osmanlıcılık

Osmanlıcılık, bütün Osmanlı tebaasının din ve mezhepten bağımsız olarak eşit yurttaşlık haklarına sahip olmasını savunan siyasi görüşün adıdır. 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı'ndan itibaren Osmanlı Devleti'nin resmi görüşü olmuş ve 1876 Kanun-ı Esasi'nin ana düşüncesini oluşturmuştur. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaygınlaşan milliyetçilik akımlarına karşı direnemeyerek etkisini yitirmiştir. Osmanlıcılık düşüncesi kendi döneminde daha çok İttihad-ı Anasır ("unsurların birliği") adıyla savunulmuştur. "Osmanlıcılık" adı Yusuf Akçura'nın 1903'te yayımlanan Üç Tarz-ı Siyaset adlı kitabının etkisiyle yaygınlık kazanmış ve daha çok Osmanlıcı düşüncenin karşıtları tarafından kullanılmıştır. Osmanlıcıgın amacı ise osmanlı devleti altında yasayan azınlıkları ve muslumanları bir araya getirmekti ve boylece Osmanlının içinde bulundugu durumdan kurtarılmasını saglamaktı 1836'da benimsenen "modern" Osmanlı başlığı fes, İttihad-ı Anasır düşüncesinin ve müslim-gayrımüslim eşitliğinin en önemli simgesidir. Osmanlı Devleti'nin son yıllarında fese karşı, İslamiyetin simgesi olan sarık, Türk milliyetçiliğinin simgesi olan kalpak ve Batıcılığın simgesi olan şapka üstünlük kazanmıştır.

Osmanlıcılığın Doğuşu

Osmanlıcılık, milliyetçilik akımının Osmanlı Devleti üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı ortaya atılmış bir fikir akımıdır. II. Mahmut'un "Ben tebamdaki din farkını ancak camilerine, havralarına ve kiliselerine girdikleri zaman görmek isterim!" sözleri bu fikrin pratikteki en önemli göstergesidir. Osmanlı toplumunu kaynaştırmayı hedefleyen Osmanlıcılık akımı, fertlerin sosyal siyasi ve hukuki eşitliklerini sağlamak için faaliyet göstermiştir. Bu amaçla iki önemli çalışma yapıldı: Meclis-i Mebusanın açılması
Kanun-u Esasinin ilanı Böylece meşrutiyet fikri ve programı yürürlüğe girmiş oldu. Osmanlıcılık fikrine taraftar olanlar, bütün Osmanlıların siyasi birliğini gerekli görüyorlar ve ortak yurt gereğini savunuyorlardı. İlk Anayasanın yürürlüğe girmesiyle Osmanlı toplumunda hukuki bir eşitlik, ilk meclisin açılmasıyla da siyasi bir eşitlik sağlanmıştır.

Osmanlıcılığın Çöküşü

Osmanlıcılık fikrini zayıflatan ilk büyük etki 1877 -1878 Osmanlı-Rus savaşı ve bu savaşın sonuçları oldu. Bu savaş sırasında Balkanlarda Osmanlı egemenliğinde yaşayan Hıristiyanların Müslümanlara kötü davranmaları, Rusların Rum ve Ermenileri kışkırtmaları, Müslüman halkta Hıristiyanlara karşı sert bir tepki doğurmuştu. II. Abdülhamit’in meşrutiyet yönetimine son vermesinde bu gelişmelerin büyük etkisi olmuştur. I. Balkan Savaşı Osmanlıcılık akımına kesin darbe vuran en önemli olay olmuştur. Milliyet duygusunun ve milliyetçilik akımının çok etkili olduğu bu dönemlerde Osmanlıcılık akımının başarılı olması beklenemezdi
Rapor Et
Reklam
Eski 15 Aralık 2009, 15:03

Osmanlıcılık neden ve nasıl başlamış, etkisini ne zaman yitirmiştir?

#2 (link)
fadedliver
Ziyaretçi
fadedliver - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

osmancılık neden başlamış etkisi ne zaman yitirmiş
Osmanlıcılık, Osman Gazinin Xiii. yüzyılda kurduğu, Birinci Dünya savaşından sonra dağılan Türk imparatorluğuna ve bunun uyruklarına verilen Osmanlı sözcüğünden gelir. Osmanlı imparatorluğu, otuz sekiz ulustan kurulu bir devlettir. Bu uluslar hep birlikte Osmanlı bayrağının altında toplanmıştır. Osmanlıcılık, imparatorluk içindeki bütün bu unsurları Osmanlılık ruhu içinde birleştirmeyi amaçlar. Bu düşünceyi benimseyenlere göre; Avrupada gelişen ve güçlenen kapitalizmin hızla sömürgeciliğe yönelişi karşısında imparatorluğun varlığını sürdürebilmesi için bazı ıslahat, reform ve yenilik hareketlerine girişmek şarttı. Yaşlanan imparatorluğun gelişen çağa ve dünya koşullarına uyum sağlayabilmesi için yeni bir sistem gerekmekteydi.
Bunun için;
*Mutlak yönetimden, meşruti yönetime geçilmelidir.
Meşruti yönetime geçilirse ve yönetimde azınlıklara da temsil hakkı tanınırsa milliyetçilik akımının etkisinin azalacağı düşünülüyordu.
* Kanun-i Esasi ilan edilmelidir.
Kanun-i Esasi ile Osmanlı sınırları içinde yaşayan herkesin din, ırk, mezhep ayrımı olmaksızın eşit haklara sahip olacağı söyleniyordu.
*Avrupada olduğu gibi, meşverete dayanan demokratik, özgür bir düzen oluşturulmalıdır.
Bu görüşler neticesinde;
* Kanun-i Esasi kabul edilmiştir.
* Osmanlı Mebusan Meclisi açılmıştır.
1908 inkıliibından sonra Osmanlı Devletini yönetenler idealist birer devlet adamı olmakla birlikte, gerek inkıliibın sarhoşluğu, gerek tecrübesizlikleri yüzünden devletin yönetimi konusunda hayli şaşırdılar. Bunlar, ilk zamanlarda Osmanlı imparatorluğu sınırı içinde yaşayan çeşitli milletleri Osmanlıcılık ülküsü etrafında birleştirme emelini tercih ettiler. Ne var ki dönemin aydınları ve devlet yetkililerince imparatorluğun kurtuluşu olarak görülen Osmanlıcılık tezinin bir işe yaramadığı Balkan savaşlarında ortaya çıkmıştır. Fransız ihtilali sonrasında dünyaya Çığ gibi yayılan milliyetçilik, imparatorluğun bünyesindeki ulusları etkilemiş ve onların ayaklanmalarına sebep olmuştur. Balkan Savaşı ve sonrasında gelişen olaylar imparatorluğun artık Osmanlıcılık ülküsüyle idare edilemeyeceğini ortaya koymuştur.
Sonuçta 1860tan sonra benimsenen ve II. Abdülhamit tarafından da desteklenen Osmanlıcılık ideolojisi, Balkan Savaşından sonra imparatorluk sınırları içinde patlak veren bağımsızlık mücadeleleri sonucu, geçerliğini kaybetmiştir.

2. Alternatif : Osmanlıcılık

Osmanlıcılık, bütün Osmanlı tebaasının din ve mezhepten bağımsız olarak eşit yurttaşlık haklarına sahip olmasını savunan siyasi görüşün adıdır. 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı'ndan itibaren Osmanlı Devleti'nin resmi görüşü olmuş ve 1876 Kanun-ı Esasi'nin ana düşüncesini oluşturmuştur. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaygınlaşan milliyetçilik akımlarına karşı direnemeyerek etkisini yitirmiştir. Osmanlıcılık düşüncesi kendi döneminde daha çok İttihad-ı Anasır ("unsurların birliği") adıyla savunulmuştur. "Osmanlıcılık" adı Yusuf Akçura'nın 1903'te yayımlanan Üç Tarz-ı Siyaset adlı kitabının etkisiyle yaygınlık kazanmış ve daha çok Osmanlıcı düşüncenin karşıtları tarafından kullanılmıştır. Osmanlıcıgın amacı ise osmanlı devleti altında yasayan azınlıkları ve muslumanları bir araya getirmekti ve boylece Osmanlının içinde bulundugu durumdan kurtarılmasını saglamaktı 1836'da benimsenen "modern" Osmanlı başlığı fes, İttihad-ı Anasır düşüncesinin ve müslim-gayrımüslim eşitliğinin en önemli simgesidir. Osmanlı Devleti'nin son yıllarında fese karşı, İslamiyetin simgesi olan sarık, Türk milliyetçiliğinin simgesi olan kalpak ve Batıcılığın simgesi olan şapka üstünlük kazanmıştır.

Osmanlıcılığın Doğuşu

Osmanlıcılık, milliyetçilik akımının Osmanlı Devleti üzerindeki yıkıcı etkilerine karşı ortaya atılmış bir fikir akımıdır. II. Mahmut'un "Ben tebamdaki din farkını ancak camilerine, havralarına ve kiliselerine girdikleri zaman görmek isterim!" sözleri bu fikrin pratikteki en önemli göstergesidir. Osmanlı toplumunu kaynaştırmayı hedefleyen Osmanlıcılık akımı, fertlerin sosyal siyasi ve hukuki eşitliklerini sağlamak için faaliyet göstermiştir. Bu amaçla iki önemli çalışma yapıldı: Meclis-i Mebusanın açılması
Kanun-u Esasinin ilanı Böylece meşrutiyet fikri ve programı yürürlüğe girmiş oldu. Osmanlıcılık fikrine taraftar olanlar, bütün Osmanlıların siyasi birliğini gerekli görüyorlar ve ortak yurt gereğini savunuyorlardı. İlk Anayasanın yürürlüğe girmesiyle Osmanlı toplumunda hukuki bir eşitlik, ilk meclisin açılmasıyla da siyasi bir eşitlik sağlanmıştır.

Osmanlıcılığın Çöküşü

Osmanlıcılık fikrini zayıflatan ilk büyük etki 1877 -1878 Osmanlı-Rus savaşı ve bu savaşın sonuçları oldu. Bu savaş sırasında Balkanlarda Osmanlı egemenliğinde yaşayan Hıristiyanların Müslümanlara kötü davranmaları, Rusların Rum ve Ermenileri kışkırtmaları, Müslüman halkta Hıristiyanlara karşı sert bir tepki doğurmuştu. II. Abdülhamit’in meşrutiyet yönetimine son vermesinde bu gelişmelerin büyük etkisi olmuştur. I. Balkan Savaşı Osmanlıcılık akımına kesin darbe vuran en önemli olay olmuştur. Milliyet duygusunun ve milliyetçilik akımının çok etkili olduğu bu dönemlerde Osmanlıcılık akımının başarılı olması beklenemezdi
Rapor Et
Eski 22 Mart 2010, 16:05

osmancılık

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
osmancılık akımının ortaya çıkış sebepleri...
Rapor Et
Eski 25 Eylül 2011, 13:08

Osmanlıcılık neden ve nasıl başlamış, etkisini ne zaman yitirmiştir?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
BUNUDA MI BİLMİYORSUN?
Rapor Et
Eski 2 Haziran 2014, 13:19

Osmanlıcılık neden ve nasıl başlamış, etkisini ne zaman yitirmiştir?

#5 (link)
Misafirim
Ziyaretçi
Misafirim - avatarı
yani eskiden Osmanli imparatorlugu diye bir isim yoktu.
oyleyse Kanuni yonetimi, Fatih yonetimi gibi adlandirmalarla anildi. Padisah`a bagli devletlerde Osmanli yerine Padisah`in emrindeyiz deyimini kullandi.
Orhan Bey`in oglu nun gercek ismi Otman idi
18-19 yuzyilda yonetim artik Osmanli adiyla anilmaya baslandi
o zamana kadarda nasil adlandirildigi kesin olarak bilinmiyor.
ama Osmanli ifadesi insanda heyecan uyandiriyor
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.162 saniyede (71.02% PHP - 28.98% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 19:11
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi