Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Çağımızda biyoteknoloji alanındaki son gelişmeler nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 20 Aralık 2009 (11:25) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
8862 kez görüntülenmiş, 1 cevap yazılmış ve son mesaj 20 Aralık 2009 (11:46) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 5.00  |  Oy Veren: 1      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 20 Aralık 2009, 11:25

Çağımızda biyoteknoloji alanındaki son gelişmeler nelerdir?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
biteknoloji alanındaki son gelişmeler (20 adet) nelerdir?
Rapor Et
Reklam
Eski 20 Aralık 2009, 11:46

Çağımızda biyoteknoloji alanındaki son gelişmeler nelerdir?

#2 (link)
Hi-LaL
Ziyaretçi
Hi-LaL - avatarı
ÇAĞIMIZDA GELİŞEN BİYOTEKNOLOJİK GELİŞMELER


Biyolojide DNA’nın yapısının çözümlenmesi 20. yüz yıldaki en önemli bilimsel gelişmelerden biridir. Bu gelişme alanda yeni çalışmalara ivme kazandırmıştır. Yeni teknolojilerin kullanıldığı ve uygulandığı bu çalışmaların doğurguları fiziksel ve doğal dünyayı değiştirebilecek niteliktedir. Bu nedenle bilimsel platformlarda yeni yüzyıl biyoteknoloji yüzyılı olarak tanımlanmaktadır.

Biyoteknoloji ve Gelişmeler

Biyoteknoloji kavramısmiliv ilk kez 1919 yılında Ereky tarafından kullanılmıştır. Biyoloji ve teknoloji alanındaki gelişmelersmiliv hiç kuşkusuz kavramın kapsamını genişletmiş; anlamını zenginleştirmiştir. Söz konusu gelişmelersmiliv tarihsel süreç içindesmiliv üç başat döneme ayrılmaktadır. (1smiliv2smiliv3smiliv4smiliv5)

Geleneksel biyoteknoloji dönemi .- 1919 ve 1939’lu yılları kapsamaktadır. Bu dönemdesmiliv biyoteknoloji Ereky ‘nin kavramı ilk kullandığı anlamda ‘’ biyolojik sistemlerin yardımıyla hammaddelerin yeni ürünlere dönüştürüldüğü işlemleri’’ ifade etmektedir. Bu dönemdeki bilgi birikimi ve teknolojiyle biyolojik sistemlersmiliv herhangi bir değişime tabi tutulmaksızın ekmeksmiliv peynirsmiliv yoğurtsmiliv alkol vb. maddelerin üretilmesinde kullanılmıştır.

Ara dönem.- 1940 ve 1973’lü yılları kapmaktadır. Bu dönemde genomlarında köklü bir değişiklik yapılmaksızın biyolojik sistemlerinsmiliv endüstride kullanım alanları genişletilmiş sınırlı tekniklerle antibiyotiksmiliv enzimsmiliv protein vb. maddelerin üretimi geliştirilmiştir.

Modern biyoteknoloji dönemi.- Gelişmiş ve modern tekniklerin biyolojik sistemlere
Uygulanmasına ilişkin çalışmaları kapsamaktadır. Mutasyonlar ya da rekombinant DNA
Teknolojisi yardımıyla oluşturulan yeni fenotipik karakter taşıyan mutantlar veya transgenetik organizmalar endüstride ve tüm alanlarda yoğun biçimde kullanılmaya başlanmış ve kullanılmaktadır. Biyoteknoloji giderek genetik mühendisliği uygulamalarının tıbbismiliv zirai ve endüstriyel biyolojik maddelerin üretilmesi amacıyla kullanılmasını kapsamaktadır. Bu nedenle 20. yüzyılın son yıllarında biyoteknolojismiliv uygulamalı ve disiplinlerarası bir alansmiliv ‘’moleküler genetik’’ ve ‘’rekombinant DNA teknolojisi’’ olarak tanımlanmaktadır. Artık bu teknoloji bir organizmanın genomlarında bulunan tüm bilgileri ve şifreleri değiştirmeyi; aynı ya da farklı cinse ait organizmalara DNA sekansları veya genleri aktarmayısmiliv istenilen DNA baz sıralarını veya genlerini çıkarmayısmiliv başka organizmalara aktarmayı ya da birleştirmeyi; DNA ve RNA baz sıralarını belirlemeyismiliv gen haritaları çıkarmayı; transgenetik hayvanlarsmiliv bitkilersmiliv mikroorganizmalar üretmeyismiliv genetik düzeyde embriyolarda düzenlemeler yapmayısmiliv yeni fenotip ve genotipte canlılar oluşturmayısmiliv proteinlersmiliv enzimlersmiliv antibiyotikler hormonlar gibi tanılamasmiliv tedavismiliv koruma ve araştırmalarda kullanılan maddelersmiliv kimyasallar üretmeyi olanaklı kılmaktadır.

Biyoteknolojide ulaşılan aşama ve sürdürülen çalışmalar 21. Yüzyılı şekillendirecek devrimsel gelişmeleri içermektedir. Rıfkın bu gelişmeleri

1. genlerin izole edilmesi ve birleştirilmesismiliv
2. patentlenen yaşamsmiliv
3. ikinci yaradılışsmiliv
4. öjenik bir uygarlıksmiliv
5. gen sosyolojisismiliv
6. bilgisayar işi DNAsmiliv
7. yeniden keşfedilen doğa olmak üzere yedi başlıkta ele almıştır
.

1. İkinci Yaratılış ve Yeni Bir Evrenbilim Anlayışı
1973’te Cohen ve Boyersmiliv iki ilişkisiz organizmadan bir parça DNA izole edip bu iki genetik materyali yeniden birleştirmişlerdir. Bunun ardından çok hızlı ve yoğun gelişmelerle ‘’ tıpkı materyallerin ve plastik maddelerin ustaca işlenmesi gibi canlı materyallerin imal edilmesi ‘’ aşamasına gelinmiştir. Nitekimsmiliv 1986’da ateş böceğinden alınan ışık yayan genlerin bir tütün bitkisinin genetik koduna yerleştirilmesi ve tütün yapraklarının ışıldamasısmiliv 1997’de klonlanmış bir memeli hayvan olarak Dolly’ninsmiliv ardından insan geni taşıyan klonlanmış ikinci bir koyun olarak Polly’nin doğumusmiliv ilk yapay insan kromozomunun yapılmasısmiliv 2020 yılına kadar insan bedeninin % 95’inin laboratuvarlarda yetiştirilme organlarla değiştirilebilme olasılığısmiliv insan genomu projesiyle 2002 yılına kadar bütün insan genomonunun yaklaşık 100.000 geninsmiliv ayrıntıları ve dizilişi ile saptanması çalışmaları vb. gelinen aşamanın göstergeleridir.

Bütün bunlar genlerinsmiliv ilişkisiz türler arasındasmiliv- bitkismiliv hayvan ve insan- tüm biyolojik sınırları aşarak; sayısız yeni yaşam biçimlerismiliv yeni yaratıklar yaratmak için nakledilmesismiliv klonlanaraksmiliv seri ve kütlesel üretimle yeni yaratıkların çoğaltılması; doğal dünyanın insan eliyle laboratuvarlarda yeniden düzenlenmesi anlamına gelmektedir. Yaşamın kendisinin hazırlanmasısmiliv düzenlenmesismiliv ayarlanması söz konusudur. Doğal yapıların değiştirilmesi smiliv dünyanın yeniden yapılanmasısmiliv insanın yapısının değişmesi aslında
‘’ ikinci yaratılış‘’ süreci gerçekleşmektedir.

İnsanoğlunun böylesine doğaya müdahele edebilme; doğal dünyayı yeniden düzenleyebilme gücü sağlamasısmiliv yararların yanısıra; belirsizliklerismiliv riskleri de beraberinde getirmektedir. Genetik kirlenmesmiliv ekolojik dengelerin bozulması ve bunların sonuçları belirsizliklerinsmiliv risklerin kaynağını oluşturmaktadır. Örneğin mikro enjeksiyonla fare embriyolarına AIDS virüslü insan genomu verilmiş ve 1990’da çalışmanın sonuçları rapor edilmiştir. Farenin taşıdığı AIDS virüsü diğer fare virüsleriyle birleşereksmiliv eskisinden daha öldürücüsmiliv daha hızla üreyen ve yeni hücreleri etkileme yeteneğini de kapsayan biyolojik karakteristikler kazandığı anlaşılmıştır. Üstelik yeni virüs yeni yollarla yayılabilmektedir. Bu yeni virüsü taşıyan farenin kasıtlı ya da kasıtsız olarak çevreye yayıldığını düşünmek bile genetik kirlenme ve ekolojik dengelerin bozulması konusunda belirsizliklerin ve risklerin niteliğinismiliv kapsamını ortaya koymaktadır.
Çalışmalarda gelinen noktasmiliv genotip yapıları belli hastalık kalıplarına smiliv önceden hazırlanmış belirli ırksal ya da etnik grupları yok etmek için seçimli toksinlerin klonlanlanabilmesini olanaklı kılmaktadır. Bu nedenlesmiliv genlerin biyolojik bir savaş aracısmiliv bir silah olaraksmiliv kullanılma olasılıklarısmiliv tüm denemelerde kullanılan organizmaların haklarının korunamaması konuları sorgulanmakta ve biyoteknolojideki gelişmelere koşut olarak doğal çevrenin korunmasısmiliv gelişmelerin izlenmesismiliv denetlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Aksi halde insanoğlunun laboratuvarlarda başlayıp gerçekleştirdiği ikinci yaradılış sürecinde; doğal dünyada kendi tükenişini de hazırlaması olasıdır.

Bu süreç aynı zamanda Rıfkın’ının tanımladığı ve vurguladığı ‘’ simyadan algeniye’’ kayan yeni bir kavramsal aaaaforu da beraberinde getirmektedir. Simyasmiliv ‘’madde bilimismiliv doğanın gizlerini çözme girişimismiliv madensmiliv boyasmiliv cam imalatındasmiliv ilaçların hazırlanmasında uygulanan işlemler dizisismiliv aynı zamanda bir tür yogasmiliv bir değişim bilimismiliv bir felsefe’’ olarak değerlendirilmektedir. Algeni ise ‘’ doğayı algılamanınsmiliv etkilemenin bir yolusmiliv doğal durumda varolandan daha yeterli olduğuna inanılan yeni yaratıklar programlayarak doğal süreci hızlandırma girişimismiliv doğayla teknolojik girişimlere fizikötesi anlam verme çabasısmiliv doğa hakkında yeniden ve yeni bir düşünme yöntemi ve bir felsefe ‘’ olarak tanımlanmaktadır. (9)

Bu düşünme yöntemi ve felsefesindesmiliv ‘’ doğa artık bir sınırlamalar dizisi olarak değilsmiliv yaratıcı bir ilerleme süreci’’ olarak algılanmaktadır. Yaratıcı ilerlemenin itici gücü ise bilgidir. Bu da yaşamın evriminismiliv bilginin evrimiyle koşut görensmiliv bilgide değişimin değişmezliğini vurgulayansmiliv farkında olmasmiliv kestirmesmiliv uygun uyumlar sağlama süreçlerini ön plana çıkaransmiliv Darwin’i bu boyutlarda sorgulayan yeni bir evren bilim anlayışı sunmaktadır. (10)

2.Yaşamın Patentlenmesismiliv
Biyoteknolojiye koşutsmiliv endüstrisi de hızla gelişmektedir.(11) Gelişen bu endüstride uluslararası rekabet ve işbirliği aynı anda gerçekleşmektedir. Çünkü biyoteknolojinin ürünleri Farmasötiksmiliv temel kimyasal ve biyokimyasal maddelersmiliv gıda ve tarım sektörlerinismiliv teknikleri ise sağlıksmiliv çevresmiliv ziraatsmiliv hayvancılık ve ormancılık sektörlerini inanılmaz bir biçimde etkilemektedir. Buluşlarısmiliv yatırımları ve üretimi yapanlar dünya ticaretinde paylarını artırmak için yoğun çaba harcamaktadırlar. (12smiliv13smiliv14) Bu da dünyanın gen havuzunu patentlemek içinsmiliv uluslar arası bir yarışı da beraberinde getirmektedir. Tüm yasalsmiliv yönetsel ve etik tartışmalara rağmensmiliv biyoteknoloji yüzyılındasmiliv genetik mirası kapsayan bütün genlerin değişik sektörlerdeki uluslararası şirketlerin patentlenmiş özel mülkiyeti gibi bir konuma gelmesi beklenmektedir.

3.Öjenik Bir Uygarlığa Doğru

Genetik mühendisliği kullanılan teknolojilerin doğaları gereği ‘’ öjenik’’ araçlar olarak
değerlendirilmektedir. Öjeniksmiliv kavram olarak ilk kez 1883 yılında Galton tarafından seçimli yetiştirmeyle bir ırkın ya da organizmanın geliştirilmesi anlamında kullanılmıştır. Bu geliştirme iki boyutta gerçekleştirilebilir. Birincisinde organizmanın istenmeyen özelliklerinin bilinçli olarak yok edilmesi ikincisinde isesmiliv özelliklerin düzeltilmesi için seçimli olarak yetiştirilmesi söz konusudur. İlk kullanıldığı ve II. Dünya savaşı dönemlerinde kavram zaman zaman dünya tarihinde yeni öjenik bir ırk yaratma söylemlerinesmiliv insanlık tarihinin utanç sayfalarını dolduran soykırım eylemlerine dönüşmüştür.

Özellikle 1990’lı yıllarda biyoteknoloji alanındaki gelişmeler gerçek anlamda ve genetik düzeyde hastalıkları ve bozuklukları eleme şansını artırmıştır. Bu şans kendiliğinden rekombinant DNAsmiliv hücre kaynaşması vb. tekniklerin organizmaların genetik ozalitlerini ‘’düzeltmek’’ için kullanıldığı her işlemde öjenik bir anlayış oluşturmuştur. Bu nedenle söz konusu teknolojiler öjenik araçlar olarak değerlendirilmektedir. (15smiliv16smiliv17) Artık bu yeni öjenik anlayışsmiliv her boyutta yaşam kalitesinin yükseltilmesi söylemlerini ve piyasada oluşan arz-talep eylemlerini içermektedir.

İnsanların fiziksel görünümlerinismiliv ruhsal durum ve davranışlarını düzeltmek için smiliv plastik cerrahiye ve psikotropik ilaçlara harcadıkları zamansmiliv emek ve para göz önüne alındığındasmiliv kendileri ve daha doğmamışsmiliv çocukları için genetik müdahalelere ve tedavilere yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla artan talepler doğal görünmektedir . Bu taleplerin kapsamı doğum öncesinde yapılabilen testlerle saptanan genetik rahatsızlıkların tedavi edilmesindensmiliv tedavi amaçlı olmayan örneğin şişmanlamaya yatkın genetik yapısı nedeniyle ceninin düşürülmesine kadar geniş ve çok boyutludur.(18smiliv19smiliv20smiliv21)

Bütün bu gelişmeler söylemleri ve eylemleri farklılaşan yeni bir öjenik uygarlığın oluşumunu ifade etmektedir. Bu noktada hangi ülkelerinsmiliv toplumların söz konusu öjenik uygarlığın bir parçası olabileceğismiliv bunu başaramayanların ne olacağı sorunu önem kazanmaktadır. Biyoteknolojik gelişmeleri gerçekleştiren ve sürdüren toplumların sosyalsmiliv politiksmiliv ekonomik vb. alanlarda bunu başaramayan toplumlara karşı tartışmasız bir üstünlük sağlayacakları ve bu üstünlüğün nasıl kullanılacağı etik anlamda ciddi kaygılar içermektedir

4. Biyobilişim
Watson ve Crick DNA’yı kimyasal bilgi ile programlanmış bir kod olarak betimleyerek çözümlemişlerdir. Bu çözümlemede kullanılan dilsmiliv aynı zamanda bilgisayar bilimlerinde de kullanılmakta; biyolojik sürecin işlevini açıklamayı kolaylaştırmaktadır.
Örneğin bilgisayarda donanımı oluşturan bilgi süreci canlı hücre de protein; yazılımı ifade eden somutlaşmış bilgi nükleit asit olarak değerlendirilmektedir. Embriyo hücreleri parelel çalışan ve birbirleriyle bilgi alışverişi yapan bilgisayar dizisine benzetilmekte; bilgisayarlarda ve hücrelerde karmaşık programları belleğin olanaklı kıldığısmiliv bir çok hücreyle birlikte her biri gelişmeye yönelik bir kontrol programı boyunca bir adım atarak yetişkin bir bedeni oluşturduğu vurgulanmaktadır. (22smiliv23)

İşte bu ortak dilsmiliv iki alanda da bilim insanlarının çalışmalarını bütünleştirdikleri ‘’ biyobilişim’’ olarak tanımlanan disiplinlerarası bir alan oluşturmuştur. Bu alanda yapılan çalışmalar insan genomu projesi kapsamındaki tüm araştırmaların merkezi bir veri tabanında toplayan ‘’ The Genome Notebook’’ ‘unun geliştirilmesinismiliv bilgisayarlarda biyolojik sistemlerin simulasyonları aracılığıyla çok yönlü ve amaçlı deneylerin yapılmasını olanaklı kılmaktadır. Bu da labaratuvar ortamlarındaki deneylerin önemli ölçüde risklerini azaltmaktadır. 1996’da canlı organizmaların genomlarındaki genetik bilgileri okumak için tasarlanan ve bilgisayar çiplerinin benzeri olan DNA çipleri ile bireysel hastalıkların taranabilmesi ve izlenebilmesi smiliv söz konusu olmaktadır. (24smiliv25)

Biyobilişim alanında sürdürülen çalışmaların biyoteknolojik gelişmeleri daha da hızlandıracağı anlaşılmaktadır. Bu çalışmaların özellikle tıp alanında tanılama teşhis ve tedavi de bireysel uygulamaları; aksiyoner bir hekimlik anlayışınısmiliv yaşam süresini ve kalitesini geliştirmesi beklenmektedir. (26smiliv27smiliv28)

5. Biyososyoloji ve Sosyobiyoloji
Biyoteknolojik gelişmeler biyososyoloji ve sosyobiyoloji gibi disiplinlinlerarası alanlarısmiliv ve bu alanlarda yapılan çalışmalarıda geliştirmekte; zenginleştirmektedir. Biyososyoloji biyoloji ve sosyal çevre arasında sürekli karşılıklı ve ayrılamaz bir etkileşimi kabullenereksmiliv biyososyal bir bakış açısıyla bu etkileşimin nasıl gerçekleştiğini irdelemektedir. Sosyobiyoloji çok daha geniş bir kapsamda türlerin özellikleri açısından olguların temel nedenlerini irdelemektedir. Bu anlamda biyososyoloji ve sosyobiyoloji aynı alanda alternatif bakış açıları ve çalışmalarla yeni açılımlar sunmaktadır. (29smiliv30smiliv31smiliv32)

Örneğinsmiliv kalıtımın ayırt edici kişilik özelliklerini hangi düzeyde etkilediğini belirlemeye yönelik bir çalışmadasmiliv üzüntü eğilimi ve yaratıcılıkta % 55smiliv saldırganlıkta % 48smiliv dışadönüklükte % 61 oranında belirleyici rol oynadığı ileri sürülmektedir. (33) Bir başka çalışmada babanın X kromozomundan geçen genler demetinin çocuklara başkalarının duygularını anlama başkalarıyla daha etkili ilişkiler kurma gibi daha iyi toplumsal beceriler aynı zamanda evrimsel bir üstünlük sağladığı savını destekler nitelikte bulgulara ulaşılmıştır. (34) Diğer bir çalışmada hem anne ve babanın hem de çocukların aynı genetik eğilimlere sahip olması durumunda karşılıklı genetik pekişmenin söz konusu olduğu bunun da aile fertleri arasındaki ilişkileri olumlu ya da olumsuz etkilediğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Örneğin hem anne ve babanın hem de çocukların kendiliğinden algılanan toplumsal güven duyma ya da aksine üst düzeyde huzursuzluk ve stres için genetik eğilimlere sahip olması durumunda her bir aile üyesinin genetik pekiştirme nedeniyle ya çok daha güçlü bir güveni ya da aksine huzursuzluk ve stresi ilişkilerine yansıttıkları belirlenmiştir. (35)

Bu ve benzeri çalışmalar giderek tüm toplumsal sorunların çözülmesini genetik düzeyde düzenlemelere bağlayan aaalerin ve antiaaalerin güçlenmesine yol açmıştır. Bazı bilim insanları ulusal ve uluslar arası alanda bireysel ya da toplumsal yeteneklerdeki herhangi bir gelişmenin sosyalsmiliv politiksmiliv ekonomiksmiliv eğitsel vb. düzenlemelerle değil genetik düzenlemelerle gerçekleşebileceğini ileri sürerken; diğerleri insanın çevresinden gelen bilgilere duyarlı dirik bir sistem olarak farklı çevrelerde farklı yeterlikler ve yetenekler ortaya koyabilecekleri düşüncesini benimsemektedirler. (36smiliv37)

Bireysel ya da toplumsal yeteneklerdeki herhangi bir gelişmenin sosyalsmiliv politiksmiliv ekonomiksmiliv eğitsel vb. düzenlemelerle değil genetik düzenlemelerle gerçekleşebileceği aaai iki gerekçeyle eleştirilmektedir. Birincisi bu aaainsmiliv kalıtsal yapıylasmiliv kalıtsal yapının dışa yansıması ve çevresel değişkenler arasında var olan çok boyutlu karmaşık ilişkiyi göz ardı ettiği ileri sürülmektedir. İkincisi ise bu aaain gelecekte genotipe dayalı bir ayrımcılığı geliştirmesi ve yaygınlaştırması olasılığı vurgulanmaktadır. Nitekim ABD gibi biyoteknolojik gelişmelerin belli bir aşamaya geldiği ülkelerde genetik ayrımcılığın bazı örgütler tarafından uygulandığı belirlenmiştir. Bu uygulamalarda örgütlersmiliv çalışanlarına ve aday elemanlara genetik tarama testleri uygulamakta; işe alım ve yükseltilme sürecinde sonuçları dikkate almaktadırlar. Örneğin orak hücre anemisine ilişkin özelliklerin belirlenmesi sonucusmiliv resesif gen taşıyıcılarının önemli bir çoğunluğunu Afrika kökenli Amerika’lıların oluşturduğu bir grubun hava kuvvetlerine alınması engellenmiştir. Genetik yapıları nedeniyle yetiştirilmeleri için kendilerine yapılan eğitim öğretim yatırımlarını uzun bir süre çalışarak örgütlerine geri ödeme olasılığı zayıf kişilere zaman ve kaynak ayrılmamaktadır. Okullarda öğrenciler zekalarısmiliv dikkatlerismiliv akademik başarıları vb konularda genetik yapılarıyla değerlendirilerek sınıflandırılmaktadır. Genetik düzensizlik tanısı konulmuş öğrencilere öğretmenlerin daha farklı davranarak daha az ilgi sevgi ve destek verdikleri bununda kişisel güven toplumsal saygı ve kabul konusunda ciddi sorunlar yarattığı saptanmıştır. (38smiliv39smiliv40smiliv41smiliv42)

Bir anti aaa olarak gelişen; insanın çevresinden gelen bilgilere duyarlısmiliv dirik bir sistem olarak farklı çevrelerdesmiliv farklı yeterlikler ve yetenekler ortaya koyabileceğine ilişkin düşüncedesmiliv DNA bir ‘’yapı taşları listesi’’ olarak değerlendirilmekte; ve buna rahimde gelişmekte olan embriyo örnek olarak verilmektedir. Çünküsmiliv ‘’genomun çevresi yalnızca ısı ve beslenme gibi içsel olarak denetlenebilen etkenlerin dışındasmiliv döllenme sırasında yumurta hücresinde bulunansmiliv anne tarafından sağlanan sayısız proteini kapsamaktadır. Bu proteinler isesmiliv gen etkinliği etkilemekte; miktarlarındaki seçenek çeşitliliği ve yumurtadaki mekana dağılımlarıyla genetik olarak ikiz embriyoların dahi tek tek farklı biçimde gelişmelerine neden olabilmektedir.’’ (43) Bunun dışındasmiliv kalıtsal yapı ve dışa yansıması ile sosyalsmiliv politiksmiliv ekonomiksmiliv eğitsel düzenlemeler gibi çevresel değişkenler arasında çok boyutlu karmaşık bir ilişkinin varolduğusmiliv bunun görmezden gelinemeyeceği vurgulanmaktadır. Bu nedenle de her şeyi genetik neden -sonuç ilişkisine dayalı olarak açıklayan düşünce modeli ‘’ basit genetik indirgemecilik’’ olarak nitelendirilmektedir. (44)

Bütün bunlar biyoteknolojik gelişmelerin ve uygulamaların biyososyolojismiliv sosyobiyoloji ve diğer disiplinlerarası alanlarda çok sayıda ve kapsamlı çalışmaların yapılması zorunluluğunu bilim insanlarının bu anlamdaki sorumluluklarını ortaya koymaktadır. Bu sorumluluksmiliv disiplinlerarası bir alan olan eğitim bilimlerindesmiliv bilim insanlarının biyoteknoloji alanındaki gelişmelere ve bunun eğitim alanına yansımalarına ilgisiz ve duyarsız kalmamalarını gerektirmektedir. Uluslararası platformlarda eğitime ilişkin çalışmaların biyososyoloji veya sosyobiyoloji kapsamında sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Türkiye’de ise biyoteknoloji ve eğitimsmiliv bu alanda çalışacak bilim insanlarının yetiştirilmesi kapsamında ve eğitimbilimcilerin dışında tartışılmaktadır. Oysa biyoteknolojik gelişmeler ve eğitimle ilgili olası yansımaları sadece bilim insanlarının yetiştirilmesi anlamında ve yalnızca biyososyolojismiliv sosyobiyoloji alanlarında tartışılamayacak ya da eğitimcilerin dışında irdelenemeyecek kadar kapsamlı görünmektedir. Üstelik bu durum son yıllarda önemle vurgulanan disiplinlerarası etkileşimsmiliv paylaşım anlayışına da ters düşmekte; uzmanlık boyutunda sağlanacak katkıları sınırlandırmaktadır.
Öyleyse biyoteknoloji alanındaki gelişmelerin bir sonucu olarak; disiplinlerarası bir alan olan eğitim bilimlerinde ‘’ biyoeğitimsmiliv biyotekeğitim’’ gibi tanımlanabilecek yeni bir disiplin geliştirilmelidir. Önerilen bu disiplinsmiliv biyoteknolojik gelişmeler ve eğitimin süreklismiliv karşılıklı ve ayrılmaz etkileşimini kabullenerek; biyoeğitsel bir bakış açısıyla; bu etkileşimin eğitimin yönetimismiliv denetimi ekonomisismiliv planlaması programlarısmiliv öğretimi vb. boyutlarındasmiliv yaygın ve örgün eğitim kapsamında nasıl gerçekleştiğinismiliv gerçekleşebileceğini açıklamaya adaydır. Bu yeni disiplin biyoteknoloji alanına kendi kapsamında ve bir önce sayılan boyutlarda bilgismiliv bulgu desteği sağlamalıdır.

Fenotip: Genelde bireyin genetik farklılığına ya da gen-çevre etkileşiminismiliv klinik ya da
Genome:genom: Bir ana babadan alınan kromozom seti
Genotip. Bireyin genetik yapısı
laboratuvar olarak gözlenebilen bir ya daha çok özelliğin esas olduğu bireyi belirleyen bir grup ya da kategori
Mutasyon:Hücre kromozomlarında meydana gelen ve nesillere aktarılan DNA düzeyindeki değişiklikler
Rekombinant DNA: Bir vektör DNA’sı ile yabancı gen sekansları birleştirerek oluşturulan molekül
Resesif: Yavruya geçen ve onda kendini belli etmeden gizli bir şekilde kalan kalıtsal karakter
Transgenetik organizma: Kendi kromozomlarında yabancı gen taşıyan organizma


Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.312 saniyede (84.82% PHP - 15.18% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 14:18
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi