Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 11 Şubat 2010 (17:19) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
109811 kez görüntülenmiş, 32 cevap yazılmış ve son mesaj 27 Eylül 2014 (13:54) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.37  |  Oy Veren: 89      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 11 Şubat 2010, 17:19

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
kuduz asıoşını kim bulmuş????
En iyi cevap _KleopatrA_ tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

kuduz asıoşını kim bulmuş????
ilk kuduz aşısı 1967 yılında Victor tarafından gerçekleştirilmiştir. Takashashi 1973 senesinde su çiçeği, Maupas ve Hillemann 1976'da ilk kez hepatit B (sarılık) aşısını uygulamışlardır.


Alıntı:
Louis Pasteur (Pastör )ve kuduz aşısı 506px-Tableau_Louis_Pasteur
PASTÖR 1822 yılında Fransa`nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle "kuduz" a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Yüksek Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme, öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan Pastör, insanlığın hizmetine sunduğu büyük keşiflerine aynı yıl başlamıştır. Lise profesörü, üniversite öğrenim üyesi olarak Dijon ve Starsbourg`da görev almış, bu arada " fermantasyon - mayalanma " konusundaki çalışmalarını da sürdürmüştür. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bazı mikropların insanlar için yararlı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Şarap, sirke, bira, süt gibi maddelerin "pastörize" edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki titiz çalışmalarının sonucudur. Pastör sadece bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat olan "karataban" hastalığını önlemiş,koyun, inek gibi hayvanları kırıp geçiren "şarbon" hastalığının mikrobunu, dolayısıyla buna karşı aşıyı da bulmuştur. Cerrahi hastalıklarda mikropları öldürerek kangren tehlikesinin önüne geçmek yolundaki çalışmaları, gene tıp alanında saygıyla anılması gereken sayısız başarılarından biridir. Fakat Pastör`ün insanlığa en büyük hizmeti, yukarda da değinmiş olduğumuz gibi "kuduz" mikrobunu ve buna karşı aşıyı bulmasıdır. Onun bu hizmeti dolayısıyla 1886 yılında kurulan (Pastör Enstitüsü), bütün dünyanın maddi ve manevi yardımlarını görmüştür. Hayatının 70. yılı Sorbonne Üniversitesinde yapılan büyük bir törenle kutlanan Pastör, ilerlemiş yaşına rağmen, adını taşıyan enstitüye destek olan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmamıştır. Difteri (kuşpalazı) serumunu bulan Dr.Roux, veba mikrobunun bulucusu Dr. Yersin, kolera mikrobunu bulan Dr. Chantemesse, Pastör`ün başarılı öğrencilerinden,onun ışıklandırdığı bilim yolunda yürüyen sayısız kimselerden sadece birkaçıdır. Pastör, Abdülhamit`in çağrısıyla İstanbul`a da gelmiş ve bir kolera salgınını önlemekte büyük hizmetleri dokunmuştur.
Etiketler:
  • kuduz asisi kim buldu
  • kuduz asisini bulan kimdir
  • kuduz asisini kim buldu
  • kuduz asisini kim bulmus
  • kuduz asisini kim bulmustur
Benzer Konular:
Rapor Et
Reklam
Eski 11 Şubat 2010, 17:38

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#2 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

kuduz asıoşını kim bulmuş????
ilk kuduz aşısı 1967 yılında Victor tarafından gerçekleştirilmiştir. Takashashi 1973 senesinde su çiçeği, Maupas ve Hillemann 1976'da ilk kez hepatit B (sarılık) aşısını uygulamışlardır.


Alıntı:
Louis Pasteur (Pastör )ve kuduz aşısı 506px-Tableau_Louis_Pasteur
PASTÖR 1822 yılında Fransa`nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle "kuduz" a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Yüksek Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme, öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan Pastör, insanlığın hizmetine sunduğu büyük keşiflerine aynı yıl başlamıştır. Lise profesörü, üniversite öğrenim üyesi olarak Dijon ve Starsbourg`da görev almış, bu arada " fermantasyon - mayalanma " konusundaki çalışmalarını da sürdürmüştür. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bazı mikropların insanlar için yararlı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Şarap, sirke, bira, süt gibi maddelerin "pastörize" edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki titiz çalışmalarının sonucudur. Pastör sadece bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat olan "karataban" hastalığını önlemiş,koyun, inek gibi hayvanları kırıp geçiren "şarbon" hastalığının mikrobunu, dolayısıyla buna karşı aşıyı da bulmuştur. Cerrahi hastalıklarda mikropları öldürerek kangren tehlikesinin önüne geçmek yolundaki çalışmaları, gene tıp alanında saygıyla anılması gereken sayısız başarılarından biridir. Fakat Pastör`ün insanlığa en büyük hizmeti, yukarda da değinmiş olduğumuz gibi "kuduz" mikrobunu ve buna karşı aşıyı bulmasıdır. Onun bu hizmeti dolayısıyla 1886 yılında kurulan (Pastör Enstitüsü), bütün dünyanın maddi ve manevi yardımlarını görmüştür. Hayatının 70. yılı Sorbonne Üniversitesinde yapılan büyük bir törenle kutlanan Pastör, ilerlemiş yaşına rağmen, adını taşıyan enstitüye destek olan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmamıştır. Difteri (kuşpalazı) serumunu bulan Dr.Roux, veba mikrobunun bulucusu Dr. Yersin, kolera mikrobunu bulan Dr. Chantemesse, Pastör`ün başarılı öğrencilerinden,onun ışıklandırdığı bilim yolunda yürüyen sayısız kimselerden sadece birkaçıdır. Pastör, Abdülhamit`in çağrısıyla İstanbul`a da gelmiş ve bir kolera salgınını önlemekte büyük hizmetleri dokunmuştur.
Rapor Et
Eski 11 Şubat 2010, 17:40

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#3 (link)
LaSalle
Ziyaretçi
LaSalle - avatarı
Bu aşı Louis Pasteur tarafından bulunmuştur.

Kuduz aşısı
Joseph Meister adlı bir çocuk kuduz bir köpek tarafından on altı yerinden ısırıldığında, anne ve babası çocuğu Louis Pasteur'e getirdiler. Bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu ancak, kendisine gelen iki doktorun, çocuğun kuduz hastalığından her durumda öleceğini ve başarılı olursa yöntemin kuduz hastalığına bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye karar verdi. Aşının başarılı olması bu öldürücü hastalığın önlenmesi ve aşıların geliştirilmesi için büyük bir adım oldu.
Rapor Et
Eski 23 Mart 2010, 15:04

sorum

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Ben kuduz aşısını bulan ünlü bilim adamı'nı arıyorum.Bana cevap yazmanızı beklerim.
Rapor Et
Eski 23 Mart 2010, 15:55

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#5 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

Ben kuduz aşısını bulan ünlü bilim adamı'nı arıyorum.Bana cevap yazmanızı beklerim.
ilk kuduz aşısı 1967 yılında Victor tarafından gerçekleştirilmiştir. Takashashi 1973 senesinde su çiçeği, Maupas ve Hillemann 1976'da ilk kez hepatit B (sarılık) aşısını uygulamışlardır.


Alıntı:
Louis Pasteur (Pastör )ve kuduz aşısı 506px-Tableau_Louis_Pasteur
PASTÖR 1822 yılında Fransa`nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle "kuduz" a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Yüksek Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme, öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan Pastör, insanlığın hizmetine sunduğu büyük keşiflerine aynı yıl başlamıştır. Lise profesörü, üniversite öğrenim üyesi olarak Dijon ve Starsbourg`da görev almış, bu arada " fermantasyon - mayalanma " konusundaki çalışmalarını da sürdürmüştür. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bazı mikropların insanlar için yararlı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Şarap, sirke, bira, süt gibi maddelerin "pastörize" edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki titiz çalışmalarının sonucudur. Pastör sadece bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat olan "karataban" hastalığını önlemiş,koyun, inek gibi hayvanları kırıp geçiren "şarbon" hastalığının mikrobunu, dolayısıyla buna karşı aşıyı da bulmuştur. Cerrahi hastalıklarda mikropları öldürerek kangren tehlikesinin önüne geçmek yolundaki çalışmaları, gene tıp alanında saygıyla anılması gereken sayısız başarılarından biridir. Fakat Pastör`ün insanlığa en büyük hizmeti, yukarda da değinmiş olduğumuz gibi "kuduz" mikrobunu ve buna karşı aşıyı bulmasıdır. Onun bu hizmeti dolayısıyla 1886 yılında kurulan (Pastör Enstitüsü), bütün dünyanın maddi ve manevi yardımlarını görmüştür. Hayatının 70. yılı Sorbonne Üniversitesinde yapılan büyük bir törenle kutlanan Pastör, ilerlemiş yaşına rağmen, adını taşıyan enstitüye destek olan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmamıştır. Difteri (kuşpalazı) serumunu bulan Dr.Roux, veba mikrobunun bulucusu Dr. Yersin, kolera mikrobunu bulan Dr. Chantemesse, Pastör`ün başarılı öğrencilerinden,onun ışıklandırdığı bilim yolunda yürüyen sayısız kimselerden sadece birkaçıdır. Pastör, Abdülhamit`in çağrısıyla İstanbul`a da gelmiş ve bir kolera salgınını önlemekte büyük hizmetleri dokunmuştur.
Rapor Et
Eski 17 Şubat 2011, 15:35

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Öğretim üyeliği görevinin yanı sıra araştırmalar da yapmaktaydı. 1885 yılında kutuplanmış bir geçirgen hareketinin, bir akımla aynı manyetik etkileri gösterdiğini açıkladı. 1890'lı yılların ortalarında çoğu araştırmacı gibi o da katot ışın tüplerinde oluşan lüminesans olayını incelemekteydi. "Crookes tüpü" adı verilen içi boş bir cam tüpün içine yerleştirilen iki elektrotdan (anot ve katot) oluşan bir deney düzeneği ile çalışıyordu. Katottan kopan elektronlar anoda ulaşamadan cama çarparak, floresan adı verilen ışık parlamaları meydana getirmekteydi. 8 Kasım 1895 günü deneyi biraz değiştirip tüpü siyah bir karton ile kapladı ve ışık geçirgenliğini anlayabilmek için odayı karartıp deneyi tekrarladı. Deney tüpünden 2 metre uzaklıkta baryum platinocyanite sarılı olan kâğıtta bir parlama farketti. Deneyi tekrarladı ve her defasında aynı olayı gözlemledi. Bunu mat yüzeyden geçebilen yeni bir ışın olarak tanımladı ve cebirde bilinmeyeni simgeleyen X harfini kullanarak "X ışını" ismini verdi. Daha sonraları bu ışınlar, "Röntgen ışınları" olarak anılmaya başlanmıştır.

Bu buluşundan sonra Röntgen farklı kalınlıktaki malzemelerin ışını farklı şiddette geçirdiğini gözlemledi. Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu. Tarihteki ilk tıbbi X ışını radyografisini de (Röntgen filmi) yine bu deneyleri sırasında gerçekleştirdi ve 28 Aralık 1895 yılında bu önemli keşfini resmi olarak duyurdu.

Olayın fiziksel açıklaması 1912 yılına kadar net olarak yapılamasa da, buluş fizik ve tıp alanında büyük heyecan ile karşılandı. Çoğu bilim adamı bu buluşu modern fiziğin başlangıcı saydı. Fransız mucit Pasteur 1898 yılında tıpta fizik tedavide kullanılmak üzere X ışınları üreten bir aygıt geliştirdi.Ama çok miktarda X ışınına maruz kalındığında meydana gelebilecek sağlık sorunlarını kimse farketmedi.
Rapor Et
Eski 27 Şubat 2011, 21:51

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Louis Pasteur (Pastör )ve kuduz aşısı

PASTÖR 1822 yılında Fransa`nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle“kuduz” a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Yüksek Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme, öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan Pastör, insanlığın hizmetine sunduğu büyük keşiflerine aynı yıl başlamıştır. Lise profesörü, üniversite öğrenim üyesi olarak Dijon ve Starsbourg`da görev almış, bu arada ” fermantasyon – mayalanma ” konusundaki çalışmalarını da sürdürmüştür. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bazı mikropların insanlar için yararlı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Şarap, sirke, bira, süt gibi maddelerin “pastörize” edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki titiz çalışmalarının sonucudur. Pastör sadece bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat olan “karataban” hastalığını önlemiş,koyun, inek gibi hayvanları kırıp geçiren “şarbon” hastalığının mikrobunu, dolayısıyla buna karşı aşıyı da bulmuştur. Cerrahi hastalıklarda mikropları öldürerek kangren tehlikesinin önüne geçmek yolundaki çalışmaları, gene tıp alanında saygıyla anılması gereken sayısız başarılarından biridir. Fakat Pastör`ün insanlığa en büyük hizmeti, yukarda da değinmiş olduğumuz gibi “kuduz” mikrobunu ve buna karşı aşıyı bulmasıdır. Onun bu hizmeti dolayısıyla 1886 yılında kurulan (Pastör Enstitüsü), bütün dünyanın maddi ve manevi yardımlarını görmüştür. Hayatının 70. yılı Sorbonne Üniversitesinde yapılan büyük bir törenle kutlanan Pastör, ilerlemiş yaşına rağmen, adını taşıyan enstitüye destek olan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmamıştır. Difteri (kuşpalazı) serumunu bulan Dr.Roux, veba mikrobunun bulucusu Dr. Yersin, kolera mikrobunu bulan Dr. Chantemesse, Pastör`ün başarılı öğrencilerinden,onun ışıklandırdığı bilim yolunda yürüyen sayısız kimselerden sadece birkaçıdır. Pastör, Abdülhamit`in çağrısıyla İstanbul`a da gelmiş ve bir kolera salgınını önlemekte büyük hizmetleri dokunmuştur.
VEREM AŞISININ BULUNUŞU
Robert Koch
Robert Koch 1843 Aralığında Orta Almanya’nın bir köyünde doğdu. Bu dağ köyünde çocuklar oyun oynamak için kalabalık gruplar meydana getirirlerdi. Bir madencinin oğlu olan Koch da bunlarda biriydi, fakat bu çocuk bütün arkadaşları gibi gruplar içinde oynamanın yanı sıra sık sık yalnız başına kalıp çevresini incelemekten çok hoşlanırdı. Robert Koch çiçeklerin, böceklerin adlarını öğreniyor, kelebekleri inceliyor ve bu hayvanları hareket ettiren gücü araştırıyordu. Bir hamam böceği nefes alıp verebiliyor muydu ? Yüreği var mıydı ? Küçük Koch gelecekte bunları öğrenmeyi kafasına koymuştu.
İlk, orta öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Tıp Fakültesine yazıldı. Ciddiliği ve çalışmasıyla dikkati çekiyor, eğlenceye hiç zaman ayırmayarak durmadan okuyor ve sistemli bir şekilde araştırıyordu. 1862’de Tıp Fakültesini başarıyla bitirerek Hamburg Hastanesi doktor yardımcılıklarından birine atandı.
Sabırlı, çalışkan bir kişi olan Doktor Koch, çevresindeki insanların kendisine üstün bir değer verdiklerini görüyor ve bu saygıyı kötüye kullanmayarak tükenmez bir çabayla araştırmalarına devam ediyordu. İnsanların hastalıkların pençesine düşmelerinden, birden bire sararıp solarak mum gibi eriyip gitmelerinden hayrete düşüyor, bunun nedenlerini öğrenmek istiyordu.
Bu soruların cevaplarının laboratuarındaki mikroskopta gizli olduğunu biliyordu. 1880 yılında Berlin Sağlık Kurulu’na atandı. Bu atama onun araştırmalarını genişletmesine yaradı. Gerçekten de işe başladıktan iki yıl sonra verem hastalığıyla ilgili ilk önemli araştırması yayınlandı.
1882 yılında bir gece hasta bir akciğer parçacığının dokuları içinde boyama usulüyle kahverengine boyanmış bir çok canlının kıpırdadığını gördü. İşte bunlar insanların bela olan verem hastalığının mikrobuydu.
Bu önemli buluş bütün dünya bili alanında büyük bir ilgiyle karşılandı ve büyük yankılar uyandırdı. Bu arada bir çok bilgin ve doktorla birlikte Hindistan, Afrika ve Japonya’ya geziye çıkan Koch, uyku hastalığı, malarya, tifüs gibi hastalıklar üzerinde incelemeler yaptı. Kolera hastalığını meydana getiren vibrion basilini buldu. Bütün bu keşiflerinden ötürü de 1905 Nobel ödülünü kazandı.
Yaşadığı sürece tıp konusundaki araştırmalarıyla insanlığa hizmet eden, bir çok eser yayımlayan Dr.Koch, 67 yaşındayken 1910 yılında kalp yetersizliğinden öldü.
Tetanos Aşısı
Hastalık eski Mısır ve Yunan hekimlerinden bu yana tanınmaktadır. Esas tanımını 1888’de Gowers yapmıştır. Hastalığı çene, ense ve sırt kaslarının kasılması ile başlayan sinir sisteminin; devamlı tonik kasılmalar, ani şiddetli kasılmalar ile karakterli bir hastalığı olarak tanımlanmıştır. Nicolaire 1884’te toprak bakterilerinden striknin benzeri bir toksini saptamıştır. Behring ve Kitasato 1890’da tetanoz toksoidi ile aktif immünizasyonu sağlamışlardır.
Difteri Aşısı
1826 da Pierre Bretonneau tarafından klinik bulgular tarif edilerek Difteri adı verilmiştir. Bretonneau membranöz kruplu bir hastada kızıldan difteriyi ayırarak tarif etmiştir. 1923 de hastalığın emin ve etkili aşısı bulunarak uygulamaya konmuştur. 1883 de difteri basili Edwin Klebs tarafından tarif edilmiş ve Friedrich Loeffler tarafından kültürü yapılmıştır ve bu nedenle de 1884 den itibaren Klebs-Loeffler basili adı verilen bu basilin hastalığın etyolojisinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir. 1888 de Emile Roux ve Alexandre Yersin basilin imal ettiği ekzotoksini tarif ederek myokardit ve nöritin nedenlerini açıklamışlardır. 1893 de Behring toksinin antitoksin tarafından nötralize edilerek insan ve hayvanlarda immunite sağladığını göstermiştir. 1924 de Ramon toksini formalinle birleştirerek toksoid yapmış ve immünizan ajan olarak kullanmıştır.
Çocuk Felci Aşısı (TOPV – polio)
İlk çocuk felci salgını 1887 yılında Stockholm’de tanımlanmıştır. 1950′li yıllara dek denenen çeşitli aşılama yöntemleri başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 1954 yılında Salk ölü çocuk felci aşısını (IPV), 1957′de Sabin canlı-zayıflatılmış-ağızdan uygulanan çocuk felci aşısını (TOPV) geliştirmiştir. Bu gün hala bu iki araştırıcının aşıları yaygın olarak kullanılmaktadır. Canlı polio (çocuk felci) aşısının kullanımı kolaydır. Ağızdan iki damla verilerek uygulanır. Uygulama sonrasında emzirmenin bir zararı olmamakla birlikte, aşının çıkarılması olasılığına karşı bebek yakından izlenmelidir. Kusulursa aşı tekrarlanmalıdır. Ölü aşı ise iğneyle adale içine verildiği için uygulanması daha zordur. Ancak yan etki sıklığı çok daha azdır.
Çiçek Aşısı
Edward Jenner (17 Mayıs 1749 – 26 Ocak 1823) bir köy papazının çocuğu olarak dünyaya gelmiştir, İngiltere’de Gloucestershire’da bir operatörün yanında uzun süre çıraklık yapmış daha sonra tıp öğrenimini geliştirmek için Londra’ya gitmiş ve orada John Hunter’in öğrencisi olmuştur. Hocasının tavsiyesiyle 1775 yılında, o dönemlerdeki en yaygın ve can alan hastalık olan çiçek hastalığı ile ilgili araştırmalara başlamıştır. Araştırmaları sonucu çiçek hastalığına aşı bulan Jenner aynı yıl köyünde baş gösteren çiçek hastalığı salgını karşısında çocuklar üzerinde aşısını denemiş ve olumlu sonuçlar aldığını ispat etmiştir. Daha sonra 1796′da buluşu ile ilgili ayrıntılı bir rapor yayımlamış ve buluşu gerek Avrupa’da gerek ise Birleşik Amerika’da ilgiyle karşılanmış ve benimsenmişse de dönemim tıp bilginleri aşıya karşı çıkmışlardır. Fakat elde edilen sonuçların başarısı sebebi ile 1870 yılına gelindiğinde binlerce insan aşılanmıştır. Daha sonraki yıllarda çiçek aşısı İngiltere’nin dışında da yaygınlaşmış, bugün ise tüm dünyada kullanılmaktadır.
Rapor Et
Eski 14 Nisan 2011, 09:39

pastör

#8 (link)
gizem demircan
Ziyaretçi
gizem demircan - avatarı
kuduz aşısını pastör buldu
Rapor Et
Eski 28 Aralık 2011, 13:10

kuduz aşısı

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
kuduz aşısını ilk bulan joseph meister adlı bir çocuk kuduz bir köpek tarafundan 16 yerinden ısırıldıgında anne ve babası çocugu louis pasteur e getirdiler .bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuha uygulamakta tereddüd etti pasteur bunu ancak kendisine gelen iki doktorun çocugun kuduz hastalıgından her durumda ölecegini ve başarılıolursa yöntemin kuduz hastalıgına bir çare olabilecegini söylemesinden sonra denedi başarılı olamadı

KAYNAK=vgher.google .kuduz aşısı.com .tr
Rapor Et
Eski 15 Şubat 2012, 13:38

Kuduz aşısını kim bulmuştur?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ilk kuduz aşısı 1967 yılında Victor tarafından gerçekleştirilmiştir. Takashashi 1973 senesinde su çiçeği, Maupas ve Hillemann 1976'da ilk kez hepatit B (sarılık) aşısını uygulamışlardır.



Louis Pasteur (Pastör )ve kuduz aşısı
PASTÖR 1822 yılında Fransa`nın Dole adındaki küçük şehrinde doğan Pastör, özellikle "kuduz" a karşı açtığı savaşla, adını bilim tarihine hiç silinmeyecek altın harflerle yazmıştır. Arbois ortaokulunda ve Besançon kolejinde okumuş, sonradan Yüksek Öğretmen Okulu`na girmiştir. Bu yüksekokula giriş imtihanında 15. olduğunu öğrenen Pastör, okula daha layık bir öğrenci niteliğini kazanmak için bir yıl daha beklemiş, sonraki yıl girdiği imtihanda 4.lüğü kazanmıştır. Böylesine bir davranış bile, onun ilme, öğrenime gösterdiği titiz saygının açık seçik belirtisidir. 1848 de stajyer, 1849 yılında doktor olan Pastör, insanlığın hizmetine sunduğu büyük keşiflerine aynı yıl başlamıştır. Lise profesörü, üniversite öğrenim üyesi olarak Dijon ve Starsbourg`da görev almış, bu arada " fermantasyon - mayalanma " konusundaki çalışmalarını da sürdürmüştür. Pastör`ün mayalanma konusundaki buluşu, havadaki bazı mikropların insanlar için yararlı olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Şarap, sirke, bira, süt gibi maddelerin "pastörize" edilmesi,ünlü bilim adamının o dönemdeki titiz çalışmalarının sonucudur. Pastör sadece bu alandaki çalışmalarıyla kalmamış, Fransa`nın güneyinde ipekçilik endüstrisini tehlikeye düşüren, ipek böceklerine musallat olan "karataban" hastalığını önlemiş,koyun, inek gibi hayvanları kırıp geçiren "şarbon" hastalığının mikrobunu, dolayısıyla buna karşı aşıyı da bulmuştur. Cerrahi hastalıklarda mikropları öldürerek kangren tehlikesinin önüne geçmek yolundaki çalışmaları, gene tıp alanında saygıyla anılması gereken sayısız başarılarından biridir. Fakat Pastör`ün insanlığa en büyük hizmeti, yukarda da değinmiş olduğumuz gibi "kuduz" mikrobunu ve buna karşı aşıyı bulmasıdır. Onun bu hizmeti dolayısıyla 1886 yılında kurulan (Pastör Enstitüsü), bütün dünyanın maddi ve manevi yardımlarını görmüştür. Hayatının 70. yılı Sorbonne Üniversitesinde yapılan büyük bir törenle kutlanan Pastör, ilerlemiş yaşına rağmen, adını taşıyan enstitüye destek olan çalışmalarını sürdürmekten geri kalmamıştır. Difteri (kuşpalazı) serumunu bulan Dr.Roux, veba mikrobunun bulucusu Dr. Yersin, kolera mikrobunu bulan Dr. Chantemesse, Pastör`ün başarılı öğrencilerinden,onun ışıklandırdığı bilim yolunda yürüyen sayısız kimselerden sadece birkaçıdır. Pastör, Abdülhamit`in çağrısıyla İstanbul`a da gelmiş ve bir kolera salgınını önlemekte büyük hizmetleri dokunmuştur.

Kaynak: Kuduz aşısını kim bulmuştur?
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.180 saniyede (73.95% PHP - 26.05% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 16:27
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi