Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Kur'an-ı Kerim'in bilgiye verdiği önemle edinme yollarını anlatan ayetleri nelerdir?

  • kuran dogru bilgiye onem verir
  • kurani kerimde bilgi edinme yollari
  • kuranin dogru bilgiye verdigi onem
EnEs (Acİl)
Cevaplanmış   |    15 Şubat 2010 22:12   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
lütfen...!
En iyi cevap ben_sen tarafından gönderildi

Terakkinin kaynağı ilimdir İnsanlar için kaçınılması gereken en büyük düşman cehalettir Çünkü bütün terakki ve tekamüllerin engeli, bütün tedennilerin kaynağı cehalettir Kur’an, yüzlerce ayet-i kerimesinde insanları dinî ve dünyevî ilimleri öğrenmeye teşvik eder Bunlardan ikisini takdim edelim:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Sûresi,9)

“Eğer bilmîyorsanız, zikir (ilim) ehline sorun” (Nahl Sûresi , 43)

Peygamberimizin ilme teşvik eden pek çok hadis-i şerifleri vardır Bunlardan birkaçı şöyledir:
“Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz”
“Her şeyin bir yolu var Cennetin yolu ilimdir”
“İlim Çin’de bile olsa, gidiniz, alınız, tahsil ediniz”(Beyhaki, Şuabu’l-İman, Beyrut, II 254 )
“Hikmet müminin yitik malıdır Nerede bulsa alır” (Tirmizi, İlim 19)
“Kadın ve erkek her Müslüman’a ilim öğrenmek farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz, Medine-i Münevvere’ye teşriflerinde ilk iş olarak mescit ile birlikte medresesini tesis etti O medresede okuyan o günün talebelerine “ehl-i suffa” deniliyordu Bunlar bütün hayatlarını ilim ve irfana vakfetmişlerdi Günümüze kadar gelen bütün İslâm mektep ve medreselerinin temeli bu Suffa Medresesidir

Eğer din gelişmeye engel olsaydı, asr-ı saadetteki gözler kamaştıran o terakki, Avrupa’nın üstadı olan Endülüs’teki o tekamül, dünyayı hayrette bırakan Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri vücuda gelebilir miydi! İslâm aleminde İmam Gazali, İbn-i Sina, Farabî, İmam Rabbani, Mevlâna Celaleddin Rumî gibi binlerce ulema ve hükema yetişebilir miydi!
İslâm’ın ilme karşı olmasının düşünülemeyeceğini Bediüzzaman Hazretleri şöyle dile getiriyor:

“Köle efendisine ve hizmetkâr reisine ve veled pederine nasıl düşman ve muarız olabilir? Halbuki İslâmiyet, fünunun seyyidi ve mürşidi ve ulûm-u hakikiyenin reis ve pederidir” ( Muhakemat, 10)

Günümüz Müslümanlarının, bilim ve teknoloji sahasında istenilen seviyeye gelmedikleri bir gerçektir Fakat bu geri kalmışlığın sebeplerini, İslâmiyet’e mâl etmek ve onda aramak gerçeği kesinlikle aksettirmez

Bazı çevreler, fennin her keşfini, dine karşı kazanılmış bir zafer gibi ilan ediyorlar Bu, fenni inkar eden bir batıl din için doğru olabilir Ama, bir Müslüman bu tür gelişmeleri, “Allah’ın kudret kitabı olan şu kainattan bir sırrın daha çözülmesi” şeklinde değerlendirir Yeni keşifleri duydukça, Allah’ın ilmine ve hikmetine karşı hayranlığı ve hayreti daha da artar

Konunun çok önemli bir yanı da şudur: Hakk kitaplarının en sonuncusu ve en mükemmeli olan Kur’an-ı Kerim’de insanları fen bilimlerinden yasaklayan bir tek hüküm mevcut değildir O halde bazı kimselerin İslâm’ın bilim ve tekniğe karşı olduğunu iddia etmeleri tamamen dayanaksız ve kasıtlıdır

Müslümanların İslâm ruhundan uzaklaştıkları, daha doğrusu, planlı bir şekilde uzaklaştırdıkları son bir asırlık dönemi esas alıp, on dört asrın bütün terakki ve tekamüllerini görmezlikten gelmek insaf ölçülerine sığmaz

15 Şubat 2010 23:21   |   Mesaj #2   |   
biruni - avatarı
VIP Önce Sağlık
rize
779
1.421 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 22-12-2008
Bilenlerle bilmeyenler bir olmaz 39/9
Bilgi verilenler, Kur’an’ın gerçek olduğunu ve Allah’a ilettiğini görürler 34/6
Bilmeden, Allah hakkında tartışanlar 22/8-10 31/20
Bilmeyenlerin kalplerinin mühürlenmesi 30/59


İlim 20/114
İlim (yanında Kitap'tan bir ilim bulunan kimse) 27/40
ThinkerBeLL ve _KleopatrA_ bu mesajı beğendi.
Misafir
3 Aralık 2010 19:49   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
yok ki ne yazam
ben_sen
3 Aralık 2010 20:06   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Terakkinin kaynağı ilimdir İnsanlar için kaçınılması gereken en büyük düşman cehalettir Çünkü bütün terakki ve tekamüllerin engeli, bütün tedennilerin kaynağı cehalettir Kur’an, yüzlerce ayet-i kerimesinde insanları dinî ve dünyevî ilimleri öğrenmeye teşvik eder Bunlardan ikisini takdim edelim:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Sûresi,9)

“Eğer bilmîyorsanız, zikir (ilim) ehline sorun” (Nahl Sûresi , 43)

Peygamberimizin ilme teşvik eden pek çok hadis-i şerifleri vardır Bunlardan birkaçı şöyledir:
“Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz”
“Her şeyin bir yolu var Cennetin yolu ilimdir”
“İlim Çin’de bile olsa, gidiniz, alınız, tahsil ediniz”(Beyhaki, Şuabu’l-İman, Beyrut, II 254 )
“Hikmet müminin yitik malıdır Nerede bulsa alır” (Tirmizi, İlim 19)
“Kadın ve erkek her Müslüman’a ilim öğrenmek farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz, Medine-i Münevvere’ye teşriflerinde ilk iş olarak mescit ile birlikte medresesini tesis etti O medresede okuyan o günün talebelerine “ehl-i suffa” deniliyordu Bunlar bütün hayatlarını ilim ve irfana vakfetmişlerdi Günümüze kadar gelen bütün İslâm mektep ve medreselerinin temeli bu Suffa Medresesidir

Eğer din gelişmeye engel olsaydı, asr-ı saadetteki gözler kamaştıran o terakki, Avrupa’nın üstadı olan Endülüs’teki o tekamül, dünyayı hayrette bırakan Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri vücuda gelebilir miydi! İslâm aleminde İmam Gazali, İbn-i Sina, Farabî, İmam Rabbani, Mevlâna Celaleddin Rumî gibi binlerce ulema ve hükema yetişebilir miydi!
İslâm’ın ilme karşı olmasının düşünülemeyeceğini Bediüzzaman Hazretleri şöyle dile getiriyor:

“Köle efendisine ve hizmetkâr reisine ve veled pederine nasıl düşman ve muarız olabilir? Halbuki İslâmiyet, fünunun seyyidi ve mürşidi ve ulûm-u hakikiyenin reis ve pederidir” ( Muhakemat, 10)

Günümüz Müslümanlarının, bilim ve teknoloji sahasında istenilen seviyeye gelmedikleri bir gerçektir Fakat bu geri kalmışlığın sebeplerini, İslâmiyet’e mâl etmek ve onda aramak gerçeği kesinlikle aksettirmez

Bazı çevreler, fennin her keşfini, dine karşı kazanılmış bir zafer gibi ilan ediyorlar Bu, fenni inkar eden bir batıl din için doğru olabilir Ama, bir Müslüman bu tür gelişmeleri, “Allah’ın kudret kitabı olan şu kainattan bir sırrın daha çözülmesi” şeklinde değerlendirir Yeni keşifleri duydukça, Allah’ın ilmine ve hikmetine karşı hayranlığı ve hayreti daha da artar

Konunun çok önemli bir yanı da şudur: Hakk kitaplarının en sonuncusu ve en mükemmeli olan Kur’an-ı Kerim’de insanları fen bilimlerinden yasaklayan bir tek hüküm mevcut değildir O halde bazı kimselerin İslâm’ın bilim ve tekniğe karşı olduğunu iddia etmeleri tamamen dayanaksız ve kasıtlıdır

Müslümanların İslâm ruhundan uzaklaştıkları, daha doğrusu, planlı bir şekilde uzaklaştırdıkları son bir asırlık dönemi esas alıp, on dört asrın bütün terakki ve tekamüllerini görmezlikten gelmek insaf ölçülerine sığmaz
Son düzenleyen ener; 16 Mart 2011 16:18. Sebep: Linkler kapatıldı.
Misafir
22 Şubat 2011 17:45   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
kuranın doğru bilgiye önem vermesinin nedenlerini maddeler halinde yazın
Misafir
16 Mart 2011 16:07   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
lütfen yazar mısınız acil 5 tane yeter
ener
16 Mart 2011 16:19   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

lütfen yazar mısınız acil 5 tane yeter

Alıntı
ben_sen adlı kullanıcıdan alıntı

Terakkinin kaynağı ilimdir İnsanlar için kaçınılması gereken en büyük düşman cehalettir Çünkü bütün terakki ve tekamüllerin engeli, bütün tedennilerin kaynağı cehalettir Kur’an, yüzlerce ayet-i kerimesinde insanları dinî ve dünyevî ilimleri öğrenmeye teşvik eder Bunlardan ikisini takdim edelim:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Sûresi,9)

“Eğer bilmîyorsanız, zikir (ilim) ehline sorun” (Nahl Sûresi , 43)

Peygamberimizin ilme teşvik eden pek çok hadis-i şerifleri vardır Bunlardan birkaçı şöyledir:
“Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz”
“Her şeyin bir yolu var Cennetin yolu ilimdir”
“İlim Çin’de bile olsa, gidiniz, alınız, tahsil ediniz”(Beyhaki, Şuabu’l-İman, Beyrut, II 254 )
“Hikmet müminin yitik malıdır Nerede bulsa alır” (Tirmizi, İlim 19)
“Kadın ve erkek her Müslüman’a ilim öğrenmek farzdır” (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Bilindiği gibi, Peygamber Efendimiz, Medine-i Münevvere’ye teşriflerinde ilk iş olarak mescit ile birlikte medresesini tesis etti O medresede okuyan o günün talebelerine “ehl-i suffa” deniliyordu Bunlar bütün hayatlarını ilim ve irfana vakfetmişlerdi Günümüze kadar gelen bütün İslâm mektep ve medreselerinin temeli bu Suffa Medresesidir

Eğer din gelişmeye engel olsaydı, asr-ı saadetteki gözler kamaştıran o terakki, Avrupa’nın üstadı olan Endülüs’teki o tekamül, dünyayı hayrette bırakan Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri vücuda gelebilir miydi! İslâm aleminde İmam Gazali, İbn-i Sina, Farabî, İmam Rabbani, Mevlâna Celaleddin Rumî gibi binlerce ulema ve hükema yetişebilir miydi!
İslâm’ın ilme karşı olmasının düşünülemeyeceğini Bediüzzaman Hazretleri şöyle dile getiriyor:

“Köle efendisine ve hizmetkâr reisine ve veled pederine nasıl düşman ve muarız olabilir? Halbuki İslâmiyet, fünunun seyyidi ve mürşidi ve ulûm-u hakikiyenin reis ve pederidir” ( Muhakemat, 10)

Günümüz Müslümanlarının, bilim ve teknoloji sahasında istenilen seviyeye gelmedikleri bir gerçektir Fakat bu geri kalmışlığın sebeplerini, İslâmiyet’e mâl etmek ve onda aramak gerçeği kesinlikle aksettirmez

Bazı çevreler, fennin her keşfini, dine karşı kazanılmış bir zafer gibi ilan ediyorlar Bu, fenni inkar eden bir batıl din için doğru olabilir Ama, bir Müslüman bu tür gelişmeleri, “Allah’ın kudret kitabı olan şu kainattan bir sırrın daha çözülmesi” şeklinde değerlendirir Yeni keşifleri duydukça, Allah’ın ilmine ve hikmetine karşı hayranlığı ve hayreti daha da artar

Konunun çok önemli bir yanı da şudur: Hakk kitaplarının en sonuncusu ve en mükemmeli olan Kur’an-ı Kerim’de insanları fen bilimlerinden yasaklayan bir tek hüküm mevcut değildir O halde bazı kimselerin İslâm’ın bilim ve tekniğe karşı olduğunu iddia etmeleri tamamen dayanaksız ve kasıtlıdır

Müslümanların İslâm ruhundan uzaklaştıkları, daha doğrusu, planlı bir şekilde uzaklaştırdıkları son bir asırlık dönemi esas alıp, on dört asrın bütün terakki ve tekamüllerini görmezlikten gelmek insaf ölçülerine sığmaz

.
Misafir
24 Mart 2011 15:49   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
lütfen 5 tane yazarmısınız çok acil
Misafir
28 Mart 2011 19:19   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
lütfen yardım ya
Misafir
3 Nisan 2011 18:09   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Maddeler Halinde
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Kur'an-ı Kerim'in bilgiye verdiği önemle edinme yollarını anlatan ayetleri nelerdir? Konusuna Benzer Konular

Cevap: 3
Son Mesaj: 25 Şubat 2015 20:29
Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetleri nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 42
Son Mesaj: 8 Şubat 2015 14:33
Cevap: 10
Son Mesaj: 23 Ocak 2015 17:39
Kur-an'ı Kerim'deki bilgi edinme yolları nelerdir?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 7
Son Mesaj: 17 Mayıs 2011 21:05
Cevap: 0
Son Mesaj: 3 Haziran 2010 17:21
Sayfa 0.355 saniyede 12 sorgu ile oluşturuldu