PC Görünümü Üye Ol
Forum Ana Sayfa
Soru-Cevap > Televizyonun hayatımızdaki yeri ve getirdiği değişiklikler nedir?
12
«Önceki KonuSonraki Konu»
misafir10:49, 4 Mayıs 2011 
tv.nin hayatımızdaki yeri evdir çünkü genellikle evde kullanırız çevremize yaptığı değişiklik zararları ve faydaları çünkü çevremizde zararları için çok yaralanlar var faydaları ise onlardan yararlanıp bilgi almamız
Cevap
Misafir17:42, 8 Mayıs 2011 
cevap?
Cevap
Misafir20:24, 20 Mayıs 2011 
ben açamadım yaaaaçılmadı
Cevap
Misafir21:13, 8 Şubat 2012 
Cevap veren yok mu ?
Cevap
buz perisi21:18, 8 Şubat 2012 
TELEVİZYONUN YAŞAMIMIZDAKİ ÖNEMİ


Televizyon
Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı
1 Elektromanyetik dalgalar yoluyla halkın doğrudan doğruya alması maksadıyla yapılan hareketli veya sabit resimlerin, sesli veya sessiz kalıcı olmayan görüntülerinin renkli ya da siyah beyaz yayını
2 Televizyon alıcısı Resim tüpü, şase, kabin, tuner gibi temel bileşenlerden oluşur
3 Kelime kökenine göre Yunanca Tele: Uzak, Latince Visio'dan gelen Vision: Görüş Birleşimiyle "Television: Uzagörüm, Uzaktan görüntü" anlamına gelmektedir Televizyonun bulunmasından sonra bu teknolojiyi ithal eden Türkiye, alete Türkçe bir isim bulmak yerine birçok dünya ülkesi gibi aynen kullanmıştır Almanca'da Fernsehen olarak söylenir
4 Sayısal yayınların başlamasına kadar televizyon izleyicisi sadece alıcı durumunda idi Sayısal yayınlar sayesinde kullanıcının etkileşime geçmesi süreci başladı İzleyicilerin sürekli alıcı olması, televizyonun kolay ulaşılabilir bir 'kaynak' olması, kullanılan etkili görsel ve işitsel öğelerle etkisinin yüksek olması, birçok aydının televizyona soğuk bakmasına neden oldu Günümüzde televizyon yayıncılığının ilk amacı, reklam ve ticaret üzerine kuruludur

TELEVİZYON KÜLTÜRÜ VE TOPLUM
Asrımızda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, kitle iletişim araçlarının, ferdî ve sosyal hayatımızdaki yeri ve önemi artmıştır Bu durum, gelişmiş ülkelerin ve birtakım güçlerin, kitle iletişim araçlarını ele geçirme isteğini kamçılamıştır Çünkü kitle iletişim araçları, bir yandan geleneksel kültürlerde değişikliklere sebep olurken, bir yandan da hâkim güçlerin ürettiği medya kültürünün, egemen bir kültür haline gelmesinde önemli bir rol üstlenmiştir Bu yeni kültürün adı, popüler kültürdür Kitle iletişim araçlarının hızla gelişmesi sayesinde, her yerde ve herkes için hazır olan bu kültür, sınır tanımayan kargo kültürüne veya hâkim bir dünya kültürüne (global kültüre) dönüşmektedir
Yüzlerce kanalın yirmi dört saat yayım yapabildiği, her türlü bilgi ve yayımın kaydedilerek internet ortamında bütün dünyaya ulaştırılabildiği iletişim ağı içerisinde, en önemli medyatik güç, kuşkusuz televizyondur Bu bakımdan televizyon aracılığı ile yayılan kültür, popüler kültürün en yaygın türüdür Televizyon sadece teknolojik bir araç değil, toplumu değiştirme sürecinde yaygın olarak kullanılması sebebiyle, diğer iletişim araçlarından daha tesirli bir vasıtadır Televizyon, sosyal kimliğin şekillenmesinde önemli bir rol oynar Bugün her yaştan insanın kültür alışverişinde en çok kullandığı araç olan televizyon, kültür sömürgecilerinin de vazgeçemedikleri bir vasıta haline gelmiştir Bugün televizyon aracılığı ile yayılan popüler kültür, bir yandan geleneksel kültürü unuttururken, diğer yandan dünyayı kültürsüzleştirme görevi yapıyor Sanayileşmiş toplumların ürettiği kültürü, evrensellik adına güncelleştirerek, kültürel yapısı zayıf toplumların kültürü haline getiriyor Oysa, "Kültür, bir toplumun dil, terbiye, âdet ve sanat gibi değerlerinden doğmuş, sonra da işlene işlene o toplumun hayat tarzı haline gelmiş, hemen her parçası çok ehemmiyetli bir kısım esaslardır Bu esasları görmezlikten gelmek körlük; toplumu onlardan uzaklaştırmaya kalkışmak ise, onu yolsuz, yöntemsiz hale getirerek, şaşkına çevirmek demektir"
Televizyon yayınlarıyla ilgili önemli bir nokta da, bunların toplumda belli fikirleri "yaygın görüş" hâline getirmesidir Televizyonlar, bazı fikirlerin toplum tarafından kabulünü sağlamakta, belli konularda aynı şekilde düşünenlerin sayısını yükseltmektedir Yapılan bir araştırma Türkiye'de "yaygın görüşün" oluşmasında televizyonun % 50 nispetinde rol oynadığını ortaya koymaktadır Diğer bir husus ise, bizzat bazı televizyon kanallarının yaydığı bazı görüşlerin toplumda benimsendiği gerçeğidir
Popüler kültür, hiç şüphesiz hızlı yayılmasını teknolojiye borçludur Teknoloji ile popüler kültür arasındaki münasebet, popüler kültürün bir bakıma "meta kültür" olduğunu ortaya koyar Bu, alınıp satılabilen, maddî boyuta sahip bir "kitle kültürü"dür Ayrıca kitle iletişimindeki ticarî zorunluluk, ikili bir şekilde kendini gösterir: Ürünler ve hizmetler reklâm yoluyla tüketiciye "satılırken", kitle iletişim araçları da, reklâmcılara ve firmalara satılan izleyici toplulukları meydana getirmektedir Bu sebeple, izlenme oranını artırma ve reklâm pastasından daha fazla pay alma uğruna, en ciddi haber programları magazine kurban edilmekte, fert ve toplumu doğrudan ilgilendiren konular, ikinci plâna atılmakta, belgesellere yer verilmemektedir Reyting, sansasyona müsait olmayan ciddi ilim, kültür ve sanat konularına televizyonun kapılarını kapatırken, seyirciyi değer tanımazlığa ve kontrolsüz tüketime yönlendirmektedir
Neil Postman: "Bir teknolojinin kendine göre bir içtimaî değişim programıyla donanmış olduğunu fark etmemek, teknolojinin tarafsız olduğunu iddia etmek, teknolojinin daima kültürün dostu olduğunu sanmak gerçekten düpedüz saflık olur" der Nitekim, modern dünyanın iletişim ideolojileri -onu doğrular şekilde- birinin bittiği yerde yeni bir teknolojiyi hızla devreye koyuyor, iletişim tokadı, insanlığın doğusunu batıya çeviriyor, kuzeyini güneye İnsan popüler kültürün oyuncağı oldukça, yönünü bulmaya yardımcı olabilecek şifreleri de bulamıyor Televizyonlarda; gelir düzeyi ne olursa olsun, hangi ülkede yaşarsa yaşasın, insanlar, sıradan birisinin gündelik hayattan edindiği birikimle meselelerini kolaylıkla cevaplayabileceği yarışma ve kültürel derinliği olmayan eğlence programları sık sık yayımlanıyor
Bu durum ülkemizde de kendini belirgin bir şekilde göstermektedir Birçok kanalda, televizyon yayınları kültürel bakımdan fazla doyurucu değildir Buna karşılık televizyon karşısında geçirilen saatler giderek artmaktadır İletişim araçlarının gücünü istismar ederek kazanç, itibar ve iktidar peşinde koşan bir yayın politikası öne çıkmıştır Televizyon kanallarında, renkli -ama esas gâye ticarî kazanç olduğundan izleyicilere kalıcı şeyler vermeyen- eğlence programlarının ön plânda tutulduğu bir yayın politikası ağırlık kazanmıştır Ekranlarda çok fazla şiddet görülmektedir Reality Show'larda, filmlerde, haberlerde; aşırı kabul edilebilecek ölçüde hiddet, şiddet, toplumun değerlerinden uzak, gayr-ı ahlâkî ve kültürel muhtevadan yoksun yayınlar bulunmaktadır Diğer taraftan, drama programlarındaki karakterlerin demografik, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik özellikleri ile (yaş-meslek, eğitim, gelir, din, milliyet) toplumumuzun karakteristik çizgileri arasında benzerlik yoktur Meselâ, son zamanlarda yaygınlaşan yerli dizilerdeki karakterlerin sık sık içki içmesi, içkinin ve sarhoşluğun özendirilmesi, argo ifadelere yer verilmesi, çocuklara yönelik ahlâkî olmayan davranışların sergilenmesi, toplumun ekranlardaki karakterlerle özdeşleşme eğiliminin menfî sonuçlar vermesine yol açacaktır Benzer durum haber programlarında da görülmektedir Televizyonların topluma sunduğu dünya ile insanımızın içinde yaşadığı dünyanın aynı dünya olmadığı söylenebilir Yani toplum, içinde yaşamadığı bir hayatı, günde en az 4-5 saat seyretmek zorunda kalmaktadır Böylece televizyon başka bir dünyanın kültürünü topluma ekmekte ve hasadını beklemektedir Halbuki, "Bir milletin gelişip ilerlemesi, o millet fertlerinin fikrî ve hissî sahada terbiye görmelerine bağlıdır Fertlerinde düşünce ve iç aydınlığı gelişmemiş milletlerin terakki etmesi de beklenemez Müşterek bir terbiye görmemiş nesiller, aldıkları farklı kültüre göre hep ayrı ayrı kamplara ayrılmış ve birbirlerini düşman görmüşlerdir Kendi içinde böyle didik didik olmuş bir toplumdan terakki beklemek, imkânsız denecek kadar zordur"
Bazen duyuyorum, “Düğmesi nasıl olsa elimizde, istediğimiz zaman açar, istemediğimiz zaman kapatırız” sözünü Ama gelin görün ki çoğu zaman öyle olmuyor İnsanlar televizyonu kendilerine göre ayarlamaları gerekirken, televizyona göre hayatlarını düzenliyorlar

Hatırladığım zamanlarda, evlere misafirliğe gidilirdi, sohbet etmek, hasbıhal etmek için Ve dört gözle beklenirdi bu sohbetler Şimdi yine gidiliyor , ama baş köşede televizyon Sohbetler azalıyor, televizyon azaltıyor, belki farkındayız, belki de değil Kendine çekiyor izleyenleri televizyon Sohbeti, yarenlikleri öldürüyor

Televizyonun hiç mi faydası yok ? Elbette ki her modern cihaz insanların faydası için yapılıyor Zararlı ve boş, hiçbir şey vermeyen programlar yerine, eğitici ve öğretici konular izlenildiğinde tabii ki faydalı Hatta görüntülü ve hareketli olması, kitaplardan daha üstün yönlerinden Ama faydalı da olsa aşırılığa kaçmadan izlenilmeli Çünkü, fazla televizyon izleyenlerde dikkatsizlik, stres, konsantrasyon eksikliği ve göz bozukluğu çok sık görülen rahatsızlıklar Sürekli olarak şiddet, dayak, işkence vb içerikli film izleyenlerde görülen rahatsızlıkların en başında ise şiddet, dayak ve zorbalığa eğilimdir Bu yazıda daha çok televizyonun olumsuzlukları, özellikle çocuklarda sebep olduğu,okuyup anlama kabiliyetlerine olan etkisi ve şiddete neden olan programlar üzerinde duracağım

Televizyon çocukların okuyup anlama kabiliyetlerinin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir Bu konuyla ilgili olarak 17091993 tarihli ABD’nde yayınlanan USA TODAY gazetesindeki araştırma sonuçlarını aktaracağım Bu araştırma sonuçlarına baktığınızda ülkemizdeki durumunda aşağı yukarı aynı düzeyde olduğunu görebilirsiniz

Aşırı televizyon izleyen, özellikle ilköğretim öğrencileri, bu yüzden kitap okuyamıyorlar Okuma kabiliyetleri de son derece zayıflıyor ve düşüyor

Bu araştırmanın sonuçlarından bazıları :

4 sınıfların yüzde 60’a yakını ve 8 sınıfların yüzde 70’e yakını, okudukları metindeki olayları ve fikirleri ancak basit bir şekilde yani seviyelerinden daha aşağı bir şekilde anlatabilmişlerdir

4 sınıfların yüzde 25’i ve 8 sınıfların yüzde 28’i, bulundukları sınıf seviyesinde okuyabiliyorlar ve metnin ana fikrini bulabiliyorlar

Bu öğrencilerin televizyon izleme süreleri :

4 sınıfların yüzde 61’i ve 8 sınıfların yüzde 65’i günde 3 saat veya daha fazla televizyon izlediklerini ifade ediyorlar







Cevap: Televizyonun hayatımızdaki yeri ve önemi nedir?
Televizyon; hayatımızı, vizyonumuzu, görüşlerimizi değiştiren bir kitle iletişim aracı 1975’li yıllarda, evinde televizyonu olan komşular ziyarete gidilirdi, herkesin izlediği Kaçak, görevimiz tehlike dizisi, uzay yolu konuşulurdu Ayrıca, denizlerin altındaki yaşamı Kaptan Cousto’yu heyecanla takip ederek öğrendik
1990’lara kadar üç dört kanalla devam eden yaşamımız, 1990 sonrasında özel televizyonların yayına başlamasıyla birlikte birden bire renklendi Televizyon yayıncılığı insanların beklenti ve talepleri doğrultusunda hizmet veren bir sektör haline geldi
Özel televizyonların giderek artması, yayınlanan programların çeşitlenmesi ve sürekli olarak sektörün gelişip, yenilenmesi ve tüm bunların görsel ve işitsel olarak alıcıya ulaşması, televizyonu diğer kitle iletişim araçlarından daha çok tercih edilir bir konuma getirdi

Artık, televizyonsuz bir ev ve yaşam düşünülemiyor Televizyonun kapalı olduğu yemek masalarının sayısı çok azaldı Aile içindeki paylaşım ve sohbetin yerini televizyondaki diziler aldı, televizyon dizilerinin aile içinde ve aile dışındaki yorumları sohbetlerin yerini aldı

Bir dönem brezilya dizileri vardı, bir dönem magazin programları gündemdeydi, bir dönem yarışmalar vardı, şimdi de dizilerin en yoğun izlenildiği dönem Biz hepsinde kendimizden birşeyler bularak izliyoruz

Aslında televizyon, çok önemli bir iletişim aracı Topluma ulaşmaktaki en etkin iletişim aracı Bir yandan dünyadan bilgilere ulaşırken, diğer yandan da kuruluşların kendini ve faaliyetlerini kamuoyuna ulaştırmaktaki en önemli iletişim aracı

Bütün iletişim araçları gibi televizyonun da iyi ve kötü yanları var Ancak, burada en önemli nokta, bireylerin kendilerini ve çocuklarını yönlendirmedeki bilgi, beceri ve donanımı Çünkü televizyonların kitle iletişim aracı olarak bilgilendirme, haber verme, tanıtma ve eğlendirme gibi görevleri var
Günümüzde gazete, dergi ve kitap okuma seviyesinin düşüklüğü hepimizce biliniyor İletişim fakültesi öğrencileri ile çok fazla bir aradayım ve gazete okuma alışkanlığının olmadığını veya çok düşük olduğunu üzülerek görüyorum Bu ise düşünme geleneğinin ve yaratıcılığın yerleşmesine bir engel teşkil ederken, televizyon yayınlarından etkilenme oranını da çok daha yükseltiyor

Aslında televizyon bir eğlence aracı olmaktan çok daha öte, toplumun kültürünün de oluşmasında çok etkili bir araçtırTelevizyon sosyal kimliğin belirlenmesinde çok önemli bir rol oynar Bu bakımdan televizyon aracılığı ile yayılan kültür, popüler kültürün en yaygın türüdür Televizyon toplumun sosyal kimliğinin belirlenmesinde çok önemli bir rol oynar Bugün televizyon aracılığı ile yayılan popüler kültür, bizim geleneksel kültürümüzü unutturuyor Bunları unutturmak ise, toplumu şaşkınlaştırmak, yöntemsiz hale getirmektir
Televizyonların hayatımıza girmesiyle birlikte insanların hayatında elbette olumlu etkileri oldu Örneğin çocuklar televizyonda çizgi film izleyerek oyalanıyor, böylece yaramazlık yapmıyor, ya da sorun çıkarmıyor

Anne ve babalar, güncel olaylardan haberdar olmak için gazete okumak zorunda kalmıyor, saat başı yayınlanan haber programlarını takip edebiliyor, film izleyebiliyor, müzik dinleyebiliyor, belgesel programları izleyerek bilgi sahibi oluyor, hayranı olduğumuz sanatçıların özel hayatlarına girebiliyor, yeni çıkan ürünleri takip edebiliyor kısacası arzu ettiğimiz her şeyi ve herkesi evlerimizde konuk edebiliyoruz
Peki bize bunca şey kazandıran yayınlar, neden son yıllarda bazı tepkiler alır oldu? Bizleri bu derece bilgilendirdiğini gördüğümüz yayınlar acaba bize zarar mı veriyorlar? Her yaştan insanın hayranlıkla izlediği dizilerin, merakla takip ettiğimiz magazin programlarının, bilgilendirici ve eğlenceli haber bültenlerinin, eş arayan, sesini, dansını ispat etmek isteyen kişiler için yarışmalar, aile sorunlarını anlatmak isteyenler için kadın programların toplumdaki etkileri neler ve en çok kimleri etki altında?

Televizyon ve Çocuk

Televizyon yayınlarından en çok etkilenen kuşkusuz çocuklardır Televizyonda işlenen tüm konuları yetişkinler gibi algılayamamakta ve yetişkinlerden farklı şekillerde etkilenmektedirler Televizyon kullanım nedenlerine bakıldığında da çocuklar ile yetişkinler arasında farklılıklar görülmektedir Yetişkinlerin çoğu televizyonu eğlenmek amacıyla izlerken, çocuklar ise eğlendirici buldukları televizyonu dünyayı tanımak ve anlamak için izlemektedirler

Çocuklar kurmaca ve gerçek arasındaki farkı çoğu kez yetişkinler kadar kolay bir biçimde algılayamamaktadırlar Birçok açıdan çocuklar televizyon karşısında yetişkinlere oranla daha korumasız durumdadırlar Olaya bu açıdan bakıldığında zararlı çıkanlar çocuklar gibi görülmektedir Çocuklar kendi yerlerini öğrenmek amacıyla içinde yaşadıkları toplumu gözlemlemektedirler Çocuklar bu gözleme eylemini gerçekleştirirken yetişkinlerden yeterince yardım alamamakta bunun yerine televizyona yönelmektedirler Ancak bu yönelme televizyonun çocuk davranışları üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermez

Televizyon yayınları en yıkıcı etkisini, etkiye en fazla açık durumdaki çocuklar ve gençler üzerinde gösteriyor Şiddet onların davranışlarına, sözlerine, oyunlarına yansıyor Çocukların küçük yaşlardan itibaren 12 – 13 yaşlarına kadar çizgi film izledikleri, bunun yanı sıra erişkinler için yapılan televizyon yayınlarını da izledikleri düşünüldüğünde çocukların yoğun olarak televizyonun etkisi altında kaldığı görülüyor

Televizyonun Yetişkinlere ve Kültüre Etkisi
Kitle iletişim araçları, bir yandan geleneksel kültürlerde ve değerlerde değişikliklere sebep olurken, bir yandan da hâkim güçlerin ürettiği medya kültürünün, egemen bir kültür haline gelmesinde önemli bir rol üstlenmiştir Bu yeni kültürün adı, popüler kültürdür Kitle iletişim araçlarının hızla gelişmesi sayesinde, her yerde ve herkes için hazır olan bu kültür, sınır tanımayan argo kültürüne veya hâkim bir dünya kültürüne (global kültüre) dönüşmektedir

Televizyon yayınlarıyla ilgili önemli bir nokta da, bunların toplumda belli fikirleri "yaygın görüş" hâline getirmesidir Televizyonlar, bazı fikirlerin toplum tarafından kabulünü sağlamakta, belli konularda aynı şekilde düşünenlerin sayısını yükseltmektedir Yapılan bir araştırma Türkiye'de "yaygın görüşün" oluşmasında televizyonun % 50 nispetinde rol oynadığını ortaya koymaktadır Diğer bir husus ise, bizzat bazı televizyon kanallarının yaydığı bazı görüşlerin toplumda benimsendiği gerçeğidir Buna karşılık televizyon karşısında geçirilen saatlerde giderek artmaktadır

Yani toplum, içinde yaşamadığı bir hayatı, günde en az 4-5 saat seyretmek zorunda kalmaktadır Böylece televizyon başka bir dünyanın kültürünü topluma ekmekte ve hasadını beklemektedir
TV yayıncılığı sadece dizi üzerine kurulamaz Televizyon çocuk, yaşlı, kadın, erkek çok geniş kitleye seslenir Toplumun tek ihtiyacı dizi değildir Televizyon, izleyiciye çeşitlilik sunmak zorundadır Çünkü televizyon sinema değildir Televizyon stüdyo demektir İnteraktif ilişki demektir

Ayrıca, çocuklar ve yetişkinlerin televizyon programlarını değerlendirmeleri çok farklı Televizyonda gösterilen yaşam ile gerçek yaşam çok farklı, aslında bunu herkes biliyor Ama büyülü, hareketli, şaşalı, zengin yaşama karşı modaya karşı ne yapmalıyız?

Amerikalılar buna bir isim bulmuşlar “The Beautiful People Syndrome” Çok televizyon seyrettiğinizde ne oluyor, oradaki yaşama inanıyoruz, bekliyoruz, sıradan bireyleriz ama televizyon yıldızları gibi görünmeye başlıyoruz TV mi yaşamı taklit ediyor? Yaşam mı televizyonu taklit ediyor/ veya ikisi birden mi oluyor? Televizyonun çizdiği insan görünümü, güzel, akıllı, sağlıklı, yaratıcı, anlayışlı, heyecanlı, pratik, özelliklere sahip, kötü bir görünüm yok Kim seyrederse de buna inanıyor Saatlerce televizyon seyretmeden sonra, yakışıklı, güzel, ince, sevimli karakterler, yazarlardan, şairlerden, politikacılardan çok daha şöhretli ve öğretmenden, polisten, doktordan çok daha önemli oluyor Güzel bayan ve yakışıklı erkek tiplerinin standartlaşması, buna ulaşamayan kişilerde psikolojik bozukluğa sebep oluyor

Bunun sonucu nedir? Mutsuz bireyler, mutsuz bir toplum

Sonuç Olarak,
Yüzlerce yabancı tv yayınının seyredildiği, küreselleşmenin yaygınlaştığı günümüzde kendi değerlerini ve güzelliklerini koruyan, geliştiren bir toplum olmanın önemi çok büyük
Bu konuda Türk televizyonları ciddi bir strateji geliştirerek, bu alanda uluslararası rekabete dayanabilir hale gelmesi gerekmektedir
Türk toplumunun kimliğini koruyabilmesi, kendi kültür, sanat, tarih ve diline sahip çıkması, ile ancak mümkün olabilir
Televizyon ve toplum iletişimindeki en önemli konu, toplum değerlerini koruyan, anlatan yerleştiren kavramların iyi işlenmesi
Bugün dünyada etik kavramı bütün çalışmalarda ilk sıralarda yer alıyor Bunun temelinde ise bireysel değerler ve bireysel etik kavramı yer alıyor Yayınlarda yer alan Türkçe’nin kullanımındaki bozukluklar ve argo kullanımı, kişiler arası iletişimdeki bozukluklar, şiddet, cinsellik ve manevi değerlerin kullanımdaki uçurumlar birey olarak hepimizi etkiliyor Ancak, çocukları yani toplulumuzun gelecekteki bireylerini çok daha fazla etkiliyor Televizyon programlarının, bilgilendirme yanının daha artırılması ve dizilerdeki iletişimlerde ve ilişkilerde bireysel ve toplumsal değerlerimize sahip çıkılması önem kazanıyor

Tabi burada anne ve babalara da görev düşüyor, çocuklarını gündüz programlarını dahi kontrollü seyrettirmeleri önemli Bu arada akıllı işaretlerin ülkemizde de başlaması ve uygulanmasındaki çabaları nedeniyle RTÜK yetkililerine teşekkür etmek istiyorum, önemli bir başlangıç yapıldığını düşünüyorum
Cevap
Misafir22:15, 16 Şubat 2012 
hadi acelem var cewap bekliom
Cevap
Misafir14:12, 14 Şubat 2013 
biraz daha yazın. Sizin yazdıklarınız güzel ama kısa
Cevap
Misafir14:16, 14 Şubat 2013 
Televizyonun Hayatımızda ve Çevremizde Yaptığı Değişiklikler

Teknolojik ürünler günümüzde hayatımızın çoğu anında kullandığımız elektrikli aletlerden meydana gelmektedir. Televizyon da bize dünyada olup biten olayları aktarmada etkili olan bir kitle iletişim aracıdır. Televizyon, görsel ve işitsel duyulara yönelik bir kitle iletişim aracı olması nedeniyle hem olumlu hem de olumsuz etkilere sahip olabilmektedir. Televizyon yaşamımızda en az yazılı medya kadar etkilidir.
Televizyonun insana sağladığı yararlar arasında yeni bilgiler öğretmesi, hayal gücünü geliştirmesi, boş zamanları değerlendirmekte kullanılması söylenebilir. Zararları arasında ise fazla tv izlemenin insanları sosyallikten uzaklaştırdığı, obeziteye neden olduğu söylenebilir. İzlediğimiz programları bize yarar sağlamasına göre seçmeliyiz.
Cevap
12
«Önceki KonuSonraki Konu»
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adınız:
Doğrulama
Mesaj:
Tüm Soru-Cevap Konuları
Benzer Konular
Atatürk'ün hayatımızdaki yeri ve önemi nedir?
Mevsimlerin meydana getirdiği değişiklikler nelerdir?
Su cenderelerinin hayatımızdaki yeri ve önemi nedir?
Müziğin hayatımızdaki yeri nedir?
Atatürk'ün Türk eğitime sistemine getirdiği değişiklikler nedir?