Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 12 Mart 2010 (22:18) tarihinde açılmıştır.
8456 kez görüntülenmiş, 9 cevap yazılmış ve son mesaj 17 Mart 2014 (18:53) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 12 Mart 2010, 22:18

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
dünyanın şekli ve yerini söylermisiniz
En iyi cevap Daisy-BT tarafından gönderildi

Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

dünyanın şekli ve yerini söylermisiniz

Dünya'nın şekli:
Dünya'nın üzerindeki topografik oluşumlar ve kendi ekseni etrafındaki eksantrik hareketi nedeniyle düzgün bir geometrisi yoktur. Geoibs bir biçimdedir, fakat ekvatordaki yarıçapı kutuplardaki yarıçapından fazladır. Bu kutuplarından basık özel küresel geometrik şekil jeoit yani "Dünya şekli" diye adlandırılır. Referans küremsinin ortalama çapı 12.742 km'dir (~40.000 km/π). Yer'in ekseni etrafında dönmesi ekvatorun dışarı doğru biraz fırlamasına neden olduğu için ekvatorun çapı, kutupları birleştiren çaptan 43 km daha uzundur. Ortalamadan en büyük sapmalar, Everest Dağı (denizden 8.848 m yüksekte) ve Mariana Çukuru dur (deniz seviyesinin 10.924 m altı). Dolayısıyla ideal bir elipsoide kıyasla Yer'in %0,17'lik toleransı vardır. Ekvatorun şişkinliği yüzünden Yer'in merkezinden en yüksek nokta aslında ekvatordadır.


Dünya ,evrende Güneş Sistemi içinde yer almaktadır. Güneş Sistemi'nin Güneş'e uzaklık açısından üçüncü sıradaki gezegenidir. Üzerinde yaşam barındırdığı bilinen tek doğal gök cismidir. Katı ya da 'kaya' ağırlıklı yapısı nedeniyle üyesi bulunduğu yer benzeri gezegenler grubuna adını vermiştir. Bu gezegen grubunun kütle ve hacim açısından en büyük üyesidir. Büyüklükte, Güneş Sistemi'nin 8 gezegeni arasında gaz devlerinin büyük farkla arkasından gelerek beşinci sıraya yerleşir. Tek doğal uydusu Ay' dır.

Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 12 Mart 2010, 23:03

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

dünyanın şekli ve yerini söylermisiniz

Dünya'nın şekli:
Dünya'nın üzerindeki topografik oluşumlar ve kendi ekseni etrafındaki eksantrik hareketi nedeniyle düzgün bir geometrisi yoktur. Geoibs bir biçimdedir, fakat ekvatordaki yarıçapı kutuplardaki yarıçapından fazladır. Bu kutuplarından basık özel küresel geometrik şekil jeoit yani "Dünya şekli" diye adlandırılır. Referans küremsinin ortalama çapı 12.742 km'dir (~40.000 km/π). Yer'in ekseni etrafında dönmesi ekvatorun dışarı doğru biraz fırlamasına neden olduğu için ekvatorun çapı, kutupları birleştiren çaptan 43 km daha uzundur. Ortalamadan en büyük sapmalar, Everest Dağı (denizden 8.848 m yüksekte) ve Mariana Çukuru dur (deniz seviyesinin 10.924 m altı). Dolayısıyla ideal bir elipsoide kıyasla Yer'in %0,17'lik toleransı vardır. Ekvatorun şişkinliği yüzünden Yer'in merkezinden en yüksek nokta aslında ekvatordadır.


Dünya ,evrende Güneş Sistemi içinde yer almaktadır. Güneş Sistemi'nin Güneş'e uzaklık açısından üçüncü sıradaki gezegenidir. Üzerinde yaşam barındırdığı bilinen tek doğal gök cismidir. Katı ya da 'kaya' ağırlıklı yapısı nedeniyle üyesi bulunduğu yer benzeri gezegenler grubuna adını vermiştir. Bu gezegen grubunun kütle ve hacim açısından en büyük üyesidir. Büyüklükte, Güneş Sistemi'nin 8 gezegeni arasında gaz devlerinin büyük farkla arkasından gelerek beşinci sıraya yerleşir. Tek doğal uydusu Ay' dır.

Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 19:26

Dünyanın şekli nasıldır?

#3 (link)
aqrasif'deli
Ziyaretçi
aqrasif'deli - avatarı
dünyanın şekli hakkında bildikleriniz nelerdir
Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 21:51

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
_KleopatrA_
Ziyaretçi
_KleopatrA_ - avatarı
Alıntı:
aqrasif'deli adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

dünyanın şekli hakkında bildikleriniz nelerdir
Dünya'nın kutuplardan basık ekvatordan şişkince haline''GEOİT'' denir.

Dünya'nın Küresel Şekli ve Sonuçları

Dünya'nın Şekli
conceptkleofinalcopy


Dünya'nın şekli eğer düz olsaydı, Güneş tüm paralellere dik ve aynı açıda düşecekti ve buna bağlı olarak ekvatordan kutuplara doğru sıcaklık değişiklikleri olmayacak ve yaşanmayacaktı.
Dünya'nın şeklinden dolayı (kutuplardan basık-ekvatordan şişkin) ekvatordan kutuplara doğru Güneş'in düşme açısı küçülür ve sıcaklık değişiklikleri yaşanır.
  • Güneş ışınları Ekvator'a daha kısa yolla ulaşır ve bu nedenle ekvator daha sıcaktır
  • Güneş ışınları kutuplara daha uzun yol kat ederek ulaşır. Atmosferde izlediği yol arttıkça tutulma daha da artacağından, kutuplarda sıcaklık azalır.

Dünya'nın Küresel Şeklinin Sonuçları


  1. Ekvator'dan kutuplara gidildikçe, Güneş ışınlarının düşme açısı küçülür. Buna bağlı olarak sıcaklık kuşakları ortaya çıkar. (Sıcak, ılıman, soğuk kuşak oluşur). Güneş ışınları, Ekvator'a dik kutuplara eğik açıyla gelir.
  2. Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe iklim, doğal bitki örtüsü, buharlaşma, akarsu özellikleri, yağış, tuzluluk değişir. En önemli sonuçlarından biridir.
  3. Paralellerin boyları ekvatordan kutuplara doğru küçülür.
  4. Dünya 1 günde (24 saatte) kendi ekseni etrafında batıdan doğuya döner. Çizgisel hız ekvatordan kutuplara doğru azalır.
  5. Meridyen aralıkları ekvatordan kutuplara doğru daralır.
  6. Harita yapımında bozulmalar olur ve hiç bir harita gerçeği tamamen yansıtamaz.

  • Not: Ekvator ve kutup karşılaştırılması yapılan herhangi bir durum genelde Dünya'nın küresel şekliyle alakalıdır.
Rapor Et
Eski 29 Nisan 2011, 08:49

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Dünyamız Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldız sistemlerinden güneş sisteminde yer alır. Bütün gezegenler elips şeklinde bir yörüngede hareket ederler.

AY VE ÖZELLİKLERİ

Ay dünyamızın 1/50’si kadardır. Bu sebeple Ayda yerçekimi azdır (dünyadakinin 1/6’sı kadardır).

Ayda atmosfer yoktur. Bunun sonucunda; hava ve su yoktur. Meteorolojik olay (iklim) görülmez. Meteorlar doğrudan ay yüzeyine düşer. Sonuçta büyük krater çukurlukları oluşmuştur. Günlük sıcaklık farkı fazladır. Bu sebeple mekanik çözülme fazladır. Canlı hayatı yoktur. İç ısısını kaybetmiştir. Bundan dolayı volkanik olay görülmez.

AYIN HAREKETLERİ

1) Kendi ekseni çevresindeki hareketi

2) Dünya çevresindeki hareketi

3) Dünya ile birlikte güneş çevresindeki hareketi

*** Ay hem kendi hem de dünya çevresindeki bir turunu aynı sürede (29,5 gün) tamamladığı için dünyadan ayın sürekli aynı yüzeyi görülür.

Ay günü: Dünyadaki herhangi bir meridyenin ard arda iki kez Ayın karşısından geçinceye kadar geçen süredir. Bu süre 24 saat 50 dakikadır.

Güneş günü: 24 saattir.

*** Ay günü ile güneş günü arasındaki zaman farkından dolayı bir yerde Ay her gün bir önceki güne göre daha geç gözlenir ve gel-git olayı daha geç oluşur.

AYIN EVRELERİ

Ayın aydınlık yüzünün dünyadan görünüşünde bir ay boyunca meydana gelen değişikliklerdir.

Yeniay ve dolunay evrelerinde büyük gel-git yaşanır. Sebebi dünya, ay ve güneşin aynı doğrultuda olmasıdır. İlk ve son dördünde ise küçük gel-git yaşanır.

Güneş tutulması, Ayın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanmasıneticesinde meydana gelir.Tutulmanın olabilmesi için, Ayın, Dünya etrafındaki yörüngesiyle Dünyanın Güneş etrafındaki yörüngesinin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya bu noktalar civarında (Yeniay safhasında) bulunması gerekir.

Bilindiği üzere bir yıl içerisinde Ay, Dünya etrafında 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ayın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ayın yörünge düzlemi ileDünya’nınki arasında yaklaşık 5° 9’ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ayın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşması engellenmiş olur. Nitekim bir yılda en az iki, en çokbeş Güneştutulması meydana gelebilir.

Ay dünya etrafındaki yörüngesini tamamlarken, dünyanın güneş ve ay arasında kalmasına neden olabilir. Bu durumda ay yüzeyine düşen güneş ışınları dünya tarafından engellenmiş olur. Karanlıkta kalan ay kısa süreli de olsa dünyadan gözlenemez bu olaya ay tutulması adı verilir. Bulutsuz bir gecede çıplak gözle rahatlıkla fark edilebilen bu olay, güneş tutulmasına göre, dünya yüzeyinde daha geniş bir alandan gözlenebilir. Ay tutulmasının dünya yüzeyinden gözlenebildiği alan dünyanın yarısından 24º kadar fazladır.

DÜNYANIN ŞEKLİ VE SONUÇLARI

Dünyamızın Ekvatorda şişkin, Kutuplarda basık olan kendine has şeklineGEOİD denir.

DÜNYANIN BOYUTLARI

Ekvator çevresi: 40.076 km

Kutuplar çevresi: 40.009 km

Ekvator yarıçapı: 6378 km

Kutuplar yarıçapı: 6357 km

Karalar yüzölçümü:149 milyon km2(%29)

Denizler yüzölçümü: 361 milyon km2(%71)

KYK’de karalar %39 denizler %61

GYK’de ise karalar %19 denizler %81 dir.

DÜNYANIN ŞEKLİNİN SONUÇLARI

Ekvatorun uzunluğu tam dairelik bir meridyenin uzunluğundan fazladır.

Paralellerin uzunluğu kutuplara doğru azalır.

İki meridyen arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalır.

Güneş ışınlarının düşme açısı kutuplara doğru azalır.

Yer şekilleri haritaya gerçeğe tam uygun olarak aktarılamaz.

Aynı anda Dünyanın yarısı aydınlık (gündüz) yarısı karanlık (gece) olur.

Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.

Yer çekimi kutuplara doğru artar.

Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.

Yer çekimi kutuplara doğru artar.

DÜNYANIN HAREKETLERİ VE SONUÇLARI


Gece gündüz olayı ardalanır (birbirini takip eder).

Güneş ışınlarının düşme açısı günün her saatine göre değişir.

Yerel saat farkları oluşur.

Günlük sıcaklık farkları oluşur. Buna bağlı olarak meltem rüzgarları oluşur. Mekanik çözülme olur.

Sürekli rüzgarların esme yönünde sapmalar olur.

Okyanus akıntılarında sapmalar ve halkalar olur.

Dinamik basınç merkezleri oluşur. Yönler belirlenir. Fotosentez meydana gelir.

DÜNYANIN EKSENİ ÇEVRESİNDE DÖNÜŞÜNDE DOĞAN HIZLAR

1) ÇİZGİSEL HIZ VE SONUÇLARI (Enleme bağlı)

Çizgisel hız en fazla Ekvator üzerindedir (1670 km/h) . Bu hız kutuplara doğru azalır. Bunun sonucunda;

Güneşin doğuş ve batış süresi kutuplara doğru uzar.

Gece gündüz arasındaki fark kutuplara doğru artar.

Atmosferin kalınlığı Ekvatorda fazla, kutuplarda azdır.

Ekvatorda yerçekimi az, kutuplarda fazladır.

2) AÇISAL HIZ VE SONUÇLARI (Boylama bağlı)

Dünyanın açısal hızı;

24 saatte: 360°
1 saatte : 15°
4 dakikada :1° dir.

*** Açısal hız her enlemde aynıdır. Açısal hız sonucunda yerel saat farkları oluşur.

DÜNYANIN YILLIK HAREKETİ VE SONUÇLARI

Dünyanın güneş çevresinde dönerken izlediği yola yörünge, meydana getirdiği düzleme de yörünge düzlemi (ekliptik düzlem) denir. Dünyamızın yörüngesi elips biçimindedir.

ELİPS BİÇİMİNDEKİ YÖRÜNGENİN SONUÇLARI

Dünyamız güneşe bazen yaklaşır, bazen güneşten uzaklaşır. Dünyanın güneşe en yakın olduğu tarih 3 ocaktır. En uzakta olduğu tarih ise 4 temmuzdur.

Dünya güneşe yaklaşınca güneşin çekim kuvveti artar. Böylece dünya güneş çevresinde daha hızlı dönmeye başlar. Sonuçta şubat ayı 28 gündür. Yani K.Y.K ‘de kış mevsimi iki gün kısa olmaktadır.

Dünya güneşten uzaklaşınca çekim kuvveti ve hız azalır. Sonuçta yaz mevsimi K.Y.K.’de iki gün daha uzun olmaktadır.

*** Kısacası elipsoid yörünge mevsim sürelerinin farklı olmasında etkilidir. Dünyamızın yörüngesi daire biçiminde olsaydı; mevsim süreleri birbirine eşit olacaktı.

EKSEN EĞİKLİĞİ VE SONUÇLARI

(Ekvator düzlemi ile ekliptik arasında 23°27' , yer ekseni ile ekliptik arasında 66°33' açı olması)

Dönenceler meydana gelir. Dönence: kuzey ve güney yarım kürelerde güneş ışınlarının en son dik geldiği noktalara denir.

Matematik iklim kuşakları oluşur.

Güneş ışınlarının düşme açısı yıl boyunca değişir. Güneş ışınları yıl içinde dönencelere birer kez, dönenceler arasına da ikişer kez dik açıyla düşerler. Dönenceler dışında hiçbir yere güneş ışınları dik olarak düşmez.


Mevsimler oluşur. Dört mevsimin tek yaşandığı kuşak ılıman kuşaktır. Sebebi: güneş ışınlarının düşme açısında yıl boyunca değişikliğin fazla olmasıdır.

Aynı tarihlerde kuzey ve güney yarımkürelerde farklı mevsim yaşanması.

Gece gündüz uzunluğunun sürekli değişmesi.

Güneşin doğuş ve batış konumu ile saatinin değişmesi.

Muson rüzgarlarının oluşması.

Aydınlanma dairesinin sürekli değişmesi.

Kutup bölgelerinde 24 saatten uzun gece ve gündüzlerin oluşması. Örnek: Kutup noktalarında 6 ay gündüz, 6 ay gece yaşanması.

*** Dönence ve matematik iklim kuşaklarının oluşmasında sadece eksen eğikliği etkilidir. Diğerlerinin oluşmasında eksen eğikliği ile birlikte yıllık hareketin de etkisi vardır.

EKSEN EĞİKLİĞİ OLMASAYDI; (Ekvator düzlemi ile ekliptik üst üste çakışsaydı veya yer ekseni ekliptiği dik olarak kesseydi)

Dönenceler oluşmazdı.

Mevsim değişmesi olmazdı.

Güneş ışınları sadece Ekvatora dik gelirdi.

Aydınlanma dairesi sürekli kutup noktalarına teğet geçerdi.

Gece gündüz süreleri birbirine eşit olurdu.

Güneşin doğuş-batış konumu ve saati değişmezdi.

EKSEN EĞİKLİĞİ 20°OLSAYDI:

Güneş ışınlarının dik geldiği alan daralırdı.

Kutup kuşağı ve tropikal kuşağın alanları daralırken, ılıman kuşak genişlerdi.

Yurdumuzda yazlar daha serin, kışlar daha ılık olurdu.

Kutup ve ılıman kuşakta sıcaklık ortalaması azalırken tropikal kuşakta sıcaklık ortalaması artardı.

Gece-gündüz arasındaki zaman farkı azalırdı.

Eksen eğikliğinin 23°27' dan daha büyük olması durumunda yukarıdakilerin tam tersi bir durum yaşanırdı.

Dünyanın şekli hakkında bilgi

Dünyanın, Güneşten koptuktan sonra kendi ekseni etrafında oldukca hızlı sayılacak bir şekilde dönmesiyle oluşan "merkezkaç" kuvveti yerin, Ekvator
EKVATOR » Alm. Aquator (m), Fr. Equateur (m), İng. Equator. Yer küresinin karşılıklı kutuplarının tam ortasından geçtiği kabul edilen büyük çember. Ekvator sıfır derece enlem çizgisi olarak da bilinir. Bu çember güney ve kuzey yarım küreleri birbirinden ayırır. Ekvator düzlemi, dünyânın merkezinden geçe... | Bilgi
kısmının şişkin, kutuplar tarafının basık olmasına neden olmuştur. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönerken kazandığı şekil hiç bir geometrik şekle benzemez. Dünyamızın bu özel, kendine özgü şekline "Geoid" (Jeoid) denilmiştir. Ancak pratik bilgi olarak Dünyanın şeklinin yuvarlak veya küre biçiminde olduğu kabul edilmektedir.

Dünyanın, Güneşten koptuktan sonra kendi ekseni etrafında oldukça hızlı sayılacak bir şekilde dönmesiyle oluşan "merkezkaç" kuvveti yerin, Ekvator kısmının şişkin, kutuplar tarafının basık olmasına neden olmuştur. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönerken kazandığı şekil hiç bir geometrik şekle benzemez. Dünyamızın bu özel, kendine özgü şekline "Geoid" (Jeoid) denilmiştir. Ancak pratik bilgi olarak Dünyanın şeklinin yuvarlak veya küre biçiminde olduğu kabul edilmektedir.
Dünya’nın şekli neye benzer?


1)Dünya’nın Şekli
Dünya’mızın şekline sınıfımıza getirdiğimiz küreden baktığımızda top gibi tam yuvarlak olmadığını görürüz.Bu şekle ve uzaydan çekilen fotoğraflara baktığımızda Dünya’mız alt ve üstten basık ortası hafif şişkin bir durumdadır.Dünya’mızın bu biçimine Geoit denir.Dünya’mızı portakala ve geceleri gördüğümüz Ay’a benzetebiliriz.
Kıyıdan uzaklaşan bir geminin önce gövdesi, sonra bacası ve daha sonra dumanı gözden kaybolur.Sürekli aynı yöne ve aynı yükseltiden uçan uçak, ilk kalktığı yere tekrar gelir.
Dünya’mız kendi ekseni etrafında dönmesi bir gün sürer.(yani 24 saat) Bu dönüş hareketinden gece gündüz oluşur.Güneş doğudan doğuyor batıdan batıyor gibi görünür.Bunun nedeni; kendi ekseni etrafında batıdan doğuya doğru dönmesidir.

Bunları bilmekte fayda var

• Güneş sistemimizde 9 gezegen bulunmaktadır. Bunlar;Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton’dur.
• Dünya’mızın alttan ve üstten basık olamsının nedeni; Dünya gaz ve toz bulutu iken yani yeni oluşmaya başlarken kendi ekseni etrafında dönüşü nedeniyle kutuplar çukurlaşmıştır. Katılaştığında da bu durum değişmemiştir.


2)Dünya’mızın Şekli İle İlgili Görüşler
Dünyanın şeklini ve hareketlerini inceleyen bilin dalına gökbilim (astronomi)denir.
Eskiden teknoloji bu kadar gelişmediği için insanlar Dünya’nın yuvarlak olduğunu bilmiyorlardı.İnsanlar Dünya’yı düz bir tepsi gibi ya da öküzün boynuzları üzerinde duran bir nesne olarak biliyorlardı.Bazı bilim adamları Dünya yuvarlak dese de insanlar, eğer yuvarlaksa aşağı kısımda kalanlar neden düşmüyorlar gibi sözler söylüyorlardı.Ancak Bilim geliştikçe Dünya’nın yuvarlaklığı da daha güzel anlaşılır oldu.Bununla alakalı incelemeler yapan kişiler aşağıda verilmiştir.


Gökbilimi ile ilgilenen bilim adamlarından bazıları şunlardır;

• Pisagor,MÖ 590 lı yıllarda Dünyanın güneş etrafında döndüğünü ve Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri süren ilk kişiydi.Ancak Pisagor’un bu dediğine bilimle uğraşan kişilerin dışında inanan olmamıştı.Pisagor’dan İki Yüzyıl Sonra Aristo, gözlemleri sonunda Dünya’nın yuvarlak olduğunu kanıtladı.
• Biruni:972-1050 yılları arasında Dünyanın küre şeklinde olduğunu yer çekiminin varlığını ortaya koydu.
• Macellanünyanın çevresini dolaşan ilk denizcidir.
• Maceraperes bir denizci olan Kristof Kolomb Dünya’nın yuvarlak olduğunu kitaplardan okumuştu.1492 yılında 3 küçük gemi ile birlikte yola çıktı.Devamlı batıya doğru gitti.Hindistan’a ulaştığını zannetti ama gittiği yer Amerika kıtasıydı.Eğer dünya yuvarlaksa yönünü değiştirmeden başladığı yere tekrar geleceğini biliyordu.Ama bunu başaramadan öldü.Ancak gemilerinde bir tanesi yola devam etti.Böylece Dünya’da tam tur atılmış oldu.

Dünyamızın Şeklinin Yuvarlak olduğunu kanıtlayan olaylar:

• Güneş doğarken yada batarken yavaş yavaş doğar ve batar .Eğer dünya düz olsaydı,birden bire doğar ve batardı.
• Yaklaşan bir gemiyi izlediğimizde geminin önce bayrağını yaklaştıkça direğini ve sonradan da teknesini görürüz.Eğer dünya düz olsaydı.her Yerden geminin tamamını görürdük.
• Dünyanın her hangi bir yerinden hareket eden uçak hep aynı yöne giderse yine hareket ettiği noktaya gelir.Çünkü dünyanın şekli küreye benzer.
• Uzaydan çekilmiş fotoğraflar incelendiğinde Dünyanın aslında tam bir küre olmadığı alttan ve üstten hafif basık olduğu görülmüştür
Rapor Et
Eski 29 Nisan 2011, 08:58

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Uzay madde ve Boşlukta yer kaplayan, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey maddedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.enerjiden meydana gelen bir sistemdir. Kainattaki madde; Alm. Energie (f), Fr. Energie (f), İng. Energy. İş yapabilme kâbiliyeti. Enerji kelimesi “kudret” yerine kullanılmaktadır. Bir sistemin enerjisi, o sistemin yapabileceği âzamî iştir. İş, fizikte bir cisme, bir kuvvetin tesiri ile yol aldırma, yerini değiştirme şeklinde târif edilir. İş , kuvvet ve kuvvet etkisiyle cismin aldığı yol (x) ile gösterilirse, W= F.x olur. Kuvvet tatbik edilen cisimlerin hızları değişir. Bütün hareketli cisimler, hıza sâhip oldukları için, aynı zamanda yukarıdak
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Güneş, Güneş, Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldızdır. Orta büyüklükte olan Güneş tek başına Güneş Sistemi'nin kütlesinin % 99,8'ini oluşturur. Geri kalan kütle Güneş'in çevresinde dönen gezegenler, asteroitler, göktaşları, kuyrukluyıldızlar ve kozmik tozdan oluşur. Günışığı şeklinde Güneş'ten yayılan enerji, fotosentez yoluyla Dünya üzerisindeki hayatın hemen hemen tamamının varolmasını sağlar ve Dünya'nın iklimiyle hava durumunun üzerinde önemli etkilerde bulunur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.gezegenler, Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad. Gezegenler, güneş çevresinde dönen gök cisimleridir. Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar. Gezegenlerin, Güneş'e olan uzaklıkları değişiktir. Bu sebeple, uzaklıklara göre değişen büyüklükte bir elips üzerinde dolanırlar. Her yıldızın, Güneş etrafında donanma süresi başka başkadır. Güneş etrafında, belli başlı dokuz gezegen dolanır. Bun
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.yıldızlar,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.galaksiler,
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.astroidler ve Güneş sistemi'nde, çoğunlukla Mars ve Jüpiter arasındaki astroid kuşağında bulunan, ama bazıları (örneğin Apollo astroidleri) Dünya'nın yörüngesiyle kesişen yörüngelerde ilerleyen, çapları üçyüz kilometre kadar olabilen kaya parçaları.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.meteorlardan meydana gelen hacimli ve kütleli gök cisimlerinin tamamıdır. bkz. Göktaşı
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Dünya ve diğer bütün gök cisimlerinin de içinde yer aldığı sonsuz olarak kabul edilen boşluğa Uzay (evren) denir. Uzayda yeryüzündeki kanun ve prensipler büyük ölçüde değişir. Uzaydaki uzunluklar uzaya has bir ölçü birimi olan ışık yılı ile ölçülür. Işığın bir yılda aldığı yola ışık yılı denir. Işık saniyede 300 000 km, yılda yaklaşık 100 milyar km yol alır.

Kainat; uzayı içine alan sınırsız ve sonsuz mesafelere kadar uzanan, Dünya, Güneş Sisteminde bir gezegen. Çapı 12.756km, kütlesi 5,97x1024 kg’dir. Güneş’e uzaklığı 149.597.890 km’dir. Güneş’in etrafında 365,25, kendi etrafında ise 1 günde döner. Ortalama yüzey sıcaklığı 15 derecedir.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.zaman boyutu ile birlikte düşünülmesi gereken Zaman Değişmekte olan bir standart hadiseyle kıyaslanarak ölçülen; başlangıç ve son kabul edilebilecek iki hadise veya vakit arasında geçen müddet (süre). Zamanın ölçülmesinde ekseriya bir sarkacın salınımı, dünyanın dönüşü veya bir elektromanyetik radyasyonun titreşimi gibi devri (periyodik) bir hadise esas alınır. SI (Systeme International) birim sisteminde zaman birimi olan saniye, sezyum elementinin tayfındaki çizgiler kullanılarak tespit edilmektedir. Buna göre 1 saniye (1 s) sezyum
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.geometrik bir sistem olarak kabul edilmektedir.

Uzayda gök cisimleri henüz Geometri eski adı Hendese, Alm. Geometrie (f), Fr. Geometrie (f), İng. Geometry. Uzayı ve uzayda tasarlanabilen şekilleri ve cisimleri inceleyen matematik dalı. Yunanca bir kelime olan geometri, kelime anlamı olarak yerin ölçülmesi demektir. Geometri çok eski çağlardan beri vardı. Ancak geometri ismi, bu ilmin ilk sistematik hâle gelmeye başladığı eski Yunanlılarda verilmiş olup, aksiyomatik bir ilim hâline gelmesine rağmen, halen kullanılmaktadır.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.bilimin tam olarak açıklayamadığı düzenli ve uyumlu sistemler oluştururlar. Uzayda sayısı ve özellikleri tam olarak bilinmeyen milyarlarca gök cismi bulunmaktadır.

İçinde milyonlarca gök cismini bulunduran gök sistemlerine galaksi denir. Uzayda yaklaşık 100 milyar galaksi olduğu tahmin edilmektedir. Her galakside ortalama 100 milyar galaksiden oluşmaktadır. Güneş sisteminin de içinde olduğu Samanyolu galaksisi yaklaşık 200 milyar yıldızdan oluşur. Samanyolu galaksisinin genişliği yaklaşık 100 000 ışık yılı kadardır.

Kızgın gazlardan oluşan ve çevresine ısı ve ışık yayan gök cisimlerine yıldız denir.

Kendileri ısı ve ışığını kendisi üretmeyen ancak Güneş’ten aldıkları enerjiyi çevresine yayan soğuyup katılaşmış gök cisimlerine gezegen denir.

Gezegenlerin çekim etkisinde kalarak onların çevresinde dönen, Güneş'ten aldıkları ışığı yansıtan, bağlı oldukları gezegenlerden daha küçük olan gök cisimlerine uydu denir.

Binlerce göktaşının bir araya gelmesiyle oluşan ve Güneş'ten aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerine kuyruklu yıldız denir. Kendileri ısı ve ışık üretmediklerinden yıldız değillerdir. Güneşin yakınına gelmedikçe görülmezler. En çok tanınanı Halley Kuyruklu Yıldızıdır. Güneş çevresindeki bir turunu 76 yılda tamamlar.

Uzayda başıboş gezen gök taşlarına meteor denir. Bunların belli bir yörüngesi yoktur. Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakılırsa, sanki bir yıldızın kopup düşmesi gibi parıltılı bir yol çizerek düştüğü görülür. Dünya atmosferine giren meteorlar saatte binlerce kilometrelik hızları nedeniyle atmosfer içerisinde sürtünme etkisiyle sıcaklıkları 2000 °C’ye yaklaşır böylece yanarak parçalanırlar. Çok azı yere kadar ulaşır. Bu olay halk arasında yıldız kayması olarak bilinir.
Evren
Dünyayı ve bütün gezegenleri saran ve içinde milyarlarca yıldız bulunan boşluk. Yedi kat gökten birinci gökte bulunur. Bu boşluk mutlak bir boşluk olmayıp, çok az da olsa hidrojen gibi maddelerin parçacıkları bulunur (Bilim (Os. İlim, Mâlumât,. Vukûf, Mârifet, İlmî müdevven, Fen; Fr., İng. Science, Al. Wissen, Wissenschaft; İt. Scienza) Yöntemli bilgi... Önceleri bilgi terimiyle eşanlamda kullanılan bilim terimi, günümüzde olayların yasalarını bulmak amacını güden araştırmaları dile getirmektedir. Bilim, yöntemle elde edilen ve pratikle doğrulanan bilgidir. Bu yüzden de idealizmle bağdaşamaz, çünkü idealist bilgi pratikle doğrulanamaz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Plazma). Bu ise dünyada sun’i elde edilebilen bir vakumdan daha boştur. (Bkz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Vakum)

Uzaydaki yıldızlardan her biri güneş gibi gaz halindedir. Hiç birinde ne su, ne de taş, toprak, ağaç, hayvan ve insan gibi katı cisimler yoktur. Aralarındaki mesafe o kadar çoktur ki ışık yılı denen ölçü birimiyle ölçülür. Bir ışık yılı, saniyede 300.000 kilometre giden ışığın, bir yılda gittiği yoldur. Işık bir yıldızdan, komşu bir yıldıza yüzlerce ışık yılında varabilir. Her bir yıldız galaksi denen bir helezon (küme) içinde saniyede ortalama yüz kilometre hızla uçar. Dünyamızın bulunduğu güneş sistemi Samanyolu Galaksisinde bulunur. Uzay hakkındaki çalışmalar, henüz uzayın çok küçük bir kısmını kaplayan dünya atmosferini ve dünya ile güneş sistemini meydana getiren diğer gezegenler arasındaki irtibatı ihtiva etmektedir.

Halbuki uzayda Vakum Hiçbir madde bulunmayan boşluk. Pratikte böyle bir boşluk elde etmek mümkün değildir. Bu sebeple çok düşük yoğunlukta madde bulunan boşluklar da vakum veya kısmi vakum olarak kabul edilir. Kısmi vakumda kalan çok az miktardaki gazların basıncı vakum miktarını belirtir. Bu basınç daima atmosfer basıncından küçüktür. Laboratuvarlarda elde edilen en düşük vakum 10-15 atmosferdir. Bu derece bir vakumda bir metreküp hacme 30 milyar atom düşer. İdeale yakın en iyi vakum uzay boşluğunda ol
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Samanyolu gibi yüz milyonlarca Samanyolu, Güneş Sistemi'ni de içinde barındıran galaksinin adı. Şehir ışıklarından uzakta Ay'ın olmadığı açık bir gecede, gökyüzünü bir baştan öbür başa kuşatan puslu, parlak bir şeriti sık sık görebiliriz. Eski insanlar bunu sütyolu "Milkway" olarak isimlendirmişlerdir. Bugün, bu puslu şeritin Güneşin de içinde bulunduğu birkaç yüz milyon yıldızı içeren, disk şeklinde bir görünüm olduğunu biliyoruz.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.galaksi vardır. 1986 yılında sonuçlandırılan çalışmalara göre her biri en az 30 kadar galaksiden meydana gelen 4000 kadar galaksi kümesi belirlenmiştir. Galaksiler uzayda kümeler halinde bulunmakta ve bu kümeler birbirine bağlanarak uzayda bir zincir yapısı meydana getirmektedir. Galaksi kümelerinden meydana gelen bu zincir, kürevi yapılı büyük uzay boşluklarının yüzeylerinde yer almaktadır. Mesela Bootes, Coma, Pisces-Cetus bölgelerinde keşfedilen uzay boşluklarının çapları 260 milyon ışık yılı olabilmektedir.

Bu yapısıyla uzay, daha çok sabun köpüğüne benzemekte ve zincir meydana getiren galaksi kümeleri dev köpüklerin üzerinde yüzmektedir.

Bugüne kadar keşfedilmiş en büyük galaksi kümesi galaksimizden 150 milyon ışık yılı uzaklıkta olup çapı yaklaşık 250 milyon ışık yılıdır. Kütlesi 30 milyon kere milyar güneş kütlesidir. Akılalmaz büyüklükteki bu kümeye uzayın en büyük çekim merkezi de denmektedir. Samanyolunun da içinde bulunduğu galaksi kümesi en yakın kümeler olan Virgo ve Pavo kümeleri bu çekim merkezine doğru 600 km/s hızla sürüklenmektedir.

Uzay hakkında yapılan çalışmalar dünya atmosferi ve diğer gezegenlerin incelenmesi yanında, dünya yörüngesinde, çeşitli gayelerle yerleştirilen sun’i peykleri de ilgilendirir (Bkz. Galaksi Alm. Milchstrasse (f), Fr. Galaxie, İng. Galaxy. Uzayda milyonlarca yıldızın, gaz ve toz bulutlarının kümeleştiği uzay odaklarının genel adı. Gökada olarak da bilinir. Bol yıldızlı sakin bir gecede gökyüzüne bakıldığı zaman, bir uçtan diğer uca uzayan parlak bir şerit görülür. Gökyüzünün diğer kısımlarına nazaran çok daha parlak olan bu yıldızlar topluluğu, bizim galaksimiz samanyolundan başka bir şey değildir. Ancak görülebilen, Samanyolunu meyd
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Uydu). Dünya yörüngesine oturtulmadan aya, diğer gezegenlere veya uzayın derinliklerine gönderilen araçlara uzay sondası veya uzay aracı denir. Önceleri insansız olarak gönderilen bu araçlar, sonradan maymun, köpek gibi hayvanlar üzerinde uzaydaki hayat şartları hakkında yapılan denemeler neticesinde insanlı olarak da gönderilmeye başlandı. Şimdiye kadar dünya yörüngesine oturtulan sun’i peykler de dahil olmak üzere uzaya gönderilen uzay araçları binleri aşmış durumdadır. Buna rağmen yapılan çalışmalar henüz güneş sistemiyle sınırlı kalmaktadır. Aya gönderilen araçlar pekçok ilmi incelemeler yaptı, toprak nümuneleri getirdi ve ayın yüzeyine deney cihazları yerleştirdi, Merkür, Venüs, Mars, Jupiter, Satürn gibi güneş sisteminin diğer gezegenlerine gönderilen çeşitli sondalar bazılarına yumuşak iniş yapmayı, yakınlarından geçerek binlerce fotoğraf çekip, bilgi toplayarak dünyaya göndermeyi başardı. Yine bu çalışmalar neticesinde dünyanın fotoğraflarının çekilmesi, dünya yörüngesine oturtulan uzay laboratuvar ve istasyonları sayesinde yerçekimi etkisi olmadan pekçok ilmi inceleme mümkün hale geldi.

Bu laboratuvarların öncülerinden biri de Amerikalıların Skylab uzay laboratuvarıydı. İçinde bir çok deneme ve ilmi araştırma yapılan Skylab daha sonra terk edilmiş ve atmosfere girerek yanarak parçalanmıştı. Rusların ise daha çok istasyon olarak adlandırdıkları laboratuarlardan ilki olan Salyut terk edilmiş olup Skylab’ın akibetini beklemektedir.

Daha gelişmişi olan Güneş sistemindeki gezegenlerin etrafında gezegenden ayrılmadan dönen gök cismi. Uyduya peyk ismi de verilmektedir. Başlıca iki çeşit uydu veya peyk vardır. Bunlardan birincisi tabii uydudur. Bunun en güzel örneği dünyanın uydusu olan ay’dır. İkincisi ise sun’i uydudur.
...Tümünü okumak için linke tıklayınız.Mir Uzay İstasyonu ise halen kullanılmakta ve içinde birçok ilmi araştırma yanında uzayda uzun süre yaşayabilme deneyleri yapılmaktadır. Bu deneyler 21. yüzyılın başlarında gerçekleştirilmesi beklenen bkz. Mir

...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
Merih yolculuğu için büyük önem taşımaktadır. Çünkü NASA’nın 2007 yılında planladığı bu ilk gezegenlerarası uzay seyahati, gidiş-dönüş olarak tam 2,5 yıl sürebilecektir.

İnsanların uzay hakkındaki merakını gidermek için teleskoplarla rasathanelerde çok eski tarihlerde başlayan incelemeler astronomi ilminin ortaya çıkıp gelişmesini sağladı (Bkz. Astronomi). Bu ilim sayesinde pekçok bilgi toplandı. Gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngelerinin tespiti, diğer gezegenlerin yapısı ve aralarındaki mesafe mertebelerinin tahmini, hareketlerinin belirli fizik ve matematik kaideleriyle açıklanması çok eskiden beri yapılan astronomi alimlerinin çalışmalarına dayanır. Yirmi birinci yüzyıla girerken, teknoloji geliştikçe ilmi araştırmalar, askeri keşifler yapmak, haberleşme, meteoroloji, jeodezi (haritacılık), yerüstü ve yeraltı tabii kaynaklarının ve potansiyellerinin tespitinde faydalanmak üzere çeşitli sun’i peyklerin dünya yörüngesine oturtulabileceği aya ve diğer gezegenlere gidilebileceği inancından hareketle yeryüzünden dünya atmosferinin dışına çıkabilecek araçların yapımıyla günümüzdeki uzay çağı başladı. Bu düşünceyi ilk ortaya atanlar Rus K. E. Tsiolkovsky, Amerikan R.H. Goddard ve Alman H.Oberth’dir.

Böylece uzay araçlarını inceleyen Astronotik ilmi ortaya çıktı. İkinci Dünya Savaşında Almanların geliştirdiği V-2 roketleri bu teknolojinin ilk ürünleri oldu. Savaş sonunda Amerikalıların ve Rusların eline geçen bu roketlerin teknolojisinden faydalanılarak ilk defa 1957’de Ruslar ilk sun’i peyk olan Sputnik 1’i ve içinde bir köpek bulunan Sputnik 2’yi dünya yörüngesine oturtmayı başardı. Amerikalılar ise Ruslardan dört ay sonra ilk sun’i peykleri olan Explorer 1’i uzaya gönderdi. İki süper devlet arasında başlayan bu yarışı Fransa, Japonya, Çin, İngiltere gibi memleketlerin fırlattıkları peykler takip etti. İçinde insan bulunan uzay araçlarının iki süper devlette geliştirilmesine rağmen diğer ülkeler bu çok pahalı çalışmalarda kendilerini henüz daha gösteremediler. Uzay çalışmalarını Amerika’da NASA(Milli Havacılık ve Uzay Dairesi), Rusya’da Bilimler Akademisi, Avrupa’da ise bazı Avrupa devletlerinin dahil olduğu (İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, İsviçre, İsveç) ESA (Avrupa Uzay Ajansı) yürütmektedir. ESA ilk olarak ESRO (Avrupa Uzay Araştırma Teşkilatı) olarak kuruldu, sonradan bu ismi aldı. Memleketimizde bu sahada henüz bir çalışma yapılmış değildir. Fakat haberleşme, meteoroloji, yeraltı ve yerüstü tabii kaynak potansiyellerinin belirlenmesi sahalarında memletimizdeki kuruluşlar Amerika, İtalya gibi ülkelerin bilgi toplama istasyonlarından memleketimizle ilgili bilgileri elde etmek gayesiyle çalışmalar yapmaktadır. Türkiye, Fransızlara Türksat haberleşme uydusunu yaptırmış, 1994 Ocak ayında uzaya fırlatılmış, fakat havada meydana gelen bir arıza sebebiyle imha edilmiştir. Türksat iki projesi ise devam etmektedir (1994 Mart).

Astronotik
Uzaya fırlatılan gemilerin (uzay araçlarının) yapısını, çeşitli gayeler için donatılmasını, fırlatılmasını, uzayda takip edeceği yolu, uçuşun insan ve diğer canlılar üzerindeki tesirini inceleyen bir ilimdir. Uzay araçlarının şekilleri kullanıldıkları gayeye ve zamana göre değişiklikler göstermek üzere küre, koni, silindirik, mermi şeklinde veya örümcek gibi karmaşık olabilir.

Fırlatma üslerinden dev kademeli füzelerin uç kısmında fırlatılan bu araçlar içlerinde çeşitli cihazlar ve uzay adamları için lüzümlu techizatları ihtiva ederler. Dış kısmı ısı geçirmez bir izolasyon malzemesiyle kaplıdır. Dünyaya dönüşte atmosferle olan sürtünme dış cidarları akkor haline getirir. Bu yüksek sıcaklığın araç içindeki insanlara tesir etmemesi için izolasyon lüzumludur.

Araçtan dışarıyla irtibat özel pencere ve periskoplarla sağlanır. Atmosfere geri dönüşte frenlemeyi sağlayan füzeler ve paraşütler, kumanda cihazları, astronotların oturduğu özel koltuklar, astronotun pozisyonunu dünyaya gönderen kameralar, haberleşmeyi sağlayan radyo sistemleri vb. uzay gemilerinin diğer ana parçalarını teşkil eder. Astronotun önündeki bir harita ona yerin neresinde olduğunu gösterir. Yön verme füzelerine kumanda, hem astronot tarafından hem de yerdeki istasyon tarafından yapılabilir.

Uzay gemisini fırlatmak için yapılacak esas iş yerçekimi kuvvetini yenmektir. Bu da roket motorlarıyla çalışan dev füzelerle sağlanır (Bkz. Roket). Uzay gemisi bu motorların uç kısmına yerleştirilir. İlk ateşleme anında hız saatte 100 kilometre civarında olduğu halde, dünya etrafındaki bir yörüngeye oturtulabilmek için hızın saatte 25.000 kilometreyi aşması lazımdır. Yine dünya dışında yıldızlararası boşlukta, bir hedefe doğru yollanacak gemilerin, yerçekiminden kurtulabilmeleri için hızlarının 40.000 kilometreye ulaşması lazımdır. Araç yükseldikçe yerçekiminin tesiri azalır. Yaklaşık 100.000 km civarında yeryüzündeki çekimin yirmide birine düşer. Aracın yükseldikçe hızının artmasını sağlamak için roket motorlarının teşkil ettiği füze birkaç kademe halinde yapılır (daha çok üç kademe). Önce birinci kademe ateşlenir. Yakıt bitince bu kademe atılarak araç hafifleştirilir. Sonra sırayla diğer kademeler devreye girer.

Aracın az yakıt harcaması ve ucuz olması için istenen hıza çok çabuk ulaşması gerekir. Fakat bu hız artışı(ivme) aracın içindeki araçlara ve insanlı araçlarda astronotlara zarar vermemesi için sınırlanır. Mesela insanın dayanabileceği ivme, yerçekimi ivmesinin 5 veya 6 katıdır. Yerçekiminin yedi katı olan bir ivmede kanın özgül ağırlığı yaklaşık demirin özgül ağırlığı kadar olur. Bu da insan organizması için dayanılmaz bir şeydir. Bunun zararından korunmak için astronot koltuğa sırtüstü yerleştirilir ve özel elbiseler giydirilir. Ani ivmeler de insan fizyolojisini etkileyen önemli bir faktördür.

İnsan fizyolojisi bakımından karşılaşılan diğer bir problem beslenme ve solunumdur. Ağırlığın artmaması için götürülecek gıdalar ve ihtiyaç maddeleri hesaplanıp, özel olarak korunurlar. Solunum için lüzumlu oksijen şimdilik tüplerle sağlanmaktadır. Vücuttan atılan karbondioksitin güneş enerjisinden faydalanarak tekrar oksijen olarak kullanılır hale getirilmesi henüz mümkün değildir.

Bunların yanında araca çarpabilecek meteorlar, radyasyon da birer problem teşkil ederler. Neticede insan fizyolojisine tesir eden çeşitli uzay şartlarını incelemek üzere geliştirilen uzay tıbbını pekçok problem beklemektedir.

Uzay araçlarının yerden fırlatılması, yer yörüngesinde dolaşması, yerçekiminden kurtulması, gezegenlere doğru gitmesi ve dünyaya geri dönmesi için takip edeceği yollar önceden bilgisayarlarla hesaplanır. Araç uzayda giderken, diğer gezegenler de hareketli olup, durumları değiştiğinden ve araç bunların değişik çekim kuvvetlerine maruz kaldığından, yol alırken sabit bir referans noktası bulamaz. Bunun için hiçbir dış referans noktasına ihtiyaç göstermeyen sadece atalet tesiriyle çalışan jiroskopik yön bulucularından faydalanılır (Bkz. Jiroskop). Jiroskoptan gelen sinyaller bilgisayarda değerlendirilerek küçük roket motorlarına kumanda edilmek sûretiyle yönde lüzumlu düzeltmeler yapılır. İnsansız araçlarda yön bulmak diğer haberleşme işlemleri gibi radyo sinyalleriyle olmaktadır. Araç dünyaya dönerken atmosfere yeryüzü ufuk düzlemine göre 5-7° açıyla girmesi lazımdır. Bu açının altına inilirse araç atmosferden çıkıp tekrar uzaya kaçabilir. Bu açıdan büyük açıyla girilirse sürtünme ısısı ve yerçekimi araca ve astronota zarar verebilir. Amerikalılar uzay gemilerini denize, Ruslar ise Sibirya’ya indirirler. Denizden helikopter ve gemilerle kurtarırlar. Bazı araçlar ise havada uçakla yakalanarak indirilir.

İki uzay aracının uzayda bir araya gelerek kenetlenebilmesi uzay çağında elde edilmiş en önemli başarılardan biridir. Uzayda kurulabilecek uzay laboratuarları için kenetlenme şarttır. Şimdiye kadar pekçok kenetlenme yapıldı. Hatta Amerikan uzay araçları ile Rus araçları arasında gerçekleştirilen kenetlenmeler sayesinde Amerikan astronotlarıyla, Rus kozmonotları arasında uzay ziyaretleri yapıldı. 21. yüzyılda içinde binlerce insanın barınacağı uzay şehirleri, Ay’da ve Merih’te uzay kolonileri kurulacak, güneş sisteminin dışına çıkılarak yıldızlararası uzayın araştırılması hayal olmaktan çıkabilecek. Uzay hakkında bugünkü bilgilerimizi hiç derecesine indiren bilgiler elde edilecektir.
....üzerinde yaşadığımız yer yuvarlağı. güneş sisteminin gezegenlerdendir. güneşten uzaklık bakımından üçüncü (güneşten ortalama mesafesi 149. 481. 000 km. ), bu sistemdeki büyüklüğü bakımından beşinci (yüzölçümü 509. 200. 000 kilometrekare) dir. dünyanın ağırlığı 5. 977 trilyon ton, hacmi 1. 082. 841. 310. 000 kilometreküp, ekvatordaki çemberi 40. 076. 423 metre, ekvatordaki çapı 12. 726 kilometredir. dünyada yaşayan insanların sayısı 2. 995. 000. 000 dur.
dünya - dünya hakkında bilgi / astronomi sözlüğü / bilgi ara / bilgiara.com
dünyanın oluşu: dünyanın oluşu ile ilgili pekçok teoriler vardır. bunların en önemlilerinden! biri olan kantlaplace teorisi ne göre, dünyanın güneşten kopmuş, oval ve kızgın ateş; durumunda bulunmakta olan bir parça olduğu sanılmaktadır. ilkin dünyanın, güneş ve öbür gezegenlerle birlikte bir kütle durumunda bulunmakta olan bir parça olduğu sanılmaktadır. ilkin dünya, güneş ve öbür gezegenlerle birlikte bir tüm kütle durumunda bulunuyordu. merkezi parlak olan bu kütlenin çevresi gaz ve buhar moleküllerinden yapılmıştı. bu büyük kütle, çok soğuk olan uzayda dönerken, sahip olduğu ısının bir kısmını çevresine dağıtarak soğumağa başlıyordu.

bu soğumanın tesiri ile, bu kütlenin bazı cisimleri yoğunlaşmağa başlamış, gaz tabakası da, merkez kısmına yaklaşmış ve hacmi küçülmüştür. böylece merkezin çevresinde bir halka meydana gelmiş, yoğunlaşma sebebiyle kütlenin dönme hareketinin hızı artmıştır. dönme hızı artan bu kütlenin dış yüzeyinin tüm kısımları aynı zamanda soğuyup yoğunlaşmamış, bazı kısımları gaz kitleler durumunda konarak çok uzaklara gitmiştir bu gaz kütleler, temel kütlenin çekim kuvvetinden kurtulamadıkları için bunun etrafında dönmeğe başlamışlardır. halkalar koptukça bu kütle (yani güneşin) nin hacmi küçülmesine başlamışlardır. halkalar koptukça bu azalmıştır. hızın azalması ile sonradan kopan halkalar, öncekiler kadar büyük olmadıkları gibi, çok uzaklara da gidememişlerdir.

ilk kopan ve kütlenin etrafında yer alan parça plüton olmuş, sırasıyla neptün, uranüs, satürn, jüpiter, merih (mars), dünya, venüs, merkür, birbirlerini takip etmişler. böylece dünya, gezici yıldızlar arasında, güneş kütlesinden kopup ayrılan yedinci dereceden bir gezegen olmuştur.

zamanla ,soğuma neticesi her gezegende çeşitli cisimlerin bir noktada toplanmalarıyla bir çekirdek meydana gelmiş ,bu çekirdek, çevredeki gaz halkanın yoğunlaşmasıyla büyümüş, böylece, gezegenler bazı noktalarda, yoğunluk sıralarına göre, güneş etrafında dizilerek, aynı yön ve dönme hızı ile hem eksenleri çevresinde, hem de bir elips olan yörüngeleri üstünde dolanmaya başlamışlardır. sonradan, bu gezegenler de, aynı mekanik olayların, etkisiyle bir ya da pekçok uydular (peyk) meydana getirmişlerdir.

dünya, güneşten ayrıldıktan sonra, yoğunlaşma bu nedenle kaybettiği ısı ile yavaş yavaş soğumağa başlamış, etrafındaki gazlar sıvılaşmış, üzerinde de gayet ince bir kabuk meydana gelmiştir. bu kabuk, atmosfer tabakasıyla merkezdeki ateş tabakasını birbirlerinden ayırmıştır.

bu kabuk, dünya çevresinin her tarafında aynı zamanda soğuyup katılaşmadığı için önce büyük levhalar durumunda katılaşan tek parçalar, ateş tabakasının yüzeyinde yüzmeğe başlamışlardır. zaman geçtikçe bu sebeple parçalar yan yana gelerek düzensiz bir mozaik meydana getirmişlerdir. bunlar arasında çeşitli büyük kütlelerden yapılmış ve ağırlıkları fazla olan parçalar, yüzeyleri düz ve üstünde deniz bulunduğu için ağırlıkları az olanlara nispetle ateş tabakasına daha çok gömülmüşlerdir. bu sonuca göre, yerkabuğunun kalınlığı her tarafta aynı olmamış, kalınlık, denizlerin altında daha az, karalarda daha çok olmuştur.

dünyanın soğuması devam ettikçe, kabuğun kalınlaşması fazlalaşmış, ateş durumunda olan merkez çekirdeğinin (barisfer) hacmi küçüldüğünden, kabuğun üstünde kıvrımlar meydana gelmiş, öbür taraftan çekirdeğin üstündeki ateş tabakası, içerden kabuğa yaptığı baskı sebebiyle, kabukta meydana getirdiği bazı çatlaklardan dışarı fırlamış, yüzeye çıkarak katılaşmıştır. aynı zamanda dünyayı saran atmosfer tabakası, kabuktan, yeter derecede ısı almadığından yoğunlaşmağa başlamış, bileşiminde bulunmakta olan oksijen ve hidrojen birleşerek, sıcak yağmurlar durumunda yeryüzüne yağmağa başlamıştır. kabuk üstüne düşen sıcak sular, rastladıkları eriyebilen maddeleri (clor, sodyum, baryum gibi) beraberinde sürükleyerek çukurları doldurmuş ve denizleri meydana getirmiştir.

ateş tabakası (pirosfer) ısısını kaybettikçe, karalar yükselmiş, denizler derinleşmiş; çukurlarda sular soğumağa başlayınca hayatın ilk belirtileri görülmüştür. bu bileşimdeki ağır maddelerin oranı derinlere inildikçe çoğalır. meselâ 2. 000 kilometre derinlikten bir örnek alıp da çözümleyebilsek demirin oranının çok arttığını görürüz. yer kabuğundaki ağır ve hafif kayaların durumu da, yeryüzünün şekillenmesine, dağlar ve denizlerin meydana gelmesine yol açmıştır.

dünyanın genel yapılışı: dünya, iç içe geçmiş merkezleri bir, küre biçiminde beş temel tabakadan yapılmıştır.

atmosfer tabakası, kalınlığı 160 milimetreye kadar varan gaz bir küredir hidrosfer tabakası, aynı zamanda su küresi adı ile de bilinir. yer yüzümün dörtte üçünü meydana getirir. fiziksel ve kimyasal etkinlikleriyle yerkabuğunun değişmesinde, önemli rol oynar. içerisinde canlılar yaşar.

litosfer tabakası, taş küre adını da alır. kalınlığı ortalama olarak 60 km., yoğunluğu 2,5r3 tür. pirosfer tabakası, ateş tabakasıdır, magma adı ile de bilinir. 1,200 km., kalınlığında 475 yoğunluğundadır. yanardağ lâvları buradan çıkar

barisfer tabakası, ağır küre adını alır. dünyanın çekirdeğini meydana getirir. yoğunluğu ıı dir. demir, nikel gibi ağır maddelerden yapılmıştır. pirosferin sıcaklığı ve üzerindeki tabakaların basınçları ile, bir teoriye göre, katı haldedir.

şekli: dünya, küreye yakın biçimdedir. ancak, ekvatordaki çapı 12. 756. 77s metre olmasına karşılık, kutuplar arasındaki çapı 21. 713. 834 metredir. böylece, küre görünüşünde olan dünya, kutuplarda basıklık gösterir. dünyanın, küreye yakın şeklinde olduğu xv. yüzyıldan sonra anlaşılmağa başlamıştır. bu yüzyılda avrupalı gemicilerin uzun gezilere çıkmaları ile dünyanın oval olduğu kanısına varılmış, sonradan yapılan bilimsel araştırmalarla, dünyanın küreye yakın şekilde bulunduğu anlaşılmıştır.

hareketleri: devamlı olarak hareket eden dünyanın iki çeşit hareketi vardır. bu hareketlerden birisi kendi ekseni çevresinde olur ve batıdan doğuya doğrudur. bu dönmesini 24 saatte tamamlar. dünyanın kendi ekseni çevresindeki bu dönmesi ile birlikte olan ikinci hareketi ,güneş etrafındadır. güneş çevresinde dünya, elips biçiminde çok geniş bir yörünge üstündeki hareketini de 365 1/4 günde, yani bir yılda tamamlar. dünyanın kendi ekseni çevresindeki ve güneş çevresindeki bu iki hareketi, iki önemli olaya sebep verir. kendi ekseni çevresinde dönmesi ile gece ve gündüz, güneşin çevresinde dönmesi ile mevsimler meydana gelir. dünyanın yüzeyi: dünyanın yüzölçümü 509. 200. 000 kilometrekaredir. bunun % 70 denizler 360. 600. 000 kilometrekare, % 39,u karalar ,148. 600. 000 kilometrekare dir. kuzey kutup etrafında karalarla çevrilmiş bir deniz, güney kutup etrafında denizlerle kuşatılmış bir kara parçası vardır. tüm karaların 2/3 ü kuzey yarımküresindedir. dünyada, ekvator dairesi ve kutup noktaları göz önüne alınmaksızın, karaların en fazla bulunduğu bölüme karalar yarımküresi, denizlerin en fazla bulunduğu bölüme denizler yarımküresi denir.

kuzey ve güney kutup noktalarından aynı mesafede bulunmakta olan ve dünyayı iki eşit parçaya bölen daireye ekvator adı verilir. dünyanın ekvatorun kuzeyinde kalan bölümüne kuzey yarım küre, güneyinde kalan bölümüne güney yarımküre denir.

karalar, yer yer büyük kütleler meydana getirmiştir ve büyük kara parçalan, kıta adı ile anılır. en büyük kıta asya'dır. avrupa, asya'nın bir yarım adası halindedir. afrika kıtası asya dan ve avrupa'dan akdeniz, kızıldeniz ve cebelitarık boğazı ile ayrılır. bu üç kıta, akdeniz milletlerince, eski çağlardan beri bilindiği için eski dünya diye anılırlar.

büyük okyanus'taki adalar avustralya ve büyük denizlerle eski dünyadan ayrılmış olan amerikalar, yeni dünya kıtaları olarak bilinir. güney kutuptaki kara parçasına da antarktika adı verilir.

denizler dünyanın büyük çukurluklarını dolduran ve birbirleriyle bağlantıları olan tuzlu su topluluklarıdır. tüm denizlerin yüzeyi aynı seviyededir. yeryüzünde okyanus adı verilen üç büyük deniz vardır. bunlar, büyük okyanus, atlas okyanusu ve hint okyanusudur.
DÜNYA NEDİR? HAKKINDA BİLGİ
DÜNYA NEDİR? HAKKINDA BİLGİ

Güneş sistemi içindeki 9 gezegenden biri. Güneş’e yakınlık bakımından Merkür ve Venüs’ten sonra gelen Dünya’nın, Güneş’e olan uzaklığı 149.600.000 km.dir. Kutuplarda basık, ekvator bölgesinde biraz şişkin olan Dünya’nın ekvator bölgesindeki çapı 12.756 km, kutuplarda ise 12.754 km’dir. Ekvator çevresinin uzunluğu yaklaşık 40.070.370 metredir. Yüzölçümü 509.950.000 km2 olup bunun denizlerle kaplı kısmı 361.128.000 km2, karalar ise 148.822.000 km2dir. Karalar coğrafya bakımından, Afrika, Amerika, Avrupa, Asya, Okyanusya adlarında beş anakaraya ayrılmıştır. Dünya’nın oluşumu hakkında çeşitli görüşler ortaya atılmakla birlikte günümüzden 4,6 milyar yıl önce Güneş’ten bilinmeyen bir nedenle kopup ateşten bir küre hâlinde, Güneş çevresinde dönmeye başladığı tartışılmamaktadır.


Dünya milyonlarca yıl boyunca soğumaya devam ederken, ağır maddeler Dünya’nın merkezine doğru inmiş ve çekirdeği oluşturmuştur. Daha hafif olan hidrojen, oksijen, azot vb. gazlar, suyu ve atmosferi oluşturmuştur. Yaşamın başlamasından sonra Dünya atmosferindeki oksijen miktarı bugünkü düzeyine erişmeye başlamıştır. Dünya üç kısımdan oluşmaktadır: Atmosfer (havaküre), hidrosfer (suküre) ve litosfer (taşküre). Atmosfer de çeşitli katmanlara ayrılmaktadır; yeryüzünün hemen üstündeki atmosferde %78 azot, %20 oksijen gazları bulunur; ayrıca argon, neon, kripton, helyum, ksenon gibi asal gazlar da gittikçe azalan oranlarda yer alır. Dünya üzerinde bulunan denizler ve göller hidrosferi oluşturur. Litosfer de çeşitli katmanlardan oluşmaktadır: Silisli ve alüminyum silikatlı kayaçların çoğunlukta olduğu ilk katman "Sial" adını alır. Kalınlığı yaklaşık 60 km kadardır. Sial’in üzerinde, kalker, granit gibi maddelerin ufalanmasından oluşan ince bir toprak katmanı bulunur. Sial’in yoğunluğu 2,5-3′tür. Derinlere doğru inildikçe sıcaklık arttığından Sial katmanının altında 2.000°C’ın üstünde bir sıcaklık olduğu tahmin edilmektedir. Sial’in altında "pirosfer" (ateşküre) denilen ve esas olarak silisli ve magnezyumlu maddelerden oluştuğu için "Sima" adını da alan 1.200 km kalınlığında ergimiş maddelerden oluşan katman gelir. Bunun ortalama yoğunluğu 3,1-4,75′tir. Pirosfer (magma) ile dünyanın çekirdeği sayılan "barisfer" (ağırküre) arasında 1.700 km kalınlığında nikel, demir, silisyum ve magnezyumdan oluşan "Nifsima" adında ve yoğunluğu 5 olan bir katman daha vardır. Dünya’nın çekirdeği, yüksek basınç ve sıcaklık altında kısmen katı bir küredir. Büyük kısmı nikel ve demirden oluştuğu için "nife" de denilen barisferin yoğunluğu 9,91-12,2 arasındadır. Nikel ve demirden oluşan katmanlar, Dünya’nın kendi etrafındaki dönüşünde dinamo etkisi yaparak bir manyetik alan doğurmaktadır. Bu manyetik alanın kutupları, coğrafî kutuplarla aynı noktalara rastlamaz. Güneş’ten gelen proton ve elektron akımları Dünya’nın manyetik alanını etkiler. Dünya’nın kendi çevresinde ve Güneş çevresinde olmak üzere iki hareketi vardır. Gece-gündüz ve mevsimler bu hareketlerin sonucudur. Dünya, kendi çevresinde yaptığı birincil hareketi 23 saat 56 dakika 4,095 saniyede tamamlar. Bu hareketindeki dönüş hızı, ekvator çevresinde dakikada 27 km, Alaska enleminde 10 km kadardır. Güneş çevresinde yaptığı ikincil hareketiyse 365 gün, 5 saat, 48 dakika 46 saniyede tamamlar. Güneş çevresinde, odaklardan birinde Güneş bulunan, 949.000.000 km uzunluğunda, elips şeklinde bir yörüngesi vardır. Bu yörüngedeki hızı saatte ortalama 107.000 km.ye varır. Nihayet, Dünya bütün Güneş sistemiyle birlikte Herkül burcuna doğru saatte 72.000 km.lik bir hızla dönmektedir. Dünya hakkında insanların bilgileri uzun zaman gelişmeden kalmış, eski Mısır, Hint ve Yunan’da, Dünya çeşitli biçimlerde düşünülmüştür. Nihayet 16. yüzyıldan sonra denizciliğin ve astronominin gelişmesiyle Dünya’nın küre şeklinde olduğu anlaşılmış, yerçekimi ve Dünya’nın hareketleri bulunmuştur. Bundan yüzlerce milyon yıl önce Dünya’da yaşam başladıktan sonra sayılamayacak kadar çok bitki ve hayvan türleri ortaya çıkmış, sonuçta bundan 1 milyon yıl önce ilk insan gelişmiştir. Teknik ilerledikçe insan topluluklarının sayısı da artmış ve bugünkü çağdaş toplumlara ulaşılmıştır. 17. yüzyılda yarım milyar kadar olduğu sanılan Dünya nüfusu, iki yüzyıl sonra 1 milyarı aşmış; tıp ve tekniğin gelişmesiyle de günümüzde (2000) yaklaşık 6 milyara ulaşmıştır.
Rapor Et
Eski 17 Aralık 2011, 13:43

Dünyanın şekli nasıldır?

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
dünyanın şekli nedir?
Rapor Et
Eski 2 Ocak 2012, 19:11

Dünyanın şekli hakkında bilgi verir misiniz?

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
dünyanın şekli hakkında bilgi lazım arkadaşlar bana yardımcsı olun lütfen rica ediyorum...
Rapor Et
Eski 3 Mart 2014, 18:18

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#9 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
dünya kendi etrafında24 saat döner ve dünyanın te doğal uydusu aydır.
Rapor Et
Eski 17 Mart 2014, 18:53

Dünya'nın şekli ve yeri hakkında bilgi verir misiniz?

#10 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Mesala 4 te 3ü sularla kaplı
Alıntı:
aqrasif'deli adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

dünyanın şekli hakkında bildikleriniz nelerdir
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.507 saniyede (88.71% PHP - 11.29% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 18:26
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi