Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 15 Mart 2010 (18:25) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
35826 kez görüntülenmiş, 56 cevap yazılmış ve son mesaj 17 Mart 2014 (19:58) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.22  |  Oy Veren: 27      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 3 Mart 2011, 18:27

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#21 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya daha kısaa
Rapor Et
Reklam
Eski 3 Mart 2011, 23:24

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#22 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
daha kısa var mı?
Rapor Et
Eski 4 Mart 2011, 09:04

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#23 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

daha kısa var mı?
Alıntı:
_Yağmur_ adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

HZ. LOKMAN KİMDİR ?

Kur’ân-ı Kerîm’de, kendisine hikmet ve­rildiği bildirilen salih kişi. Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Lokman’ın şeceresi hakkında bilgi yoktur. Islâmî kaynaklarda ise onun şeceresi Lokman b. Bâ’rûr b. Nâhûr b. Târah (Âzen) veya Lokman b. Sârân (veya Anka veya Baran) b. Mürîd b. Savun (Sedun) olarak verilmekte hatta onun, Hz. Eyyüb’ün kızkardeşinin veya teyzesinin oğlu olduğu da nakledilmektedir (Sa’lebî, Arâisu’l-mecâlis, 5. 266). Hz. Lokman, rivayetlere göre Habeşli veya Sudanlı siya-hî bir köle idi. Kısa boylu, siyah tenli, yassı ve çökük burunlu, kalın dudaklı, enli ve yarık ayaklı olan Lokman’ın terzi veya ma­rangoz olduğu nakledilir. Saîd b. Müseyyeb’e siyah tenli biri gelip, teninin siyah oluşunun sebebini sorunca o: “Siyah tenli olduğun için üzülme, çünkü insanların hayırlılarından üçü siyah tenli idi. Bunlar Bilâli Habeşî, Hz. Osman’ın azatlısı Mihcan ve Lokman Hekirn’dir ki. o, Mısır Su­dan’ından Nubyeli kalın dudaklı bir siyahî idi” der.

Kur’ân-ı Kerîm’de “And olsun ki biz Lok-man’a, Allah’a şükret diyerek hikmet ver­dik” (Lokman 31/12) buyurulmaktadır. Hz. Lokman’ın nebî olmayıp hakîm olduğu konusunda İslâm bilginleri görüş birliğin-dedirler. Sadece İkrime onun nebî olduğu­nu iddia etmiştir. Rivayete göre Hz. Lok­man, peygamberlik ve hikmetten birini seçmekte serbest bırakılmış, o da hikmeti seçmiştir. Hz. Lokman’ın Hz. Dâvud döne­minde yaşadığı ve ona İlmiyle, hikmetiyle yardımcı olduğu nakledilmektedir. Lokman köle iken bir gün efendisi, bir koyun boğaz­lamasını ve en iyi iki parçasını getirmesini istemiş, Lokman da koyunun yüreğini ve dilini getirmiştir. Sonra efendisi, bir başka koyun boğazlayıp en kötü iki parçasını getirmesini istemiş, Lokman yine koyunun yüreğini ve dilini getirince efendisi: “Koyu­nun en iyi iki parçasını getir dedim, dili ile yüreğini getirdin. En kötü iki parçasını getir dedim, yine dili ile yüreğini getirdin. Sebe­bi nedir?” diye sorunca Lokman: “İyi oldu­ğu zaman bu ikisinden daha iyi ve güzel, kötü olduğu zaman da bu ikisinden daha kötü bir şey yoktur” cevabını vermiştir. Ona: “İnsanların en şereflisi hangisidir?” diye sorulmuş, “Kendisini halkın kötü gör­mesine aldırış etmeyendir” cevabını ver­miştir. Lokman hakîm, özlü ve hikmetli sözleriyle meşhurdur. Vehb b. Münebbih, “Onun hikmetlerinden on bin bolüm oku­dum. İnsanlar onun sözlerinden daha güzel söz işitmemişlerdir” demiştir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Lokman’ın oğluna şu öğütlen verdiği bildirilir: “Lokman oğluna öğüt vererek demiştir ki: “Yavrum, Allah’a ortak koşma, çünkü ortak koşmak büyük bir zulümdür. Yavrum, (yaptığın iyilik veya kötülük) hardal tanesi ağırlığınca bir şey de olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa Allah mutlaka onu getirir. Çünkü Allah latiftir, hakkıyle haberdardır. Yavrum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çün­kü bunlar, Allah’ın yapmanı emrettiği kesin işlerdendir. İnsanlardan (kibirlenip) yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yü­rüme, zira Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez. Yürüyüşünde mutedil ol, sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini eşek­lerin sesidir” (Lokman 31/13,1619).

Lokman, İslâm öncesi Arap toplumunda hikmetli ve uzun ömrüyle meşhur Lokman b. ıAd adıyla biliniyordu. İmriû’l-Kays, en-Nâbiğa, el-A’şâ gibi şairler onun hikmetini metheden şiirler söylemişlerdir. Hakîmâne sözleri sebebiyle onun, Me’rib şeddinin banisi olduğu da nakledilmiştir. Çeşitli rivayetlere göre o, 560, 1000, 3000 veya 3500 yıl yaşamıştır. Kur’an-ı Kerîm’de onun uzun Ömürlü oluşu veya ıÂd kavmine men-subiyetiyle ilgili bilgi yoktur. Sonraki İsla mî kaynaklarda Lokman’a nisbet edilen pek Çok hikmetli söz nakledilmektedir ki, bazı araştırmacılar tarafından, bu veciz sözlerin, eski yakın doğu hikmet edebiyatının müş­terek ürünü olduğu, milattan önce VII. yüzyılda yaşamış hakîm Ahikar’ın sözleriy­le, Lokman’a nisbet edilenler arasında büyük benzerliklerin olduğu ifade edilmek­tedir.



İnceleyiniz. Daha kısa olmasını istiyorsanız sizde özetini çıkarabilirsiniz.
Rapor Et
Eski 4 Mart 2011, 09:08

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#24 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hz lokman hayatı altta daha uzun verilmiştir bu yüzden alt sayfalara bakınız
Rapor Et
Eski 6 Mart 2011, 11:59

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#25 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
bir peygamberdir.kur-anı -kerimde kendisi Hz.LOKMAN DİYE BİLİNİR
Rapor Et
Eski 7 Mart 2011, 14:21

hz.lokmanın hayatı ile ilgili kısa bilgi

#26 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hz.lokman ile özet bilgi istiyorum...
Rapor Et
Eski 7 Mart 2011, 16:43

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#27 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
hz.lokman'ın hayatı'nın çok kısa özeti
Rapor Et
Eski 7 Mart 2011, 20:15

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#28 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
13). Kelime, ayni zamanda Mekkî bir surenin adidir. Bu sûrenin nüzul sebebi Kureyşlilerin Lokman'ı Hz. Peygamber (s.a.s)'e sormalarıdır.

Lokman'ın adı geçen iki ayetin meâli şöyledir: "Andolsun Biz Lokman'a Allah'a şükretmesi için hikmet verdik. şükreden kimse ancak kendisi için şükretmiş olur. Nankörlük eden ise, bilsin ki Allah her şeyden müstağnîdir, övülmeye lâyık olandır. Lokman, oğluna öğüt vererek. "Yavrum, Allah'a eş koşma, doğrusu eş koşmak büyük zulümdür" demişti " (Lokman, 31/12,13). Lokman'ın adı içinde geçmese de onun oğluna öğütleri devam etmektedir. Ancak arada iki ayet içinde Yüce Allah, Lokman'ın öğüdündeki eş koşmayı(şirk) tekit için ana-babaya iyi davranmak; yaradana şükür, ana-babaya teşekkür etmesini bilmekle beraber; eğer ana-baba Allah'a es koşmak üzere çocuğunu körü körüne zorlarlarsa o çocuğun onlara itaat etmemesi, dünya işlerinde onlarla güzelce geçinip Allah'a yönelen kimselerin yoluna uyması gerektiğini bildirmektedir (Lokman, 31/14,15). Lokman'ın öğütleri şöyle devam etmektedir: "Yavrum, işlediğin şey bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa da, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah Lâtif'dir, haberdar'dır. Yavrum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret; doğrusu bunlar azmedilmeye değer islerdir. İnsanları küçümseyip yüz çevirme, yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseyi hiç şüphesiz ki sevmez. Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de kıs! Seslerin en çirkini şüphesiz merkeplerin sesidir" (Lokman, 31/16-19).

Lokman suresinde geçen meâli verilen ayetlerden anlaşılmaktadır ki, bu zat bir hakimdir. Çünkü ona hikmet verilmiştir. Böyle bir hikmete ulasan kimseye gereken, o hikmete şükürdür. Aslında Yüce Allah'ın, şükür de dahil hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Ancak şükre ihtiyacı olan insandır. Çünkü Allah, şükredince nimetleri artırma vadinde bulunmuştur (ibrâhim, 14/7). Lokman, üç kere "yavrum" veya "oğlum" diye hitap ederek oğluna öğüt vermiştir. Bunlardan ilkinde Allah'a es, ortak koşmamasını öğütlemiştir. Çünkü bu, Allah'ın hakkını başkasına vermek, kulların ve bütün varlıkların yaratanına olan bu haksızlıkla onların haklarını çignemek, başta Yüce Allah'ın ikram ettiği, şerefli kıldığı insan olmak üzere bu varlıkları esas yaratanından başka fâni, âciz, güçsüz şeylere yönelterek onları tahkîr etmektir. Lokman, ikinci "yavrum" hitabıyle başlayan öğüdünde, Yüce Allah'ın hardal tanesi kadar da olsa yapılan bütün iyilik ve kötülükleri gördüğünü, bildiğini ve onları ahirette değerlendireceğini anlatmıştır. Nitekim Yüce Allah, zerre miktar hayır-şer işleyenin karşılığını göreceğini bildirmektedir (ez-Zilzâl, 99/7-8). Lokman, yine oğluna hitaben üçüncü öğüdünde onun namazı kılmasını, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmesini, başına gelene sabretmesini, İnsanlara böbürlenip kibirlenmemesini, çalım satıp öğünmemesini, yürümesinde, konuşurken sesinde ölçülü olmasını tavsiye etmiştir.

Lokman hakkında hadislerde de bazı bilgiler bulunmaktadır. En'âm Suresi'nin 82. ayetinin nüzulünde sahabeler: "Ey Allah'ın Resulü! Bizim hangimiz nefsine zulmetmez ki...?" dediklerinde, Peygamberimiz. Bu ayetteki zulüm sizin sandığınız gibi değildir. O zulüm, şirk demektir. Lokman'ın oğluna nasihat ederken, yavrum, Allah'a şirk koşma. Zira şirk en büyük zulümdür dediğini işitmediniz mi?" cevabını vermiştir (Sahîh-i Buhârî, Tecrîd-i Sarîh, Tercemesi, IX, 163). Lokman söyle derdi: "Yavrum, ilmi âlimlere karşı böbürlenmek, sefihlerle münazarada bulunmak ve meclislerde gösteriş yapmak için öğrenme!" (Ahmed b. Hanbel, I,190). Bu anlatım ve devamı başka bir rivayette söyle yer almaktadır: "...Ginâ göstererek ve cehalete düşerek ilmi terk etme! Yavrum, meclisleri ihmal etme! Allah'ı anan bir topluluk gördüğünde onlarla otur. Eğer âlimsen ilmin işine yarar; cahilsen onlar sana öğretirler. Umulur ki Allah onlara rahmetini lütfeder, onlarla beraber sana da ulaşır. Allah'ı anmayan bir topluluk gördüğünde onlarla oturma. Eğer âlimsen ilminin sana bir yararı olmaz; cahilsen onlar seni saptırırlar. Allah onları azabına duçar kılar, sana da onlarla beraber isabet eder" (Dârimî, Mukaddime, 34). Yine bir hadis-i şerifde ilim-hikmet hakkında söyle denilmektedir: "Hakîm Lokman oğluna şu tavsiyede bulunmuştur. Yavrum âlimlerin yanında otur ve dizlerinle onlara çok yaklaş. Çünkü Allah, gökten indirdiği yağmurla ölü toprağı dirilttiği gibi, kalpleri hikmet nûruyla diriltir"(Muvatta, ilim, 1). Lokman hakkında başka bir hadis de şöyledir: "Hakim Lokman, söyle derdi: şüphesiz Allah bir şeyi emânet aldığı zaman onu korur" (Ahmed b. Hanbel, II, 87).

Bu hadislerin, meselâ zulüm, hikmet, ilim gibi konularda Kur'ân-i Kerîm'deki Lokman ile ilgili ayetlerle rabıtalı olduğu görülmektedir.

Lokman'ın kim olduğu konusunda çeşitli görüşler vardır. ibn ishak'a göre Lokman'ın nesebi [Lokman b. Bâur b. Nahor b. Tarih (Terah: Âzer)] Dördüncü. Kuşakda Hz İbrahim (a.s)'in babası Âzer'e ulaşır. Vâkidî, Lokman'ın isrâiloğulları kadısı, Eyle ve Medyen taraflarında yaşayan, Eyle'de ölen bir kimse olduğunu zikreder. ikrime'ye göre Lokman bir nebîdir. Ancak onun bir hakim olduğunda âlimlerin ittifakı vardır (Sahih-i Buharî Tecrid-i Sarih Tercemesi, IX, 163). Vehb b. Münebbih'e göre; Lokman ibn Bâûra, Âzer neslindendir. Mukâtil'e göre ise, Hz. Eyyub (a.s)'in kızkardeşinin veya teyzesinin oğlu idi. Uzun müddet yaşadı. Hz. Davud'a yetişti ve ondan ilim aldı. Sanat sahibi idi. Bir nebî olduğunu söyleyenler de oldu. ibn Rüsd, Tehâfüt'ünde söylediği gibi, her nebî hakîmdir, fakat her hakim nebî değildir. Bakara sûresi'nin 269. ayetine göre Yüce Allah hikmeti istediğine verir. Kime de hikmet verilmişse ona büyük hayır lütfedilmiştir. Dolayısıyle o kimsenin ilmen, amelen bunun şükrünü yerine getirmesi gerekir. Lokman için de Kur'ân'da böyle söylenmiştir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, IX, 3842-3843).

Lokman, İslâm'dan önceki Araplarda kendisinden çok bahsedilen bir şahsiyet idi. Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitaplarında adı geçmez. Onun Âd kabilesinden veya Habeşli bir köle olduğu da belirtilmiştir (S.G.F. Brandon, A Dictionary of Comparative Religion, London 1970, s. 414).

Eski Arap geleneğinde cahiliyye devri insanları bu zata Lukmânü'l-Muammer diyorlardı. Onun yedi kartalın ömrü kadar uzun yaşadığına inanılırdı. Ebû Hâtim es-Sicistâni'nin "Kitâbül-Muammarîn" adli eserinde Lokman, Hızır'dan sonra uzun yaşayan ikinci şahsiyet olarak yer alır. Yedi kartal ömrü beş yüz altmış yıl yapsa da çeşitli rivayetlerde onun bin, hatta üç bin-üç bin beş yüz yıl yaşadığı bile ileri sürülmüştür. Lokman'a, Nâbiga'nın şiirlerinde bile rastlanır. Cahiliyye geleneğinde Lokman aynı zamanda bir kahraman ve hakim bir kimse olarak da görülürdü. Bir çok macera ona isnat edilmişti. Bütün bunlar arasında Lokman, Âd kabilesinden olmakla bu kabîleye Sodom gibi günahkârlığı dolayısıyla kuraklık cezası verildiğinde, onun da dahil olduğu bazı kimseler yağmur için dua etmek üzere Mekke'ye giderler. Ancak Âdlılar orada zevk ve safâya dalıp esas vazifelerini unuturlar. Hatırlatıldığında da birisi siyah bir bulut isteyiverir. Âd kabilesinin mahvı bu bulutla olur. Aslında onların cezalandırılmaları Hz. Hûd'a itaatsizlikleri dolayısıyladır. Âd kavmi ile ilgili ayetlerde ve Hûd suresinde Lokman'ın adı geçmez (Bernhard Heller, iA., "Lokman ", maddesi).

Lokman, Kur'ân-i Kerîm'de yer aldıktan sonra, Arapça darb-i mesel ve hikmet kitaplarından Kasasul-Enbiyalara kadar bir çok eserlerde yer aldı. Sa'lebî (ö. 427/1035) Ârâisul-Mecâlis"inde ondan bahsederken Kur'ân'daki anlatımı başka rivayetlerle genişletir. O, Lokman'ın kim olduğu konusunda yukarıdaki bütün bilgileri verdikten sonra Mücâhid'in onun uzun dudaklı siyahî bir köle olduğu yolundaki rivayetlerini de bunlara ekler. Ancak bu rivayeti takviye sadedinde İnsanlardan Sudan'dan çıkmış üç hayırlı kimse arasında, Bilâl (Habesli ?), Hz. Ömer (r.a)'in kölesi Mühecca' ve Lokman'a (Sudan'ın Mısır'a yakın Nubya tarafından) yer veren rivayeti de almaktadır. O, Lokman'ın Habeş'li bir marangoz, bir terzi olduğu konusundaki iddiaları da aktardıktan sonra, âlimlerin onun hakim olup nebî olmadığında ittifak ettiklerini, bu konuda ikrime'nin farklı görüşe sahip olduğunu (bazılarına göre Lokman'ın nebîlik ile hakimlikten birini tercihte serbest bırakıldığı, onun hikmeti seçtiğini) belirtmektedir. O, ayrıca Lokman'ın nebî olmadığı; Allah'ın çok tefekkür, iyi yakın ile takvâ ehli kıldığı bir kul olduğu; onun Allah'ı, Allah'ın da onu sevdiği, ona hikmet lütfettiğini açıklayan bir hadis de nakleder (Sa'lebi, Arâisul-Mecâlis, 312).

Sa'lebî, Lokman'ın, dünyada sıkıntı çekenin refahtakinden hayırlı olduğunu; dünyayı ahirete tercih edenin dünyada da, ahirette de kaybedeceğini; malın sıhhat, nimetin nefis temizliği gibi olmadığını; doğru söz, emaneti yerine teslim ve boş yere konusmayı terkin hikmeti doğurduğunu söylediğini nakleder. Yine onun nakline göre Lokman oğluna söyle dedi:

"Dünya derin bir denizdir. Çoklaı onda boğulmuştur. O denizde senin gemin Allah'dan takvâ olsun. Bineğin Allah'a imanın ve yolun Allah'a tevekkül olsun. Umulur ki kurtulursun; tamamen kurtulacağını da sanmam. Yavrum, İnsanlar ibadet ve taatte her gün noksanlaştıkları halde nasıl olur da vadolunduklarından korkmazlar! Yavrum! Dünyadan yetecek kadar al, ona kapılma, bu ahiretine zarar verir. Dünyadan el etek de çekme, yoksa İnsanlara yük olursun. Oruç tut, bu şehvetini keser. Seni namazdan alıkoyan orucu tutma, çünkü Allah'ın katında namaz oruçtan daha büyüktür... Yavrum! iyiliği ondan anlayana yap. Nitekim koç ile kurt arasında dostluk olmadığı gibi; iyi ile kötü arasında da dostluk olmaz. Çekişmeyi seven hakarete uğrar, kötülük olan yerlere giden töhmet altında kalır, kötülüğe yaklaşan kendini kurtaramaz ve dilini tutmayan pişman olur. Yavrum! iyilerin hizmetinde bulun; fakat kötülerle dostluk kurma. Yavrum! Güvenilir kimse ol ki zengin olasın. Kalbin günah lekeleriyle dolu olduğu halde İnsanlara, Allah'dan korkuyormuşsun gibi görünme. Yavrum, âlimlerle bir arada bulun ve onların dizinin dibinden ayrılma; fakat onlarla tartışmaya da girme, yoksa sohbetlerinden seni mahrum ederler. Onlara bir şey sorarken nazik davran. Seni ihmal ettiklerinde onlara bıkkınlık verme, yoksa senden usanırlar. Yavrum! her şeyi arkanı dönerek isteme ve yüzün dönük olarak da ondan uzaklaşma! Zira bu, basîreti azaltır ve aklı zayıflatır. Yavrum, küçükken edepli olursan, büyüdüğünde faydasını görürsün! Yavrum, yolculuğa çıktığında, onu çekip götürebileceğin bir yerde olmadıkça, hayvanından emin olma; çünkü onun sırtı çabuk yağır olur ve bu hakimlerin işlerinden değildir. Gideceğin yere yaklastığında da hayvanından in ve yürü; kendinden önce onu doyur. Gecenin ilk saatlerinde yolculuğa çıkmaktan sakın! Sana gecenin yarısına kadar dinlenip gece yarısından sonra yola çıkmanı tavsiye ederim. Sefere çıkarken yanına kılıcını, mest'ini, sarığını, elbiseni, su kabını, iğne ve ipliğini, biz'ini (saraç iğnesi) al! Ayrıca yanında sana ve beraberindekilere yetecek kadar ilâç bulundur. Arkadaslarınla, Allah'a isyanın dışındaki hususlarda uyum sağla ve onlara vefâ göster! Yavrum, kanaatkâr görünmekten sakın, zira bu tavrın sana gündüzleri şöhret, geceleri ise şüphe getirir. Yavrum, kendini unutup da insanlara iyiliği emretme! Yoksa senin durumun, İnsanlara ışık verdiği halde kendisi yanarak tükenen kandile benzer! Yavrum, küçük işleri umursamazlık etme! Çünkü küçük, yarın büyüğe dönüşür. Yavrum, yalan söylemekten sakın! Çünkü yalan, dînini ifsat eder, insanların yanında mürüvvetini noksanlaştırır ve bu durumda da utanma duygun yok olur; değerin düşer, makam ve mevkiin elden gider; küçümsenirsin, konuştuğun zaman sözün dinlenmez, söylediğine itibar edilemez. Bu duruma düşüldüğünde de yaşamanın zevki kalmaz! Yavrum, kötü huydan, sıkıntı vermekten, sabırsızlıktan sakın! Bu hasletler karşısında hiç bir arkadaşın sana dürüst davranmaz ve seninle aralarında dâima bir mesafe bırakırlar. isini sev; sık sık karşılastığın olaylar karşısında sabret! İnsanlara karsı güzel huylu ol! Zira huyu güzel olan, herkese güler yüz gösteren ve bunu yaygınlaştıran, iyiler yanında nasîbini alır; ona karşı iyi kimseler sevgi besler, kötüler de ondan uzaklaşır. Yavrum, gönlünü kederlerle ve kalbini üzüntülerle meşgul etme. Aç gözlülükten sakın. Takdire rıza göster. Allah tarafından sana verilene kanaat et ki hayatın güzelleşsin, gönlün sürurla dolsun ve hayattan zevk alasın. Eğer dünya zenginliklerinin senin için bir araya getirilmesini istersen, insanların ellerinde olanlara göz dikme! Zira peygamberleri bulundukları mertebeye ulaştıran şey insanların ellerinde bulunanlara göz dikmemeleridir. Yavrum, dünya hayati kısadır. Senin oradaki ömrün ise daha da kısadır. Bu kısa ömrün de daha az bir kısmı geride kalmıştır. Yavrum, iyiliği ehline yap, ehil olmayana iyilik yapma; yoksa o, dünyada boşa gider, ahirette de sevabından mahrum olursun. iktisatlı ol, savurgan olma; cimrilik derecesinde mala sarılma, israfa varacak şekilde de onu dağıtma! Yavrum, hikmete sarıl ki onunla ikram göresin, onu yücelt ki sen de üstün tutulasın. Hikmet ahlâkinin en üstünü Allah (c.c)'in dinidir. Yavrum, hasetçinin üç belirgin özelliği vardır: Gıyabında dostunu çekiştirir, yanında olduğu zaman ona yaltaklanır, o bir musibete duçar olduğunda da ona sevinir" (Sa'lebî, a.g.e., 313-315).

Lokman'la ilgili olarak sadece oğluna öğütler, hikmetli sözler, atasözleri (emsâl, durub-i emsâl) değil, kıssalar da nakledildi. Bunlardan Lokman'ın bir köle olarak birisine takdim edildiğinde. o, diğer kölelerin incirleri onun yediğini ileri sürerek efendilerini kandırmak istedikleri zaman, hep beraber sıcak su içmelerini tavsiye eder. Efendileri öyle yapar, sonunda Lokman yalnız su kusarken, diğerleri incir artıklarını su ile çıkarmaya başlarlar. Bir gün efendisi, gelen misafiri için, Lokman'a en iyi ne varsa onu ikram etmesini söyler. O da koyun dili ve yüreği getirir. Bir başka gün yine misafir için bu defa en kötü ne varsa onu çıkarmasını söylediğinde aynı şeyleri verdiğini görünce, sebebini sorar. Lokman, iyi bir dil ve yürekten daha iyi bir şey olmadığı gibi, kötü bir dil ve yürekten de daha kötü bir şey bulunmadığı cevabını verir (Sa'lebî, ayni yer).

Lokman'a bu kıssalar dolayısıyla Araplar'ın Ezop'u (Aesopos) denilmiş, Avrupa'da Ezop'a atfedilen bir çok nükteler Lokman'a isnat olunmuştur. Batılı yazarlar Lokman'la ilgili kıssaların sonraki devirlerde Ezop'unkilerden kopya edildiğini ileri sürerler. Bu konuda karşılaştırmalar ve örneklere de yer verip eski gelenekte Lokman, hakîm, hatta peygamber bir kimse olarak tanınırken; sonraki devrede artık köle, marangoz haline sokulduğunu eklerler. Onlara göre Lokman; Bileam, Ahikar, Ezopla aynı görülmüştür. Bileam, Kitab-ı Mukaddes'te geçer. Müfessirler, şeceresi Lokman b. Bâûr b. Nahor b. Tarih seklinde geçen bu zatin İbrani dilinde "bala", Arapça "Lakama" kökleri aynı yutmak anlamına geldiği için, Kitab-i Mukaddes'teki karşılığının Bileam olduğu kanaatine ulasmışlardır (Bileam için bk. Sa'lebî, 209 vd.). Lokman, Bileam mıdır tartışmasında buna olumlu bakanlar yanında karşı çıkanlar; Lokman, Kur'ân ve önceki gelenekte saygı duyulan; Bileâm, Kitab-ı Mukaddes ve Aggada'da nefret edilen bir kimsedir, demektedirler (bk. Belâm). Lokman'ı, Roma'lı Ahikar veya Yunan'in Ezop'una benzetenler, onların sözlerinin veya onlarla ilgili anlatımların benzerliklerine dayanmaktadırlar (Bernhard-N.A. Stillman,"Lokman", Encyclopedia of islam, Leiden
Rapor Et
Eski 8 Mart 2011, 17:54

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#29 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
cok uzun buınu ozetleyin bence daha ii olur
Rapor Et
Eski 11 Mart 2011, 14:56

Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

#30 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
HZ. LOKMAN KİMDİR ?

Kur’ân-ı Kerîm’de, kendisine hikmet ve­rildiği bildirilen salih kişi. Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Lokman’ın şeceresi hakkında bilgi yoktur. Islâmî kaynaklarda ise onun şeceresi Lokman b. Bâ’rûr b. Nâhûr b. Târah (Âzen) veya Lokman b. Sârân (veya Anka veya Baran) b. Mürîd b. Savun (Sedun) olarak verilmekte hatta onun, Hz. Eyyüb’ün kızkardeşinin veya teyzesinin oğlu olduğu da nakledilmektedir (Sa’lebî, Arâisu’l-mecâlis, 5. 266). Hz. Lokman, rivayetlere göre Habeşli veya Sudanlı siya-hî bir köle idi. Kısa boylu, siyah tenli, yassı ve çökük burunlu, kalın dudaklı, enli ve yarık ayaklı olan Lokman’ın terzi veya ma­rangoz olduğu nakledilir. Saîd b. Müseyyeb’e siyah tenli biri gelip, teninin siyah oluşunun sebebini sorunca o: “Siyah tenli olduğun için üzülme, çünkü insanların hayırlılarından üçü siyah tenli idi. Bunlar Bilâli Habeşî, Hz. Osman’ın azatlısı Mihcan ve Lokman Hekirn’dir ki. o, Mısır Su­dan’ından Nubyeli kalın dudaklı bir siyahî idi” der.

Kur’ân-ı Kerîm’de “And olsun ki biz Lok-man’a, Allah’a şükret diyerek hikmet ver­dik” (Lokman 31/12) buyurulmaktadır. Hz. Lokman’ın nebî olmayıp hakîm olduğu konusunda İslâm bilginleri görüş birliğin-dedirler. Sadece İkrime onun nebî olduğu­nu iddia etmiştir. Rivayete göre Hz. Lok­man, peygamberlik ve hikmetten birini seçmekte serbest bırakılmış, o da hikmeti seçmiştir. Hz. Lokman’ın Hz. Dâvud döne­minde yaşadığı ve ona İlmiyle, hikmetiyle yardımcı olduğu nakledilmektedir. Lokman köle iken bir gün efendisi, bir koyun boğaz­lamasını ve en iyi iki parçasını getirmesini istemiş, Lokman da koyunun yüreğini ve dilini getirmiştir. Sonra efendisi, bir başka koyun boğazlayıp en kötü iki parçasını getirmesini istemiş, Lokman yine koyunun yüreğini ve dilini getirince efendisi: “Koyu­nun en iyi iki parçasını getir dedim, dili ile yüreğini getirdin. En kötü iki parçasını getir dedim, yine dili ile yüreğini getirdin. Sebe­bi nedir?” diye sorunca Lokman: “İyi oldu­ğu zaman bu ikisinden daha iyi ve güzel, kötü olduğu zaman da bu ikisinden daha kötü bir şey yoktur” cevabını vermiştir. Ona: “İnsanların en şereflisi hangisidir?” diye sorulmuş, “Kendisini halkın kötü gör­mesine aldırış etmeyendir” cevabını ver­miştir. Lokman hakîm, özlü ve hikmetli sözleriyle meşhurdur. Vehb b. Münebbih, “Onun hikmetlerinden on bin bolüm oku­dum. İnsanlar onun sözlerinden daha güzel söz işitmemişlerdir” demiştir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Lokman’ın oğluna şu öğütlen verdiği bildirilir: “Lokman oğluna öğüt vererek demiştir ki: “Yavrum, Allah’a ortak koşma, çünkü ortak koşmak büyük bir zulümdür. Yavrum, (yaptığın iyilik veya kötülük) hardal tanesi ağırlığınca bir şey de olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa Allah mutlaka onu getirir. Çünkü Allah latiftir, hakkıyle haberdardır. Yavrum, namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçir ve başına gelene sabret. Çün­kü bunlar, Allah’ın yapmanı emrettiği kesin işlerdendir. İnsanlardan (kibirlenip) yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yü­rüme, zira Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez. Yürüyüşünde mutedil ol, sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini eşek­lerin sesidir” (Lokman 31/13,1619).

Lokman, İslâm öncesi Arap toplumunda hikmetli ve uzun ömrüyle meşhur Lokman b. ıAd adıyla biliniyordu. İmriû’l-Kays, en-Nâbiğa, el-A’şâ gibi şairler onun hikmetini metheden şiirler söylemişlerdir. Hakîmâne sözleri sebebiyle onun, Me’rib şeddinin banisi olduğu da nakledilmiştir. Çeşitli rivayetlere göre o, 560, 1000, 3000 veya 3500 yıl yaşamıştır. Kur’an-ı Kerîm’de onun uzun Ömürlü oluşu veya ıÂd kavmine men-subiyetiyle ilgili bilgi yoktur. Sonraki İsla mî kaynaklarda Lokman’a nisbet edilen pek Çok hikmetli söz nakledilmektedir ki, bazı araştırmacılar tarafından, bu veciz sözlerin, eski yakın doğu hikmet edebiyatının müş­terek ürünü olduğu, milattan önce VII. yüzyılda yaşamış hakîm Ahikar’ın sözleriy­le, Lokman’a nisbet edilenler arasında büyük benzerliklerin olduğu ifade edilmek­tedir.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hz. Lokman kimdir, hayatı hakkında bilgi verir misiniz? Konusuna Benzer Konular
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 1 Ocak 2014 18:09
Gönderen: eyyüp aslan Forum: Cevaplanmış
Cevap: 4
Son Mesaj: 23 Mayıs 2013 11:50
Gönderen: francesco Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 7 Mart 2013 15:53
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 8 Mayıs 2012 17:08
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 17 Nisan 2011 14:55
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.168 saniyede (69.33% PHP - 30.67% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 14:58
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi