Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Türk toplumunda ailenin ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemi nedir?

Gösterim: 22160 | Cevap: 10
  • aile ici dayanisma ornekleri odev
  • aile icinde dayanismanin onemi
  • aile icindeki dayanismanin onemi
Misafir
Cevaplanmış   |    30 Mart 2010 22:24   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Türk toplumunda ailenin ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemi nedir?

Türk toplumunda aile ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemini açıklayınız.
En iyi cevap Daisy-BT tarafından gönderildi

Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Türk toplumunda aile ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemini açıklayınız.


Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye "çekirdek aile" denir.
Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır.

"Aile" sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin "Hasan iyi bir aileydi" dendiğinde, Hasan'ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi "Benim ailem Adana'dan gelmiş" dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana'da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası "Bu bir aile toplantısıdır" dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, "aile" kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

Eski Türk toplumlarında aile büyük önem taşırdı. Tekeşli evlilik temeline dayanan ailelerde kadın ile erkek arasında eşitlik vardı. Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra, ailenin yapısı bu dinin etkisiyle değişti. Bu ailede erkek, mutlak egemenlik ve dört kadınla evlenebilme hakkı kazandı. Bu gelenek Cumhuriyet dönemine kadar sürdü. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, çokeşliliğe son verip tekeşli evliliğe dayanan aile yapısını yasalaştırdı. Türkiye'nin kırsal kesimlerinde geleneksel geniş aile tipi yaygındır. Bununla birlikte, özellikle içgöçler ve kentleşme nedeniyle geniş aileler parçalanarak yerlerini çekirdek ailelere bırakmaktadır.

Türk tarihindeki mevcut bütün Anayasa benzeri kurallar dizisinde aile toplumumuzun temeli olarak vurgulanmıştır.
Türkiye’de aile yapısındaki çağdaş değişmenin gerçek hukuksal temelleri, Atatürk devrimleri ve özellikle de Medeni Kanunun 1926 yılında kabul edilmesi ile başlamıştır.

Aile’nin Fonksiyonları:
1. Neslin Devamını Sağlamak: Yetişkin iki kişinin birlikte yaşamasını gerektirir. Sağlıklı bir kuşak yetiştirmek için aile birliğinin korunması da büyük önem taşır.
2. Üyelerin Ekonomik İhtiyaçlarını Karşılamak: Karı-kocanın işbirliğini gerçekleştirir,
3. Çocukların Sosyalleşmesini Sağlamak: Aile çocukların topluma hazırlanmasını sağlayan birincil gruptur. Onlara içinde yaşadıkları toplumun inançlarını, değer yargılarını, gelenek ve göreneklerini, görgü kurallarını öğretir. Kişiliklerinin gelişmesi için ortam hazırlarlar.
4. Üyelerin Duygusal İhtiyaçlarım Karşılamak: Bunu; içten sevgi ve saygıya dayanan ilişkiler sağlar. Küçük büyük, herkesin duygusal yönden sağlıklı olması hem kendisi, hem ailesi, hem de toplum için son derece önemlidir.

Ailenin Özellikleri
Aile birçok yönleriyle diğer sosyal yapılarından farklı, kendine özgü bir takım özellikleri bulunan bir sosyal örgüttür. Bu Aile özellikleri şunlardır:
  • Aile Evrenseldir
Aile bütün sosyal ilişkiler içinde en fazla evrensellik özelliği göstermektedir. Her toplumda görüldüğü gibi hayvanlar aleminde de vardır, her insan bir aileye mensuptur ve o ailenin sorumluluklarını taşıyan bir üyesidir.
  • Aile Duygusal Bir Temele Dayanır
Nesli devam ettirme arzusu, annelik, arkadaşlık, ebeveynlik duygularını romantik sevgiden, ırk gururuna, eşlerin şefkat duygularından ailenin ekonomik güvenliğine, kişisel ihtiraslarından neslin devamlılığı duygusuna kadar yükselen ve toplumsal ilişkiler sonucu beliren birbirine ikincil duygularla kuvvetlendirilmektedir.
  • Aile Şekillendirme Özelliğine Sahiptir
Çocuğun kişilik yapısı aile içinde gelişir. Aile üyeleri bireyin hem organik hem de zihinsel alışkanlıklar kazanmasını sağlar. Bireydeki sosyalleşme olayı içinde gerçekleştiğinden ve ailenin çocuk üzerindeki kişilik gelişmesinin bir parçası olduğundan hayat boyu yetişkinde iz bırakacaktır.
  • Ailenin Kapsamı Sınırlıdır
Aile sınırlı bir büyüklüğe sahiptir. Şekillenmiş sosyal yapıların en küçüğüdür Bu özellik kent tipi aile için daha çok geçerlidir.
  • Aile Sosyal Yapıda Çekirdek Özelliği Taşır
İlkel ve – baba otoritesinin olduğu toplumlarda bütün sosyal yapı aile ünitelerinden meydana gelmiştir. Karmaşık modern toplumlarda aile bu özelliğini kaybetmekle beraber yer yer sosyal sınıflar içinde aile birliğinin çekirdektik özelliğini devam ettirme eğilimi de görülmektedir.
  • Aile Üyelerinin Sorumlulukları Vardır
Ailenin üyelerinden beklediği görev yaşam boyu devam etmektedir. Aile erkeği ve özellikle daha çok kadını, kendinden çok başkaları için güç görevler yapmaya ve ağır sorumluluklar yüklenmeye zorlar. Ailenin duygusal temele dayalı olması karşı olan sorumlulukları artırı.

Yukarıda açıklanan aile ve aile fertleri arasında varolması gereken ilişkiler, Türk toplumunda özel bir öneme sahiptir ve yıllardır çağdaş toplumun zorlamalarına rağmen sürdürülmektedir. Bunlar sayesinde de Türk toplumu, yabancı asimilasyon tehlikelerine karşı kendisini koruyabilmekte ve ulus olma özelliğini koruyabilmektedir.


Daisy-BT
30 Mart 2010 23:26   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Alıntı
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı

Türk toplumunda aile ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemini açıklayınız.


Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye "çekirdek aile" denir.
Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır.

"Aile" sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin "Hasan iyi bir aileydi" dendiğinde, Hasan'ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi "Benim ailem Adana'dan gelmiş" dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana'da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası "Bu bir aile toplantısıdır" dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, "aile" kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

Eski Türk toplumlarında aile büyük önem taşırdı. Tekeşli evlilik temeline dayanan ailelerde kadın ile erkek arasında eşitlik vardı. Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra, ailenin yapısı bu dinin etkisiyle değişti. Bu ailede erkek, mutlak egemenlik ve dört kadınla evlenebilme hakkı kazandı. Bu gelenek Cumhuriyet dönemine kadar sürdü. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, çokeşliliğe son verip tekeşli evliliğe dayanan aile yapısını yasalaştırdı. Türkiye'nin kırsal kesimlerinde geleneksel geniş aile tipi yaygındır. Bununla birlikte, özellikle içgöçler ve kentleşme nedeniyle geniş aileler parçalanarak yerlerini çekirdek ailelere bırakmaktadır.

Türk tarihindeki mevcut bütün Anayasa benzeri kurallar dizisinde aile toplumumuzun temeli olarak vurgulanmıştır.
Türkiye’de aile yapısındaki çağdaş değişmenin gerçek hukuksal temelleri, Atatürk devrimleri ve özellikle de Medeni Kanunun 1926 yılında kabul edilmesi ile başlamıştır.

Aile’nin Fonksiyonları:
1. Neslin Devamını Sağlamak: Yetişkin iki kişinin birlikte yaşamasını gerektirir. Sağlıklı bir kuşak yetiştirmek için aile birliğinin korunması da büyük önem taşır.
2. Üyelerin Ekonomik İhtiyaçlarını Karşılamak: Karı-kocanın işbirliğini gerçekleştirir,
3. Çocukların Sosyalleşmesini Sağlamak: Aile çocukların topluma hazırlanmasını sağlayan birincil gruptur. Onlara içinde yaşadıkları toplumun inançlarını, değer yargılarını, gelenek ve göreneklerini, görgü kurallarını öğretir. Kişiliklerinin gelişmesi için ortam hazırlarlar.
4. Üyelerin Duygusal İhtiyaçlarım Karşılamak: Bunu; içten sevgi ve saygıya dayanan ilişkiler sağlar. Küçük büyük, herkesin duygusal yönden sağlıklı olması hem kendisi, hem ailesi, hem de toplum için son derece önemlidir.

Ailenin Özellikleri
Aile birçok yönleriyle diğer sosyal yapılarından farklı, kendine özgü bir takım özellikleri bulunan bir sosyal örgüttür. Bu Aile özellikleri şunlardır:
  • Aile Evrenseldir
Aile bütün sosyal ilişkiler içinde en fazla evrensellik özelliği göstermektedir. Her toplumda görüldüğü gibi hayvanlar aleminde de vardır, her insan bir aileye mensuptur ve o ailenin sorumluluklarını taşıyan bir üyesidir.
  • Aile Duygusal Bir Temele Dayanır
Nesli devam ettirme arzusu, annelik, arkadaşlık, ebeveynlik duygularını romantik sevgiden, ırk gururuna, eşlerin şefkat duygularından ailenin ekonomik güvenliğine, kişisel ihtiraslarından neslin devamlılığı duygusuna kadar yükselen ve toplumsal ilişkiler sonucu beliren birbirine ikincil duygularla kuvvetlendirilmektedir.
  • Aile Şekillendirme Özelliğine Sahiptir
Çocuğun kişilik yapısı aile içinde gelişir. Aile üyeleri bireyin hem organik hem de zihinsel alışkanlıklar kazanmasını sağlar. Bireydeki sosyalleşme olayı içinde gerçekleştiğinden ve ailenin çocuk üzerindeki kişilik gelişmesinin bir parçası olduğundan hayat boyu yetişkinde iz bırakacaktır.
  • Ailenin Kapsamı Sınırlıdır
Aile sınırlı bir büyüklüğe sahiptir. Şekillenmiş sosyal yapıların en küçüğüdür Bu özellik kent tipi aile için daha çok geçerlidir.
  • Aile Sosyal Yapıda Çekirdek Özelliği Taşır
İlkel ve – baba otoritesinin olduğu toplumlarda bütün sosyal yapı aile ünitelerinden meydana gelmiştir. Karmaşık modern toplumlarda aile bu özelliğini kaybetmekle beraber yer yer sosyal sınıflar içinde aile birliğinin çekirdektik özelliğini devam ettirme eğilimi de görülmektedir.
  • Aile Üyelerinin Sorumlulukları Vardır
Ailenin üyelerinden beklediği görev yaşam boyu devam etmektedir. Aile erkeği ve özellikle daha çok kadını, kendinden çok başkaları için güç görevler yapmaya ve ağır sorumluluklar yüklenmeye zorlar. Ailenin duygusal temele dayalı olması karşı olan sorumlulukları artırı.

Yukarıda açıklanan aile ve aile fertleri arasında varolması gereken ilişkiler, Türk toplumunda özel bir öneme sahiptir ve yıllardır çağdaş toplumun zorlamalarına rağmen sürdürülmektedir. Bunlar sayesinde de Türk toplumu, yabancı asimilasyon tehlikelerine karşı kendisini koruyabilmekte ve ulus olma özelliğini koruyabilmektedir.


esmerimmm
18 Nisan 2010 17:10   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

aile ve aile bireyleri arasındaki önem

ödevimi yapmak için burayı tercih ettim . lütfen ödevimi bulun eğer ödevimi bulamazsanız hem öğretmenim kızar hemde yazıf not yani 1 alırım
Misafir
24 Şubat 2011 19:14   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

çocuklaın aile bireyleriyle olan ilişkileri nasıl olmalıdır

çocuklaın aile bireyleriyle olan ilişkileri nasıl olmalıdır
Misafir
14 Mart 2011 12:52   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Türk Toplumunda Aile Hayatının önemi nedir lütfen acil açıklayınız yarın performans ödevim var vermessem koskocaman sıfır alcam lütfen yha!!
Misafir
1 Nisan 2011 00:00   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ben aile ve toplum hayatındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini arıyor ama bulamıyorum!lütfen onuda koyarmısınız?
koyarsanız gerçekten çok mutlu olurum...
Misafir
4 Nisan 2011 20:21   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

aile ve aile bireylerinin arasındaki dayanışma

Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye "çekirdek aile" denir.
Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır.

"Aile" sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin "Hasan iyi bir aileydi" dendiğinde, Hasan'ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi "Benim ailem Adana'dan gelmiş" dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana'da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası "Bu bir aile toplantısıdır" dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, "aile" kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

Eski Türk toplumlarında aile büyük önem taşırdı. Tekeşli evlilik temeline dayanan ailelerde kadın ile erkek arasında eşitlik vardı. Türklerin İslam dinini benimsemesinden sonra, ailenin yapısı bu dinin etkisiyle değişti. Bu ailede erkek, mutlak egemenlik ve dört kadınla evlenebilme hakkı kazandı. Bu gelenek Cumhuriyet dönemine kadar sürdü. 1926'da kabul edilen Türk Medeni Kanunu, çokeşliliğe son verip tekeşli evliliğe dayanan aile yapısını yasalaştırdı. Türkiye'nin kırsal kesimlerinde geleneksel geniş aile tipi yaygındır. Bununla birlikte, özellikle içgöçler ve kentleşme nedeniyle geniş aileler parçalanarak yerlerini çekirdek ailelere bırakmaktadır.

Türk tarihindeki mevcut bütün Anayasa benzeri kurallar dizisinde aile toplumumuzun temeli olarak vurgulanmıştır.
Türkiye’de aile yapısındaki çağdaş değişmenin gerçek hukuksal temelleri, Atatürk devrimleri ve özellikle de Medeni Kanunun 1926 yılında kabul edilmesi ile başlamıştır.

Aile’nin Fonksiyonları:
1. Neslin Devamını Sağlamak: Yetişkin iki kişinin birlikte yaşamasını gerektirir. Sağlıklı bir kuşak yetiştirmek için aile birliğinin korunması da büyük önem taşır.
2. Üyelerin Ekonomik İhtiyaçlarını Karşılamak: Karı-kocanın işbirliğini gerçekleştirir,
3. Çocukların Sosyalleşmesini Sağlamak: Aile çocukların topluma hazırlanmasını sağlayan birincil gruptur. Onlara içinde yaşadıkları toplumun inançlarını, değer yargılarını, gelenek ve göreneklerini, görgü kurallarını öğretir. Kişiliklerinin gelişmesi için ortam hazırlarlar.
4. Üyelerin Duygusal İhtiyaçlarım Karşılamak: Bunu; içten sevgi ve saygıya dayanan ilişkiler sağlar. Küçük büyük, herkesin duygusal yönden sağlıklı olması hem kendisi, hem ailesi, hem de toplum için son derece önemlidir.

Ailenin Özellikleri
Aile birçok yönleriyle diğer sosyal yapılarından farklı, kendine özgü bir takım özellikleri bulunan bir sosyal örgüttür. Bu Aile özellikleri şunlardır:

Aile Evrenseldir
Aile bütün sosyal ilişkiler içinde en fazla evrensellik özelliği göstermektedir. Her toplumda görüldüğü gibi hayvanlar aleminde de vardır, her insan bir aileye mensuptur ve o ailenin sorumluluklarını taşıyan bir üyesidir.

Aile Duygusal Bir Temele Dayanır
Nesli devam ettirme arzusu, annelik, arkadaşlık, ebeveynlik duygularını romantik sevgiden, ırk gururuna, eşlerin şefkat duygularından ailenin ekonomik güvenliğine, kişisel ihtiraslarından neslin devamlılığı duygusuna kadar yükselen ve toplumsal ilişkiler sonucu beliren birbirine ikincil duygularla kuvvetlendirilmektedir.

Aile Şekillendirme Özelliğine Sahiptir
Çocuğun kişilik yapısı aile içinde gelişir. Aile üyeleri bireyin hem organik hem de zihinsel alışkanlıklar kazanmasını sağlar. Bireydeki sosyalleşme olayı içinde gerçekleştiğinden ve ailenin çocuk üzerindeki kişilik gelişmesinin bir parçası olduğundan hayat boyu yetişkinde iz bırakacaktır.

Ailenin Kapsamı Sınırlıdır
Aile sınırlı bir büyüklüğe sahiptir. Şekillenmiş sosyal yapıların en küçüğüdür Bu özellik kent tipi aile için daha çok geçerlidir.

Aile Sosyal Yapıda Çekirdek Özelliği Taşır
İlkel ve – baba otoritesinin olduğu toplumlarda bütün sosyal yapı aile ünitelerinden meydana gelmiştir. Karmaşık modern toplumlarda aile bu özelliğini kaybetmekle beraber yer yer sosyal sınıflar içinde aile birliğinin çekirdektik özelliğini devam ettirme eğilimi de görülmektedir.

Aile Üyelerinin Sorumlulukları Vardır
Ailenin üyelerinden beklediği görev yaşam boyu devam etmektedir. Aile erkeği ve özellikle daha çok kadını, kendinden çok başkaları için güç görevler yapmaya ve ağır sorumluluklar yüklenmeye zorlar. Ailenin duygusal temele dayalı olması karşı olan sorumlulukları artırı.

Yukarıda açıklanan aile ve aile fertleri arasında varolması gereken ilişkiler, Türk toplumunda özel bir öneme sahiptir ve yıllardır çağdaş toplumun zorlamalarına rağmen sürdürülmektedir. Bunlar sayesinde de Türk toplumu, yabancı asimilasyon tehlikelerine karşı kendisini koruyabilmekte ve ulus olma özelliğini koruyabilmektedir.
Misafir
4 Nisan 2011 21:20   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
aile aasındaki dayanışmanın önemini yazarsanız çok mutlu olurum
Misafir
4 Nisan 2011 21:22   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

aile

ailedeki yardımlaşma nelerdir
Misafir
31 Mart 2012 10:21   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ben aile ve toplum hayatındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini arıyorum yardımcı olun noulur

(: bulursanız sevinirim):
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Türk toplumunda ailenin ve aile bireyleri arasındaki dayanışmanın önemi nedir? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • aile ici dayanisma ornekleri odev
  • aile icinde dayanismanin onemi
  • aile icindeki dayanismanin onemi
Cevap: 10
Son Mesaj: 5 Nisan 2015 23:19
Ailenin toplumdaki önemi nedir?
Gönderen: Misafir Forum: Cevaplanmış
Cevap: 2
Son Mesaj: 28 Eylül 2012 19:33
Cevap: 1
Son Mesaj: 22 Aralık 2011 19:21
Cevap: 0
Son Mesaj: 27 Mart 2011 14:19
Kıbrıs Türk Toplumunda Piknik Kültürü
Gönderen: Bia Forum: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Cevap: 0
Son Mesaj: 17 Ağustos 2008 20:26
Sayfa 0.429 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu