Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Matbaanın günümüze kadarki gelişimi nasıl olmuştur?

Gösterim: 29514 | Cevap: 15
  • matbaa eskiden nasildi
  • matbaanin gelisimi
  • matbaanin gunumuze kadar gelisimi
Misafir
Cevaplanmamış   |    18 Nisan 2010 12:02   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Matbaanın günümüze kadarki gelişimi nasıl olmuştur?

matbaa nın gümüze karki gelişimi? lütfen acillllllll
Misafir
10 Ocak 2011 18:06   |   Mesaj #2   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Matbaanın Gelişimi:Bilindiği gibi matbaa Johann Gutenberg tarafından icat edilmemiştir. Gutenberg tek tek metal harflerle yüksek baskı tekniğini geliştirmiş. Gutenberg’in bu buluşundan sonra matbaacılık yaygın ve hızlı gelişen bir sektör olmuştur. Matbaanın ilk kez kullanılması Uzakdoğu’da başlamıştır. Bilinen ilk baskı VIII. yy’da Japonya’da yapılmıştır. İmparatoriçe Shotoko Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırmıştır.

İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı Pi Sheng (960-1297) adında bir Çinli denemiştir. Pi Sheng porselenden harfler kullanarak matbaanın gelişimine hız kazandırmıştır. Ancak çok harfli Çin alfabesinde tek tek harfler kullanarak baskı yapma nedeni hala anlaşılamamıştır. Matbaa Çinlilerden Uygurlara geçmişlerdir. Uygurların IX. yy’dan itibaren baskı yaptığı bilinmektedir. (Tun-Huang mağarasındaki buluntular.)

Avrupa’da matbaacılık özellikle XV. yy’da gelişme göstermiştir. Avrupa’da matbaacılığın üssü Hollanda olmuştur. Burada ki basım tekniği tahta kalıplarla yapılmaktadır. Hattatlarca yazılan tahta kalıplar. Hakkaklarca kazınmaktadır. Kalıplar bu yönetemle üretilmektedir. Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

Johann Gutenberg ise çırağı Fust ile birlikte Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini uygulamıştır. Gutenberg bu çaılşmalara bilgi ve birikimlerini, Fust ise sermayesini katmıştır. İlk çalışmaları olan 42 satırlık İncil’i 1455 yılında basmışlardır. Fust ve Gutenberg işlerin yolunda gitmemesi neticesinde ortaklıklarına son vermiştir. 1462’de Nassau başpsikoposunun askerleri Mainz şehrine saldırdı. Kaçan basımcılar Avrupa’nın her yanına dağıldı.


Türkiye’de Matbaacılık :
Sultan 2. Beyazit'ın 1492 yılında topraklarına kabul ettiği engizisyondan kaçan yahudiler, matbaa tekniğini beraberlerinde getirmişlerdi. Osmanlı'ya gelişlerinden hemen bir yıl sonra, David ve Samuel ibn Namhias kardeşler 1493 yılında İstanbul'da ilk basımevini (matbaasını) kurarlar. Kendilerine tevrat ve dnii kitaplar basma izni verilmişti. Bu sebepten sadece tevrat, dua ve din tarihi kitapları basılmıştır. Bu tarihten sonra çeşitli kereler matbaa açma girişiminde bulunan Osmanlı'nın islam tebasından kişilere hep karşı çıkılmış, Kuran'ın daha önce olduğu gibi mutlaka elle yazılması gereğini belirten bu kişiler zamanın önemli kişileri olan hattatlar tarafından kışkırtılmış ve himaye görmüşlerdir. Osmanlı topraklarında çalışan ilk matbaadan 234 yıl sonra Osmanlı'nın islam tebasınadan olan İbrahim Mütefferika Lale Devri olarak bilinen dönemde, 1772 yılında matbaasını kurmuştur. Matbaasında basılan ilk kitap Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Vankulu sözlüğü)’dur. Mütefferika yaşamı boyunca 18 farklı eser basmıştır. Ancak kitapların maliyetlerinin ve buna bağlı olarak fiyatlarının çok yüksek olması matbaacılığın yaygınlaşmasını engellemiştir. Mütefferka’nın ölümünden sonra matbaa zaman zaman atıl kalsa da çalışmaya devam etmiştir. Matbaanın başına 1754 yılında İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yılından sonra Beylikçi Raşid Mehmed Efendi ve Vak’a-nüvis Vasıf Efendi geçmişlerdir.

1769 yılında Abdurrahman Efendi Mühendisane matbaasını kurmuştur. Daha sonra Üsküdar matbaası(1802) ve sonrasında Takvimhane-i Amire adında bir matbaa daha açıldı. (1831) Bu sırada Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa Bulak matbaasını kurdu. (1822) 1833 yılında ülkede 54 matbaa (15’i litografi) 1948 yılında 509 matbaa ve 1983 yılında 3537 matbaa bulunmaktaydı. 2007 yılında 6000 civarında matbaa bulunmaktadır.

Günümüzde Türk matbaacılığı teknolojik gelişmelere bağlı olarak gelişimini sürdürmektedir. Basım sektörü Avrupa’daki emsalleriyle aynı kalitede ürünler üretebilmektedir. Hazır teknoloji üretici ülkelerden alınmakta ülkemizde başarı ile uygulanmaktadır. Ancak Türkiye bazı istinalar hariç teknoloji üretmekten uzak, fakat iyi bir teknoloji takipçisi durumundadır.
Misafir
10 Ocak 2011 19:28   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Matbaanın Gelişimi:Bilindiği gibi matbaa Johann Gutenberg tarafından icat edilmemiştir. Gutenberg tek tek metal harflerle yüksek baskı tekniğini geliştirmiş. Gutenberg’in bu buluşundan sonra matbaacılık yaygın ve hızlı gelişen bir sektör olmuştur. Matbaanın ilk kez kullanılması Uzakdoğu’da başlamıştır. Bilinen ilk baskı VIII. yy’da Japonya’da yapılmıştır. İmparatoriçe Shotoko Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırmıştır.

İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı Pi Sheng (960-1297) adında bir Çinli denemiştir. Pi Sheng porselenden harfler kullanarak matbaanın gelişimine hız kazandırmıştır. Ancak çok harfli Çin alfabesinde tek tek harfler kullanarak baskı yapma nedeni hala anlaşılamamıştır. Matbaa Çinlilerden Uygurlara geçmişlerdir. Uygurların IX. yy’dan itibaren baskı yaptığı bilinmektedir. (Tun-Huang mağarasındaki buluntular.)

Avrupa’da matbaacılık özellikle XV. yy’da gelişme göstermiştir. Avrupa’da matbaacılığın üssü Hollanda olmuştur. Burada ki basım tekniği tahta kalıplarla yapılmaktadır. Hattatlarca yazılan tahta kalıplar. Hakkaklarca kazınmaktadır. Kalıplar bu yönetemle üretilmektedir. Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

Johann Gutenberg ise çırağı Fust ile birlikte Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini uygulamıştır. Gutenberg bu çaılşmalara bilgi ve birikimlerini, Fust ise sermayesini katmıştır. İlk çalışmaları olan 42 satırlık İncil’i 1455 yılında basmışlardır. Fust ve Gutenberg işlerin yolunda gitmemesi neticesinde ortaklıklarına son vermiştir. 1462’de Nassau başpsikoposunun askerleri Mainz şehrine saldırdı. Kaçan basımcılar Avrupa’nın her yanına dağıldı.


Türkiye’de Matbaacılık :
Sultan 2. Beyazit'ın 1492 yılında topraklarına kabul ettiği engizisyondan kaçan yahudiler, matbaa tekniğini beraberlerinde getirmişlerdi. Osmanlı'ya gelişlerinden hemen bir yıl sonra, David ve Samuel ibn Namhias kardeşler 1493 yılında İstanbul'da ilk basımevini (matbaasını) kurarlar. Kendilerine tevrat ve dnii kitaplar basma izni verilmişti. Bu sebepten sadece tevrat, dua ve din tarihi kitapları basılmıştır. Bu tarihten sonra çeşitli kereler matbaa açma girişiminde bulunan Osmanlı'nın islam tebasından kişilere hep karşı çıkılmış, Kuran'ın daha önce olduğu gibi mutlaka elle yazılması gereğini belirten bu kişiler zamanın önemli kişileri olan hattatlar tarafından kışkırtılmış ve himaye görmüşlerdir. Osmanlı topraklarında çalışan ilk matbaadan 234 yıl sonra Osmanlı'nın islam tebasınadan olan İbrahim Mütefferika Lale Devri olarak bilinen dönemde, 1772 yılında matbaasını kurmuştur. Matbaasında basılan ilk kitap Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Vankulu sözlüğü)’dur. Mütefferika yaşamı boyunca 18 farklı eser basmıştır. Ancak kitapların maliyetlerinin ve buna bağlı olarak fiyatlarının çok yüksek olması matbaacılığın yaygınlaşmasını engellemiştir. Mütefferka’nın ölümünden sonra matbaa zaman zaman atıl kalsa da çalışmaya devam etmiştir. Matbaanın başına 1754 yılında İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yılından sonra Beylikçi Raşid Mehmed Efendi ve Vak’a-nüvis Vasıf Efendi geçmişlerdir.

1769 yılında Abdurrahman Efendi Mühendisane matbaasını kurmuştur. Daha sonra Üsküdar matbaası(1802) ve sonrasında Takvimhane-i Amire adında bir matbaa daha açıldı. (1831) Bu sırada Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa Bulak matbaasını kurdu. (1822) 1833 yılında ülkede 54 matbaa (15’i litografi) 1948 yılında 509 matbaa ve 1983 yılında 3537 matbaa bulunmaktaydı. 2007 yılında 6000 civarında matbaa bulunmaktadır.

Günümüzde Türk matbaacılığı teknolojik gelişmelere bağlı olarak gelişimini sürdürmektedir. Basım sektörü Avrupa’daki emsalleriyle aynı kalitede ürünler üretebilmektedir. Hazır teknoloji üretici ülkelerden alınmakta ülkemizde başarı ile uygulanmaktadır. Ancak Türkiye bazı istinalar hariç teknoloji üretmekten uzak, fakat iyi bir teknoloji takipçisi durumundadır.
Misafir
11 Nisan 2011 09:32   |   Mesaj #4   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ben sizden matbaa nın gelişimini ve kolaylaşan işleri istiyorum
Misafir
17 Nisan 2011 12:10   |   Mesaj #5   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Ya lütfen bunun kısası yokmuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu
Misafir
20 Nisan 2011 15:11   |   Mesaj #6   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ben siden gelişimini istiyorum roman deil
Misafir
25 Nisan 2011 17:17   |   Mesaj #7   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

matbaa

yha bu ne bnn sizden matbaanın romanını istemedimki sadece geçmişten günümüze gelişimini istedim..
Misafir
28 Nisan 2011 11:03   |   Mesaj #8   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
ya bu ne yaaaaaaaaaaaaaa ben matbanın geçmişini istiyorum ergenekon destanı koymuşsunuz
Misafir
18 Şubat 2012 15:06   |   Mesaj #9   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
buna be ben maatbanın gelişimini istedim
Misafir
21 Şubat 2012 09:41   |   Mesaj #10   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
matbaanın icadından günümüzdeki durumu nedir
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Matbaanın günümüze kadarki gelişimi nasıl olmuştur? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • matbaa eskiden nasildi
  • matbaanin gelisimi
  • matbaanin gunumuze kadar gelisimi
Türk tarihinde müziğin gelişimi nasıl olmuştur?
Gönderen: sametumut Forum: Soru-Cevap
Cevap: 12
Son Mesaj: 11 Mart 2014 08:16
Cumhuriyetten günümüze sanayii gelişimi nasıl olmuştur?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 8
Son Mesaj: 17 Şubat 2012 09:46
Cevap: 1
Son Mesaj: 3 Aralık 2011 10:50
Tekerleğin bulunuşu ve gelişimi nasıl olmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 16 Ocak 2011 13:32
Telefonun gelişimi nasıl olmuştur?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 5 Aralık 2010 20:38
Sayfa 0.381 saniyede 9 sorgu ile oluşturuldu