Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Su ve havanın ortak özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 21 Şubat 2011 (17:46) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
12457 kez görüntülenmiş, 7 cevap yazılmış ve son mesaj 17 Şubat 2014 (22:45) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 2.87  |  Oy Veren: 30      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 21 Şubat 2011, 17:46

Su ve havanın ortak özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
su ve havanın ortak özellikleri
En iyi cevap Theni's tarafından gönderildi

Su, kimyasal olarak pek çok olağanüstü özelliğe sahiptir. Her bir su molekülü hidrojen ve oksijen atomlarının birleşmesiyle oluşmuştur. Biri yakıcı, diğeri de yanıcı olan iki gazın birleşerek bir sıvıyı, hem de suyu oluşturuyor olmaları oldukça ilginçtir.

Şimdi kısaca kimyasal olarak suyun nasıl oluştuğuna bakalım. Suyun elektrik yükü sıfır, yani nötrdür. Ancak oksijen ve hidrojen atomlarının büyüklüklerinden dolayı su molekülünün oksijen tarafı hafifçe eksi, hidrojen tarafı ise hafifçe artı yüklüdür. Birden fazla su molekülü bir araya geldiğinde artı ve eksi yükler birbirini çekerek "hidrojen bağı" denilen çok özel bir bağ oluşturur. Hidrojen bağı çok zayıf bir bağdır ve ömrü aklımızın kavrayamayacağı kadar kısadır. Bir hidrojen bağının ömrü, yaklaşık olarak bir saniyenin yüz milyarda biri kadardır. Ama bağlardan biri kırıldığında hemen bir diğer bağ oluşur. Böylece su molekülleri birbirlerine yapışırlar ve diğer taraftan zayıf bir bağla birbirlerine bağlandıklarından akışkan olurlar.

Hidrojen bağlarının suya kattığı bir başka özellik de, suyun sıcaklık değişimlerine direnç göstermesidir. Havanın sıcaklığı aniden artsa bile suyun sıcaklığı yavaş yavaş artar, aynı şekilde havanın sıcaklığı aniden düşse bile suyun sıcaklığı yavaş yavaş düşer. Suyun sıcaklığının önemli oranda oynayabilmesi için çok büyük miktarlarda ısı değişikliğine ihtiyaç vardır. Suyun ısı enerjisinin bu derece yüksek olmasının canlı hayatına sağladığı çok büyük faydalar vardır. Basit bir örnek verecek olursak, vücudumuzda çok büyük oranda su vardır. Su eğer havadaki ani sıcaklık iniş ve çıkışlarına aynı hızla uysaydı, aniden ateşimiz çıkardı veya aniden donardık.

Aynı şekilde, suyun buharlaşmak için de çok büyük bir ısı enerjisine ihtiyacı vardır. Su buharlaşırken, çok ısı enerjisi kullandığı için suyun sıcaklığında eksilme olur. Yine insan vücudundan bir örnek verecek olursak; vücudumuzun normal sıcaklığı 360 C’dir ve dayanabileceğimiz en yüksek vücut sıcaklığı 420 C’dir. Aradaki bu 60 C’lik aralık çok küçük bir aralıktır ve birkaç saat güneş altında çalışmak vücut sıcaklığını bu kadar artırabilir. Ancak vücudumuz terleyerek, yani içindeki suyu buharlaştırarak çok büyük miktarda ısı enerjisi harcar ve vücut sıcaklığı düşer. Vücudumuz otomatik olarak çalışan böyle bir mekanizmaya sahip olmasaydı, birkaç saat güneş altında çalışmak bile bizler için öldürücü olabilirdi.

Hidrojen bağlarının suya kazandırdığı bir başka olağanüstü özellik, suyun sıvı iken katı haline oranla daha yoğun olmasıdır. Halbuki, yeryüzündeki maddelerin çoğu katı iken sıvı haline oranla daha yoğundur. Ancak, su diğer maddelerin tersine donarken genleşir. Bunun sebebi hidrojen bağlarının su moleküllerinin birbirlerine sıkı şekilde bağlanmasını engellemesi ve arada birçok boşluğun kalmasıdır. Su sıvı iken hidrojen bağları kırıldığından oksijen atomları birbirine yaklaşır ve daha yoğun bir yapı elde edilir.

Bu durum aynı şekilde buzun sudan daha hafif olmasını da beraberinde getirir. Normalde herhangi bir metali eritip içine aynı metalden birkaç katı parça atsanız, bu parçalar hemen dibe çöker. Ancak suda durum farklıdır. Onbinlerce ton ağırlığındaki buz dağları suyun üzerinde mantar gibi yüzmektedirler. Peki suyun bu özelliğinin ne gibi bir faydası olabilir?

Bu soruyu bir ırmak örneği ile cevaplayalım: Havalar çok soğuduğunda ırmaktaki suyun tamamı değil, sadece üst kısmı donar. Su, +40 C’de en ağır halindedir ve bu dereceye ulaşan su hemen dibe çöker. Suyun üzerinde ise "katman halinde buz" oluşur. Bu katmanın altında su akmaya devam eder ve +40 C canlıların yaşayabileceği bir sıcaklık olduğu için sudaki canlılar bu sayede hayatlarını sürdürür.


Hava, insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi saran gaz kütleye atmosfer adı verilmektedir. atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir havada yaklaşık olarak
azot %78
oksijen %21
karbondioksit ve asal gazlar %1 oranında bulunur havada, bulunan gazları üç grupta toplayabiliriz Havada devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar ( azot, oksijen ve diğer asal gazlar)
Havada devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar (karbondioksit, su buhar ı, ozon) Havada her zaman bulunmayan gazlar (kirleticiler)
Hava yuvarını oluşturan, bütün Canlıların Solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan Gaz karışımına Hava denir Hava, insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi saran gaz kütleye atmosfer adı verilmektedir. Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır.
Atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir Hava içindeki değişik Gazlar ( Oksijen , azot , Karbondioksit vs.), Su buharı ve partiküller ( toz , polen , tüy …vs.) ile atmosferi dolduran renksiz ve kokusuz bir gazdır. Havayı
oluşturan gazların dağılım oranları aşağıdaki gibidir
- % 78.084 Azot
- % 20.9476 Oksijen
- % 0.934 Argon
- % 0.0314 Karbondioksit
- % 0.0018.18 Neon
- % 0.000524 Helyum
- % 0002 Metan
- % 0.0 ile % 0.0001 arasında Hidrojen
- Xenon, Ozon ve diğer gazlar
Bu karışım içinde canlı yaşam ve insan için en önemli gaz oksijendir Oksijensiz bir ortamda canlı yaşam yoktur Havada bulunan gazları üç grupta toplayabiliriz Havada devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar ( azot , oksijen ve diğer asal gazlar)
Havada devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar ( karbondioksit su buharı ozon ) Havada her zaman bulunmayan gazlar ( kirleticiler ) Her nefes alışımızda ciğerlerimize yarım litre temiz hava dolar böylece Günde 12,000 litre hava tüketiriz, yani, havanın, litresi 1,29 gram geldiğine göre, 15 kilogramdan fazla. Hava renksiz, tatsız ve kokusuz olduğu için, varlığını, rüzgâr biçiminde esmedikçe, hiç belli etmez.
1773 yılında havanın en az iki gazın karışımı olduğunu ilk bulan, büyük Fransız kimyacısı Lavoisier oldu. Lavoisier bu gazlardan biri olan oksijenin, yanma ve solunum için şart olduğunu, diğerinin yani azotun ise bu fenomenlerde hiç bir rol oynamadığını gösterdi. Azot gazına adını o verdi.
Odun, kömür, mazot, hava olmayan yerde yanamaz yanan bir mumun üstüne bir kavanoz kapatacak olursanız Alevi söner. Bunun gibi, havadaki oksijen, organizmamızda besinlerin (alevsiz ve çok ısı vermeden) ağır yanması için şarttır ve bu yanma, vücut ısısını korur, organizmaya kasların ihtiyacı olan maddeleri sağlar.
yağmur damlalarıyla sürüklenen veya mikroplar aracılığıyla toprağa bulaşan Azot, Bitkiler tarafından tüketilir. Ama havada, hepsi de yararlı olan başka gazlar da vardır. 100 litre havayı tartar ve bütün bileşimlerini ayıracak olursak, 78 litre azot, 20 litre oksijen ve l litre argon elde ederiz.
Çok az miktarda nadir gazlar da buluruz. Bunlar gerçekte nadir adını hak etmişlerdir çünkü, bir tek litre neon elde etmek için, 70,000 litre havayı, işlemden geçirmek gerekir, l litre helyum için ise 200,000 litre ve l litre ksenon için de 10 milyon litre hava gerekir
Rapor Et
Reklam
Eski 1 Mart 2011, 19:02

Su ve havanın özellikleri nelerdir?

#2 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ya ben 3. sınıfa gidiyorum kitapta su ve havanın özelliklerini yazınız diyo bana su ve havanın özelliklerini söyleyebilir misiniz?
Rapor Et
Eski 1 Mart 2011, 20:08

Su ve havanın ortak özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
2sinn içindede oksjen bulunur
Rapor Et
Eski 2 Mart 2011, 10:44

Su ve havanın ortak özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Alıntı:
suyun ve havanin ortak ozellikleri ile ilgili daha fazla bilgi istiyorum

suyun ve havanın ortak özelliklerinin daha fazla bilgisini gönderin
Rapor Et
Eski 2 Mart 2011, 11:25

Su ve havanın ortak özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

#5 (link)
Theni's
Ziyaretçi
Theni's - avatarı
Su, kimyasal olarak pek çok olağanüstü özelliğe sahiptir. Her bir su molekülü hidrojen ve oksijen atomlarının birleşmesiyle oluşmuştur. Biri yakıcı, diğeri de yanıcı olan iki gazın birleşerek bir sıvıyı, hem de suyu oluşturuyor olmaları oldukça ilginçtir.

Şimdi kısaca kimyasal olarak suyun nasıl oluştuğuna bakalım. Suyun elektrik yükü sıfır, yani nötrdür. Ancak oksijen ve hidrojen atomlarının büyüklüklerinden dolayı su molekülünün oksijen tarafı hafifçe eksi, hidrojen tarafı ise hafifçe artı yüklüdür. Birden fazla su molekülü bir araya geldiğinde artı ve eksi yükler birbirini çekerek "hidrojen bağı" denilen çok özel bir bağ oluşturur. Hidrojen bağı çok zayıf bir bağdır ve ömrü aklımızın kavrayamayacağı kadar kısadır. Bir hidrojen bağının ömrü, yaklaşık olarak bir saniyenin yüz milyarda biri kadardır. Ama bağlardan biri kırıldığında hemen bir diğer bağ oluşur. Böylece su molekülleri birbirlerine yapışırlar ve diğer taraftan zayıf bir bağla birbirlerine bağlandıklarından akışkan olurlar.

Hidrojen bağlarının suya kattığı bir başka özellik de, suyun sıcaklık değişimlerine direnç göstermesidir. Havanın sıcaklığı aniden artsa bile suyun sıcaklığı yavaş yavaş artar, aynı şekilde havanın sıcaklığı aniden düşse bile suyun sıcaklığı yavaş yavaş düşer. Suyun sıcaklığının önemli oranda oynayabilmesi için çok büyük miktarlarda ısı değişikliğine ihtiyaç vardır. Suyun ısı enerjisinin bu derece yüksek olmasının canlı hayatına sağladığı çok büyük faydalar vardır. Basit bir örnek verecek olursak, vücudumuzda çok büyük oranda su vardır. Su eğer havadaki ani sıcaklık iniş ve çıkışlarına aynı hızla uysaydı, aniden ateşimiz çıkardı veya aniden donardık.

Aynı şekilde, suyun buharlaşmak için de çok büyük bir ısı enerjisine ihtiyacı vardır. Su buharlaşırken, çok ısı enerjisi kullandığı için suyun sıcaklığında eksilme olur. Yine insan vücudundan bir örnek verecek olursak; vücudumuzun normal sıcaklığı 360 C’dir ve dayanabileceğimiz en yüksek vücut sıcaklığı 420 C’dir. Aradaki bu 60 C’lik aralık çok küçük bir aralıktır ve birkaç saat güneş altında çalışmak vücut sıcaklığını bu kadar artırabilir. Ancak vücudumuz terleyerek, yani içindeki suyu buharlaştırarak çok büyük miktarda ısı enerjisi harcar ve vücut sıcaklığı düşer. Vücudumuz otomatik olarak çalışan böyle bir mekanizmaya sahip olmasaydı, birkaç saat güneş altında çalışmak bile bizler için öldürücü olabilirdi.

Hidrojen bağlarının suya kazandırdığı bir başka olağanüstü özellik, suyun sıvı iken katı haline oranla daha yoğun olmasıdır. Halbuki, yeryüzündeki maddelerin çoğu katı iken sıvı haline oranla daha yoğundur. Ancak, su diğer maddelerin tersine donarken genleşir. Bunun sebebi hidrojen bağlarının su moleküllerinin birbirlerine sıkı şekilde bağlanmasını engellemesi ve arada birçok boşluğun kalmasıdır. Su sıvı iken hidrojen bağları kırıldığından oksijen atomları birbirine yaklaşır ve daha yoğun bir yapı elde edilir.

Bu durum aynı şekilde buzun sudan daha hafif olmasını da beraberinde getirir. Normalde herhangi bir metali eritip içine aynı metalden birkaç katı parça atsanız, bu parçalar hemen dibe çöker. Ancak suda durum farklıdır. Onbinlerce ton ağırlığındaki buz dağları suyun üzerinde mantar gibi yüzmektedirler. Peki suyun bu özelliğinin ne gibi bir faydası olabilir?

Bu soruyu bir ırmak örneği ile cevaplayalım: Havalar çok soğuduğunda ırmaktaki suyun tamamı değil, sadece üst kısmı donar. Su, +40 C’de en ağır halindedir ve bu dereceye ulaşan su hemen dibe çöker. Suyun üzerinde ise "katman halinde buz" oluşur. Bu katmanın altında su akmaya devam eder ve +40 C canlıların yaşayabileceği bir sıcaklık olduğu için sudaki canlılar bu sayede hayatlarını sürdürür.


Hava, insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi saran gaz kütleye atmosfer adı verilmektedir. atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir havada yaklaşık olarak
azot %78
oksijen %21
karbondioksit ve asal gazlar %1 oranında bulunur havada, bulunan gazları üç grupta toplayabiliriz Havada devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar ( azot, oksijen ve diğer asal gazlar)
Havada devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar (karbondioksit, su buhar ı, ozon) Havada her zaman bulunmayan gazlar (kirleticiler)
Hava yuvarını oluşturan, bütün Canlıların Solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan Gaz karışımına Hava denir Hava, insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Yerküreyi saran gaz kütleye atmosfer adı verilmektedir. Atmosferdeki hava tabakasının kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava tabakasının yoğunluğu azalır.
Atmosfer, yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir Hava içindeki değişik Gazlar ( Oksijen , azot , Karbondioksit vs.), Su buharı ve partiküller ( toz , polen , tüy …vs.) ile atmosferi dolduran renksiz ve kokusuz bir gazdır. Havayı
oluşturan gazların dağılım oranları aşağıdaki gibidir
- % 78.084 Azot
- % 20.9476 Oksijen
- % 0.934 Argon
- % 0.0314 Karbondioksit
- % 0.0018.18 Neon
- % 0.000524 Helyum
- % 0002 Metan
- % 0.0 ile % 0.0001 arasında Hidrojen
- Xenon, Ozon ve diğer gazlar
Bu karışım içinde canlı yaşam ve insan için en önemli gaz oksijendir Oksijensiz bir ortamda canlı yaşam yoktur Havada bulunan gazları üç grupta toplayabiliriz Havada devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar ( azot , oksijen ve diğer asal gazlar)
Havada devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar ( karbondioksit su buharı ozon ) Havada her zaman bulunmayan gazlar ( kirleticiler ) Her nefes alışımızda ciğerlerimize yarım litre temiz hava dolar böylece Günde 12,000 litre hava tüketiriz, yani, havanın, litresi 1,29 gram geldiğine göre, 15 kilogramdan fazla. Hava renksiz, tatsız ve kokusuz olduğu için, varlığını, rüzgâr biçiminde esmedikçe, hiç belli etmez.
1773 yılında havanın en az iki gazın karışımı olduğunu ilk bulan, büyük Fransız kimyacısı Lavoisier oldu. Lavoisier bu gazlardan biri olan oksijenin, yanma ve solunum için şart olduğunu, diğerinin yani azotun ise bu fenomenlerde hiç bir rol oynamadığını gösterdi. Azot gazına adını o verdi.
Odun, kömür, mazot, hava olmayan yerde yanamaz yanan bir mumun üstüne bir kavanoz kapatacak olursanız Alevi söner. Bunun gibi, havadaki oksijen, organizmamızda besinlerin (alevsiz ve çok ısı vermeden) ağır yanması için şarttır ve bu yanma, vücut ısısını korur, organizmaya kasların ihtiyacı olan maddeleri sağlar.
yağmur damlalarıyla sürüklenen veya mikroplar aracılığıyla toprağa bulaşan Azot, Bitkiler tarafından tüketilir. Ama havada, hepsi de yararlı olan başka gazlar da vardır. 100 litre havayı tartar ve bütün bileşimlerini ayıracak olursak, 78 litre azot, 20 litre oksijen ve l litre argon elde ederiz.
Çok az miktarda nadir gazlar da buluruz. Bunlar gerçekte nadir adını hak etmişlerdir çünkü, bir tek litre neon elde etmek için, 70,000 litre havayı, işlemden geçirmek gerekir, l litre helyum için ise 200,000 litre ve l litre ksenon için de 10 milyon litre hava gerekir
Rapor Et
Eski 18 Şubat 2012, 20:28

su

#6 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
rsu dünyadaki en olan üstü varlıktır. en önemli doğal kaynaktır. suyu kullanırken tasarruflu olmalıyız. yoksa bir gün tükeneceğini unutmamalıyız
su tatsız, renksiz, kokusuzdur ,en saf şeydir.dünyanın dörtte biri denizlerle kaplıdır denizlerde sudan oluşmaktadır. dünyada en büyük deniz büyük okyanustur . dünyada iran türkiye afrika amerika çin rusya gürcistan italya ve bir sürü ülkeler vardır ve bir sürüde deniz okyanus vardır
gezegenler dokuz tanedir ..... ve bir taneside dünyadır
Rapor Et
Eski 12 Şubat 2014, 19:31

Aynen

#7 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben 3. sınıfa gidiyorum kitapta su ve havanın özelliklerini yazınız diyo bana su ve havanın özelliklerini söyleyebilir misiniz?
Rapor Et
Eski 17 Şubat 2014, 22:45

su ve havanın ozellikleri

#8 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
[QUOTE=Misafir;2717163]ben 3. sınıfa gidiyorum kitapta su ve havanın özelliklerini yazınız
diyvanın özelliklerini söyleyebilir misiniz?[/QUOo bana su ve haTE]
bende onu araştırıyorum bilen varmı
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.259 saniyede (80.92% PHP - 19.08% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 07:20
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi