Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Televizyonun icadı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verir misiniz?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Misafir tarafından 4 Mart 2012 (16:59) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
1800 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 10 Haziran 2012 (12:15) tarihinde gönderilmiştir.
  • Bu konuyu beğendiniz mi?   
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 4 Mart 2012, 16:59

Televizyonun icadı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verir misiniz?

#1 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben televizyonun geçmişten günümüze gelişimini bana yollarsanız çok memnun oluyum
En iyi cevap _kelebek_ tarafından gönderildi

21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak sağlık problemleri işi bırakmasına sebep oldu. Clyde Valley ’den sonra aralarında Trinidad ’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex ’e geri dönen ve burada tamirciliğe başladı. Nakkaş mucit Sussex’ deki mütevazı hayatı, Baird ’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi.
Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird ’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird icadının parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird ’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’inin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu. Baird televizyondan sonra infrared ışınlar üzerinde de çalışmalar yaptı. (d.13 Ağustos 1888; ö.14 Haziran 1946)
TELEVİZYON NASIL ÇALIŞIR
Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.Işık enerjisi elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesi ile başlamıştır.
Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyal kuvvetli , soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.TV bu bakımdan “uzaktan görme” manasına gelir. TV bir noktadaki ışık şiddeti radyo dalgalarına dönüştürme,sonra bu dalgalardan,eş şiddette bir ışıklı nokta elde etme esasına dayanır.Nakledilecek görüntü, yüz binlerce kareye bölündükten sonra,her bir kare,homojen şeklinde aydınlanmış noktalar gibi kabul edilip,bu noktalardaki ışık şiddeti TV verici sisteminde radyo dalgalarına, dalgalarda TV alıcılarına da yeniden ışığa dönüştürür.
televizyon-icadi Görüntüdeki kareler çok hızlı tarandığı için, alıcı ekranlarında tek ,tek ışıklı noktalar değil, değişik aydınlıkta karelerin meydana getirdiği resimler gözlenir.
Renkli televizyon, bütün renkleri yeşil, mavi ve kırmızının değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilebileceği gerçeğine dayanır. Nakledilecek görüntü, yeşile, maviye ve kırmızıya duyarlı olan üç ayrı kamera tarafından aynı anda taranır.Elde edilen üç ayrı elektromanyetik dalga, alıcı sistemin ekranında, biri yeşil biri mavi ve biri kırmızı olan üç görüntüyü üst, üste düşürür ve bu renklerin karışmasından, tabii renklenmeler yeniden elde edilir.
Televizyon yayınlarında ses ve görüntülerin nakli için, frekansı 5×10 : 9×10 Hertz (50 –900 mega say kıl) aralığına düşen elektromanyetik dalgalar kullanılır.Her televizyon istasyonu, 6 mega saykıllık bir frekans aralığında hem ses, hem görüntü gerçekleştirilebilir. Bu 6 mega hertz’lik frekans aralıklarına “kanal” denir. Genel olarak ses yayınlarını taşıyan dalgaların frekanslarını, görüntü taşıyan dalgalarınkinden daha yüksektir.
Bir televizyon yayın sisteminde, beş önemli unsur bulunur
1. Yayınlayacak sahneyi görüntüleyen kamera.
2. Görüntüdeki ışık sinyalleri dönüştüren bir transduser.
3. Bu elektrik sinyallerinden radyo dalgaları üreterek anten atmosfere yayınlayan verici (transmitter)
4. Atmosfer yayınlanan görüntü taşıyınca tromanyetik dalgaları alıp yükselttikten sonra elektik sinyallerine dönüştürerek (alıcı anten, amlifikatör ve birinci dedektif)
5. Elektrik sinyalleri ışığa dönüştürerek, ekran üzerinde görünür resim veren transduser.
TELEVİZYON İZLEMENİN KURALLARI
Televizyon izlerken daha çabuk ve kolay öğreniriz.
Gezip görmediğimiz yerleri televizyon sayesinde öğreniriz.
Yarışma programları izleyerek biz de bilgilerimizi yoklayabiliriz.
Televizyon, yararlı bir kitle iletişim aracıdır.
Televizyon insanlara hizmet etmelidir. Onları tutsak etmemelidir.
Bir çocuk, televizyonu uzun süre izlerse zamanla gözleri bozulabilir. Çünkü; televizyon çalışırken zararlı ışınlar göndermektedir.
Uzun süre televizyon izleyen ve program seçmeyen çocuklar için televizyon izlemek zararlıdır.
Televizyon izlemeden önce hangi programlar bize göre ise onları anne ve babamıza danışarak seçmeliyiz.
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ İlk sesli filmler 1928 yılında çevrildi.
İlk televizyon yayınları 1940 yılında ABD’de yapıldı.
İlk üç yaşta televizyon karşısına bırakılan çocuklarda “otistik” özelliklerinin geliştiğini biliyor musunuz?
1900 yılında bir Fransız kütüphanecisi,resimlerin elektrikle uzun mesafelere iletilmesiyle ilgili kitapları ayırmaktaydı.O günlerde bu işleme telescopy ya da teletroscopy deniliyordu.Kütüphaneci bu konudaki bütün kitapları “televizyon” kelimesi altında toplamayı düşündü.
“Televizyon” kelimesinin kökü Latince ve Yunanca’dan gelmektedir. Anlamı (uzak-görüş) tür.“
Görüntüyü nakletmek için yapılan çalışmalar 1873′te İngiliz telgrafçısı May,ışık dalgalarını elektrik akımına çevirmenin yollarını bulmuştu.1883′te de Alman bilgini Paul Nipkov bir görüntüyü küçük delikli kartonla satır satır izleyen bir tarama aygıtı yaptı.Resimleri tarayan bu yalın aygıtın gördüğü fotoelektrik hücre sayesine elektrik akımı olarak bir başka yere naklediliyor ve oradada taranarak yeniden görüntü haline getiriliyordu.
1920‘de üç bilgin,N ipkov’un mekanik tarama aygıtı üzerinde çalışıyordu.Televizyonla 1890 dan beri ilgilenen Amerika’lı bilgin Charles Francis Jenkins bunlardan ilkidir.Başkent Washington’daki laboratuvarında Jenkins,Nipkov’un tarama aygıtını geliştirmiştir.
İskoçyalı bilgin John Logie Baird, İngiltere’de aşağı yukarı aynı yoldan ilerleyerek 1926‘da halka ilk TV gösterisini sundu.Fakat O da Jenkins gibi hareket eden siyah-beyaz gölgelerin siluetlerini yayınlayabiliryordu.Fakat 1928 yılı geldiğinde Baird:renkli resim,dış sahneler ve film yayınlamayı başardı.Yine 1920 yılında aynı alanda ve aynı yoldan yürüyerek çalışan Ernst F.W. Alexanderson adlı General Elektrik şirketinin uzmanı,1928‘de New York yakınlarında Schenectady’deki deneme istasyonu WZXAD‘de günlük TV deneylerine başlamıştı.11 Eylül 1926‘da Geenral Elektrik şirketi televizyonda ilk piyes yayınını yaptı.Piyes Kraliçenin Habercisi adını taşıyordu. Bu yaında ses WGY adlı radyo istasyonundan ayrıca verildi.
“Yıllar sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Televizyonu da 12 Aralık 1961′de,Türk-Rus milli maçını Mithatpaşa Stadyumundan yayınlarken,ses olarak İstanbul radyosunun maç naklinden yararlanmıştı.”
televizyon-icadi-2 Alexanderson bu yayında hiç hareket etmeyen üç kamera kullanmıştı. Yayın son derece küçük ekranlardan izlendi.1931‘de RCA şirketi de New York’ta başka TV yayını deneyleri yaptı.Bütün bu deneylere karşılık mekanik tarama sisteminin çeşitli sakıncaları geliştirilemedi.Görüntü bir türlü net olamıyordu.Bunun üzerine elektronik tarama sistemi üzerinde duruldu.Elektronik tarama sisteminin temelleri 1800‘de Heinrich Hertz ve Wilhelm Halluach‘in yaptığı deneylere:1905‘te Einstein’in “foto elektrik etki” ile ilgili olarak açıkladığı düşüncelere ve 1906‘da Karl Braun’un bir buluşuna dayanmaktaydı.Bu buluş elektronların yön değiştirmesiyle ilgilidir.Böylece elektronik TV sisteminin ilk temeli 1907‘de İngiliz bilim adamı Alan Campbell Swinton ve aynı yıl rus bilgini Boris Rosing tarafından atıldı.İngiliz bilgin TV sinyalini alacak olan tarafta elektronlardan yararlanılmasını önermişti.Rosing ise böyle bir sistemin patentini aldı.
Televizyonun gelişmesinde etkili olan savaşlardan ilki, Birinci Dünya Savaşı, bütün bu çalışmaları durdurdu. Fakat savaştan sonra Amerika’ya yerleşen ve Rosing’in öğrencisi olan Rus bilgin Vladimir K.Zvorykin:1923‘te ilkel fakat çalışabilen ve yarım elektronik bir TV sistemini ileri sürdü.1930′da Phill T.Farnsworth tümü elektronik olan bir başka sistem geliştirdi.Böylce elektronik tarama sistemine geçildi.Yeni sistemle TV sinyalinin alıcılardan net olarak görülmesi mümkündü.1931‘de Allen B. Dumant da Amerika’da ilk alıcıları halkın yararına sunarak televizyonun genişlemesini sağladı.1932‘de TV yayınında daha başka gelişmelerde meydana geldi.TV deneme yayınları radyo yayınlarının yapıldığı frekanslara yakın frekanslardan yapılıyordu.Fakat daha iyi bir resim alabilmek için yeni frekansların araştırılmasının gerektiği anlaşılmıştı.Bunun üzerine VHF bandına çıkılara,TV yayınlarının bu bant üzerindeki 2-12 arasında bulunan kanallardan birinde yapılması kararlaştırıldı.
6 Kasım 1935‘te de Edvin H. Armstrong FM yayın sistemini ses için geliştirdi.Bu sistem 1941‘den başlayarak televizyon programlarının sesini yayınlamak üzere kullanıldı.1935‘te İngiltere’de TV konusunda başka gelişmelerde oldu.BBC’ye TV girişimini üstüne alması için yetki verildi.Bu surada Bairel TV şirketi ile Marconi-EMİ TV şirketi bir Londra istasyonundan deneme yayını yapıyorlardı.Bairel şirketi 240 çizgi ile tarama sistemini kullanıyordu.Marconi EMİ ise 450 çizgi ile tarama sistemini benimsemişti.Aynı yıllarda Fransızlar 1000 çizgi sistemini seçmişlerdi.Bu sistem daha sonra Fransa’da yerini 819 çizgi sistemine bıraktı.
1936‘da TV çalışmalarının hızı arttı.Amerika’da RCA 525 çizgi sistemi ile saniyede 30 resim vererek haftada iki yayın yapmaya başladı.İngiltere’de aynı yıl Londra yakınlarındaki Alexandra Palace’dan 405 çizgi sistemi ile ilk TV yayınları başladı .Yine aynı yıl İngiliz televizyonu Kral 6. George’un taç giyme törenini oldukça geniş bir alana yayınladı.Bu yayınlar 1937‘de genişleyerek düzenli bir şekilde sürdürülerek ve geliştirilerek günümüze kadar gelmiştir.
Amerika’da NBC 1939‘da düzenli yayınlara başladı. İlk yayın New York Dünya Fuarından yapıldı ve başkan Roosvelt televizyona çıkan ilk Başkan oldu.
Rapor Et
Reklam
Eski 4 Mart 2012, 17:54

Televizyonun icadı ve tarihsel gelişimi hakkında bilgi verir misiniz?

#2 (link)
_kelebek_
Ziyaretçi
_kelebek_ - avatarı
21. yüzyılın vazgeçilmez aletlerinden biri olan televizyonun tarihi, 75 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfiyle başladı. Baird, 21. yüzyılda insanları saatlerce karşısında oturtabilen televizyonun babasıydı. Keşif merakı çocuk yaşlarda başlayan Baird, 12 yaşında, evine bir elektik sistemi döşemiş ardından yoldayken arkadaşlarıyla konuşmasını mümkün kılacak ilk telefon santralini geliştirdi. İskoçyaya’da Kraliyet Teknik Koleji’nde elektrik dersleri alan Baird, Glascow üniversitesinde elektrik mühendisliği okudu. Birinci Dünya Savaşı sırasında eğitimine ara veren mucit, silahlı kuvvetlerde çalışmak istedi ama kabul edilmedi. Başvurusu reddedilen Baird, Clyde Valley Elektrik Enerjisi Şirketi’nde çalışmaya başladı ancak sağlık problemleri işi bırakmasına sebep oldu. Clyde Valley ’den sonra aralarında Trinidad ’da bir reçel fabrikasında işçiliğin de bulunduğu çeşitli işlerde çalışan Baird, nihayet 1922’de memleketi Sussex ’e geri dönen ve burada tamirciliğe başladı. Nakkaş mucit Sussex’ deki mütevazı hayatı, Baird ’i 50 yıldır düşlediği televizyon icadı üzerinde yoğunlaşma fırsatı verdi.
Parası olmadığı için ilk televizyonunu bir lavabo ve bir çay tenekesiyle yapan Baird, bir sonraki denemesinde projeksiyon lambasını bisküvi kutusuyla kaplayıp basit bir düzenek geliştirdi ve düzeneğe kullanılmış lenslerle devrelerden tarama diskler ekledi. Baird ’in icat ettiği bu düzenek, tahta çubuklar arasına nakış iğneleri ve balmumuyla tutturulan bir cihaz olarak TV’nin dedesi kabul edildi. Çalışmalarını bundan sonra da sürdüren mucit, 1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı. Logie Baird icadının parlak bulundu ama pek ciddiye alınmadı. İlk yayın BBC’den Baird ’in ilk ilkel TV’yi icat ettiği dönemde, BBC gibi yayıncılar radyoya odaklanmıştı. BBC’inin TV yayıncılığına geçişi, 1929’da sınırlı bir kitleye ulaşan ilk deneme yayınıyla başladı. Günde iki yayın kuşağında hizmet vermeye başlayan BBC televizyonu, ilk kuşakta haber, ikinci kuşakta ise müzik yayını veriyordu. Baird televizyondan sonra infrared ışınlar üzerinde de çalışmalar yaptı. (d.13 Ağustos 1888; ö.14 Haziran 1946)
TELEVİZYON NASIL ÇALIŞIR
Televizyonun temel prensibi ışık enerjisinin elektrik enerjisine çevrildikten sonra yayınlanması ve alınan elektromanyetik sinyallerin tekrar ışık enerjisine çevrilmesidir.Işık enerjisi elektrik enerjisine çevrilmesi fikri 1873 senesinde Selenyum üzerine ışık düşürüldüğünde elektrik direncinin değiştiğinin keşfedilmesi ile başlamıştır.
Bu prensibe göre selenyum üzerine parlak ışık düşerse; sinyal kuvvetli , soluk ışık düşerse sinyal zayıf olacaktır. Genliği değişen bu sinyal radyo dalgaları gibi yayınlanıp alıcıda ters işlem yapılınca ekranda görüntü teşekkül eder.TV bu bakımdan “uzaktan görme” manasına gelir. TV bir noktadaki ışık şiddeti radyo dalgalarına dönüştürme,sonra bu dalgalardan,eş şiddette bir ışıklı nokta elde etme esasına dayanır.Nakledilecek görüntü, yüz binlerce kareye bölündükten sonra,her bir kare,homojen şeklinde aydınlanmış noktalar gibi kabul edilip,bu noktalardaki ışık şiddeti TV verici sisteminde radyo dalgalarına, dalgalarda TV alıcılarına da yeniden ışığa dönüştürür.
televizyon-icadi Görüntüdeki kareler çok hızlı tarandığı için, alıcı ekranlarında tek ,tek ışıklı noktalar değil, değişik aydınlıkta karelerin meydana getirdiği resimler gözlenir.
Renkli televizyon, bütün renkleri yeşil, mavi ve kırmızının değişik oranlarda karıştırılması ile elde edilebileceği gerçeğine dayanır. Nakledilecek görüntü, yeşile, maviye ve kırmızıya duyarlı olan üç ayrı kamera tarafından aynı anda taranır.Elde edilen üç ayrı elektromanyetik dalga, alıcı sistemin ekranında, biri yeşil biri mavi ve biri kırmızı olan üç görüntüyü üst, üste düşürür ve bu renklerin karışmasından, tabii renklenmeler yeniden elde edilir.
Televizyon yayınlarında ses ve görüntülerin nakli için, frekansı 5×10 : 9×10 Hertz (50 –900 mega say kıl) aralığına düşen elektromanyetik dalgalar kullanılır.Her televizyon istasyonu, 6 mega saykıllık bir frekans aralığında hem ses, hem görüntü gerçekleştirilebilir. Bu 6 mega hertz’lik frekans aralıklarına “kanal” denir. Genel olarak ses yayınlarını taşıyan dalgaların frekanslarını, görüntü taşıyan dalgalarınkinden daha yüksektir.
Bir televizyon yayın sisteminde, beş önemli unsur bulunur
1. Yayınlayacak sahneyi görüntüleyen kamera.
2. Görüntüdeki ışık sinyalleri dönüştüren bir transduser.
3. Bu elektrik sinyallerinden radyo dalgaları üreterek anten atmosfere yayınlayan verici (transmitter)
4. Atmosfer yayınlanan görüntü taşıyınca tromanyetik dalgaları alıp yükselttikten sonra elektik sinyallerine dönüştürerek (alıcı anten, amlifikatör ve birinci dedektif)
5. Elektrik sinyalleri ışığa dönüştürerek, ekran üzerinde görünür resim veren transduser.
TELEVİZYON İZLEMENİN KURALLARI
Televizyon izlerken daha çabuk ve kolay öğreniriz.
Gezip görmediğimiz yerleri televizyon sayesinde öğreniriz.
Yarışma programları izleyerek biz de bilgilerimizi yoklayabiliriz.
Televizyon, yararlı bir kitle iletişim aracıdır.
Televizyon insanlara hizmet etmelidir. Onları tutsak etmemelidir.
Bir çocuk, televizyonu uzun süre izlerse zamanla gözleri bozulabilir. Çünkü; televizyon çalışırken zararlı ışınlar göndermektedir.
Uzun süre televizyon izleyen ve program seçmeyen çocuklar için televizyon izlemek zararlıdır.
Televizyon izlemeden önce hangi programlar bize göre ise onları anne ve babamıza danışarak seçmeliyiz.
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ İlk sesli filmler 1928 yılında çevrildi.
İlk televizyon yayınları 1940 yılında ABD’de yapıldı.
İlk üç yaşta televizyon karşısına bırakılan çocuklarda “otistik” özelliklerinin geliştiğini biliyor musunuz?
1900 yılında bir Fransız kütüphanecisi,resimlerin elektrikle uzun mesafelere iletilmesiyle ilgili kitapları ayırmaktaydı.O günlerde bu işleme telescopy ya da teletroscopy deniliyordu.Kütüphaneci bu konudaki bütün kitapları “televizyon” kelimesi altında toplamayı düşündü.
“Televizyon” kelimesinin kökü Latince ve Yunanca’dan gelmektedir. Anlamı (uzak-görüş) tür.“
Görüntüyü nakletmek için yapılan çalışmalar 1873′te İngiliz telgrafçısı May,ışık dalgalarını elektrik akımına çevirmenin yollarını bulmuştu.1883′te de Alman bilgini Paul Nipkov bir görüntüyü küçük delikli kartonla satır satır izleyen bir tarama aygıtı yaptı.Resimleri tarayan bu yalın aygıtın gördüğü fotoelektrik hücre sayesine elektrik akımı olarak bir başka yere naklediliyor ve oradada taranarak yeniden görüntü haline getiriliyordu.
1920‘de üç bilgin,N ipkov’un mekanik tarama aygıtı üzerinde çalışıyordu.Televizyonla 1890 dan beri ilgilenen Amerika’lı bilgin Charles Francis Jenkins bunlardan ilkidir.Başkent Washington’daki laboratuvarında Jenkins,Nipkov’un tarama aygıtını geliştirmiştir.
İskoçyalı bilgin John Logie Baird, İngiltere’de aşağı yukarı aynı yoldan ilerleyerek 1926‘da halka ilk TV gösterisini sundu.Fakat O da Jenkins gibi hareket eden siyah-beyaz gölgelerin siluetlerini yayınlayabiliryordu.Fakat 1928 yılı geldiğinde Baird:renkli resim,dış sahneler ve film yayınlamayı başardı.Yine 1920 yılında aynı alanda ve aynı yoldan yürüyerek çalışan Ernst F.W. Alexanderson adlı General Elektrik şirketinin uzmanı,1928‘de New York yakınlarında Schenectady’deki deneme istasyonu WZXAD‘de günlük TV deneylerine başlamıştı.11 Eylül 1926‘da Geenral Elektrik şirketi televizyonda ilk piyes yayınını yaptı.Piyes Kraliçenin Habercisi adını taşıyordu. Bu yaında ses WGY adlı radyo istasyonundan ayrıca verildi.
“Yıllar sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Televizyonu da 12 Aralık 1961′de,Türk-Rus milli maçını Mithatpaşa Stadyumundan yayınlarken,ses olarak İstanbul radyosunun maç naklinden yararlanmıştı.”
televizyon-icadi-2 Alexanderson bu yayında hiç hareket etmeyen üç kamera kullanmıştı. Yayın son derece küçük ekranlardan izlendi.1931‘de RCA şirketi de New York’ta başka TV yayını deneyleri yaptı.Bütün bu deneylere karşılık mekanik tarama sisteminin çeşitli sakıncaları geliştirilemedi.Görüntü bir türlü net olamıyordu.Bunun üzerine elektronik tarama sistemi üzerinde duruldu.Elektronik tarama sisteminin temelleri 1800‘de Heinrich Hertz ve Wilhelm Halluach‘in yaptığı deneylere:1905‘te Einstein’in “foto elektrik etki” ile ilgili olarak açıkladığı düşüncelere ve 1906‘da Karl Braun’un bir buluşuna dayanmaktaydı.Bu buluş elektronların yön değiştirmesiyle ilgilidir.Böylece elektronik TV sisteminin ilk temeli 1907‘de İngiliz bilim adamı Alan Campbell Swinton ve aynı yıl rus bilgini Boris Rosing tarafından atıldı.İngiliz bilgin TV sinyalini alacak olan tarafta elektronlardan yararlanılmasını önermişti.Rosing ise böyle bir sistemin patentini aldı.
Televizyonun gelişmesinde etkili olan savaşlardan ilki, Birinci Dünya Savaşı, bütün bu çalışmaları durdurdu. Fakat savaştan sonra Amerika’ya yerleşen ve Rosing’in öğrencisi olan Rus bilgin Vladimir K.Zvorykin:1923‘te ilkel fakat çalışabilen ve yarım elektronik bir TV sistemini ileri sürdü.1930′da Phill T.Farnsworth tümü elektronik olan bir başka sistem geliştirdi.Böylce elektronik tarama sistemine geçildi.Yeni sistemle TV sinyalinin alıcılardan net olarak görülmesi mümkündü.1931‘de Allen B. Dumant da Amerika’da ilk alıcıları halkın yararına sunarak televizyonun genişlemesini sağladı.1932‘de TV yayınında daha başka gelişmelerde meydana geldi.TV deneme yayınları radyo yayınlarının yapıldığı frekanslara yakın frekanslardan yapılıyordu.Fakat daha iyi bir resim alabilmek için yeni frekansların araştırılmasının gerektiği anlaşılmıştı.Bunun üzerine VHF bandına çıkılara,TV yayınlarının bu bant üzerindeki 2-12 arasında bulunan kanallardan birinde yapılması kararlaştırıldı.
6 Kasım 1935‘te de Edvin H. Armstrong FM yayın sistemini ses için geliştirdi.Bu sistem 1941‘den başlayarak televizyon programlarının sesini yayınlamak üzere kullanıldı.1935‘te İngiltere’de TV konusunda başka gelişmelerde oldu.BBC’ye TV girişimini üstüne alması için yetki verildi.Bu surada Bairel TV şirketi ile Marconi-EMİ TV şirketi bir Londra istasyonundan deneme yayını yapıyorlardı.Bairel şirketi 240 çizgi ile tarama sistemini kullanıyordu.Marconi EMİ ise 450 çizgi ile tarama sistemini benimsemişti.Aynı yıllarda Fransızlar 1000 çizgi sistemini seçmişlerdi.Bu sistem daha sonra Fransa’da yerini 819 çizgi sistemine bıraktı.
1936‘da TV çalışmalarının hızı arttı.Amerika’da RCA 525 çizgi sistemi ile saniyede 30 resim vererek haftada iki yayın yapmaya başladı.İngiltere’de aynı yıl Londra yakınlarındaki Alexandra Palace’dan 405 çizgi sistemi ile ilk TV yayınları başladı .Yine aynı yıl İngiliz televizyonu Kral 6. George’un taç giyme törenini oldukça geniş bir alana yayınladı.Bu yayınlar 1937‘de genişleyerek düzenli bir şekilde sürdürülerek ve geliştirilerek günümüze kadar gelmiştir.
Amerika’da NBC 1939‘da düzenli yayınlara başladı. İlk yayın New York Dünya Fuarından yapıldı ve başkan Roosvelt televizyona çıkan ilk Başkan oldu.
Rapor Et
Eski 15 Nisan 2012, 19:52

Dönem ödevi YARDIM!

#3 (link)
Öğrenciyiz123
Ziyaretçi
Öğrenciyiz123 - avatarı
Selam arkadaşlar,
Bilgisayarın Gelişimi
Elektriğin Gelişimi
Televizyonun Gelişimi
Bu konular hakkında bilgi lazım yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum şimdiden teşekkürler...
Rapor Et
Eski 10 Haziran 2012, 12:15

Televizyonu kim bulmuştur ve elektrikle nasıl çalıştırmıştır?

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Televizyonu bulan kişi kimdir?
Elektrikle televizyonu nasıl çalıştırmıştır?
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.264 saniyede (81.10% PHP - 18.90% MySQL) 17 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 14:22
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi