Cevap Yaz Önceki Konu Sonraki Konu

Hakimler olmasaydı ne olurdu?

Gösterim: 5912 | Cevap: 3
  • hakim meslegi olmasaydi ne olurdu
  • hakim olmasaydi ne olurdu
  • savci olmasaydi ne olurdu
2
  • 1 Gönderen HayaLPeresT
  • 1 Gönderen Misafir
Misafir
Cevaplanmış   |    25 Aralık 2012 14:37   |   Mesaj #1   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi

Hakimler olmasaydı ne olurdu?

2.SINIF PERFORMANS ÖDEVİ MESLEKLERİ TANIYALIM
En iyi cevap _AERYU_ tarafından gönderildi

Bir an düşünün ki, bağımsız bir yargı sistemi ve tarafsız hakimler yok…… Dünyanın bütün güzelliği sizin ülkenizde olsa ne hükmü olur ki?
Nasıl ki gözünü para ve şöhret hırsı bürümüş bir adam için, ahlaki değerler tali dereceye düşüyorsa, kafayı elektrik üretimine takmış bizim bürokratımız için de, tabiatın, insanın ve diğer canlıların hiçbir anlamı olmuyor.Kim bilir kaç asırdan bu yana Tortum Şelalesi öylece akıp duruyordu, önce üstüne baraj yaptılar, sonra da şelalenin suyunu büsbütün kestiler. Öyle bir çirkinlik çıktı ki ortaya, suyu akarken seyrine doyum olmayan o güzelim tabiat harikası, adeta hilkat garibesine döndü.
Bu işlere kim karar veriyor, yetkilerini hangi yasalardan alıyorlar doğrusu bilmiyorum. Bildiğim şu ki, şayet bu ülkede ve bu şehirde vicdan sahibi, hukukçularımız, hakimlerimiz olmasaydı, bugün hala Tortum Şelalesi bir yudum suya muhtaç kalmış olacaktı.
Adamların hiç bir şey umurlarında değil…
Halk zaten çaresiz…
Baksanıza tabiatını ve yaşadığı çevreyi korumaya kalktığı için, ya bir tümen askerle köyleri kuşatılıyor, ya da toplu halde ağızsız dilsiz içeri tıkılıyor.
Geriye bir tek vicdan sahibi hakimler kalıyor.
Ya onlar da olmasaydı?
Neyse ki, hem şelalenin hem de insanlığın imdadına hakimler yetişti de, aklını tabii güzellikleri katletmekle bozmuş olan canavarlara “dur” denildi.
Mahkemelerin de işi çok zor.
Çünkü: Bu tabiat kasaplarının öylesine geniş bir hedefleri var ki, Tortum Şelalesi bu hedefin içinde sadece bir nokta. Durduran olmaz ise, İspir’i, Tortum’u, Uzundere’yi, Olur’u ve nihayetin de bütün Kuzey’i, bir çırpıda haritadan silip atacaklar!
Kendilerince gerekçeleri çok geçerli: Elektrik üreteceğiz!
Bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var mı, var…
Hangi aklıselim çıkıp diyebilir ki, Türkiye ihtiyacı olan enerjiyi kendisi üretmesin, ithal etsin.
Kaldı ki, buğdaydan, elmaya, etten, tavuk yemine kadar akla gelebilecek her şeyi limitsizce ithal eden bir anlayış, niçin elektrik ithalinden kaçıyor anlamış değilim.
Buna rağmen istiyorum ki, ülkem ihtiyacı olan enerjiyi kendi öz kaynaklarıyla üretsin, kimseye mecbur kalmasın.
Dünyada onlarca örneği var; elektrik üretiminin pek çok yolu bulunuyor. Nükleer santralden tutunuz da, rüzgardan elektrik elde etmeye kadar…
Bin adet HES yapacaksınız ki, ancak küçük çaplı bir barajın ürettiği elektrik kadar bir elektrik elde edebilesiniz…
Bin adet HES yapmak için de, milyonlarca ağacı, bahçeyi, çayırı, merayı, oralarda yaşan tüm canlıları yok etmeniz gerekecek.
İnsan da işin cabası…
Ankara bürokrasisi yasaya karşı hile yaparak, çevre etki raporu alınmasın diye, HES’leri yıldızlar gibi kırpıyorlar!
Kağıt üzerinde ne kadar dere, çay, ırmak ve çağlayan varsa; parselleyip satıyorlar. Gerçekte durum nedir, o su o civarın ihtiyacını karşılamaya yetiyor mu, diye bakan yok.
“Ben devletim, sattım” diyor, satıyor!
Şimdilik Tortum Şelalesi en azından büsbütün kurumaktan kurtarılmış oldu; ehli vicdan bir yargı insanı sayesinde…
Ya diğerleri?
Sahi bu gözünü karartmış adamların elinden nasıl kurtaracağız bize sadece emanet edilen bu tabiatı?
Bu ayın sonunda, “Toprak Dede” yani TEMA Vakfı’nın kurucusu, banisi ve ömrünü ülkesi için harcamış olan Hayrettin Karaca Erzurum’a geliyor. Tortum’a, Uzundere’ye gidecek ve orada bizzat HES’ciler eliyle o güzelim derelerin nasıl yok edilmek istendiğini görecek.
Hayrettin Bey, ta İstanbul’dan kalkıp geliyor da, bu şehrin vekaletini üstlenmiş olan bizim vekillerimiz kıllarını dahi kıpırdatmıyorlar. Neyse ki, kerhen de olsa kısaca isimlerine STK denilen oluşumlar bir bildiri yayımladılar.
Eh… Bu da bir şey…
Düne kadar, yani TEMA’cılar ve basının tacizleri olmasaydı, bu bildiri de olmayacaktı.
Vicdan sahibi bir bürokrat bırakın yakından görmüş olmayı, Tortum Şelalesi’ni kartpostaldan bile görseydi, “buranın suyunu kesin, kurutun” diyemezdi.
Ama ne yazık ki, Ankara’da öyle bürokratlar var ki, haritada yerini bilmedikleri şehirler için ahkam kesip, hüküm veriyorlar.
İyi ki bu ülkede hakimler var; iyi ki…

Mehmet Şener

Kaynak:

25 Aralık 2012 15:54   |   Mesaj #2   |   
HayaLPeresT - avatarı
VIP Özel Üye-VIP
istanbul
271
264 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 16-08-2012
Hakimler olmasaydı ne olurdu ?

Devlet ile birey arasındaki veya bireylerin kendi aralarındaki veya devletin iki idari birimi arasındaki anlaşmazlıkları ile kamu düzenini bozan suçlara ilişkin konuları, Anayasaya, kanunlara ve hukuk ilkelerine uygun olarak inceleyen, vicdani kanaatine göre ve bağımsız olarak karar verme bilgi ve becerisine sahip kişidir.

Görevleri;
-Kendisine gelen dava konusu dosyayı incelemek,
-Davacı ve davalı taraflar ile onların avukatlarını, tanıkları ve bilirkişileri dinlemek,
-Sunulan bilgi ve belgeleri almak, dava dosyalarına eklemek ve bunları değerlendirmek,
-Kanıtlar ve verilen ifadeler ile yürürlükteki kanunlar ışığında, dava hakkında hüküm vermek.
Hâkimler, Adalet Bakanlığına bağlı mahkeme salonlarında resmi bir kıyafetle görev yaparlar. Duruşma öncesi duruşmaya hazırlık yapılan çalışma ortamı temiz, düzenli ve rahattır. Hâkimlerin çalışma saatleri düzenlidir. Ancak genç hâkimler atama nedeniyle sık sık yer değiştirmeleri söz konusudur. Hâkimler mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hâkimler çalışırken meslektaşlarıyla, avukatlarla, savcılarla, hukukçularla, kamu yöneticileriyle, mübaşirlerle, bilirkişilerle, yurttaşlarla iletişimde bulunurlar.


Hakim olmasa adalet; eğitimsiz, bilgisiz kişilerin elinde düşerdi. Bu da doğru bir karar alınmamasına neden olur.
Adalet diye birşey kalmazdı.
_AERYU_ bu mesajı beğendi.
Misafir
25 Aralık 2012 16:24   |   Mesaj #3   |   
Avatarı yok
Ziyaretçi
Devlet ile birey arasındaki veya bireylerin kendi aralarındaki veya devletin iki idari birimi arasındaki anlaşmazlıkları ile kamu düzenini bozan suçlara ilişkin konuları, Anayasaya, kanunlara ve hukuk ilkelerine uygun olarak inceleyen, vicdani kanaatine göre ve bağımsız olarak karar verme bilgi ve becerisine sahip kişidir.

Görevleri;
-Kendisine gelen dava konusu dosyayı incelemek,
-Davacı ve davalı taraflar ile onların avukatlarını, tanıkları ve bilirkişileri dinlemek,
-Sunulan bilgi ve belgeleri almak, dava dosyalarına eklemek ve bunları değerlendirmek,
-Kanıtlar ve verilen ifadeler ile yürürlükteki kanunlar ışığında, dava hakkında hüküm vermek.
Hâkimler, Adalet Bakanlığına bağlı mahkeme salonlarında resmi bir kıyafetle görev yaparlar. Duruşma öncesi duruşmaya hazırlık yapılan çalışma ortamı temiz, düzenli ve rahattır. Hâkimlerin çalışma saatleri düzenlidir. Ancak genç hâkimler atama nedeniyle sık sık yer değiştirmeleri söz konusudur. Hâkimler mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hâkimler çalışırken meslektaşlarıyla, avukatlarla, savcılarla, hukukçularla, kamu yöneticileriyle, mübaşirlerle, bilirkişilerle, yurttaşlarla iletişimde bulunurlar.


Hakim olmasa adalet; eğitimsiz, bilgisiz kişilerin elinde düşerdi. Bu da doğru bir karar alınmamasına neden olur.
Adalet diye birşey kalmazdı.

Kaynak: Hakimler olmasaydı ne olurdu?
_AERYU_ bu mesajı beğendi.
25 Aralık 2012 17:17   |   Mesaj #4   |   
_AERYU_ - avatarı
BY Bölüm Yetkilisi
Konya
2459
8.708 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 19-01-2012
Bir an düşünün ki, bağımsız bir yargı sistemi ve tarafsız hakimler yok…… Dünyanın bütün güzelliği sizin ülkenizde olsa ne hükmü olur ki?
Nasıl ki gözünü para ve şöhret hırsı bürümüş bir adam için, ahlaki değerler tali dereceye düşüyorsa, kafayı elektrik üretimine takmış bizim bürokratımız için de, tabiatın, insanın ve diğer canlıların hiçbir anlamı olmuyor.Kim bilir kaç asırdan bu yana Tortum Şelalesi öylece akıp duruyordu, önce üstüne baraj yaptılar, sonra da şelalenin suyunu büsbütün kestiler. Öyle bir çirkinlik çıktı ki ortaya, suyu akarken seyrine doyum olmayan o güzelim tabiat harikası, adeta hilkat garibesine döndü.
Bu işlere kim karar veriyor, yetkilerini hangi yasalardan alıyorlar doğrusu bilmiyorum. Bildiğim şu ki, şayet bu ülkede ve bu şehirde vicdan sahibi, hukukçularımız, hakimlerimiz olmasaydı, bugün hala Tortum Şelalesi bir yudum suya muhtaç kalmış olacaktı.
Adamların hiç bir şey umurlarında değil…
Halk zaten çaresiz…
Baksanıza tabiatını ve yaşadığı çevreyi korumaya kalktığı için, ya bir tümen askerle köyleri kuşatılıyor, ya da toplu halde ağızsız dilsiz içeri tıkılıyor.
Geriye bir tek vicdan sahibi hakimler kalıyor.
Ya onlar da olmasaydı?
Neyse ki, hem şelalenin hem de insanlığın imdadına hakimler yetişti de, aklını tabii güzellikleri katletmekle bozmuş olan canavarlara “dur” denildi.
Mahkemelerin de işi çok zor.
Çünkü: Bu tabiat kasaplarının öylesine geniş bir hedefleri var ki, Tortum Şelalesi bu hedefin içinde sadece bir nokta. Durduran olmaz ise, İspir’i, Tortum’u, Uzundere’yi, Olur’u ve nihayetin de bütün Kuzey’i, bir çırpıda haritadan silip atacaklar!
Kendilerince gerekçeleri çok geçerli: Elektrik üreteceğiz!
Bu ülkenin enerjiye ihtiyacı var mı, var…
Hangi aklıselim çıkıp diyebilir ki, Türkiye ihtiyacı olan enerjiyi kendisi üretmesin, ithal etsin.
Kaldı ki, buğdaydan, elmaya, etten, tavuk yemine kadar akla gelebilecek her şeyi limitsizce ithal eden bir anlayış, niçin elektrik ithalinden kaçıyor anlamış değilim.
Buna rağmen istiyorum ki, ülkem ihtiyacı olan enerjiyi kendi öz kaynaklarıyla üretsin, kimseye mecbur kalmasın.
Dünyada onlarca örneği var; elektrik üretiminin pek çok yolu bulunuyor. Nükleer santralden tutunuz da, rüzgardan elektrik elde etmeye kadar…
Bin adet HES yapacaksınız ki, ancak küçük çaplı bir barajın ürettiği elektrik kadar bir elektrik elde edebilesiniz…
Bin adet HES yapmak için de, milyonlarca ağacı, bahçeyi, çayırı, merayı, oralarda yaşan tüm canlıları yok etmeniz gerekecek.
İnsan da işin cabası…
Ankara bürokrasisi yasaya karşı hile yaparak, çevre etki raporu alınmasın diye, HES’leri yıldızlar gibi kırpıyorlar!
Kağıt üzerinde ne kadar dere, çay, ırmak ve çağlayan varsa; parselleyip satıyorlar. Gerçekte durum nedir, o su o civarın ihtiyacını karşılamaya yetiyor mu, diye bakan yok.
“Ben devletim, sattım” diyor, satıyor!
Şimdilik Tortum Şelalesi en azından büsbütün kurumaktan kurtarılmış oldu; ehli vicdan bir yargı insanı sayesinde…
Ya diğerleri?
Sahi bu gözünü karartmış adamların elinden nasıl kurtaracağız bize sadece emanet edilen bu tabiatı?
Bu ayın sonunda, “Toprak Dede” yani TEMA Vakfı’nın kurucusu, banisi ve ömrünü ülkesi için harcamış olan Hayrettin Karaca Erzurum’a geliyor. Tortum’a, Uzundere’ye gidecek ve orada bizzat HES’ciler eliyle o güzelim derelerin nasıl yok edilmek istendiğini görecek.
Hayrettin Bey, ta İstanbul’dan kalkıp geliyor da, bu şehrin vekaletini üstlenmiş olan bizim vekillerimiz kıllarını dahi kıpırdatmıyorlar. Neyse ki, kerhen de olsa kısaca isimlerine STK denilen oluşumlar bir bildiri yayımladılar.
Eh… Bu da bir şey…
Düne kadar, yani TEMA’cılar ve basının tacizleri olmasaydı, bu bildiri de olmayacaktı.
Vicdan sahibi bir bürokrat bırakın yakından görmüş olmayı, Tortum Şelalesi’ni kartpostaldan bile görseydi, “buranın suyunu kesin, kurutun” diyemezdi.
Ama ne yazık ki, Ankara’da öyle bürokratlar var ki, haritada yerini bilmedikleri şehirler için ahkam kesip, hüküm veriyorlar.
İyi ki bu ülkede hakimler var; iyi ki…

Mehmet Şener

Kaynak:
Cevap Yaz
Hızlı Cevap
İsim:
Mesaj:
Önceki Konu Sonraki Konu

Hakimler olmasaydı ne olurdu? Konusuna Benzer Konular

Etiketler:
  • hakim meslegi olmasaydi ne olurdu
  • hakim olmasaydi ne olurdu
  • savci olmasaydi ne olurdu
Hastaneler olmasaydı ne olurdu?
Gönderen: batu90 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 199
Son Mesaj: 17 Aralık 2012 20:23
Basınç olmasaydı ne olurdu?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 6
Son Mesaj: 28 Kasım 2012 21:03
Güneş olmasaydı ne olurdu?
Gönderen: bnm ben Forum: Soru-Cevap
Cevap: 2
Son Mesaj: 11 Haziran 2012 23:43
Disiplin olmasaydı ne olurdu?
Gönderen: Misafir Forum: Soru-Cevap
Cevap: 0
Son Mesaj: 15 Şubat 2012 21:47
Gramafon olmasaydı ne olurdu?
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 29 Aralık 2008 17:52
Sayfa 0.282 saniyede 10 sorgu ile oluşturuldu