Suçlar - Sahtekârlık Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Akademik Forumlar :: > Sosyoloji
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 20-04-2009   #1 (mesaj-linki)
ThinkerBeLL - avatarı
Suçlar - Sahtekârlık



Sahtekârlık
MsXLabs.org & Temel Britannica

Başkasını aldatmak amacıyla sahte bir belge düzenlemeye ya da bir sanat yapıtını taklit et­meye sahtekârlık denir.
Vasiyetname, sözleşme, çek, senet, pasaport, kimlik, makbuz türünden belgelerin ya da bunların bazı bölümlerinin sahtesini düzenle­mek olanaklıdır. Bu gibi sahte belgeleri üret­mekte uzmanlaşmış kişiler mühürleri, imzala­rı, el yazılarını taklit ederek gerçek belgenin tıpkısını, çıplak gözle anlaşılamayacak bir benzerlikte yaparlar.
Kâğıt para olarak bilinen banknotun sahte­sine kalp para, bunları basanlara da kalpazan denir. Para basmak devletin yetki ve denetimindedir. Yapımı yüksek teknik beceri gerekti­ren banknotlar özel bir kâğıda basılır; içinde, filigran denen ve ışığa tutulunca fark edilen bir çizgi ya da resim bulunur. Taklit edilmesini ön­lemek için banknotlarda özellikle karmaşık de­senler kullanılır. Bu desenler bazen, sahtesini yakalamak için bilerek yapılmış bir hatayı içerir. Banknotların özenli işçiliğini taklit et­mek ve aynı nitelikte üretebilmek kolay bir iş değildir. Ne var ki, kalp para genellikle sıra­dan insanları aldatmak için yeterince inandırı­cı bir görünümde olur. En büyük kalpazanlık olaylarından biri Nazi gizli haber alma örgü­tünün II. Dünya Savaşı sırasında, 1940-41'de piyasaya sürdüğü 150 milyon İngiliz Sterlini tutarındaki 5 sterlinlik kalp banknotlardı.
Sanat yapıtlarının kopyalarını, örneğin öz­gün bir resmin tıpatıp aynısını yapmak, eğer ressam özgün yapıt olduğu savında değilse, sahtekârlık sayılmaz. Sahte sanat yapıtlarını piyasaya sürenler genellikle ünlü bir ressamın üslubunda yapılmış bir tabloyu, sanatçının sanki o güne kadar ortaya çıkmamış bir yapı­tını keşfetmiş gibi tanıtırlar. Bir resmin sahte olduğunu ortaya çıkarmak sanıldığı kadar zor değildir. Örneğin, sahte resim yapılırken yeni bir tuval ya da resmin yapılmış olduğu varsa­yılan tarihte henüz bilinmeyen bir boya kulla­nılmış olabilir. Bazen de resimdeki bazı ayrın­tılar sahtekârı ele verir. Tablonun ait olduğu dönemin modasına uymayan bir giysinin ya da eşyanın bulunması, resmin sahteliğini kuş­kuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarır.
Bir yapıtın yaşını belirleyici bilimsel yön­temler arasında X ışınları, kızılötesi ve mor­ötesi ışınlarla fotoğraf çekmek ve kimyasal çö­zümlemeler sayılabilir. Sahtekârlık genellikle bu gibi yöntemlerle kanıtlanır.
Sahte yapıtlar üretmekle işe başlayan bazı kişilerin sonradan dünya çapında değerli sa­natçılar olarak kendilerini kanıtladıklarına da tanık olunmuştur. Ünlü İtalyan ressam ve heykelci Michelangelo'nun Eski Yunan üslu­bunda yaptığı aşk tanrısı Eros'un heykelini, eski süsü vermek için toprağa gömdüğü, uz­manların heykeli gerçek bir Yunan yapıtı san­ması üzerine de kendisinin yaptığını söyleye­rek, heykelcilikte ustalığını kanıtladığı anlatı­lır. Hollandalı ressam Han van Meegeren 20. yüzyılda Jan Vermeer'in üslubunu taklit ede­rek dinsel konulu resimler yaptı. Sahtekârlık II. Dünya Savaşı'ndan (1939-45) sonra, Nazi ön­derlerinin çalmış olduğu tablolar gerçek sa­hiplerine geri verilirken ortaya çıktı. Bu re­simlerden birinin van Meegeren'e ait olduğu anlaşılmıştı. Van Meegeren, Hollanda ulusal sanat yapıtlarını düşman bir ülkeye satmış ol­makla suçlandı. Bunun üzerine sözkonusu "Vermeer"i kendinin yaptığını açıklayan van Meegeren'in, içlerinden biri bir "Vermeer başyapıtı" olarak değerlendirilen 13 sahte re­sim daha yapmış olduğu anlaşıldı.

Ünlü Sahtekârlık Olayları
Uzun yıllar, 1912'de İngilte­re'de Sussex'te, Lewes yakınlarındaki Pilt­down Çayırı'nda bulunan çenekemiği ve kafa­tası parçalarının bir tarihöncesi insanına ait olduğu sanıldı. Kemiklerin yaşını belirleyen yeni yöntemlerin geliştirilmesi sonucu 1954'te araştırmalar derinleştirildi ve "Piltdown insa­nından kaldığı sanılan kemiklerin gerçekte ustaca üzerinde oynanmış, günümüz insanına ait bir kafatası ile bir orangutan çenesi oldu­ğu, dişlerinse yapay olarak aşındırıldığı anla­şıldı. Ama bu aldatmacayı kimin yaptığı öğre­nilemedi.
Türkiye'de "hayali ihracat" olarak nitele­nen büyük ölçekli sahtekârlık ve dolandırıcı­lıkların ilki 1970'lerin sonlarında ortaya çıktı. Bir işadamının dışarıya lüks mobilya yerine, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılan sunta sattığı müfettişlerce belirlenince hakkında da­va açıldı. Bu türden olaylar 1980'lerin ortala­rında büyük yaygınlık kazandı.
Burdur ilinin Hacılar köyünde 1957-60'ta bulunan Cilalı Taş ve Bakır çağlarına ait piş­miş toprak kapların ve heykelciklerin bundan bir süre sonra taklit edilerek bol miktarda üretilmesi ve yurtdışına satılması da sahte sa­nat yapıtı üretme ve eski eser kaçakçılığı ko­nularında dünya çapında dikkati çeken bir olay oldu. Yörede yaşayanların bu eski bulun­tuların biçimlerine alışık olması, toprağın ve boyaların niteliğinin binlerce yıldan beri bü­yük bir değişime uğramayışı, benzerliğin ku­sursuz olmasında rol oynadı. Ama ısılışıldama (termolüminesans) yöntemiyle incelendikten sonra buluntuların sahte oldukları anlaşıldı.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
sahtekârlık, suçlar
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Suçlar - Sahtekârlık Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Suç Nedir? Suçlar ve Nedenleri Hakkında ThinkerBeLL Sosyoloji 2 27-08-2009 13:45
Suçlar - Savaş Suçu ThinkerBeLL Sosyoloji 0 20-04-2009 15:50
Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun HipHopRocK Mustafa Kemal ATATÜRK 0 25-03-2009 15:13