| | #16 (mesaj-linki) |
| | Eto’o sahayı terk etseydi, mikrofonu kapatacaktım Almanya ve İspanya Ligi’ni anlatan Okay Karacan, Real Zaragoza-Barcelona maçının da spikeriydi. Karacan, ırkçılığa tepkisini böyle dile getiriyor. Futbolu sevdiren biraz da maçı dillendirerek bize taşıyan insanlardır, spikerler. Bunların başında da şüphesiz ki NTV’den tanıdığımız Okay Karacan geliyor. Yıllarca Formula 1 ile haftasonları evlerimize misafir olan Karacan, İspanya ve Almanya Ligi maçlarıyla konukluğuna devam ediyor. Maç anlatırken, futbolu oyun-oyuncu düzleminde hikaye ve bilgilerle de donatan Karacan, Sporvizyon’un bu haftaki konuğu. Okay Karacan’la yaptığımız uzun, renkli sohbetten cımbızlayabileceğimiz anektodlardan biri de Serpil Hamdi Tüzün ile ilgili olanıydı: “Bu mesleğin çok güzel yönleri var. Bir gün Serpil Hamdi Tüzün’ü konuk almış ve onun beni çalımı seven bir çocuk olduğum için Beşiktaş Minik Takımı’na almama hikayesini anlatarak, giriş yapmıştım. Yıllar geçmişti, masanın etrafında o çocukla, kendisini beğenmeyen hocası oturuyordu. Ama bu defa farklı iki insan olarak...” ‘Okay Karacan’ ismiyle motor sporları, basketbol, futbol gibi farklı kategorilerde karşılaşıyoruz. O, kendisini hangisinde en iyi ifade ettiğini düşünüyor? Sanıyorum futbolda. 1992’de TRT’ye girdiğimde yalnızca İngiltere Ligi’ni takip ediyordum. 16 yıldır bu devam ediyor. Haber kaynakları daha güçlü olduğu için İngiliz Ligi’nde kendimi daha iyi görüyorum. İngiltere’de bir futbolcu sahaya girdiği anda seceresini görebiliyorsunuz. Ama bizde oyuncunun geçmişi kapalı kutu. 1. Lig’i anlatsaydım, Premier Lig’deki rahatlığı hissetmezdim. 1994’ten beri Barcelona’yı da takip ediyorum. Barcelona maçlarında da aynı rahatlığı hissediyorum. Formula’da ise birkaç yıllık bir süreç oldu. Bu kadar geniş alanda spikerlik yapmak, sizin mi yoksa NTV’nin mi tercihi? TRT’de redaktör spiker olarak yetiştik. Bir dönem Tansu Çiller’i takip ettim; haber bülteni, hava durumu okudum. O dönemde futbol, hentbol, judo, basketbol ve voleybol anlattım. Bir ‘anlatıcı’ altyapısı kazandım. Bu kültürle NTV’ye futbol anlatmaya geldim. Kenan Onuk’a Formula 1’i anlatabileceğimi söylediğimde öyle bir kapı da açıldı. Spikerliğin eleştirel yönlerinden biri de stüdyo anlatımları. Mekan uzaklığı, bir anlam kırılması yaratmıyor mu? Çok büyük kırılmalar yaşıyorsunuz. Türkiye’de maç anlatan birçok arkadaşım, stada gidip maç anlatmamıştır. Eğer sporu sahasından anlatmıyorsanız, yorumlamakta zorlanırsınız. Çünkü sanal, üç boyutlu olmayan bir dünyadasınız. Hayal gücünüzü kullanarak bazı gerçekleri saptayamazsınız. Görmediğiniz o kadar çok boyutu var ki... Bir tribün psikolojisine sahip olmalısınız. Kırılma noktası orada. Avrupa futbolu anlatımında çok rahatsınız. Özellikle İspanya Ligi’ndeki bu rahatlık nereden kaynaklanıyor? Ben Fransızca, İngilizce okuyup anlıyor, İtalyanca ve İspanyolca’yı çözebiliyorum. Sabah bilgisayarı açtığımda önce BBC’nin futbol sitesi, sonra da bir İtalyan ve İspanyol sitesini okuyup ortalama futbol sitelerine bakıyorum. F.Bahçe’den çok Barcelona’yı biliyorum. Çünkü, işim şu an bunun üzerine kurulu. Müthiş bir enformasyon akışı var. Onca bilgi yığılırken, nasıl bir seçicilikle bunları ıskalamıyorsunuz? Aslında ıskalıyorsunuz. Iskalamamak için ekrana ilk görüntü geldiğinde bilgi bombardımanına tutarsanız, insanları sıkarsınız. Çok kritik bir bilgi varsa eğer, gerekirse 75 dakika beklerim. Yerellik olsaydı, medyada kalite olurdu Okay Karacan maç anlattığında, izleyiciyi oyunun hikayesine ortak ediyor. Bir yabancılaşma yaşamıyor. Öyle algılanıyorsa çok mutlu olurum. Kevin Keagan’ı çok sevdiğim için Hamburg’u tutarım. 2 yıl önce Hamburg maçını anlatmadan önce, çok ilginç bilgilerle karşılaştım. Beatles’ın ilk sahne aldığı yer Hamburg’muş. Kevin Keagan da Beatles Grubu’nun çıktığı Liverpool’da oynamış ve efsane olmuştu. Van Der Vaart, istediği büyük kulübe gidebilecekken, Hamburg’u seçti. Bu sıralamaları bağlamanız çok önemli. Öte yandan, Hamburg’daki 2500 restoranın 700’e yakınının Türklere ait olduğunu söylemek de izleyiciyi işin içine sokuyor. Stadının dünyanın en konforlu stadı olduğunu belirttiğinizde, kulübün portföyüne kadar iniyorsunuz. Bunları bir maça sıkıştırmak zorundasınız. Bir maça dönük ön hazırlık süreniz ne kadar? Geçmişte çok uzun süreydi. O kulüple yaşadıkça, maçtan bir-iki saat önce göz atmak yeterli; ama çok tanınmayan iki takımın maçında, çalışmam daha uzun sürüyor. Maçtan bir gece önce ve maçtan bir iki saat önce bakarım. Ama içimden nasıl geliyorsa öyle konuşurum. Avrupa’da futbol bizden öte anlamlara mı sahip? Kesinlikle. Arsenal’in sahasından çıkarken, metrodaki bariyerleri atlarsanız, polis sizi en arkaya gönderir. Yalvarsanız da coplamaz. Newcastle’da insanlar, takımlarının güzel oynama ihtimaline aşıklar. İki sene önce Charlton-Newcastle maçı 4-0 bitti. Newcastle’ın oyunu kontrol ettiği, toplarının direkten döndüğü ve Charlton’ın dört atakta dört gol bulduğu maçtı. Maçtan sonra herkes alkışladı takımı. Newcastle 1996’da 45 bin kişiye oynarken, bugün 80 bin kişiye oynuyor. Steve McManaman’la karşılaştım Liverpool’da. “Bir arkadaşım var, sizi çok seviyor. Telefonda konuşur musunuz?” diye sordum. “Tabii ki.” dedi. Telefon bir türlü denk gelmedi. “Bir dahaki sefere buradayım yine. İyi eğlenceler.” deyip gitti. Ben bu diyaloğu Türkiye’de göremem. Bahsettiğiniz yerellik kültürü bizde yok... Eğer Karşıyaka’da oturan Karşıyaka’yı tutsaydı, Sarıyer 35 bin kişiye oynasaydı, Türk medyası dört misli büyür, kalitesi o kadar artardı. Bütün maçlar da canlı yayınlanırdı. Üç büyüklere saplanmak, toplumun renklerini yok ediyor. Bir kulübün kendi taraftarı bile ayrışıyor artık. Bugün tribünlerde bir kast sistemi var. Beni rahatsız eden olayların başında bu geliyor. Tıpkı modernleşme serüvenimiz gibi... Kesinlikle. En güçlüyü tutmanın sizi güçlü yapacağına inanıyorsunuz. Mutluluk oyunu bu. Bir takımımız maç kaybettiğinde, bir baba ve oğlunun bir arabanın camını kırdığını gördüm. Bu evladın kulübe bağlanması, babasından farklı olmayacak. Biz Avrupa futbolunu anlayamadık. Everton, altyapısından yetişenleri Liverpool’a verirken gurur duyuyor. Bizde bu olgunluk yok. Süper Lig’in açmazları neler? Kaz***** belli olan, 20 yıldır aynı şeylerin konuşulduğu bir lig. Kaz*****n, hakemlerin yardımıyla kazandığına olan inanç, taraftarı izlememeye itiyor. Kırılma noktalarından biri ulaşım. Biz futbolun reklamını yapamıyoruz. Avrupa’da statlar, tepki verilen, toksin atılan alanlardır. İnönü’de üşüyorsunuz, Anıtlar Kurulu bir şey yapılmasına izin vermiyor. Ali Sami Yen’in damları hâlâ akıyor. Niye gidesiniz ki? Zaragoza-Barça maçında çıldırdım Zaragoza-Barcelona maçında Eto’o’ya yönelik ırkçı davranışlara verdiğiniz tepki, bu oyunun duygusuz anlatılamayacağını da gösterdi, değil mi? İnandığım şeyin üzerine gitmeyi borç biliyorum. Irkçılıktan yana olsaydım da yansıtırdım. O an çıldırdım. Kendimi kaybettim. Eto’o ile birlikte eyleme hazırdım. Eto’o sahayı terk etseydi, mikrofonu kapatacak ve sessiz bırakacaktım. Özür dileyip herkesi bu eyleme çağıracaktım. NTV buna izin verir miydi? Olumsuz tepki vermezlerdi. Konyaspor-Beşiktaş maçında Bebe manasız yere yerlerde yattı, yattı... “Hepimiz Eto’o’yuz” diye pankart açan Beşiktaş taraftarı ona ‘Maymun’ diye bağırdı. Siyah iseniz eğer, bu kadar hassas bir topluma hassas davranmalısınız. Kızılacak tek kişi Bebe’ydi. Aykut hocanın onu oyundan alması gerekirdi. Spora oyun gibi bakıyor, oyuncuları bir hikayenin kahramanı görüyorsunuz. Bu hikayelerin, Türkiye’deki algılanışını nasıl buluyorsunuz? Herkesin bir hikayesi olması lazım. Schumacher kardeşler, San Marino’daki yarışa başlamadan önce annelerinin ölüm haberlerini aldılar. Birisi yarışı kazanırken, diğeri de deli gibi ağabeyini kovaladı. Ben, onlar pistte tur atarken, annelerinin kenarda sosis, kurabiye satarak ne büyük özen gösterdiğini anlatıyorum. Kimileri bunu gereksiz bir duygusallık olarak görüyor, kimileri ise bir film havasında... Size yönelik eleştirilerin başında subjektif anlatımınız olduğu geliyor. Bu sezonki Real Madrid-Barcelona maçında buna dair izlere rastlamadık değil… Biz şovu anlatıyoruz. Orada gösteriyi yapan Ronaldinho. Aynı şeyi Beckham yapsaydı, onu anlatacaktım. Bu defa da Realli olacaktım. İzlemekten keyif aldığınız ‘anlatıcılar’ kimler? Halit (Kıvanç) abi, benim için önemli bir figürdü. Tansu Polatkan hocam oldu. Futbola olan aşkından dolayı onu çok sevdim. Ümit Aktan’ın Dünya Kupası anlatımları çok renkli gelirdi. İlker Yasin’in heyecanını sevmişimdir. NTV bu yıl İspanya ve Almanya Ligi’ni yayınlıyor. Premier Lig’in olmaması sizi nasıl etkiledi? Premier Lig’i bizden izlemeyi daha çok istiyorlardı. İnsanlar hem F1’in hem de Premier Lig’in bizden ayrılmasını yadırgadılar. Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası’nı da yayınlamamızı istiyorlar. Dünya Kupası’nı sunmak ister miydiniz? İsterdim tabii. Dünya Kupası’nı anlatmak, bir futbol spikerinin en büyük hayalidir. 94 Dünya Kupası’nı anlatmıştım. Çok büyük bir keyifti. 96’dan beri NTV’de dünyayı insanların ayağına getiriyoruz. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. NTV, motor sporları diye bir sektör oluşturdu. Bu işin ciddi bir açılım olduğunu gösterdi ve bugün bir piste sahibiz. Yarış yapıyoruz. Devleti ikna eden, anlatan bir televizyon kuruluşuyuz. |
|
| | #17 (mesaj-linki) |
Cvp: Spor Bülteni Fener’in gözü İnönü’de F.Bahçe Yönetim Kurulu imzasıyla kulübün internet sitesinde yayınlanan açıklamada Beşiktaş-G.Saray maçının henüz oynanmadığı hatırlatıldı 14.04.2006 “Demirören’in sözlerini hayret ve ibretle okuduk” diye başlayan Fenerbahçe’nin resmi açıklaması şöyle devam etti... “Demirören’in açıklamaları içerisinde yer alan (yabancı oyuncu sayısında istediğimiz oldu) ve (böyle bir kararın alınmasını sağladık) şeklindeki ifadeler üzerine yapılması gereken her türlü tasarrufun takdiri Futbol Federasyonu’na aittir. Futbol Federasyonu Başkan Vekili Sayın Kemal Kapulluoğlu’nun sözlerine itibar ederek Süper Lig’in 18 kulübünden 10’unun yabancı oyuncu sayısının artırılmasını talep ettiği, 3 kulübün ise mevcut uygulamanın devam etmesinden yana olduğu açıklaması ve buna bağlı gerçeği karşısında; Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Ulusoy’un, Sayın Demirören’in açıklamalarında birlikte toplantı yaptıklarını ifade ettiği kulüplerin isimlerini açıklamasını ve yine Sayın Ulusoy’un neden Süper Lig’de yer alan 10 kulübün değil de birlikte toplantı yaptığı bu 3 kulübün isteğini kabul ettiğini açıklamasını bekliyoruz.” “Demirören’e lig ve kupa şampiyonluğu yarışında açıkladığı temennisinin gerçekleşebilmesi (en azından bu temenninin ligin sonuna dek sürebilmesi) için, 33. haftada BJK İnönü Stadyumu’nda Galatasaray ile oynayacakları lig maçını Galatasaray’ın kazanması, bir başka deyişle sayın başkanın, başkanlığını yaptığı Beşiktaş Kulübü’nün futbol takımının (başkanın bugünden ön gördüğü şekilde) söz konusu maçı kaybetmesi gerekeceğini hatırlatır, başkanın henüz oynanmamış bu maçın da tesir edeceği lig şampiyonluğu yarışında açıkladığı temennisinin hukuki sorumluluğunun takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.” | |
|
| | #18 (mesaj-linki) |
Cvp: Spor Bülteni Fener’de Campbell bombası Fenerbahçe'nin Arsenal’in 31 yaşındaki başarılı savunma oyuncusu Sol Campbell’ı gündemine aldığı iddia edildi. 15.04.2006Savunmaya İngiliz desteği Bir yandan şampiyonluk ve kupa mücadelesi veren Fenerbahçe’de diğer yandan 100. yıl çalışmaları aralıksız devam ediyor. 100. yılda kadroyu dünya yıldızlarıyla donatmaya kararlı olan Sarı-Lacivertli yönetim, son olarak Arsenal’in 31 yaşındaki başarılı savunma oyuncusu Sol Campbell’ı gündemine aldı. Özel hayatındaki çalkantılar nedeniyle İngiliz ekibinde sıkıntılı günler geçiren ancak uzun bir aradan sonra tekrar formasına kavuşan Campbell için araştırmalara başlayan Fenerbahçeli idareciler, istedikleri şartların oluşması halinde sezon sonunda bu transferi gerçekleştirecek. | |
|
| | #19 (mesaj-linki) |
Cvp: Spor Bülteni Patrick Kluivert yine sakata geldi! Yeniden Beşiktaş’ın gündeminde yer aldığı söylenen Kluivert’a, Tigana’nın sıcak bakmadığı öğrenildi. 15.04.2006 Ocak ayında menaceri İstanbul’a davet edilen ve anlaşma sağlanan Patrick Kluivert, o dönem geçirdiği sakatlık nedeniyle Beşiktaş’a gelememişti. Çünkü Siyah-Beyazlılar, Hollandalı’dan, sağlığı hakkında doktor raporlarını istemiş, fakat menaceri olumsuz yanıt vermişti. 6 ay için kapıyı 1 milyon 200 bin Euro’dan açan menacerin, bu gelişmeler sonrasında 900 bin Euro’ya inmesi de Kartallar’a yetmemişti. Yeniden Beşiktaş’ın gündeminde yer aldığı söylenen Kluivert’a, Tigana’nın sıcak bakmadığı öğrenildi. Valencia’da uzun süredir forma giymeyen golcü futbolcu konusundaki görüşmelerin de bu nedenle ağırdan alındığı kaydedildi. | |
|
| | #20 (mesaj-linki) |
Cvp: Spor Bülteni
Deniz yeniden Tahkim'e başvurdu !.. Türkiye Futbol Federasyonu Gençlerbirliği ve Deniz Barış arasında süre gelen hukuk savaşı yeni bir boyut kazandı.. Tahkim Kurulu'nun dün yaptığı itirazı reddetmesi üzerine Fenerbahçeli futbolcu Deniz Barış, bu kez ayrı bir gerekçeyle yeniden Tahkim Kurulu'na başvurdu.. | |
|
![]() |
| En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| 2008 futbol sıramaları, ntv spor bülteni, ntv spor mac sifresi, ntv spor maç şifreleri, ntv spor maç şifresi, ntv spor şifre, ntv spor şifresi, ntv spor şifresi nedir, ntv sporun maç şifresi, ntv sporun şifresinin kırılması, |
Spor Bülteni Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Araklı Spor | Demir YumruK | Diğer Takımlar | 0 | 17-04-2008 17:49 |
| Kütahya Spor | estudiantes | Diğer Takımlar | 0 | 11-10-2007 14:50 |
| Balıkesir Spor | estudiantes | Diğer Takımlar | 0 | 11-10-2007 14:47 |
| Spor Hukuku Nedir? Spor Hukuku Hakkında Genel Bilgiler | virtuecat | Türkiye'de Futbol | 0 | 11-12-2006 09:32 |
| Spor Malzemeleri ve Spor Malzemeleri Hakkında Genel Bilgiler | Mystic@L | Türkiye'de Futbol | 0 | 12-09-2006 22:25 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||