Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Sohbet (Flash Chat) Forumda Ara

Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

Bu konu Tarihi Türk Devletleri forumunda Blue Blood tarafından 28 Kasım 2005 (13:11) tarihinde açılmıştır.FacebookFacebook'ta Paylaş
93947 kez görüntülenmiş, 5 cevap yazılmış ve son mesaj 30 Nisan 2012 (21:17) tarihinde gönderilmiştir.
  • 5 üzerinden 3.44  |  Oy Veren: 9      
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Bu konuyu arkadaşlarınızla paylaşın:    « Önceki Konu | Sonraki Konu »      Yazdırılabilir Sürümü GösterYazdırılabilir Sürümü Göster    AramaBu Konuda Ara  
Eski 28 Kasım 2005, 13:11

Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

#1 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Oğuzlar, Oğuz Boyu
Bugün Türkiye, Balkanlar, Âzerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan’da yaşayan Türklerin ataları olan büyük bir Türk boyu. Oğuzlara, Türkmenler de denir.
Oğuz kelimesinin türeyişiyle ilgili çeşitli fikirler ileri sürülmüştür. Kelimenin boy, kabile mânâsına gelen “Ok” ve çokluk eki olan “z”nin birleşmesinden “Ok-uz” (oklar, koylar) anlamında olduğu ileri sürüldüğü gibi, oyrat (haşarı, yaramaz) kelimesinin eş anlamlısı olduğunu iddiâ edenler de vardır. Ancak kelime, Anadolu ağızlarında “halim selim, ağırbaşlı” mânâlarına da kullanılmaktadır. Arap kaynaklarında ise “guz” veya “uz” şeklinde geçmektedir.
İlk zamanlar Üçok ve Bozok adlarıyla iki ana kola ayrılmış olan Oğuzlar, daha sonraki devirlerde, Dokuz Oğuz, Altı Oğuz, Üç Oğuz adlarında boylara da ayrıldılar. Oğuzlar, yirmi dört boydan meydana gelmişti. Bunlardan on ikisi Bozok, on ikisi Üçok koluna bağlıydı. Tarihçiler, hazırladıkları cetvellerde Oğuz boylarının adlarını, sembollerini ve ongunlarını (armalarını) göstermişlerdir. Buna göre, Bozoklar; Kayı, Bayat, Alka Evli, Kara Evli, Yazır, Dodurga, Döğer, Yaparlu, Afşar, Begdili, Kızık, Kargın; Üçoklar ise; Bayındır, Peçenek, Çavuldur, Çepnî, Salur, Eymur, Ala Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva, Kınık boylarına ayrılmışlardı. Bugün Türkiye’de yirmi dört Oğuz boyuna ait işaret ve yer adlarına çok rastlanmaktadır.
Oğuz adına ilk defa Yenisey Kitabelerinde rastlanmaktadır. Barlık Irmağı yöresinde bulunan bu kitabelerde; “Altı Oğuz budunda” sözü yer almaktadır. Öz Yiğen Alp Turan adlı bir beye ait olan bu kitabelerin yazıldığı devirde, Oğuzlar, Göktürkler'in hakimiyeti altında altı boy hâlinde Barlık Irmağı kıyılarında yaşamakta idiler.
Altıncı yüzyıldan itibaren Göktürklerin idaresinde toplanan Türk kabilelerinden bir kısmı gibi Oğuzlar da kendi aralarında birlik kurarak Tula-Selenga ırmakları bölgesinde Dokuz-Oğuz Kağanlığını meydana getirdiler. Göktürk kağanlığının, Kutlug Şad (İlteriş Kağan) tarafından 682’de ikinci defa kurulmasından sonra, Göktürkler, hâkimiyetlerini kabul etmeyen Oğuzlar üzerine yürüdüler. Tula Irmağı kıyısında yapılan kanlı bir savaşta, Oğuzlar yenildiler. Fakat, Göktürklerin hâkimiyetini kabul etmediler. İlteriş Kağan, Oğuzlar üzerine birçok sefer düzenledi ve Baz Kağanı öldürdü. Oğuzların merkezi Ötüken ve çevresini ele geçirdi. Bu yenilgi karşısında İlteriş Kağan’ın hâkimiyetini kabul etmek zorunda kalan Oğuzlar, Göktürklerin Kırgız seferine katıldılar. Göktürk hakanlarından Bilge Kağan zamanında isyan ettiler. Bir sene içinde bir kaç defa harbe giren Oğuzlar; yenilerek, geri çekildiler. Daha sonra Dokuz-Tatarlar ile ittifak kurarak Göktürklerle mücadele ettilerse de yine bozguna uğrayarak, Çin taraflarına göç ettiler. Bir müddet sonra tekrar eski yurtlarına döndüler. Bu mücadelelerde zayıflayan Göktürkler, 745’te Uygurlar tarafından yıkıldı. Bu esnada Uygurlara yardım eden Oğuzlar, Uygur Devletinin dayandığı başlıca boylardan biri oldu. Uygurlarla birlikte Basmıl ve Karluklar'a karşı savaştılar. Fakat zaman zaman Uygurlara karşı da isyan etmekten geri durmadılar. Eski müttefikleri Dokuz-Tatarlar ile birleşerek Uygur Kağanı Moyunçur’a karşı cephe aldılar. Zaman zaman Çin’e gittiler. Daha sonra Çin’den çıkarak eski yurtlarına döndüler. Uygur Devletinin yıkılması üzerine batıya göçerek Sir Derya (Seyhun) kıyılarına ve onun kuzeyindeki bozkırlara yerleştiler. Onuncu yüzyılda, göçebe hayatı yanında, yerleşik bir hayat sürmeye de başladılar. Göçebe Oğuzlar, daha ziyade koyun, at, deve, sığır yetiştiriciliği ve ticaretle uğraşıyorlardı. Yerleşik Oğuzlar ise, Sabran (Karacuk), Suğnak, Karnak, Sütkent gibi şehirlerde oturuyorlardı. Onuncu asırda henüz Müslüman olmamış olan Oğuzlar, inanışları gereği bir takım ibadet ve âyinleri yerine getiriyorlardı. Ancak yaşayış bakımından İslâmiyet'e uygun tarafları vardı. Soy temizliğine ehemmiyet verirlerdi. Bilhassa zina gibi suçların cezası ölümdü.
Onuncu asrın başlarında Oğuzlar, Mâverâünnehir çevresinde yerleşip, Yabgu denilen hükümdarın idare ettiği bir devlet kurdular. Devlet ve millet işlerinin bir mecliste istişare edildiği ve subaşı denilen ordu kumandanı, Yabgu’nun vekili ve nâibi olan tegin, İnal ve Tarkan unvanlarını taşıyan memurlar vardı. Oğuzların bu sıradaki başşehirleri, Sir Derya kıyısındaki Yeni Kent idi. Yabgu Devleti zamanında Oğuzlar, Üçok ve Bozok diye iki kısma ayrılmışlardı.
Onuncu asrın sonlarında İslâm dînini kabul ederek iyice güçlenen Oğuzlar, komşuları Peçenekler ve Hazarlar ile savaşlar yaparak onları yendiler. Fakat 11. yüzyılın ortalarında, Oğuzların İslâm dînini kabul etmemiş olan bir kısmı, Kıpçaklar'ın baskısıyla yurtlarını terk ederek Karadeniz’in kuzeyinden Tuna boylarına, oradan da Balkanlara indiler. İslâm dînine girmedikleri için etraflarını saran Hıristiyan devletlerin baskısıyla kısa zamanda benliklerini kaybederek, örf, an’ane ve geleneklerini unuttular. Eriyip, yok oldular. Geri kalanları da Bizans hizmetine girdiler. 1071’de yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi'ne Bizanslıların yanında katıldılar. Fakat çok geçmeden Selçuklular tarafına geçtiler.
İslâm dînini kabul eden Selçuk Bey’in idaresindeki Oğuz boyları ise, Oğuz Yabgu Devleti hükümdarının, kendilerine kötülük yapacağından çekinerek, yurtlarından ayrılıp İslâm diyarı olan Horasan taraflarına gittiler. Mâverâünnehir’de kalan diğer Oğuz boyları da, Kıpçakların hücum ve baskıları sonunda dağıldılar. Böylece Oğuzlar Devleti yıkıldı. Yerlerinde kalan Oğuzlar ise Karaçuk dağları bölgesinde, Mangışlak’da ve Seyhun Nehri kıyılarında yerleştiler. Daha sonra Karahıtayların ve Karlukların baskısı netîcesinde, Horasan’a gelip Selçuklulara tâbi oldular.
Selçuk’un büyük oğlu Arslan İsrâil, Horasan’da hâkimiyet kurup, diğer Oğuz boylarını idaresi altında topladı. Daha sonraları, Tuğrul ve Çağrı Beyler idaresindeki Selçuklular, Sâmânoğulları ile ittifak kurarak, Karahanlılar'a ve Gazneliler'e karşı mücadele ettiler. Selçukluların başarılı idareleri sebebiyle pekçok Oğuz boyu onların hâkimiyetinde toplandı. Birçokları yerleşik hayata geçti.
Selçuklu Devletinin kurulmasında esas rolü oynayan Oğuzlar ve diğer Oğuz boyları, 11. yüzyılın ikinci yarısından itibaren akın akın İran, Irak, Anadolu ve Suriye’ye doğru yayıldılar. Selçuklu Devletinin sınırlarını Ceyhun Nehrinden Akdeniz’e kadar genişlettiler. İslâmiyet'i kabul etmeden önce dünyevî maksatlar ve kuru cihangirlik için çalışan, harp eden ve soylarının temizliğiyle tanınan Oğuzlar, İslâm dînini kabul ettikten sonra, Allahü teâlânın yüce dîni olan İslâmiyet'i yaymaya gayret ettiler. Gittikleri yerlerde doğruluğun, adaletin, ilmin ve medeniyetin savunuculuğunu yaptılar. İnsanlara hizmet etmek, ilmin ve medeniyetin yayılmasını sağlamak için pekçok cami, medrese, kervansaray, hamam ve köprü yaptırdılar. Büyük Selçuklu, Türkiye Selçukluları, Akkoyunlular, Salgurlular, Artukoğulları, Karamanoğulları, Ramazanoğulları, Dulkadiroğulları ve Osmanlı devletlerini kurarak İslâm dîninin yayılmasına hizmet ettiler. İslâmiyet'in ve Müslümanların yok edilmesi için çalışan Haçlılara karşı parlak zaferler kazandılar. İslâmiyet'e, ilme ve adalete karşı olan ortaçağ Avrupa’sına pekçok yenilikleri götürdüler. Dokuz yüz sene boyunca, kurdukları devletlerin sınırları içinde yaşayan bütün unsurlara karşı İslâm dîninin emirleri doğrultusunda hareket ederek, hizmet ettiler. Bugün Türkiye, Âzerbaycan, İran, Türkmenistan, Afganistan, Irak ve Suriye’de yaşayan Türkler, Oğuzların neslindendir.
Oğuz teşkilâtı, yirmi dört boyun çıkardığı sülâleler ve meşhûr şahsiyetleri:

Boz-Oklar: Dış Oğuzlar da denip, Sağ kolu teşkil ederler. (Bkz. Oğuz Kağan Destanı)

1. Gün-Alp/Gün-Han: Sembolü şâhin. Oğulları
:
a) Kayıg/Kayı-Han: “Sağlam, berk” mânâsındadır. Üç kıta ve yedi denize altı yüz yıldan fazla hâkim olan Osmanlı sülâlesi bu boydandır. Kayı Boyundan Ertuğrul Gâzi ve her biri birer müstesnâ şahsiyete sâhip, çoğu dâhî, cihangir, kumandan, şâir ve sanatkâr olan Osmanlı sultanları, Kayı Han neslinin kıymetini göstermeye kâfidir.
b) Bayat: “Devletli, nîmeti bol” mânâsındadır. Maraş ve çevresine hâkim olan Dulkadiroğulları, İran’da Kaçarlar, Horasan’da Kara Bayatlar, Maku ve Doğubeyazıt hanları, Kerkük Türkmenlerinin çoğu, bu boydandır. Dede Korkut kitabını 1480’de Hicaz’da yazan Tebrizli Hasan ve meşhûr şâir Fuzûlî bu boydandır.
c) Alka-Bölük/Alka-Evli: “Nereye varsa başarı gösterir” mânâsındadır. Türkiye ve Âzerbaycan’daki Alaca, Alacalılar adı taşıyan yerler bu boyun hatırasıdır.
d) Kara-Bölük/Kara-Evli: “Kara otağlı (çadırlı)” mânâsındadır. Karalar ve karalı gibi coğrafî yer adları bunlardan kalmadır.
2. Ay-Alp/Ay-Han: Sembolü kartal. Oğulları:
a) Yazgur/Yazır: “Çok ülkeye hâkim” mânâsındadır. Ab-Yabgu devrindeki Yenibent Yabguları, Batı Türkistan’daki Cend Emirleri, Kara-Daş denilen Horasan Yazırları, Ahıska’dan aşağı Kür boyundaki Azgur-Et (Azgur Yurdu) Kalesi, Kürmanç Kürtlerinin Azan Boyu, Toroslardaki Gündüzoğulları Hanedanı bu boydandır.
b) Tokar/Töker/Döğer: “Dürüp toplar” mânâsındadır. Yenikentli Vezir Ayıdur, Harput-Diyarbakır-Mardin hâkimleri, Artuklular, Sincar-Siverek, Suruç arasında hâkim eski Caber Beyleri, Memluklar devrinde Halep Döğeriyle Hama Döğerleri, bugünkü Mardin-Urfa arasında yirmi dört oymaklı Kürt Döğerleri, Hazar Denizi doğusundaki Saka Boyu Takharlar; Şavşat’taki Ören kale, To-Kharis ve Malatya’nın Tokharis bucağı, Dağıstan’daki Digor ve Kars ve Arpaçay sağındaki Digor kazası bu boydan hatıradır.
c) Totırka/Dodurga/Dödürge: “Ülke almak ve hanlık yapmak” mânâsındadır. Sivas doğusundaki Tödürgeler bu boydandır.
d) Yaparlı: “Misk kokulu” mânâsındadır. Zaza Çarekliler ve misk ticareti yapan Yaparı Oymağı bu boydandır. Yaparı Oymağının Akkoyunlu ve Giraylı camilerinin mihrap duvar harcına bu güzel ıtriyattan kattıklarından hâlâ hoş kokmaktadır. Diyarbakır ve Kırım’da hatıraları vardır.
3. Yıldız-Alp/Yıldız Han: Sembolü tavşancıl. Oğulları:
a) Avşar/Afşar: “Çevik ve vahşî hayvan avına hevesli” mânâsındadır. Hazistan Beyleri, Konya’daki Karamanoğulları, İran’daki Avşarlı Nâdir Şah ve hanedanı, Ürmiye ve Horasan Afşarları bu boydandır.
b) Kızık: “Yasakta pek ciddi ve kuvvetli” mânâsındadır. Gaziantep, Halep ve Ankara çevresindeki Kızıklar, Doğu Gürcistan’da ve Şirvan batısındaki ovaya Kızık adını verenler bu boydandır.
c) Beğdili: “Ulular gibi aziz” mânâsındadır. Harezmşahlar, Bozok/Yozgat-Raka/Halep çevresindeki Beğdililer, Kürmanç Badılları bu boydandır.
d) Karkın/Kargın, “Taşkın ve doyurucu” mânâsındadır. Akkoyunlu-Dulkadiroğlu ve Halep-Hatay bölgesindeki Kargunlar, Doğu Anadolu ve Âzerbaycan’daki ilkbaharda eriyen karların suları ile kopan sel ve su kabarmasına da Kargın/Korkhun denilmesi bu boyun adındandır.

Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler.

1.
Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:

a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” mânâsındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir.
b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” mânâsındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır.
c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” mânâsındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir.
d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” mânâsındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır.
2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:
a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” mânâsındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır.
b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” mânâsındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır.
c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” mânâsındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır.
d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” mânâsındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır.
3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:
a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” mânâsındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır.
b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder mânâsındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden (622-623 yılları arasında Medîne’ye varan), Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır.
c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” mânâsındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh (1072-1092) devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir.
d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” mânâsındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır.

Kaynak: Genel Türk Tarihi / dallog.com
Son Düzenleyen Daisy-BT; 15 Haziran 2010 @ 19:24.
Rapor Et
Reklam
Eski 12 Kasım 2008, 13:47

Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

#2 (link)
Never Say Never Agaın
asla_asla_deme - avatarı
Orta Asya'daki Türk toplulukla­rından biri olan Oğuzlar'ın adına ilk kez, İS 7. yüzyılda yazıldığı sanılan Yenisey yazıtlarında rastlanır. Buradan, Oğuzlar'ın o sıralarda altı boy halinde yaşadıkları anlaşılmaktadır. 8. yüzyıl başlarında en güçlü dönemlerini yaşa­yan Göktürkler'in egemenliği altına girme­mek için mücadele eden Oğuzlar, Bilge Ka­ğan döneminde (716-734) yenik düşerek da­ğıldılar. Bir bölümü de Göktürk egemenliğini kabul ederek asıl yurtları olan Yenisey Irmağı ile Baykal Gölü arasında kaldı. Göktürkler'in 742'de yıkılmalarından sonra Oğuzlar bu kez de Uygur egemenliğine karşı direndiler. Ama 9. yüzyıl başlarında giderek artan Uygur ve Kırgız baskısı karşısında büyük bölümü batı­ya, Seyhun (Sir Derya) Irmağı boylarına göç etti.
10. yüzyılda Aral Gölü ile Hazar Denizi arasındaki topraklara kadar yayılan Oğuzlar boylar arasındaki uzlaşmaya dayanan bir dev­let de kurmuşlardı. Tarihçilerin Oğuz Yabgu Devleti olarak adlandırdıkları bu devletin başında boy beylerinin kendi aralarından seçtikleri, yabgu sanı taşıyan bir hükümdar vardı. Oğuzlar'ın tarihte etkili bir rol oynama­ya başlamaları da bu devletin dağılma süreci­ne paraleldir.
Büyük Selçuklu Devleti'ni kuran Tuğrul Bey ile Çağrı Bey'in dedesi Selçuk 10. yüzyı­lın ikinci yarısında, başkanı olduğu Kınık bo­yu ile Oğuz Yabgu Devleti'nden ayrılarak ba­ğımsız bir güç oluşturmuştu. Selçuklular'ın önce İran'ı ardından da Anadolu'yu ele geçir­meleri üzerine birçok Oğuz boyu da onlarla birlikte göç etti. Bunlardan yerleşik yaşama geçmeyenler 11. yüzyıldan başlayarak Türkmen adıyla anıldılar. Göçebe Oğuzlar'la yerleşik yaşama geçenler arasında sert mücadeleler baş göster­di. Göçebe Oğuzlar'ın 1153'teki ayaklanması Büyük Selçuklu Devleti'nîn, 1240'taki Baba İshak Ayaklanması ise Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecini başlattı. Bununla birlikte, Oğuzlar birçok büyük devletin kuru­cusu oldular. Anadolu'da başta Osmanlılar olmak üzere Anadolu Beylikleri'ni kuranlar, Akkoyunlular ve Karakoyunlular ile İran'da egemenlik kuran Salgurlular, Afşarlar ve Ka­çarlar çeşitli Oğuz boylarındandır.

Oğuz Boyları

Oğuzlar'ın ortak, destansı tarihleri Oğuzname'ye (Oğuz Kağan Destanı) göre, en büyük hükümdarları Oğuz Han'ın Gök Tanrı'nın kızı olan eşinden doğan üç oğlundan (Ay Han, Gün Han, Yıldız Han) Bozok kolu; Yer Tanrı'nın kızından doğan üç oğlundan (Gök Han, Dağ Han, Deniz Han) da Üçok kolu; her birinin dört oğlundan da 24 Oğuz boyu türemiştir. Buna göre Ay Han'ın oğullarından Yazır, Döğer, Dodurga, Yaparlı; Gün Han'ın oğullarından Kayı, Bayat, Alkaevli, Karaevli; Yıldız Han'ın oğullarından Avşar, Kızık, Beğdili, Karkın; Gök Han'ın oğullarından Bayındır, Peçenek Çavuldur, Çepni; Dağ Han'ın oğullarından Salur, Eymür, Alayunt-lu, Yüreğir; Deniz Han'ın oğullarından İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boyları gelmiştir. Her dört boyun ongun adı verilen ortak bir simge­si, her boyun da hayvanlara vurulan ayrı damgası vardır. Oğuzlar'ın tarihine ve yaşam biçimlerine ışık tutan önemli bir kaynak da Dede Korkut Hikâyeleri'dir
MsxLabs & TemelBritannica
Rapor Et
Eski 5 Mayıs 2009, 09:50

Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

#3 (link)
Eski Üyelerin Ruhları
Blue Blood - avatarı
Oğuz Türkleri Oğuz Türkleri Kimdir

Bozoklar ve Üçoklar

Bu boyların Bozoklar ve Üçoklar olarak ikiye bölünmesi ise daha sonradır. Bu iki ana kol arasında çıkan anlaşmazlıklar, boyların bir kısmının batıya göçmesine neden oldu, bir kısmı da Göktürk Devleti'nin kurulması ve Ötüken'i işgali nedeniyle batıya göçmüştür(6.yy). Kalanlar Göktürk egemenliği altına girmiştir. 630'da ilk Göktürk devletinin zayıflayıp Çin kontrolü altına girmesiyle tekrar birleşmeye başlamışlarsa da ikinci Göktürk Devleti kurulunca fazla direniş gösteremeden tekrar egemenlik altına girdiler.

(7.yy sonları). 745 yılında ikinci Göktürk Devleti de yıkılınca batıya ve Çin'e göçmüş birçok Oğuz Boyu da Ötüken'e geri dönerek Kutluk Bilge Kağan'ın kurduğu uygur devleti çatısı altında birleşti. 840 yılında Uygur Devleti Kırgızlar tarafından yıkılınca Oğuzların asıl büyük göçü başladı ve Asya'nın dört bir tarafına ama daha çok kitleler halinde batıya göçtüler. Cengiz Han'ın kurduğu Moğol İmparatorluğunun egemenliği altına girdiler. Moğol egemenliği sona erdikten sonra tekrar toparlandılar. 10. yüzyılda Hazar Denizi'nin doğusunda Oğuz Yabgu önderliğinde ilk devletlerini kurdular. 1000 yılında Kıpçaklar tarafından yıkılan bu devletten sonra Oğuzlar ikiye bölündü, bir kısmı kuzeye giderek bugünkü Kırım, Kazak, Bulgar ve Tatar Türklerinin atası oldular; bir kısmı da Selçuk bey önderliğinde güneye indiler, İslâmı kabul edip İslâm orduları hizmetine girdiler.

Selçuklular olarak anılmaya başlayan bu kol Tuğrul Bey önderliğinde 1038 yılında Irak ve İran'da Büyük Selçuklu İmparatorluğunu kurdu. Etrafta dağınık yaşayan diğer Türk boyları da bu İmparatorluğa katıldı. 1153'te kuzeydoğudan gelen Karahıtaylar ve Karluklar tarafından imparatorluk yıkılınca Oğuzlar dağıldı. Dağılan bu boyların kimi Harzemşahlara bağlandı, kimi Horasan'a, Kirman'a göçtü, kimileri de daha batıya gidip Irak'a, Suriye'ye yerleşti, kimileri de Anadolu Selçuklu Devleti 'ne katıldı. Bunlardan sonra kurulan Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi Devletleri, Anadolu beylikleri,Osmanlı İmparatorluğu, Suriye, Irak ve Azerbaycan'da çeşitli beylikler vs. hep Oğuz kökenli Türklerin kurduğu devletlerdir.

Oğuz Türkleri, Oğuz Han'ın 6 oğlu ve onların 4'er oğlundan meydana gelmişlerdir. Meydana gelen bu 24 boyun ayrı adı ve ünvanları vardır. Bu bölümleme, Oğuz Kağan Efsanesi'nden kaynaklanmaktadır.

Orta Asya kökenli Türk halklarından olan Oğuz boyları, X. yy civarında göçebe bir yapıyla yer değiştirmeye başlamışlar ve coğrafi olarak yayılmışlardır. Oğuz Türkleri, bugünkü Türkiye Türklerinin (Selçuklular, Osmanlılar, diğer Türkmen beylikleri ve boyları) atası sayılmaktadırlar.


Rapor Et
Eski 15 Haziran 2010, 19:40

Maddelerle Tarih

#4 (link)
Daisy-BT
Ziyaretçi
Daisy-BT - avatarı

Oğuzlar
  • Asya'dan doğu Avrupa'ya giden Türk kavimidir.
  • Bizans ordusunda ücretli askerlik yapmışlardır.
  • Devlet özelliği göstereme­mişlerdir.

Rapor Et
Eski 29 Temmuz 2011, 15:18

Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

#5 (link)
MsXTeam
_Yağmur_ - avatarı
ÜÇOKLAR

Oğuzların sol koluna verilen ad.

Oğuzlar, Bozoklar ve Üçoklar olarak ikiye ayrılırdı. Bozoklar, sağda; Üçoklar ise solda otururlardı. Oğuz Destanı'na göre Üçoklar, Oğuz Han'ın 6 oğlundan üç küçüğü olan Dağ Han, Deniz Han ve Gök Han ve bunların dörder oğullarından türemiştir. Buna karşılık sağda oturan Bozoklar, Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han ile bunların yine dörder oğullarından çoğalmışlardır. Üçokların işareti ok, Bozoklarınki ise yaydır. Bozoklara göre daha alt düzeyde kabul edilirler. Orta Asya Oğuz Devleti'nde yöneticilerin daha çok Bozoklardan çıktığı, Batı'ya göç olayından sonra da üstünlüğün Üçoklara geçtiği görülmektedir.


MsXLabs.org & Morpa Genel Kültür Ansiklopedisi
Rapor Et
Eski 30 Nisan 2012, 21:17

Cvp: Türk Boyları - Oğuz Boyu (Oğuzlar)

#6 (link)
RAZ
Mira - avatarı
Oğuzlar
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Anadolu, Azerbaycan, İran, Irak ve Türkmenistan Türklerinin ataları olan Türk kavmi. Oğuzlar konusundaki ilk bilgiler Yenisey Irmağı kıyılarındaki, 6. yüzyıldan kalma kitabelerden elde edildi. Oğuzlar, Göktürk ve Kutluk devletlerinin kuruluşu sırasında Selenga Irmağı kıyılarında oturuyorlardı. Bu iki devletle zaman zaman düşmanca ilişkiler içine girmişlerdi. İkinci Göktürk Devleti de denilen Kutluk Devleti; Uygur, Basmıl ve Karluklar ile Oğuzların anlaşması sonucu yıkıldı. Oğuzlar, Kutluk Devleti'nin yıkılmasından sonra Uygur Devleti'ne bağlandılar. Ancak bu yeni devletle de mücadele etmekten geri durmadılar. Oğuzlar, Uygur Devleti'nin yıkılmasından sonra Siriderya Irmağı dolaylarındaki geniş bozkırlara gelip burada göçebe bir hayat sürmeye başladılar. Oğuzların tarihi, bu bölgede yaşamaya başlamalarından sonra dikkate değer bir durum aldı. Oğuzlar Siriderya boylarında; tarihi çok iyi bilinmeyen, güçlü bir merkezî idareden yoksun bulunan bir devlet de kurmuşlardı. Bu devlet, başında bulunan hükümdarın "Yabgu" unvanından dolayı genellikle "Oğuz Yabgu Devleti" olarak bilinir. Oğuzlar Siriderya bölgesinde hayvancılık, hayvan ürünleri ticaretiyle uğraşıyorlardı. Bu yüzden İran ve Horasan halkıyla ticaret ilişkileri vardı.

Ayrıca, Çin'i Akdeniz ve Karadeniz limanlarına bağlayan kervan yolları üzerinde olmalarından ötürü kervanları da kendi denetimleri altında tutuyorlardı. Hem bu nedenle ve hem de sürülerine otlak bulma zorunluluğundan dolayı zaman zaman kendilerine komşu yerleşik halkla çatışmak ve topraklarına girme durumunda kalıyorlardı. Bu yüzden, Karahanlılar ve Gazneliler ile sık sık savaşmak zorundaydılar. Özellikle Gazneliler ile Oğuzların mücadelesi, Oğuzların geleceğinde belirleyici bir rol oynadı. Oğuz Yabgu Devleti'nin 10. ya da 11. yüzyılda yıkıldığı sanılmaktadır. Bu devletin ortadan kalkmasıyla Oğuzlar çevre ülkelere dağıldılar. Bir kısım Oğuzlar, Oğuz Yabgu Devleti'nin subaşısı Selçuk Bey'in oğulları ve bir süre sonra torunlarının etrafında birleştiler.

Oğuz-Gazneli mücadelesini Oğuzların lehine sonuçlandıran, Selçuk Bey'in torunları Tuğrul ve Çağrı beyler oldu. Bu iki kardeşin etrafında birleşen Oğuzlar, Gazneliler Devleti'ni Dandanakan Savaşı'nda çok ağır bir yenilgiye uğratarak Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nu kurdular (1040). Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun kurulmasıyla Oğuzlar hızla Ön Asya ülkelerini ele geçirdiler. Yarım yüzyıl içinde Anadolu'nun büyük bir kısmına yayıldılar. Ancak Oğuzların kurulmasında etkili oldukları Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Anadolu Selçuklu Devleti, Osmanlı İmparatorluğu gibi devletler bir süre sonra göçebe Oğuzların etkisinden çıkarak yerleşik İran ve Bizans toplumlarının ve onların kültürlerinin etkisi altına girince iktisadi bakımdan dünya ticaret yollarına bağlandılar. Bu nedenle, göçebe hayat tarzını devam ettiren, dolayısıyla yerleşik toplumlarla ve uygarlıklarla çatışma hâlinde olan Oğuzlar ile mücadele etmek zorunda kaldılar. Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasında Oğuz isyanlarının büyük payı vardır.


Osmanlı İmparatorluğu'nda da, son dönemlere kadar göçebe Oğuz kabilelerini toprağa bağlama çabaları, Oğuz boylarının Osmanlı Devleti'ne karşı isyanlarına neden oldu. Oğuz geleneklerine göre, Oğuz boyları Bozoklar ve Üçoklar olmak üzere iki ana kola ayrılırlar. Bu kolların da her biri 12 boya ayrılır, böylece Oğuz boylarının sayısı 24'e ulaşır. Bu örgütlenme efsanelere göre Mete tarafından yapılmıştır.
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.386 saniyede (84.22% PHP - 15.78% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +3 - Saat: 09:45
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi