Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Aile Planlaması Nedir? Aile Planlamasının Amaç ve Yararları Hakkında

Bu konu Tıp Bilim Dalları forumunda CathLaC tarafından 28 Eylül 2007 (14:27) tarihinde açılmıştır.
92201 kez görüntülenmiş, 3 cevap yazılmış ve son mesaj 16 Ekim 2011 (18:39) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 28 Eylül 2007, 14:27

Aile Planlaması Nedir? Aile Planlamasının Amaç ve Yararları Hakkında

#1 (link)
CathLaC
Ziyaretçi
CathLaC - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar
AİLE PLANLAMASI


Aile Planlaması sadece gebelikleri önlemek değil aynı zamanda çocuk sahibi olamayanlara da hizmet vermek, yol göstermektir. Aileler çocuk yapıp yapmamakta serbestirler. İstedikleri kadar çocuk sahibi olabilirler. Ancak aileler çocuk sahibi olmak istemiyorsa onlara yol göstermek Aile Planlaması Hizmetinin görevidir.
Ailelerin İstedikleri zaman İstedikleri sayıda çocuk sahibi olmalarıdır. Aile Planlamasında zorunluluk yoktur. Katılım gönüllüdür. Aileler eğitilir ve isteyene çocuk sahibi olabilmesi için isteyene gebelikten korunmak için hizmet verilerek yardımcı olunur.


AİLE PLANLAMASININ AMAÇLARI


1. Ailelerin istemedikleri halde çocuk sahibi olmalarını önlemek,
2. Kadınların sık aralıklarla ve fazla sayıda doğum yaparak sağlıklarının bozulmasını önlemek,
3. Çok genç yaşta veya ileri yaşlardaki kadınların gebe kalmalarını önlemek,
4. Doğurgan çağdaki kadınlara ve erkeklere üremenin nasıl olduğu ve doğum kontrolünün nasıl yapılacağı konusunda bilgi vermek,
5. Çocuk sahibi olmak isteyenlere yardımcı olup yol göstermek,
6. Çocukların daha sağlıklı yetişmesini sağlamaktır.


AİLE PLANLAMASININ YARARLARI
(Bu Hafta 22 Defa Okundu)

Anne Ölümlerini Azaltır: Anne ölümlerinin çoğu, sık aralıklarla, çok sayıda (4’ten fazla), 18 yaşindan küçük ve 35 yaşindan büyük annelerin yaptigi dogumlarda görülmektedir. Aile planlamasi hizmeti yüksek riskli gebelikleri önleyerek anne ölümlerini azaltir.
Düşükleri ve Düşüge Bagli Anne Ölümlerini Azaltir: Aile planlamasi hizmeti ile kadinlarin istenmeyen gebelikleri önlemeleri saglanarak düşükler azaltilmaktadir.
Bebek Ölümlerini Azaltir: Riskli gebelikler bebek ölümlerini artirirlar. Yüksek riskli gebelikler ve dogumlar aile planlamasi ile önlenir. Böylece bebek ölümleri azaltilabilir.
Dogurganlik Orani Azaltilir: Annelerin sahip olduklari çocuk sayisi arttikça anne ölüm orani yükselmektedir,Aşiri dogurganlik bebek ve çocuk sagligi açisindan da risk oluşturmaktadir. Aile planlamasi hizmeti ile dogurganlik azaltilirken, anne sagligi, çocuk sagligi iyileştirilmiş, dolayisiyla toplumsal ve ekonomik alanlarda da iyileştirilmeler saglanmiş olacaktir.
Saglikli Dogum Yaşi Saglanir: Anne ve çocuk sagligi açisindan, gebelik ve dogum için 18-34 yaşlar arasi en uygundur. Daha erken ve daha geç yaşlarda hastalik ve ölüm riski artar.
Saglikli Dogum Araligi Saglanir: Iki yildan kisa aralikli gebelik ve dogum yüksek risklidir. Kisa dogum araligi, hem anne ölümlerini, hem de bebek ölümlerini artirmaktadir. Gebelikler arasindaki süreyi uzatmak etkili bir aile planlamasi hizmeti ile gerçekleşebilir.
Çocuk Sagligina Olumlu Etki Yapar: Yüksek riskli gebelikler sonucunda meydana gelen dogumlarda ölüm olmasa bile, bebek çeşitli saglik sorunlariyla karşi karşiyadir. Bu sorunlar şunlardir: - Düşük dogum agirligi ve erken dogum
- Kötü beslenme (Malnütrisyon)
- Infeksiyon hastaliklari
- Fiziksel büyüme ve gelişme geriligi
- Doguştan sakatliklar
- Zeka düzeyinde gerilik




Sponsorlu Bağlantılar
Son Düzenleyen Daisy-BT; 18 Ekim 2009 @ 12:54.
Rapor Et
Eski 13 Ocak 2008, 19:45

Aile Planlaması Nedir? Aile Planlamasının Amaç ve Yararları Hakkında

#2 (link)
Sedef 21
Ziyaretçi
Sedef 21 - avatarı
'Aile Planlaması, Çocuk Yapmama ya da Nüfusu Azaltma Anlamına Gelmiyor'


Mardin Kadın Doğum Hastanesi ve Çocuk Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Adem Özden, aile planlamasının ailedeki kişi sayısını sınırlama, çocuk yapmama ya da nüfusu azaltma anlamına gelmediğini söyledi. Türkiye'de kadınlar arasında istenen çocuk sayısıyla ilgili olarak yapılan araştırma hakkında bilgi veren Dr. Adem Özden, Mardin'de ve bölgede yapılan araştırmalar sonucunda, istenen çocuk sayısıyla sahip olunan çocuk sayısı arasında belirgin bir fark olduğunun tespit edildiğini belirtti.

Özden, "Kadınlar arasında bölgemizde ortalama istenen çocuk sayısı 1-3 iken, sahip olunan çocuk sayısı ise ortalama 7 civarında. Ülkemizin batısında ise ortalama istenen çocuk sayısı 2-3 iken, ortalama sahip olunan çocuk sayısı 3 ile 4 arasında değişiyor. Bunun en önemli nedeni eğitimsizliktir. Bayanların eğitim seviyesi arttıkça 'aile planlaması' bilincinin arttığı görülmüştür. Ülkemizde üniversite mezunu bayanların sahip olduğu çocuk sayısı 1-2 iken, okur yazar olmayanlarda bu rakam 6-7'dir" dedi.
Nüfus artışının eğitimsizliği beraberinde getirdiğini savunan Dr. Özden, eğitimsizliğin de aşırı doğurganlığı beraberinde getirdiğine dikkat çekerek, bu kısır döngünün eğitimsizlik ayağında kırılması gerektiğini dile getirdi.
"Ailelerin istedikleri zaman, istedikleri sayıda ve bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları" olarak tanımlanan aile planlamasında amacın, anne ve doğacak bebeğin sağlıklı olması ve sağlıklı çocuklar yetiştirilmesi olduğunu kaydeden Dr. Özden, kontrolsüz olarak birbirini takip eden doğumlar ve düşüklerin anne ve çocuk sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ettiğini ve planlamanın ailedeki kişi sayısını sınırlama, çocuk yapmama ya da nüfusu azaltma anlamına gelmediğini, hatta bir amacının da çocuk sahibi olmayan ailelere yardım ve yol göstermek olduğunu açıkladı.
Türkiye'deki nüfus artış oranının Avrupa'da ilk sıralarda olduğuna dikkat çeken Dr. Özden, "Yüksek oranlarda çocuk nüfusu, eğitimsizlik ve yoksulluk kıskacındadır. Aile planlaması yöntemlerine karşı 'toplumda kısırlık, kilo artışı, adet düzensizliği, tüylenme, cinsel isteksizlik, suni hormon içerdiği için zararlı' gibi önyargılar mevcuttur. Bunlar bilgi eksikliğinden kaynaklanmakta olup, bu önyargılar ciddi anlamda aile planlaması yöntemlerinin kullanılmasını engellemektedir. Bu nedenle aile planlamasının amaçlarından biri de, aileleri üreme sağlığıyla ilgili konularda bilgilendirmektir." şeklinde konuştu.
Dr. Adem Özden, aile planlamasının aile ve toplumsal açıdan yararları hakkında şu bilgileri verdi: "Doğum sayısının fazla olması anne-bebek sağlığını bozar. Özellikle 4. doğumdan sonra istenmeyen durum gelişme olasılığıyla anne ve bebeğin ölüm riski artar. Sık doğum, annenin sağlığını bozar. En sağlıklı annede bile iki doğum arasında en az 2-3 yıllık bir süre olmalıdır. Aile planlaması, iki doğum arasındaki süreyi ayarlamak için en iyi yöntemdir. Bir ailenin en büyük sorumluluğu; çocuklarını sağlıklı büyütmek, onların geleceklerini güvenceye almaktır. Aile, bakabileceği kadar çocuk sahibi olursa onların maddi manevi ihtiyaçlarını daha iyi bir şekilde karşılar. Aile planlaması yöntemiyle bedenen ve ruhen sağlıklı çocuklar yetişir. Hızlı nüfus artışının ekonomik gelişim üzerine olumsuz etkisi çok büyüktür. Aile planlamasıyla hızlı nüfus artışını yavaşlatarak toplumun eğitim, beslenme, konut ve çevre koşullarının iyileştirilmesi sağlanır. Bütün bunların sonucunda nüfusun niteliği iyileştirilerek sağlıklı bir toplum oluşturulur."
Rapor Et
Eski 26 Ekim 2010, 19:57

aile planlaması nedir?

#3 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Aile Planlaması Nedir?


Ailelerin istenilen sayıda çocuk sahibi olabilmeleri için uygulanan yöntemlere "Aile planlaması" denir.

Spiral, doğum kontrol hapları, prezervatif kullanımı, aylık ve üç aylık depo iğneler, cilt altı implantları, erkekte ve kadınlarda tüplerin bağlanması, sperm öldürücü (spermisid) jel, fitil ve kremler bu yöntemler arasındadır.

Bir kadının bir adet kanamasının başlangıcından diğer adetinin kanamasına kadar geçen süreye "bir adet ayı (=bir siklüs)" adı verilir. Normalde modern bir kadın hayatı boyunca ortalama 420 adet siklüsüne sahiptir.

"Nüfus planlaması" ise bir ülkenin politikaları gereği yasaları ile doğurganlığın sınırlandırılmasıdır. Bu ülkelere örnek olarak Çin’i verebiliriz.

Bizim ülkemizde aile planlaması yöntemleri devlet tarafından desteklenirken, nüfus planlaması benimsenmemiştir.
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde aile planlaması yöntemi olarak "Sterilizasyon" adı verilen kesin kısırlaştırma işlemleri ve spiral (RİA, Rahim İçi Araç) uygulamalarına en sık olarak başvurulmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde ise doğum kontrol hapları ile erkeklerde prezervatif (kondom, kılıf) kullanımları daha yaygındır.

Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi’ne göre…
"Uluslararası Aile Planlaması Federasyonu’nun (IPPF)" 1995’te kabul ettiği Üreme Hakları ve Cinsel Haklar Bildirgesi’ne göre (Madde 8); tüm kadınların, üreme sağlığının korunması, güvenli anneliğin sağlanması ve gebeliğin güvenli sonlandırılması için gereken ve tüm kullanıcılar için ulaşılabilir, kabul edilebilir, kullanışlı ve ödeyebilecekleri bir bedel karşılığında bilgi, eğitim ve hizmetlere ulaşma hakkı vardır.

Tüm bireyler güvenli, etkili ve kabul edilebilir doğurganlığı düzenleme yöntemlerinden olabildiğince çoğuna ulaşabilme hakkına sahiptir.

Tüm bireyler, istenmeyen gebeliklerden korunma yöntemleri içinden kendileri için güvenli ve kabul edilebilir olanı özgürce seçmek ve kullanmak hakkına sahiptir.

Tek bir korunmasız ilişkinin siklusun ovulasyon dönemine yakınlığına bağlı olmak üzere %25’lere varan yüksek gebelik riskine neden olabileceği bildirilmektedir.

Aile Planlaması Yöntemlerinden Hangileri En Etkilidir?

"Sterilizasyon" adı verilen kesin kısırlaştırma işlemi en etkili, fakat geri dönüşümü olmayan doğum kontrol yöntemidir.

Sterilizasyon eğer kadında uygulanırsa bu işleme "Tüp ligasyonu (Tüplerin Bağlanması)" adı verilip, yumurtalıklardan rahime bir köprü konumunda bulunan kanalların küçük bir operasyonla bağlanmasıdır.


Erkekte ise "Vazektomi (Tüplerin Bağlanması)" adı verilen işlemle, spermlerin üretildiği testisler ile erkek üreme organları arasındaki kanalların küçük bir cerrahi operasyonla bağlanabilir. Vazektomi sonrası 6 hafta veya 15 ejekulasyon (meninin boşalması) sonrası ancak kesin kısırlık gelişir.

Yapılan araştırmalar; bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde, spiral uygulamalarının gebelikten koruyucu etkinliği doğum kontrol haplarına göre çok az da olsa üstünlüğünü göstermiştir. Doğum kontrol hapları alan hastanın bilinçli olması ve ilacını düzgün şekilde kullanması (uyuncunun iyi olması) son derecede önemlidir.

Ancak unutulmamalıdır ki; hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın her türlü adet gecikmesinde öncelikle bir gebelik testi yapılmalıdır. Çünkü hiçbir korunma yönteminin %100 koruyuculuğu yoktur.

Hangi Doğum Kontrol Yöntemi Daha İyidir?

Aslında, bu sorunun cevabı yoktur. Korunmak için pek çok alternatif vardır ve seçilecek yöntem "kişiye özgü" olmalıdır. Uygun yöntemi bulmak için bir jinekoloğa gidip danışmanız ve gerekirse genel bir muayeneden geçmeniz gerekebilir.

Muayene sonrası her kişiye uygun bir doğum kontrol yöntemi belirlenebileceği gibi, herkes için en uygun doğum kontrol hapı veya en uygun spiral çeşidi de yine bir kadın doğum uzmanı tarafından önerilip uygulanabilecektir.

Doğum kontrol yöntemi seçiminde kişinin yaşı, doğum yapıp yapmadığı, adetlerinin düzeni, alışkanlıkları, cinsel yaşantısı gibi pek çok faktör rol oynar. Bu nedenle "sizce en uygun doğum kontrol yöntemi nedir?" sorusu yerine "benim için en uygun doğum kontrol yöntemi nedir?" öncelikle sorulmalıdır. Bu soruya en doğru ve gerçekçi cevabı ise doktorunuzla birlikte, siz ve partneriniz ortaklaşa verecektir.

Doğum Kontrol Yöntemlerinde Başarısızlık Nasıl Hesaplanır?
Doğum kontrol yöntemleri uygulanmasına rağmen gebelik oluşmasındaki iki temel nedenden birisi yöntemin başarısızlığı, diğeri ise kullanıcı hatasıdır.

Yöntemler başarılı olsa da kurallarına uyulmadan uygulandığında gebelik riski yükselmektedir. Bu nedenle tipik kullanıma bağlı gebelik risklerini de bilmek yararlıdır.

Hangi yöntemi uyguluyor olursanız olun adet gecikmesi veya gebelik belirtileri varsa en kısa sürede doktorunuza başvurunuz.

Doğum kontrol yöntemlerinin başarı oranları özel bir formüle göre hesaplanır.

100 kadın bir yıl boyunca bir yöntem uyguladığında oluşan gebelik sayısı "PEARL indeksi" olarak tanımlanır. Çeşitli doğum kontrol yöntemlerinin başarı oranları da bu formüle göre kıyaslanır.




DOĞUM KONTROL YÖNTEMLERİNİN BAŞARISIZLIK ORANLARI ("PEARL İNDEKSLERİ")

YÖNTEM EN AZ BEKLENEN TİPİK
KORUNMUYOR 85 85
DOĞUM KONTROL HAPI 0.1 3.0
SPİRAL (BAKIRLI) 0.8 1.0
SPİRAL (HORMONLU) 2.0 2.0
NORPLANT 0.2 0.2
TÜP BAĞLANMASI 0.2 0.4
VAZEKTOMİ 0.1 0.15
ÜÇ AYLIK ENJEKSİYON 0.3 0.3
SPERMİSİTLER (FİTİL) 3.0 21
TAKVİM 9.0 20
GERİ ÇEKİLME 4.0 18
DİYAFRAM 6.0 18
KONDOM 2.0 12
Rapor Et
Eski 16 Ekim 2011, 18:39

Aile Planlaması Nedir? Aile Planlamasının Amaç ve Yararları Hakkında

#4 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
AİLE PLANLAMASI NEDİR?
Aile planlaması, ailelerin istedikleri sayıda, istedikleri zamanda ve sağlıklı aralıklarla, bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları demektir. Aile planlaması çocuk sayısını kısıtlamak demek değildir. Aile planlaması çalışmaların temel amacı ailenin sağlığını korumak ve onların mutlu yaşamalarını sağlamaktır. Aile planlaması çalışmaları ile,çiftlere gebe kalmak ve doğum yapmak için en uygun koşulların neler olduğu öğretilir. Gebelikler arasında belli bir süre bırakılarak anne ve çocuk sağlığının korumaktır. Bu hizmet, ailedeki kişi sayısını sınırlandırma anlamı taşımaz!
Çocuk yapmada aileler, tamamen serbest olup, kendi iradeleri ile istedikleri, bakabilecekleri, yetiştirebilecekleri sayıda çocuk sahibi olabilirler. Önemli olan ailelerin bilinçli olarak, sorumluluk taşıyarak karar vermeleridir. İstediği halde çocuk sahibi olamayan kısır çiftlere yardım edilir,yol gösterilir. Aile Planlaması, eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir. Onlara çocuk sayısı ve doğumlar arasındaki süreyi belirlemelerinde yardımcı olur.
Başka bir deyişle Aile Planlaması evli çiftlerin ekonomik olanaklarına ve kişisel isteklerine göre çocuk sayısını tayin etmelerini ve doğumların ana-çocuk sağlığına uygun aralıklarla olmasını sağlayan koruyucu bir hizmettir.
Aile Planlaması, eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir. Onlara çocuk sayısı ve doğumlar arasındaki süreyi belirlemelerinde yardımcı olur.
Bununla birlikte iki yıldan sık aralıklarla yapılan doğumlar ile annenin çok genç ya da yaşlı olması anne ve çocuk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Her yıl dünyada yarım milyondan fazla kadın gebelik ve doğumla ilgili sorunlar yüzünden ölmekle geride bir milyondan fazla anasız çocuk bırakmaktadır. Aile Planlaması ile bu ölümlerin çoğu önlenebilirdi. Yine istenmeyen gebelikler de ana ölümüne neden olmaktadır.
Yine bu nedenle her yıl ülkemizde 500 binden fazla kadın kürtaj olmakta, daha da tehlikelisi kürtajla ilgili 50 binden fazla kadın yaşamını yitirmektedir. Etkin Aile Planlaması yöntemlerinin kullanılması ile ülkemizde yılda l500 annenin ve 60 bin bebeğin ölümü engellenebilir. Yine çok ve sık doğuma bağlı kadın hastalıkları, kansızlık; zor doğum ve bunlara bağlı olarak ana ölümleri artmaktadır.
Çocuk sağlığı da çok ve sık doğumdan etkilenmektedir. Şöyleki; Doğumlar arasında geçen süre 2 yıldan azsa, bir önceki çocuğun ölüm tehlikesi yaklaşık %50 oranında artmaktadır.
En az iki yıl ara ile doğan çocuklar daha sık aralıklarla doğan çocuklara göre fiziksel ve zihinsel açıdan daha iyi gelişmektedirler.
iki yaşın altındaki bir çocuğun sağlığını ve gelişimini tehdit eden en büyük tehlike, ailede yeni bir bebeğin dünyaya gelmesidir.
Bir anne bedeninin gebelik ve doğum etkilerinden tam olarak kurtulabilmesi için iki yıllık bir sürenin geçmesi gerekir.
Eğer bir anne doğumdan sonra iki yıl geçmeden tekrar gebe kalırsa, yeni bebeğin zamanından önce doğması ve anne karnında iyi beslenemediği için düşük kilolu doğma ihtimali artar. Çok ve sık doğum sonucu çocuklar sık hastalanmakta, kansızlık artmakta, sonuçta fiziksel ve zihinsel açıdan iyi gelişememektedirler.
Anne ise çok ve sık doğum sonucu yıpranmakta ve çocuklarına karşı ilgisi azalmakta, bunlara ek olarak ekonomik zorluklar da eklenince çocuğun yaşamına verilen değer azalmaktadır.

AİLE PLANLAMASININ AMACI
Çok ve sık gebelikleri önlemek,
Çok ve sık doğumların anne ve çocuk sağlığına olan olumsuz etkilerini gidermek,
İstenmeyen gebeliklerde tehlikeli yollarla yapılan düşükleri önlemek,
Çocuğu olmayan ailelerin çocuk sahibi olmaları için yol göstermek,
Ailelere gebelikten korunmanın modern ve tibbi yollarını öğreterek ana sağlığı ve çocuk sağlığı düzeyini yükseltmek

ANNE SAĞLIĞINA FAYDALARI
Çok ve sık doğuma bağlı gebelikleri önler,
Çok ve sık doğuma bağlı kadın hastalıklarını önler,
Kansızlık ve kansızlığın neden olduğu hastalıkları önler,
Zor doğuma bağlı tehlikeleri önler,
Erken ve geç yaşta olan doğumları önler,
İstenmeyen gebelik ve düşükleri önler,
Anne sağlığı için zararlı, iki yıldan kısa aralıklarla olan doğumları önler,
Annenin ruh sağlığını korur,

Sonuçta;
ANNE ÖLÜMLERİNİ AZALTIR, TOPLUMDA SAĞLIKLI VE MUTLU ANNE SAYISI ARTAR!
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.265 saniyede (80.02% PHP - 19.98% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 13:51
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi