| | #1 (mesaj-linki) | |||||
| Heavy Metal Heavy MetaL Agresif yapısı, akıcı ritmleri, yüksek frekanslı gitarları, bambaşka vokalleri ve karanlık temalı yapısıyla rock müziğinin bir formu olarak karşımıza çıktı Heavy Metal. Aslında biraz daha derin bakacak olursak heavy metal; blues rock ve pop müziğin evrim geçirip değişmesiyle ortaya çıktı. 1967 ve 1974’teki ilk dalgalanma tamamen pop ve blues ürünüydü. 1991 senesinden sonra Heavy Metal; Hard Rock türlerine ve Grunge’a dönüşmeye başladı.... İlk Örnekler Ve Etkileri İngiliz grupları arasında hayli popüler olan ve bir çoğuna ilham kaynağı haline gelen Amerikan Blues müziği, Rolling Stones ve The Yardbirds gibi rock grupları tarafından temposu artırılmış, akustik yerine elektro gitar kullanılmış halleriyle tekrardan derleniyordu. (Bu etkilenme sadece blues'dan değildi tabi, rock ‘n' roll’un da -özellikle Elvis Presley-etkisi büyük oldu) Blues müziğin bu şekilde güçlenmesi entelektüel ve sanatsal çevreler arasında merak uyandırdı. Müzisyenler, tecrübelerini, düşüncelerini, hislerini insanlara amfilerle güçlendirilmiş bu gitarlarla daha yüksek, daha şiddetli aktarma yolunu seçtiler. Bateristler tarzlarını, elektro gitarların yüksekliğine ulaşabilmek için blues-rock tarzının basit ve tek düze davulundan, daha güçlü, daha şiddetli, daha kompleks bir hale getirirken, amfilere güvenen vokalistler ise tekniklerini değiştirerek hatta geliştirerek, daha şekilli, yer yer daha dramatik bir hale büründüler.. Amfilerin sayısız avantajları ve yeni kayıt teknolojilerinin gelişmesiyle, heavy metal gücünü iyice hissettirmeye başladı. Genel kanı olarak heavy metal; Led Zeppelin ve Black Sabbath ile , 1960’larda İngiltere’nin Birmingham bölgesinde, geleneksel blues standartlarının dışında hatta ötesinde bir müzikle ortaya çıktı. Her iki grupta, blues-rock’ta kullanılan gitarın sesini yükselten ve Amerikan müziği ile Avrupalı beyaz rockerlar arasında köprü kuran Jimi Hendrix gibi isimlerin de olduğu Amerikan "psychedelic rock" müzisyenlerine büyük ilham kaynağı oldu. Bazı gruplar ise başka türlü etkilendiler bu gruplardan. Mesela Vanilla Fudge psychedelic pop tınılarını, heavy metal’in ortaya çıkmasında büyük katkıları olan İngiliz, The Who ve The Kinks gibi biraz daha aşağı çekti. Öteki anahtar grup ise, heavy metalde üç kişilik grupların mevcudiyet örneği olan Cream’di. Bazıları için ise The Beatles, kullandığı distortion ve yoğun aranjmanlarıyla metalin ortaya çıkmasında katkısı bulunan anahtar gruplardandı. Belki de ilk heavy metal şarkısı olarak The Kinks’in 1965 yılında yaptığı You Really Got Me yi gösterebiliriz. Fakat metal otoriteleri bu konuda bir anlaşmaya varabilmiş değiller. Bazıları Blue Cheers’ın 1968'lerin sonuna doğru yaptığı Summertime Blues derlemesini ilk heavy-metal şarkısı olarak gösterirken, bir grup Beatles’ın Helter Skelterini bir grup da The Jeff Beck Group’un Truth albümünü, bir kısım da Led Zeppelin’in Led Zeppelin albümünü ilk metal şarkıları olarak göstermekte-ki Led Zeppelin’in çıkışıyla bütün dünya heavy metalin doğuşunu kabul etmekte. Heavy Metalin Kökleri. Heavy Metal teriminin nereden çıktığı tam olarak bilinmemekte. Bir inanca göre bu terim, William S. Burroughs’ın 1962’de yazdığı The Soft Machine adlı romanın karakteri Uranüslü Willy, the Heavy Metal Kid’den ortaya çıktı. 1964’te yazdığı ikinci roman Nova Express’te ise yarattığı heavy metal temasını geliştirerek uyuşturucu bağımlılarına bir metafor haline getirdi. Romanların anlattığı diğer konu ise gittikçe mekanikleşen dünya ve programlanmış hayatları sonucu makineleşen insandı. Hastalıkları, uyuşturucuları ve parazit hayatları - Uranüsün Heavy Metal İnsanlarının dört bir yanı buharlaşmış mavi banknotların yarattığı sis ile kaplıdır- ve metal müzikleriyle Minraud’un böcek insanları Burroughs, William S. (1964) Nova Express. New York: Grove Yayınları. Sayfa, 112. Blue Öyster Cult’un prodüktörü, menajeri ve şarkı sözü yazarı olan Sandy Pearlman, 1970’te heavy metal terimini rock müziğinin içine sokan ilk kişi olarak tarihe geçti... 1960’ların sonuna doğru Led Zeppelin, Black Sabbath, The Move gibi grupları çıkaran Birmingham endüstrinin kalbi halindeydi ve bazıları heavy metal teriminin buradan çıktığını iddia ediyordu. The Move da, biyografilerinde bu iddiayı destekliyordu. Bir başka iddia da -ki muhtemel- bu terimin 1967 yılında Jimi Hendrix’in yaptığı müziği tanımlamak amacıyla gökten düşen heavy metal gibi sözüyle ortaya çıktığıdır. İddialar bitiyor mu? Hayır! Başka bir iddia ise bu sözün Steppenwolf’un 1968’de çıkardığı Born to be wild şarkısında geçen heavy metal thunder cümlesinde geçtiğidir: "I like smoke and lightning Heavy metal thunder Racin' with the wind And the feelin' that I'm under" Heavy kelimesi (ciddi ve derin anlamında kullanılmakta) daha önce Iron Butterfly’ın 1968’de çıkardığı Heavy adlı ilk albümü ile hippi ve şehir argosuna girdi.. Gerçek şu ki daha sonra Led Zeppelin’in heavy metal ismiyle bütünleşmesi sonucu, terim şu an kullanılan anlamını kazandı. Kökeni yüzünden ilk başta sadece belli bir kesimin kabullendiği heavy metal terimi daha sonra hayranları tarafından da kabul gördü. Deep Purple gibi kökeni progresif rock olan gruplar ise kendilerini daha sert ve daha iyi ifade edeceklerine inandıkları heavy metal havuzunun içine attılar. 1970’lerin heavy metal tarihi, müzik tarihçileri tarafından sık sık görüşülüp tartışılmıştır. Bazıları, hair metal'in pop kitlesini kendisine çektiği 1980’lerde büyük başarı yakalayan Blue Öyster Cult gibi grupları örnek gösterip bu döneme maddi çıkar devri dese de çoğu tarihçi bu grupları önemsemeyip Eddie Van Halen ve Randy Rhoads gibi klasikler üzerine yoğunlaşır. 70 sonlarının genç kuşağa hitap eden (ve en büyük örneği Sex Pistols olan) punk rock'ı da kimileri için çok önemlidir. 1980’lerde Iron Maiden ve Judas Priest gibi İngiliz gruplarla beraber doğan Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal’i de(N.W.O.B.H.M) heavy metal tarihi için çok parlak bir dönemdir. Aynı senelerde heavy metal, hardcore, punk, ve alternative rock'ı da etkilemiş, ortaya death metal gibi yeni alt türler çıkmaya başlamıştır. Jimi Hendrix’in önceki senelerde öncülüğünü yaptığı gitar ustalığı bayrağını 70 sonlarında Eddie Van Halen aldı. Van Halen’ın 1978 yılında çıkardığı solo albüm Eruption çoğu tarihçi tarafından bir dönem noktası olarak nitelendirildi. Ritchie Blackmore (Deep Purple), (Ozzy Osbourne ile birlikte) Randy Rhoads ve Yngwie Malmsteen ise gitara daha da yoğunlaştı, böylece klasik gitarlar da artık heavy metal konserlerinde kullanılmaya başlandı. Heavy metalde yaşanan bu patlamayı sonradan Ronnie James Dio, Judas Priest ve belki de saf heavy metal yapan son grup olan Iron Maiden sürdürdü. Özellikle Iron Maiden’dan sonra metal, saldırganlığın limitini aştı ve müzikal anlamda çok büyük sıçrama yaptı. Metal müzik Avrupa ve Amerika'da farklı kulvarlarda ilerliyordu. Iron Maiden ve çağdaşları Avrupa metalini ilerletirken Amerika'da, özellikle Los Angeles'ta Mötley Crüe ile başlayan bir hair metal furyası vardı. 80’ler boyunca hair metal Amerika’yı ve pek çok ülkeyi etkisi altına aldı. Def Leppard, Ratt, Poison ve Guns n'Roses gibi devler de buna yardım etti. Hair metalin yaptığı müzik belirli bir görüşü savunsa da bu tür çoğu zaman doğal ve akışında ilerleyen has bir metal türü olarak görülmedi. 90’lara gelindiğinde ise punk rock’dan etkilenmiş bir alternatif rock müziği ortaya çıktı: grunge. Özellikle Seattle dünyaya pek çok grunge grup kazandırdı. Nirvana, Pearl Jam ve Soundgarden grunge müziğin en büyük isimleri oldu. Klasik rock parçalarının coverları da çoğu metal grubunun repertuarında yer edindi. Örnek vermek gerekirse heavy metal öncesinin efsanesi The Beatles grubunun Helter Skelter şarkısı. Dönem gereği metal ruhunu verebilen ama müziğini veremeyen bu şarkının Mötley Crüeversiyonu bu coverlar içinde en önemli ve en faydalılarından biri olmuştur. Hatırlanması gereken bir diğer nokta da heavy metalin, Afrika-Amerika’dan gelen ve siyahların elinde olan blues-rock’ın tam zıttı yani "beyaz olduğu yanılgısıdır. Bu yanılgının oluşmasının sebebi dinleyici kitlesinin ve metal müzisyenlerinin çoğunun beyaz olmasıdır. Ama unutmamak gerekir ki bu iddiayı kıran gruplar da metal tarihi içinde var olmuştur. Hem müzisyenleri hem de dinleyicileri karma olan bu gruplardan Thin Lizzy’s Phil Lynnott ve Living Colour sadece ikisidir.. Heavy Metalde Enstrümantal Metal müzikte kullanılan enstrümanlar genelde şu şekildedir: bir bateri, bir bas gitar, bir ritim gitar, bir lead (lider, öncü) gitar, bir vokal ve bazen bir klavye. Tüm bunların içinde heavy metalde en önemlisi tabiki gitar[b]'dır. Gitarların amplifikasyonu ve elektronik geçişler sesi kalınlaştırmak için kullanılır. Heavy metal vokalistlerinin de çeşitli üslupları ve tarzları vardır. Boğazı yormayan temiz vokallerden, hırıltılı çıkan derin vokallere, çığlığı andıran yüksek ve tiz tonlardan böğürtülü brutal vokale. Örneğin black ve death metal bozuk ve gırtlaktan gelen bir vokale eğilimlidir. Hatta bazen vokalistin ne söylediğini anlamak bile güç olabilir. Çoğu zaman vokal o kadar ham ve işlenmemiş durur ki (Cannibal Corpse gibi) tekrar etmesi ya da eşlik etmesi çok güç olabilir. Ama tüm bunların aksine gayet anlaşılır ve düz vokaller de seçilebilir. Karmaşık sololar ve riffler heavy metal için çok önemli öğelerdir. Heavy metalde gitarın ve baterinin bir standardı varmış gibi gözükse de müzik her zaman sınırsızdır ve her şeye açıktır. Finlandiyalı Apocalyptica buna güzel bir örnektir. Adeta kendi heavy metal türlerini yaratan grup kategorize edilmesi zor bir şekilde metalin karanlık tarafını müziğiyle işler. Kendi stillerini yaratmak için soundlarına bozuk ritimlerden koro vokallere kadar pek çok alkışı hakeden orijinal öğeler katmışlardır. The Who ile birlikte ilk dönem heavy metal örneklerinden olan Amerikalı grup Grand Funk Railroad, sahne şovlarında ses seviyesine önem veren belki de ilk gruplardandır. Sesin derecesi, heavy metalde neredeyse müzik kalitesi kadar çok önemli bir faktördür. Heavy metali sırf yüksek sesi yüzünden dinleyip tatmin olan kitlenin sayısı azımsanmayacak kadar az olmamıştır. Özellikle Motörhead ve Manowar yüksek ses bakımından heavy metalde önemli gruplardır. Hele hele Manowar, tarihi boyunca hep en yükses sese sahip grup olarak övünmüş, hatta bu konuda rekorlar dahi denemiş ve kırmıştır. (1984 yılında yaptıkları şarkı All Men Play On Ten bunu anlatır.) Heavy Metalin Teması Bir sanat türü olarak Heavy Metal, müzikten çok daha fazlasıdır; dinlenebilir olması kadar görseldir de. Albüm kapakları ve sahne şovları müziğin kendisi kadar önemlidir. Bu yüzden Heavy Metal tarihi boyunca çoğu sanatçı işbirliği içine girmiş, dinleyicilere geniş bir perspektif sunmuştur. Bu bakımdan Heavy Metal, tek bir metodla icra edilen diğer tüm sanat biçimlerinden bile ayrılabilir. Çünkü resim görsel olarak, semfoni işitsel olarak icra edilirken bir Heavy Metal grubunun imaj’ı ve ortak tema’sı albüm kapağından sahne tasarımına, şarkı sözünün tonundan müziğin sesine kadar pek çok öğeyi birleştirir. Rock tarihçileri Batı pop müziğinin, Heavy Metal’i gerçekten uzaklaşan, fantastik lirikler yazma konusunda etkilediğini düşünür. Afrika-Amerika Blues müziği ise Heavy Metal'e kaybetme, depresyon, yalnızlık gibi saf gerçekliği katmıştır. Eğer Heavy Metal, işitsel / tematik öğelerini blues müziğinden almışsa, görsel özelliklerini de pop müzikten almıştır. Karanlık, şeytan, güç ve kıyamet temaları, hayatın problemlerinin gerçekliğini dile getiren fantastik dil özellikleridir. Bunların yanında, 1960’ların hippi kültüründen gelen barış ve sevgi nin reaksiyonu olarak Heavy Metal bir karşı-kültür olarak gelişmiş, karanlığın yerine ışık, pop müziğin mutlu sonu yerine de saf gerçeklik gelmiştir. Dinleyiciler her ne kadar Heavy Metal’in mesajının karanlık olmadığını iddia etse de eleştirmenler gerçekliğin negatif yönlerini yücelttiği için Heavy Metal’i suçlamıştır. Heavy Metal’in temaları 50, 60 ve 70'erin neşeli pop kültüründen daha ağır ve ciddidir; savaşa, nükleer yıkıma, çevresel sorunlara, siyasi ve dini propagandaya odaklıdır. Black Sabbath’ın War Pigs’inin ve Ozzy Osbourne’ün Killer of Giants’ının dönemin sorunlarının tartışılmasında büyük katkıları olmuştur. Gerçeğin yorumlanması Heavy Metal'de bazen çok basit olabilir; çünkü onun fantastik ve şiirsel dili karanlıkla aydınlığı, umutla düş kırıklığını, iyiyle kötüyü, grinin gölgesinde hiç kalmadan ayırabilir. Bazıları Heavy Metal’le aşk şarkılarını ayrı yerlere koysa da çoğu hair metal şarkısı aşk konusuna odaklıdır. Biraz açmak gerekirse; 80’lerin hair metal’i, 70’lerin parlak rock hareketinin son dönemi, bitiş devridir. İkisinin arasındaki (makyaj ve sıradışı kostümler gibi) görsel benzerlikler bu tartışmayı daha da zora sokar. Rock, şiirsel olarak cinsel belirsizlik, özgür ifade ve bireyselliğe dayanırken hair metal, kesin ve emin bir şekilde daha maço ve heteroseksüeldi. Tabi diğer bir fark ta hair metal'in siyasi ve toplumsal sorunlara da diyecek bir lafı olmasıydı. Sonuç olarak, saf Heavy Metal kendisini pop kültürün asla merkezine değil, kıyısına köşesine koymuştur. Bu konumun yer yer merkeze doğru kayması ise sadece sanatçılık şerefini ve mesaj verme fırsatını bir kenara atıp ticari yaklaşımlarda bulunmakla olabilir. Klasiklerin Etkisi Heavy Metal’in klasik müziği benimsemesi Mozart ve Franz Liszt’den ziyade Bach ve Paganini’nin bıraktığı etkiye dayanır. Deep Purple ve Rainbow’un gitaristi Ritchie Blackmore 70’lerin başından beri klasik müziğin miras bıraktığı müzikal figürasyonlarla ilgileniyordu, Van Halen’in 78 yılında çıkardığı ilk albümü Eruption ise metalde klasik metal virtüözlüğü için çok önemli bir gelişmeydi. Aslında metal müziğin 80’li yıllarında görülen klasik müzik etkisi 18. yüzyılın ilk dönemlerinden gelir. Batı sanat müziğinin Barok dönemi de gotik öğeler olarak metale geçmiştir. Örneğin Ozzy Osbourne’un Mr Crowley (1981) albümünde Barok sanatından esinlenen gitar soloları ve Ozzy’nin efsane okultist Aleister Crowley’e yazdığı lirikler bulunuyordu. Yine de klasik sanat müziğinin tekniğini ve üslubunu kullanan metal müzisyenlerinin, klasik müzik yapmak ya da bir klasik müzisyen olmak gibi niyetleri yoktu. Encarta Ansiklopedisi'nin iddiasına göre bir metni müzikle birleştirirken, Bach , metinin sözel gücüne eşdeğer bir müzik yazardı. Heavy Metal de kıyamet, karanlığın gücü gibi temaları işleyen metinleri müziğe çevirirken müzikle metinleri eşdeğer tutmaya çalışır. Bunun en güzel örneği Iron Maiden’ın Powerslave isimli konsept albümüydü. Kapağında dramatik bir Mısır piramiti manzarası olan bu albümün parçalarının genel konusu ölüm ve yaşamdı ve müzik te bu konuyu destekliyordu. Bu albümün parçalarından birinin adı da İngiliz romantik akımının önemli temsilcisi Samuel Taylor Coleridge’in klasiği The Rime of the Ancient Mariner (Yaşlı Denizcinin Şiiri) idi. Önemli Sanatçılar 60’ların ilk müjdecilerinden, 80 sonralarının alt türlerini yaratanlara kadar Heavy Metal tarihi tartışılırken, üç ana aşamada bazı kilit, çok önemli sanatçıların adı listelenebilir. Bu sanatçıların tümünün İngiliz olması ise tesadüf değildir. The Beatles, The Who, The Rolling Stones gibi 60’ların efsane rock grupları. Led Zeppelin, Black Sabbath, Deep Purple gibi 70 ortalarının metale geçiş grupları. Iron Maiden, Judas Priest gibi 70 sonları ve 80 başlarının Yeni Dalga İngiliz Heavy Metal akımı öncüleri.(N.W.B.H.M) Kendilerini Heavy Metal grubu olarak tanıtanlar tabiki son aşamada yer alan gruplardır. 1980'lerin ortalarında Heavy Metal öylesine bir patlama yapmıştır ki dinleyici kitleleri, müzik şirketleri ve fanzinler yeni alt türlere isim koymaya başlamıştır. O dönemlerde bu alt türler henüz belirsiz olduğu ve sınırları belirlenemediği için bir sanatçıyı bir alt türe koymak zor olmuştur. Ama bu alt türler içinde en önemlileri başını Metallica ve Slayer gibi Amerikalı grupların çektiği thrash metal ve Ratt, Guns N’ Roses gibi yine Amerikalı grupların öncülüğünü yaptığı hair metal olmuştur. Bu dönemin diğer bir önemli grubu da tabiki Megadeth’dir. Thrash metal riffleriyle Judas Priest’in speed metal sololarını birleştiren Megadeth dönemine şüphesiz ki damgasını vurmuştur. Heavy rock müziğin sonradan oluşan diğer bir türü de, en bilinen grubu Seattle’lı Nirvana olan 1990’ların grunge müziği olmuştur. Heavy Metalin etkisi görülse de bu müzik, Heavy Metalin bir alt türü olarak sayılmaz. Gitar soloların olmayışı belki de grunge grupların Heavy Metal adı altında anılmamasının en önemli nedenidir. Kültürel Etki Heavy Metal’in yarattığı etki, insanların günlük hayatında da gücünü göstermiştir. Heavy Metal’in teşvik ettiği hedonist (hazcı) insan doğası ve anti-dindar görüşleri toplumlar arasında öylesine etkili bir alt kültür oluşturmuştur ki, özellikle müslüman ülkelerde siyah t-shirt giymek bir tutuklanma sebebi haline gelebilmiştir. Batı ülkelerinde de durum farklı değildir. Heavy Metal dinleyicileri Batı'da da düşük zeka seviyeli kara cahiller tarafından sürekli taciz edilmiş, dinledikleri müziğin hem şiirsel hem müzikal anlamda sanatın ta kendisi olduğu bazen unutulmuştur. Heavy Metal'in imajı televizyon dizileri ve Beavis and Butthead, Airhead gibi filmler sayesinde popüler kültürde yükselmiş, kitleler tarafından benimsenmiştir. Bunların yanında çoğu metal grubu da günlük hayatın içine kadar girebilen işaretler, simgeler yaratmış. Ronnie James Dio tarafından meşhur olan kötülüğün gözü (ticari amaçla olsa da) çoğu Heavy Metal seveninin simgesi haline gelmiştir. Heavy Metal, kostüm ve dış görünüm olarak ta çok belirli bir çizgi çizer. Uzun saç, deri ceket, metal takılar, dövme, küpe ve siyah renk bunlardan bir kaçıdır. Belki de diğer hiç bir müzik türünün böylesine karikatürize, net bir dış görünüm tarzı yoktur. Alt Türler Ve Diğer Türlerle Bağlantılar Heavy Metal kategorize etmesi güç bir şey kanıtlamıştır. Bazı metal fanları ve müziyenleri, oluşan bu türü ve alt türlerini değişmez sabit bir konsepte oturtmaya çalışsalar da diğerleri bu kısıtlamaya karşı çıkıp böyle bir sınıflandırmayı gereksiz buldular. Heavy Metal, black metal, death metal, thrash metal ve diğerleriyle birlikte oluşan metal ailesi'nin dedesidir, en büyüğüdür. Çoğu metal türü kesin bir şekilde blues ve rocktan ayrılır, ama bazı alt türler Batı klasik müziğinin etkilerini de içerir. Bu sebepten dolayı, klasik heavy metal ve avant-garde black metal aynı aileye sahip olsa bile, ikisinin arasında önemli farklar bulunur. Saf Heavy Metal yapı ve ölçü itibariyle aslen blues kökenlidir. Black metal ve benzerleri ise her ne kadar ilk bakışta bozuk ve hızlı tekrar eden gitar sesleri gibi görünse de, klasik müzikten ilerlemiştir. 1970’lerin ortalarında kısa bir döneme sahip olan glitter rock için, Heavy Metal'in gerçek-fantazi karışımı temasının fantazi tarafı aşırı olanı denebilir. Iggy Pop, David Bowie, Alice Cooper ve Kiss bu alt türün en öncü ve önemli örnekleridir. En büyük öncüleri The Ramones, The Velvet Underground, The Stooges ve Sex Pistols olan punk rock da tıpkı heavy metal gibi öfkeli gençliğin sesi olarak doğmuş ama punk 1970’lerin Heavy Metal’inden çok farklı bir yöne gitmiştir. Heavy Metal’in ayrıca, tıpkı punk ve rock gibi aynı ruha sahip grunge’a da önemli etkisi olmuş, grunge’ın ilerlemesinde ve gelişmesinde de kayda değer bir rolü bulunmuştur. 80’lerin başlarında Iron Maiden ve Motörhead gruplarının başı çektiği Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali de, metal müziğini (özellikle Avrupa’da) oldukça popüler yapmıştır. Bu periyod ayrıca orjinal Heavy Metal türünün zirvede olduğu dönem olarak ta bilinir... Son olarak ; Tüm bunların haricinde, Heavy Metal’den doğan pek çok başka alt tür, ve bu alt türlerden de doğan pek çok yeni alt tür vardır. Metal müziğin dedesi olan Heavy Metal ve onun oğulları, üreye üreye şu andaki köklü, asil ve kalabalık metal ailesini daha anlamlı bir ifadeyle "Metal Kültürünü" yaratmışlardır ve Metal sanatını dünyaya bahşetmişlerdir. Yazıda adı geçen, geçmeyen, metal müziğe bir notayla dahi katkısı olmuş herkese bu yüzden ve hayatlarımızı daha anlamlı kıldıkları için sonsuz teşekkürler.
Son Düzenleyen Blue Blood; 06-10-2007 @ 03:53. | |||||
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metal
İron maiden bu tarzı en iyi icra eden gruptur bana göre ve bende bir tavsitede bulunayım. son albümlerindeki ''For the Greater Good of God'' ''The Legacy'' ve ''Fear Of The Dark'' bu şarkını live'ı çok güzel.. Ama For the Greater Good of God beni itikleyen kırbaçlayan bir şarkıdır.
| |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy MetalHEAVY METAL HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ 1) "Heavy Metal" kelimesi ilk olarak Steppenwolf'un 1968 tarihli 'Born To Be Wild" şarkısının sözlerinde kullanılmıştır.Grubun kendi adını taşıyan ilk albümünde bulunan bu şarkı efsanevi "Easy Rider" filminin soundtrack'inde yer alması sayesinde geniş kitlelere ulaştı. Daha sonra müzik tarzının adı oldu. 2) Heavy Metalcilerin saç uzatması, motosikletlere ilgi duyması, deri ceket giymesi kısmen Easy Rider filminin konu ettiği kuralsız yaşamın bir uzantısıdır.Metalcilerin hayat felsefesi ve dış görünüşünde Easy Rider filminin etkisi büyüktür.. 3) Heavy Metalin çıkış noktası İngiliz işçi sınıfıdır.Fabrika mesaileri bittiğinde eve gitmeden önce barlarda toplanan işçiler burada küçük yerel gruplar kurarak müzik yapmaya başlamışlardır.Çoğunluğun ağır sanayi işçisi olmasından dolayı çivili bileklik ve kemerler de bu kültürün ayrılmaz parçaları olmuştur. 4) Bilinen ilk Heavy Metal grunu çoğunluğu fabrika işçilerinden oluşan Black Sabbath'dır.Bazı kaynaklar Led Zeppelin'i ilk kabul etseler de, grubun soundunda bulundurduğu blues öğelerinden dolayı safkan Heavy Metal yaptıklarını söylemek yanlış olur. 5) Led Zeppelin'in 1971 tarihli 'Stairway To Heaven' şarkısı single olarak yayınlanmadan listelere girebilen tek şarkıdır.Ayrıca 9 dakikalık süresine rağmen Amerikan radyolarında tüm zamanların en çok çalınan şarkısıdır. 6) Led Zeppelin'in 22 milyonluk satışla tüm zamanların en çok satan 4. albümü kabuk edilen "IV" albümünün kapağında grup ve albüm ismi de dahil olmak üzere hiçbir yazı bulunmaz. 7) "Horned Hand" adıyla bilinen metalci selamı ilk kez Ronnie James Dio tarafından kullanılmıştır.İtalyanlar bu hareketi iyi şans getirmesi için yaparlar.Dio da İtalyan kökenlidir ve bu işareti büyükannesinden öğrenmiştir. 8 ) Dio (Tanrı) logosunu ters çevirip bakarsanız Devil (Şeytan) yazdığını görürsünüz. 9) Tüm zamanların en çok satan Heavy Metal albümü Avusturalyalı grup AC/DC'ye aittir.Grubun yeni vokalisti Brian Johnson ile kaydettiği ilk albüm olan 1980 tarihli "Back In Black" dünya çapında 50 milyon adet satılmıştır. 10) Black Sabbath kimliğimi en iyi yansıtan şarkılardan biri olan 'Paranoid' , grubun 1970 tarihli ilk albümünün en son yazılan şarkısıydı.Kısa bir şarkıya ihtiyaçları vardı ve stüdyo çalışmalarına ara verdikleri bir anda barda otururken 'Paranoid'in rifi Tony Iommi, sözleri ise basçı Geezer Butler tarafından yazıldı.Daha önce 'War Pigs' olması düşünülen albüm ismi de 'Paranoid' olarak değiştirildi. 11) Efsanevi grup Judas Priest'in adı Bob Dylan'ın 'The Ballad of Frankie Lee & Judas Priest' şarkısından gelmektedir. 12) Judas Priest şarkılarını kendilerine isim seçen gruplar: Running Wild, Sinner, Exciter, The Hellion, Tyrant, Invader, Steeler, Grinder ve Bloodstone. 13) Heavy Metal dünyasının en güçlü seslerinden Judas Priest vokalisti Rob Halford, 1973 yılında Judas Priest'e orjinal vokalist Alan Atkins'in yerine katıldı.Rob Halford gay'di ve maço tavırlı Heavy Metal arenasında bu durum tepki göreceğinden Priest zamanında bunu açıklamadı .Rob Halford gay olduğunu ancak Judas Priest'ten ayrıldığı solo kariyerine yoğunlaştığı 1991 yılından sonra açıklayabildi. 14) Led Zeppelin rock dünyasının kurallarını yeniden yazmıştır.O zamanlarda grup ve organizatör konser hasılatları yarı yarıya paylaşırken, ilk olarak Led Zeppelin menajeri Peter Grant grubun payını %90'a yükseltmek istemiştir.İtirazlara karşı da "Ben size Led Zeppelin'e konser yapma şansını veriyorum.Bunun değeri yüzdeyle ölçülür mü?" demiştir.Tüm organizatörler bu şartlarda grupla çalışmaya devam ederler.Oysa bu olayın yıllar öncesinde Rolling Stones konserlerden %60 pay istemiş ve teklif kimse tarafından kabul görmemiştir. 15) 24 Eylül 1980 tarihinde Led Zeppelin davulcusu John Bonham aşırı alkolden tüm gece kustu ve sabaha karşı kusmuğunda boğularak öldü.4 Aralık 1980 tarihinde kalan Led Zeppelin üyeleri Jonh Bonham'sız Led Zeppelin olamayacağını deklare ederek grubun dağıldığını açıkladılar.Jimmy Page 3 yıl boyunca eline gitar almadı.Bonham öldüğünde 31 yaşındaydı. 16) Ozzy Osbourne, 1981 yılında solo kariyerinin ilk albümü "Blizzard of Ozz" için düzenlenen basın toplantısında canlı güvercinin kafasını dişleriyle koparttı.Bunun üzerine plak firması CBS'in binasına girmesi yasaklandı. 17) Kiss'in maskelerini çıkarttığı sanılarak kapışılan 1980 tarihli "Unmasked" albümü aslen gene maskeli bir albümdür.Çizgi roman şeklinde çizilen kapağın son karesi içeridedir ve satın almadan görülemez.Son karede maskelerinin altından gene maske çıkar.Bu albümde kapakta baterist Peter Criss'in görülmesine rağmen, session davulcusu Anton Fig çalmaktadır.Albüm öncesi gruptan ayrılan Peter Criss'in yerine turneden itibaren Eric Carr gelir.Grubun maskelerini çıkarttığı albüm "Lick It Up" olur. 18 ) Iron Maiden ilk albümünü yayınlamadan önce bir süre grupta davul çalan maskeli adam Thunderstick, 1979 yılında bir başka NWOBHM grubu olan Samson'a geçti.Thunstick Iron Maiden'de çalarken provalarda daha sonra "Killers" albümünün açılışında yer alacak olan 'Ides Of March' şarkısı da çalınmaktaydı.Thunderstick bu şarkıyı kendi bestesiymiş gibi Samon'un lideri gitarist Paul Samson'a sundu ve Samson "Head On" albümünde bu parçayı 'Thunderburst' adıyla yayınladı.O sıralar Samson grubunun vokalistliğini de daha sonra Iron Maiden'a geçecek olan Bruce Dickinson yapmaktaydı.Müzikseverler ismi ve bestecisi farklı aynı şarkıyı farklı grupların albümlerinde duyunca bir hayli şaşırdılar. 19) Radyolar ve TV'ler Heavy Metale kapalı iken dinleyicilere ulaşmanın en iyi yolu farklı ve akılda kalıcı imajlar yaratmaktı.Iron Maiden'in albüm kapağı ve tişört tasarımları için Derek Riggs tarafından yaratılan maskotu Eddie, ilk iki Maiden albümünde normal boyutlardaydı.Ayrıca çiziminin ilk hali İngiltere'de yaşayan punk çılgınlığıyla alakalı olan kırmızı saçlıydı.Daha sonra bir ceset halini aldı ve "Number Of The Beast" albümüyle bir dev halini aldı. 20) Heavy Metal dünyasının en iyi konser albümlerinden biri Motörhead tarafından yapılmıştır.1981 yılında piyasaya çıkan "No Sleep'Til Hammersmith" albümü 23 Mart 1981 tarihinde Leeds şehrindeki Quenns Hall'da kaydedilmiştir. 21) Guiness Rekorlar kitabına "Dünyanın En Gürültülü Grubu" olarak geöen ilk isim Deep Purple'dır.Daha sonra bu rekor Motörhead tarafından egale edilmiş, en son olarak ise Manowar bu ünvanın sahibi olmuştur (Hannover, Almanya konserinde 129,5 desibel). 22) New York'lu grup Manowar, 1982 tarihli ilk albümü "Battle Hymns"i Liberty Records etiketiyle çıkardı.Grup aynı yılın sonunda sonraki albümleri için Music For Nations'ın alt firması Megaforce ile anlaşma imzaladı."Intı The Glory Ride" albümü öncesi yapılan bu sözleşmeyi grup elemanları kendi kanlarıyla imzaladılar. 23) 1982 yılında Quiet Riot ile "Diary Of A Madman" turnesine çıkan Ozzy'e lowa konserinde yarasa fırlatıldı.Yarasayı plastik sanan Ozzy, yarasanın kafasını dişleriyle koparttı.Yarasanın gerçek olduğu anlaşılınca Ozzy kuduz tehlikesine karşın hastahaneye kaldırıldı.Onu ilk ziyaret eden de o zaman menajeri, sonra da karısı olan Sharon Arden oldu. 24) Metallica'nın 1983 tarihli ilk albümünün ilk adı "Metal Up Your Ass.Easter's Cancelled: The Body's Been Found"du.Ancak dağıtım firmalarının karşı çıkması üzerine albümün ilk adı "Kill'Em All" olarak değiştirildi. 25) Metallica'nın ilk kadrosuyla yer alan gitaristi Dave Mustaine, Metallica'dan kovulunca Megadeth grubunu kurdu.Megadeth'in ilk kadrosuyla bir dönem Slayer gitaristi Kerry King de bulundu. 26) Bİlinen ilk thrash metal grubu Exodus'tur.Ancak Metallica ilk albümünü Exodus'tan daha önce yayınladığı için kayıtlara geöen ilk thrash metal albümü Metallica olur. 27) Yönetmen Rob Reiner tarafından çekilen, 1984 yılında "This is Spinal Tap" adıyla piyasya sürülen film, '80'li yıllarda hard rock ve heavy metal dünyasında yaşanan tüm klişelerle dalga geçen, Spinal Tap grubunu anlatan bir yapımdı.Filmi pazarlayanlar bunun bir belgesel olduğunu ve Spinal Tap adlı büyük bir grubu konu ettiğini söyleyerek böyle bir grubun varlığını herkesi inandırdılar.Oysa bu filmi başarıyla pazarlamak işçin yapılan bir oyundu.Malesef hala Spinal Tap'in gerçekte varolduğunu sananlar da var. 28 ) W.A.S.P isminin açılımı çeşitli söylentilere neden olduysa da Blackie Lawless tarafından yapılan resmi açıklama "We Are Sexual Perverts" şeklindedir. 29) '80'li yılların başında başkan Ronald Reagan'ın karısı Nancy Reagan tarafından kurulan PMRC (Parents Music Resource Center) genöleri zararlı şarkı sözü, albüm kapağı ve benzeri şeylerden korumak için kuruldu.Bu örgütün çıkarttığı yasa yüzünden pek çok şarkının radyo ve TV'lerde çalınması yasaklandı.Frank Zappa da PMRC tarafından dava edilen isimlerden biriydi.Mahkemede "Kötü yasa çıkaranlar, kötü şarkı sözü yazanlardan daha tehlikelidir" dedi. 30) İngiliz grup Def Leppard "Hysteria" albümünün kayıtlarına girmeden önce grubun bateristi Rick Allen trafik kazası geçirdi ve sol kolunu kaybetti.Grup yeni bir davulcu almak yerine Allen'in çalabileceği özel bir davul tasarladı.Rİck Allen'in tek kolla ve özel bir davulla çaldığı 1987 tarihli bu albüm grup tarihinin en çok satan albümü oldu. 31) "Hysteria" albümünün prodüktörü Mutt Lange, "Hysteria" albümü öncesinde etrafındakilere "Michael Jackson 'thriller' albümünde 7 hit çıkartabiliyorsa, bir rock grubu da çıkartabilmeli" demişti.Gerçekten de "Hysteria" iki yıl içinde listelerin ilk 10'una tam 7 hit yolladı. 32) Rock dünyasının en ayrıcalıklı gitaristlerinden Eddie Van Halen tapping tekniğinin mimarıdır.Gitarist her iki elini de gitarın klavyesi üzerinde kullanır.Bu teknik grubun 'eruption' şarkısında rahatlıkla fark edebilir. 33) "Black Metal" terimi ilk kez İngiliz grup Venom'un 1982 tarihli albümüne adını veren şarkının adı olarak kullanıldı. 34) "Death Metal" terimi ilk kez 1985 yılında Amerikalı grup Possesed'in "Seven Churches" albümünde şarkı adı olarak kullanıldı. 35) Slayer'in 1986 tarihli "Reign In Blood" albümü tüm zamanların en iyi thrash albümü kabul edilir. 36) 22 Aralık 1987'de Mötley Crüe basçısı Nikki Sixx "bir süre için" öldü.Bir otel odasında Guns N'Roses'tan Slash ve Steven Adler ile takılan Sixx aynı gün içinde eroin, kekain, valium ve bir şişe Jack Daniels aldı, bir süre sonra komaya girdi ve kalbi durdu.Hemen ambulans çağrıldı ve ilk müdahele olarak Nikki Sixx'in kalbine hem elektro çok, hem de adrenalin dolu iğne yapıldı.2 dakika öü kalan Sixx, şoklar ve iğne sonucunda dirildi ve kustu.Bu olaydan sonra tüm mötley Crüe elemanları ağır uyuşturucular kullanmayı bıraktıları. 37) ABD hükümeti Mötley Crüe'ya gençleri uyuşturucudan uzak tutan demeçler vermekeri karşılığında NASA taradından yapılmış kendi ekseni etrafında dönen bir davul hediye etti.Bu davul ilk kez "Girls, Girls, Girls" albümünün turnesinde kullanıldı. 38 ) Whitesnake'nin 1987 tarihli "Whitesnake" albümünde çalan müzisyen kadrosu ile turneye çıkan müzisyen kadrosu farklıdır.Gitarist John Sykes, bas gitarist Neil Murray, baterist Aynsley Dunbay ve session gitarist Adrian Vandenberg'den oluşan albüm kadrosu turnede ve kliplerde gitarist Vivian Campbell, bas gitarist Rudy Sarzo, baterist Tommy Aldridge ve kalıcı gitarist Adrian Vandenberg şeklinde değişti.Grupte sabit kalan tek eleman Deep Purple vokalisti David Coverdale olmuştur. 39) Jim Carrey'nin "Ace Ventura" filmindeki bir bar sahnesinde, Cannibal Corpse'u 'Hammer Smashed Face' şarkısını çalarken görülüyor. 40) Slayer'in 1998 tarihli albümünün adı olan "Diabolus In Musica" Latince müzikal bir terimdir.Ortaçağda 3 tondan oluşan aranın (tritone) şeytani bir tınıya sahip olduğu düşünülürdü ve buna "Diabolus In Musica" denirdi.Tritone, barok müzik ve heavy metalde sık kullanılan bir kalıptır. 41) Dünyanın en hızlı gitaristi İsveçli Yngwie J. Malmsteen'dir.Tüm notaları tam ve doğru basarak onun hızına çıkabilen yoktur. 42) Adını Venom'un 'Mayhem with Mercy' şarkısından alan Norveçli black metal grubu Mayhem'in vokalisti Dead 12 Nİsan 1991'de tüfekle intihar etti.Euronymous, Dead'in parçalanmış beyninin fotoğrafını çekti.Bu fotoğraf bootleg albüm "Dawn of the Blackhearts"ın kapağında kullanıldı.10 Ağustos 1993 tarihinde ise grubun gitaristi Euronymous, Burzum'dan Varg Vikernes tarafından defalarca bıçaklanarak öldüldü. 43) Amerika'nın köklü thrash gruplarından Pantera'nın ilk albümü çoğunluk 1990 tarihli "Cowboys From Hell" sanır.Oysa grubun bu albümlerden önce glam metal yaptığı dört albümlük bir geçmişi vardır."Metal Magic" (1983), "Projects In The Jungle" (1984), ve "I ** The Nİght" (1985) vokalist Terry Glaze ile kaydedilen albümlerdir.1988 tarihli "Power Metal" albümü ise vokalist olarak Phil Anselmo'nun gruba dahil olduğu albümdür ve grubun glam metal tarzındaki son albümü olur.Pantera bu dört albümü web sitesinde "Panterrible" başlığı altında anmaktadır. 44) Amerikalı grup Warrant 1992 yılında "Dog Eat Dog" albümünü çıkarttı.1 yıl sonra "Dog Eat Dog" grubu gereksiz bir alınganlıkla "Warrant" adında bir EP yayınlayarak Warrant'a cevap vermiş oldu. 45) '80'ki yılların ortasında Almanya'dan enteresan bir grup çıktı: Mekong Delta.Başka gruplarda çaldıkları ve her birinin plak firmalarıyla bağlayıcı kontratları olduğu için isimlerini açıklayamayan, poz ve konser veremeyen bu grubun 1987'de "Mekong Delta" albümü ile başlayan müzikal serüveni tam 10 yıl sürdü.1990 yılında "Dances Of Death" albümü ile grup elemanlarının kimlikleri de açıklandı. O güne dek grupta çalan isimler arasında Peavey (Rage), Jörg Michael (Running Wild, Stratovarius, Grave Digger, Rage, Saxon), Peter Haas (Krokus, Poltergeist), Frank Fricke (living Death), Reiner Kelch (Living Death) ve Uli Kusch (Helloween, Masterplan, Gamma Ray, Holy Moses, Sinner) gibi tanınmış isimler vardı. 46) '70'li yılların ortasında Led Zeppelin'le tura çıkan Rolling Stones muhabiri Cameron Crowe, bu turnede yaşadıklarının bir kısmını senaryosunu yazıp yönetmenlik yaptığı "Almost Famous" filminde kullanıldı. 47) Judas Priest vokalisti Rob Halford'un gruptan ayrılması, ardından gay olduğunu açıklaması ve büyük Judas Priest fanı Tim Owens'in gruba girmesi film yapımcılarına ilham verdi ve 2000 yılında "Metal God" isimli filmin çekimlerine başlandı.Başrollerini Mark Wahlberg ve Jennifer Aniston'un paylaştığı filme karşı Judas Priest dava açacağını açıkladı ve bunun üzerine filmin adı "Rockstar" olarka değiştirildi, senaryoda bazı oynamalar yapıldı.Filmde Judas Priest'i andıran hayali grubun adı Steel Dragon.Üyeleri de şu şekilde: vokalde Jeff Scott Soto (Yngwie Malmsteens's Rising Force) ve Mike Matijevic (Steelheart), gitarlarda Zakk Wylde (Osbourne, Black Label Society) ve Nick Cantonese (Black Label Society), bas gitarda Jeff Pilson (Dokken, Dio) ve davulda Jason Bonham. 48 ) Finlandiyalı grup Children Of Bolod'un isminin hikayesi bir hayli ilginç.4 Haziran 1960 yılında iki erkek (Seppo ve Nils), iki kız (Maili ve Anja) Bodom gölünün yanında kamp yapmaya giderler.Bir sabah 3 ölü bulunur.Nils ise sağ kalandır.Üç genç bıçaklanarak öldürülmüştür.Polis 70'i şüpheli olan 3000 kişiyi sorgular ama katil bulunamaz.2004 yılında polis Nils'i cinayetten tutuklar ancak iki ay sonra delil yetersizliğinden bırakmak zorunda kalır.Bu cinayetler Finlandiya tarihinin en karanlık olayı olarak anılır.Alexi Laiho, ölen çocukların aileleriyle komşu olan bir ailenin çocuğudur.Küçüklüğünden beri bu hikayeyi duyduğu için grup kurduğunda adını Children Of Bodom koyar.Alexi, hala katilin Nils olduğuna inanmaktadır. 49) 8 Aralık 2004 tarihi metalciler için kara gün olarak kabul edilmekte.O tarihte eski Pantera üyesi Dimabag Darrell'in kardeşi baterist Vinnie Paul ile yer aldığı Damageplan grubu turne halinde Ohio Alrosa Villa Bar'da konser vermekteydi.Grup ilk şarkısına girdiğinde seyircilerin heyecanı en üst noktadaydı.Ancak az sonra yaşanacak olanlar müzik tarihinin şanlı sayfalarının arasında kanlı sayfalar olarak yer alacak derecede trajikti.Konsere seyirci olarak katılan 25 yaşındaki Nathan gale ilk şarkının yarısında sahneye fırladı ve gitarist Dimebag Darrell'e yaklaşarak sert tonda bir şeyler söyledi.herkez onu heyecanlı bir fan sanırken, o silahını çıkarığ Darrel'e 16 el ateş ederek öldürdü.Kaçışan insanlara da ateş açan Nathan Gale 3 kişiyi daha öldürdü ve polis tarafından da ancak vurulup öldürülerek durdurulabildi.Dimebaf ise en sevdiği grubun; Kiss'in tabutuna konularak gömüldü Son Düzenleyen king nothing; 02-09-2008 @ 03:43. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Heavy Metal![]() Heavy metal (ya da sadece metal), agresif ritimler ve aşırı distorsiyonlu gitarlarla karakterize edilen rock müzik türüdür. Bu türün kökleri 1964 ve 1967 arasında blues ve rock türünü birleştirerek, daha çok gitar ve davul bazlı, bu türde müzik yapan grupların yarattığı hard rock'tır. Heavy Metal popülaritesini 80'lerde daha çok türün ortaya çıkmasıyla artırdı. Ticari amaçlı olmadığı iddia edilse de dünya üzerinde büyük bir dinleyici kitlesine sahip olması ve ciddi ticari başarıların yakalanmış olması sebebi ile, müzik endüstrisinin bel kemiği niteliğindedir. Heavy metal'in en ünlü grupları, Black Sabbath, Iron Maiden, Judas Priest, Manowar, Metallica, AC/DC ve Led Zeppelin'dir. Karakteristikler Gitar Bazlı bir müzik türü olan Heavy Metal'in şarkı sözü temaları günlük hayat ilişkilerinden başlayarak, nefret, ölüm, din, toplumsal ilişkiler, aşk, fantastik dünya, tarih gibi temaları işler. Enstrümanlar Heavy metal çoğu zaman aynı türde enstrümanlarla çalınır. Klasik beşlisi biri ritm, diğeri solo çalan distorte edilmiş iki elektro gitar, bir bas gitar, davul ve vokalden oluşur. Bunun yanında çoğu grup klavye de kullanır. Gitar bu türde çok büyük bir önem taşır. Distortion ve diğer efektler, sesi daha kalınlaştırmak içindir. Heavy metal vokalleri şarkıda çok fazla değişik ses çıkarabilirler. Temiz vokallerden gurultulara, gurultulardan çığlıklara kadar. Sololar ve riffler heavy metal'in büyük bir bölümünü oluşturur. Gitaristler sweep-picking ve tapping tekniklerini kullanarak soloyu hızlandırıp agresifleştirebilirler Temalar Heavy Metal, dinlenilebilir olmasıyla beraber görseldir. Albüm kapakları ve konserler bu müzik türünü anlamakta oldukça yararlıdırlar. Heavy Metal 50'ler 60'lar ve 70'lerdeki savaş, nükleer atışmalar, çevreye ilişkin konular, politik ve dini propoganda üzerinde yoğunlaşır. Black Sabbath'ın "War Pigs" ve Metallica'nın "And Justice for All" parçaları buna bir örnektir.Bazende Mitoloji ile ilgili eserlerde ortaya koyula bilir.Örneğin Manowar'ın Gods of War (2007).Sign of the Hammer vb. albümler sayılabilir. Alt türleri Alternatif metal Black metal Death metal Doom metal Folk metal Glam metal Gothic metal Heavy metal Industrial metal Metalcore Power metal Progresif metal Senfonik metal Sludge metal Thrash metal | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metalruh ve heavy metal!! Bazen mas mavi bir gökyüzü bazen de kap kara bir gökyüzü, Karanlikta kalmis bir çocugun hissettikleridir O. Yeni dogmus bir bebek gibi saf ve anlasilmasi güçtür. Kimine göre kendisini özgür kilan tek seydir O, Kimine göre zaten özgürlügün ta kendisidir O. Bir çocugun dile getiremedigi gözlerindeki vahsiliktir. Bir yolgezerin günei altindaki tek dostu. Zafer yolunda verilen mücadelenin kutsal oldugunu bilmektir O. Küçükken bahçeden erik çalmanin verdigi heyecanin ta kendisir. Hayati günü gününe yasamayi ögretir, Karanligiyla ve aydinligiyla. Yasam için kayitsiz kalmamayi ögretir. Milleti için mücadele etmenin onurunu tattirir. Zevkin doruk noktasini yasatir.Yasamasini bilene Dinlemek ile yasamanin farkini anlatir bütün çiplakligi ile. Kulakliktan çikan güzel sesten ötesini ögretir. Insani anlatir, Isyani anlatir. Heyecani, Aciyi, Hüznü, Kendin olmayi, Ve en önelisi kardesligi anlatir. O dinlemeyi degil yasatmayi ögretir,içtenlikle O ne mi ? Iste O Heavy Metal. Heavy Metali Ve O Ruhu Anlatmak Için Bu Kelimeleri Kullanmak En Dogrusu Olsa Gerek Ama Ne Fayda Içimizdeki Heavy Metal Atesini Hiç Bir Söz Ifade Edemiyecektir Edemezde Çünkü Biz Heavy Metali Müzik Olarak Degil Yasam Biçimi Olarak Görüp Yasiyanlariz Ve Heavy Metali Ölümsüz Kilanlariz Kim Olursak Olalim Yasimiz Kaç Olursa Olsun Heavy Metali Yasar Ve Yasatiriz!!!!!!! | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metal Turkıyede Heavy Metal'ın Yayılmasının Tarıhcesı Ülkemizde medyanın yutturmaya çalıştığı bir yalan var. Türkiye'deki Rock ve Metal dinleyicisinin, 70'li yıllardaki Rock yaptığını ima eden gruplara dayandığı ve o kuşaktan ilham aldığı.Dünyada günümüzdeki Rock'ın dayandığı ülkeler İngiltere, Amerika ve biraz da Almanya'dır. Onların haricinde Heavy Metal 80'li yılların başında tüm dünyada aynı anda çıkmış ve yayılmıştır. Aslında Heavy Metal Metal'in kökeninin Rock ve Blues'a dayandığı hikayesi de palavradır. Bunu ya müziğe ticari olarak yer vermek isteyenler uyduruyor ya da bu müziğin dışındaki insanların bu müziği sözde objektif özünde subjektif tahlillerine dayanıyor. Heavy Metal ilk olarak 20'li ve 30'lu yıllarda, İngiltere'de ağırsanayi (Heavy Metal) işçilerinin ve gençliğinin sınıf ayrımına karşı üzerlerine demir, zincir ve metal takılar takarak yaptıkları protest müzik olarak çıkmıştır. Ancak bu yıllardaa yapılanmüziğin içeriği ve türü hakkında kesin kayıtlar yok. 70'li yıllarda İngiltere'deki müzik piyasası (günümüzde Türkiye'de gözlemlenen şekilde) aşırı kirlenmişti. Punk müziği bile kısa bir direnişten sonra sistemin içine çekilmiş, Punk, toplumun alt tabakadan sömüremediği gençleri, farkettirmeden soyut bir hayatla ve uyuşturucuyla yoketmeye çalıştığı bir müzik haline gelmişti. İşte tam o sıralarda İmgiltere'de ekonomik istikrarsızlığın ve müzik piyasasındaki bu kirliliğin arttığı bir ortamda NWOBHM (New Wave Of British Heavy Metal) ortaya çıkıyordu ve kısa sürede yayılıyordu. Bu sürecin en büyük grupları Iron Maiden, Saxon, Judas Priest, Def Leppard, Samson gibi gruplardı. Ama asıl önemlisi 80'li yılların başında tüm dünyada bu gelişmeye parelel olarak her yerde mantar gibi bitiyordu. Türkiye'den Yunanistan'a, İngiltere'den Bahamalar'a, Endonezya'dan Kazakistan'a, Bulgaristan'dan Arjantin'e, Hindistan'dan İsveç'e, Meksika'dan Güney Afrika'ya, Avusturalya'dan Brezilya'ya, her yere...Heavy Metal sınır tanımıyordu. Dil, din, ırk, ideoloji, sınıf tanımıyordu ve bunu kapitalist bir sömürü aracı olarak değil, tanımlanamaz bir şekilde her yerde, aynı anda yapıyordu. Sosyologlar ve psikologlar bunu birtürlü anlam veremiyordu. Bu onların yetiştirdiği düşünce yapılarına ve kalıplarına aykırıydı. Zaten yıllardır sosyologların ve psikologların Heavy Metal'i bir türlü anlıyamadıkları için yaptıkları tek şey, çamur atmak olmuştur. Türkiye'de de Heavy Metal 80'li yılların başında ortaya çıktı ve bunun en yoğun olduğu yer ise Ankara'ydı. Yoksa denildiği gibi kökenlerini Erkin Koray'dan, Cem Karaca'dan, Moğollar'dan aldığı falan yoktu. 60'karda ve 70'lerde bunlar kendilerini daha çok Anadolu pop olarak tanımlıyordu. Oyıllarda Türkiye'de Zeppelin, Pnk Floyd, Deep Purple dinleyen çok az insan vardı. Ya bunlar bir avuç zengin çocuğu ya da her nasılsa bu müziği farkeden bir avuç insandı.Heavy Metal'in Türkiye'de Ankara'dan çıkışı ve yoğun bir şekilde yaşanışın çeşitli sebepleri olabilir. Bunu Ankara'nın öğrenci ve memur şehri oluşu, sınıflararası uçurumun daha esnek oluşu, üniversiteler ve kolejler, havası, iklimi ve Kemalist devrim doktrinin yeniden yarattığı bir şehir oluşu ve insanların bu ülkü içinde yoğrulmuş olmaları. O dönemde Ankara'da en yoğun bölgeler Hacettepe, Üniversitesi ve Tunalı Hilmi gibi yerlerdi. Özellikle Hacettepe Tıp ve Hacettepe Üniversitesi HM'in kalesi gibiydi. Diğer üniversiteler ve kolejler de bundan payını almışlardı. En çok dinlenen gruplar ise Iron Maiden, Hellowen, Saxon, Judas Priest ve AC/DC idi. Ankara Polis Radyosu'ndan yayınlanan "Rock Dünyasından" programıyla bugün hala TRT'de Rock Market programını yapan DJ. Dr. Şener Yıldız'ın bu müziğin sevilmesinde ve yayılmasında büyük payı vardır. Ankara ismini bulmuştu: "Ankara Rock City" O yıllarda yaşanan güzel günlerin anıları hala dillerdedir. Ankara bu misyonunu 80'li yılların sonuna kadar sürdürdü. 88-90 arasında İzmir, 89-91 arasında Bursa ön plana çıkmıştı. İstanbul ise ancak 90'lı yılların başında ön plana çıkmıştı. Hisar, Akmar Pasajı ve sonra Galata Köprüaltı birer mekan olmuşlardı. Özellikle Galata Köprüaltı, Ankara gibi bugün de anlatılan bir efsane haline geldi. Dünya üzerindeki belki de en güzel yerdir ve yaşananlarda hiçbir şekilde zorlama ve özentilik yoktu, saf içtenlik vardı. Köprü yandıktan sonra mekan Taksim'e kaydı. Bu kayışla beraber yavaş bir kirlenme ve bu müziği burjuvazinin keşfi de başladı. Sonrası malum... Türkiye'de ilk önce Heavy Metal kitselleşti. Yoksa yutturulmaya çalışıldığı gibi Rock'ın ve Hard Rock'ın evrimiyle değil. 80'li yıllarda gelişen süreçte, sonra sonra gençler Led Zeppelin'i, Deep Purple'ı, keşfettiler, Hard Rockçı oldular. Pink Floyd'u Bob Dylan'i John Lee Hooker'ı, keşfettiler Rockçı oldular, Blues'cu oldular. Sex Pistols'u keşfettiler Punk oldular, iddia edilenin aksine bir gelişim gözlendi. Yoksa TV'de çıkan pop eskilerinin dediği gibi "Biz onların babasıyız, onlar bizim yolumuzdan gidiyor" falan değil. Gençler onları sonradan tanıdı. Bu iskele babalarının öğrettiği bir öğreti değil, tamamen gençliğin içinden çıkarak gelişen bir müziktir. Bugün biz onların sayesinde değil, onlar bizim sayemizde varlar. Bu palavraları yutturacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Direneceğiz. 80'li yıllarda, solcular Heavy Meatlcilere "Kenan Evren gençliği" diye saldırıyorlardı. Gelişen süreçte kimin Kimin Kenan Evren gençliği olduğu ortaya çıktı. Heavy Metal darbenin yaratmak istediği genç tipine aykırı kalmış, tamamen bir altkültür olarak gelişmiştir. Tarih en büyük yargıçtır. Heavy Metal oynanmak istenen oyunu bozmuş ve bazıları için bir çıkış olmuştur. Heavy Metal'in doğum yeri İngiltere'nin büyük kentlerinin arka sokakları, işçi mahalleleri ve alt tabaka insanlarının toplandığı gettolardır. 70'li yılların başlarında, İngiltere'nin içine düştüğü ekonomik bunalım ortasında, ağır sanayinin en pis işlerinde çalışanların veya böyle bir iş bile bulamamış işsiz gençlerin içi öfke dolmuştu. Her türlü kurulu düzene karşı önce güvenlerini yitirdiler ardından nefret ve öfkeye bulandılar. Onlarca yıl öncesinde, Amerika'da kölelik zamanında (gerçi köleliğin kalkması hiçbir şeyi değiştirmemişti) zenci kölelerin ezilmişliği, kimliksizliği içlerindeki duyguyu müzikle dışa vurmaları sonucu ortaya çıkan hüznün destanı Blues, 50'li ve 60'lı yıllarda tüm dünyayı sarmıştı. İngiltere ise bu salgının tam ortasında kalmış, zenci ustalarının peşinden giden ama kendi ruhlarının müziğini de yaratan bir yığın beyaz genç, müzikleri ile ilahlaşmıştı. Ama 70'ler hiç de parlak değildi.Çöken bir ekonominin ortasında yokoluş başlamıştı her yönü ile. Yoksul, ezilmiş ve yarınsız bir gençlik başkaldırıyordu ucuz sözlerle kendi parçasını kurtarmaya çalışan sisteme ve sistemin bekçilerine. V e yüzlerce grup, öncülerinin blues'unu alıp, yaşadıkları sert hayata uydurmuştu. Başlarda sadece kendi aralarında tanınıyor, seslerini birbirlerine duyurabiliyorlardı. Ama kısa sürede bu ses büyüdü ve kendilerini kontrol edip, sürü gibi görenlere karşı bir intikam çığlığına dönüştü. Ortaya çıkışından yıllar sonra bu başkaldırı müziğine bir isim konacaktı. İşçi kısmının en ezilmiş kısmının, ağır sanayi işçilerinin içinden doğan bu isyan, Blue Öyster Cult'ın menejeri tarafından vaftiz edilecek ve Heavy Metal adını alacaktı. Bu yazıyı nereden aldıgımı hatırlamıyorum arsıvlerımde vardı ama gercekten yararlı bir kaynak oldugu kesın.Duzenlemesini yapmak biraz zor oldu ama degdi tabi. | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| Re: Heavy Metal | |
|
| | #8 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metal Haha heyt be süper günlerdi 80' ilk kütlesellesen tarz; yaygınlasan tepkı gören satanizme sürüklenendiğini öne koyan iyi bılmeyen arastırmayanlara göre siyah giyen herkez satanısttı o zamanlar ehehe... Örnek : BOB DYLAN - One More Cup Of Coffee Günümüzde hala Sevilerek Dinlenen bir Müzik Bu Yeni Çıkan EmotionKolpaları Gibi Değildir Heavy Metal | |
|
| | #9 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metal HEAVY METAL ASLA SADECE BIR MUZIK DEGILDIR Bircok kisi Heavy Metal dinliyor, hatta bunlarin onemli bir kismi bu muzigi icra etmeye de calisiyor. Peki acaba bunlarin kaci Heavy Metal’in ne oldugu hakkinda bir dusunceye sahip? Bu insanlar icin Heavy Metal’in ne gibi bir anlami var? Bu sorulari cevaplayabilmek icin once sanirim Heavy Metal’in nasil ve hangi sartlar altinda ortaya ciktigini incelemek gerek. Heavy Metal’in tarihini inceleyenlerin bircoguna gore ilk ates Black Sabbath ile yanmistir. Sabbath in ilk albumunun 1970’te ciktigini hesaba katarsak atesi yakan kivilcimlarin 60’li yillarin sonunda parlamaya basladigini soylemek sanirim dogru olur. 60’li yillarin sonunda dunya buyuk degisimlere gebeydi. Ozellikle ABD’nin Vietnam Savasi’na karsi genclerin olusturdugu buyuk kitlesel tepkiler, 68 hareketinin ortaya cikmasi, ABD ve SSCB arasindaki rekabetin sahasinin dunyayi da asarak uzaya tasmasi ve daha onlarca neden. Ortalikta dolasan nukleer savas soylentileri... Dunyadaki, ozellikle de ucuncu dunyadaki, gelir adaletsizliginin, suc oraninin, insan haklari ihlallerinin dayanilamaz hale gelmesi... Hepsi cesitli patlamalarin habercisiydi sanki. Ve mevzubahis patlamalar da oldu. Bircok degisik alanda cereyan eden bu patlamalar muzik alaninda da kendini gostermisti. Muzigin de yardimiyla varolan duzendeki bozukluklardan tutun da yasamimizi olusturan ogelerden hemen hepsi sorgulanmaya calisilmis ve sorgulama sonucu bulunan yanlisliklar da tum ciplakligiyla gozler onune serilmeye baslanmisti. Heavy Metal kavrami bu sekilde ortaya cikti. Ve ortaya cikis sekline bir daha bakacak olursak HM’in sadece bir muzik turu olmaktan cok daha ote vasiflar tasidigini da gorebiliriz. Diger muzik turlerinde olmayan turden bir protest ruh, diger turlerdeki kokusmus romantizmin yerine yalin ve sert bir realizm ve tum bu tepkileri de ayni yalinlik ve sertlik cercevesinde ifade edebilecek turden bir RAW ve HEAVY sound... HM’in ozu bariz bu sekilde olustu. Black Sabbath War Pigs’i neden yapti? Gercek anlamda ilk HM parcalarindan biri olarak War Pigs’i gostermek sanirim yanlis olmaz. Su ana kadar bahsetmis oldugumuz butun nitelikleri icinde barindiran essiz bir eserdir cunku o. Black Sabbath’i takiben bircok onemli grup daha cikti 70’lerde. Ama HM adina asil patlama 79 yilinin sonlarinda ve 1980 yilinda yasanacakti ki ortaya cikan bu dalga bugun New Wave Of British Heavy Metal olarak adlandirilmakta. Yine soguk savasin yarattigi gerilimin en ust duzeye vurdugu bir zaman. Ayrica Ingiltere de o zamana kadar gelmis en muhafazakar hukumetlerden biri olan Thatcher hukumeti gorev basinda. Demokrasinin ve insan haklarinin besiklerinden sayilan bir ulkede kelle vergisi alacak kadar dengeleri bozmus bir hukumet... Dolayisiyla cogu cesitli yerden tepkiler alacakti. Yine dunya geneline bakilacak olursa iki super guc arasinda surekli artan bir ivmeyle buyuyen gerilim, dinmek bilmeyen savas cigliklari... Insanlar buna da tepki verecekti. 60’larin sonundaki sartlar 70’lerin sonuna gelindiginde sanki daha bunalimli bir hal almis ve daha buyuk bir cikmaza girmisti. Dolayisiyla verilecek tepki de on yil oncesindekine gore daha sert ve siddetli olmaliydi. NWOBHM da boylesine sartlar sonucu patlayiverdi zaten. Tum NWOBHM gruplari saf bir protest ruha sahipti. Hepsi hemen her sarkisinda dunyada olup bitmekte olan ne kadar yanlis varsa, ne kadar carpiklik varsa, bunlarin hepsini ellerinden geldigince anlatmaya calisiyordu. Kimisi bunu hicbi sekle sokmadan, gayet acik ve net bi sekilde soyleyerek yaparken kimisi ise sarkilarinda dogaustu imgelere yer vererek dolayli bir anlatim yolunu seciyordu. Tabii ki HM’in sahip oldugu protest nitelikler cogu kisiyi ve grubu rahatsiz etmekte gecikmedi. Zaaflarindan yararlandiklari sistemlerin elestirilmesi, yaptiklari duzenbazliklari goremeyen insanlarin uyanmaya cagirilmasi bu tip kisileri nasil rahatsiz etmesin ki!? Dolayisiyla HM’in, kurmus olduklari cikar iliskileri icin bir tehdit olusturmaya basladigini goren bu kesimler, HM aleyhinde yaralayici girisimlerde bulunmakta tereddut etmediler. Oncelikle ise karalama kampanyalariyla basladilar. HM gruplarinin adeta ruh hastasi denebilecek kisiler tarafindan olusturuldugu, bunlarin kan ve vahset sevdalisi birer zavalli olmaktan oteye gidemedigi ve genclige cok kotu birer ornek teskil ettikleri turunden asagilik ithamlarla HM’in uzerine gittiler. Oysa ki HM’in amaci kana ve vahsete karsi bir sevda beslemek degil tam tersine dunyada zaten var olan kani ve vahseti insanlarin gozu onune tum ciplakligiyla serebilmekti. Cunku insanlarin yanlislari duzeltebilmesi icin oncelikle hepsini net bi sekilde gormesi gerektigine inaniyordu HM. Karalama kampanyalariyla da en fazla bi yere kadar gidilebilecegini ama bunun HM olusumunu temelden sarsamayacagini anlayanlar bu sefer distan saldirmaktansa kaleyi icten fethedecek bir yontem gelistirmeyi tercih ettiler. HM pop kulturunun icine cekilecek ve o kulturun bir parcasi haline getirilecekti ve bunun yapilmasinda da HM grubu olarak lanse edilen ama gercekte HM ile pek de bi alakasi olmayan bircok grup basrol oynayacakti. HM icindeymis gibi gorunen bircok trend de bilincli olarak bu gruplarin ureyebilmesi icin yaratildi zaten. Yillar gectikce bu dogrultuda bircok alt tur cikti. Degisim maskesi altinda sayisiz grup turetildi. Hepsi protest ruhtan arindirilmis, imaj duskunu genclerin ilgisini cekebilmek icin tonla zirva ve ozenti seklin icine sokulmus, HM’in ozunden uzaklastirilmis ama duzenin usagi plakcilik firmalari istedi diye sirtlarina HM etiketi yapistirilmis, tonla mantar grup... Amac belliydi. HM’i insanlara farkli bir sekilde gostermek ve bu illuzyon sayesinde insanlarin HM’in aslini unutmalarini saglamak. Dolayisiyla HM’in o sivri dilinden kurtulmak. Gozleri boyanmaya calisilan kisilerin HM’in yardimiyla gozlerini acmasinin onune gecmek. Koyunlarin koyunlugunu baki kilip, onlari eskiden oldugu gibi yalan ve dolanlarla gutmeye devam etmek... HM’in insanlara sunulus sekli degistirilse de HM’in ozu asla ve asla degismez. Cunku HM baslikta da dedigim gibi asla sadece bir muzik degildir. Eline elektro gitari alan metalci olmaz. Plak firmalarinin yapistirdigi sahte etiketlerle de olunmaz bu. HM’in ozunde gercekleri gormek vardir. Pesisira da bu gorulenleri sorgulamak. Sorgulama sonrasinda da birtakim sonuclara varmak ve varilan bu sonuclari da toplumun gozleri onune sermek... Iste HM’in ozu ve bir HM grubunun yegane gorevi. Sound bundan sonra gelir. Olayin sadece sound da bittigini zannedenler maalesef HM ile dogru durust bi iliski icinde olmayan kisilerdir. Is oncelikle sekilde degil dusuncede... En basta dusunceyi olusturacaksin, daha sonra da bu dusunceyi en iyi sekilde ifade edebilecek soundu yaratacaksin. Zaten is boyle olursa “sound nasil olmali” sorusu da kendiliginden cevaplanmis olur. Savundugum dusunceyi orneklemek icin simdi cesitli gruplardan ornek sarkilar yazmak istiyorum. Gercek HM gruplari tarafindan uretilen gercek HM sarkilarina cesitli ornekler... ACCEPT – Balls To The Wall BLACK SABBATH – Sabbath Bloody Sabbath DEMON – The Plague DIO – We Rock GRAVE DIGGER – Inquisition HELLOWEEN – I Want Out HOLOCAUST – Death Or Glory JUDAS PRIEST – Breaking The Law MOTORHEAD – Live To Win OZZY – Crazy Train QUEENSRYCHE – Revolution Calling RAVEN – Don’t Need Your Money RUNNING WILD – Raise Your Fist SAVAGE – Dirty Money SAVATAGE – Agony And Ecstacy SAXON – Never Surrender TWISTED SISTER – We’re Not Gonna Take It TYGERS OF PAN TANG – Gangland WARLOCK – East Meets West WASP – Headless Children Tum bunlarin ustune HM’i en guzel sekilde tanimlayan objelerden biri olduguna inandigim “Iron Maiden’in Sanctuary singleinin kapak resmini” de ornek verecek olursam sanirim soylemek istediklerimin kafalarda daha iyi sekillenmesini saglamis olurum. Hatirlayacak olursaniz mevzubahis resimde Eddie, duvardaki bir Maiden posterini yirtmis olan donemin basbakani Margaret Thatcher’i bicaklayarak oldurmustur. HM’in ne denli protest bir yapiya sahip oldugunu gostermek icin sadece bu ornegi vermek bile yeterli olur sanirim. HM degismez, degistirilemez. Dunyada insanlarin hayatlarini karartma pahasina genellikle maddi cikarlar ugruna oynanan kirli oyunlar yok olmadikca ve daha da kotusu insanlar bunlarin farkina varmakta zorlandikca da HM varolmaya devam eder. Ancak insanlar gozleri onune surulen bircok sahte ornek arasindan dogruyu ne sekilde secer bu da tartisilir. Gunumuzde gelinen nokta maalesef cogunlugun oyuna geldigini ve sahte orneklerin pesinden giderek HM’in ozunden uzaklastigini gostermekte. Butun bunlari goz onune alinca, bugun ortada iki cesit metal turu oldugunu goruyoruz: Birincisi, koklerine sadik ve bu sadakat sayesinde hala o asil HM tavrina ve durusuna sahip olan gruplarin ortaya koydugu tur: adiyla, saniyla, sadece ve sadece HEAVY METAL! Ikincisi ise, somuru duzeninin, kendisinin hic de isine gelmeyen seyler ureten Heavy Metal’i sulandirmak ve bulandirmak amaciyla ortaya cikardigi trendlerin urunu olan veya zamanla bir sekilde bu trendlerin icine cekilen gruplarin ortaya koydugu tur. Bunun da ismini tahmin etmek, su sozu hatirlayinca zor olmasa gerek: There are two kinds of metal – Heavy Metal and Bullshit! Benzer ayrimi yapmak icin “It rocks or not” sozunu kullanmak da fayda saglar. Neyin “it rocks”, neyin de “it doesn’t rock” basligi altina konabilecegi, yukarda oz bir bicimde anlatilmaktadir... Kaynak | |
|
| | #10 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Heavy Metal
ben 80 lere yetısemedım.. 93 lüyüm ama Metallicayı filan hala dinliyorum.. ve heavy metal süper bişey alt gruplarıda öyle.. thras olsun power olsun hepsi süper.. | |
|
![]() |
| En popüler 5 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| en güzel heavy metal şarkıları, heavy metal sanatçıları, metal aşk şarkıları, metalci sanatçılar, yabancı metalciler, |
Heavy Metal Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Gothic Metal - Goth Metal | ThinkerBeLL | Türkçe Rock - Yabancı Rock - Metal Müzik | 7 | 2 Hafta Önce 18:43 |
| Anastacia - Heavy On My Heart | RoSSoRoSe | Yabancı Şarkı Sözleri | 0 | 24-09-2008 10:29 |
| New Wave Of British Heavy Metal (N.W.O.B.H.M) | SatanpisT | Türkçe Rock - Yabancı Rock - Metal Müzik | 0 | 28-08-2008 17:05 |
| Heavy Rain | MaKaLeLe | Bilgisayar (PC) Oyunları | 1 | 29-07-2008 14:16 |
| Metal Militia (Metal Militia Kimdir? - Metal Militia Hakkında) | MetaLi-X | Türkçe Rock | 0 | 12-05-2008 12:56 |