Tunus ve Tunus Tarihi Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Akademik Forumlar :: > Tarih > Ülkeler ve Tarihleri
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 05-10-2006   #1 (mesaj-linki)
kompetankedi - avatarı
Tunus ve Tunus Tarihi



Tunus, gerek Akdeniz ve Kuzey Afrika hakimiyeti ve gerekse Avrupa’nın Afrika ile olan münasebetleri bakımından büyük bir stratejik öneme sahiptir. Tunus’un coğrafi konumu göçebe Berberilerden sonra, daha çok deniz yoluyla gelen çeşitli etnik toplulukların ülkeye yerleşmesinde en büyük faktör olmuştur.

M.Ö. 1000 yılından itibaren Fenikeliler, Tunus’ta ticaret merkezleri kurmaya başladılar. M.Ö. 5. yüzyıl sonlarında Fenikeliler Tunus’a gelip yerleştiler ve burada Kartaca Cumhuriyetini kurdular. Tunus, daha sonra batıdan gelen Vandalların, 6. yüzyılda da Bizanslıların hakimiyeti altına geçti.

Müslümanların Tunus’a (Afrikiyye) gelişi (647-1228): MüslümanArapların 647 yılında başlayan yayılmaları Ukbe bin Nafi’nin 670’te Kayruvan (Kariouane) şehrini kurmasıyla neticelendi. Tunus (Afrikiyye), Hazret-i Muaviye zamanında 667 (H.45) yılında alındı.

Bizanslılar bazı önemli şehirleri ellerinde tuttular. Berberi ayaklanmaları neticesinde Müslümanlar geçici olarak Afrikiyye’den uzaklaştılarsa da, Hasan bin en-Numan zamanında Berberiler, Afrikiyye’yi Müslüman Araplara bıraktılar (698). Bundan sonra Kayruvan Müslüman Afrikiyye’nin başşehri olarak kaldı. Bütün Afrikiyye Müslüman oldu ve İslamiyyet her tarafa buradan yayılmaya başladı. İkinci Abbasi halifesi Cafer Mensur zamanında,Abbasi hakimiyeti yaygınlaştı.

Emevi ve Abbasi halifelerine bağımlı olan Afrikiyye’yi önce Ağlebiler, sonra Kayruvan’da bir Şii halifeliği kuran (910) Fatımiler yönetti. Kayruvan ve Mahdiya şehirleri Fatımilerin merkezi oldu. Fatımiler 972’de başşehri Kahire’ye taşıdıkları zaman Afrikiyye Berberi sülalesi Zirilerin iktidarı altına girdi. Ziriler zamanında Tunus, Sicilya’daki Normanların istilasına uğradı.

Zirilerin son hükümdarı Hasan bin Ali, Fas’taki Muvahhidin Devletinden yardım istedi. Muvahhidin Devletinin kurucusu Abdülmümin, Normanları Tunus’tan kovarak (1159-1160), Afrikiyye’yi Tunus’ta oturan bir vali tarafından yönetilen bir eyalet haline getirdi. Bundan sonra Afrikiyye, Tunus adını aldı.

On altıncı yüzyılda İspanya ve Osmanlı Devletinin, Akdeniz hakimiyeti için yaptıkları savaşlar sonunda Hafriler yıkıldı. 1534 yılında Barbaros Hayreddin Paşa, Tunus’u ele geçirdi. AncakHafsi Hanedanından Hasan, İspanya Kralı Beşinci Şarlken’den yardım istedi ve Beşinci Şarlken başşehir Tunus’u işgal etti ve Barbaros Hayreddin PaşaCezayir’e çekilmek zorunda kaldı. İspanya Kralı Hafsi Hanedanından Hasan’ı tekrar, kendisine vergi vermek şartıyla Tunus’un başına getirdi.

Başşehir Tunus 1574 yılına kadar tekrar Hafsi Hanedanlığının elinde kaldı. Bu arada Barbaros Hayreddin Paşa ve Turgut Reis 1556’da Gafsa’yı, 1558’de Kayrevan’ı ele geçirdiler. Tunus’un doğu ve güney sahilleri Türklerin eline geçti. CerbeAdası deniz üssü olarak kullanıldı. Barbaros Hayreddin Paşa, İspanya’daki Endülüslü Müslümanlardan 100.000 kadarını kurtararak Kuzey Arfika’ya getirdi. Nihayet 1574’te Uluç Ali Reis ile Sinan Paşa, Tunus şehrini (Halkul-Vad Kalesini), ele geçirmek suretiyle bütün Tunus, Osmanlı İmparatorluğunun bir eyaleti haline geldi.

Osmanlı Devleti zamanında Tunus, önceleri Yeniçerilerin desteklediği bir Dayı vasıtasıyla, daha sonra da bir Bey vasıtasıyla yönetilmeye başlandı. İlk beylik sülalesi Birinci Murad Bey tarafından kurulan Muradi sülalesidir (1612-1631). 1710’dan sonra Beyler, irsi yoldan tahta çıktılar. Bu arada Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya Tunus’ta ekonomik faaliyetlerde bulunmaya başladılar. Fransa 1830’da Cezayir’i işgal ettikten sonra, Tunus ile daha fazla ilgilenmeye başladı.

Bu sıralarda Osmanlı İmparatorluğu kendi başındaki birçok meseleler yüzünden Tunus’a daha fazla yardım edemedi. 1876-1877 Osmanlı-Rus Savaşı da bunu önledi. Tunus’ta Fransa, İngiltere ve İtalya’nın gözü ve çıkarları vardı. 1878’de Kıbrıs’ı elde eden İngiltere, Fransa’nın Tunus’taki özel imtiyazlarını tanıdı. Fransa, bazı Tunuslu aşiretlerin (Krumirlerin) Cezayir topraklarına yaptıkları akınları ve bazı toprak taleplerini bahane ederek 1881 yılında Tunus’a asker çıkardı.

12 Mayıs 1881’de yapılan Bardo Antlaşmasıyla; Tunus Beyi, dış hükümranlığı, siyasi ve ordu işlerini bir Fransız Genel Valisine bırakıyordu. Tunus’un Muher ve güney kesiminde başlayan ayaklanmalar güçlükle bastırıldı. Vali Paul Cambon, yeni bey Ali bin Hüseyin’e (1882-1902) Marsa Sözleşmesini kabul ettirince (1883), Fransız himayesi resmen kurulmuş oldu.

Bütün bu olanları Osmanlı İmparatorluğu protesto ederek kabul etmediğini bildirdi. Resmi padişah fermanlarında Tunus Osmanlı eyaleti olarak zikredilmeye devam etti. Fransız himaye rejimi Tunus’un bağımsızlığını kazanmasına kadar devam etti (1956). Tunus’taki Fransız idaresi 78 yıl sürdü.

1930’larda Habib Burgiba önderliğinde Tunuslular bağımsızlık mücadelesine başladılar. İkinci Dünya Savaşı esnasında Tunus bir savaş alanı oldu. Harpten sonra Burgiba yeni Destur Partisini kurarak bağımsızlık mücadelesine devam etti. Nihayet 1956 yılında Tunus bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlığını kazandıktan sonra Tunus Cumhuriyetini ilan eden Burgiba, ilk Tunus Cumhurbaşkanı oldu. Birçok reformlar yaparak laik eğilimli bir rejim kurdu.

Burgiba, 1965’te İsrail’e karşı yumuşak ve ılımlı davranılması gerektiğini savundu. Fakat bu düşünceleri şiddetle tenkit edildi. 1979’da Mısır’ın Arap Birliğinden çıkarılmasından sonra, Tunus eski bakanlarından Chadli Kılibi’nin de genel sekreter olmasıyla, Tunus, Arap Birliğinin karargahı oldu.

Ocak 1980’de Libya’da eğitim görmüş komandoların Gafsa şehrini ele geçirmeleri, Tunus’un Fransa ve ABD’den destek istemesine sebep oldu. Olayların yatışmasından sonra başbakanlığa getirilen eski Milli Eğitim Bakanı Muhammed Mzali, siyasi hayatı kısmen olsun liberalleştirdi. Siyasi mahkumların çoğu serbest bırakıldı ve siyasi partiler kanuni olarak tanınmaya başlandı. Bağımsızlıktan beri tek başına iktidarda olan Sosyalist Destur Partisinden başka, Komünist Partisi dahil üç siyasi partiye daha izin verildi.

Ölünceye kadar Devlet Başkanı seçilen Burgiba, 1987 senesinde sağlık durumu gerekçe gösterilerek devlet başkanlığı görevinden alınarak yerine General Zeynelabidin bin Ali geçti. Bu yönetim değişikliği ülkede belirli bir liberalleşme ve ekonomide köklü yeniliklerin yapılmasına sebep oldu. General Zeynelabidin radikal Müslümanlara karşı büyük tedbirler aldı.

Bunların desteklediği Nakda Partisinin birçok üyesini hapsettirdi. Bu tutumunu hala sürdürmektedir (1994). 21 Mart 1994’te yapılan parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerinde Zeynelabidin bin Ali ve partisi oyların %99’unu alarak devlet başkanlığına yeniden seçildi. 1982 yılında Lübnan’dan çıkarılan Filistin Kurtuluş Teşkilatı mensupları ve Lideri YaserArafat Karargahını Tunus’a taşıdı. Böylece Tunus, Filistin Kurtuluş Teşkilatının Karargahı oldu.

*

Son Düzenleyen kompetankedi; 17-03-2007 @ 19:08.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 06-10-2006   #2 (mesaj-linki)
Mystic@L - avatarı
Cvp: Tunus Tarihi

Tarihi: Tunus'ta gerçeklestirilen ilk Islâm fethi 648'de Abdullah bin Ebi Sarh komutasindaki Islâm ordularinin gerçeklestirmis oldugu fetihtir. Bunun arkasindan birbirini izleyen fetihlerle Tunus'un tamami Islâm devletine baglandi. Bölgenin Islâm devleti topraklarina katilmasindan sonra yerli halk kisa sürede Müslüman oldu ve yedinci yüzyilda Tunus halkinin tamami Islâm'a girdi. Tunus fethedildikten sonra hilafete bagli Ifrikiyye eyaletinin bir parçasi olmustur. Bu eyaletin idare merkezi de Tunus'taydi. 800 yilinda Tunus'ta yine hilafete bagli Aglebiler yönetimi kuruldu. Aglebiler özerk bir statüye sahiptiler ve Tunus'un yani sira Libya ve Sicilya'da da saltanat sürmüslerdir. Aglebiler saltanati 910'a kadar sürdü. Bu tarihten sonra Tunus topraklarina Fatimiler hükmetmeye basladilar. Fatimîlerin yöneticileri kendilerinin Hz. Ali (r.a.) soyundan geldiklerini ileri sürüyor ve Sii inançlarini savunuyorlardi. Fatimiler daha sonra sinirlarini genisleterek bugünkü Misir topraklarini da ele geçirdiler. 972 yilinda Fatimîler baskentlerini Kahire'ye naklederek Tunus'u da içine alan Ifrikiyye eyaletinin yönetimini Zirilere verdiler. Ziriler Fatimîlere bagli bir özerk yönetimdi. Ziriler baslangiçta bütün Kuzey Afrika'da hüküm sürdüler. Ancak zamanla bu topraklarin önemli bir kismini kaybettiler ve ellerinde sadece Tunus kaldi. Ziriler 1051'de Fatimîlerle baglantilarini kopararak bagimsiz oldular. Ancak sonralari Fatimîler bu yönetim üzerindeki nüfuzlarini sürdürmüslerdir. Zirilerin Siilikten çikarak Sünniligi benimsemeleri üzerine Fatimîler onlarin yönetimi altindaki topraklarda Beni Hilal isyanlari çikardilar. Bu isyanda çok sayida sehir tahrip edilmis, yüzyillar boyunca olusturulmus olan medeniyet eserleri yok edilmistir. Zirilerin Tunus üzerindeki saltanatlari 1148'e kadar sürdü. Bu tarihte bölge üzerinde Muvahhidler nüfuz sahibi oldular. Muvahhidler, Tunus'u Hafsilerin yönetiminde kendilerine bagli bir eyalet haline getirdiler. Muvahhidlerin dagilmasindan sonra da Hafsiler bu ülkede bagimsiz bir yönetim kurdular. Hafsilerin yönetimi 1574'e kadar sürdü. Bu tarihte Tunus Osmanlilar tarafindan ele geçirilerek Osmanli Devleti'ne bagli bir eyalet haline getirildi. Tunus'un bu statüsü 1881'e kadar sürmüstür. Bu dönemde Tunus'u kendilerine "Beyler" denen halifeye bagli yerel yöneticiler yönetiyorlardi. 12 Mayis 1881'de Tunus, Fransiz sömürgeciler tarafindan isgal edildi. Bundan sonra Fransizlar ülkeye "yüksek komiser" dedikleri genel vali tayin ederek yönetmeye basladilar. Öte yandan Beyler'in yönetimi de sembolik bir sekilde sürüyordu. Fransizlar isgal ettikleri bütün diger ülkelerde basvurduklari zulüm uygulamalarina burada da basvurdular. Bu zulme karsi bagimsizlik yanlisi örgütlenmeler ve bazi ayaklanmalar oldu. Ancak bütün bu ayaklanmalar insafsizca ve kanli bir sekilde bastirildi. Tunus'ta bagimsizlik mücadelesini organize etmek ve bu mücadeleye yön vermek amaciyla Düstur Partisi adinda bir siyasi parti kuruldu. Ancak Fransiz sömürgeciler isgal ettikleri diger ülkelerdeki bagimsizlik mücadelelerini kendi kontrollerine almak için basvurduklari sinsi oyunlara burada da basvurarak kendi elleriyle yetistirdikleri Habib Burgiba'yi bagimsizlik mücadelesinde önemli bir konuma getirmeyi basardilar ve ona Yeni Düstur partisi adinda bir parti kurdurdular. Habib Burgiba baslangiçta Islâmci düsünceyi destekliyor, camilerde namaz kildirip hutbeler veriyor, konusmalarinda Islâmi kavramlar ve özellikle cihad konusu üzerinde agirlikli bir sekilde duruyordu. Oysa Burgiba çocuklugundan beri Fransizlarin gözetiminde bulunmus, esi Fransiz olan agabeyinin gözetiminde büyümüs ve Fransa'da hukuk ögrenimi görmüs biriydi. Fransizlar Burgiba'yi Tunus halkina kabul ettirebilmek amaciyla 1934 - 36 ve 1938 - 42 yillari arasinda hapse de attilar. Burgiba sinsi politikasina dis destek bulmak amaciyla 1945'te Fransiz isgal yönetiminden kaçtigi görünümü vererek Kahire'ye geçti. 1949'a kadar Kahire'de kalarak bu dönem içinde Arap ülkeleri basta olmak üzere Islâm ülkelerinin destegini saglamaya çalisti. Tunus'a dönüsünden sonra halki isyana tesvik eden Burgiba bu arada Fransiz isgalcilerin Tunuslu Müslümanlari kirip geçirmeleri için gerekli sartlari olusturuyordu. Sonuçta Fransizlar kendi adamlari olan Burgiba'nin konumunu saglama aldiktan sonra 20 Mart 1956'da isgale son vererek Tunus'un bagimsizligini tanidilar. Bagimsizlik sonrasinda Burgiba, Tunus cumhurbaskanligina getirildi. Ancak tutumunu birden bire degistirerek Islâm aleyhtari bir siyaset izlemeye basladi. Partisinin adini Sosyalist Düstur Partisi olarak degistirdi. Müslümanlar üzerindeki zulümlerini günden güne siddetlendirdi. Tunus'un sembolü olan Zeytune Üniversitesi basta olmak üzere Islâmi egitim kurumlarini kapattirdi. Zaman içinde camileri de siki denetim altina alarak belli vakitlerin disinda namaz kilinmasini yasakladi. Islâmi yönetim istediklerinden dolayi çok sayida Müslümani tutuklatarak cezaevlerinde agir iskencelere maruz birakti. Onun bu zulümleri karsisinda olusan halk tepkisini kendi lehine bir destek unsuru olarak degerlendirmek isteyen Zeynelabidin bin Ali 7 Kasim 1987'de Burgiba'ya karsi bir darbe gerçeklestirerek yönetimi ele aldi. Baslangiçta ülkede bir reform hareketi baslatacagini vaad eden ve Islâmci kesimlerle iyi iliskiler kurmaya çalisan Bin Ali durumunu saglama aldiktan sonra zulüm ve iskence uygulamalarini aynen Burgiba'nin biraktigi yerden devam ettirmeye basladi. Hatta o, zaman içinde zulmü daha da siddetlendirerek tam bir vahset yönetimini hakim kildi.

Dis problemleri: Islâmi akimlari destekledigi iddiasiyla Sudan'la iliskilerini askiya aldi. 1993 Haziran'inda Kahire'de gerçeklestirilen Afrika Birligi zirvesinde Sudan'a karsi olusturulan cephenin içinde yer aldi.

Tunus'un en önemli iç problemi yönetimin uyguladigi baski politikasindan kaynaklanan siyasi meselelerdir. Bu baski çok sayida Tunus vatandasini, ülkesini terk ederek degisik ülkelerden siyasi siginma hakki istemeye zorladi. Özellikle Islâmi akim üzerindeki agir baski ülkeyi, Burgiba'nin son dönemlerinde yasananlara benzer siyasi olaylarin içine çekti.







Islami Hareket: Bugün Tunus'taki en önemli Islâmi hareket, baslangiçta Islâmi Yönelis Hareketi olarak ortaya çikan Nahda (Dirilis) Hareketi'dir. Islâmi Yönelis Hareketi, 1969'da Rasid Gannusi'yle Abdulfettah Moro'nun öncülügünde kurulmustur. Tunus yönetimi ilk kurulus yillarinda Islâmi Yönelis Hareketi'yle bir çatismaya girmedi. Ancak güçlenmeye basladigini görünce bu harekete karsi siddetli bir baskiya basvurdu. 1981'de Islâmi Yönelis Hareketi'nin legal teskilatlanma hakki almak üzere Içisleri Bakanligi'na basvurmasi üzerine hareketin ileri gelenlerinden 106 kisi tutuklandi. Zeynelabidin bin Ali iktidari ele aldiktan sonra sürgündeki Islâmi Yönelis mensuplarinin Tunus'a dönmelerine izin verdi ve bu hareketin siyasi yönden örgütlenmesine izin verecegi vaadinde bulundu. Islâmi Yönelis'in ileri gelenleri de yönetimle uyum ve uzlasma içinde çalisabilmek için hareketlerinin adini Nahda (Dirilis) olarak degistirdiler. Ancak çok geçmeden yönetim tutumunu tamamen degistirerek Nahda'ya karsi siddet uygulamalarina basvurdu. Hareket mensuplarindan pek çok kimseyi tutuklatti. Lider Rasid Gannusi basta olmak üzere hareketin ileri gelenlerinin çogunu vatanlarini terk etmeye zorladi. Yayin ve egitim faaliyetlerini tamamen durdurdu. Bu harekete destek verdikleri bilinen ticari kuruluslari kapattirdi.



Bin Ali, Islâmi çalismalar üzerindeki zulümlerini sadece Nahda hareketine de özel kilmadi. Bütün Islâmi çalismalari yasakladi. Herhangi bir is için bile olsa resmi kuruluslara basörtülü olarak girilmesini yasakladi. Bütün bu uygulamalar dolayisiyla bugün Tunus'ta ciddi bir Islâmi çalisma yapilamamaktadir. Halk da agir bir baski altinda oldugundan Islâmi faaliyetlere ilgi göstermekten son derece çekinmektedir. Öte yandan Nahda hareketiyle ilgisi oldugu tespit edilenlerin çogu ya hapis ya da sürgün hayati yasamaktadir. Nahda hareketi düsünce itibariyle Sudan'daki Islâmi Milli Cephe'ye yakindir.





  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 28-10-2006   #3 (mesaj-linki)
BARIŞ - avatarı
Tunus

(Bayrak)(Arma)Slogan:Ulusal marş: Hümate-l Hüma, Ala Khallidi



Tunus


Tunus, uzun yıllar Fransa'nın işgalinde kaldıktan sonra ne yazık ki yerli diktatörlerin ağır zulümlerine maruz kalan ve halen de bu zulmün altında inleyen bir ülkedir. Bu ülkenin bağımsızlığı sonrasında iş başına gelen ilk diktatörü Habib Burgiba geçtiğimiz ay hayatını kaybetti. Burgiba'dan "Dünya Gündemi" bölümünde söz ettik. Onun ölümü münasebetiyle "İslam Coğrafyası" bölümümüzde de bu ay Tunus'u tanıtıyoruz.
Tunus Hakkında Genel Bilgiler
Resmi adı: Tunus Cumhuriyeti
Başkenti: Tunus (Nüfusu: 750.000)
Diğer önemli şehirleri: Kayravan, Sus, Sefakis, Aryana, Binzart, Ettadhamen.
Yüzölçümü: 164.150 km2
Nüfusu: 10.500.000 (2000 tahmini). Nüfusun % 53'ü şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 67 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 42'dir. Nüfusun % 40'ını 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır.
Km2 başına düşen insan sayısı: 64
Nüfus artış hızı: % 1.9
Etnik yapı: Tunus nüfusunun % 96.5'ini Araplar oluşturmaktadır. Arapların tamamına yakını Müslümandır. Bunun yanı sıra % 3 oranında Berberiler vardır. Berberilerin tamamı Müslümandır. Ayrıca az sayıda yahudi ve Avrupa kökenli hıristiyan bulunmaktadır.
Dil: Resmi dil Arapça'dır. Halkın çoğunluğu Arapça'nın yanı sıra Fransızca'yı da konuşabilmektedir.
Din: Resmi din İslâm'dır. Halkın % 99.3'ü Müslümandır. Kalan nüfusu hıristiyanlarla yahudiler oluşturmaktadır. Müslümanların bir kısmı Harici - Ibadi, kalanı Sünnidir. Sünnilerin de çoğunluğu maliki, az bir kısmı Hanefidir. Hıristiyanların çoğunluğu katolik, az bir kısmı protestandır. Tunus yahudilerinin epey bir kısmı Filistin topraklarına nakledildiğinden veya ülkeyi terk ettiklerinden bu ülkedeki yahudi sayısı iyice azalmıştır.
Coğrafi durumu: Kuzey Afrika ülkelerinden olan Tunus, kuzeyden ve doğudan Akdeniz, güneydoğudan Libya, batıdan Cezayir'le çevrilidir. Topraklarının % 30'u tarım alanı, % 18'i otlak, % 3'ü ormanlık ve çalılıktır. Tarıma elverişli alanlar daha çok Akdeniz kıyısındaki Mecerda bölgesindedir. Bu bölge Mecerda ırmağıyla sulanmaktadır. Güneyde Cezayir sınırına yakın bölgeler kum çölleriyle kaplıdır. Ülkenin kuzeyinde Akdeniz iklimi, güneyde ise kurak step iklimi hâkimdir.
Yönetim şekli: Tunus'ta görünüşte çok partili ancak gerçekte tek parti diktatörlüğüne dayanan bir sistem hâkimdir. Çünkü seçim kanunu muhalefet partilerine 163 üyeli parlamentoda sadece 21 sandalyelik bir kontenjan tanımaktadır. Bu itibarla muhalif partilerin ittifak halinde bile iktidar partisinin herhangi bir uygulamasını engelleme imkânları yoktur. Üstelik seçimler hükümetin gözetimi ve baskısı altında gerçekleştiğinden muhalefetteki partilerin kendilerini tanıtmalarına fırsat verilmediği gibi insanların tercihlerini hür iradeleriyle yapmalarına da imkân tanınmamaktadır. Örneğin Mart 1994 seçimlerinde oyların % 97.73'ünü iktidar partisi aldı. Kanuna göre cumhurbaşkanının genel seçimle belirlenmesi gerekiyor. Ancak ülkenin bağımsızlığını elde ettiği günden buyana hiçbir zaman adil ve dürüst bir başkanlık seçimi yapılmış değil. Eski diktatör Burgiba kendini ömür boyu cumhurbaşkanı seçtirmişti. Ancak Bin Ali darbesinden sonra onun bu sıfatı kaldırıldı. Bin Ali ise cumhurbaşkanlığı seçimlerine hep rakipsiz girmektedir. Tunus, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), Arap Devletleri Birliği, Afrika Birliği Örgütü, IMF (Uluslararası Para Fonu), İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üyedir.
Siyasi partiler:
Demokratik Anayasal Birlik Partisi: Eski diktatör Burgiba'nın kurmuş olduğu Sosyalist Dustur (Anayasa) Partisi'nin devamıdır ve Tunus'ta hâlen iktidarı elinde bulundurmaktadır. Batıcı ve sosyalist bir anlayışa sahiptir.
Birleşmeci Demokratik Birlik Partisi: Arap kavmiyetçiliğini ve Irak ve Suriye'de hâkim olan Baas ideolojisine benzer bir ideolojiyi savunmaktadır.
İlerici Sosyalist Birlik Partisi: Kavmiyetçi ve solcu bir anlayışa sahiptir.
Sosyalist Demokratlar Hareketi: Muhalefet partilerinin başında gelen sosyalist çizgideki bir partidir.
Islah ve Yenilik Partisi: Eski Tunus Komünist Partisi'nin devamıdır. Geçmişi 1920'lere kadar uzanan bu parti kitle tabanı açısından Tunus'taki siyasi partilerin en zayıfıdır.
Adalet ve Gelişme Partisi: Bu da eski İstiklal Partisi'nin bir devamıdır. Sosyalist ve liberal bir anlayışa sahiptir. Tunus'ta yürürlükte olan partiler kanunu İslâmi amaçlı siyasi parti kurulmasına izin vermediğinden sahnedeki partiler hep liberal veya sosyalist anlayışı temsil etmektedir
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 28-10-2006   #4 (mesaj-linki)
BARIŞ - avatarı
Tunus ve Tunus Tarihi

Yönetimi
Ülke adı: Resmi tam adı: Tunus Cumhuriyeti
kısa şekli : Tunus
Yerel tam adı: Al Jumhuriyah at Tunisiyah
yerel kısa şekli: Tunis
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Tunus
İdari bölümler: 23 vilayet; Ariana (Aryanah), Beja (Bajah), Ben Arous (Bin 'Arus), Bizerte (Banzart), El Kef (Al Kaf), Gabes (Qabis), Gafsa (Qafsah), Jendouba (Jundubah), Kairouan (Al Qayrawan), Kasserine (Al Qasrayn), Kebili (Qibili), Mahdia (Al Mahdiyah), Medenine (Madanin), Monastir (Al Munastir), Nabeul (Nabul), Sfax (Safaqis), Sidi Bou Zid (Sidi Bu Zayd), Siliana (Silyanah), Sousse (Susah), Tataouine (Tatawin), Tozeur (Tawzar), Tunus, Zaghouan (Zaghwan)
Bağımsızlık günü: 20 Mart 1956 (Fransa'dan)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 20 Mart (1956)
Anayasa: 1 Haziran 1959
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, ACCT, AfDB (Afrika Kalkınma Bankası), AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), AMU (Arap Magrep Birliği), BSEC (Karadeniz Ekonomik İşbirliği), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ECA (Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), MIPONUH, MONUC (BM Kongo Operasyonu), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OAU (Afrika Birliği Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), UN (Birleşmiş Milletler), UN Güvenlik Konseyi, UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu), UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 11-06-2009   #5 (mesaj-linki)
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Tunus ve Tunus Tarihi

teşekkürler..
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
tarihi, tunus
tunus tarihi,
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Tunus ve Tunus Tarihi Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Özbekistan Tarihi kompetankedi Özbekistan 3 25-07-2009 17:42
Çad ve Çad Tarihi HayLaZ61 Ülkeler ve Tarihleri 1 28-05-2009 00:40
Kırım ve Kırım Tarihi BYAYD SPEOPLE Diğer Türk Toplulukları 1 22-09-2007 23:22
Fas ve Fas Tarihi kompetankedi Ülkeler ve Tarihleri 2 03-06-2007 11:22
Peygamberler Tarihi - Hz. Şit Blue Blood Müslümanlık/İslamiyet 0 09-10-2005 17:06