MsXLabs
2005-2016
X-Sözlük forumunda yer alan ThinkerBeLL tarafından açılmış Mecaz Nedir? konusunu görüntülüyorsunuz.
Özet: Mecaz TDK, Türk Dil Kurumu isim, edebiyat (meca:zı) Arapça mec¥z 1 . Bir ilgi veya ...

Mecaz Nedir?

Gösterim: 2.592 | Cevap: 1
8 Mart 2010 23:54   |   Mesaj #1   |   
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye
Istanbul TR

52.738
11.447 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 18-02-2009

Mecaz ne demek, anlamı, tanımı.

Mecaz
TDK, Türk Dil Kurumu

isim, edebiyat (meca:zı) Arapça mec¥z
1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

Birleşik Sözler
  • mecazımürsel
    isim, edebiyat Arapça mec¥z + mursel

    Benzetme ilgisi bulunmaksızın, neden sonuç gibi türlü ilişkilerle bir sözcüğün başka bir sözcük yerinde kullanılması sanatı, ad aktarması.
7 Ocak 2016 22:57   |   Mesaj #2   |   
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Ankara

27.001
20.363 mesaj
Kayıt Tarihi:Üyelik: 06-06-2015
MECAZ a. (ar. cevâz'dan mecaz). Esk.
1. Gerçek olmayan.
2. Geçecek yer, yol.

—Ed. Bir sözün gerçek anlamından başka anlamda kullanılması. (Bk. ansikl. böl.) || Mecaz-ı mürsel, bir sözün benzetme amacı güdülmeden başka bir söz yerine kullanılması. (Bk. ansikl. böl.)

—ANSİKL. Ed. Sözcükler ya da sözcük öbekleri edebiyat yapıtlarında olduğu gibi konuşmada da zaman zaman kendi anlamlarından başka anlamlarda, mecazlı anlamlarla kullanılır. Örn. “burnu havada” (mağrur, kendini beğenmiş); "eli sıkı" (cimri); “yüreksiz” (korkak). Teşbih", istiare" gibi sanatlarda benzetmeye dayanan birer mecaz vardır. Örn. "Bizim gemi martı gibi pek oynak" (E. B. Koryürek) dizesinde gemi martıya benzetilerek teşbih yapılmış; "Gözlerimiz bulutlandı arabaya binince" dizesinde gözyaşı buluta benzetilerek istiare yapılmıştır. Bunlar birer mecazdır.

• Mecazı mürsel, mecazın benzetmeye dayanmayan türüdür. Burada örneğin parçanın yerine bütünün, neden yerine sonucun, özel yerine genelin sözü edilir; ya da bunların tersi yapılır. Örn. "Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı" (F. N. Çamlıbel) dizesinde bir ocağın çevresinde gurbet acısı çeken bir grup insan olduğu anlatılırken “insanlar" sözcüğü yerine "gönüller" sözcüğü kullanılmış, burada bütünün yerine parça anılarak mecazı mürsel yapılmıştır. Bu edebi sanatta sözcük gerçek anlamında kullanılmaz. Sözcüğün öteki anlamının düşünülmesini önleyen ipucuna karinei mania denilir. Mecazın bir türü olan kinayede ise mecaz-ı mürselde olduğu gibi benzetmeye başvurulmamış ancak karinei maniaya da yer verilmemiştir. Böylece sözcüğün gerçek anlamıyla birlikte öteki anlamı da düşünülmektedir. Ancak kastedilen, gerçek anlamın dışındaki mecazlı anlamdır. Örn. ' 'Bu ne kudret ki elifbayı okur ezberden" (Eşref) dizesinde kendisinden söz edilen kişi, abeceyi ezbere okuyabildiği için sözde övülür Asıl amaçlanan ise onun cahil olduğunu belirtmektir. Dizeyi okuyan, bu ters anlamı kolayca fark eder.

Kaynak: Büyük Larousse