| | #451 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn
Yüzün güneşe bakardı, güne bakanlar kıskanırdı. Zaten sen bakmasan güneş parlamazdı. Ben senin yüzüne hayranlıkla bakarken gözlerin bir sevdayı anlatırdı. Ben o sevdanın tutkunuydum ve bir sevda ancak böyle tutkulu yaşanırdı.. Hüznün karanlığına teslim gecelere, senin varlığınla direnirdim. Varlığın beni çoğaltırdı. Ne kadar çoğalırsam aşkım o kadar büyürdü ve aşk sadece senin adınla vardı.. Elimdeki bir kaç umut kırıntısını her gün; ama yeniden hergün yeniden besteleyip bitmeyen bir aşk senfonisine dönüştürürdüm her notası seni anlatırdı.. Sen duymazdın ama dinleyen herkes seni anlattığımı anlardı... Günler solar, mevsimler değişir, zaman delice akardı. Yalnızlık bir kılıç olup yüreğime saplanırdı. Sensizliğe günce yazıp kimsenin bulamayacağı yerlere saklardım. Sensiz olduğum bilinsin istemezdim. Çünkü, bu yürek sadece seninle atardı.. Ağlardım, kimse görmezdi. Gözyaşlarım içime akardı.. Seni özlemek bir fırtınayı andırırdı. Fırtınalar içinde sevda ağaçlarını kökünden kopartırcasına sallardı. Her seferinde bir yolunu bulup ağaçlarımı kurtarırdım. Bu yüzden benim sevdam yıkılmazdı.. Aşkın yarını yoktu; bizim beklediğimiz hep yarındı. Bu ne sana nede bana uyardı; ama çaresizlik elimizi kolumuzu bağlardı. Hayat isyan ederdim isyan tek arkadaşımdı.. Bu sevdayı yaşamak ayakta tutmak kolay değildi, yorardı, yinede şikayet etmezdim. Çünkü senin için herşey göze alınırdı. Hain değilim ben, seni aldatmadım. Beynim de yüreğim de seninleyken bir başkası bana sadece yabancıydı. Ben yabancılara teslim etmedim kendimi, kimsede beni teslim alamadı.. Mükemmel değildim ben, hatalarım vardı. Ama hatalarımı farkedip düzeltmeyi bilirdim. Yaptığım en ufak bir hata seni biraz incitse beni yıkardı. Şimdi "Gittim" diyorsun öyle mi? Hiç kalmadın ki benimle gidesin.. Benimle kalan hep yanlızlıktı. Olmayaşının hiç bir önemi yok. Bir tarafında hep sen olsanda benim aşkım bağımsızdı. Hayatta hep tatlı anlar yoktur ya, nasıl yaşadıysam seni, acıyıda yaşamayı bilirim ben. Aslında çokta üzülecek bir şey yok. Çünkü; bu aşk baştan sona imkansızdı.... | |
|
| | #452 (mesaj-linki) | |
| Cvp: NORA ablamaaa...BİRGÜN SENİ SEVDİĞİMİ ANLARSIN... Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Bir gün seni sevdiğimi anlarsın | |
|
| | #453 (mesaj-linki) | |
| Cvp: NoranynnYalnız Bir Opera Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim İmrendiğin, öfkelendiğin Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim Yani yaşamışlık sandığın Geçmişim Dile dökülmeyenin tenhalığında Kaçırılan bakışlarda Gündeliğin başıboş ayrıntılarında Zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu. Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim. Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp, Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren, Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin. Ve hala bilmiyordun sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana Bütün kazananlar gibi Terk ettin. Yaz başıydı gittiğinde, ardından, Senin için üç lirik parca yazmaya karar vermistim. Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim. Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum. Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum. Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu Yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından Kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine Çerçevesine sığmayan Munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine Lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu. Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs. Seni bir şiire düşündükçe Kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi Ucucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma. Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük Usulca düşüyordu bir kağıt aklığına, Belkide ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma. Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha. Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi? 'Eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen' notunu buldum kapımda. Altına saat: 16.00 diye yazmıştın, ve 16.04'tü onu bulduğumda. Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını Takvim tutmazlığını Aramızda bir düşman gibi duran zamanı Daha o gün anlamalıydım Benim sana erken Senin bana geç kaldığını. Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri. Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı. Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay, Alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik kalmıstı. Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış arkadaşlığımıza. Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakışıyorduk. Sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık. Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki. Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize. Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza. Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana. Şimdi biz neyiz biliyor musun? Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Boşlukta iki yalnız yıldız gibi Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız Ne kalacak bizden? Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden Bizden diyorum, ikimizden Ne kalacak? Şimdi biz neyiz biliyor musun? Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi Ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz. Kış başlıyor sevgilim Hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan Oysa yapacak ne çok şey vardı Ve ne kadar az zaman Kış başlıyor sevgilim İyi bak kendine Gözlerindeki usul şefkati Teslim etme kimseye, hiçbir şeye Upuzun bir kış başlıyor sevgilim Ayrılığımızın kışı başlıyor Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime. Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, Yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak, Camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak.... Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır Çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır İçimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun Para etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralar Bir aşkı yaşatan ayrıntları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz Çıplak bir yara gibi sızlar paylastığımız anlar, Eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar Korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara, .......... | |
|
| | #454 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn ISLAK Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben... Kimi işaret ettiyse ona yöneldim... Şimdi sen diyorda başka bir şey demiyor... Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan... İşte öyle ıslattı beni aşkın... Seni bekledim ben... Yüreğimdeki heyecanı,gözlerimdeki yeşili, Dudaklarımdaki ateşi,ellerimdeki titremeyi, Küçük dokunuşları sana sakladım... Ne sen beni bilirdin ne ben seni... Ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin... İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eriyip gidecek... Çocuk oldum yeniden... Hani bıraksan yemyeşil bir kırda, Bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım... Seni bulmanın coşkusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım... Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum... O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin... Bilirim,aşk korkutur bazen insanı... Neler oluyor diye sormadan bir duygu selinin içinde bulursun kendini... Ama zaten aşk öyle bir şey değilmidir...? Sorarsan planlarsan onun adına aşk denirmi...? Bırak kendini,bırak ki aşkın büyüsü sarsın seni... Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak... Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa... Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım... Kaygısızca yaşayalım aşkı,eriyelim birbirimizde... Yüreklerimiz birbirimiz için atsın... Soluklarımız birbirine karışsın... Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi... Gidersen...Gözümdeki son pırıltıyı da alır götürürsün... Bir zemhere'nin ortasında titrerken bırakırsın beni... Ama merak etme...Ayakta kalırım ben... Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı çınarlar gibi... Senden bana yadigar kalan her anıyı , Bir kez daha...Bir kez daha yaşarım... Aşkım da benden yadigar kalır sana... | |
|
| | #455 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn
ya kendını bırak bana yada benı bana bırakta yaşayayım..bu nsl ayrılık bırdaha gelme gelme de alısayım..ben senn yalnız kalışlarında tek adresının olamam..ya bnm ol herseynle yada unut herseyımle..yıllardır denedık olmadık..suc bırz sende bıraz bende..ama uzatmayım artık sakın bırdaha gelme.. Sönmuyor Atesımız..Ama Alev Alevde Yanmıyor..Ayrılık Zor Ama..Beraberkende Olmuyor..Yazılmıssaa Bırkez..İnanki Kalemle Kaderımız.. Hiçbir Kalem Kaderi Sılıp Baştan Yazmıyor.. | |
|
| | #456 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Arkada bıraktığın şeyleri düşünme! İhanet senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen, yüreğini tanıyacak olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle, en iyisi onun söylediklerini dinlemek. Böylece kendisinden beklemediğin bir darbe indiremeyecektir kesinlikle, sana. Arkada bıraktığın şeyleri düşünme! Kendi yolunda yürü. Başını dik tut. Kendini yenilmiş hissetme. Kişisel hayatını yaşa. Kahramanı, baş rol oyuncusu sensin. Bu senin öykün. sen sadece yaşa. Yüreğinin sesini dinleyerek, yüreğinin diliyle konuşarak yaşa! | |
|
| | #457 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Sen Yalnızlıklarımın baş tacı, nedeni SEN.. Demiştin ya, giderken: "Artık sevmiyorum".. Anlamıştım ki ben... Söylememeliydin, çekip gitmeliydin sessizce, gelişin gibi olmalıydı gidişin de.. Mutlulukla olamazdı belki, gelişin gibi ama yine de sessiz olmalıydı. Sessiz olmalıydı ki, kalbim bu kadar kırılmasın.. Oysa ben biliyordum... Sen beni değil, beni hiç sevmedin ki.. Sen, sana aşık gözlerimin sana bakışlarındaki pırıltıyı sevdin. Sen, adını söyleyişimdeki aşk dolu tınıyı sevdin. Sen, seninle dolu kalbimi sevdin. Oysa ben biliyordum. Bir sonbahar gecesi, gökyüzünde bulutların arkasına saklanmış yıldızlar gibiydi aşkımız. Oysa sen, güneşi istiyordun, sabah olsun, o gizem kalksın, o aşk bitsin, o pırıltılı yıldızları saklayan bulutlar yok olsun, herkes görsün istiyordun, istediğini elde etmiş olmanın "haklı" başarısını göstermek istiyordun. Oysa ben biliyordum.. Yalanların vardı bana, sevginden çok. Küçük de olsa, yalanlar söylerdin bana. Oysa büyüktü yalanların, anlayamamıştım. Sevgiden bahsederken yalancıydın sen. Anlayamamıştım, oysa biliyordum.. Gözlerin ne kadar güzeldi.. Ela gözlerin. Hiç aklımdan çıkmazdı, her gözüme takıldığında, içim ürperirdi. Hani der ya bi şair, "Felaketim olurdu, ağlardım..." Ne güzel bakardın.. Bilirdim, o bakışlar bana değildi. Yine de severdim seni, vazgeçemezdim.. Hiç bir zaman benim olmayacaktın ama bana göre sen, her zaman ve sadece benimdin.. Sevmesen de... Oysa ben biliyordum. Biliyordum yalanlarını, sahtekarlıklarını. Biliyordum, her gece baska birisiyle gezdiğini. Biliyordum, sevmeyeceğini, SEVEMEYECEĞİNİ.. Biliyordum, gözlerinin içinii aşkla değil yalanla güldüğünü. Biliyordum, beni sevmediğini. İşte bu yüzden, sevmediğin için, vazgeçmeliydim senden. Ya vazgeçmeli, ya da ölmeliydim. Oysa biliyordum, ben senden vazgeçemezdim; VAZGEÇEMEDİM.... alıntı | |
|
| | #458 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn gelecek zaman manzumeleri yazılmamış şiirler yazacağım sana büyülü heceler efsunlu dizeler… / ahh kıskanacak geçmiş zaman tanrıları dahası ağlayacak susacak kâhinler kehânetler unutulacak düşüverecek bir solukta cemre bahara halay’a duracak uyaklar ağıtlar yakacak yıldızlar yiten karanlığa yazılmamış şiirler yazacağım sana ve sevdaya ve sabaha… / susma evreni saracak seslerin ışığı pırıltısı aydan olacak harflerin tınısı kâinatın ilk sabahları… / aheste geçecekler ahenkle sıratı aşiyan bir bahardan aşıracağım tılsımını yaslı kanadından kuşun sevdanın büyülü sunusundan dahası tan’dan ve andaki sonsuzluktan coşacak hece -uyanacak asırlık uykusundan- güne gebe kalan gece soyunacak ah’lardan ün’üm güne doğacak da hevesle gün demirleyecek ömrüne bürünecek ruhun anbean aydınlığın o tarifsiz rengine bekle raks edecek işveyle bakîr imgelerim istilâ edecek satırları ses(ve)im ey yâr sırtlanıp kederi rüzgâr -avuçlarında nâr- aşacak bir solukta kaf dağını çözülünce anka’nın mücerret sırrı dolacak gözlerine cümle cennet baharları rediflere değecek yüreğim çırılçıplak ve ak ne gam konaklayacak uyaklarda ne de zamana sığacak bu sevda darmadağın olacak da sızı hükmünü yitirecek vezinlerde acı susacak amon ve ra yükselecek tin yıldızlara aya semaya ahh yazılmamış şiirler yazacağım sana yüreğimi yaslayıp uyaklara / akacağım sonsuzluğa dile gelecek iki hece dinle yayılacak bu öykü ilden ile yedi düvele düşüverecek düş / karanlığı yitiren geceden gerçek olup güne dolanacak o “gün” bir çırpıda kaderin sünepe eteğine ne kamber’in hükmü kalacak ne de dağlar kalacak ferhat’a aşacak bu sevda ahh bu sevda yazılacak soluk soluğa tüm destanlara önce zühre susacak kıskanacak ardından züleyha kök salacaksın usumda tüm zamanlara yazılmamış şiirler yazacağım sana yüreğimi yaslayıp sevdaya / doğacağım aydınlığa unutma yılmadan sorgula ki sonsuzluk sevdaya mânâ son nefes olsa da varlığın kâinata soluyacağım umarsızca soluyacağım unutma | |
|
| | #459 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn![]() Deniz Kızı Denizden yeni mi çikmisti neydi; Saçlari, dudaklari Deniz koktu sabaha kadar; Yükselip alçalan gögsü deniz gibiydi. Yoksuldu, biliyorum -Ama boyna da yoksulluk sözü edilmez ya- Kulagimin dibinde, yavas yavas, Ask türküleri söyledi. Neler görmüs, neler ögrenmisti kim bilir, Denizle bugaz bugaza geçen hayatinda! Ag yamamak, ag atmak, ag toplamak, Olta yapmak, yem çikarmak, kayik temizlemek... Dikenli baliklari hatirlatmak için Elleri ellerime degdi. O gece gördüm, onun gözlerinde gördüm; Gün ne güzel dogarmis meger açik denizde! Onun saçlari ögretti bana dalgayi; Çalkandim durdum rüyalar içinde. Orhan Veli Kanık | |
|
| | #460 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Noranynn Bir tek mavi kaldı bende… Aşkımı verdim sana, yüreğimi verdim. Aşk sendin, sen yüreğimdin. Her atışı senin iki hecelik ismini fısıldardı. Kimse anlamazdı ama sen duyardın. hak etmiş miydin bunu? Böyle derin bir aşkla sevilmeyi hak etmiş miydin? geç kalmış bir soru bu… Nasıl hissettiysem öyle yaşadım ben aşkımı. Yüreğimi teslim etmemiş olsaydım sana, aşk olmazdı onun adı. Böyle yaşadım ben hep, sen beğensen de beğenmesen de… Hesaplı aşklar bana göre değil. “Ne verirsem ne alırım?” sorusunu soranlardan olmadım. Senin için attı yüreğim, bunu söylemekten de gocunmadım. Umutlarımı verdim sana, hayallerimi verdim. Bir gelecek düşledim seninle hata mıydı? yarım aşkları, kaç-kovala oyunlarını, göstermelik dargınlıklları bırakıp bir kenara, bu günü dolu dolu yaşarken, yarına dair umutlar besledim. Hepsinde sen vardın, sensiz olmayacaktım. Bugünü de, yarını da seninle yaşayacaktım. Bu hayatta ne olacaksa iyi ya da kötü birlikte karşılayacaktık. Bazen bir türk filmi tadında, bazen gerçeğin tam ortasında yaşayacaktık. Birbirimize güç verecektik, hayata karşı direnme gücünü birbirimizden alacaktık. Ruhumu verdim sana, bedenimi verdim. Olmadığın zamanlarda ruhumu bıraktım sana, yalnız kalmayasın diye. Çünkü sensiz olamazdı benim ruhum. İçimi sıkıntılar basardı. Müebbete mahküm bir hükümlü gibi bedenime tünel kazıp firar etmeyi düşündürdü hep. Bu yüzden özgür bırakırdım onu. Ve ruhumun gideceği tek yer her zaman senin yanındı. Ya bedenim? Gözlerim gördüğü hiçbir şeyi ayıramazdı sensizken. Ellerim sdokunmazdı hiçbir şeye. Yürümezdi bacaklarım senin olmadığın yollarda. Oysa sana her dokunuşum, yeniden doğuşu olurdu bedenimin. Yenilenir, arınır çıkardı karşına her zaman. Sevişmelerimiz bir ayindi benim için. Varsa bir sevda tanrısı, ona sunulmuş en güzel adaktın. Hayatımı verdim sana. “Can” deseydin onuda alırdın benden. Gözümü bile kırpmazdım. Zaten aşk bu değil midir? Sevgiliye dokunduğun anda, “Ölsem umrumda bile olmaz” demek değil midir aşk? Bunu demiyorsan eğer neden yaşıyasın aşkı? Bütün bunlar yetmedi sana biliyorum. Yetseydi eğer, şimdi bunları yazıyor olmazdım zaten.İsyan sanma bunları, ben hayatı kendimde arıyorum. Belkide küçücük birşey yeterli olacaktı herşey için. Gönüllüydüm yoldan çıkmaya, çıktımda. Senin için değil kendim için yaptım bunları, sonunda acı olsada… Şimdi bir tek mavi kaldı bende. Bir tek onu vermedim sana… | |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Noranynn Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| NoRanynn | GÜLGECELER | Üyeler Hakkında | 6 | 19-03-2009 13:28 |
| NoRanynn | SatanpisT | Duygu Yüklü Flash'lar | 2 | 06-11-2007 18:02 |